SON DAKİKA

#Tahran

HABER DEĞER - Tahran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran’dan ABD’ye billboardlu mesaj: Rüzgâr eken, fırtına biçer Haber

İran’dan ABD’ye billboardlu mesaj: Rüzgâr eken, fırtına biçer

İran, başkent Tahran’da yer alan Enghelab (Devrim) Meydanı’na yerleştirilen dikkat çekici bir reklam panosuyla ABD’ye sert bir mesaj verdi. Billboardda, güvertesi hasar görmüş, patlayan savaş uçaklarıyla dolu bir uçak gemisi, etrafa saçılmış cesetler ve kan izleriyle birlikte resmedildi. Geminin arkasından akan kanın, ABD bayrağının çizgilerini andıracak biçimde tasvir edilmesi dikkat çekti. Görselde yer alan “Rüzgâr eken, fırtına biçer” sloganı, olası bir askeri müdahaleden kaçınılması çağrısı olarak değerlendirildi. Gelişme, Donald Trump’ın geçen hafta Air Force One’da yaptığı açıklamaların ardından geldi. Trump, ABD’nin İran’ı “izlediğini” ve “her ihtimale karşı” bölgeye savaş gemileri sevk edildiğini söylemiş, olası bir müdahalenin haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD saldırılarını “çerez gibi” göstereceğini iddia etmişti. Enghelab Meydanı, İran’da genellikle devlet tarafından organize edilen etkinliklere ve ulusal gündeme paralel olarak değiştirilen duvar görsellerine ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Bu nedenle söz konusu billboardun, resmi söylemle uyumlu sembolik bir mesaj taşıdığı belirtiliyor. Öte yandan İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarından biri cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’e “yanlış bir hesap yapmaktan kaçınmaları” çağrısında bulundu; İran’ın askeri kapasitesinin “her zamankinden daha hazır” olduğunu ve “parmağın tetikte” bulunduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de geçtiğimiz günlerde ABD’ye yönelik en net uyarılarından birini yaptı. Arakçi, ülkesinin yeniden bir saldırıya uğraması halinde “eldeki tüm imkânlarla karşılık vereceğini” belirterek, haziran ayında İsrail ile yaşanan ve 12 gün süren çatışmada gösterilen itidalin bu kez geçerli olmayacağını vurguladı. Tahran ile Washington arasındaki bu son gerilim, İran genelinde 28 Aralık’ta başlayan ve halen süren protestoların gölgesinde yaşanıyor. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 5 bin 2’ye, gözaltına alınanların sayısı ise 41 bin 280’in üzerine çıktı. Ülkede devam eden internet kesintileri nedeniyle gerçek bilanço hakkında ciddi belirsizlikler bulunduğu ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“İran’da üçüncü yol yok: Ya mollalar ya ABD” Haber

“İran’da üçüncü yol yok: Ya mollalar ya ABD”

İran’da günlerdir süren halk eylemleri bölgesel ve küresel dengelerle birlikte yeniden tartışılırken, Teori ve Politika dergisinde yayımlanan Metin Kayaoğlu imzalı analiz dikkat çekti. Kayaoğlu, İran’daki öfkenin meşruiyetini teslim ederken, bu sürecin hangi güçlerin lehine sonuç doğurabileceği sorusunu merkezine aldı. Değerlendirmede, İran’ın Irak, Libya ve Suriye örneklerine benzer bir müdahale senaryosuyla karşı karşıya olduğu savunuldu. ABD-İsrail vurgusu Kayaoğlu, İran açısından bugün belirleyici tehdidin ABD ve İsrail olduğunu vurguladı. İran’a dair her politik tutumun bu gerçeği hesaba katmak zorunda olduğu belirtilirken, ABD-İsrail’e karşı açık bir konum almayan çağrıların fiilen emperyalist müdahaleye hizmet ettiği savunuldu. İran’ın dünya jeopolitiğinden koparılarak ele alınmasının, sahadaki güç ilişkilerini perdelediği ifade edildi. “Ne molla ne ABD” çıkışı Yazıda en sert eleştirilerden biri, iki tarafa da eşit mesafede durduğunu iddia eden yaklaşımlara yöneltildi. Kayaoğlu, İran’da böyle bir tutumun pratikte tarafsızlık anlamına gelmediğini, sahada ABD-İsrail çizgisine denk düştüğünü dile getirdi. Tahran merkezli, örgütlü bir devrimci gücün bulunmadığı koşullarda, bu söylemin gerçek bir üçüncü yol üretmediği savunuldu. Sokak var, iktidar alternatifi yok İran’da eylemlerin yaygın ve meşru olduğuna dikkat çekilirken, bu hareketliliğin kurucu bir iktidar yaratabilecek örgütsel kapasiteden yoksun olduğu belirtildi. Kayaoğlu, örgütsüz halk yığınlarının yıkıcı bir etki yaratabileceğini ancak yeni bir düzen kuramayacağını ifade etti. Bu boşluğun, hazır ve örgütlü güçler tarafından doldurulacağına işaret edildi. Irak ve Suriye hatırlatması Kayaoğlu’na göre İran rejiminin çökmesi halinde devreye girecek güç, halk değil ABD ve İsrail olacak. Irak ve Libya örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmede, benzer bir sürecin İran’da da işletileceği savunuldu. Bu nedenle “rejim yıkılsın” çağrılarının, sonuçları itibarıyla yeni bir Suriye tablosunu kabullenmek anlamına geldiği ifade edildi. Demokratik İran uyarısı Değerlendirmede, mevcut koşullarda İran’da rejim sonrası demokratik bir düzen kurulmasının gerçekçi olmadığı görüşü öne çıktı. Demokratik İran hayali ile ABD-İsrail’in İran planının pratikte örtüştüğü vurgulanırken, örgütlü bir alternatif olmadan yürütülen rejim karşıtlığının emperyalist senaryonun parçası hâline geldiği belirtildi. Yatay solculuk eleştirisi Kayaoğlu, ademi merkeziyetçi ve “yatay” siyaset anlayışlarına da mesafeli yaklaştı. Tek ve büyük merkezi güçlerin belirleyici olduğu bir dünyada bu yaklaşımların ancak vesayet altında var olabileceği savunuldu. Bölgenin küçük, parçalı ve birbirleriyle çatışan yapılara bölünmesinin, ABD-İsrail stratejisinin temel hedeflerinden biri olduğu ifade edildi. Kürtler başlığı Yazıda Kürt yurttaşların bölgedeki konumuna da değinildi. Kürtlerin diğer halklardan farklı olarak örgütlü yapılara sahip olduğu, bu nedenle geleceklerini soyut temennilerle değil sahadaki güç dengeleri üzerinden kurmak zorunda kaldıkları belirtildi. İran’ın çökmesi halinde Rojhilat’ta da ABD-İsrail ile ilişkilerin derinleşeceği öngörüsü paylaşıldı. “Ya mollalar ya ABD” Kayaoğlu, mevcut tabloda İran’da üçüncü bir devrimci seçeneğin bulunmadığını savundu. Bu yaklaşımın mollacı bir çizgi anlamına gelmediği, daha güçlü ve saldırgan düşmanı işaret etmeyi amaçladığı belirtildi. Örgütlü bir alternatif yokken rejimin yıkılmasını istemenin, İran’da da Irak ve Suriye benzeri bir emperyalist düzenin kurulmasına kapı aralayacağı görüşüyle değerlendirme tamamlandı. Metin Kayaoğlu 1962 yılında Gaziantep’te doğan Metin Kayaoğlu, 1970’lerin ikinci yarısında sol hareket içinde yer aldı. Politik faaliyetleri nedeniyle tutuklandı ve çok sayıda gözaltı yaşadı. Zamanla Marksizmin teorik sorunlarına yoğunlaşan Kayaoğlu, 1995’te yayımlanan “Bütünsel Marksist Oluşum Yolunda Bir Girişim İçin Genel Çerçeve Taslağı” çalışmasının hazırlanmasında yer aldı. Bu çalışma, 1996’da yayın hayatına başlayan Teori ve Politika dergisinin çıkışında belirleyici oldu. Kayaoğlu, Marksizmin yeniden kuruluşu, materyalizm, din ve milliyetçilik gibi başlıklarda çalışmalarını sürdürmekte ve Teori ve Politika çizgisinde teorik-politik faaliyetlerine devam etmektedir. Teori ve Politika dergisi Teori ve Politika, 1996 yılından bu yana yayımlanan, Marksist teorik tartışmalara odaklanan mevsimlik bir dergidir. Dergi, Marksizmi bilim, felsefe ve politika arasında bütüncül bir çerçevede ele almayı hedeflemektedir. Yayın çizgisinde politik Marksizm, felsefi materyalizm, Marksizmin krizi, din, milliyetçilik ve emperyalizm gibi başlıklar öne çıkmaktadır. Türkiye’de Marksist düşünce içinde özgün bir konum edinen Teori ve Politika, farklı tartışmalara konu olan teorik değerlendirmeleriyle bilinmektedir.

Hava trafiğine İran engeli: THY, AJet ve Pegasus’tan iptal kararı Haber

Hava trafiğine İran engeli: THY, AJet ve Pegasus’tan iptal kararı

İran’da ekonomik kriz karşıtı protestoların 12’nci gününde yeniden şiddetlenmesi ve güvenlik risklerinin artması, hava ulaşımını da etkiledi. Yaşanan gelişmelerin ardından Türk Hava Yolları (THY), AJet ve Pegasus, İran’ın başkenti Tahran başta olmak üzere bazı kentlere planlanan uçuşlarını iptal etti. İran’daki protestolar hava trafiğini durma noktasına getirdi İran genelinde son günlerde yoğunlaşan protestolarda yurttaşların sokaklara çıktığı, güvenlik güçlerinin sert müdahalelerde bulunduğu ve bazı bölgelerde internet erişiminin kısıtlandığı bildirildi. Tahran, Tebriz, Meşhed gibi büyük kentlerde yaşanan bu gelişmeler, havalimanı operasyonlarını da doğrudan etkiledi. THY’den Tahran, Tebriz ve Meşhed seferlerine iptal Türk Hava Yolları, İran’daki güvenlik durumunu gerekçe göstererek 9 ve 10 Ocak 2026 tarihlerinde Tahran, Tebriz ve Meşhed’e planlanan toplam 17 seferini iptal etti. Şirketten yapılan açıklamada, yolcuların güncel uçuş bilgilerini resmi kanallar üzerinden takip etmeleri istendi. AJet ve Pegasus da uçuşlarını durdurdu Sabiha Gökçen Havalimanı çıkışlı AJet seferlerinin de İran’daki gelişmeler nedeniyle iptal edildiği açıklandı. Pegasus Havayolları’nın ise İran’dan Türkiye’ye ve Türkiye’den İran’a planlanan uçuşlarını durdurduğu görüldü. Havayolu şirketleri, iptallere ilişkin bilgilendirmelerin yolculara doğrudan yapılacağını bildirdi. Gözler İran’daki gelişmelerde Hava yolu şirketlerinin, İran’daki güvenlik durumuna göre yeni kararlar alabileceği belirtilirken, uçuşların ne zaman normale döneceği belirsizliğini koruyor. Bölgedeki siyasi ve toplumsal gelişmelerin, hava trafiğini etkilemeye devam etmesi bekleniyor.

İran’da protesto dalgası büyüyor: Esnafın eylemine öğrenciler de katıldı Haber

İran’da protesto dalgası büyüyor: Esnafın eylemine öğrenciler de katıldı

İran’da derinleşen ekonomik kriz, sokak eylemlerini ülke geneline yaydı. Yüksek fiyatlar, yaygın enflasyon, vergi baskıları ve piyasa durgunluğuna karşı kepenk kapatan esnafa, üniversite öğrencileri de destek verdi. Birçok kentte kepenkler kapalı, yürüyüşler sürüyor Tahran başta olmak üzere Meşhed, İsfahan, Tebriz, Şiraz ve Ahvaz’da esnaf kepenk açmadı. Grevler yürüyüş ve kitlesel eylemlerle sürerken, doların yükselişiyle geçim koşullarının ağırlaştığı vurgulandı. Üniversitelerden destek: Öğrenciler sokakta Esnaf eylemlerine Şerif Üniversitesi, Tahran Üniversitesi, Şehid Beheshti Üniversitesi, Hacih Nasir Üniversitesi, İsfahan Üniversitesi ve Yezd Üniversitesi öğrencileri de katıldı. Kampüslerde ve kent merkezlerinde geniş çaplı protestolar düzenlendi. Pezeşkiyan’dan diyalog çağrısı Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İçişleri Bakanı’na protesto temsilcileriyle diyalog kurulması talimatı verdi. Pezeşkiyan, “Para ve bankacılık sistemlerinde reform için adımlar atacağız. İnsanların geçimi benim günlük endişem. Hükümet sorunları gidermek için tüm gücüyle çalışıyor” ifadelerini kullandı. Ekonomik baskıların tetiklediği protestolar esnaf-öğrenci dayanışmasıyla genişlerken, hükümetin diyalog ve reform adımlarının sahadaki tansiyonu düşürüp düşürmeyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.

Trump’tan dünyaya "güç" mesajı: İran’ı vurduk, Gazze’de barışın önü açıldı! Haber

Trump’tan dünyaya "güç" mesajı: İran’ı vurduk, Gazze’de barışın önü açıldı!

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği imza töreninde hem iç hem de dış politikaya dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gazze’deki ateşkes sürecini doğrudan İran’a yönelik askeri hamlelerine bağlayan Trump, "İran’ın nükleer kapasitesini yok etmeseydik, bölge ülkelerinin anlaşma yapması mümkün olmazdı" dedi. Trump ayrıca Venezuela’ya yönelik kara harekatı sinyali verdi ve yapay zeka düzenlemeleri için "merkezi sistem" duyurusu yaptı. "Artık İran’dan korkmuyorlar" Gazze’de sağlanan ateşkesin mimarının ABD’nin İran politikası olduğunu savunan Trump, Suudi Arabistan, BAE ve Katar gibi ülkelerin bu sayede inisiyatif alabildiğini öne sürdü. Tahran yönetiminin nükleer kapasitesinin ortadan kaldırıldığını iddia eden Trump, şu ifadeleri kullandı: "Barışı mümkün kılan şey şu oldu; herkes İran'dan korkuyordu ama artık korkmuyorlar. İran gerçekten etkisiz hale getirilmemiş olsaydı, anlaşma yapılması imkansızdı. Harika bir anlaşma yapabilirlerdi ama fırsatı kaçırdılar." Trump, İran’ın nükleer çalışmalarına geri dönmeye çalışacağını tahmin ettiğini ancak böyle bir durumda tesislerin "bir kez daha yok edileceğini" vurguladı. Venezuela’ya kara harekatı tehdidi Basın mensuplarının sorularını yanıtlarken Venezuela konusuna da değinen Trump, tonu sertleştirdi. ABD ordusunun el koyduğu petrol tankerinin sadece uyuşturucuyla değil, yaptırımlar ve göçmen kriziyle de ilgili olduğunu belirtti. Deniz yoluyla uyuşturucu trafiğinin yüzde 92 azaldığını savunan Trump, "Artık karadan da saldırılar başlatacağız. Çok yakında karada da başlayacak" diyerek Caracas yönetimine açık bir askeri tehditte bulundu. Yapay Zeka ve Ukrayna gündemi Trump’ın ajendasındaki diğer kritik başlıklar ise şöyleydi: Yapay Zeka İçin "Tek Ses": Eyaletler arasındaki yasal karmaşayı bitirmek için federal düzeyde "merkezi onay sistemi" getirileceğini açıkladı. Çin’in tek elden yönetimine atıfta bulunarak, "Bu konuda birleşik olmalıyız" dedi. Ukrayna Müzakereleri: Hafta sonu yapılacak görüşmelere katılıp katılmayacaklarına henüz karar vermediklerini belirtti. Trump, "Sadece toplantı yapmak için toplanmaktan bıktık. Artık söz değil, eylem ve çözüm istiyoruz" mesajını verdi.

İran’da petrol işçileri ülke tarihinin en büyük grevlerinden birini başlattı Haber

İran’da petrol işçileri ülke tarihinin en büyük grevlerinden birini başlattı

İşçiler kim, nerede, neden ayakta? Grevin fitilini ateşleyen tablo İran’ın Güney Pars bölgesindeki 12 büyük rafineride çalışan en az 5 bin sözleşmeli işçi, salı günü iş bırakarak Asaluye kent merkezine yürüdü. Eylem, ülkenin resmi enflasyonunun yüzde 49,4’e fırladığı, gıda fiyatlarının haneleri yoksulluğa ittiği ve taşeron düzeninin iş güvenliğini ortadan kaldırdığı bir dönemde gerçekleşti. Ülke genelinde çelikten elektriğe, kazı işçilerinden teknik servislere kadar çok sayıda iş kolu greve destek verdi. Özelleştirme işçiyi yoksullaştırdı: Hak gaspları büyüdü Grevlerin arka planında 2016 sonrası hızlanan özelleştirme politikaları bulunuyor. İran’da özelleştirme çoğu zaman şirketleri piyasaya değil, devlet içindeki belirli yapılara devretme biçiminde ilerliyor. Bu durum işçiler için “yeni patron ama aynı baskı” anlamına geliyor. Ücretlerin ödenmemesi, sigortaların kesilmesi, 12–16 saate varan mesailer ve iş güvencesinin tamamen ortadan kalkması, petrol sektöründe öfkeyi zirveye taşıdı. Tahran’daki eylemde konuşan bir petrol işçisi, “Biz yalvarmıyoruz; uyarıyoruz. Bu sülüklerin elini canımızdan, malımızdan, soframızdan çekin” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Taşeron sistemi işçiyi bölmenin aracı haline geldi İran’da hükümetin uzun süredir kullandığı yöntemlerden biri, petrol gibi kritik sektörlerde taşeron düzenini yaygınlaştırmak oldu. Böylece işçilerin örgütlenmesi zorlaştı, işten atmalar kolaylaştı ve ücretler ucuzlatıldı. Petrol sektörü İran işçi hareketinin kalbi olduğu için taşeronluk, sadece ekonomik değil siyasi bir kontrol mekanizması haline geldi. Sözleşmeli işçilerin grevin merkezinde olması, bu düzenin yarattığı yapısal baskının en somut göstergesi oldu. Dış baskılar ve ABD yaptırımları krizi derinleştiriyor İran işçi sınıfının yaşadığı sıkışma yalnızca içerideki politikalarla sınırlı değil. ABD’nin İran'a yönelik yıllardır süren yaptırımları ve Trump yönetiminin yeni stratejik belgesi, ülkenin dış ticaret kapasitesini daraltıyor ve ekonomik krizi ağırlaştırıyor. İran’ın Rusya ve Çin karşısında daha yalnızlaşacağına dair işaretler, hem hükümetin hem işçilerin üzerindeki baskıyı artırıyor. Tüm bu tablo işçi sınıfını “yoksulluk ile baskı arasına sıkışmış bir yaşam”a mahkûm ediyor. Baskıya rağmen büyüyen bir sınıf hareketi İran’da Güney Pars işçilerinin başlattığı grev, baskı, tehdit ve yoğun güvenlik politikalarının gölgesinde gerçekleşmesine rağmen büyüyor. Eylem, hem ekonomik hem siyasal bir kırılma anı niteliği taşıyor. Yıllardır işçileri bölmek için kullanılan taşeronluk, özelleştirme ve güvenlik mekanizmaları, artık kitlesel bir tepki ile karşı karşıya. İran işçi sınıfı, ağır koşullara rağmen örgütlenme ısrarını sürdürüyor ve rejimin geleceğinde belirleyici bir aktör haline geliyor.

İran’dan İsrail’e gözdağı: Saldırının başladığı günden çok daha güçlüyüz! Haber

İran’dan İsrail’e gözdağı: Saldırının başladığı günden çok daha güçlüyüz!

"Füze ve İHA gücümüzü artırdık" Devrim Muhafızları’nın düzenlediği havacılık ve uzay sergisinde konuşan Şikarçi, 12 gün süren çatışmaların kendileri için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Savaş sahasında füze, İHA ve hava savunma sistemlerinin hayati önemini bir kez daha anladıklarını belirten İranlı general, Tahran yönetiminin vakit kaybetmeden bu alanlardaki kapasitesini artırma yoluna gittiğini dile getirdi. "Tel Aviv çatışmayı durdurmak için mektup gönderdi" Şikarçi, İsrail’in ABD’nin açık desteğine rağmen sahada istediğini alamadığını ve mağlubiyete uğradığını savundu. Tuğgeneral, İsrail yönetiminin zor duruma düştüğü için çatışmayı sonlandırmak adına İran’a mektup gönderdiğini iddia ederek, "Silahlı kuvvetlerimiz bu süreçten ders çıkararak gücüne güç katmıştır" ifadelerini kullandı. Haziran ayında neler yaşanmıştı? İran ile İsrail ve ABD arasında geçtiğimiz haziran ayında yaşanan gerilim, bölgeyi topyekûn savaşın eşiğine getirmişti: 13 Haziran: İsrail, İran’daki nükleer tesislere ve ordunun üst komuta kademesine geniş çaplı saldırılar düzenledi. Saldırılarda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve 9 nükleer bilim insanı hayatını kaybetti. 22 Haziran: ABD, İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisini vurdu. 23 Haziran: İran, misilleme olarak ABD’nin Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’ne saldırdı. 24 Haziran: ABD Başkanı Donald Trump, taraflar arasında ateşkes sağlandığını duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.