SON DAKİKA

#Tarafından

HABER DEĞER - Tarafından haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarafından haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Instagram kullanıcılarına kritik uyarı: Mesajlarınızı yedekleyin! 8 Mayıs’ta büyük değişiklik geliyor Haber

Instagram kullanıcılarına kritik uyarı: Mesajlarınızı yedekleyin! 8 Mayıs’ta büyük değişiklik geliyor

Meta, Instagram kullanıcılarını yakından ilgilendiren önemli bir değişikliği duyurdu. Şirket, 2023 yılında kullanıcı gizliliğini artırmak amacıyla devreye aldığı uçtan uca şifreleme (E2EE) sistemini 8 Mayıs 2026 itibarıyla kaldıracağını açıkladı. Bu karar, Instagram’daki özel mesajların güvenliği konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Uçtan uca şifreleme ne sağlıyordu? Uçtan uca şifreleme sistemi, gönderilen mesajların yalnızca gönderici ve alıcı cihazlarında okunabilmesini sağlıyordu. Bu sistem sayesinde platform sağlayıcıları, sunucular ya da üçüncü taraflar mesaj içeriklerine erişemiyordu. E2EE sisteminin kaldırılmasıyla birlikte Instagram mesajlarının platform tarafından okunabilir hale gelebileceği ve mesaj içeriklerinin çeşitli denetim mekanizmalarına açık olabileceği belirtiliyor. Kararın arkasında hangi nedenler var? Meta’dan konuyla ilgili ayrıntılı teknik açıklama henüz yapılmış değil. Ancak teknoloji dünyasında iki temel gerekçe öne çıkıyor. İlk gerekçe, platform üzerinde yasa dışı faaliyetlerin, dolandırıcılık girişimlerinin ve zararlı içeriklerin daha kolay tespit edilebilmesi. Şirketlerin mesaj içeriklerine erişebilmesi, bu tür içeriklerin takibini kolaylaştırabilecek bir yöntem olarak görülüyor. İkinci gerekçe ise bazı hükümetlerin teknoloji şirketlerinden suçla mücadele kapsamında mesajlara erişim talep etmesi. Bu taleplerin, platformların şifreleme politikalarında değişikliğe gitmesine yol açtığı değerlendiriliyor. Kullanıcılara yedekleme çağrısı Uzmanlar, Instagram kullanıcılarının özellikle önemli konuşmalarını 8 Mayıs 2026 tarihinden önce yedeklemeleri gerektiğini belirtiyor. Instagram’ın veri indirme araçları üzerinden kullanıcılar, geçmiş mesajlarını ve içeriklerini arşivleyebiliyor. Bu yöntem sayesinde kullanıcılar eski konuşmalarını kaybetmeden saklayabiliyor. Alternatif güvenli mesajlaşma uygulamaları Daha yüksek gizlilik isteyen kullanıcılar için uçtan uca şifreleme sunan mesajlaşma uygulamaları alternatif olarak öne çıkıyor. Signal, WhatsApp ve Telegram gibi platformlar, kullanıcıların mesajlarının üçüncü taraflar tarafından okunmasını engelleyen sistemler sunuyor. Hesap güvenliği için ek önlemler Uzmanlar, kullanıcıların sosyal medya hesaplarını korumak için bazı temel güvenlik önlemlerini uygulaması gerektiğini vurguluyor. Güçlü ve benzersiz parolalar kullanmak, iki faktörlü kimlik doğrulamayı aktif hale getirmek ve güvenlik ayarlarını düzenli olarak kontrol etmek hesap güvenliğini artıran başlıca yöntemler arasında yer alıyor. Meta’nın aldığı bu karar, sosyal medya platformlarında iletişim güvenliği konusunu yeniden gündeme getirirken, kullanıcıların dijital gizlilik tercihlerini gözden geçirmesine neden olabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enes Batur’un canlı yayınında bağış yağmuru: 1 milyon TL iddiası Haber

Enes Batur’un canlı yayınında bağış yağmuru: 1 milyon TL iddiası

Türkiye’nin en çok takip edilen YouTuber’larından biri olan Enes Batur’un yeni videosunun ilk gösterimi sırasında yapılan bağışların toplamının 1 milyon TL’yi aştığı öne sürüldü. Sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşılan görüntüler ve yorumlar, kısa sürede dijital platformlarda geniş yankı uyandırdı. Canlı yayında bağışlar dikkat çekti Enes Batur’un yeni videosunun ilk gösterimi sırasında izleyicilerin yaptığı bağışların oldukça yüksek rakamlara ulaştığı iddia edildi. Yayın sırasında yapılan bağışların toplamının 1 milyon TL’yi geçtiği yönündeki paylaşımlar sosyal medyada hızla yayıldı. Yayın esnasında yapılan bağış mesajları ve destek yorumları da izleyiciler tarafından sıkça paylaşıldı. Çok sayıda kullanıcı canlı yayındaki bağış miktarlarının kısa sürede büyüdüğünü ileri sürdü. Sosyal medyada gündem oldu İddia edilen bağış miktarı kısa sürede sosyal medyada gündeme oturdu. Bazı kullanıcılar bağış rakamlarının yüksekliğine dikkat çekerken, bazıları ise dijital içerik üreticilerinin gelir modelleri üzerine tartışma başlattı. Kısa sürede çok sayıda paylaşım yapılan konu, içerik üreticilerinin canlı yayınlardan elde ettiği gelirler konusunu yeniden gündeme getirdi. Resmi açıklama yapılmadı Öte yandan bağışların toplam tutarının 1 milyon TL’yi geçtiğine dair resmi bir doğrulama henüz yapılmadı. Konuya ilişkin Enes Batur veya ekibinden resmi bir açıklama gelmedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein’in bağışları mağdur kız çocukları için kullanılacak Haber

Epstein’in bağışları mağdur kız çocukları için kullanılacak

ABD’de çocuk istismarı ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla gündeme gelen Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yeni gelişmeler yaşanıyor. New York Sanat Akademisi, Epstein’dan geçmişte alınan bağışın mağdur kız çocuklarına destek sağlayan bir kuruluşa aktarılacağını açıkladı. Bağış mağdur çocuklara aktarılacak New York Sanat Akademisi yönetimi tarafından öğrencilere ve mezunlara gönderilen bir e-postada, Epstein tarafından yapılan 65 bin 900 dolarlık bağışın insan kaçakçılığı mağduru kız çocuklarına destek veren bir kuruluşa yönlendirileceği belirtildi. Açıklamada kurumun Epstein ile olan ilişkisi nedeniyle üzüntü duyduğu ifade edildi. “Yönetim hataları yapıldı” Akademi yönetimi gönderilen e-postada, Epstein’in suçlarının ortaya çıkmasının ardından kendisinden bağış kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, kurumun bu süreçte “ciddi muhakeme ve yönetim hataları” yaptığı kabul edildi. Yeni belgeler ilişkileri ortaya çıkardı ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan 3 milyondan fazla belge, Epstein ile bazı kurumlar arasındaki ilişkilerin daha kapsamlı olduğunu ortaya koydu. New York Times’ın haberine göre yeni belgelerde, akademinin kurucuları arasında sanatçı Andy Warhol’un da bulunduğu New York Sanat Akademisi ile Epstein arasındaki bağlantının sanılandan daha geniş olduğu ifade edildi. Epstein skandalı Jeffrey Epstein, 18 yaşından küçük çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılanıyordu. Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York Manhattan Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuş, yetkililer olayın intihar olduğunu açıklamıştı. Açıklanan dava dosyalarında bazı siyasetçiler, iş insanları ve ünlü isimlerin adlarının geçtiği belirtilmişti. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ise incelemelerinde ünlülerden oluşan bir “müşteri listesi” tutulduğuna dair kanıt bulunmadığını bildirmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

7 yıl boyunca saklandı: 8 yaşındaki çocuk çöp yığınları arasında bulundu Haber

7 yıl boyunca saklandı: 8 yaşındaki çocuk çöp yığınları arasında bulundu

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 7 yıl önce babası tarafından kaçırıldığı iddia edilen 8 yaşındaki N.S., polisin düzenlediği operasyonla bulundu. Özel ekip tarafından yapılan baskında çocuğun harabe bir evde çöp ve kıyafet yığınları arasında tutulduğu ortaya çıktı. Yıllarca evden çıkarılmadığı belirtilen çocuk devlet korumasına alınırken, olayla ilgili iki kişi tutuklandı. 1 yaşındayken annesinden kaçırıldığı iddia edildi İddiaya göre Mustafakemalpaşa’da yaşayan Umut K., Almanya’da birlikte yaşadığı Rebecca S. ile ilişkisi sırasında 2018 yılında dünyaya gelen oğulları N.S. ile Türkiye’ye geldi. Bir süre sonra taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından Umut K.’nin 1 yaşındaki oğlunu annesi Hanife S.’ye bırakarak kaçırdığı öne sürüldü. Çocuğunu bulamayan Rebecca S., polise başvurarak şikayetçi oldu ve daha sonra ülkesine geri döndü. Açılan dava sürecinde çocuğun yıllarca saklandığı ileri sürüldü. Özel ekip babaannenin izini sürdü Olayın aydınlatılması için Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri özel bir çalışma yürüttü. Baba Umut K.’nin iki yıl önce kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından hakkında arama kararı bulunan babaanne Hanife S. takibe alındı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın izniyle kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir polis merkezine imza vermeye gelen babaanneyi adım adım izledi. Harabe evde operasyon düzenlendi Polis ekipleri, 10 Mart’ta imza attıktan sonra ayrılan babaannenin şüpheli hareketlerle harabe bir eve girdiğini tespit etti. Bunun üzerine operasyon düzenleyen ekipler, evde yaptıkları aramada N.S.’yi kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde buldu. 7 yıl boyunca evden çıkarılmadığı ve hiç okula gitmediği belirtilen çocuk polis ekipleri tarafından kurtarıldı. Kurtarma anları ise kameraya yansıdı. İki kişi tutuklandı Sağlık kontrolünden geçirilen N.S., daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilerek koruma altına alındı. Gözaltına alınan babaanne Hanife S. ile kuzeni Recai M., emniyetteki işlemlerinin ardından “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan tutuklandı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkçe’nin “TOEFL”ı geliyor Haber

Türkçe’nin “TOEFL”ı geliyor

Türkçenin uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşınması amacıyla yeni bir dil sınavı sistemi devreye alınıyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen Türkçe Dil Yeterlikleri e-Sınavı (TÜRKÇEDİL), İngilizce için uygulanan TOEFL ve IELTS benzeri bir sistemle yabancı uyrukluların Türkçe dil becerilerini ölçmeyi hedefliyor. İlk sınavın 25 Nisan 2026 tarihinde yapılacağı duyuruldu. Türkçe dil yeterliği uluslararası standartlarda ölçülecek Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen sınav, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen bireylerin dil yeterliğini belgelendirmeyi amaçlıyor. Sınav sistemi, Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesi (CEFR) ile uyumlu olarak hazırlandı. 16 yaş ve üzerindeki adaylar için hazırlanan TÜRKÇEDİL sınavı, A1’den C1 seviyesine kadar Türkçe dil becerilerini değerlendirecek. Başvurular 16 Mart’ta başlıyor Bilgisayar tabanlı olarak gerçekleştirilecek sınav için başvurular 16 Mart’ta başlayacak ve 10 Nisan’a kadar devam edecek. Adaylar başvurularını çevrim içi olarak turkcedil.meb.gov.tr adresi üzerinden yapabilecek. İlk uygulama 25 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Dört temel dil becerisi ölçülecek TÜRKÇEDİL sınavı toplam 180 dakika sürecek ve iki bölümden oluşacak. İlk bölümde okuma ve konuşma, ikinci bölümde ise dinleme ve yazma becerileri ölçülecek. Okuma ve dinleme testleri çoktan seçmeli sorulardan oluşurken, konuşma ve yazma bölümlerinde adayların açık uçlu sorulara cevap vermesi gerekecek. Uluslararası kalite onayı aldı Sınavın ölçme ve değerlendirme kalitesi, Avrupa Dil Sınavları Uygulayıcıları Derneği (ALTE) tarafından verilen Q-Mark kalite belgesiyle onaylandı. Bu belge, sınavın uluslararası standartlara uygun hazırlandığını gösteriyor. TÜRKÇEDİL’in özellikle yurt dışındaki Türkiye Maarif Vakfı ve Milli Eğitim Vakfı okullarında eğitim gören öğrenciler için Türkçe yeterliğinin belgelendirilmesinde önemli rol oynaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni perde: 13 isim şifrelerini verdi, dosya genişliyor Haber

Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni perde: 13 isim şifrelerini verdi, dosya genişliyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, ünlüler ve gece hayatının tanınmış isimlerini kapsayan uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında önemli kararlar çıktı. 34 mekâna düzenlenen operasyonlar ve 17 gözaltının ardından mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 12’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan ve serbest bırakılan isimler açıklandı Tutuklananlar arasında Miss Türkiye 2016 güzeli manken Buse İskenderoğlu, Les Benjamins’in direktörü Zohaer Majhadi, Suma Han gece kulübü sahibi Cengiz Can Atasoy, Kütüphane adlı gece kulübünün işletmecisi Yılmaz Efe, fenomen Rabia Karaca, işletmeci Yasin Burak Becek, Ömer Can Kılınç, işletmeci Cihan Güler, avukat Burak Güngörmedi ve Resul Arslan yer aldı. Sosyal medya fenomenleri Şebnem İnan, Nilay Didem Kılavuz, modacı Rabia Yaman ve Emrah Gencer ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılıktan dikkat çeken tespit: “Influencer’lık bir maske” Savcılığın sevk yazısında, soruşturmanın toplumun genel ahlakını ve aile düzenini koruma amacıyla başlatıldığı vurgulandı. Yazıda, şüphelilerin sosyal medya paylaşımlarının suçları gizlemek ve suç işleme amacına hizmet etmek için kullanıldığı değerlendirmesi yapıldı. Bu paylaşımların bir “suç maskesi” niteliği taşıdığı kayda geçirildi. Hangi suçlamalarla tutuklandılar? Fuhuşa teşvik ve yer temini: Cengiz Can Atasoy, Buse İskenderoğlu, Tuğrulbey Aran ve Zohaer Majhadi. Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak: Dilara Ege Çevik ve Yılmaz Efe. Uyuşturucu ve fuhuş: Rabia Karaca, Yasin Burak Becek, Cihan Güler, Ömer Can Kılıç, Burak Güngörmedi ve Resul Arslan. Dijital inceleme dosyayı büyütecek Soruşturmanın seyrini etkileyen bir diğer gelişme, 13 şüphelinin cep telefonu şifrelerini savcılıkla paylaşması oldu. Dijital materyallerin incelenmesiyle, bugüne kadar dosyada yer almayan yeni isimlerin deşifre edilebileceği belirtiliyor. Ünlü mekânlara geçici kapatma Soruşturma kapsamında Etiler’deki Kütüphane, Bebek Otel ve Amaya isimli mekânlar, İstanbul Valiliği kararıyla bir ay süreyle kapatıldı. Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’ın da şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulduğu ve hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulandığı öğrenildi. Tanık ifadesinde “Kütüphane” detayı Habertürk’ün eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy dosyasında ifade veren bir tanık, Etiler’deki Kütüphane adlı mekânda çok sayıda ünlü ismin bulunduğunu, çekilen görüntülerin güvenlik görevlileri tarafından sildirildiğini anlattı. Yetkililer, dijital incelemelerin tamamlanmasıyla soruşturmanın daha da derinleşeceğini ve yeni gözaltıların gündeme gelebileceğini belirtirken, kamuoyunun yakından takip ettiği dosyada önümüzdeki günlerde yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.

Boğaziçi Film Festivali'nde Altın Yunuslar sahiplerini buldu Haber

Boğaziçi Film Festivali'nde Altın Yunuslar sahiplerini buldu

13. Boğaziçi Film Festivali’nin en iyileri; Parçalı Yıllar ve Tavşan İmparatorluğu oldu. Parçalı Yıllar; En İyi Film ve En İyi Senaryo ödüllerini kazanırken Tavşan İmparatorluğu da En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmeni ve FİYAB En İyi Yapımcı ödüllerinin sahibi oldu. 13. Boğaziçi Film Festivali, bir haftalık maratonun ardından Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) Merve Aydın’ın sunduğu ödül töreniyle sona erdi. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen festivalde bu yıl Altın Yunus ödüllerini; “Parçalı Yıllar” ve “Tavşan İmparatorluğu” paylaştı. Gecede konukları selamlayan, Boğaziçi Film Festivali Artistik Direktörü Enes Erbay, “Bu yıl beni en çok etkileyen şey; Türk sinema sektörünün, tüm farklılıklarına rağmen, aslında ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu görmekti. Bizim işimiz yalnızca filmleri seçmek değil sektörü bir araya getirecek bir zemin oluşturmak. Çünkü ancak birbirimizi destekleyerek, birlikte üretmenin yollarını bularak ve aramızdaki görünmez duvarları kaldırarak Türk sinemasını büyütebiliriz.” diye konuştu. Erbay; sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun için önümüzdeki yıldan itibaren Bosphorus Film Lab’i yeniden hayata geçiriyoruz. Bosphorus Film Lab hem projelerin üretim süreçlerini destekleyecek hem de uluslararası ortaklıkların önünü açacak güçlü bir platform olarak geri dönecek. Bununla birlikte genç sinemacıların yaratım süreçlerine nefes aldıracak, ülkemizin ruhuyla beslenen yeni bir yaratıcı geliştirme programının da hazırlıklarını yapıyoruz. Bu yıl, geçtiğimiz seneye kıyasla izleyici sayımızın yüzde 30 artması hem festivalin büyüyen etkisinin hem de sinemaya duyduğunuz sevginin en güçlü göstergesi oldu. Bugün burada hep birlikte kurduğumuz birlik duygusunun, yarın katlanarak büyümesini diliyorum.” Gecede Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj, Ulusal Belgesel ve Ulusal Kısa Metraj kategorilerindeki ödüller sahiplerini buldu. Başkanlığını, yönetmen Aydın Sayman’ın üstlendiği; oyuncu Hande Doğandemir, senarist Tufan Bora, yapımcı İris Tahhuşoğlu ve görüntü yönetmeni Ege Ellidokuzoğlu’ndan oluşan Ulusal Uzun Metraj Jürisi; Hasan Tolga Pulat’ın yönettiği “Parçalı Yıllar”ı En İyi Film seçti. Ödülü; filmin yapımcıları Tayfun Burus ve Tuncay Kaymaz’la birlikte, Boğaziçi Film Festivali Başkanı Ogün Şanlıer’den alan Pulat, şöyle konuştu: “Bizim için çok iyi bir süreçti; festivale ve jüri üyelerine çok teşekkür ederiz. Kostüm tasarımcımız ve aynı zamanda kız arkadaşım olan Tuba’ya ve aileme teşekkür ederim. Türk sinemasının, anlatılmamış bir dönemine bakmaya, bunu yaparken bağımsız kalmaya çalıştık. Yıllar içinde bu projeyi çok kez yapma imkânı oldu ama sömürüye, çarpıtmaya çok açık olduğu için bağımsız kalmayı tercih ettim hep. Bu konuda yıllar sonra bana inanan Tayfun Burus ve Tuncay Kaymaz’a gerçekten teşekkür ederim. Umarım bundan sonra Türk sinemasının parçalı yıllar olarak anılan dönemi daha fazla konuşulur. Bugünkü Türkiye’yi anlamak için o dönemi anlamak gerekiyor.” Jüri; En İyi Senaryo Ödülü’ne de “Parçalı Yıllar” ile Hasan Tolga Pulat’ı layık gördü. Jüri üyesi Tufan Bora’dan ödülünü alan Pulat; duygularını şu sözlerle paylaştı: “20 yıldır dönüyordu bu hikâye kafamın içinde, sonunda bu hikâyeyle vedalaşabildim. Bu bir dönem filmi, fazla konuşulmak istenmeyen bir dönem. Bir cesaretle o döneme girmek istedik, bunu yaparken de bağımsız kalmak istedik, hak ettiği gibi anlatmak istedik. Ve bu süreçte çok değerli ekip arkadaşlarıyla çalıştık. 10 gün gibi kısa bir sürede hızla çekmek zorundaydık, bu yüzden ekibimizdeki çok yetenekli insanların önemi daha da fazlaydı. Başta Yetkin Dikinciler olmak üzere şahane bir oyuncu kadrosuyla çalıştık; ki o olmasa hikâye bu kadar gerçekçi olmazdı sanırım. Ayrıca beraber çalışmaktan onur duyduğum Levent Özdilek, İlkim Tüfekçi ve bütün oyuncular, filmi gerçekten inanılır kıldı. Hepsine çok teşekkür ederim.” 13. Boğaziçi Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj En İyi Yönetmen Ödülü ise “Tavşan İmparatorluğu” ile Seyfettin Tokmak’ın oldu. Ödülü, jüri başkanı Aydın Sayman’dan alanTokmak; “Film yapmanın ne kadar zor olduğunu bence salondaki birçok insan yakînen biliyor. Ama yönetmenin en kritik meselesi; öncelikle ekibini inandırması. Ben, ekibimi, bu zorlu şartlarda yani hayvanlarla, küçük çocuklarla, kışın ortasında, Elazığ’da film yapmaya inandırdım. Onlara bu emekleri için çok teşekkür ederim. Bu ödülü, yakın zamanda kaybettiğimiz, çok değerli Foley sanatçımız Murat Şenürkmez adına alıyorum.” dedi. Film yapımının büyük bir endüstri olduğunu hatırlatan Tokmak; sözlerini şöyle tamamladı: “12 Punto’da çok şey öğrendim, senaryo doktorlarıyla çalıştım. Yurt dışında da pek çok yeri gezdikten sonra sinemacı yetiştirme anlamında, filmleri uluslararası zeminde en doğru yere taşıma anlamında tüm 12 Punto ekibine teşekkür etmem gerekiyor.” Ulusal Uzun Metraj En İyi Görüntü Yönetimi Ödülü de Claudia Becerril Bulos’un çalışmasıyla “Tavşan İmparatorluğu”na gitti. Bulos adına ödülü, filmin yardımcı yönetmeni Serap Aydoğan alırken yönetmen Seyfettin Tokmak da teşekkürlerini şöyle dile getirdi: “Onun için ne söylesem azdır; sonsuz teşekkürler içindeyim. Onunla birlikte filmin yaratımında katkısı olan 12 Punto ekibine, TRT Sinema ekibine, Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ne ve ortak yapımcılarıma çok teşekkür ediyorum.” “Tavşan İmparatorluğu”; yönetmenler Hakan Kerim Karademir, Belkıs Bayrak ve Cafer Özgül’den oluşan FİYAB Jürisi’nce verilen En İyi Yapımcı ödülünün de sahibi oldu. Koçak, teşekkür konuşmasında “Aslında yapımcı olmak isteyen biri değilim, mecburiyetten yapımcı olmuş biriyim. Birçok insanın desteğiyle bu işi yapabildim.” dedi. Festivalin Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda “Kanto” filmindeki performansıyla Didem İnselel, En İyi Kadın Oyuncu seçildi. İnselel’in ödülünü, filmdeki rol arkadaşı, usta oyuncu Yıldız Kültür aldı. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü ise “Bir Adam Yaratmak” filmindeki rolüyle Engin Altan Düzyatan’ın oldu. Oyuncu, ödülünü; “Bu kadar değerli aday arasından jürinin, beni layık görmesi çok gurur verici.” diyerek aldı. Düzyatan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Oyunculuk her ne kadar yalnız ve bireysel bir meslek gibi görünse de çok büyük bir bütünün parçası. Ve bir başarı gösterdiğinizde aslında tek başınıza göstermiş olmuyorsunuz. Müthiş bir ekiple çalıştım; benim daha iyi oynamam için ellerinden geleni yaptılar. Her birine tek tek teşekkür ediyorum. Ve film süresince bana katlandığı için eşime çok teşekkürler.” Ulusal Uzun Metraj En İyi Kurgu Ödülü’nün sahibi ise “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” filmiyle Naim Kanat oldu. Ödülü, Boğaziçi Film Festivali programcısı Elif Bulut Kahraman’dan alan Kanat; tüm film ekibine teşekkür etti. Uluslararası Jürinin favorileri; “DJ Ahmet” ve “The Love That Remains” oldu Oyuncu Kani Kusruti, yönetmen Reinaldo Marcus Green, festival programcısı Angela Prudenzi, yapımcı Nataliya Libet ve yönetmen Senad Şahmanoviç’ten oluşan Uluslararası Uzun Metraj Yarışma Jürisi; Hasan Hadi’nin yönettiği “The Presidents’ Cake”i, En İyi Film seçti. Hadi adına ödülü; Jüri Başkanı Reinaldo Marcus Green’den alan, kostüm tasarımcısı Tamara Abdulrahman Bahjatnour; “Bu harika bir an. Teşekkürler ve diğer adaylara da tebrikler.” dedi. Uluslararası kategoride En İyi Yönetmense “The Love That Remains” ile Hlynur Palmason oldu. Palmason’un ödülünü, jüri üyesi Angela Prudenzi’den, ses tasarımcısı Björn Viktorsson aldı. En İyi Kadın Oyuncu ödülü de yine “The Love That Remains” filmindeki rolüyle Saga Gardarsdottir’in oldu. Geceye bir video mesajıyla katılan Gardarsdottir; şunları söyledi: “Az önce bu güzel habere uyandım. Karanlık ve soğuk Reykjavik’teyim. Sizinle sıcak ve güneşli İstanbul’da olmayı çok isterdim. Herkese çok teşekkür ederim. Bu film, ailelere bir aşk mektubu; yaramaz çocuklara ve kafası karışık yetişkinlere. Bu benim ilk oyunculuk ödülüm; çok etkilendim, kalpten teşekkür ederim.” dedi. Georgi M. Unkovski’nin yönetttiği “DJ Ahmet” filmiyse geceden hem Jüri Özel Ödülü hem de En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’yle ayrıldı. En İyi Erkek Oyuncu seçilen Arif Jakup; ödülünü, jüri üyesi Senad Şahmanoviç’ten alırken heyecanını; “Hiç beklemiyordum ama beni layık gördüğünüz için teşekür ederim; ne söyleyeceğimi bilemiyorum.” sözleriyle paylaştı. Jüri Özel Ödülü ise Angela Prudenzi tarafından filmin oyuncularından Atila Klinche’e sunuldu. En İyi Belgesel; “Kavak Ağacının Gölgesinde” Yapımcı Ringaile Lescinskiene, yönetmen Miriam Karlsın ve akademisyen Sefa Karataş’tan oluşan Ulusal Belgesel Yarışma Jürisi tarafından En İyi Belgesel Film seçilen “Kavak Ağacının Gölgesinde” filminin yönetmeni Kenan Diler, ödülünü, Ringaile Lescinskiene’den aldı. Yönetmen; “Bana inanıp güvenen aileme ve bu yolu benimle yürüyen ekip arkadaşlarıma, en önemlisi; ana karakterimiz Mikail’e teşekkür ederim. Belgesel sinemacılar topluluğu, bu ülkenin vicdanıdır; bu ödülü, vicdanının sesini dinleyerek film üreten tüm dostlara armağan ediyorum.” diye konuştu. Ulusal Belgesel Yarışma Jüri Özel Ödülü ise “Özgür Kelimeler: Gazzeli Bir Şair” ile Abdullah Harun İlhan’ın oldu. Filmin yapımcısı Aslıhan Eker Çakmak; ödülü, Miriam Karlsın’dan “Umarım Filistin de bir gün, filmimizin adında geçtiği gibi, özgür olur.” sözleriyle aldı. Yönetmen Oben Yılmaz, oyuncu Selin Yeninci ve TRT Sinema Proje Sorumlusu Mehmet Ali Karga’dan oluşan Kısa Kurmaca Film Jürisi; Uluslararası kategoride Guillermo Polo’nun yönettiği “Video Store 2001”i, En İyi Kısa Kurmaca Film seçti. Mehmet Ali Karga’nın verdiği ödülü; yönetmen adına alan babası; şöyle konuştu: “Buraya 25 yıl önce bir psikoloji kongresine gelmiştim. Oğlum, İstanbul’a gideceğin i söyleyince ben de gelmek istedim; çünkü çok güzel bir şehir. O, İspanya’ya döndü, ödülü almak da bana kaldı. Umarım 25 yıl sonra da tekrar burada oluruz.” Ulusal kategoride En İyi Kısa Kurmaca Film seçilen “Kesik Kulak”ın yönetmeni İsmail Hakkı Koçak; ödülünü, jüri üyesi Oben Yılmaz’dan alırken “Çok yetenekli üç tiyatro oyuncusuyla çalıştım; oyuncularıma çok teşekkür ederim.” diye konuştu. İstanbul Medya Akademisi Genç Yetenek Ödülü ve bu kapsamda Tolan Film 59 Akademisi tarafından yönetmenle görüntü yönetmenine verilen 1 yıllık sinematografi eğitim bursunun sahibi ise “Defne” filmiyle Hamdi Furkan Yıldırım oldu. Yıldırım, ödülünü Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Nagihan Haliloğlu’ndan aldı. Ahmet Uluçay adına verilen Kısa Film Büyük Ödülü, TV Plus Direktörü Gülçin Alıcı Gökçe tarafından, Karim Huu Do’nun yönettiği “Ne Me Quitte Pas”’nın yapımcısı Zico’ya verildi. Yapımcı; “Seçki çok iyiydi, kazanmayı beklemiyorduk. Bütün haftayı burada geçirmek çok güzeldi.” sözleriyle festivale teşekkür etti.

Sığınmacı kadınları istismar ettiği iddia edilen Sadettin Karagöz tutuklandı Haber

Sığınmacı kadınları istismar ettiği iddia edilen Sadettin Karagöz tutuklandı

Cinsel istismar soruşturması başlatıldı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, BBC Türkçe’nin ortaya çıkardığı haber sonrası Karagöz hakkında resmî soruşturma başlattı. Savcılık, mağazada çalışan eski personellerin ve mağdurların ifadelerini aldı. Soruşturma kapsamında, Karagöz’ün iki farklı kadına yardım vaadiyle cinsel istismarda bulunduğu belirlendi. Karagöz, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklandı. Mağazada yıllardır süren taciz iddiaları Altındağ’da faaliyet gösteren “Umut Hayır Mağazası”, 2014 yılından bu yana sığınmacılara kıyafet, gıda ve eşya yardımı sağladığını iddia ediyordu. Ancak mağazanın eski çalışanları, yıllardır süregelen cinsel taciz ve istismar vakalarına tanık olduklarını öne sürdü. Bir eski çalışan, BBC’ye yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullandı: “Artık şaşırmıyorduk. Tacizlerine alışmıştık. Herkes biliyordu ama kimse konuşamıyordu.” BBC Türkçe’nin araştırması yankı uyandırmıştı BBC Türkçe’nin Ekim ayında yayımladığı haberde, üç Suriyeli kadının yardım almak için gittikleri mağazada Karagöz tarafından cinsel saldırıya maruz kaldıkları anlatılmıştı. Ayrıca, aralarında mağaza çalışanlarının da bulunduğu yedi tanık, Karagöz’ün 2016–2024 yılları arasında kadınları istismar ettiğini söyledi. Haberde, mağdurlardan biri şu ifadeyi kullanmıştı: “Yardım için gitmiştim, bana yardım değil, kabus verdi.” İddiaları reddetmişti Sadettin Karagöz ise BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, hakkındaki tüm iddiaları reddetmiş, “yıllardır yardım yapan bir insan olarak iftiraya uğradığını” savunmuştu. Ancak savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında toplanan ifadeler ve delillerin ardından Karagöz hakkında tutuklama kararı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.