SON DAKİKA

#Tarım

HABER DEĞER - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu sene de mi kiraz yok? Haber

Bu sene de mi kiraz yok?

Türkiye’nin birçok bölgesinde dün gece etkili olan ani soğuk hava ve kar yağışı, özellikle çiçek açma dönemindeki meyve ağaçlarını olumsuz etkiledi. Başta kiraz olmak üzere erken çiçeklenen ürünlerde don riski oluşurken, üreticiler ve yurttaşlar geçen yıl yaşanan kayıpların tekrarlanmasından endişe ediyor. Nisan ayında kar: Çiçekler dondu, umutlar da… Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların ardından gelen ani soğuk hava dalgası, tarımda büyük risk yarattı. Gece saatlerinde sıfırın altına düşen sıcaklıklarla birlikte özellikle kiraz ağaçlarının çiçekleri zarar gördü. Üreticiler, “Ağaçlar tam çiçek açmıştı, kar yağınca hepsi yandı” sözleriyle durumu özetledi. Geçen yılın tekrarı mı? Yurttaşlar tedirgin Geçtiğimiz yıl da benzer bir hava dalgası nedeniyle kiraz üretiminde ciddi düşüş yaşanmış, fiyatlar yükselmiş ve birçok yurttaş kiraza ulaşamamıştı. Bu yıl da benzer bir senaryonun yaşanmasından korkuluyor. Pazarda fiyatların artabileceği, arzın düşebileceği konuşuluyor. Uzmanlar uyarıyor: İklim dengesi bozuldu Tarım uzmanları, bu tür ani hava değişimlerinin artık daha sık yaşandığını belirtiyor. Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle mevsimlerin kaydığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle ilkbahar aylarında görülen don olaylarının tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini vurguluyor. Erken çiçeklenen kiraz gibi hassas ürünlerin bu durumdan en çok etkilenenler arasında olduğu ifade ediliyor. Üretici destek bekliyor Yaşanan zararların ardından üreticiler, devlet desteklerinin artırılmasını ve zarar tespit çalışmalarının hızlandırılmasını talep ediyor. Tarım sigortası olmayan birçok küçük üreticinin ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Bu yıl kirazın dalda kalıp kalmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak görünen o ki, doğanın dengesiz seyri hem üreticiyi hem de sofrayı doğrudan etkilemeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Asya yükseliyor, Avrupa duraklıyor mu? Hidayet Muslu’dan çarpıcı analiz Haber

Asya yükseliyor, Avrupa duraklıyor mu? Hidayet Muslu’dan çarpıcı analiz

Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in sorularını yanıtlayan Türkiye Ziraatçiler Derneği Genel Başkanı Hidayet Muslu, küresel güç dengelerinin Asya lehine değiştiğini belirtti. Muslu, özellikle son yıllarda bilimsel üretim, patent sayıları ve nüfus avantajı üzerinden Asya’nın öne çıktığını ifade ederken, Türkiye’nin üretim ve eğitim politikalarını yeniden yapılandırması gerektiğine dikkat çekti. Asya bilimsel patlama yaşıyor, patent üretiminde zirveye çıktı Muslu, son 20 yılda özellikle Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya’nın bilimsel üretimde büyük bir sıçrama yaptığını söyledi. 2024 ve 2025 verilerine dikkat çeken Muslu, dünya patent üretiminin yaklaşık yüzde 90’ının Asya tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Avrupa’nın bu alanda ciddi bir gerileme yaşadığını belirten Muslu, bu tabloyu “somut bir bilimsel güç kayması” olarak değerlendirdi. Avrupa’nın zenginliği durağanlığa dönüştü Muslu’ya göre Avrupa, son 300 yılda ekonomik ve kültürel açıdan dünyaya yön veren bir merkezdi. Ancak zamanla elde edilen refahın toplumlarda durağanlığa yol açtığını belirtti. Nüfus artışının sınırlı olması, nitelikli iş gücü kaybı ve üretim dinamiklerinin zayıflaması Avrupa’nın rekabet gücünü düşüren başlıca faktörler arasında gösterildi. Asya’nın avantajı: Nüfus, eğitim ve planlı üretim Asya’nın yükselişinde en önemli etkenlerden birinin nüfus gücü olduğunu vurgulayan Muslu, dünya nüfusunun büyük bölümünün bu kıtada yaşadığını hatırlattı. Bu durumun hem iç pazar hem de üretim gücü açısından büyük avantaj sağladığını ifade etti. Ayrıca Asya’nın ekip çalışmasına dayalı mühendislik anlayışı ve ihtiyaç odaklı eğitim modeliyle fark yarattığını dile getirdi. Türkiye köprü ülke ama yönünü yeniden tanımlamalı Türkiye’nin coğrafi ve doğal kaynaklar açısından büyük avantajlara sahip olduğunu belirten Muslu, buna rağmen ekonomik ve kültürel ilişkilerde ağırlığın Avrupa’ya yöneldiğini söyledi. Türkiye’nin hem Asya hem Avrupa ile dengeli ilişkiler kurarak stratejik konumunu daha etkin kullanması gerektiğini vurguladı. “Türkiye üretim toplumundan tüketim toplumuna kaydı” Muslu, Türkiye’de üretim yerine tüketim odaklı bir yapının öne çıktığını belirterek, bunun en somut örneklerinden birinin tarım ürünlerindeki fiyat farkları olduğunu söyledi. Antalya’da 4 liraya alınan bir ürünün İstanbul’da 44 liraya ulaşmasının, planlama ve lojistik sorunlarını ortaya koyduğunu ifade etti. Çözüm: Eğitim, planlama ve üretim odaklı dönüşüm Türkiye’nin yeniden üretim toplumu haline gelmesi için eğitimin baştan aşağı yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Muslu, eğitim sisteminin doğrudan üretim ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Doğal kaynakların doğru kullanımı, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve merkezi planlama anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gençler için kritik uyarı: “Hayaller üretimle buluşmalı” Muslu, gençlerin geleceğinin eğitim ve üretim politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek, tarım ve üretim alanlarının yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini söyledi. “Bir genç ‘toprakla üretim yaparak mutlu olacağım’ diyorsa, o toplumun geleceği güçlüdür” diyen Muslu, gençlerin hayallerinin doğru politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hava bir anda değişiyor: Türkiye genelinde alarm verildi Haber

Hava bir anda değişiyor: Türkiye genelinde alarm verildi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 21 Mart 2026 tarihli son değerlendirmelerine göre Türkiye genelinde etkili olacak yeni bir hava sistemi için uyarı yapıldı. Yurt genelinde çok bulutlu bir hava beklenirken, birçok bölgede sağanak yağış, karla karışık yağmur ve kar etkili olacak. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz’in bazı kesimlerinde yağışların yer yer kuvvetli olacağı belirtilirken, yetkililer yurttaşları olası risklere karşı dikkatli olmaya çağırdı. Yağışların ülke genelinde çoğunlukla yağmur ve sağanak şeklinde görülmesi beklenirken, Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda ve yüksek rakımlı bölgelerde kar ve karla karışık yağış etkili olacak. Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Bingöl’ün güneyi ile Mersin, Adana, Hatay ve Kahramanmaraş çevrelerinde yağışların zaman zaman şiddetini artırabileceği ifade edildi. Birçok bölgede kuvvetli yağış bekleniyor Yetkililer, özellikle Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz’in doğusunda beklenen kuvvetli yağışların sel ve su baskını riskini artırabileceğini vurguladı. 1600 metre üzerindeki yüksek kesimlerde ise yağışların kar şeklinde yoğunlaşabileceği ve hayatı olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Bu durumun, tarım faaliyetlerinden günlük yaşama kadar birçok alanda etkili olabileceği ifade ediliyor. Rüzgar hızını artıracak Marmara ve Kıyı Ege’de kuzey yönlerden, İç Anadolu’nun doğusunda ise güney yönlerden esecek rüzgarın zaman zaman 40 ila 60 kilometre hıza ulaşması bekleniyor. Bu nedenle ulaşımda aksamalar ve günlük yaşamda çeşitli olumsuzluklar yaşanabileceği bildirildi. Kuvvetli rüzgarın özellikle açık alanlarda ve deniz ulaşımında etkisini daha belirgin hissettireceği öngörülüyor. Buzlanma ve don riski var Gece ve sabah saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olaylarının görülebileceği uyarısı yapıldı. Sürücülerin bu saatlerde daha dikkatli olması gerektiği belirtilirken, özellikle yüksek kesimlerde riskin daha fazla olduğu ifade edildi. Yüksek kesimler için çığ uyarısı Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun eğimli ve kar örtüsü bulunan bölgelerinde çığ tehlikesi bulunuyor. Uzmanlar, kar erimesine bağlı olarak heyelan ve çığ riskinin artabileceğine dikkat çekerek yurttaşların tedbirli olması gerektiğini vurguladı. Hava sıcaklıklarının ise genel olarak büyük bir değişim göstermeyeceği, yalnızca bazı bölgelerde sınırlı artış yaşanabileceği tahmin ediliyor. Türkiye genelinde etkili olması beklenen bu sistemin, önümüzdeki günlerde de etkisini sürdürmesi beklenirken, yetkililer yurttaşların resmi uyarıları yakından takip etmesini istiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ayaz vurdu, ayva cep yaktı! Fiyatlar rekor seviyeye çıktı Haber

Ayaz vurdu, ayva cep yaktı! Fiyatlar rekor seviyeye çıktı

Türkiye’nin önemli ayva üretim merkezlerinden Bilecik’in Osmaneli ilçesinde bu yıl yaşanan ayaz, üretimi ciddi şekilde etkiledi. Rekoltenin düşmesiyle birlikte ayva fiyatları hızla yükselirken, iç piyasada ve ihracatta daralma yaşandı. Ayaz üretimi vurdu, fiyatlar katlandı Geçtiğimiz yıllarda bol ürün alınan Osmaneli’nde bu sezon ayaz nedeniyle verim ciddi oranda düştü. Üretimde yaşanan kayıp, doğrudan fiyatlara yansıdı. Geçen yılın yaklaşık iki katına çıkan fiyatlar, bazı bölgelerde kilogram başına 250 TL’ye kadar ulaştı. İhracat neredeyse durdu Osmaneli’nde üretilen ayvanın önemli bir kısmı önceki yıllarda Almanya, İngiltere, Hollanda ve Belçika gibi Avrupa ülkelerine ihraç ediliyordu. Ancak bu yıl üretim düşüklüğü nedeniyle ihracat neredeyse yok denecek seviyeye geriledi. İç piyasada ise satışlar daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz bölgelerine yapılıyor. “Çiftçimiz mağdur durumda” Ayva satıcısı Kemal Şafak, bu yıl yaşanan durumun hem üretici hem de tüketici açısından zorlayıcı olduğunu belirtti. “Bu sene ayvayı ayaz vurmasından dolayı fiyatlarımız yüksek. Çiftçimiz mağdur durumda. Vatandaşımız az da olsa alıyor” diyen Şafak, gelecek yıl için umutlu olduklarını ifade etti. Yurttaş alım gücüne göre hareket ediyor Artan fiyatlara rağmen yurttaşların tamamen vazgeçmediği, ancak alım miktarını düşürdüğü belirtiliyor. Özellikle geleneksel ürünlerde kullanılan ayva, talebin tamamen kesilmesini engelliyor. Uzmanlar, iklim koşullarındaki dalgalanmaların tarım ürünleri üzerindeki etkisinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

80 bin tapu için yeni düzenleme: İptal tapuların iadesi Meclis gündeminde Haber

80 bin tapu için yeni düzenleme: İptal tapuların iadesi Meclis gündeminde

AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 29 maddelik torba kanun teklifi, orman kadastrosu nedeniyle iptal edilen tapularla ilgili uzun süredir devam eden mülkiyet sorunlarını çözmeyi amaçlıyor. Teklif yasalaşırsa orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilen binlerce tapunun hak sahiplerine iade edilmesinin önü açılacak. 80 bin taşınmazı kapsayan düzenleme Teklifin kabul edilmesi halinde yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaz üzerindeki kısıtlamalar kaldırılacak. Bu taşınmazların toplam büyüklüğünün yaklaşık 129 bin hektar olduğu belirtiliyor. Mirasçılar dahil yaklaşık 3 milyon yurttaşın bu düzenlemeden dolaylı olarak etkileneceği ve mülkiyet sorunlarının önemli ölçüde çözülebileceği ifade ediliyor. İptal edilen tapular eski sahiplerine iade edilecek Geçmiş yıllarda yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında bazı tarla, bağ, bahçe ve evler orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle “Devlet Ormanı” olarak kaydedilmiş ve tapular iptal edilerek Hazine adına tescil edilmişti. Yeni düzenlemeyle bu taşınmazların eski hak sahiplerine veya mirasçılarına bedelsiz iade edilmesi planlanıyor. Daha önce tazminat ödenmişse, vatandaşın aldığı tazminatı geri ödeyerek tapusunu yeniden alabilmesi mümkün olacak. Başvuru için iki yıl süre tanınacak Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından tapusu iptal edilen taşınmaz sahiplerine iki yıl içinde başvuru yapma hakkı verilecek. Başvuru süresinde işlem yapılması halinde taşınmazların yeniden hak sahiplerine devredilmesi mümkün olacak. 3 hektardan küçük alanlar orman sayılmayacak Teklifte yer alan önemli maddelerden biri de orman tanımına ilişkin düzenleme oldu. Buna göre 3 hektardan küçük ağaçlık alanlar artık orman statüsünde değerlendirilmeyecek. Bu alanların tapuları üzerindeki orman şerhleri kaldırılacak. 3 hektar ve üzerindeki alanlar ise “özel orman” statüsünde değerlendirilecek. Tarım arazileri için yeni uygulamalar geliyor Kanun teklifi yalnızca tapu sorununu değil tarım ve arazi kullanımını da kapsayan düzenlemeler içeriyor. Buna göre: Üst üste iki yıl ekilmeyen tarım arazileri kiraya verilerek üretime kazandırılacak. Hangi bölgede hangi ürünlerin ekileceğini belirleyen planlı tarım modeli güçlendirilecek. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına yönelik denetim ve cezalar artırılacak. Amaç: mülkiyet sorunlarını ve tazminat yükünü azaltmak Mevcut uygulamada devlet ormanı sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilen tapular nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılmıştı. Yeni düzenlemeyle hem yurttaşların mağduriyetinin giderilmesi hem de devletin 516 milyar liraya ulaşabileceği öngörülen tazminat yükünün azaltılması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kavurma olan yarış atı skandalındaki gelişme Haber

Kavurma olan yarış atı skandalındaki gelişme

Adana Yeşiloba Hipodromu’nda koşmuş ve 3 birinciliği bulunan 4 yaşındaki İngiliz yarış atı Smart Latch’in kesilip kavurma yapılarak Mersin’de bir aşevinde dağıtıldığı iddiası kamuoyunda büyük tepki yaratırken, olayla ilgili yeni bir gelişme ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü inceleme kapsamında, atın sahibi iş insanı Suat Topçu’ya “atın hibe edilmesi durumunun bildirilmemesi” gerekçesiyle 132 bin 108 TL idari para cezası kesildi. Kavurmadan çıkan çip skandalı ortaya çıkardı Olay, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ait aşevinde dağıtılan kavurmada bir kişinin yabancı madde fark etmesiyle başladı. Yurttaşın Tarım ve Orman Bakanlığı’na yaptığı şikayet üzerine Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ekipleri inceleme başlattı. Yapılan araştırmada yemekten çıkan yabancı maddenin, Adana Yeşiloba Hipodromu’nda yarışmış olan Smart Latch isimli yarış atına ait elektronik kimlik çipi olduğu tespit edildi. Alınan numunelerin analizinde ise kavurmanın tek tırnaklı hayvan eti, yani at eti olduğu belirlendi. Bakanlığın tağşiş listesine girdi Tarım ve Orman Bakanlığı, 12 Mart’ta yayımladığı tağşiş listesinde Mersin Büyükşehir Belediyesi aşevinde pişirilen kavurma etinde tek tırnaklı hayvan eti tespit edildiğini duyurdu. Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi ise aşevinde kullanılan etin mevzuata uygun şekilde temin edildiğini savunan bir açıklama yaptı. Atın sahibi: “Bakanlık arayınca öğrendim, yıkıldım” Atın sahibi iş insanı Suat Topçu, yarış kariyeri 14 Ekim 2025’te sona eren Smart Latch’i sakatlık nedeniyle yarışlardan çektiklerini ve daha sonra hibe etmek üzere güvenilir bir yer aradıklarını söyledi. Topçu, atı Osmaniye’de bir binicilik kulübüne ücretsiz şekilde teslim ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ben binicilik kulübüne teslim etmiştim. Sonra bakanlık yetkililerinin araması sonucu yaşananları öğrendim ve adeta yıkıldım. İyilik yapalım derken bir kötülüğe vesile olmak çok kötü bir duygu.” Hibe bildirimi yapılmadığı için ceza kesildi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan incelemede, atın hibe edildiğine dair resmi bildirimin yapılmadığı tespit edildi. Bu nedenle Suat Topçu’ya 132 bin 108 TL idari para cezası kesildi. Topçu, soruşturmanın devam ettiğini belirterek, yarış hayatı sona eren atların akıbeti için Türkiye’de daha sistemli bir düzenleme yapılması gerektiğini savundu. “Çip çıkmasa haberimiz olmayacaktı” Topçu, olayın çip sayesinde ortaya çıktığını vurgulayarak şunları söyledi: “Atımızın çipi o yemeğin içinden çıkmış. Ya çıkmasaydı? Maalesef haberimiz de olmayacaktı. Yarış hayatı biten atlar için İngiltere’de olduğu gibi merkezi bir sistem kurulması gerekir.” haberdeger.com — Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dağlarda altın değerinde meslek: Atla çift sürenler aylık 180 bin TL kazanıyor Haber

Dağlarda altın değerinde meslek: Atla çift sürenler aylık 180 bin TL kazanıyor

Türkiye’nin incir ve zeytin üretimiyle öne çıkan Aydın’da baharın gelişiyle birlikte tarlalarda yoğun bir mesai başladı. Bölgedeki birçok arazinin sarp ve eğimli olması nedeniyle traktör gibi modern tarım makineleri kullanılamıyor. Bu nedenle üreticiler toprağı işlemek için yüzyıllardır kullanılan karasaban ve atlı yöntemlere başvuruyor. Zorlu ve emek isteyen bu iş ise son dönemde dikkat çeken bir gelir kapısına dönüşmüş durumda. Traktörün giremediği yerlerde karasaban devreye giriyor Aydın’ın özellikle dağlık bölgelerinde bulunan incir ve zeytin bahçelerinde toprağın zamanında sürülmesi büyük önem taşıyor. Toprağın nemini kaybetmeden işlenmesi, ürün verimliliğini doğrudan etkiliyor. Ancak arazi yapısının oldukça dik ve engebeli olması modern makinelerin kullanımını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bu nedenle üreticiler atları karasabana koşarak geleneksel yöntemlerle çift sürmeye devam ediyor. Günlük kazanç 6 bin liraya kadar çıkıyor Bölgede çift sürerek çalışan üreticiler, yaptıkları işin hem fiziksel olarak zor hem de ciddi deneyim gerektirdiğini söylüyor. Ancak bu zorlu mesai önemli bir gelir de sağlıyor. Bölge sakinlerinden Atilla Özkan’a göre iki ata sahip ve çift sürme konusunda deneyimli bir kişi günlük yaklaşık 6 bin lira yevmiye ile çalışabiliyor. Bu da ay boyunca düzenli çalışan bir üretici için aylık yaklaşık 180 bin lira gelir anlamına geliyor. Zor iş olduğu için gençler ilgi göstermiyor Yüksek kazancına rağmen karasabanla çift sürmek kolay bir iş olarak görülmüyor. Saatler süren ağır fiziksel çalışma, sıcak hava koşulları ve dağlık arazide çalışmanın zorluğu birçok kişinin bu mesleğe yönelmesini zorlaştırıyor. Bölgedeki deneyimli çiftçiler, bu nedenle özellikle genç kuşakların bu işi tercih etmediğini ifade ediyor. Usta sayısı azalıyor Gençlerin mesleğe ilgi göstermemesi nedeniyle karasabanla çift sürmeyi bilen kişi sayısı giderek azalıyor. Bu durum ise işi sürdüren az sayıdaki üretici için mesleğin değerini artırıyor. Bölgedeki çiftçiler, “Çalışana her zaman ekmek var” diyerek zorlu ama kazançlı bu mesleğin devam etmesi gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.