SON DAKİKA

#Tartışma

HABER DEĞER - Tartışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tartışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sarıyer'de anaokulunda silahlı saldırı Haber

Sarıyer'de anaokulunda silahlı saldırı

Sarıyer'de Anaokulunda silahlı saldırı İstanbul Sarıyer’de özel bir anaokulunda dehşet dolu anlar yaşandı. Okul sahibi C.O. (59), aralarında çıkan tartışma sonrası okul müdürü G.K.’yi (36) silahla vurarak ağır yaraladı. Olay sonrası okul sahibi polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte gözaltına alındı. Tartışma silahlı saldırıya dönüştü Olay, Yeniköy Mahallesi Güzelce Ali Paşa Caddesi’nde bulunan lüks bir özel anaokulunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, okul sahibi C.O. ile kurumda müdür olarak görev yapan G.K. arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine şüpheli C.O., tabancasıyla G.K.’ye ateş açtı. Müdüre acil müdahale Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan 36 yaşındaki kadın müdür, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı kadının sağlık durumuna ilişkin takip sürerken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Şüpheli kısa sürede yakalandı Olayın ardından bölgede güvenlik önlemleri alan polis ekipleri, okul sahibi C.O.’yu olayda kullandığı silahla birlikte yakaladı. Gözaltına alınan şüpheli hakkında "kasten öldürmeye teşebbüs" ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri devam eden şüphelinin, yarın adliyeye sevk edileceği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazetecilerle bayramlaşan Kılıçdaroğlu'ndan yarım saatte 12 kez "Bilmiyorum" yanıtı Haber

Gazetecilerle bayramlaşan Kılıçdaroğlu'ndan yarım saatte 12 kez "Bilmiyorum" yanıtı

CHP içerisinde kurultay süreçleri ve yargı kararlarına yönelik tartışmalar sıcaklığını korurken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın mensuplarına verdiği son röportaj hem sosyal medyanın hem de siyaset dünyasının en çok konuşulan maddelerinden biri haline geldi. Yaklaşık 30 dakika süren röportajın soru-cevap kısmında, Kılıçdaroğlu’nun kendisine yöneltilen pek çok soru karşısında “Bilmiyorum” ifadesine sığınması gözlerden kaçmadı. Görüşme boyunca toplamda 12 kez bu yanıtı tekrarlayan CHP lideri; parti içi gerilimler, yargısal süreçler ve partinin önündeki olası senaryolara dair net bir duruş sergilemekten ya da kesin yorumlar yapmaktan uzak durdu. Soru-cevap bölümü tartışma başlattı Kılıçdaroğlu’nun özellikle mevcut CHP yönetimi, yaklaşan kurultay takvimi ve mahkemelerin aldığı kararlar hakkındaki kritik sorularda ısrarla “Bilmiyorum” cevabını tercih etmesi kısa sürede yankı uyandırdı. Siyasi analistler, CHP liderinin bu tutumuyla doğrudan taraf olmaktan veya net bir pozisyon almaktan kaçınan bir strateji izlediğini ileri sürerken; bazı partililer ise bu yaklaşımın temkinli ve kontrollü bir siyasi duruşun gereği olduğunu iddia etti. Partideki "mutlak butlan" gerginliği sürüyor Ana muhalefet partisinde son dönemde yargıdan çıkan "mutlak butlan" kararı nedeniyle siyasi tansiyon oldukça yüksek bir seyir izliyor. Parti tabanı ve yönetim kademesinde bir kesim görevden alınan mevcut yönetimin arkasında dururken, diğer bir kesim ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden aktif olarak direksiyona geçmesini destekliyor. Önemli partili isimlerin peş peşe yaptığı farklı tondaki açıklamalar, CHP bünyesindeki fikir ayrılıklarının boyutunu net şekilde dışarıya yansıtıyor. Sosyal medyanın en çok konuşulan konusu oldu Röportajın yayınlanmasının ardından sosyal medya platformlarında çok sayıda etkileşim ve paylaşım yapıldı. Kullanıcıların bir kısmı Kılıçdaroğlu’nun bu söylemini "temkinli ve stratejik bir siyaset" olarak yorumlarken, muhalif eleştirilerde bulunan diğer bir kesim ise en kritik virajlarda bile net ve kararlı bir tavır ortaya koyulamadığını savundu. Kılıçdaroğlu'nun "Bilmiyorum" dediği anlara ait kesitler, kısa sürede internette en çok paylaşılan videolar arasına girdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TRT sunucusu Işıl Açıkkar'ın Anneler Günü mesajı sonrası görevden alındığı iddia edildi Haber

TRT sunucusu Işıl Açıkkar'ın Anneler Günü mesajı sonrası görevden alındığı iddia edildi

TRT 1 Ana Haber Bülteni sunucusu Işıl Açıkkar, dün akşamki haber bülteninin kapanışında Anneler Günü’ne özel bir mesaj paylaştı. Canlı yayında evcil hayvan sahipliğine atıfta bulunan Açıkkar'ın kullandığı ifadeler, kısa sürede sosyal medya platformlarında yayılarak farklı yorumların odağı haline geldi. “Ben de bir patili anneyim” ifadeleri gündem oldu Bülteni sonlandırırken kişisel bir paylaşıma yer veren Açıkkar, “Allah henüz beni insan evlatla rızıklandırmadı ama sessiz kullarına hizmet etmekle, onlara annelik yapmakla şereflendirdi; ben de bir patili annesiyim” dedi. Sunucunun evcil hayvan sevgisini "annelik" kavramıyla birleştiren bu sözleri, izleyiciler ve sosyal medya kullanıcıları arasında kutuplaşmaya yol açtı. Sosyal medyada tartışma ve görevden alınma iddiası Açıkkar’ın sözleri sonrası dijital mecralarda yoğun bir etkileşim yaşandı. Bazı kullanıcılar sunucunun yaklaşımını samimi bulup desteklerken, bir kesim ise bu ifadelerin kurumun yayın çizgisi ve özel günün anlamıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle eleştirilerde bulundu. Tartışmaların büyümesiyle birlikte, TRT yönetiminin Işıl Açıkkar’ı ana haber sunuculuğu görevinden el çektirdiği iddiası kulislerde konuşulmaya başlandı. TRT yönetiminden resmi açıklama bekleniyor Görev değişikliği iddiaları üzerine gözler TRT Genel Müdürlüğü’ne çevrildi. Işıl Açıkkar’ın sunuculuk görevine devam edip etmeyeceği veya başka bir birimde görevlendirilip görevlendirilmediği henüz netlik kazanmadı. Kurumdan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, Açıkkar’ın sosyal medya hesaplarındaki sessizliği de dikkat çekti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi Haber

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi

Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran cinayetine ilişkin dava, kamuoyunda yalnızca bir cinayet soruşturması olarak değil, aynı zamanda adalet sisteminin işleyişine dair derin bir tartışma olarak ele alınıyor. 140 Journos tarafından hazırlanan belgesel ve Narin’in abisi Baran Güran’ın Ferhat Özmen’e yaptığı açıklamalar, dosyadaki çelişkileri ve iddia edilen ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. Baran Güran, hem soruşturmayı yürüten kurumları hem de medyayı açık şekilde eleştirerek sürecin başından itibaren ciddi hatalar yapıldığını ifade etti. Güran’a göre, doğrulanmamış bilgiler üzerinden oluşturulan yayınlar ve eksik yürütülen soruşturma adımları, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de ailenin doğrudan hedef haline getirilmesine yol açtı. Bu tablo, belgeselde de benzer şekilde ortaya konulurken, sürecin yalnızca adli değil, aynı zamanda iletişim açısından da yönetilemediği vurgulandı. Belgesel detayları: İlk saatlerdeki hatalar kritik oldu 140 Journos belgeselinde, olayın ilk anlarından itibaren yapılan hataların zincirleme şekilde büyüdüğü aktarılıyor. Arama çalışmalarında kritik bölgelerin yeterince incelenmemesi, güvenlik kameralarının etkin kullanılmaması ve delil toplama süreçlerindeki eksiklikler, dosyanın seyrini doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor. Baran Güran da bu noktaya dikkat çekerek, “İlk saatlerde doğru adımlar atılsaydı bu olay çok daha erken çözülebilirdi” değerlendirmesinde bulundu. “Makarna detayı” tartışması: Soruşturmanın ciddiyeti sorgulanıyor Dosyada en çok dikkat çeken ve kamuoyunda tartışma yaratan başlıklardan biri ise Güran’ın aktardığı “makarna” olayı oldu. Güran, soruşturma sırasında bazı görevlilerin bilimsel yöntemler yerine tartışmalı uygulamalara yöneldiğini öne sürerek, bir noktada elde edilen bulgular üzerinden köyde “salçalı makarna yapan kişi”nin aranmasına kadar gidildiğini söyledi. Bu iddia, soruşturmanın ciddiyeti ve yöntemleri konusunda önemli soru işaretleri doğururken, belgeselde de benzer şekilde sürecin profesyonellikten uzaklaştığına dair eleştiriler dikkat çekti. Aile daha baştan suçlandı iddiası Belgesel ve röportajda ortaklaşan bir diğer kritik başlık ise kamuoyunda oluşan erken yargı oldu. Narin henüz bulunmadan ailenin suçlu ilan edilmesi, Güran’a göre sürecin en kırılgan noktalarından biriydi: “Hiçbir delil yokken aile hedef gösterildi. Bu algı hem soruşturmayı hem de toplumu etkiledi.” Cezalar tartışma yarattı: “Adalet duygusu zedelendi” Dava sürecinde verilen cezalar da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aile bireylerine yönelik ağır cezalar ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası arasındaki fark, adalet tartışmalarını derinleştirdi. Baran Güran, bu durumu “İtiraf eden kişi düşük ceza alırken, aile bireylerine ağır cezalar verilmesi adalet duygusunu zedeliyor” sözleriyle değerlendirdi. “Adalet yerini bulmalı” çağrısı Güran ailesi, dosyanın yeniden incelenmesi ve tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini savunuyor. Baran Güran, “Bizim tek talebimiz gerçeğin ortaya çıkması. Adalet yerini bulmalı” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. 140 Journos belgeseliyle birlikte yeniden gündeme gelen dava, yalnızca bir cinayet dosyası değil; aynı zamanda soruşturma süreçleri, medya etiği ve adalet mekanizması üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Toplumun cevabını aradığı soru Ortaya çıkan tablo, kamuoyunda tek bir sorunun giderek daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor: Bu dosyada gerçekten tüm gerçekler ortaya çıkarıldı mı, yoksa adalet hâlâ eksik mi? haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Partili Tayyar’dan ‘Gülistan Doku’ çıkışı: Hiç kimse dokunulmaz değil Haber

AK Partili Tayyar’dan ‘Gülistan Doku’ çıkışı: Hiç kimse dokunulmaz değil

AK Parti’li Şamil Tayyar, 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku hakkında yaptığı paylaşımda, soruşturma sürecine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Tayyar’ın “Hiç kimse kendini artık dokunulmaz olarak görmez” sözleri kamuoyunda yeniden tartışma başlattı. 6 yıldır süren kayıp dosyası yeniden gündemde Tunceli’de Munzur Üniversitesi öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp. O tarihten bu yana yürütülen soruşturma kapsamında çok sayıda iddia gündeme gelmiş, dosya kamuoyunda yakından takip edilmişti. Son gelişmelerle birlikte soruşturmada bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmesi, dosyayı yeniden ülke gündemine taşıdı. “Soruşturma titizlikle yürütülmeli” Tayyar, sosyal medya paylaşımında soruşturmanın adil ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini belirterek, kimsenin ayrıcalıklı olmaması gerektiğini vurguladı. Paylaşımında, “Kişinin imtiyazlı olmadığının gösterilmesi bakımından önemli” ifadelerine yer veren Tayyar, adaletin gecikmeden sağlanması gerektiğini dile getirdi. Gazeteci arkadaşlar ayrıntıları paylaşıyorlar. Altı yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması, gündemi sarsacak gibi gözüküyor. Gözaltındaki 13 kişi arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in bulunması ise gecenin… — Şamil Tayyar (@samiltayyar27) April 13, 2026 Gözaltı kararları dikkat çekti Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Sarıgül hakkında gözaltı kararı verilmesi dikkat çekti. Dosyada adı geçen kişilerle ilgili süreç kamuoyunda yakından izlenirken, gelişmelerin davanın seyrini etkileyebileceği değerlendiriliyor. Aile ve kamuoyu süreci takip ediyor Gülistan Doku’nun ailesi, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesini ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep ediyor. Dosyada yeni gelişmeler yaşanırken, kamuoyunun adalet beklentisi sürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ÖTV’siz araçta yeni dönem: 5 yıl satış, 10 yıl alım şartı geldi Haber

ÖTV’siz araçta yeni dönem: 5 yıl satış, 10 yıl alım şartı geldi

Engelli yurttaşların araç alımına ilişkin ÖTV muafiyetinde önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeye göre hem araç alım süresi hem de satış şartları yeniden belirlendi. Özellikle 5 yıl ve 10 yıl detayı, uygulamanın en kritik başlığı oldu. Alım ve satışta yeni kurallar Düzenlemeye göre ÖTV’siz araç alımı artık 10 yılda bir yapılabilecek. Alınan araç ise 5 yılını doldurduktan sonra herhangi bir ceza olmadan satılabilecek. Ancak araç satılsa bile yeni bir ÖTV’siz araç almak için 10 yılın dolması gerekecek. Örneğin 2025 yılında araç alan bir kişi, aracını 2030’da satabilecek ancak yeni araç alımı için 2035’i beklemek zorunda olacak. Yerlilik oranı ve fiyat sınırı Yeni sistemde araç alımına bazı teknik şartlar da getirildi. Buna göre alınacak araçlarda en az yüzde 40 yerlilik oranı aranacak. 2026 yılı için belirlenen üst limit ise 2 milyon 873 bin 972 TL oldu. Bu tutarın üzerindeki araçlar ÖTV muafiyeti kapsamına girmeyecek. Engellilik oranına göre farklı uygulama Mevzuatta engellilik oranına göre farklı kurallar uygulanıyor. Yüzde 90 ve üzeri engelliler, aracı kullanma şartı olmadan ÖTV’siz araç alabiliyor. Bu kişiler için özel tertibat zorunluluğu bulunmuyor. Yüzde 40 ile 89 arasında engeli bulunan yurttaşlar için ise sağlık raporunda “özel tertibatlı araç kullanması gerekir” ifadesi yer almak zorunda. Özel tertibat zorunluluğu Engel durumuna göre araçlarda teknik düzenlemeler yapılması gerekiyor. Gaz, fren ve debriyaj sistemlerinin uyarlanması, vites düzenlemeleri ve farklı aparatların eklenmesi zorunlu hale geliyor. Otomatik vitesli araçlar da bu zorunluluktan muaf tutulmuyor. Kimler yararlanabilecek? 18 yaş üstü ve yüzde 90 üzeri engelli bireyler sağlık kurulu raporuyla araç alabiliyor. 18 yaş altı bireyler için bu işlem ebeveynler ya da vasiler aracılığıyla yapılırken, akıl sağlığı yerinde olmayan kişiler için mahkeme kararıyla vasi atanması gerekiyor. Yeni sistem ne getiriyor? Yeni düzenleme, hem suistimalleri azaltmayı hem de engelli yurttaşların araç erişimini daha net kurallara bağlamayı hedefliyor. Ancak 10 yıl bekleme şartı, özellikle yeniden araç almak isteyenler açısından tartışma yaratabilecek başlıklar arasında yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Işın Karaca Yunanistan’dan deport edildiğini açıkladı Haber

Işın Karaca Yunanistan’dan deport edildiğini açıkladı

Ünlü şarkıcı Işın Karaca, ailesiyle birlikte tatil için gittiği Atina’da ülkeye girişinin reddedildiğini açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Karaca, yaşadığı durumu “deport edildim” sözleriyle duyurdu. “2024’te söylediğim marşlar gerekçe gösterildi” Karaca, açıklamasında 2024 yılında Gümülcine’de söylediği “İzmir Marşı” ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” ifadelerinin, ülkeye girişinin reddedilmesine gerekçe olarak gösterildiğini iddia etti. “Hayatımda böyle bir muamele görmedim” Sosyal medya paylaşımında yaşadığı süreci anlatan Karaca, “Atina’ya girişim reddedildi. Bu tamamen milli bir meseleymiş. Hayatımda görmediğim saçma bir muamele” ifadelerini kullandı. Ailesi ülkeye giriş yaptı Karaca, eşi ve kızının ülkeye girişine izin verildiğini ancak kendisinin deport edildiğini belirtti. Saatlerce bekletildiğini söyleyen sanatçı, yaşadığı sürece tepki gösterdi. “Ülkeme dönmek istiyorum” çağrısı Daha sonra uçak bileti bulmakta zorlandığını ifade eden Karaca, yaptığı paylaşımda yetkililere ve firmalara seslenerek Türkiye’ye dönmek istediğini dile getirdi. Resmi açıklama bekleniyor Olayla ilgili Yunan makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Karaca’nın iddiaları kamuoyunda tartışma yarattı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, tartışmalı açıklamaların ardından istifa etti Haber

CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, tartışmalı açıklamaların ardından istifa etti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, son dönemde kamuoyunda tartışma yaratan açıklamaları sonrası görevinden istifa etti. Özer’in istifasının, parti içinde yürütülen sürecin ardından geldiği öğrenildi. Tartışmalı sözler tepki çekmişti Ümit Özer’in bir toplantıda Alevilere yönelik ağır ifadeler kullandığı iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Söz konusu açıklamaların ardından parti içinde inceleme başlatıldığı belirtilmişti. Parti içinde süreç başlatıldı CHP Genel Merkezi’nin konuya ilişkin adım atacağı ifade edilirken, Özer hakkında parti içi soruşturma yürütüldüğü bilgisi paylaşıldı. Edinilen bilgilere göre, görevden alınma sürecinin de gündemde olduğu öğrenildi. İstifası MYK’da değerlendirilecek Özer’in istifasının, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında ele alınarak resmiyete kavuşması bekleniyor. Parti kurmaylarının süreci yakından takip ettiği ifade ediliyor. 6 ay önce göreve gelmişti Ümit Özer, 19 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen kongrede il başkanlığı görevine seçilmişti. Yaklaşık 6 ay süren görev süresinin ardından istifa kararı aldı. Yaşanan gelişme, CHP’de parti içi tartışmaları yeniden gündeme taşırken, gözler MYK toplantısından çıkacak karara çevrildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.