SON DAKİKA

#Tasarruf

HABER DEĞER - Tasarruf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarruf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı Haber

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı

Türkiye’de plastik kirliliğini azaltmayı hedefleyen yeni bir düzenleme gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik taslağına göre plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamuğu çubuğu gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya sunulması yasaklanabilir. Kurumların görüşüne açılması planlanan düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Tek kullanımlık plastikler için yeni dönem Bakanlık tarafından hazırlanan düzenleme, plastik atıkların çevre üzerindeki etkisini azaltmayı amaçlıyor. Yönetmelik kapsamında plastik çatal, kaşık, bıçak, tabak, pipet, plastik çubuklu kulak pamukları ve köpükten üretilen bazı gıda kaplarının piyasaya arzının sona erdirilmesi planlanıyor. Hazırlanan taslak, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının görüşüne sunulacak. Yapılacak değerlendirmelerin ardından düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Karbon salımı ve maliyetler azalabilir Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde önemli çevresel kazanımlar sağlanması bekleniyor. Hesaplamalara göre tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasadan çekilmesi sayesinde yıllık yaklaşık 1,5 milyon ton karbondioksit eşdeğeri karbon salımının önüne geçilebilecek. Ayrıca plastik atıkların yönetimi için harcanan maliyetlerde de önemli bir düşüş öngörülüyor. Yetkililere göre bu sayede yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf sağlanabilir. Alternatif ürünler teşvik edilecek Düzenleme kapsamında tek kullanımlık plastik ürünlerin yerine doğa dostu alternatiflerin kullanılması planlanıyor. Cam, porselen, ahşap ve karton gibi çevreye daha az zarar veren ürünlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca ilerleyen süreçte plastik içeren bazı gıda kapları, içecek bardakları, kargo poşetleri ve ıslak mendiller için de tüketimi azaltmaya yönelik ek kısıtlamalar ve işaretleme uygulamaları gündeme gelebilir. Türkiye’de plastik tüketimi oldukça yüksek Türkiye İstatistik Kurumu ile yapılan araştırmaya göre ülkede tek kullanımlık plastik tüketimi oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor. Verilere göre yalnızca 2022 yılında Türkiye’de 709 bin tondan fazla tek kullanımlık plastik ürün tüketildi. Araştırmaya katılan yurttaşların büyük bölümü ise bu ürünlerin kullanımının azaltılmasını destekliyor. Katılımcıların önemli bir kısmı plastik ürünler yerine kağıt, karton veya yeniden kullanılabilir ürünlere yönelme fikrine olumlu bakıyor. Avrupa’da benzer yasaklar uygulanıyor Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümü de tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik kısıtlamaları yürürlüğe koymuş durumda. Fransa, Almanya, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerde birçok plastik ürünün satışı yasaklandı veya ciddi kısıtlamalara tabi tutuldu. Türkiye’de hazırlanan yeni düzenlemenin de Avrupa Birliği’nin “Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi” ile uyumlu olması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dijital reklamda yoğunlaşma sürüyor Haber

Dijital reklamda yoğunlaşma sürüyor

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı “Dijital Reklamcılık Raporu”, Türkiye’de arama hizmetleri, dijital reklamcılık ve mobil uygulama ekosistemindeki yoğunlaşmanın ekonomik etkilerini rakamlarla ortaya koydu. Rapora göre rekabetin artması halinde milyarlarca dolarlık tasarruf mümkün. Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün hazırladığı “Dijital Reklamcılık Raporu”, Türkiye’de dijital reklamcılık, genel arama hizmetleri ve mobil uygulama ekosistemindeki yoğunlaşmanın ekonomik etkilerini veri temelli analizlerle ortaya koydu. Rapora, Enstitü Başkanı Av. Dr. Yavuz Selim Günay ile Araştırma ve Veri Analizi Programı Direktörü Yağmur Uzunırmak imza attı. DİJİTAL REKLAM YATIRIMLARI HIZLA BÜYÜYOR Rapora göre Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımları 2024 itibarıyla 253,6 milyar liraya ulaştı. Bunun yüzde 72,4’ünü dijital mecralar oluşturdu. Toplam dijital reklam harcamalarının 2022’de 831 milyon dolar seviyesindeyken 2025’te 1,084 milyar dolara çıktığı, 2028’de ise 1,359 milyar dolara ulaşmasının beklendiği belirtildi. Altı yıllık dönemdeki artış oranı yaklaşık yüzde 63. Büyümenin en güçlü olduğu alan ise arama reklamcılığı. 2022’de yaklaşık 430 milyon dolar olan arama reklamı harcamalarının 2025’te 600 milyon doların üzerine çıktığı, 2028’de 800 milyon dolara yaklaşacağı öngörülüyor. PAZAR PAYI ARTTIKÇA TIKLAMA MALİYETİ YÜKSELİYOR Raporda, Google’ın genel arama pazar payı ile tıklama başına maliyet (TBM) arasındaki ilişkiye dikkat çekildi. Google’ın pazar payının görece düşük olduğu Güney Kore ve Rusya gibi ülkelerde TBM 0,26–0,28 dolar bandında seyrederken; pazar payının yüzde 90’lara yaklaştığı ülkelerde maliyetlerin belirgin biçimde arttığı belirtildi. Türkiye’de Google’ın arama pazar payının yüzde 85’in üzerinde olduğu, TBM’nin ise 0,65 dolar ile tabloda yer alan ülkeler arasında en yüksek seviyelerden birine ulaştığı ifade edildi. Dünya ortalaması ise 0,60 dolar. Raporda, yerel veya alternatif arama motorlarının bulunduğu pazarlarda reklamverenler açısından daha rekabetçi bir fiyatlama ortamı oluştuğu vurgulandı. E-TİCARET BÜYÜYOR ANCAK PAY HÂLÂ SINIRLI Türkiye’de e-ticaret kullanım oranı 2019’da yüzde 10 seviyesindeyken 2023’te yüzde 20’ye yükseldi, 2024’te ise yüzde 19’a geriledi. Çevrim içi alışveriş yapan yetişkin nüfus oranı ise 2017’de yüzde 25 iken 2025’te yüzde 56’ya çıktı. Platform bazlı dağılımda ise; Trendyol yaklaşık yüzde 22, Hepsiburada yaklaşık yüzde 12, n11 yaklaşık yüzde 6, Amazon yaklaşık yüzde 6, PttAVM yaklaşık yüzde 5, Getir yaklaşık yüzde 5, Diğerleri yüzde 43 oranında yer aldı. Raporda “diğerleri” kategorisindeki aktörlerin tüketiciye erişimde büyük ölçüde dijital reklama bağımlı olduğu vurgulandı. Türkiye’de akıllı telefon kullanım oranı 2020’de yüzde 65 iken 2026’da yüzde 96’ya ulaştı. 2027 sonrasında yüzde 97 seviyesinde yatay seyir öngörülüyor. Mobil uygulama gelirlerinin 2020’de 954 milyon dolardan 2024’te 1,278 milyar dolara çıktığı, 2029’da 1,652 milyar dolara ulaşmasının beklendiği aktarıldı. Gelirlerin en büyük kısmını oyun uygulamaları oluşturuyor. Uygulama mağazası gelir dağılımında ise Google Play’in yüzde 61, App Store’un yüzde 39 paya sahip olduğu belirtildi. Rapora göre geliştiriciler fiilen bu iki mağazaya bağımlı. TURİZM VE REEL SEKTÖR DE ETKİLENİYOR Türkiye’de turizm ve otel pazarının 2024’te 60 milyar dolara ulaştığı, 2028’de 75 milyar dolara çıkmasının beklendiği ifade edildi. Raporda turizm sektörünün arama motorları ve çevrim içi platformlara yüksek derecede bağımlı olduğuna dikkat çekildi. 4 MİLYAR DOLARLIK TASARRUF SENARYOSU Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de tasarruf potansiyeli oldu. Google’ın arama pazar payının yüzde 70’ler seviyesine gerilemesi halinde TBM’nin yaklaşık yarı yarıya düşebileceği, 2022’den bu yana toplam arama reklam harcamaları dikkate alındığında yaklaşık 4 milyar dolar tasarruf sağlanabileceği hesaplandı. Alternatif ve daha düşük komisyonlu bir uygulama mağazası modelinde ise 2019–2029 döneminde yaklaşık 1,8 milyar dolarlık maliyetten kaçınılabileceği belirtildi. Enstitüye göre dijital reklamcılık ve arama hizmetlerinde rekabetin artması; e-ticaretin derinleşmesi, KOBİ’lerin dijitalleşmesi ve turizm gibi stratejik sektörlerin uluslararası rekabet gücü açısından doğrudan refah artışı sağlayabilir.

Bursa için su alarmı! Yağışlar 52 yılın en düşüğünde Haber

Bursa için su alarmı! Yağışlar 52 yılın en düşüğünde

Yağışların son 52 yılın en düşük seviyesine gerilediğini, Uludağ’daki kar örtüsünün ise son 10 yılda yüzde 50’ye varan oranda azaldığını açıklayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaya çağırdı. İklim krizinin etkileri Bursa’da her geçen gün daha net hissedilirken, kentin su güvenliğine ilişkin endişeler artıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Su Yılı Raporu’na göre, 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 döneminde metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm olarak ölçüldü. Bu değer, uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kalarak son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bursa’nın en önemli su kaynağı olarak gösterilen ve “kentin su sigortası” olarak nitelendirilen Uludağ, iklim değişikliğinin etkilerini en sert yaşayan bölgelerden biri oldu. Son 10 yılda Uludağ’daki kar örtüsünün yüzde 50’ye varan oranda azaldığı belirtilirken, 2015 yılında 266 gün karla kaplı kalan zirve, 2024’te yalnızca 100 gün kar tutabildi. Kar kalınlığı ise 187 santimetreden 93 santimetreye geriledi. Veriler, sıcaklık artışının da tabloyu ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. 1970-2024 yılları arasında Bursa merkezde ortalama sıcaklıklar 2 derece, Uludağ zirvesinde ise 3 derece arttı. Bu durum, buharlaşmayı artırarak yağışların yeraltı sularını yeterince besleyememesine neden oluyor. Uzmanlar, bu sürecin kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Doğancı ve Nilüfer Barajlarında incelemelerde bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanıal Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yaşanan su kesintilerini hatırlatarak, alınan önlemler sayesinde daha ciddi bir kriz yaşanmadığını söyledi. Bozbey, “Bursa artık bir su şehri değil. Halkımızın tasarruf konusunda gösterdiği duyarlılık için teşekkür ediyorum ancak bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Yeniden susuzluk yaşamamak için suyu daha dikkatli kullanmalıyız” dedi. “Artık şikâyet zamanı değil, çözüm zamanı” diyen Bozbey, Uludağ’daki kar ve yağış miktarındaki düşüşün barajları doğrudan etkilediğini vurguladı. “Son 10 yılda su miktarında yaklaşık yüzde 30 azalma var. İklim krizi uzun süredir konuşuluyor ancak gerekli adımlar atılmadı. Biz bilimsel verileri esas alarak Bursa’nın geleceğini güvence altına almak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Bozbey ayrıca, Çınarcık Barajı bypass hattının devreye alındığını ve günlük ortalama 100 bin metreküp suyun Bursa’ya verildiğini açıkladı. Çınarcık Arıtma Tesisi’nin de yakın zamanda hizmete gireceğini belirten Bozbey, bu çalışmalarla kentin bir nebze rahatlayacağını söyledi.

Reklamlarda otobüsle işe gidiyordu, altına son model Audi çekti Haber

Reklamlarda otobüsle işe gidiyordu, altına son model Audi çekti

"Hani halkın başkanıydın?" Meclis oturumunda söz alan CHP Grup Başkanvekili Tuncay Yılmaz, belediyenin tasarruf söylemleriyle eylemlerinin çeliştiğini savundu. Belediyenin elindeki 2014 model Audi A6 makam aracının satılarak, yerine henüz 5 bin kilometrede olan 2025 model yeni bir Audi A6 alındığını belirten Yılmaz, Başkan Aşgın’a geçmişteki PR çalışmalarını hatırlattı: "Geçmişte otobüsle gelip ‘halkın başkanıyım’ diyordunuz. Şimdi aynı halkın parasıyla lüks araç alıyorsunuz. Eski aracı kaça sattınız, yenisini kaça aldınız? Bu israf değil midir?" Yönetimden savunma: "Eskisi sorun çıkarıyordu" CHP’nin eleştirilerine yanıt veren Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü, değişimin keyfi değil zorunlu olduğunu savundu. Çöplü, eski aracın kilometresinin çok yüksek olduğunu ve uzun yol programlarında sık sık arıza çıkararak sorun yarattığını, bu nedenle aynı marka ve özelliklerde daha az kullanılmış bir aracın tercih edildiğini belirtti. Ancak yeni aracın maliyeti ve eski aracın satış rakamlarına dair net bir bilgi paylaşılmadı. Başkan Aşgın: "A6, A6'dır büyütmeyin" Tartışmaların büyümesi üzerine söze giren Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ise konunun polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini söyledi. Faturaların istenildiğinde gösterilebileceğini belirten Aşgın, "A6, A6’dır; bu kadar büyütmeye gerek yok" diyerek kendini savundu. Meclis oturumu, aracın maliyetinin kamuoyuna açıklanmaması nedeniyle gergin bir atmosferde sona er

Tahran susuz kalabilir: Pezeşkiyan’dan acil alarm Haber

Tahran susuz kalabilir: Pezeşkiyan’dan acil alarm

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: “Kasım ve aralıkta yağış yoksa suyu kısmaya başlıyoruz” İran’ın batısındaki Senendeç kentinde konuşan Pezeşkiyan, ülkenin ciddi bir kuraklık ve su güvenliği kriziyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. “Kasım ve aralık aylarında yağmur yağmazsa gelecek aydan itibaren Tahran’da su kısıtlamasına gitmek zorunda kalacağız. Eğer bundan sonra da yağış olmazsa suyumuz tamamen tükenecek ve Tahran’ı boşaltmak zorunda kalacağız.” diyen Pezeşkiyan, su krizinin ulusal güvenlik riski boyutuna ulaştığını söyledi. Barajlardaki doluluk oranı çöküşte: “Yüzde 11… Talegan çıkarılırsa yüzde 5” Tahran Su ve Kanalizasyon Şirketi Genel Müdürü Mohsen Ardakani, başkentteki tabloyu şu sözlerle özetledi: “Bu yıl eylül ve ekimde Tahran’a bir milimetre bile yağmur düşmedi. Barajların doluluk oranı yüzde 11’e indi. Talegan Barajı’nı hesaptan çıkarırsak bu oran yüzde 5’e düşüyor.” Geçmiş yıllarda 420 milyon m³ olan su rezervi, bugün 252 milyon m³’e geriledi. Ardakani, “Son yüzyılın en düşük yağış seviyesini yaşıyoruz” diyerek, başkentte su yönetimi için zorunlu tasarruf dönemine geçileceğini açıkladı. “Kuraklığı durduramayız, uyum sağlamayı öğrenmeliyiz” Yetkililer, su kullanımını azaltmak, tasarruf ekipmanlarını zorunlu hale getirmek ve yeraltı kaynaklarını korumak dışında bir çıkış yolunun kalmadığını vurguluyor. Ardakani: “Kuraklıkla mücadele etmek mümkün değil, ona uyum sağlamak zorundayız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.