SON DAKİKA

#Tazminat Davası

HABER DEĞER - Tazminat Davası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tazminat Davası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10 bin liralık fark krize dönüştü: Kılıçdaroğlu’nun tüm gayrimenkullerine haciz kararı Haber

10 bin liralık fark krize dönüştü: Kılıçdaroğlu’nun tüm gayrimenkullerine haciz kararı

Tazminat davası hacizle sonuçlandı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, Türkiye Gençlik Vakfı tarafından açılan tazminat davasında yeni bir aşamaya geçildi. Yerel mahkemenin daha önce 30 bin TL manevi tazminata hükmettiği dosyada, faiz hesaplamalarıyla birlikte toplam tutarın 70 bin TL’yi aştığı belirtildi. Faiz hesabı gerekçe gösterildi Kılıçdaroğlu’nun, istinaf süreci devam ederken muhtemel faiz de dikkate alınarak 58 bin TL ödeme yaptığı ifade edildi. Ancak istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından, faizle birlikte toplam borcun yaklaşık 10 bin TL eksik kaldığı gerekçesiyle TÜGVA tarafından haciz talebinde bulunuldu. Bu talep doğrultusunda Kılıçdaroğlu’nun tüm gayrimenkullerine haciz konuldu. Avukatlar karara itiraz etti Haciz kararının ardından Kılıçdaroğlu’nun avukatları, işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz başvurusunda bulundu. İtiraz sürecinin nasıl sonuçlanacağı ve haczin kaldırılıp kaldırılmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Siyasi ve hukuki tartışma derinleşiyor Yaklaşık 10 bin liralık bir fark nedeniyle alınan haciz kararı, hem siyasi hem de hukuki çevrelerde yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Dosya, tazminat kararlarının uygulanması ve faiz hesaplamalarının sınırları açısından emsal niteliği taşıyabilecek bir sürece işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydın Karay iş cinayetinde yanıt bekleyen sorular: İşverenin “kusurumuz yok” savunması tepki çekti Haber

Aydın Karay iş cinayetinde yanıt bekleyen sorular: İşverenin “kusurumuz yok” savunması tepki çekti

İstanbul Beylikdüzü’nde 1 Eylül 2023’te BİM mağazasında çalışan 28 yaşındaki Aydın Karay, işyeri içinde alkollü olduğu belirtilen bir müşterinin bıçaklı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Görevi başındayken yaşamını yitiren Karay’ın ölümü, olayın yalnızca bireysel bir suç değil, çalışan güvenliği bağlamında bir “iş cinayeti” olarak ele alınmasına neden oldu. Ceza davası sonuçlandı, tazminat davası sürüyor Saldırıyı gerçekleştiren Ceyhun Türkgenç, Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ceza davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Karay ailesinin işverene karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davası devam ediyor. Bu süreçte işveren tarafının mahkemeye sunduğu savunma, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. “İlliyet bağı kesildi” savunması tartışma yarattı İşveren vekilleri, saldırının “üçüncü kişinin kasti eylemi” olduğunu belirterek işverenin sorumluluğunun bulunmadığını, olayla işyeri arasında illiyet bağının kesildiğini savundu. Hukuk çevreleri ise bu yaklaşımın Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla çeliştiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre işverenler, yalnızca teknik ve fiziksel risklerden değil; müşteri kaynaklı şiddet dahil olmak üzere öngörülebilir tüm risklerden sorumlu. Özge Demir’in kaleme aldığı yazı tartışmayı derinleştirdi Gazeteci Özge Demir, olayla ilgili kaleme aldığı yazısında, market gibi halka açık işyerlerinde şiddet riskinin öngörülebilir olduğuna vurgu yaptı. Demir, yazısında işverenlerin güvenlik kamerası, özel güvenlik görevlisi, acil durum protokolleri ve çalışanlara şiddet anında müdahale eğitimi gibi önlemleri almakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, “Sadece üçüncü kişi vardı demek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz” değerlendirmesinde bulundu. Yazıda, tazminat hukukunun temel amacının zarar göreni korumak ve sosyal riskleri dağıtmak olduğu vurgulandı. Hukukçular: Marketler riskli işyerleri arasında İş hukuku uzmanları, marketler ve AVM’lerin yoğun insan sirkülasyonu nedeniyle yüksek riskli çalışma alanları olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre saldırganın tekrar girişini engelleyici önlemler, personelin korunmasına yönelik somut uygulamalar ve kriz anı planlarının bulunup bulunmadığı, işverenin sorumluluğunun tespitinde belirleyici olacak. Gerekli önlemler alınmamışsa, kusur oranı düşük olsa dahi tazminat sorumluluğu doğabiliyor. Ailenin mücadelesi emsal niteliği taşıyor Aydın Karay’ın ailesi, davayı yalnızca kendi adalet arayışları için değil, benzer koşullarda çalışan binlerce emekçi adına sürdürdüklerini ifade ediyor. Aile, işyerlerinde çalışan güvenliğinin güçlendirilmesi için bu davanın emsal oluşturmasını talep ediyor. Kamuoyunun BİM’e yönelttiği sorular Olayın ardından kamuoyu, işverene şu soruların açık ve şeffaf biçimde yanıtlanmasını istiyor: Saldırıyı gerçekleştiren kişi hakkında kurum adına resmî bir şikâyette bulunuldu mu? Bu süreçte Aydın Karay’ın ailesine hangi maddi ve manevi destekler sağlandı? Benzer olayların tekrar yaşanmaması için hangi güvenlik ve çalışan koruma adımları atıldı? Toplumsal bir sınav Hukukçular ve emek savunucuları, Aydın Karay dosyasının yalnızca bireysel bir dava olmadığını; işverenlerin gözetme borcunun sınırlarını belirleyecek toplumsal bir sınav niteliği taşıdığını vurguluyor. Mahkemenin tazminat davasında vereceği karar, Türkiye toplumunda halka açık işyerlerinde çalışanların güvenliği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Görevi başındayken yaşamını yitiren Aydın Karay için işverenin attığı adımların kamuoyuyla net biçimde paylaşılması çağrısı güçlenerek devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

15 ameliyat geçirmişti… Tunahan için 5 milyon TL’lik emsal tazminat kararı Haber

15 ameliyat geçirmişti… Tunahan için 5 milyon TL’lik emsal tazminat kararı

Ankara’da sahipsiz köpeklerin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve iki yılda 15 büyük operasyon geçiren Tunahan Yılmaz için açılan manevi tazminat davasında karar çıktı. Ankara 8’inci İdare Mahkemesi, olayda hizmet kusuru bulunduğuna hükmederek Ankara Valiliği, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Keçiören Belediyesi’nin aileye toplam 5 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Sahipsiz köpek saldırısı sonrası yaşamı değişti Olay, 7 Aralık 2023’te Ankara’nın Keçiören ilçesi Kafkaslar Mahallesi’nde meydana geldi. O dönem 10 yaşında olan Tunahan Yılmaz, okula giderken sahipsiz köpeklerin saldırısına uğrayarak ağır yaralandı. Uzun süre hastanede tedavi gören Tunahan, yoğun bakım sürecinin ardından taburcu edilse de tedavisi yıllarca sürdü. İki yılda 15 operasyon, bitmeyen tedavi süreci Tunahan Yılmaz, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde art arda yapılan ameliyatların ardından toplam 15 büyük operasyon geçirdi. Deri nakilleri, kuduz tedavisi ve pıhtı atması gibi ciddi sağlık sorunları yaşayan Tunahan’ın eğitim hayatı da uzun süre evde devam etti. Ceza davasında beraat, idari davada tazminat Olayla ilgili açılan ceza davasında belediye yetkilileri beraat ederken, aile bu kez idarelerin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle 10 milyon liralık manevi tazminat davası açtı. Mahkeme, sahipsiz hayvanların kontrolü ve güvenliğin sağlanmasının kamu idarelerinin sorumluluğunda olduğuna dikkat çekti. Mahkeme: Hizmet kusuru var, tazminat gerekli Kararda, manevi tazminatın yaşanan acı ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı vurgulandı. Tunahan’ın yaşadığı fiziksel ve psikolojik travmalar dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne ve 5 milyon lira tazminatın müştereken ödenmesine hükmedildi. Avukattan dikkat çeken değerlendirme Ailenin avukatı Aslıhan Ergün Ercan, kararın şimdiye kadar görülmemiş düzeyde bir tazminata hükmettiğini belirterek, bunun kamu idarelerine açık bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Ercan, sahipsiz hayvanlara ilişkin yasal düzenlemelerin değişmesiyle birlikte benzer davalarda daha yüksek tazminat kararlarının önünün açıldığını ifade etti. Bu karar, sahipsiz hayvanlar konusunda kamu sorumluluğunun sınırlarını yeniden tartışmaya açarken, benzer vakalar için de emsal niteliği taşıyor.

Metin Akpınar’ın kızı Duygu Nebioğlu konuştu: Haklılığım ortaya çıkacak Haber

Metin Akpınar’ın kızı Duygu Nebioğlu konuştu: Haklılığım ortaya çıkacak

Yeşilçam oyuncusu Metin Akpınar’ın 1980’li yıllarda Suphiye Orancı ile ilişkisinden doğan ikiz kızlarından biri olan Duygu Nebioğlu’nun açtığı tazminat davası ertelendi. Mahkeme, karşı tarafın sosyal-ekonomik durum araştırmasının henüz dosyaya ulaşmaması nedeniyle duruşmayı ileri tarihe bıraktı. Nebioğlu, karar sonrası yaptığı açıklamada sürecin zorlu geçtiğini ve hakikat ortaya çıkana dek mücadele edeceğini söyledi. “Bu mücadele yalnız kendi hikâyem değil” Duygu Nebioğlu, duruşma sonrası yaptığı açıklamada davanın uzamasının kendisini yıprattığını ancak geri adım atmayacağını belirtti. “Hakikatin ortaya çıkmasının kolay olmadığını gördüm. Çok yıprandım ama kimsesiz bırakılan kadınlar ve koparılan çocuklar için mücadeleyi bırakmayacağım” dedi. “Kimliğimin peşine 21 yaşında düştüm” Nebioğlu, gerçek ailesini öğrenme sürecini şöyle anlattı: “21 yaşında kimliğimin peşine düştüm. Çocuk Esirgeme Kurumu’nda kaldığım dönemde annemin kuruma gönderdiği bir mektup olduğunu öğrendim. O mektup sayesinde ikiz kardeşimle birlikte Metin Akpınar’ın öz babam olduğunu annemin beyanından öğrendim.” Yıllar süren bu arayışın kendisi için hem psikolojik hem de hukuki anlamda ağır bir süreç olduğunu vurguladı. “6 yıl boyunca kimsesiz çocuklarla yaşadım” Nebioğlu, hayatının ilk yıllarının dramatik zorluklarla geçtiğini şu sözlerle anlattı: “Gözlerimi Çocuk Esirgeme Kurumu’nda açtım. 6 yıl boyunca kimsesiz çocuklarla birlikte yaşadım. Karanlık odalar, açlık, sefalet… 6 yaşında Antalya’da Özdemir–Emine Nebioğlu çifti beni evlat edindi. İkiz kardeşimi de orada öğrendim.” “Tek gecelik ilişki” açıklaması beni yıktı Nebioğlu, tazminat davası açmasının en önemli sebebinin Metin Akpınar’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar olduğunu belirtti: “Annemle ilişkisinden ‘tek gecelik’ diye bahsetmesi beni ve annemi toplum önünde itibarsızlaştırdı. Bir sanatçının böyle bir ifade kullanması beni çok üzdü. Bu nedenle hem çocukluk yaralarım hem de insan onuruna sahip çıkmak için dava açtım.” Görüşme talebinin olmadığını da ekleyerek, “Böyle bir sorumluluk bana ait değildir” dedi. “Kimsesiz çocukların sesi olacağım” Nebioğlu, davayı yalnız kendi adalet arayışı için değil, benzer hikâyeler yaşayan çocuklar ve kadınlar için de sürdürdüğünü söyledi: “Nefes aldığım sürece bu davadan vazgeçmeyeceğim. Sonrasında kimsesiz çocukların, sesi bastırılan annelerin, kimlik arayan herkesin yanında olacağım.” Açıklamasında, kendisine yöneltilen “Sana dondurma mı alacaktık, parka mı götürecektik?” sözlerine de değinerek: “Ben kimsesiz çocuklara dondurma alacağım, parka götüreceğim. Hayallerimi bunun üzerine kurdum. Türkiye’nin buna ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.