SON DAKİKA

#Tehdit Mesajları

HABER DEĞER - Tehdit Mesajları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit Mesajları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atlas vahşeti bitmedi, tehditlere dönüştü! Haber

Atlas vahşeti bitmedi, tehditlere dönüştü!

Bir çocuğun ölümünün ardından ailesine yönelen mesajlar infial yarattı. İstanbul’da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak öldürülmesinin ardından yaşananlar kamuoyundaki tepkiyi daha da büyüttü. Cinayetin ardından bu kez aile hedef alındı. Atlas’ın annesi Gülhan Çağlayan, ölümün ardından kendisine yönelik ağır tehdit mesajları aldığını açıkladı. “Oğlunu öldürdük, sıra sende” mesajı gönderildi Oğlunun ölümü sonrası adalet çağrısı yapan anne Gülhan Çağlayan, yaptığı açıklamada tehdit edildiğini belirtti. Çağlayan, kendisine gönderilen mesajlarda “Oğlun Atlas’ı öldürdük, sıra sende. Seni de oğlunun yanına gömeceğiz” ifadelerinin yer aldığını söyledi. Tehditlere boyun eğmeyeceğini vurgulayan anne, yetkililere çağrıda bulundu. Olay ‘yan bakma’ tartışmasıyla başladı Olay, 14 Ocak akşamı İstanbul’un Güngören ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre daha önce birbirini tanımayan iki grup arasında “yan bakma” gerekçesiyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında 15 yaşındaki E.Ç., üzerinde bulunan bıçakla Atlas Çağlayan’ı göğsünden yaraladı. Genç yaşta hayata veda etti Ağır yaralanan Atlas Çağlayan, olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Atlas’ın ölümü, kentte ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Şüphelinin ifadesi ortaya çıktı Cinayet şüphelisi E.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılıktaki ifadesinde, Atlas’ın kendisine küfrettiğini ve üzerine geldiğini öne süren E.Ç., bu nedenle bıçağı çıkardığını ve bir kez vurduğunu iddia etti. Aile için korku ve adalet arayışı bir arada Atlas Çağlayan’ın ölümünün ardından ailesine yönelen tehditler, olayın yalnızca bir cinayetle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Anne Gülhan Çağlayan hem oğlunun ölümü hem de kendisine gönderilen mesajlar nedeniyle büyük bir korku yaşadıklarını belirterek, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü soruşturmasında düğümü çözecek tanık konuştu: Görüntülerde itildiği an var! Haber

Güllü soruşturmasında düğümü çözecek tanık konuştu: Görüntülerde itildiği an var!

"Kameram kaydetti, emniyete vereceğim" Yalova Çınarcık’ta meydana gelen olayın üzerindeki sır perdesi aralanıyor. İsmini gizli tutan ve Güllü’nün komşusu olduğunu belirten bir yurttaş, kamuoyunda artan şüpheler üzerine yazlığındaki güvenlik kamerası kayıtlarını geriye dönük olarak incelediğini belirtti. Gördükleri karşısında şoke olduğunu ifade eden tanık, "Güllü’nün itilme anını kameramın kaydettiğini gördüm. Görüntüleri emniyet birimlerine teslim edeceğim. Artık bu olay çözülsün" diyerek soruşturmanın seyrini kökten değiştirecek bir iddiada bulundu. "Arkası dönüktü, omzundan itekledi" Esra Ezmeci’nin televizyon programına telefonla bağlanan tanık, görüntülerdeki dehşet anlarını detaylandırdı. Sanatçının düşme anının bir kaza gibi görünmediğini savunan komşu, "Güllü’nün arkası dönüktü, birisi onu omzundan itekledi" ifadelerini kullandı. Bu beyan, sanatçının evde bulunan kişiler tarafından aşağıya atıldığı yönündeki cinayet şüphesini en üst seviyeye taşıdı. Olay anında kızı da evdeydi Ünlü sanatçı Güllü, 26 Eylül tarihinde kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan ile birlikte evde bulunduğu sırada altıncı kattan düşerek hayatını kaybetmişti. O günden bu yana aile bireyleri hakkında "kaçış planı" ve "tehdit mesajları" gibi birçok iddia ortaya atılmıştı. Savcılığın, yeni ortaya çıkan bu kamera kayıtlarını ve tanık ifadesini dosyaya ekleyerek soruşturmayı derinleştirmesi bekleniyor.

Nehre uçan araçtan sağ çıkmıştı: Türkiye’nin konuştuğu doktor cezaevinde yaşamına son verdi Haber

Nehre uçan araçtan sağ çıkmıştı: Türkiye’nin konuştuğu doktor cezaevinde yaşamına son verdi

Samsun’un Bafra ilçesinde kullandığı otomobilin nehre uçması sonucu eşi Gülşah Karaman Kıyak ve bir yaşındaki oğlu Poyraz’ı kaybeden Dr. Serdar Kıyak, tutuklu bulunduğu Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda dün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi. Olayın ardından cinayet şüphesiyle tutuklanan ve hastanede görevli bir başka personelle ilişkisi olduğu iddialarının odağındaki ismin, koğuşundaki havalandırma penceresine kendini asarak intihar ettiği öğrenildi. Çöp poşetiyle pencereye kendini astı Elazığ’da tutuklu bulunan Serdar Kıyak, dün akşam saatlerinde koğuşunda bulduğu çöp poşetini kullanarak kendini havalandırma penceresinin korkuluklarına astı. İnfaz koruma memurlarının durumu fark ederek anında müdahale etmesine ve cezaevi semt polikliniğine kaldırılmasına rağmen Kıyak kurtarılamadı. Daha önce Samsun’da tutuklu bulunduğu sırada da benzer bir girişimde bulunan, hastanede tedavi edildikten sonra güvenlik gerekçesiyle Elazığ’a sevk edilen doktorun ölümüyle ilgili yetkililer tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Fren izine rastlanmayan şüpheli ölüm Türkiye toplumunun yakından takip ettiği üzücü olay, 12 Eylül günü Kızılırmak Nehri’ne uçan araçla başlamıştı. Kazadan yara almadan kurtulan Serdar Kıyak’ın eşi ve oğlu ise suyun içinde yaşamını yitirmişti. Ancak olay yerinde yapılan detaylı incelemelerde herhangi bir fren izine rastlanmaması ve Kıyak’ın olay anında 112 Acil Servis ekiplerini aramaması şüpheleri artırmıştı. Civardaki yurttaşların ifadelerine göre, doktorun kaza sonrası nehir kenarında beklediği belirtilirken, savcılık soruşturmayı derinleştirerek olayın bir trafik kazası değil, kasıtlı bir eylem olduğu ihtimali üzerinde durmuştu. Yasak ilişki ve tehdit mesajları dosyadaydı Soruşturma dosyasında yer alan çarpıcı detaylara göre, Serdar Kıyak’ın aynı hastanede görev yapan bir psikolog ile ilişkisi olduğu ve bu durumun evliliğinde ciddi sorunlara yol açtığı belirlenmişti. Yaşamını yitiren Gülşah Karaman Kıyak’ın yakın arkadaşlarına gönderdiği mesajlarda eşinin kendisine zarar vereceğinden korktuğunu ve tehdit edildiğini açıkça dile getirdiği saptanmıştı. 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanan Kıyak, jandarmadaki sorgusunda susma hakkını kullanmış, mahkemede ise çelişkili ifadeler vererek dikkatleri üzerine çekmişti.

İzmir’de lise birincisi Asmin Yıldız tutuklandı! Haber

İzmir’de lise birincisi Asmin Yıldız tutuklandı!

Sınıfta çekilen video “örgüt propagandası” sayıldı İzmir’in Menemen ilçesindeki Haldun Koşay Anadolu Lisesi son sınıf öğrencileri, boş derste müzik açarak halay çekti. Sınıfta çekilen bu video, bir öğrencinin TikTok hesabında paylaşıldı. Kısa sürede “Hafıza” adlı bir sosyal medya hesabı tarafından alıntılanan görüntü, 600 binden fazla kişiye ulaştı ve tartışma yarattı. Videoda çalan müziğin içeriği nedeniyle, “örgüt propagandası” iddiasıyla beş öğrenci hakkında soruşturma başlatıldı. Okul birincisi Asmin Yıldız, savcının talebiyle tutuklanarak Aliağa Şakran Kadın Cezaevi’ne gönderildi. Avukatı: “Kürtçe bilmeyen bir öğrencinin farkında olmadan çektiği video suç sayılamaz” Asmin Yıldız’ın avukatı Zeynep Sedef Özdoğan, İzmir Barosu’nda düzenlenen basın açıklamasında süreci anlattı: “Sınıfta öğrenciler halay çekiyor, Asmin de bunu TikTok hesabında paylaşıyor. Kürtçe bilmediği için şarkının içeriğinin farkında değil. Videonun altına herhangi bir açıklama da yazmıyor. Ancak sosyal medyada hızla yayılan görüntü, linç kampanyasına dönüşüyor. Asmin tepkileri görünce özür dileyerek videoyu kaldırıyor. Buna rağmen gece yarısı evi basılarak gözaltına alınıyor ve ertesi gün tutuklanıyor.” Özdoğan, Asmin’in “kaçma şüphesi” iddiasıyla tutuklandığını belirterek, bunun hukukla bağdaşmadığını söyledi. “Asmin Cumhuriyet Savcısı olmak istiyordu” Avukat Özdoğan, Asmin’in eğitimine ve hedeflerine vurgu yaparak şunları kaydetti: “Cumhuriyet Savcısı olmak isteyen, hukuk okumak isteyen bir çocuk bu. Ülkesine hizmet etmek, adaletin bir parçası olmak istiyor. Ama şimdi o hayaller cezaevi duvarları ardında. Biz diyoruz ki: Asmin’in yeri cezaevi değil, okul sıraları ve ailesinin yanı olmalı.” Ailesine yönelik tehditler: “Okula gitseydi öldürürdük” Asmin’in teyzesi Didem Bozkur, basın toplantısında ailenin tehdit mesajları aldığını belirtti: “Aileye ‘Asmin okula gitseydi öldürürdük’ şeklinde mesajlar geliyor. Bu tehditler nedeniyle aile tedirgin. Biz sadece adalet istiyoruz.” Anne Sevgi Yıldız ise kızının üniversiteye hazırlandığını söyleyerek gözyaşları içinde şu ifadeleri kullandı: “Kızımın bir paylaşım yüzünden elimizden alınmasını hak etmiyoruz. Asmin ders çalışan, hayalleri olan bir çocuk. Kızımın yeri okul sıraları, cezaevi değil.” Baro ve hukukçular sürecin takipçisi İzmir Barosu Genel Sekreteri Zöhre Dalkıran, Asmin Yıldız’ın tutukluluğuna tepki göstererek, konunun takipçisi olacaklarını belirtti. Avukat Özdoğan ise Anayasa’nın 19., 25., 26. ve 42. maddelerini hatırlatarak, ifade özgürlüğü ve eğitim hakkının ihlal edildiğini söyledi. Eğitim yerine cezaevi tartışması büyüyor Asmin Yıldız’ın tutuklanması, sosyal medyada ve hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Öğrencinin eğitim hakkı ve ifade özgürlüğü temelinde tahliye edilmesi çağrıları artarken, hukukçular sürecin “ifade özgürlüğü sınırlarını aşan bir yargı uygulaması” olduğunu savunuyor.

Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında Haber

Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında

‘Yenidoğan Çetesi’ soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i tehdit eden Mustafa Kemal Zengin ve aralarında eski avukatların da bulunduğu 13 sanık, bugün Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıklar, “örgüt kurmak”, “kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs” ve “yargıyı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarından yargılanıyor. Duruşmada gergin anlar Saat 11.00’de başlayan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin katıldı. Tutuklu sanıklardan avukat Aylin Arslantatar, salona alındığı sırada yüksek sesle “Adalet tecelli edecek! Yavuz beni tutuklattın, bu ülkede bir savcı avukata kumpas kurdu” sözleriyle tepki gösterdi. Mahkeme başkanı sanığı uyararak duruşma düzeninin korunması konusunda ihtarda bulundu. İddianamede ağır suçlamalar yer alıyor 24 Haziran 2025’te kabul edilen iddianameye göre, örgüt kurucusu olduğu belirtilen Mustafa Kemal Zengin ve yöneticiler Aylin Aslantatar ile Gökhan Güler, savcı Yavuz Engin’e yönelik olarak “Kamu görevlisini yerine getirdiği görev nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs”e azmettirme, “Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma”, “Yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs”, “Tehdit ve kişisel verileri hukuka aykırı elde etme” gibi çok sayıda suçtan yargılanıyor. Savcılık, bu üç sanık için 48 yıldan 100 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Diğer 10 sanık için ise değişen oranlarda hapis cezaları istendi. Soruşturmanın geçmişi Soruşturma, İstanbul’un Yenidoğan ilçesindeki organize suç yapılanmasına ilişkin yürütülen operasyonlarla başladı. Savcı Yavuz Engin’in, çete bağlantılarını ortaya çıkarması sonrası, örgüt üyelerinin tehdit mesajları gönderdiği ve takibe alındığı iddia edildi. Sanıklar, yargı sürecini etkilemeye çalışmakla ve kamu görevlilerine yönelik planlı tehdit girişimleriyle suçlanıyor. Mahkeme süreci devam ediyor Duruşmada sanık savunmaları alınmaya başlanırken, mahkeme heyeti tanıkların dinlenmesi ve delil incelemesinin sürdürülmesi yönünde karar aldı. Bir sonraki duruşma tarihi, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından önümüzdeki haftalarda açıklanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.