SON DAKİKA

#Telefon Görüşmesi

HABER DEĞER - Telefon Görüşmesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Telefon Görüşmesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüştü Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüştü

İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Erdoğan, bölgede diplomasi kapısının açılmasına ihtiyaç olduğunu ve Türkiye’nin bu yönde çaba harcadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik hukuksuz müdahaleleri ve İran’ın bölgemizdeki kardeş ülkeleri hedef almasını doğru bulmadığımızı, bilakis kardeş ülkeleri hedef almanın hiç kimsenin faydasına olmadığını ve bunların sonlandırılması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin tarafı olmadığı çatışmalardan olumsuz etkilendiğini, her ne sebeple olursa olsun, hava sahamızın ihlal edilmesinin mazur görülemeyeceğini ve Türkiye’nin buna karşı gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Menab’daki okul saldırısında öldürülen çocuklar başta olmak üzere yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyduğumuzu ifade etti. Ayrıca İran Dini Lideri Ali Hamaney için başsağlığı dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mücteba Hamaney’in yeni Dini Lider seçilmesinin, bölgede barışa vesile olmasını temenni ettiğini dile getirdi. Pezeşkiyan ise Türkiye hava sahasına giren füzelerin İran kaynaklı olmadığını ve konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapacaklarını söyledi.

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı Haber

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı

Cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019’da cezaevinde ölü bulunan finansçı Jeffrey Epstein hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan görüntüler, Manhattan’daki Metropolitan Correctional Center (MCC) cezaevinde yaşanan kritik saatlere dair dikkat çekici bilgiler içeriyor. Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, güvenlik zafiyetleri ve prosedür ihlalleri kamuoyundaki soru işaretlerini canlı tutuyor. Yüksek riskli mahkûm olarak tutuluyordu 6 Temmuz 2019’da tutuklanan Epstein, ağır suçlamalar ve kamuoyundaki tanınırlığı nedeniyle “yüksek riskli” statüsüne alınmıştı. Psikolojik değerlendirmelerde intihar düşüncesi olmadığını ifade ettiği belirtilse de cezaevi yönetimi, olası risklere karşı özel gözetim uygulamıştı. Hücre arkadaşıyla yaşanan olay dikkat çekmişti 23 Temmuz’da dört cinayetten hükümlü Nicholas Tartaglione ile kaldığı hücrede boynunda kızarıklıklarla yerde bulunması ilk alarmı vermişti. Epstein, hücre arkadaşının kendisini öldürmeye çalıştığını öne sürerken Tartaglione bu iddiayı reddetti. Kısa süreli gözlemin ardından Epstein tek kişilik hücreye alındı. Son temas: 20 dakikalık telefon görüşmesi 9 Ağustos’ta mahkemeye çıkan Epstein’ın yaklaşık 20 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptığı ve bunun dış dünyayla kurduğu son temas olduğu kaydedildi. Protokol ihlali iddiası Resmi kayıtlara göre 10 Ağustos gecesi saat 03.00 ile 05.00 arasında yapılması gereken iki zorunlu hücre kontrolü gerçekleştirilmedi. Bu detay, ölümün ardından başlatılan soruşturmalarda en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. Dakika dakika ölüm süreci Saat 06.33’te cezaevi personeli tıbbi acil durum bildirimi yaptı ve ilk açıklamalarda Epstein’ın kendini astığı ifade edildi. Nabzı alınamayan mahkûm kısa süre içinde revire götürüldü ve hayata döndürme çalışmaları başlatıldı. Ancak saat 07.36’da hastanede ölüm resmen ilan edildi. Komplo teorileri neden bitmiyor? Yetkililer ölüm nedenini intihar olarak açıklasa da Epstein’ın siyaset, iş dünyası ve elit çevrelerle bağlantıları olduğu iddiaları, olayın yalnızca bireysel bir vakadan ibaret olup olmadığı sorusunu sürekli gündemde tutuyor. Yeni yayımlanan görüntüler, tartışmaları sona erdirmekten çok yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Halep’te gerilim tırmanıyor: SDG, kendilerini tahliye edecek otobüslere ateş açtı Haber

Halep’te gerilim tırmanıyor: SDG, kendilerini tahliye edecek otobüslere ateş açtı

Suriye’de Halep merkezli çatışmalarda tansiyon yeniden yükseldi. Suriye yönetiminin, Kürtlerin öncülüğündeki SDG’ye Halep’i terk etmesi için verdiği süre sona ererken, çekilme ve tahliye süreci sahada krize dönüştü. Yerel kaynaklara göre, bazı SDG unsurları kendilerini Fırat’ın doğusuna taşıyacak otobüslere ateş açtı. Tahliye uzlaşısı sonrası silahlar konuştu Suriye ordusuyla yaşanan çatışmaların ardından Halep’ten çıkmayı kabul eden SDG’ye bağlı bazı grupların, Şeyh Maksud Mahallesi çevresinde güvenlik güçlerine ateş açtığı bildirildi. Tahliye için bekletilen otobüslerin hedef alınması, sahadaki ateşkes ve uzlaşı sürecini fiilen askıya aldı. “Çekilmeyi reddediyorlar” açıklaması geldi Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan askeri bir kaynak, SDG’ye bağlı bazı unsurların Şeyh Maksud Mahallesi’nden çekilmeyi reddettiğini ve saldırılarını sürdürmekte ısrar ettiğini söyledi. Aynı kaynak, bu tutumun sivil güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye attığını vurguladı. Halep’te operasyon ihtimali güçleniyor Suriye yönetimi, verilen sürenin dolmasına rağmen çekilmenin tamamlanmaması halinde, Halep’te nokta operasyonlarının sürebileceği mesajını veriyor. Güvenlik kaynakları, özellikle Şeyh Maksud ve çevresinde askeri hareketliliğin arttığını belirtiyor. Diplomasi hattı da devrede Yaşanan gelişmeler üzerine Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Görüşmede Halep’teki son durumun ve sahadaki çatışmaların ele alındığı bildirildi. Otobüsler beklemede, belirsizlik sürüyor Suriye ordusunun operasyonları sonrasında Şeyh Maksud Mahallesi’nde sıkışan SDG unsurlarının Fırat’ın doğusuna gönderilmesi amacıyla tahliye için hazırlanan otobüslerin bölgede bekletildiği ifade ediliyor. Ancak yaşanan silahlı saldırılar, tahliye sürecinin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor. Halep’te yeni bir çatışma dalgası mı? Sahadaki gelişmeler, Halep’te ilan edilen ateşkesin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyarken, gözler Suriye yönetiminin atacağı bir sonraki adıma çevrilmiş durumda. Türkiye ve uluslararası aktörlerin diplomatik temasları sürerken, bölgede yeni bir askeri tırmanış ihtimali giderek güçleniyor.

Denizcilik literatürünü sarsan kaza: Halit Yukay tam hızla Arel-7’ye çarpmış Haber

Denizcilik literatürünü sarsan kaza: Halit Yukay tam hızla Arel-7’ye çarpmış

Yalova’dan 4 Ağustos’ta Graywolf isimli teknesiyle Bozcaada’ya gitmek üzere denize açılan iş insanı Halit Yukay’ın nasıl hayatını kaybettiği, ne zaman ve nerede bulunduğu, hangi gemiyle çarpıştığı ve kimlerin sorumlu tutulduğu Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianame ve bilirkişi raporuyla netleşmeye başladı. Raporda, Graywolf’un açık denizde, Arel-7 isimli kuru yük gemisine tam seyir hızıyla baş tarafından çarptığı ve bu senaryonun literatürde neredeyse hiç görülmediği kaydedildi. Cansız beden 68 metre derinlikte saatiyle teşhis edildi Halit Yukay’dan haber alınamamasının ardından başlatılan arama çalışmalarında, teknesi parçalanmış ve yarı batık halde bulundu. Aramaların 19’uncu gününde, Erdek açıklarında 68 metre derinlikte bir cansız beden tespit edildi. Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Işın ve ardından TCG Alemdar’ın yürüttüğü çalışmalarda, deniz dibindeki bedenin sol kolundaki mavi kordonlu saatten yola çıkılarak Halit Yukay’a ait olduğu anlaşıldı. Güvenlik kamerası görüntülerinde de Yalova’dan ayrılırken aynı saatin Yukay’ın kolunda olduğu teyit edildi. Tekne enkazı ve gemi burnundaki izler soruşturmayı derinleştirdi Yukay’ın parçalanan teknesine çarptığı değerlendirilen Arel-7 isimli kuru yük gemisinin rotası, radar kayıtları ve liman görüntüleri tek tek incelendi. Çanakkale’de kazadan önce çekilen fotoğraflarda gemi burnunda herhangi bir iz bulunmazken, 5 Ağustos’ta İzmit’te çekilen karelerde geminin ön kısmında belirgin sürtme ve darbe izleri tespit edildi. Geminin limana yanaştığı anlara ait güvenlik kamerası görüntülerinde, kaptan Cemal Tokatlıoğlu ve mürettebatın gemi başına inip izleri kontrol ettikleri anlar da dosyaya girdi. Boya analizi çarpışmayı teknik olarak doğruladı Geminin burnundaki sürtme izlerinden ve Graywolf’un enkazındaki parçalardan alınan numuneler Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’nda incelendi. Raporda, Arel-7’nin tahrip olan ve “çarpma bölgesi” olarak değerlendirilen kısmından alınan boya örnekleriyle, tekne enkazındaki boya katmanlarının renk ve fiziki yapı bakımından eşleştiği belirtildi. Böylece gemi ile tekne arasında fiziksel temasın gerçekleştiği teknik bulgularla doğrulandı. Kaptana 9 yıla, mürettebata 3 yıla kadar hapis istemi Hazırlanan iddianamede, Arel-7 kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şirket yetkilisi Arda G. ile mürettebat Ahmet S., Erhan E., İsa A., Metin S., Muhammet F. G., Oğuzhan D., Ramazan D. ve Tahir B. için ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi. Kaptan, önce adli kontrolle serbest bırakılmış, savcılığın itirazı sonrası tutuklanmış, ardından Erdek 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla tahliye edilmişti. Bilirkişiye göre kaza denizcilik literatüründe eşi benzeri görülmeyen nitelikte İddianamedeki bilirkişi raporunda, Graywolf’un Arel-7’ye “tam seyir hızıyla, baş tarafından ve doğrudan” çarptığı vurgulandı. Raporda, benzer olayların genellikle manevra kısıtlı dar su yollarında görüldüğü, buna karşın bu kazanın açık denizde, görüşün iyi olduğu gündüz saatlerinde ve herhangi bir manevra kısıtının bulunmadığı bölgede yaşandığına dikkat çekildi. Bu nedenle, ticari gemi rotası üzerindeki bir gemiye bir sürat teknesinin tam hızla baştan çarpması şeklindeki kazaya, denizcilik literatüründe neredeyse hiç rastlanmadığı belirtildi. Telefon görüşmesi ve hız, kazanın seyrinde kritik rol oynadı Bilirkişi raporunda, kazadan hemen önce Halit Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ ile yaptığı telefon görüşmesi de önemli bir unsur olarak yer aldı. Graywolf’un yüksek hızda seyrettiği, radar reflektörü bulunmadığı, gri borda rengi nedeniyle görünürlüğünün düşük olduğu ve olay anında Yukay’ın alt kamarada telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Tatlıtuğ’un ifadesinde de saat 17.09’da 37 saniyelik görüşme sırasında “her şey yolunda” denildikten sonra birden sağanak gibi bir ses duyulduğu ve hattın kesildiği aktarıldı. Aynı dakikalarda Arel-7’nin seyrinden çıkarak daire çizdiği, sonra rotasına döndüğü kaydedildi. İş insanı ‘asli kusurlu’, gemi kaptanı ‘tali kusurlu’ sayıldı Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, Graywolf’un kaptanı olan Halit Yukay “asli kusurlu” bulundu. Raporda, ticari gemi rotasında yüksek hızla seyrederken gerekli gözcülük görevini yerine getirmemesinin kazanın başlıca nedeni olduğu değerlendirildi. Arel-7 kaptanı Cemal Tokatlıoğlu ise, deniz üzerinde tekne parçaları görmesine rağmen bildirim yapmaması ve gemi düdüğüyle uyarı vermemesi nedeniyle “tali kusurlu” sayıldı. Büyük tonajlı geminin ataleti dikkate alınarak, olası bir son anda manevrayla çarpışmadan kaçınmasının zaten güç olduğu vurgulandı. Kurtarılma ihtimali çok düşük, ölüm anı kapalı kamarada gerçekleşmiş olabilir Bilirkişi değerlendirmesinde, çarpışmanın hız ve darbe şiddeti dikkate alındığında Halit Yukay’ın kapalı kamara içinde bilincini kaybetmiş olma ve tekne içine dolan deniz suyuyla birlikte yaşamını yitirmiş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtildi. Bu nedenle, kazadan hemen sonra gemi mürettebatının ya da olası bir zamanında ihbarla bölgeye intikal edecek ekiplerin, iş insanını hayatta tutma şansının çok düşük olduğu ifade edildi. İddianame kazadan 100 gün sonra Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, tutuksuz 10 sanığın yargılamasına aralık ayında başlanacağı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.