SON DAKİKA

#Terör Örgütü

HABER DEĞER - Terör Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terör Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek" Haber

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek"

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde yaşamını yitirdiği helikopter kazasına yönelik soruşturma sürecine geniş yer veren Destici, dosyanın 12 Haziran'da Kahramanmaraş'tan Ankara'ya gelmesinin soruşturma sürecinde tarihi bir olay ve yeni bir süreç olduğunu belirtti. Adalet Bakanlığı'nın kararlılığına teşekkür eden Destici, soruşturma kapsamında ulaşılan aşamayı şu sözlerle aktardı: "Adalet Bakanımız, ki kendisine teşekkür ediyoruz bu konudaki kararlılığı için, Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklama; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarının işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş ve bunlarla ilgili operasyonlar düzenlenerek gözaltı kararı uygulanmıştır. Buradaki en dikkat çekici cümle; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürmek. Bu, 17 yıllık süreçte çok net ifade edilen bir açıklama, çok önemli bu açıklama." "FETÖ'nün karanlık izleri araştırılıyor" Bu dosyanın yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosya olduğunu vurgulayan Destici, yargı makamlarının maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın devletin hukuk içinde sonuna kadar gideceğini belirten Destici, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü: "Bu dosya yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim, soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir kutsal yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmez. Bu soruşturmanın hangi ciddiyetle yapıldığı bizzat Adalet Bakanımız tarafından kamuoyuna net bir şekilde açıklanmıştır. Onun için hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu sefer mutlaka ama mutlaka kastı, kusuru olanlar bedelini ödeyecek." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK

Deniz Kuvvetleri'nin mahrem yapılanmasında "Kurmay Başkanı" sıfatıyla görev alan Harmancık, ihanetin Akıncı Üssü'ndeki merkez karargahında yer alan "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinden biriydi. Darbecilerin atama listesinde iki rütbe birden terfi ettirilerek Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak atanmıştı. Genelkurmay Başkanı Akar'dan darbe bildirisini imzalayarak okumasını isteyen Harmancık'tı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ifadesinde, Harmancık'ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni getirip önce okuduğunu ve ardından kendisine "Siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp TV'de okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz" dediğini söyledi. Akar ayrıca, "Şiddetle ve hiddetle reddettim. 'Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz? Topladığınızı söylediğiniz ikinci başkan, kuvvet komutanları nerede? Bakanlar nerede? Elinizde kim varsa getirin, sizin başınız kıçınız kim?' diye bağırdım." dedi. İhanet Toplantılarının Müdavimi Darbenin sivil yöneticisi Adil Öksüz'ü tanımadığını, herhangi bir evde bir araya gelmediğini iddia etmesine rağmen, İzmir'deki darbe girişimi davasının gizli tanıkları ise bunu yalanladı. Anlatılanlara göre darbe girişiminin "olgunlaşma" sürecinde, firari imam Adil Öksüz’ün başkanlığında Ankara Konutkent’teki villalarda gerçekleştirilen gizli toplantıların değişmez ismiydi. Harmancık'ın Öksüz'ün darbe toplantıları yaptığı villada 6, 7, 8 Temmuz tarihlerinde bulunduğunmuş ve Deniz Kuvvetleri'nin ihanet planındaki sevk ve idaresinden sorumlu ana aktör olmuştu. Kuzgun kod adlı gizli tanık ifadesinde, "Harmancık'ı gördüm. Bana bir darbe planı üzerinde çalışıyoruz, darbe planını bitirdik, ufak tefek ayrıntılar kaldı." dedi. 15 Temmuz veya 22 Temmuz'da darbe planını uygulamaya koyacaklarını, konuyla ilgili bana birkaç konuk soracaklarını, gözaltına alınabilecek amirlerin kimler olabileceğini söyledi." ifadelerini kullanmıştı. "Cumhurbaşkanı'nı öldüremedik, Almanya'ya kaçtığını yayalım" Gizli tanık ayrıca Harmancık'ın evden genelkurmayda sivillere ateş açan darbeci Sinan Sürel ile birlikte ayrıldığını belirtti. Telefonla aradığı Erdek Mayın Filo Komutanlığı'ndan karargahı kontrol altına alıp gemileri kaldırmalarını istedi. İstanbul Atatürk Havalimanı'na gönderilen CASA uçağıyla askerlerin Akıncı Üssü'ne getirilmesini sağladı. Tanık İbrahim Halil Ağaç'ın ifadesine göre, Harmancık telefonda görüştüğü kişiye, "Cumhurbaşkanı'nı öldürmedik, planlarımız boşa gitti. Cumhurbaşkanı'nın Almanya'ya kaçtığı yönünde haberleri yaymamız lazım. Yoksa her şey boşa gidecek" diyerek telefondaki şahsa Fox TV'yi bağlamalarını söyledi. Harmancık, "girişim başarısız oldu, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. Tutuklu sanık eski yüzbaşı Özay Cödel'in ifadesine göre, Ömer Faruk Harmancık yanına gittiğimde görevim bittiğini, girişimin başarısız olduğunu söyledi. "Silahları ve malzemeleri 141. filoya bırakın, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. "Eşeklik Ettim" Savunması Akıncı Üssü'nde yakalandığında, "Üs komutanına haber vermeden İstanbul'a gitmek için buraya geldim" diyerek tarihe geçecek bir yalan söyledi. Hangi filonun nerede olduğunu bile bilmediğini iddia edecek kadar tuhaf bir savunma kurgulayan Harmancık, mahkeme başkanının "Bu yaptığınız askeri mantığa sığar mı?" sorusuna, "Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim" cevabını vererek, suçunu "basit bir hata" gibi göstermeye çalıştı. 141 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet TRT’de darbe bildirisini zorla okutan eski yarbay Ümit Gençer'in telefonunda "Dost" olarak kayıtlı olan kişinin bizzat Ömer Faruk Harmancık olduğu, emniyetin dijital incelemeleriyle tescillendi. WhatsApp üzerinden o ihanet metnini Gençer'e ileten Harmancık, darbe gecesi boyunca "patates hatlar" ve şahsi telefonlarıyla bir trafik yönetti. Erdoğan'a suikast timinde yer alan eski SAT yüzbaşı Özay Cödel ile o gece yaptığı 7 görüşme, onun darbenin "operasyonel sorumlusu" olduğunun kanıtıydı. Mahkemede "Terörist başı olduğunu kabul edersem, kendimi de terörist ilan etmiş olurum" diyerek, hukuki bir kurnazlıkla örgüt bağını reddetti. Ancak sicili ve yaptığı eylemler, onun örgütün en sadık "denizci" tetikçilerinden biri olduğunu kanıtlıyordu. "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 139 kişiyi şehit etmek suçlamalarından yargılandığı Genelkurmay çatı davasında mahkeme 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. O gece devletin üniformasını kirleten Harmancık, bugün cezaevinde, tarih sayfalarına kazınan ihanetinin bedelini ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanı Duran: "FETÖ, faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir" Haber

İletişim Başkanı Duran: "FETÖ, faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir"

"15 Temmuz, milletimizin istikbaline yön veren bir geceydi" İletişim Başkanlığı'nda gerçekleştirilen "15 Temmuz'un 10. Yılında: İrade Bizim, Zafer Bizim" başlıklı panele video mesaj gönderen Duran, 10 yıl önceki darbe girişiminin Türk demokrasi tarihindeki kırılma noktalarından biri olduğunu belirtti. Duran, zaferin kazanılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin belirleyici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "15 Temmuz 2016 gecesi, her yönüyle milletimizin istikbaline yön veren bir gece oldu. Bizler, o gecenin zaferini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın daha ilk dakikalardan itibaren kararlı ve bağımsız siyasi duruşuna ve liderliğine borçluyuz. [...] Türk milleti, asırlar boyunca, kendi özgürlük ve bağımsızlığına düşkünlüğü ile bilinen bir millettir. Bizim binlerce yıllık tarihimizde esaret, ihanet ve alçakça oyunlara boyun eğmek yoktur." Uluslararası topluma "FETÖ" uyarısı Türkiye'nin FETÖ ile mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirten Duran, terör örgütü mensuplarını barındıran ülkelere yönelik önemli uyarılarda bulundu: "Türkiye'nin dostu olan ve bu dostluğu karşılıklı besleyip büyütmek isteyen bütün ülkelere çağrımız şudur: Milletimizin egemenliğini ve demokrasimizi hedef alan yapılara karşı, dostlarımızdan yanımızda durmalarını ve vefa duygusu ile hareket etmelerini bekliyoruz. Zira FETÖ, sadece Türkiye'yi ilgilendiren bir ulusal güvenlik sorunu değildir. FETÖ, faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir." "Türkiye'nin 15 Temmuz tecrübesi evrensel bir anlam taşıyor" İletişim Başkanı Duran, darbe girişiminin günümüz dünyasındaki manipülasyon ve hibrit tehditler konusunda önemli dersler barındırdığını ifade etti. Küresel hakikat krizlerine ve ana akım medya anlatılarının toplumsal gerçekliği gölgelediğine değinen Duran, Türkiye'nin tecrübesinin evrensel bir değer taşıdığını belirterek, "Öyleyse hep beraber korkunun yerini umudun, çatışmanın yerini işbirliğinin, kutuplaşmanın yerini karşılıklı anlayışın aldığı, 'daha adil bir uluslararası düzenin' mümkün olduğu bir gelecek tasavvur edelim." dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, #15Temmuz'un 10. Yılında: İrade Bizim Zafer Bizim Paneli’ne video mesaj gönderdi.#ZaferBizim pic.twitter.com/XgcmjysHrA — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) July 14, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İYİ Parti grubunda tansiyon yükseldi: Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye Öcalan tepkisi Haber

İYİ Parti grubunda tansiyon yükseldi: Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye Öcalan tepkisi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında dikkat çekici bir öneride bulunarak, barış sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’a bir statü verilmesi gerektiğini savunmuştu. "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" unvanını gündeme getiren Bahçeli, mevcut sürecin Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğini belirterek, "Statü açığı varsa ele alınmalıdır" ifadelerini kullanmıştı. "Bu deliliktir, aklınızı başınıza alın" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada bu öneriye çok sert tepki gösterdi. Bahçeli'nin sözlerini sert bir dille eleştiren Dervişoğlu, "Dünyanın hangi hukuk sisteminde bir hükümlüye resmi bir yetki alanı bahşedilebilir? Bu deliliktir, aklınızı başınıza alın. Dünyayı kendinize güldürmeyin" dedi. Dervişoğlu'nun bu sözleri, İYİ Parti grubundaki milletvekilleri ve üyeler tarafından ayakta alkışlandı. Sorumluluk çağrısında bulundu Konuşmasında tepkisini "Siz utanmıyorsunuz, sizin yerinize ben utanıyorum" diyerek sürdüren Dervişoğlu, hükümet ve MHP kanadına yönelik eleştirilerini ağırlaştırdı. Terör örgütü elebaşına resmi bir görev atfedilmesinin kabul edilemez olduğunu savunan İYİ Parti lideri, yetkilileri sağduyuya davet etti. Dervişoğlu’nun bu çıkışıyla birlikte, Ankara siyasetinde "yeni çözüm süreci" tartışmaları üzerinden yaşanan gerilim tırmanmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil” Haber

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil”

Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politika, Batı dünyasında giderek daha sert tartışmaların konusu haline geliyor. Uluslararası analizlerde Ankara’nın bölgesel gücünü artırma hamleleri, NATO ile ilişkileri ve Hamas ile bağlantıları üzerinden yeni bir “jeopolitik risk” olarak tanımlanıyor. Türkiye “yeni İran mı?” tartışması yeniden gündemde Batı merkezli analizlerde, İran’ın bölgedeki etkisinin zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin yeni bir güç odağı olarak öne çıktığına dikkat çekiliyor. Bu değerlendirmelerde Türkiye’nin İran’la birebir aynı olmadığı vurgulansa da, izlediği politikaların Batı çıkarlarıyla giderek daha fazla çeliştiği ifade ediliyor. Analize göre Türkiye’nin ideolojik olarak İran’dan farklı olması, yarattığı stratejik sonuçları değiştirmiyor. Asıl tartışma, Ankara’nın NATO ve ABD’nin güvenlik çıkarlarını zayıflatıp zayıflatmadığı üzerine yoğunlaşıyor. Kıbrıs’taki askeri hamle “gerilimi tırmandırdı” Türkiye’nin Mart ayında Kıbrıs’ın kuzeyine Amerikan yapımı F-16 savaş uçakları konuşlandırması, analizde “önemli bir askeri tırmanış” olarak değerlendirildi. Bu adımın yalnızca bölgesel güç gösterisi değil, aynı zamanda İsrail’e yönelik dolaylı bir mesaj olduğu ifade ediliyor. Söz konusu hamlenin, tartışmalı bir bölgede askeri varlığı artırması nedeniyle uluslararası hukuk ve ittifak dengeleri açısından da tartışma yarattığı belirtiliyor. Hamas ile ilişkiler en kritik başlıklardan biri Analizde en sert eleştirilerden biri Türkiye’nin Hamas ile ilişkilerine yöneltiliyor. Ankara’nın bu ilişkiyi yalnızca siyasi destekle sınırlı tutmadığı, örgütün Türkiye’de faaliyet yürütmesine imkân tanıdığı iddia ediliyor. Türkiye’nin Hamas’a yönelik tutumu, NATO üyesi bir ülkenin ABD tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanan bir yapıyla yakın ilişkiler kurması açısından Batı’da ciddi bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hamas’ı terör örgütü olarak görmemesi de bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. S-400 krizi ve NATO ile çelişen politikalar Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, analizde NATO ile yaşanan en büyük kırılmalardan biri olarak öne çıkıyor. Bu kararın, ABD’nin F-35 programını riske attığı ve Türkiye’nin programdan çıkarılmasına yol açtığı hatırlatılıyor. Ankara’nın hem Batı savunma sistemlerine entegre olmak istemesi hem de Rusya ile askeri iş birliklerini sürdürmesi, “çelişkili ve riskli bir strateji” olarak tanımlanıyor. Rusya-Ukrayna savaşında “çifte politika” eleştirisi Türkiye’nin Ukrayna’ya insansız hava araçları satarken, aynı zamanda Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmaması da analizde eleştirilen başlıklar arasında yer alıyor. Ankara’nın Rusya ile ekonomik ilişkilerini sürdürmesi ve finansal akışlara alan açması, NATO’nun ortak tutumuyla uyumsuz bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Doğu Akdeniz ve bölgesel güç hedefi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarını genişletme girişimleri ile Afrika Boynuzu, Suriye ve Katar’daki askeri varlığını artırması, analizde “bölgesel hegemonya arayışı” olarak yorumlanıyor. Bu çerçevede Türkiye’nin yalnızca savunma değil, aynı zamanda etki alanını genişletmeye yönelik aktif bir dış politika izlediği belirtiliyor. “Sorun Türkiye’yi yanlış tanımlamak değil, görmezden gelmek” Analizin sonuç bölümünde, Türkiye’nin birebir “yeni İran” olmadığı ancak artık klasik bir NATO müttefiki gibi davranmadığı vurgulanıyor. Asıl riskin Türkiye’yi abartmak değil, aksine değişen dış politika yönelimini görmezden gelmek olduğu ifade ediliyor. Batı’nın Ankara’ya yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiği dile getiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist HABER: Ferhat ÖZMEN

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür! Haber

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımla NATO’ya yönelik eleştirilerde bulundu. Doğan, paylaşımında NATO’yu “emperyalizmin legal terör örgütü” olarak nitelendirdi ve örgütün tarih boyunca “sivil hedefleri vurduğunu, uluslararası hukuku ihlal ettiğini” savundu. Doğan paylaşımında, “NATO, bir savunma ittifakı maskesi altında faaliyet gösteren, küresel ölçekte terör eylemleri düzenleyen bir örgüttür” ifadelerini kullanarak, örgütün kuruluşundan bu yana ABD öncülüğünde birçok ülkeye müdahale ederek işgal ettiğini ya da işgale hazırladığını iddia etti. Aydoğan Doğan, özellikle 1999’daki Yugoslavya bombardımanı ve 2011’deki Libya operasyonunu örnek göstererek, bu müdahalelerin “binlerce sivilin ölümüne yol açtığını” belirtti. Doğan, “78 gün süren bombardımanda Belgrad ve Novi Sad gibi kentler yerle bir edildi, uranyum içeren mühimmat kullanıldı, binlerce sivil hayatını kaybetti” dedi. Doğan ayrıca, Afganistan ve Irak işgallerinin de NATO’nun “barış” iddiasını çürüttüğünü savunarak, “Afganistan’da 176 bin sivil öldü, Irak’ta bir milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Bu, uluslararası hukukun açık ihlalidir” ifadelerine yer verdi. Ukrayna savaşı üzerinden de eleştirilerini sürdüren Doğan, NATO’nun “Rusya’ya karşı vekalet savaşı yürüttüğünü ve 100 milyar dolarlık silah yardımıyla krizi derinleştirdiğini” ileri sürdü. Son olarak Türkiye’ye yönelik çağrıda bulunan Doğan, “Türkiye acilen NATO’dan ayrılmalı, bölgesel iş birliklerine yönelmelidir. Egemenlik yolunda atılacak en önemli adım budur” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

El Mencho öldürüldü, Meksika karıştı: Kartel sonrası şiddet dalgası büyüyor Haber

El Mencho öldürüldü, Meksika karıştı: Kartel sonrası şiddet dalgası büyüyor

Meksika’nın en çok aranan uyuşturucu baronlarından, Nemesio Oseguera Cervantes, bilinen adıyla “El Mencho”, güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonla öldürüldü. Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) liderinin ölümünün ardından ülkenin birçok bölgesinde yol kapatma, kundaklama ve silahlı çatışmalar yaşandı. Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, kamuoyuna sakin olma çağrısı yaptı. Operasyon sonrası ülke genelinde şiddet tırmandı Jalisco eyaletine bağlı Tapalpa kasabasında gerçekleştirilen askeri operasyonda çıkan çatışmada El Mencho’nun öldürüldüğü bildirildi. Operasyonun ardından kartelin olası misillemeleri kapsamında çok sayıda araç yakma, yol kesme ve iş yeri kundaklama vakası yaşandı. Bazı bölgelerde toplu taşıma askıya alınırken yerel yönetimler “kırmızı alarm” uygulamasını devreye soktu. Sheinbaum: “Bilgili kalın, sakinliğimizi koruyalım” Devlet Başkanı Sheinbaum, Ulusal Savunma Bakanlığı, ordu ve Ulusal Muhafızın koordineli biçimde çalıştığını belirterek güvenlik güçlerinin eyalet yönetimleriyle temas halinde olduğunu söyledi. Günlük yaşamın birçok bölgede normal seyrettiğini ifade eden Sheinbaum, yurttaşların resmi açıklamaları takip etmesi gerektiğini vurguladı. ABD istihbarat desteğini doğruladı Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, operasyon sırasında ABD’nin Meksika’ya istihbarat desteği sağladığını açıkladı. El Mencho’nun özellikle fentanil kaçakçılığındaki rolü nedeniyle iki ülke için “üst düzey hedef” olarak değerlendirildiği belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin daha önce CJNG’yi yabancı terör örgütü olarak tanımladığı da hatırlatıldı. Kartel dengeleri yeniden şekillenebilir Uzmanlara göre CJNG liderinin öldürülmesi, Meksika’daki suç örgütleri arasındaki güç dengelerini kısa vadede daha da kırılgan hale getirebilir. Liderlik boşluğunun iç çatışma riskini artırabileceği, aynı zamanda rakip karteller arasında yeni mücadele alanları doğurabileceği değerlendiriliyor. Güvenlik ve barış vurgusu Sheinbaum yönetimi, ülkede güvenlik, adalet ve refah hedeflerinin sürdüğünü belirterek operasyonların devam edeceği mesajını verdi. Yetkililer, yurttaşlardan riskli bölgelerde dikkatli olmalarını ve resmi uyarılara uymalarını istedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.