SON DAKİKA

#Terör Örgütü

HABER DEĞER - Terör Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terör Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

32 ilde DEAŞ'a 170 gözaltı! Haber

32 ilde DEAŞ'a 170 gözaltı!

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, DEAŞ terör örgütüne yönelik 32 ilde düzenlenen operasyonlarda 170 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerden 10’u tutuklanırken, 15’i hakkında adli kontrol kararı verildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, DEAŞ terör örgütüne yönelik son iki haftadır devam eden kapsamlı operasyonların detaylarını paylaştı. Yerlikaya, 32 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 170 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Operasyonlar; Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı koordinasyonunda, İl Emniyet Müdürlüklerine bağlı TEM Şube Müdürlüklerince gerçekleştirildi. Yakalanan şüphelilerin geçmiş dönemlerde DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü ve örgüte finans sağladığı tespit edilirken, operasyonların ilk aşamasında 10 şüpheli tutuklandığı, 15 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığı bildirilirken, diğer şüphelilerle ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi. DEAŞ’a yönelik operasyonların düzenlendiği iller arasında Adana, Ankara, İstanbul, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Hatay, Kahramanmaraş, Kocaeli, Sakarya, Samsun, Van, Tekirdağ ve Yozgat’ın da bulunduğu toplam 32 il yer aldığını duyuran Bakan Yerlikaya, açıklamasında “Ülkemizin her bölgesinde huzur ve istikrarı sağlamak için yılın 365 günü, gece gündüz operasyonlarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullanarak kararlılık mesajı verdi.

Trump’tan "zombi uyuşturucu" için tarihi karar Haber

Trump’tan "zombi uyuşturucu" için tarihi karar

ABD Başkanı Donald Trump, uyuşturucuyla mücadele politikasında savaş doktrinini değiştirecek bir karara imza attı. Trump, ülkede her yıl on binlerce kişinin ölümüne neden olan ve "zombi uyuşturucu" olarak bilinen sentetik ağrı kesici fentanili, imzaladığı başkanlık kararnamesiyle resmen "kitle imha silahı" (KİS) olarak tanımladı. Bu kararla birlikte fentanil, ABD güvenlik protokollerinde nükleer silahlar ve nörotoksin gazlarla aynı tehdit seviyesine yükseltildi. Pentagon ve ordu devreye giriyor Trump'ın "kimyasal silah" benzetmesi yaptığı fentanil için alınan bu karar, ABD ordusunun yetkilerini de genişletiyor. Kararname sayesinde: Normalde nükleer ve kimyasal silahların yayılmasını önlemek için kullanılan askeri ve teknik istihbarat imkanları, artık uyuşturucu kartellerine karşı kullanılabilecek. Pentagon, uyuşturucu ticaretini engellemek için daha aktif rol oynayacak. Bu ticarete göz yuman ülkeler, ABD ve dünya düzenine doğrudan tehdit olarak değerlendirilecek. Hedefteki ülkeler: Çin ve Venezuela Washington yönetimi, aldığı bu sert kararın arkasındaki hedefleri de netleştirdi. Beyaz Saray, yasa dışı fentanil trafiğinin ana kaynakları olarak Çin ve Venezuela'yı işaret ediyor. ABD, bu ülkeleri ticareti engellememekle ve küresel güvenliği tehlikeye atmakla suçluyor. Morfinden 100 kat güçlü: "Fentanil Zombileri" Tıbbi olarak kanser hastalarının şiddetli ağrılarını dindirmek için üretilen fentanil, yasa dışı laboratuvarlarda üretilip sokaklara indiğinde ölüm saçıyor. Etkisi: Morfinden 100 kat daha güçlü olan madde, çok küçük dozlarda bile solunumu durdurarak öldürebiliyor. Zombi Etkisi: Kullanıcılarda bilinç kaybı ve olduğu yerde donup kalma gibi etkiler yarattığı için sokaklarda hareketsiz duran bağımlılara "fentanil zombisi" adı veriliyor. Trump: "Bu bir kimyasal saldırıdır" Daha önce uyuşturucu kartellerini "yabancı terör örgütü" ilan eden Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada fentanilin ABD’yi zehirlemek için kullanılan bir araç olduğunu savundu. Başkan, yasa dışı fentanil trafiğinin klasik uyuşturucu kaçakçılığından ziyade, ülkeye yönelik bir kimyasal silah saldırısı niteliği taşıdığını vurguladı.

Maduro’dan Washington’a meydan okuma: ABD’nin ‘terör örgütü’ dediği o çeteleri tarihe gömdük! Haber

Maduro’dan Washington’a meydan okuma: ABD’nin ‘terör örgütü’ dediği o çeteleri tarihe gömdük!

"Suç imparatorluklarını yıktık" Başkent Caracas’ta Bolivarcı Ulusal Polis Servisi Akademisi’nin yeni merkezinin açılışında konuşan Maduro, suç örgütlerine karşı yürütülen amansız mücadelede sona gelindiğini savundu. Maduro; insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve suikastlarla anılan Tren de Aragua, Tren del Llano ve "El Koki" olarak bilinen yapıların, devletin demir yumruğuyla etkisiz hale getirildiğini belirtti. "Biz tehdit değil, kıtanın güvenlik teminatıyız" ABD yönetiminin Karayipler’deki askeri hareketliliğini ve Venezuela’ya yönelik "saldırgan" politikalarını eleştiren Maduro, Washington’a net bir mesaj gönderdi. Ülkesinin ABD için hiçbir zaman bir tehdit oluşturmadığını vurgulayan Venezuela lideri, "Venezuela ABD için ne geçmişte ne de bugün bir tehdittir; asla da olmayacaktır. Aksine biz tüm Amerika kıtası için bir güvenlik garantisi ve umuduz" ifadelerini kullandı. Maduro, emperyalist tavırlara rağmen ABD dahil tüm ülkelerle istihbarat paylaşımı ve ortak güvenlik operasyonlarına hazır olduklarını da sözlerine ekledi. ABD yaptırım listesine almıştı Maduro’nun "bitirdik" dediği Tren de Aragua çetesi, yakın zamanda ABD Hazine Bakanlığı’nın radarına girmişti. Washington yönetimi, çeteyi "yabancı terör örgütü" olarak tanımlayarak göçmen kaçakçılığı, kara para aklama ve cinsel istismar gibi suçlara karıştığı gerekçesiyle örgüte yönelik yeni yaptırım kararları almıştı.

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu Haber

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu

İki yılı aşkın süredir iç savaşla sarsılan Sudan’da, Darfur bölgesinden gelen yeni katliam haberleri “soykırım” tartışmasını yeniden dünyaya taşıdı. Kuzey Darfur’un başkenti El-Faşir’in paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) düşmesinin ardından Sudan’ın İngiltere Büyükelçisi Babikir Elamin, Londra’da yaptığı açıklamada uluslararası topluma sert çıkıştı: “Dünya ya çaresiz ya da hiç ilgilenmiyor. Bu katliamı durdurmak zorundayız.” Darfur’dan gelen raporlar: toplu infazlar, tecavüzler, fidye için kaçırılan siviller Bölgede binlerce sivilin öldürüldüğü, kadınların sistematik biçimde cinsel saldırıya uğradığı, ailelerin fidye için kaçırıldığı belirtiliyor. Yerel kaynaklara göre sadece son haftalarda yüzlerce kişi öldürüldü, bölgede temel gıda tükendi, insanlar hayvan yemi ve deri kaynatıp yemek zorunda bırakıldı. Sudan’daki iç savaşta can kaybının 150 binin üzerine çıktığı tahmin ediliyor. “Birleşik Arap Emirlikleri soykırımın finansörü” iddiası Sudan Büyükelçisi, RSF’ye silah sağladığı iddiasıyla Birleşik Arap Emirlikleri’ni açıkça “soykırımın aktörü” olmakla suçladı. “BAE, RSF’yi silahlandırarak bu savaşın uzamasını sağlıyor” diyen Elamin, İngiltere’den baskı uygulamasını istedi: “Birleşik Krallık, BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu suçu durdurmak için BAE’ye baskı kurmalı.” BAE ise iddiaları “kesin bir dille reddetti” ve her iki tarafı da desteklemediğini savundu. İngiltere: “21. yüzyılın en büyük insani felaketi olabilir” Londra hükümeti, RSF’nin kuşattığı El-Faşir’de yaşananları “dehşet verici” olarak tanımladı ve önümüzdeki haftalarda felaketin daha da büyüyebileceği uyarısında bulundu. Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı, “Darfur’da yaşananlar, uluslararası toplum gerekli adımı atmazsa 21. yüzyılın en büyük insani krizine dönüşecek” açıklaması yaptı. “RSF, IŞİD gibi muamele görmeli” çağrısı Sudan Büyükelçisi, RSF’nin bir terör örgütü olarak tanınması gerektiğini belirtti: “RSF’nin yaptığı, 20 yıl önceki Janjaweed katliamının devamıdır. Onlarla IŞİD’le nasıl mücadele ettiysek öyle mücadele etmeliyiz.” 2003’te Darfur’da aynı yapının önceki versiyonu olan Cancavid milisleri tarafından 300 bin kişinin öldürüldüğü Birleşmiş Milletler raporlarında yer almıştı. Kriz neden dünyada gündem olmuyor? Sudan’daki savaş, Ukrayna ve Gazze gündemlerinin gölgesinde küresel medyada sınırlı yer buluyor. BM uzmanlarına göre uluslararası ilginin yokluğu, RSF’nin ilerleyişini hızlandırıyor: “Dünya bakmadığı sürece soykırım daha rahat yapılıyor.”

Mehmet Uçum: Terör hiçbir iyi hedefin aracı olamaz! Haber

Mehmet Uçum: Terör hiçbir iyi hedefin aracı olamaz!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından yayımladığı “Önce Geçiş Sonra Demokrasi Çarpıtması!” başlıklı yazısında, “Terörsüz Türkiye” süreci ve demokrasi reformları üzerine tartışmalara yanıt verdi. Uçum, bazı çevrelerin “geçiş süreci” kavramını yanlış yorumlayarak demokrasiyi askıya alma iddiasında bulunduğunu belirtti. “Geçiş süreci demokrasiden bağımsız değildir” Uçum yazısında, “Terörsüz Türkiye’ye geçiş”in amacının terörün kesin ve kalıcı biçimde sona ermesi olduğunu, bu sürecin yalnızca terör örgütü ve onun siyasi-ideolojik bağlantılarıyla sınırlı olduğunu vurguladı. “Geçiş süreci Türkiye’deki ve bölgedeki Kürt yurttaşların tamamına yönelik değildir. Bu süreçteki özneler münfesih terör örgütünün kurucuları, yöneticileri ve hukuken muhatap alınabilecek kişilerle sınırlıdır.” Uçum’a göre, geçiş süreci hukuku demokratik düzenin bir parçası olarak görülmeli ve demokrasiyle birlikte ilerlemelidir. “Geçiş süreci hukukunu demokrasi dışında görmek abestir. Terörün ve şiddetin sona ermesi zaten demokratik alanı genişletecek, yeni olanaklar yaratacaktır.” “Türkiye’de demokrasi askıda değil, işliyor” Yazısında muhalefetin “demokrasi askıda” yönündeki söylemlerine de yanıt veren Uçum, Türkiye’de demokratik sistemin tüm kurumlarıyla işlediğini belirtti: “Demokrasi askıda ise Türkiye’de her türlü muhalefet nasıl olabiliyor, varlıklarını nasıl sürdürebiliyor? En radikal fikirlerin bile ortaya çıkabildiği bir ortamda, ‘demokrasi yok’ demek ideolojik körlüktür.” Uçum, hukuki süreçlerin ve cezaların “demokrasiye darbe” gibi gösterilmesini yanlış bulduğunu vurguladı: “Suç alanına girilmedikçe her kanattan muhalifler demokratik alanda son derece rahat hareket ediyor. Türkiye’nin gerçeği budur.” “Terörü sona erdirmek hiçbir ön şarta bağlanamaz” Uçum, yazısının sonunda “terör ve demokrasi” arasındaki ilişkiyi açık biçimde tanımlayarak, terörün hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını belirtti: “Terörü sona erdirmek hiçbir ön şarta bağlanamaz. Terör hiçbir iyi hedefin aracı olamaz. Terörün bitmesi herkesin kazancıdır, demokrasiyi geliştirmek için yüksek bir imkandır. Bu süreci istismar etmek en büyük sabotaj olur.” “Demokrasiye geçiş değil, demokrasiyi güçlendirme hedefi” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, “demokrasiye geçiş” gibi ifadelerin Türkiye’nin mevcut sistemini yok saydığını da dile getirdi: “Türkiye zaten demokratik bir düzene sahip. Hedef, demokrasiye geçmek değil, demokrasiyi geliştirmektir. Cumhuriyet ve demokrasi güçlü temellere sahiptir; eksikleri tamamlamak, kurumları geliştirmek elbette mümkündür.” Uçum’un yazısı, Cumhurbaşkanlığı çevrelerinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” ve “yeni anayasa” tartışmalarına dair en kapsamlı değerlendirmelerden biri olarak dikkat çekti. Siyaset kulislerinde ise bu çıkış, önümüzdeki dönemde güvenlik-demokrasi dengesine dair yeni anayasal adımların habercisi olarak yorumlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.