SON DAKİKA

#Terörle Mücadele

HABER DEĞER - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB’den Yunanistan’a net mesaj: NAVTEX iki yıllık değil, süresiz Haber

MSB’den Yunanistan’a net mesaj: NAVTEX iki yıllık değil, süresiz

Ankara’dan Atina’ya yanıt geldi Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk, Ege Denizi’nde yayımlanan NAVTEX’lerin süresine dair Yunan basınında yer alan iddiaları yalanladı. Aktürk, Türkiye’nin yayımladığı seyir duyurularının iki yıllık değil, süresiz olduğunu söyledi. NAVTEX ilanları teknik itiraz niteliği taşıyor Açıklamada, Yunanistan’ın Ege’de uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerine karşı yayımlanan NAVTEX’lerin, seyir emniyetini esas alan teknik itirazlar olduğu belirtildi. Türkiye’nin, Ege’de kıta sahanlığını kapsayan alanlarda yapılacak tüm araştırma faaliyetlerinin ülkemizle koordine edilmesi gerektiğini NAVTEX’ler aracılığıyla vurguladığı ifade edildi. Gayri askeri statü ve seyir emniyeti vurgusu yapıldı Bakanlık, Gayri Askeri Statüdeki Adalar’ın karasularını da içeren sahalarda, seyir emniyetini tehlikeye düşürebilecek askeri faaliyetlerin uluslararası antlaşmalara aykırı olduğunun altını çizdi. Bu çerçevede yayımlanan NAVTEX’lerin, deniz yetki alanları içindeki hak ve menfaatlerin korunmasına yönelik olduğu kaydedildi. TSK deniz yetki alanlarındaki hakları koruyacak Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin deniz yetki alanlarından kaynaklanan haklarını yok sayan tek taraflı girişimleri uluslararası hukuk çerçevesinde etkisiz kılmaya devam edeceği vurgulandı. Bölgesel gündem ve güvenlik başlıkları paylaşıldı Toplantıda ayrıca terörle mücadele, hudut güvenliği ve Suriye’deki son durum hakkında bilgi verildi. Bakanlık, Türkiye’nin bölgesel istikrarı önceleyen yaklaşımını sürdürdüğünü ve sınır güvenliği için gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MGK kararları açıklandı... Yılın ilk toplantısında Türkiye’nin 2026 stratejileri belirlendi Haber

MGK kararları açıklandı... Yılın ilk toplantısında Türkiye’nin 2026 stratejileri belirlendi

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yılın ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Türkiye’nin güvenliği, bölgesel ve küresel riskler, terörle mücadele ve insani yardımlar gündeme geldi. Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, 2025 yılında yaşanan önemli siyasi, askeri, ekonomik ve toplumsal gelişmeler değerlendirildi. Kurul, 2026 yılında karşılaşılabilecek riskler ve alınacak tedbirler konusunda kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Toplantı sonunda MGK, aldığı 9 maddelik kararları kamuoyuyla paylaştı. Kararların Türkiye’nin güvenliği, bölgesel istikrarı ve küresel barış hedefleri doğrultusunda hayata geçirileceğini duyuruldu. Toplantıda öne çıkan başlıklar şöyle oldu: Terörle Mücadele: PKK/KCK, PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere ülke içi ve dışındaki tehditlere karşı yürütülen faaliyetlerin son dönemdeki durumları ele alındı. Kurul, “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak için kararlılıkla çalışılacağını vurguladı. Bölgesel Destek ve Diplomasi: Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği konusunda Türkiye’nin desteği teyit edildi. Somalili halkın terörle mücadelesine verilen destek de altı çizilen konular arasında yer aldı. Uluslararası İnsani Yardımlar: Türkiye’nin Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına devam edeceği, kalıcı barışın sağlanması için ortak sorumluluk üstleneceği ifade edildi. Bölgesel Güvenlik: İran’daki güncel gelişmelerin bölgesel istikrar açısından önemi, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz ve çevresine olası yansımaları ele alındı. Türkiye, savaşın sona erdirilmesi ve barışın tesis edilmesi için aktif çabalarını sürdürecek. Küresel Barış Çabaları: Türkiye’nin Asya, Afrika ve Avrupa’daki kriz bölgelerinde istikrar ve barışın sağlanması amacıyla çok boyutlu faaliyetlerini 2026 yılında da kararlılıkla sürdüreceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye bayrağına aşağılık saldırı Haber

Türkiye bayrağına aşağılık saldırı

Suriye sınırında yaşanan provokatif bir girişim, 20 Ocak 2026 Salı günü güvenlik ve diplomasi gündeminin merkezine oturdu. Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafında terör örgütü YPG yandaşlarının Türk bayrağını hedef aldığı bildirildi. Girişimin ardından Ankara’dan “karşılıksız kalmayacak” mesajı verildi. Sınır hattında bayrağı hedef alan girişim Edinilen bilgilere göre, sınır hattında toplanan bir grup provokatör, Türk bayrağına ulaşmaya ve zarar vermeye yönelik hamlede bulundu. Güvenlik birimleri olayın büyümesini engellemek için bölgede önlem alırken, saldırı girişimi kısa sürede kontrol altına alındı. Yetkililer, olayın Türkiye toplumunun huzurunu hedef alan açık bir provokasyon niteliği taşıdığına dikkat çekti. İletişim Başkanı Duran’dan çok sert açıklama Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıyı sert sözlerle kınadı. Duran, Türk bayrağına yönelik bu girişimin terörle mücadele kapsamındaki gelişmeleri hedef aldığını vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğine ve mukaddesatımıza yönelik hiçbir tehdit cezasız kalmayacaktır” ifadelerini kullandı. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan hain saldırı, milletimizin huzuruna yönelmiş, terörle mücadele kapsamındaki gelişmeleri hedef alan açık bir provokasyondur. Bu tür eylemleri planlayan ve icra… — Burhanettin Duran (@burhanduran) January 20, 2026 Soruşturma başlatıldı, mesaj net verildi Açıklamada, olayla ilgili olarak ilgili kurumlar tarafından derhal soruşturma başlatıldığı belirtildi. Saldırının faillerinin ve arkasındaki yapıların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde tespit edilerek gerekli adli ve idari işlemlerin uygulanacağı kaydedildi. Yetkililer, bu tür provokasyonların Türkiye toplumunun birlik ve beraberliğini zedelemeyeceği mesajını yineledi. Sınır hattındaki gelişmeler yakından izlenirken, güvenlik birimlerinin olası yeni girişimlere karşı teyakkuzunu sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ömer Çelik: SDG’nin sabotaj girişimi engellendi Haber

Ömer Çelik: SDG’nin sabotaj girişimi engellendi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada, Suriye’deki son gelişmeleri ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan yeni kararnameyi değerlendirdi. Çelik, söz konusu kararnamenin Suriye’de kapsayıcı bir siyasal yaklaşımın açık göstergesi olduğunu vurguladı. “Kürt yurttaşlara yönelik inkâr politikaları sona erdi” Çelik, kararnamenin 1. maddesinde yer alan “Suriyeli Kürt yurttaşlar, Suriye halkının vazgeçilmez ve ayrılmaz bir parçasıdır” ifadesine dikkat çekerek, bu yaklaşımın Baas rejimi dönemindeki ret ve inkâr politikalarının sona erdiğinin açık kanıtı olduğunu belirtti. Bu adımın yalnızca Kürt yurttaşlar için değil, Suriye’deki tüm etnik ve mezhepsel topluluklar için kapsayıcı bir gelecek vizyonu sunduğunu ifade etti. “Devlet içinde devlet, ordu içinde ordu olmaz” Açıklamasında SDG’nin faaliyetlerine de sert tepki gösteren Çelik, örgütün “devlet içinde devlet, ordu içinde ordu” anlayışıyla hareket etmeye çalıştığını söyledi. Bunun Suriye’nin “tek devlet, tek ordu” ilkesine açıkça aykırı olduğunu vurgulayan Çelik, bu tür paralel yapılanmaların Türkiye ve Suriye halkları için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu dile getirdi. “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge birbirinden ayrılamaz” Çelik, “Terörsüz Türkiye” hedefi ile “terörsüz bölge” vizyonunun birbirini tamamlayan süreçler olduğunu belirterek, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uymayarak hem Suriye toplumunu hem de Türkiye’yi hedef alan bir sabotaj girişiminde bulunduğunu savundu. Bu girişimin, Suriye yönetiminin yürüttüğü terörle mücadele operasyonları sayesinde engellendiğini ifade etti. AK Parti Sözcüsü, açıklamasını “SDG’nin aleti olduğu darbe mekanizması işlevsiz hale getirilmiştir” sözleriyle tamamladı. Bu mesaj, Ankara’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölgesel güvenlik konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Delta Gücü iddiaları yeniden gündemde Haber

Delta Gücü iddiaları yeniden gündemde

1977’de kurulan birim yüksek riskli görevler için tasarlandı Delta Gücü, 1977 yılında Albay Charles Beckwith tarafından kuruldu. Yapılanma modeli, İngiliz Special Air Service’ten ilham aldı. Birimin kuruluş amacı, özellikle 1970’lerde artan uluslararası terör olayları sonrasında, ABD’nin tam zamanlı, yüksek riskli ve hızlı müdahale edebilen bir terörle mücadele gücüne sahip olmasıydı. Komuta zinciri ve görev profili gizlilik esasına dayanıyor Delta Gücü, US Army Special Operations Command bünyesinde yer alırken, operasyonel kontrolü Joint Special Operations Command tarafından sağlanıyor. Birimin görevleri arasında terörle mücadele, rehine kurtarma, doğrudan taarruz ve özel keşif yer alıyor. Bilgilerin büyük bölümü gizli tutuluyor ve yalnızca en yüksek profilli hedeflere yönelik operasyonlarda görev alındığı biliniyor. Seçilme süreci son derece sınırlı ve zorlu Delta Gücü’ne katılım, ABD ordusundaki en zor seçim süreçlerinden biri olarak kabul ediliyor. Adaylar genellikle Ranger veya Yeşil Bereliler gibi özel kuvvetlerden seçiliyor ve haftalar süren ağır eleme aşamalarından geçiriliyor. Seçim sürecini geçen az sayıdaki aday, aylar süren yoğun bir operatör eğitimine tabi tutuluyor. Bu nedenle birimin personel sayısı son derece sınırlı tutuluyor. Tarihe geçen operasyonlar iddiaları güçlendiriyor Delta Gücü, geçmişte İran rehine krizine yönelik başarısız Eagle Claw, Somali’de Black Hawk Down olarak bilinen Mogadişu operasyonu, Irak’ta Saddam Hüseyin’in yakalanması ve 2019’da IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin etkisiz hale getirilmesi gibi yüksek profilli görevlerle anıldı.

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu Türkiye’ye getirildi. Gürcistan başta olmak üzere Almanya, Bulgaristan, ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’da yakalanan şüpheliler, adli süreçlerin tamamlanmasının ardından ülkeye iade edildi. Gürcistan başta olmak üzere 9 ülkeden iade Yetkililerden edinilen bilgilere göre, iade edilen şüphelilerin 27’si Gürcistan’dan, 4’ü Almanya’dan, 3’ü Bulgaristan’dan, diğerleri ise ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’dan getirildi. Operasyonlar, Interpol ve Europol iş birliğiyle eş zamanlı olarak yürütüldü. 20 kişi kırmızı bültenle aranıyordu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen 40 şüpheliden 20’sinin kırmızı bültenle arandığını belirtti. Bu kişiler arasında kasten öldürme, suç örgütüne üye olma, uyuşturucu madde ticareti, cinsel istismar, yağma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan aranan isimlerin yer aldığı bildirildi. 20 şüpheli ulusal seviyede aranıyordu Ulusal seviyede aranan 20 şüphelinin ise terör örgütü propagandası, bilişim yoluyla dolandırıcılık, hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, zimmet ve malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme gibi suçlardan arandığı açıklandı. Bu kişilerin büyük bölümünün Gürcistan’da yakalandığı bildirildi. Emniyet birimlerine tebrik Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile istihbarat, KOM, narkotik, asayiş, siber suçlar ve terörle mücadele birimlerini tebrik etti. Uluslararası iş birliğiyle gerçekleştirilen bu iadelerle birlikte, ağır suçlardan aranan 40 kişinin daha Türkiye’de yargı önüne çıkarılması sağlandı. Yetkililer, benzer operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun Haber

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun

Yeniden Refah Partisi, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kapsamında hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Daha önce Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM Parti tarafından rapor sunulan komisyona iletilen çalışma, terörle mücadele, toplumsal barış ve kalıcı çözüm başlıklarında kapsamlı öneriler içeriyor. Yeniden Refah, silahların tamamen bırakılmasını temel şart olarak vurguladı Sekiz sayfalık raporda, silahlı yapıların tamamen tasfiye edilmesi gerektiği belirtilerek, bırakılacak silahların kime ait olduğunun tespit edilmesi ve seri numaralarının kayıt altına alınması önerildi. Bu adımın, şiddet sürecinin kesin biçimde sona erdirilmesi için zorunlu olduğu ifade edildi. Kayyım uygulamalarının kaldırılması ve hukuki zemin oluşturulması istendi Raporda, belediyelere yapılan kayyım atamalarının iptal edilmesi ve yerel yönetimlere ilişkin hukuki zeminin yeniden düzenlenmesi çağrısı yapıldı. Bu düzenlemenin, demokratik temsil ilkesini güçlendireceği ve yerel düzeyde toplumsal güveni artıracağı savunuldu. Kürtçe dahil tüm diller için seçmeli ders önerisi getirildi Yeniden Refah Partisi’nin raporunda, Türkiye’de yaşayan yurttaşların konuştuğu dillerin devlet okullarında seçmeli ders olarak okutulması önerildi. Ayrıca, mahalli lisanlarda eğitim yapmak isteyen özel kurumların, talebe bağlı olarak açılabilmesinin önünün açılması gerektiği belirtildi. Yapılacak tüm yasal düzenlemeler için referandum çağrısı yapıldı Raporda, çözüm sürecine ilişkin atılacak her türlü yasal adımın doğrudan Türkiye toplumunun onayına sunulması gerektiği vurgulandı. Kalıcı ve istikrarlı bir barışın, ancak çoğunluğun açık desteğiyle mümkün olabileceği ifade edildi. İmralı ziyareti eleştirildi, komisyon sürecine zarar verdiği savunuldu Raporda, milletvekillerinin İmralı’ya yaptığı ziyaretin, terör örgütü liderini siyasi bir figür hâline getirdiği savunularak, bu durumun komisyon çalışmalarının sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir hata olduğu belirtildi. Ziyaret sonrasında paylaşılan özet bilgilendirmenin ise kuşkuları artırdığı ifade edildi. Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşlik vurgusu öne çıkarıldı Yeniden Refah Partisi, çözüm perspektifinin bin yıllık ortak tarih ve birlikte yaşama iradesi temelinde ele alınması gerektiğini savundu. Raporda, İslam kardeşliğini ve Türk-Kürt yurttaşlar arasındaki toplumsal bağları güçlendirecek somut adımların atılması gerektiği ifade edildi. Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetine dikkat çekildi Hazırlanan raporda, atılacak adımların şehit ailelerini ve gazileri incitecek nitelikte olmaması gerektiği vurgulandı. Bu kesimlerin onaylamayacağı düzenlemelerden özellikle kaçınılması çağrısı yapıldı. Irkçılık açık şekilde reddedildi, anayasal vurgu yapıldı Yeniden Refah Partisi, her türlü ırkçılığı kesin olarak reddettiğini belirterek, millet ve laiklik kavramlarının anayasal düzeyde açık biçimde tanımlanmasını önerdi. Bu adımın, toplumsal uzlaşmayı güçlendireceği savunuldu. Rapor, kalıcı barış için geniş toplumsal mutabakat hedefliyor Parti yönetimi, güvenlik tedbirleriyle birlikte ekonomik, sosyal ve siyasi adımların eş zamanlı atılmasının zorunlu olduğunu vurgularken, çözümün yalnızca güvenlik eksenli değil, Türkiye toplumunun tamamını kapsayan bir perspektifle ele alınması gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.