SON DAKİKA

#Terörle Mücadele

HABER DEĞER - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis açılışında: "Kimsenin hakkını yedirmeden meseleyi çözüyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis açılışında: "Kimsenin hakkını yedirmeden meseleyi çözüyoruz"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yeni yasama yılına coşkulu bir törenle başlarken, Genel Kurul kürsüsünden önemli mesajlar verildi. Konuşmasında siyasi kutuplaşma, ekonomi, deprem bölgesi çalışmaları, yeni anayasa ve terörle mücadele başlıklarına geniş yer veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin önünde yeni bir siyaset anlayışına geçiş seçeneği bulunduğunu vurguladı. "Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde meseleyi çözüyoruz" Son dönemin en kritik gündem maddelerinden biri olan fon piyasasındaki gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan sorunların hukuki zemin ve adalet ilkeleri doğrultusunda ele alındığını belirtti. Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adaleti gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz." Ekonomide büyüme ve deprem bölgesi vurgusu 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıldan fazla süre geçtiğini hatırlatan Erdoğan, 11 ilin yeniden ayağa kaldırıldığını belirterek, "Milletimize verdiğimiz sözü bir kez daha tuttuk. Asrın inşasını tamamladık. Toplam 445 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim ettik" dedi. Deprem bölgelerinin ihyası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcandığını kaydetti. Ekonomi verilerini de paylaşan Erdoğan, "2026’nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280,3 milyar dolarla rekor kırdı" değerlendirmesinde bulundu. "Cephe siyasetinin raf ömrü dolmuştur" Toplumsal farklılıkların bir zenginlik olduğunu, bunu ayrıştırma aracı olarak kullanmanın kabul edilemez olduğunu ifade eden Erdoğan, "Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir 'yıpratma savaşına' dönüştürmek vahim bir hatadır" diye konuştu. Türkiye'nin önünde iki seçenek bulunduğunu belirten Erdoğan, "Ya kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müştereklerde buluşmayı, 'mutabakat içinde rekabeti' esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hakim kılacağız" dedi. "Terörsüz Türkiye" ve çerçeve yasa mesajı "Terörsüz Türkiye" sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bu sürecin toplumsal ve milli mutabakatı inşa etmeyi amaçladığını söyledi. Son 42 yılda terörle mücadelede büyük bedeller ödendiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa'da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır." Erdoğan, süreçteki yapıcı tutumları nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, DEM Parti Grubu'na ve tüm siyasi parti gruplarına teşekkür etti. "Türkiye darbe anayasası ayıbundan kurtulmalıdır" Yeni anayasa çalışmalarına da ayrı bir parantez açan Erdoğan, Kanun-i Esasi'nin ilanının 150'nci yılında yeni bir sivil anayasa yapma şartlarının olgunlaştığını ifade etti. Mevcut anayasanın darbe döneminin tortularını taşıdığına dikkat çeken Erdoğan, "Açık söylüyorum; milletimiz buna ne layıktır, ne de razıdır. Türkiye, bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır" dedi. Meclis'teki siyasi çeşitliliğin ve 467 milletvekilinin desteğiyle ortaya çıkan iradenin sivil anayasa için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şu şekilde tamamladı:"Türkiye’nin ufkunu genişletecek yeni bir anayasa, kutuplaşma siyasetinin değil, 'mutabakat içinde rekabeti' esas alan yeni siyasetin eseri olacaktır. Bunu başardığımızda, devlet ve millet arasındaki köprüleri daha sağlam şekilde kurmuş oluruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

FETÖ'nün mahrem yapılanmasında "izdivaç" sistemi deşifre edildi Haber

FETÖ'nün mahrem yapılanmasında "izdivaç" sistemi deşifre edildi

Ankara merkezli 15 ilde eş zamanlı operasyon Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmalar kapsamında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ/PDY) kamu kurumlarındaki mahrem yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü öne sürülen şüphelilere yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. ByLock içerikleri ile soruşturma kapsamında elde edilen diğer delillerin titizlikle incelenmesi sonucunda, aralarında 12 aktif kamu çalışanının da bulunduğu toplam 28 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Ankara merkezli 15 ilde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Gerçekleştirilen operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 28 şüpheliden 26'sı yakalanarak gözaltına alındı. "İzdivaç" sisteminin perde arkası Soruşturma derinleştirildikçe örgüt içerisindeki evlilik organizasyonlarına dair çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Bir kadın örgüt mensubunun kullandığı ByLock hesabına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesiyle, örgüt içerisinde yürütülen "izdivaç" görüşmelerinin mekanizması gözler önüne serildi. Yapılan teknik ve fiziki çalışmalarda, örgüt mensuplarının evlilik süreçlerinin sözde "abi" ve "ablalar" tarafından sistematik bir şekilde takip edildiği belirlendi. Örgüt mensubu kadınlara ilişkin kişisel, ailevi ve eğitim bilgilerinin yanı sıra fiziki özellikleri ve örgüt içerisindeki konumlarına dair hassas verilerin özel olarak kayıt altına alındığı tespit edildi. Bu bilgiler doğrultusunda oluşturulan aday havuzundan, özellikle kamu kurumlarının mahrem yapılanmalarında faaliyet gösteren örgüt mensuplarına uygun kişilerin seçildiği, tarafların tamamen örgüt sorumlularının kontrolü ve denetimi altında görüştürüldüğü saptandı. 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi Emniyetteki sorgu ve işlemleri tamamlanan 26 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkarılan şüphelilerden 15'i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yetkililer, FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki mahrem yapılanmasının yanı sıra örgüt içerisinde uygulanan bu gizli izdivaç sisteminin tüm boyutlarıyla deşifre edilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MSB, Atina'yı uyardı: "Müsamaha gösterilmeyecek" Haber

MSB, Atina'yı uyardı: "Müsamaha gösterilmeyecek"

Meis Adası'nın Statüsüne Yönelik Sert Uyarı Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Yunanistan Başbakanı’nın beraberindeki heyetle birlikte Meis Adası'nı ziyaret etmesi ve buradaki askerî unsurlarla temaslarda bulunması ele alındı. Bakanlık Sözcüsü Aktürk konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: "1947 Paris Barış Antlaşması uyarınca gayriaskeri statüde olmak kaydıyla Yunanistan’a devredilen Meis Adası’nda askeri unsur ve savaş gemisi bulundurulması ve bu unsurların üst düzey ziyaretler kapsamında kamuoyuna açık şekilde sergilenmesi, Ada’nın statüsüyle bağdaşmadığı gibi barış ve istikrara da katkı sağlamamaktadır. Türkiye kıyılarına son derece yakın konumda bulunan Meis’in gayriaskeri statüsüne aykırı fiili durum oluşturulmasına yönelik girişimlerin uluslararası yükümlülüklerle bağdaşmadığını ve ülkemiz tarafından kabul edilmeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz. Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’in barış ve istikrar alanı olmasını, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin iyi komşuluk ve diyalog temelinde geliştirilmesini savunmakla birlikte, bu yaklaşım uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin göz ardı edilmesine veya sahada fiili durum oluşturulmasına müsamaha gösterileceği anlamına gelmemektedir." Aktürk, Yunanistan’ı uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmeye ve gayriaskeri statüdeki adalarda bu statüyle bağdaşmayan faaliyetlerden kaçınmaya davet ettiklerini belirterek, "Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edecektir" dedi. Sınır Güvenliği ve Terörle Mücadele Bilançosu Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada ülkenin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Aktürk, son 1 hafta içerisindeki faaliyetleri şu sözlerle aktardı: "Geçtiğimiz hafta içerisinde; 1 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda ise; 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 878 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 11 bin 323’e ulaşmış, engellenen 875 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 50 bin 269 olmuştur." Öte yandan, 51’inci Komando Tugay Komutanlığının Söke'ye konuşlanmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Aktürk, "Birliklerimizin teşkilat yapısı ve konuş durumlarına ilişkin gerekli düzenlemeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin görev ve harekât ihtiyaçları doğrultusunda yapılmaktadır. 51’inci Komando Tugay Komutanlığımızın konuş yeri değişikliği bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucu haziran ayında onaylanmıştır" ifadelerini kullandı. ABD'nin GKRY Kararına Tepki ve Orta Doğu Gelişmeleri ABD'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) yönelik silah ambargosuna değinen Aktürk, kararın 30 Eylül 2027 tarihine kadar bir yıl süreyle yeniden uzatılmasının Kıbrıs Adası’ndaki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek bir adım olduğunu belirterek şu açıklamaları yaptı: "Üçüncü taraflardan beklentimiz; Ada’da hassas dengelere zarar verecek faaliyetlerden kaçınılması, Kıbrıs Türk halkını yok sayan uygulamalardan vazgeçilmesi, barış ve istikrara adil ve tarafsız yaklaşım ile katkı sağlanmasıdır. Türkiye, garantör ülke olarak, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için gerekli tedbirleri almaya KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde devam edecektir." Bölgesel gelişmeler kapsamında Mekke Savunma İttifakı hakkında da konuşan Aktürk, bu oluşumun Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki köklü ilişkiler ve savunma iş birliği temelinde şekillenen, savunma ve kolektif caydırıcılık esasına dayalı bir anlaşma olduğunu belirterek şunları aktardı: "Anlaşma, herhangi bir ülkeye karşı olmadığı gibi taraf ülkelerin üçüncü ülkelerle mevcut ilişkilerine de alternatif teşkil etmemektedir. Bu çerçevede, askeri iş birliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirliğin artırılması ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetler üç ülke arasında koordinasyon içerisinde yürütülmekte; İttifakın kurumsallaşmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir." Önceki hafta sonu Suudi Arabistan’ı hedef alan İHA saldırısı ile Husiler tarafından gerçekleştirilen eylemleri kınadıklarını belirten Aktürk, "Bölgesel istikrarı tehdit eden bu tür girişimlerin bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kızıldeniz ve Babülmendep’te devam eden Husi tehdidi ise yalnızca bölge güvenliğini değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilemektedir" dedi. İsrail'in Lübnan, Suriye ve Filistin’e yönelik eş zamanlı saldırılarını sürdürerek istikrarsızlığı derinleştirdiğini kaydeden Aktürk, "Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde 12 ülke tarafından Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticaret ve iş ilişkilerini yasaklamaya yönelik atılan adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak Gazze’de yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı kamplar ile Lübnan’ın güneyindeki yerleşim yerlerini hedef alması karşısında uluslararası toplumu söylemin ötesine geçerek somut ve caydırıcı tedbirler almaya davet ediyoruz. Bölgede barış ve huzurun sağlanması için İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine derhâl son vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" diyerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MİT Başkanı Kalın'dan Atina'da kritik temas: Yunanistan İstihbarat Başkanı ile görüştü Haber

MİT Başkanı Kalın'dan Atina'da kritik temas: Yunanistan İstihbarat Başkanı ile görüştü

Bölgesel gündem masada Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, MİT Başkanı İbrahim Kalın geçtiğimiz hafta Yunanistan’ın başkenti Atina’ya bir ziyaret gerçekleştirerek EYP Başkanı Themistoklis Demiris ile kritik bir görüşme yaptı. Gerçekleştirilen toplantıda iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel gelişmeler değerlendirilirken, mevcut sorunların çözümüne yönelik atılabilecek adımlar masaya yatırıldı. Taraflar; Ege ve Batı Akdeniz'deki dengeler, NATO güvenliği, istihbarat iş birliği, terörle mücadele, organize suçlar, yasa dışı göç ve insan kaçakçılığı gibi başlıkların iki ülke ilişkileri açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Görüşmede ayrıca ABD-İran savaşı, Suriye'deki yeni süreç, Libya'nın siyasi birliği, Filistin meselesi, İsrail'in Gazze ile Batı Şeria'daki ihlalleri ve işgal politikaları ile Suriye ve Lübnan'a yönelik İsrail saldırıları geniş bir şekilde ele alındı. Terörle mücadelede stratejik iş birliği vurgusu Toplantıda, iki komşu ülke arasında terör ve organize suç gruplarına karşı son dönemde yakalanan iş birliği ivmesinin artarak sürmesi ve bu mücadelenin stratejik bir boyuta taşıması hususunda ortak bir karara varıldı. MİT Başkanı Kalın ile EYP Başkanı Demiris, her iki istihbarat servisi arasındaki yakın iş birliğinin bölgesel ve ikili konularda daha da güçlendirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını teyit etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan'ı uyardı: "Türkiye haklarını çiğnetmez" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan'ı uyardı: "Türkiye haklarını çiğnetmez"

Bişkek Zirvesi ve küresel temaslar Kırgızistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne "şeref konuğu" olarak katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönüş yolunda uçakta yaptığı değerlendirmelerde Kırgızistan halkının bağımsızlık yıl dönümünü kutlayarak, "Bu vesileyle kardeş Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü'nü bir kez daha canı gönülden tebrik ediyor, kıymetli kardeşim Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Teşkilatın ulaştığı büyüklüğe dikkat çeken Erdoğan, "Bundan 30 yıl önce 'Şanghay Beşlisi' ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline gelmiştir" dedi. Türkiye'nin dış politikadaki yönelimine ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır." Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmenin oldukça verimli geçtiğini belirten Erdoğan, Ukrayna krizi hakkında, "Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada... Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız" şeklinde konuştu. "Yunanistan gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırma faaliyetlerine sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin her zaman iyi komşuluk ve barıştan yana olduğunu vurguladı. Atina yönetiminin hatalı tutumuna ve uluslararası anlaşmalara dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti: "Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan'la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz... Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir." Terörle mücadele ve Suriye politikası "Terörsüz Türkiye" sürecine ve toplumsal bütünleşmeye yönelik mesajlar veren Erdoğan, sürecin takvimden ziyade hedef odaklı yürütüldüğünü belirterek, "Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var" dedi. İç cephenin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna 'Büyük Türkiye Mutabakatı' diyoruz. Bunu unutmayalım." Suriye'deki gelişmeleri ve YPG-PYD'nin fesih kararını değerlendiren Erdoğan, "Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz" derken, geçmişteki haklılıklarını ise şu sözlerle özetledi: "Suriye'nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye'nin gerçeklerinin farkına vardı. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı." Savunma sanayiinde atılan adımlara ve F-35 ile KAAN projelerine değinen Erdoğan, "Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN'dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye'nin yol haritası budur" diyerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor" Haber

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor"

Tarihsel birlik ve Cumhuriyetin ilk asrının bilançosu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Afyonkarahisar'da düzenlenen sivil toplum buluşmasında gerçekleştirdiği konuşmada, Türk tarihinin bir bütün olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, tarih birliğine ve zaferlerin ortak ruhuna dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu milletin tarihini dönemlere ayırarak Selçuklu'yu, Osmanlı'yı ve Cumhuriyetimizi birbirinden ayırarak sanki bunlar her birisi başka milletin varlıklarıymış gibi değerlendiriyor ve hatta üzülerek ifade ediyorum ki zaman zamanda maksadını aşan yorumlarla tarihi birbirine karşı yarıştırıyor hatta çatıştırıyoruz. Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da bizimdir, Cumhuriyet de bizimdir. Bunların birbirinden ayrılması mümkün değildir. İspatı da 26 Ağustos'tur. Eğer 26 Ağustos 1071'i 26 Ağustos 1922'den ayırabiliyorsanız, geçmişi bugünden ayırabilirsiniz. Bu mümkün değildir. Bu milletin tarihi bir bütündür ve her sayfası bizim için iftihar edeceğimiz büyük bir tarihtir." Cumhuriyetin ilk asrının en ağır bilançosunun terör olduğunu belirten Kurtulmuş, bu maliyeti ve emperyalist oyunları şu sözlerle aktardı: "Cumhuriyetimizin ilk asrının en ağır bilançosu, Türkiye'ye emperyalistler tarafından ödetilmiş olan terör ve terörün getirmiş olduğu yıkım ve maliyettir. Burada da bir kısım temsilcileri olan aziz şehitlerimizin kahramanca mücadelesiyle teröre karşı çok büyük bir başarı elde edilmiş ve Allah'a çok şükür bugüne gelinmiştir. Ancak Cumhuriyetin yaklaşık 50 yılı terörle ve mücadeleyle geçti. 40 binin üzerinde insan öldü. Binlerce şehidimiz oldu... Bu 50 yıllık terörle geçen sürenin ağır maliyeti aynı zamanda Türkiye'ye ekonomik olarak da çok büyük ağır bir maliyet yüklemiştir. Üniversite üyesi arkadaşlarımızla 2013 yılında hesaplamaları yapmıştık. O zamanki rakamlarla alternatif maliyetleri ile 1,3 trilyon dolardı. Bugün en mütevazi rakamlarla 2,3 trilyon dolarlık bir maliyete katlandık." "Terörsüz Türkiye" ve üç sigortalı yasal Süreç Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefiyle emperyalistlerin oyunlarını bozduğunu ifade eden Kurtulmuş, çıkarılan yasanın güvencelerini şu sözlerle anlattı: "Çıkarılan yasa ile ilgili de birkaç hususu paylaşmak istiyorum. Gelen sorular arasında 'Efendim ya terör örgütü silah bırakmazsa' var. Öyle ya… Ya bırakmazsa? Bu yasanın üç tane sigortası vardır. Bırakmazsa kendileri bilir. Bırakmazsa, Türkiye bundan evvel olduğu gibi terörle mücadele etmeyi gayet iyi bilir. Üç tane sigorta vardır yasanın içerisinde. Ben yasayı onlarca kere hazırlık safhasında da okumuş birisi olarak şunu söyleyeyim. Hiçbir şehit ailesinin, hiçbir gazimizin hakkını, hukukunu rencide edecek herhangi bir söz, bırakın cümleyi bir kelime bile yoktur... Birincisi yasanın birinci maddesinde yer alan 'kritik eşik' diyerek raporumuzda da tanımladığımız, örgütün bütün şubeleriyle birlikte silahlarını bıraktığı ve örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığının devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyidi üzerine Milli Güvenlik Kurulunca alınacak bir kararla, örgütün kendisini feshettiği ortaya konulacaktır." İsrail vurgusu Suriye ve bölgedeki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, İsrail'in Türkiye'den duyduğu rahatsızlığı şu ifadelerle dile getirdi: "Dün Suriye'de SDG başkanının yaptığı 'Suriye'deki entegrasyon olumlu bir şekilde nihayete ermiş ve SDG bir örgüt olarak varlığını yok etmiş, kendisini feshettmiştir' açıklaması bizim için önemlidir, tarihidir ve değerli bir açıklamadır... İsrail'in bölgenin sadece teorik bir tehdidi olmaktan çok öteye geçtiğini, son dönemlerde, saldırmadığı neredeyse hiçbir bölge ülkesinin kalmadığını hatırlatarak, 'Böylesine yayılmacı bir hesap içerisinde olan bir ülke. Bu ülke, sadece Türkiye'den çekiniyor ve Türkiye'nin bölgesinde oluşturacağı barış ve kardeşlik ikliminden çekiniyor, biz de bunu ortaya koymak zorundayız. Şimdi Suriye'de tam manasıyla bir barışın ortaya çıkması, inşallah Irak hükümetiyle olan yakın ilişkilerimizle de Irak'taki ilişkilerin fevkalade daha güçlü bir noktaya gitmesi, bölge halklarının da yan yana gelmesini sağlayacaktır." Konuşmasını toplumun tüm kesimlerine birlik çağrısı yaparak tamamlayan Kurtulmuş, zihniyet değişiminin önemini şu sözlerle özetledi: "Önce dillerimizi tashih etmek, her türlü ayrımcı dili terk etmek, her türlü ayrılıkçı ve ötekileştirilmiş dili de bir kenara bırakmak zorundayız. Bu topraklarda yaşayan herkes bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşlarıdır. Bu topraklarda yaşayan herkes aynı bayrağın altında yaşayan, aynı vatanın evlatları, aynı medeniyetin insanlarıdır. Dolayısıyla önce bu dilden ötekileştirici, farklılaştırıcı, ayrımcılık dilini bir kenara bırakmak ve etrafımızdakilerin de bu dili bırakmalarını tavsiye etmemiz lazım." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.