SON DAKİKA

#Terörle Mücadele

HABER DEĞER - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Terör ortadan kalktığında ekonomi yeni bir hikaye yazacak" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Terör ortadan kalktığında ekonomi yeni bir hikaye yazacak"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 saat süren Kabine toplantısının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomi, dış politika, orman yangınlarıyla mücadele ve terörle mücadele başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Terörsüz Türkiye süreci ve yasal düzenleme Siyasette güven ve yönetimde istikrarın önemine vurgu yapan Erdoğan, geçmişte demokrasi ve güven eksikliğinin ülkeye en büyük bedelini terör meselesiyle ödettiğini belirtti. Terörün ekonomiye ve kamu maliyesine verdiği zararları rakamlarla paylaşan Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı: "İstihdamdaki kayıp 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Terör kaynaklı kayıplar kamu maliyesi tarafında da çift yönlü baskıya neden olmuştur. Vergi kaybımız 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Yatırım, istihdam, finansman... Terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor. Terörsüz Türkiye süreci menzile vardığında ülkemiz bu ağır ekonomik faturadan ebediyen kurtulacaktır." Sürece ilişkin atılacak somut adımı duyuran Erdoğan, "Önümüzdeki günlerde üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi meclise sunacağız. Terörsüz Türkiye sürecini, siyasi partilerimizin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Süreç menzile vardığında 86 milyon kazanacaktır" diyerek kararlılığını yineledi. "Küresel krizler ve ekonomik destekler Dünyada her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Türkiye'nin çoklu şokları başarıyla yönettiğini belirten Erdoğan, ekonomi cephesindeki destek paketlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı. Sübvansiyonlu kredi hacminin yükseltildiğini ve uygun koşullu finansman imkanları sağlandığını belirten Erdoğan, "Sadece bu dönemde 1 trilyonluk destek paketini devreye aldık. 724 bin çiftçime ve esnafımıza finansman destekleri sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik, turizmde istihdam için destek uygulamasını başlatıyoruz" dedi. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi sektörlerde istihdamı korumaya yönelik desteklerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Erdoğan, "Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce ve potansiyele sahiptir. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayakta" değerlendirmesinde bulundu. "Kıbrıs türkü yalnız bırakılmayacak" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesine de değinen Erdoğan, Kıbrıs'taki sorunun egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün kabulü meselesi olduğunu vurguladı. Kıbrıs Türkünün haklarını ve meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye tarih boyunca olduğu gibi Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun asla izin vermeyecektir. Geçmişte Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl çözdüysek denizin altından doğalgaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." Orman Yangınlarıyla mücadelede 7/24 nöbet Ülke genelindeki orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına değinen Erdoğan, devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu belirtti. Ağustos ve eylül aylarına karşı uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu çağrıyı yaptı: "28 bine yakın orman kahramanı, 140 bini aşkın gönüllü, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 İHA, 6 bine yakın kara aracıyla bugünlerde 7/24 nöbetteyiz. Ağustos ve Eylül aylarında çok dikkatli olmalıyız. 86 milyon olarak dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım, ormanlara cam, izmarit atmayalım, anız yakma işinden artık vazgeçelim. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım." haberdeger.com | Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "15 Temmuz sonrası, Türkiye için yeniden yapılanma dönemi oldu" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "15 Temmuz sonrası, Türkiye için yeniden yapılanma dönemi oldu"

SETA tarafından düzenlenen "Onuncu Yılında 15 Temmuz" konulu sempozyumda konuşan Cevdet Yılmaz, 15 Temmuz’un sadece bir saldırı değil, milletin iradesine ve değerlerine yönelik bir tehdit olduğunu vurgulayarak, geride kalan on yılın devletin kurumsal kapasitesi için bir "muhasebe ve yeniden yapılanma dönemi" olduğunu belirtti. "Kurumlar zayıflamadı, aksine güçlendi" 15 Temmuz sonrası bazı Batılı çevrelerin "kurumların zayıfladığına" dair iddialar ortaya attığını hatırlatan Yılmaz, gerçeklerin bunun tam tersini gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, süreci "Bazı Batılı çevreler o dönemde 'FETÖ'cüler tasfiye ediliyor, kurumlar zayıfladı' gibi argümanlar geliştiriyorlardı. Tam tersine FETÖ'cülerin tasfiyesiyle birlikte ordumuz başta olmak üzere birçok kurum çok daha etkili bir şekilde gerçek vazifesini yerine getirmeye başladı. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenlikten kamu yönetimine, istihbarattan yargıya kadar pek çok alanda önemli adımlar atılmıştır." ifadeleri ile değerlendirdi. "Terörsüz Türkiye" vurgusu Konuşmasında terörle mücadele konusuna da geniş yer ayıran Yılmaz, Türkiye'nin bugün tarihinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadığını kaydetti. PKK terör örgütüne yönelik sürece değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Bugün de 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz devam ediyor. Geldiğimiz aşamada artık PKK terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları bırakması ve kalıcı bir şekilde bu soruna bir çözüm üretilmesi noktasında da çok kritik bir dönemdeyiz. Geçmişteki çabaların başarısız olmasında veya eksik kalmasında FETÖ'nün önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Geçmiş çözüm süreci dediğimiz süreçlerde yaşananlara bu anlamda bir tekrar bakılmasının faydalı olacağına inanıyorum." Uluslararası iş birliği Türkiye'nin 15 Temmuz tecrübesini dost ve kardeş ülkelerle paylaşması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Türkiye bu tecrübeyi yaşadı, başkaları yaşamasın, Türkiye'den öğrensinler" çağrısında bulundu. FETÖ benzeri yapılanmalara karşı uluslararası alanda teyakkuzun şart olduğunu belirten Yılmaz, demokratik istikrarın ve güçlü kurumsal kapasitenin Türkiye'nin bölgesel sorumluluklarını yerine getirmesine de büyük güç kattığını sözlerine ekledi. Yılmaz konuşmasını, o gece milletin yazdığı destanı minnetle anarak ve böyle bir milletin ferdi olmaktan duyduğu onuru ifade ederek sonlandırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak? Haber

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak?

İlgili bakanlıklar arasında yürütülen çalışmalarda, daha önce kapatılan 25 askeri hastaneden en az 15’inin yeniden faaliyete geçirilmesi ve sistemin genişletilmiş bir kapsamla yeniden kurgulanması hedefleniyor. Taslağın temel hatları Sonbaharda yasa teklifi olarak TBMM gündemine gelmesi beklenen çalışma üç ana başlık altında şekilleniyor. Kapatılan 25 hastaneden en az 15'inin yeniden açılması planlanıyor. Hastanelerin yönetiminin askerlerde kalması, ancak operasyonel olarak Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermesi üzerinde duruluyor. Askeri doktor ve sağlık personeli ihtiyacının karşılanması için Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yeni bir kontenjan ve eğitim modeli oluşturulacak. Kışlalardaki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve askeri personel ile yakınlarının sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hizmet alanı genişliyor: MİT ve emniyet personeli de dahil Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, hastanelerden yararlanacak kişi kapsamının genişletilmesi oldu. İddiaya göre, mevcut TSK personelinin yanı sıra; Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Emniyet ve Jandarma personeli sisteme dahil edilecek.Terörle mücadele sürecinde karar alma mekanizmalarında yer alan bazı sivil kamu görevlilerinin (vali, rektör, müsteşar vb. statüsündeki isimler) de askeri hastanelerden yararlanabilmesi planlanıyor. Sistemin yeniden hayata geçirilmesiyle birlikte, askeri sağlık personelinin yeniden kademeli olarak yetiştirilmesi ve askeri sağlık sisteminin kendine has dinamiklerinin "hibrit" bir yönetim yapısıyla güncellenmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

 Trump 17 yıl sonra Türkiye'de Haber

 Trump 17 yıl sonra Türkiye'de

32 devlet başkanını ve çok sayıda dışişleri ile savunma bakanını ağırlayacak olan zirve, NATO’nun geleceği ve Avrupa-Atlantik güvenliği açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Zirvenin en dikkat çekici gelişmesi ise ABD Başkanı Donald Trump’ın, nisan 2009'daki Barack Obama ziyaretinden bu yana 17 yıl aradan sonra Türkiye'ye gerçekleştireceği resmi ziyaret olacak. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kritik görüşme ABD Başkanı Trump'ın, zirve marjında gerçekleşecek kısa bir temasın ötesinde, kalabalık bir heyetle resmi bir ziyaret programı izleyeceği belirtiliyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek resmi karşılama töreniyle başlayacak olan süreç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşecek baş başa görüşme ve ardından heyetler arası toplantılarla devam edecek. Masadaki dört kritik başlık var Erdoğan ve Trump’ın görüşmesinde savunma sanayiinden ticari ilişkilere kadar dört ana başlığın öne çıkması bekleniyor: CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, Türkiye’nin F-35 programına yeniden entegrasyonu, yerli savaş uçağı KAAN için motor temini ve yeni nesil savunma projeleri masadaki en kritik dosyalar arasında. İki ülke arasında hedeflenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak için atılması planlanan somut adımlar değerlendirilecek. 2025 yılında imzalanan "Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı" sonrasında enerji alanında derinleşen projeler gözden geçirilecek. ABD'de bulunan FETÖ elebaşlarının faaliyetlerinin durdurulması ve Türkiye’nin iade taleplerinin süreci, görüşmenin güvenlik ajandasındaki önemli maddelerden biri olacak. Bölgesel krizlere çözüm arayışları Liderler, NATO Zirvesi'nin küresel gündemine paralel olarak bölgesel krizleri de derinlemesine masaya yatıracak. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda barış arayışları, Suriye'nin yeniden inşası, terörle mücadele ve özellikle Gazze’nin yeniden imarı ile İsrail'in ateşkes ihlallerinin önlenmesi konusunda iki ülkenin atacağı ortak adımlar stratejik öneme sahip. NATO üyesi ülkelerin yanı sıra Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore’nin de (AP4) katılımıyla gerçekleşecek bu zirve, hem bölgenin hem de küresel güvenliğin geleceği açısından "tarihi" bir nitelik taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan "Terörsüz Türkiye" açıklaması: "İşin yüzde 80-90'ı bitmiş durumda" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan "Terörsüz Türkiye" açıklaması: "İşin yüzde 80-90'ı bitmiş durumda"

"Terörsüz Türkiye" vizyonu kapsamında hazırlanan yasal düzenlemenin teknik detaylarını ilk kez şeffaf bir şekilde paylaşan Kurtulmuş, sürecin af niteliği taşımayacağını ve belirli bir süre sonunda kapının kapanacağını vurguladı. "İşin yüzde 80-90'ı bitmiş durumda" Terörle mücadele sürecinde gelinen noktayı değerlendiren Kurtulmuş, "Bana göre işin çoğunluğu, yüzde 80-90'ı bitmiştir. İnşallah yakın zamanda terör, artık Türkiye'nin tamamıyla gündeminden kalkacaktır" ifadelerini kullandı. Suriye'deki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirten Kurtulmuş, "Terör örgütü ya da destek çıkacaklar şunu gördüler: Yakın dönemde Suriye üzerinden Türkiye'yi tehdit etmek mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu. "Asla af değil, infaz düzenlemesi" Düzenlemenin teknik sınırlarını çizen Kurtulmuş, sürecin kalıcı bir af olmadığını şu sözlerle açıkladı: "Bir kere çıkarılacak yasa, müstakil ve geçicidir. İlanihaye bütün herkesi kapsayacak ve ilanihaye yürürlükte kalacak bir yasa olmayacak tabii. Amaç ne? Silahlar bırakılsın. Diyelim 6 ay, 8 ay, bir sene, neyse bir süre verilir. Bu süre içerisinde gelenler, bundan istifade eder. Ondan sonra kapı kapanır. Geçici dememizin birinci sebebi bu. İkincisi, çıkarılacak yasa asla af niteliğinde olmayacaktır. Bunun daha çok bir infaz düzenlemesi olması gerekir." Kurtulmuş, süreci başta şehit aileleri ve gaziler olmak üzere toplumun hassasiyetlerini gözetecek bir titizlikle yürüttüklerini ve provokasyonlara karşı aceleci davranılması gerektiğini belirtti. CHP'deki "butlan" krizine TBMM'den net mesaj CHP'de yaşanan hukuki süreç ve grup yönetimi konusundaki tartışmalara da değinen TBMM Başkanı Kurtulmuş, Meclis'in tarafsızlığını vurguladı: "Başından itibaren tavrım çok net. Bu, nihayetinde Cumhuriyet Halk Partisinin iç tartışması. Sadece sözle, dostluklarla, arkadaşlık ilişkileriyle birtakım tavsiyelerde bulunabiliriz. TBMM Başkanlığı, bir mahkeme değil, herhangi bir partinin vasisi değil. TBMM Başkanlığı bir karar alacak ve bir partinin içerisindeki tartışma şu ya da bu şekilde sonuçlanacak diye bir durum söz konusu değil. Pozisyonumuz belli, asla Cumhuriyet Halk Partisinin iç kavgasının tarafı olamayız. TBMM, kendi aralarındaki sorunu çözemedikleri için başvurdukları bir mahkeme hiç değil. Onlar adına şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın diyemeyiz." Kurtulmuş, Meclis'in bir partinin iç sorunlarını çözmek için başvurdukları bir merci olmadığını belirterek, "Her iki taraftan da Meclis Başkanlığını eleştiren birtakım demeçler oldu. Hiç bunları kale almadık. Çünkü pozisyonumuz belli. Ne Cumhuriyet Halk Partisi ne de başka bir partinin vasisiyiz" ifadeleriyle Meclis'in bu kavgadaki duruşunu netleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: "Entrika, skandal, ayak oyunu; ne ararsan var" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhalefete sert tepki: "Entrika, skandal, ayak oyunu; ne ararsan var"

Muhalefetteki iç çekişmeleri "paralel yönetim modeli" olarak tanımlayan Erdoğan, terörle mücadele sürecinde yeni bir "yasal çerçeve" hazırlığında olduklarını duyurdu. "Muhalefet siyaseti paralize ediyor" Erdoğan, muhalefet cephesinde yaşanan iç hesaplaşmalara dikkat çekerek, yaşananları sert sözlerle eleştirdi. Cumhur İttifakı'nın uyum içinde çalıştığını savunan Erdoğan, muhalefetin mevcut durumunu şöyle değerlendirdi: "Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz dayanışma içinde çalışıyoruz. Karşımızda dün kahraman ilan ettiklerini bugün halk düşmanı diyerek linç etmeye çalışanlar var. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet, ne ararsan var... Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor." Erdoğan ayrıca, muhalefetin "sanal ve saçma gerilimlerle vakit ziyan ettiğini" belirterek, "Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz" diye ekledi. "Terör defteri tamamen kapanacak" Terörün Türkiye'nin gelişiminin önündeki en büyük engel olduğunu ifade eden Erdoğan, uzun süredir üzerinde çalışılan yasal düzenlemenin müjdesini verdi: "Terör, her türlü gelişmenin, refahın, demokratik atılımın önündeki en büyük engeldir. Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur. Terör defteri tamamen kapanınca 86 milyonun tamamı yaklaşık yarım asır sonra derin bir nefes alacak. Süreçte yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Meclis'in de desteğiyle tarihe bir kayıt düşeceğiz." Dış politikada İsrail eleştirisi İran krizi sürecinde Türkiye'nin gösterdiği duruşun, ülkenin bölgesel gücünü kanıtladığını vurgulayan Erdoğan, İsrail’in bölgedeki politikalarına sert çıktı: "İsrail'in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Karşımızda çıldırmış, gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh var. Silahların susmasını asla istemiyorlar. Şunu herkes bilsin: Bölgemize bir barış gelecekse İsrail'e rağmen gelecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız." Eski Türkiye ile yeni Türkiye vurgusu Erdoğan konuşmasında geçmişle bugün arasında bir kıyaslama yaparak, AK Parti’nin mücadele ettiği zihniyeti şu sözlerle özetledi: "Eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik, kızlarımızın başörtüsünden, çocuklarımızın hafızlığından, mehter marşından rahatsız olan yobaz anlayışla mücadele ettik. Eser ve hizmet namına ne yapılırsa engellemeyi marifet sanan takoz zihniyetle mücadele ettik. Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır." Grup toplantısında CHP'den istifa eden İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir'in AK Parti'ye katılımı da gerçekleşti. Özdemir'e rozetini takan Erdoğan, "Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlar ile büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz" diyerek partisine yönelik ilginin sürdüğünü vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pakistanlı insan hakları savunucusu Mahrang Baloch'a ömür boyu hapis Haber

Pakistanlı insan hakları savunucusu Mahrang Baloch'a ömür boyu hapis

Pakistan'ın Belucistan eyaletinde faaliyet gösteren insan hakları aktivisti Mahrang Baloch, bir paramiliter askerin öldürülmesine ilişkin davada ömür boyu hapis cezası aldı. Belucistan Birlik Komitesi (BYC) lideri olan Baloch ile birlikte aktivist Sibghatullah da aynı davada suçlu bulundu. Mahkeme, iki ismin 2024 yılında Gwadar kentinde düzenlenen bir protesto sırasında yaşanan olaylarda ortak sorumluluk taşıdığına hükmetti. Savcılık, Baloch ve Sibghatullah'ın protestocuları güvenlik güçlerine karşı kışkırttığını ve bunun sonucunda paramiliter asker Shabbir Ahmed'in hayatını kaybettiğini öne sürdü. Yetkililer, protesto sırasında kalabalığın bir güvenlik aracına taş ve sopalarla saldırdığını, Ahmed'in gruptan ayrıldıktan sonra darbedilerek öldürüldüğünü iddia etti. Ancak Mahrang Baloch ve avukatları suçlamaları reddetti. Aktivistler, davanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunarak yargılama sürecini boykot etti. Quetta'daki Terörle Mücadele Mahkemesi, sanıkların "yasadışı toplantının organizasyonunda yer aldıklarını ve askerin öldürülmesinde ortak amaç doğrultusunda hareket ettiklerini" belirterek ömür boyu hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca sanıkların, hayatını kaybeden askerin ailesine 200 bin Pakistan rupisi tazminat ödemesine hükmetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.