SON DAKİKA

#Terörsüz Türkiye

HABER DEĞER - Terörsüz Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörsüz Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürsel Tekin’den Özgür Özel’e: "Kılıçdaroğlu’ndan özür dilerse CHP’ye dönebilir" Haber

Gürsel Tekin’den Özgür Özel’e: "Kılıçdaroğlu’ndan özür dilerse CHP’ye dönebilir"

CHP Genel Koordinatörü Gürsel Tekin, gazeteci Sinan Burhan’ın yönettiği “Anadolu Sohbetleri” programında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İç siyasetten dış politikaya ve toplumsal meselelere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan Tekin, CHP’den ayrılarak YENİ Parti’yi kuran Özgür Özel’e dikkat çeken bir çağrıda bulundu. "Cumhurbaşkanı adayımız var, günü gelince açıklanacak" Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçimlere hazırlıklı olduğunu belirten Gürsel Tekin, partinin cumhurbaşkanı adayının hazır olduğunu söyledi. Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletin güvenini alabilecek, donanımlı, birikimli bir cumhurbaşkanı adayı zaten vardır. Günü geldiğinde bu isim Genel Başkanımız tarafından açıklanacaktır. Yeni parti uçuyor mu? Yeni partinin adayı kim olur bilemem, Özgür Bey'de de böyle bir niyet görmüyorum" ifadelerini kullandı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile uzun yıllar mesai yaptıklarını hatırlatan Tekin, Özel'in partiye dönüşü için tek şartın Kemal Kılıçdaroğlu'ndan özür dilemek olduğunu vurgulayarak, "Sayın Özgür Özel ile bizim uzun süre mesaimiz oldu. Ben hiçbir kötü laf söylemedim kendisine. Sayın Kılıçdaroğlu'na kullanmış olduğu laflardan dolayı özür dilerse CHP’ye dönebilir" dedi. İBB Meclisi İçin "Cumhur İttifakı" uyarısında bulundu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki üye sayılarına değinen Tekin, istifa ve göreve iadeler sonrasında dengelerin hassas bir noktaya geldiğine işaret etti. Meclis Başkanvekilliğinin Cumhur İttifakı’na geçme riski bulunduğunu ifade eden Tekin, CHP’nin kazandığı belediyeleri korumak için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini bildirdi. Açıklamasında, "Biz geldiğimiz günden itibaren her türlü kötülüğe rağmen, ilçeler dahil olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi'nin kazanmış olduğu belediyelerin muhafaza edilmesi için koşulsuz, talepsiz her türlü desteği verdik. Şimdi biz değil, yeni parti 'ayrılalım' dediler. Önümüzdeki günlerde nasıl bir tablo çıkacak bilmiyorum ama bir seçim olduğunda, her şeye rağmen kazandığımız ildeki belediyenin devamı için desteğimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Kurultay tartışmalarına yanıt: "Müteahhit çeteleri" Parti yönetimine yönelik eleştirilere tepki gösteren Tekin, delegelere para karşılığında müdahale edildiği yönündeki iddialara ilişkin ellerinde belgeler olduğunu savundu. "Bize 'Butlan Yönetimi' veya 'Mutlak Yönetim' diyorlar. Bu işi bu noktaya getiren, parayla delege halleden müteahhit çeteleridir. Kendilerine güveniyorlarsa belgeleriyle karşımıza çıksınlar" çağrısında bulundu. Dış Politika Ve Toplumsal Meseleler "Terörsüz Türkiye" sürecini başından itibaren desteklediğini belirten Tekin, milli meselelerin iç politika malzemesi yapılmaması gerektiğini ifade etti.Açıklamasında "Sayın Bahçeli bu açıklamayı ilk yaptığında kendisini kutlamış bir insanım. 2008 yılında 'Bu sorun CHP ve MHP olmadan çözülemez' demiştim ve haklı çıktım. Bugün iktidarın, MHP'nin ve CHP'nin bu yöndeki çabası çok önemlidir ve daha da hızlı yürütülmelidir. Süreci sonuna kadar destekliyorum" ifadelerini kullandı. Mekke İttifakı, Bedir İttifakı ve Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması gibi hamlelerin Türkiye'nin uluslararası arenadaki gücünü gösterdiğini dile getiren Tekin, bu adımları doğru bulduklarını belirtti. Açıklamasında "Dış politikada çok netiz; ülkemizin çıkarları neyi gerektiriyorsa, iktidarda kimin olduğunun hiçbir önemi olmadan onu sonuna kadar destekleriz. Türkiye; Orta Doğu'dan Afrika'ya kadar sınırlarının dışında gücünü gösteren bir ülkedir, bu girişimler milli çıkar açısından son derece doğrudur" dedi. Ayrıca Türkiye'deki bağımlılık sorununa da dikkat çeken Tekin, ülke genelinde 7-8 milyon uyuşturucu bağımlısı bulunduğunu öne sürerek, bu tehlikeyle mücadelenin öncelikli gündem maddesi yapılması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan fon soruşturması açıklaması: "Hepsinden hesap sorulmalıdır" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan fon soruşturması açıklaması: "Hepsinden hesap sorulmalıdır"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Claude Wiseler ile gerçekleştirdiği ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, toplantıda gündeme ilişkin soruları yanıtlarken Terörsüz Türkiye süreci, Meclis bünyesinde kurulması planlanan İzleme Kurulu, Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı ve kamuoyunun odağındaki fon soruşturmasına dair kritik mesajlar verdi. "Bölgesel barış için güçlü bir adım atılacak" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, yürütülen çalışmaların sınır aşan bir boyutu olduğuna dikkat çekti. Sürecin bölgesel istikrara hizmet edeceğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye’nin gerçekleşmesiyle birlikte terörsüz bir bölgenin de inşa edilmesi için çok kuvvetli bir adım atılacak. Meclis’te yasanın gerektirdiği İzleme Kurulu kurulacak. Önümüzdeki günlerde bu konu ete kemiğe bürünür. Her şey tıkır tıkır ilerliyor" şeklinde konuştu. "Libya mutabakatı üçüncü bir ülkeyi hedef almıyor" Doğu Akdeniz'deki dengeler ve Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair anlaşmaya değinen Kurtulmuş, mutabakatın uluslararası hukuk zeminindeki niteliğini vurguladı. Söz konusu anlaşmanın başka bir ülkeye karşı hamle olmadığını ifade eden Kurtulmuş, mutabakatın bu ilkeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini aktardı. "Haksız kazanç sağlayan kim varsa üzerine gidilmeli" Gündemdeki fon soruşturmasına dair sorular üzerine haksız kazanç ve iddiaların kararlılıkla soruşturulması gerektiğine vurgu yapan Numan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Fon konusunda kim haksız kazanç sağladıysa, arsızlık ve hırsızlık yaptıysa hepsinden hesap sorulmalıdır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dervişoğlu hakkında isitifa çağrısı yapmıştı:  Fakıbaba partiden ve milletvekilliğinden ayrıldı Haber

Dervişoğlu hakkında isitifa çağrısı yapmıştı: Fakıbaba partiden ve milletvekilliğinden ayrıldı

İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba'nın siyasi sürece ve parti ilkelerine ilişkin yaptığı açıklamalar parti yönetiminde sert tepkiyle karşılandı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Fakıbaba'yı istifaya davet etti. "Ne mutlu Türk'üm diyene' diyemeyenin aramızda yeri yoktur" Fakıbaba'nın ifadelerine tepki gösteren İYİ Parti Lideri Dervişoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "'Ne mutlu Türk’üm diyene' diyemeyen birinin aramızda yeri yoktur. Siyasi namusun gereği olarak, AK Parti’den istifa ederken takındığı ve tarafımızdan da takdir edilen tutumu yeniden sergilemesini diliyor, partimizden ve milletvekilliğinden istifasını bekliyorum." "İstifa dilekçemi derhal gönderiyorum" Genel Başkan Dervişoğlu'nun çağrısının ardından İsmail Saymaz'a konuşan Fakıbaba, hem partisinden hem de milletvekilliğinden ayrılacağını duyurarak şu açıklamayı yaptı: "Genel başkanımız madem böyle istemiş, bunu yapacağım. Her işte bir hayır vardır. Bugün hem partiden hem milletvekilliğinden istifa dilekçemi derhal gönderiyorum. Dervişoğlu’na yaptığı çabalardan dolayı yürekten teşekkür ediyorum. İYİ Parti’ye girdiğim zaman da düşüncelerden farklılık olan biriydim. Barış süreci geldiği zaman partide fikrimi belirtiyordum, zarar vermemek adına ses çıkarmıyordum." İstifayı getiren süreç ve görüş ayrılığı Ahmet Eşref Fakıbaba, daha önce yaptığı değerlendirmelerde Cumhur İttifakı'nın yürüttüğü "Terörsüz Türkiye" sürecine destek verdiğini belirterek parti çizgisiyle ayrıştığını ifade etmişti. Fakıbaba, yaklaşımını şu sözlerle dile getirmişti: "Parti içinde muhalefetimi yaptım. Grubu bozmamak için evet dedim. Ama gönlümden geçen bu değildi. Gençliğimden beri liberal bir insanım. Kanı kanla yıkamazlar, suyla yıkarlar. İYİ Parti’ye geçerken ‘Ne mutlu Türk'üm diyene’ dememişimdir. ‘Türkiye milliyetçisiyim’ demişimdir. Terörsüz Türkiye sürecinin olumlu sonuçlanacağına inanıyorum. Sonuçlanmazsa devlet gereğini yapar. Barış sürecinin yanındayım." 2015 ve 2018 yıllarında AK Parti'den milletvekili seçilen Ahmet Eşref Fakıbaba, 2022 yılında partisinden istifa ederek İYİ Parti'ye katılmış ve 2023 seçimlerinde İYİ Parti Ankara Milletvekili olarak Meclis'e girmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı esnasında basın mensuplarının karşısına geçti. Çelik, fon soruşturmalarından yeni kanun tekliflerine, Türkiye-Irak ilişkilerinden Mekke Savunma Anlaşması'na kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu. "Siyasi himayeyle iddiaların örtbas edilmesine müsaade etmeyiz" Fon soruşturmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı bir irade ortaya koyduğunu belirten Ömer Çelik, meşru yatırımcı ile usulsüzlük yapanların titizlikle ayrıldığını ifade etti: "Fon meselesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyle birlikte çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bizim fon dolandırıcıları, 'fon şeytanları' dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Bu ‘fon şeytanları’ dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye'nin bu konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşımların, değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra bu fon şeytanlarının, üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı, bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz. Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum ettirmeyiz ama herhangi bir siyasi himaye ile de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz." Çelik, devletin tüm denetim kurumları, maliye ve yargı organlarıyla görevinin başında olduğunu, hem çalınan paraların geri alınması hem de sorumluların cezalandırılması için sürecin titizlikle yürütüldüğünü aktardı. Sermaye piyasaları için yeni düzenleme komisyonda kabul edildi Fon mağduriyetlerinin giderilmesi ve caydırıcılığın artırılması için yasal adımların atıldığını duyuran Çelik, Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı değişiklikler öngören taslak çalışmaların sürdüğünü söyledi: "Ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması önemli. Bu çerçevede teklif edilen kanun, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Görüşülecek muhtemelen bu hafta. Aynı zamanda yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılmasına dönük ve sermaye piyasası kanununda kalıcı ve kapsamlı değişiklikleri öngören bir taslak çalışması üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Birinci olarak kanun teklifi ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanların adil, şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiyesi amaçlanıyor. Ayrıca bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor ve geri kazanılan değerlerin bu fon payı sahibine ödenmesi şeklindeki usul ve esasları düzenleyecek. Bu fon şeytanlığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak." Irak hükümetindeki Türkmen Bakan gelişmesine dair açıklama Irak'ın toprak bütünlüğü ve Türkmenlerin yönetimdeki temsili konusuna değinen AK Parti Sözcüsü, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin kapsayıcı tutumunu takdir ettiklerini dile getirdi: "Irak'ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanımızın yıllardır verdiği bir mücadele var. Buradaki önemli başlıklardan bir tanesi Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmeleriydi. Sayın Irak Başbakanı Ali Zeydi bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyuyor. Hem terörsüz bölge konusunda Sayın Başbakanın çok doğru yaklaşımları olduğunu görüyoruz hem de bütünsel, herkesi kapsayan hükümet modelinin ortaya çıkması konusunda son derece doğru yaklaşımları var. Bu çerçevede Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Saman Ağa'nın Irak hükümetinde devlet bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz." Bölgesel krizler Ve "Terörsüz Türkiye" süreci Orta Doğu'da tırmanan gerilime dikkat çeken Çelik, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik adımları, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'deki askeri hareketliliklerin arkasında büyük bir siyasi projenin olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye" ve terörsüz bölge hedefinde kararlı olduklarını belirten Çelik, süreçteki dalgalanmalara ilişkin şu açıklamada bulundu: "Zaman zaman ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge ile ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir, doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda gidemediğiniz ilerlemeyi, bir günde elde edersiniz. Bazen tersi olur. O sebeple önemli olan buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz çok sayıda olumsuz cümle, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölgenin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız." "Mekke İttifakı NATO'ya alternatif değildir" TBMM'ye sevk edilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kamuoyunda yürütülen tartışmalara ve eleştirilere yanıt veren Çelik, anayasal süreçlerin tam olarak işletileceğini vurguladı: "Anlaşma, Meclis’e sevk edildi. Fakat şimdiye kadar bu konuda bir çok provokasyon yapıldı ve yalan söylendi. Önce bunun NATO’ya alternatif olup olmadığı sorgulandı. Bu anlaşmanın NATO’ya alternatif olmadığını, tam tersine uluslararası güvenlik mimarisinin tamamlayıcı bir mekanizması olduğunu ifade ettik. NATO üyesi pek çok ülkenin de güvenlik mimarisinin tamamlayıcısı olarak içinde bulunduğu başka anlaşmalar var. Anlaşmayı da aynı şekilde düşünmek lazım. Anlaşma kapsamında askeri destek, kuvvet konuşlandırması ve diğer unsurların Meclis’in onayı olmadan hükümetimiz tarafından hayata geçirilmeye çalışıldığına dair bir yalan siyaseti de dolaşıma sokuldu. Böyle bir şey söz konusu değil. Meclis’in onayı ve anayasal süreçler dahilinde bu anlaşma Türkiye tarafından işletilecektir. Başka ülkelerin de anlaşmaya katılması, bu anlaşmanın prensipleri açısından kıymetli olacaktır. Bazı çevreler henüz bilgi sahibi olmadan bunu eksen kayması, kontrolsüz ve onaysız asker gönderme mekanizması olarak değerlendirdiler. Bunlar asılsızdır, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin her türlü yurt dışı görevi Meclis’in iradesine, Anayasamızın 92'nci maddesine ve milli egemenlik ilkelerimize tam bir bağlılıkla gerçekleşmektedir. Bundan sonra da böyle olacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli'den  'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den 'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında finansal piyasalardaki usulsüzlüklerden belediyelerdeki idari soruşturmalara, dış politikadan Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik başlıklarına kadar pek çok konuda sert ve net mesajlar verdi. İstanbul'daki sel felaketi Bahçeli, İstanbuldaki sel felaketi hakkında, "İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır." ifadelerini kullandı. "Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına değinen MHP Lideri Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin milli ekonomi açısından şart olduğunu vurguladı. Yürütülen adli ve idari süreçleri desteklediklerini belirten Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir." Sürecin bir arınma ve aklanma vesilesi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. " dedi. "Mahkemeler siyasi gösteri yeri değildir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli başlayan ve çeşitli belediyelere uzanan soruşturmalara da temas eden Bahçeli, adli süreçlerin polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini belirtti: 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir." "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir" Soruşturmalar kapsamında yürütülen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen MHP lideri, medyanın kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna saygı duyduklarını ancak hukukun üstünlüğünün esas olduğunu söyledi: "Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır." Terörsüz Türkiye vurgusu Bahçeli yürütülen Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşarak, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir." vurgusunu yaptı. "Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrı düşünülemez" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir."açıklamasını yaptı. "Gençlerimiz avrupa'daki kaos senaryolarına kapılmamalı" Konuşmasında Türk gençliğine de seslenen Bahçeli, Fransa'da başlayan ve Avrupa geneline yayılan kitlesel eylemlere atıfta bulunarak gençlerin provokasyonlara karşı uyanık olmasını istedi: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır." "Birleşik Kıbrıs tam bir hayaldir ve felakettir" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki son gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Kapalı Maraş ve Gazi Mağusa Limanı üzerinden Rum tarafıyla yürütülen temas iddialarına sert tepki gösterdi: "Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır." Suriye ve Irak'taki Dönüşümü ve "Terörsüz bölge hedefi" Suriye ve Irak hattındaki askeri ve siyasi gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Bağdat yönetiminin gayrimeşru silahlı yapıları tasfiye adımlarını ve Suriye'de YPG/SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu veya tasfiyesine yönelik süreçleri olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bahçeli, İran'ın PJAK konusundaki açıklamalarının da sahaya yansımasıyla bölgesel barışın tesis edileceğini ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını ifade ederek, "Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den kritik vurgu:  "Terörsüz Türkiye stratejik bir devlet politikasıdır" Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den kritik vurgu: "Terörsüz Türkiye stratejik bir devlet politikasıdır"

Bir dizi temas ve incelemede bulunmak üzere Batman’a giden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Valilik ziyaretinin ardından Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Kristal Park Tesisleri’nde düzenlenen "Bölge Valileri Terörsüz Türkiye Toplantısı"na başkanlık etti. Toplantıya Bölge valilerinin yanı sıra Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı ve bölge il emniyet müdürleri ile jandarma komutanları katıldı. "Dünya yeniden şekillenirken iç bütünlüğümüzü tahkim etmeliyiz" Küresel güç dengelerinin değiştiği ve yakın coğrafyada yeni jeopolitik dengelerin kurulduğu bir dönemden geçildiğini vurgulayan Bakan Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin iç dayanışmasını en üst seviyeye çıkarmasının tarihi bir zorunluluk olduğunu ifade etti: "Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun en önemli stratejik hedeflerinden biri, terör meselesinin kalıcı biçimde sona erdirilmesidir. Çünkü Terörsüz Türkiye; milli birliğimizin tahkimi, toplumsal kardeşliğimizin güçlendirilmesi ve ülkemizin bölgesel ve küresel hareket alanının genişletilmesi bakımından stratejik bir devlet politikasıdır. Bu büyük hedefin temelinde ise tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışı bulunmaktadır." "Aynı yanlışların tekrarlanmasına kesinlikle izin vermemeliyiz" Terörle mücadele geçmişine ve devlet hafızasına değinen Bakan Çiftçi, kamu düzeninden ve milli egemenlikten taviz verilmeyeceğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizim arzumuz, bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evlat acısıyla sınanmamasıdır. Ancak bu hedefe ulaşırken devletimizin vakarından, hukukundan ve egemenlik haklarından en küçük bir taviz verilmesi söz konusu olamaz. Türkiye geçmişte 'çözüm süreci' olarak adlandırılan bir tecrübe yaşadı. Bu tecrübenin bize öğrettiği önemli dersler vardır. İyi niyetle atılan adımların terör örgütleri tarafından istismar edilmesi devlet hafızamızda kalıcı izler bırakmıştır. Aynı yanlışların tekrarlanmasına kesinlikle izin vermemeliyiz. Devletimizin şefkati de kudreti de yerli yerinde olacaktır." "İç cephemiz ne kadar güçlü olursa dışarıdaki sözümüz o kadar etkili olur" Bölge valilerinin sahadaki idari sorumluluğuna ve provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğine dikkat çeken Çiftçi, sürecin dış politika ve jeopolitik boyutunu şu sözlerle özetledi: "Türkiye Yüzyılı, devletimizin jeopolitik hedefleriyle milletimizin tarihi sorumluluk ve medeniyet misyonunun yeniden buluştuğu büyük bir yürüyüştür. Bu yürüyüşte, içeride kardeşliğini tahkim etmiş bir Türkiye’nin bölgesel etkisi daha da güçlenecektir. İç cephemiz ne kadar güçlü olursa, dışarıdaki sözümüz o kadar etkili olacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü destekle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefini başarıya ulaştırmak için hep birlikte çalışacağız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli'den  Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli" Haber

Bahçeli'den Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefinden bölgesel gelişmelere, Fransa'daki kitlesel gösterilerden yerel yönetimlerdeki adli soruşturmalara kadar pek çok başlığa değindi. "Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle sürecek" "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" girişimlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, birlikle ve dirlikle yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur. Milletimizin özgün iradesi ile tesis edilmekte olan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge girişimi, Türkiye aşımlarını ve bölgede hâkimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye'yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır. Peşinen söylemeliyim, Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geri dönmeyecektir. Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek, en kısa zamanda nihayete erdirilecektir." dedi. Suudi Arabistan'a askeri destek çağrısı İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik eylemlerini ve bölgesel kışkırtmalarını sert dille eleştiren Bahçeli, Suudi Arabistan'a yönelik Husilerin düzenlediği saldırılara da dikkat çekti. Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin müttefiki Suudi Arabistan'a her türlü askeri desteği sağlaması gerektiğini savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ne kıblemiz Kâbe'ye ne de Hazreti Resulullah'ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız. Sessiz kalamayız. Tahammül göstermeyiz. Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler, tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır. Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız. Ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkânları yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır. Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır. Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan'a yönelik artan husus saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır. Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye-Mekke olarak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir." dedi. Yunanistan ve Doğu Akdeniz Uyarısı Atina yönetiminin İsrail ve ABD ile geliştirdiği projelere ve deniz yetki alanı hamlelerine değinen Bahçeli, üçüncü ülkelerin desteğiyle Ankara'nın itirazlarının aşılamayacağını savundu. Yunanistan'a seslenen MHP lideri, "Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa Türk barışına sığınmasını, bizleri korkutmak için silahlanıyorsa hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye'nin besleyeceği saygı ve dostluğun İsrail'in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir" dedi. "Hiçbir yolsuzluk hukuk önünde koruma görmemelidir" Sermaye piyasaları, futbol camiası ve belediyelere yönelik yürütülen adli süreçlere değinen Bahçeli, muhalaneti hedef alarak rüşvet ve usulsüzlük operasyonlarının üzerinin fon tartışmalarıyla örtülmeye çalışıldığını iddia etti. Devlet kurumlarının çalana ve talan edene karşı şeffaf bir iletişim yürütmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir. Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış." ifadelerini kullandı. "Batı emperyalizmine kapılmayın" Fransa'da eğitim şartları ve öğretmen açığı gerekçesiyle sokaklara dökülen öğrencilere yönelik sert polis müdahalelerini hatırlatan Bahçeli, Batı dünyasını çifte standart ve ikiyüzlülükle suçladı. Benzer olaylar Türkiye'de yaşandığında insan hakları dersi verenlerin Fransa'daki şiddete sessiz kaldığını iddia eden Bahçeli, konuşmasını gençlere yönelik şu çağrıyla tamamladı: "Fransa'da yaşanan öğrenci eylemleri, Avrupa'nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Gençlerimize sesleniyorum; Fransa'ya heveslenmeyin! Batı emperyalizmine kapılmayın! Türkiye'ye sahip çıkın, Türkiye sizin olsun!" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Terörsüz Türkiye" sürecinde yeni safha: PKK'nın Irak'ın kuzeyinden çekilme iddiası gündeme geldi Haber

"Terörsüz Türkiye" sürecinde yeni safha: PKK'nın Irak'ın kuzeyinden çekilme iddiası gündeme geldi

Güvenlik kaynakları tarafından dün yapılan açıklamada, terör örgütü PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina bölgesinde yer alan Hebat, Yajk, Sabri ve Sason barınma alanlarını 8 Ekim tarihi itibarıyla boşalttığı aktarılmıştı. Yaşanan bu gelişme, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" sürecinin sahaya yansıyan somut adımlarından biri olarak değerlendirilirken, gazeteci Abdulkadir Selvi konuya ilişkin köşesinde değerlendirmelerde bulundu. "Kuzey Irak'ta çekilmenin başlaması en önemli adımlardan biri" Selvi, bugünkü köşe yazısında örgütün Türkiye sınırları içerisinden çekildiğini ve Suriye'de devlete entegre olduğunu iddia etti. Sıranın örgütün ana omurgasını oluşturan Irak'ın kuzeyindeki kamplara geldiğini savunan Selvi, köşesinde şu ifadeleri kullandı: "PKK, Türkiye’nin içinden tamamen çekildi. Suriye’de ise devlete entegre oldu. Sıra Kuzey Irak’taki PKK kamplarında. Kuzey Irak’taki yapılanma örgütün ana omurgasını ve Kandil ise yönetim merkezini oluşturuyor. O nedenle Kuzey Irak’ta çekilmenin başlaması Terörsüz Türkiye açısından en önemli adımlardan birini oluşturuyor." "Metina, örgütün Türkiye'ye geçiş güzergâhıydı" Metina bölgesinin stratejik konumuna dikkat çeken Selvi, bölgenin Türkiye sınırına yakınlığı nedeniyle kritik bir üs işlevi gördüğünü öne sürerek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca Metina bölgesinin stratejik bir önemi var. Sınırımıza en yakın bölge olduğu için PKK, Metina kampını Türkiye’ye geçiş güzergâhı olarak kullanıyordu. Bu mağaralar PKK tarafından hem yaz hem kış kullanılıyor. Bizim Pençe-Kilit operasyonlarını yapıp, üsler kurduğumuz bir bölge. Buradan ayrılan örgüt mensuplarının Kandil’e çekildiği söyleniyor." "İkinci kandil olarak kullanılıyordu" Yazısında örgütün Irak ile Suriye arasındaki lojistik ve askeri geçiş hattını sağladığı Sincar bölgesine de değinen Selvi, Ankara ve Bağdat hükümetleri arasındaki temaslara işaret ederek şu iddiaları dile getirdi: "Bu arada çok önemli bir gelişme de Sincar’da yaşanıyor. Sincar örgütün ikinci Kandil olarak kullandığı bir merkezi. DEAŞ’la mücadele adına buraya yerleştiler. Irak ile Suriye arasındaki geçişi Sincar üzerinden sağlıyorlardı. Türkiye ve Irak hükümeti arasında yapılan anlaşmadan sonra örgüt Sincar’dan çekilme hazırlıklarına başladı." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan fon soruşturmasına net mesaj: "Suç suçtur, suçlu suçludur" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan fon soruşturmasına net mesaj: "Suç suçtur, suçlu suçludur"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunun yakından takip ettiği fon soruşturması, tasfiye mekanizmaları ve adli-idari süreçlere dair ayrıntılı bilgiler paylaştı. Soruşturma kapsamında hedefin piyasaları bozmaya çalışan odaklar olduğunu vurgulayan Yılmaz, sermaye piyasalarının ve yatırımcıların korunması gerektiğine dikkat çekti. "Yatırımcı ayrı, manipülatör ayrı" Fon soruşturmasında yürütülen işlemlerin sağlıklı yatırım iklimini zehirlememesi gerektiğine değinen Cevdet Yılmaz, adli ve idari tedbirlerin hedefini şu sözlerle çizdi: "Burada bir ayrımı net bir şekilde yapmamız lazım. Aksi takdirde kendi ayağımıza sıkmış oluruz, sermaye piyasalarımıza zarar veririz, bu işlerle hiçbir alakası olmayan yatırımcılara zarar vermiş oluruz. Yatırımcı ayrı, manipülatör ayrı, spekülatör ayrı. Bunun altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. Hiç kimse piyasalara gölge düşürmesin. Kuruyla yaşı karıştırmayalım, sapla samanı karıştırmayalım. Suçlular elbette cezasını bulacak." Yılmaz, sermaye piyasalarında yüksek getiri elde etmenin ya da yatırım yapmanın tek başına bir suç gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu, asıl hedefin hukuk dışı yöntemlerle piyasayı bozan unsurlar olduğunu kaydetti. "131 fon karantinaya alındı" SPK'nin yayımladığı Fon Rehberi sonrası sorunlu yapıların hızlıca karantinaya alındığını belirten Yılmaz, 7 şirkete ait 131 fon hakkında tedbir kararı verilerek tasfiye sürecinin başlatıldığını duyurdu. Bu fonların sistemdeki toplam fon portföyünün yüzde 7,7'sini oluşturduğunu aktaran Yılmaz, tasfiye sürecinde kamu kaynağı kullanılmadığının altını çizdi. Olağan tasfiyeyi kabul eden A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki 17 fonun sistemden çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 8 Ekim itibarıyla 46 bine yakın vatandaşın ödemelerinin yapıldığını bildirdi. İşlemler Ziraat Bankası ve İş Bankası kanalıyla yürütülürken, Atlas fonunun da sürece dahil olması halinde 58 bin yatırımcının daha bu mekanizmadan faydalanacağı ifade edildi. "Benim yakınımmış, şu partidenmiş hiç fark etmez" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla kurulan Fon Koordinasyon Kurulu'nun 4 toplantı yaptığını ve Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) 15 denetmen ve müfettişle sahada inceleme yürüttüğünü açıklayan Yılmaz, hukuki süreçte taviz verilmeyeceğini söyledi: "Benim yakınımmış, onun yakınıymış, şu partidenmiş hiç fark etmez, gereği yapılır. Suç suçtur, suçlu suçludur. Kanıtlar ve hukuki süreçler tamamlanmadan kişilerin itibarsızlaştırılmasına karşıyız." "Terörsüz Türkiye" ve yeni Anayasa mesajı Gündemdeki diğer başlıklara da temas eden Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" sürecinin bir devlet politikası olarak olumlu ilerlediğini ve Türkiye'nin kendi sorununu kendi imkanlarıyla çözme kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Yeni anayasa konusunda ise Meclis'teki uzlaşma zeminine işaret ederek, birlikte hareket edilmesine dair umutlu olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.