SON DAKİKA

#Terörsüz Türkiye

HABER DEĞER - Terörsüz Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörsüz Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj Haber

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin’de Türkiye bayrağına yönelik saldırı girişimine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Bahçeli, yaşananları bugüne kadar karşılaşılan provokasyonların “en ağırı” olarak nitelendirirken, saldırının arkasındaki kişi ve yapıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Bayrağa yönelik saldırı provokasyon olarak tanımlandı Bahçeli, Türkiye bayrağının hedef alınmasının yalnızca bir sembole değil, Türkiye toplumunun ortak değerlerine ve bağımsızlık iradesine yönelmiş açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Açıklamada, bayrağın Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin simgesi olduğu hatırlatılarak, bu tür girişimlerin hafife alınamayacağı belirtildi. Provokasyonların bilinçli şekilde tırmandırıldığı savunuldu MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların bazı çevreleri rahatsız ettiğini öne sürdü. Bahçeli, Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışından duyulan rahatsızlık nedeniyle provokasyonların bilinçli olarak artırıldığını savunarak, yaşananların tesadüf olmadığını dile getirdi. DEM Parti’ye sorumluluk çağrısı yapıldı Bahçeli, açıklamasında DEM Parti’yi de hedef alarak, Nusaybin’de yapılan grup toplantısının ardından yaşanan gelişmelerin siyasi sorumluluk doğurduğunu ileri sürdü. DEM Parti’nin net bir tutum belirlemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, silah ve şiddetle arasına mesafe koymanın önemine dikkat çekti. “En ağır şekilde cezalandırılmalı” vurgusu öne çıktı Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde Bahçeli, Türkiye bayrağına yönelik saldırıyı planlayan, teşvik eden ya da uygulama aşamasında yer alan herkesin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. Olası istihbarat bağlantılarının da araştırılması çağrısında bulunan Bahçeli, olayın arka planının tüm yönleriyle açığa çıkarılmasını istedi. Terörsüz Türkiye vurgusu ile mesaj tamamlandı Bahçeli, açıklamasını “Terörsüz Türkiye” hedefinden geri adım atılmayacağı mesajıyla tamamladı. Provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan MHP lideri, Türkiye toplumunun milli ve manevi değerlerine yönelik her girişime karşı kararlı bir duruş sergileneceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den Suriye mesajı: SDG, İmralı çağrısına muhalefet ediyor Haber

Bahçeli’den Suriye mesajı: SDG, İmralı çağrısına muhalefet ediyor

“Terörsüz Türkiye hayati bir hedeftir” Konuşmasının başında iç ve dış gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, terörle mücadelede kararlılık mesajı verdi. “Terörsüz Türkiye ucuz hesaplara kurban verilemeyecek kadar hayatidir” diyen Bahçeli, bozguncu senaryolara karşı temkinli duruşun süreceğini belirtti. Cumhur İttifakı vurgusu Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın önemine dikkat çekerek, “Zafer; ‘kim var’ denildiğinde ‘ben varım’ diyebilenlerin harcıdır. Cumhur İttifakı bu iradenin burcudur” ifadelerini kullandı. MHP’nin siyaset anlayışını “millete hizmet” ekseninde tanımladı. SDG/YPG’ye sert eleştiri Suriye başlığı altında en dikkat çekici mesajlarını veren Bahçeli, SDG/YPG’ye yönelik şu değerlendirmeyi yaptı: “SDG ve YPG yuvalandığı sahalardan sökülmüş, Fırat’ın batısından çıkarılmıştır. 10 Mart mutabakatına direnen, masayı sabote eden SDG, süpürme harekâtıyla bulunduğu alanlardan def edilmiştir. SDG’nin, İmralı’nın 27 Şubat çağrısına muhalefet ettiği açıktır.” Bahçeli, Suriye’deki SDG provokasyonlarının barış sürecini baltalamaya yönelik olduğunu savunarak, “Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG/YPG başkadır. SDG bir terör örgütüdür ve Kürtler adına konuşması hayal ürünüdür” dedi. “Yeni Suriye kapsayıcı olmalı” MHP lideri, Suriye’nin geleceğine dair kapsayıcı bir siyasi düzen çağrısı yaptı. Tüm etnik ve dini grupların eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın yayımladığı kararnameyi “doğru zamanda atılmış, isabetli bir adım” olarak nitelendirdi. “Yeni yüzyılda terörü tamamen hayatımızdan çıkaracağız” Konuşmasının sonunda Bahçeli, terörle mücadelenin köklü şekilde sonuçlandırılacağını belirterek, “Devlet akılla yönetilir. Yeni yüzyılda terörü tamamen hayatımızdan çıkaracağız” dedi. Toplantıya ilişkin ayrıntıların ilerleyen saatlerde paylaşılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ömer Çelik: SDG’nin sabotaj girişimi engellendi Haber

Ömer Çelik: SDG’nin sabotaj girişimi engellendi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada, Suriye’deki son gelişmeleri ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan yeni kararnameyi değerlendirdi. Çelik, söz konusu kararnamenin Suriye’de kapsayıcı bir siyasal yaklaşımın açık göstergesi olduğunu vurguladı. “Kürt yurttaşlara yönelik inkâr politikaları sona erdi” Çelik, kararnamenin 1. maddesinde yer alan “Suriyeli Kürt yurttaşlar, Suriye halkının vazgeçilmez ve ayrılmaz bir parçasıdır” ifadesine dikkat çekerek, bu yaklaşımın Baas rejimi dönemindeki ret ve inkâr politikalarının sona erdiğinin açık kanıtı olduğunu belirtti. Bu adımın yalnızca Kürt yurttaşlar için değil, Suriye’deki tüm etnik ve mezhepsel topluluklar için kapsayıcı bir gelecek vizyonu sunduğunu ifade etti. “Devlet içinde devlet, ordu içinde ordu olmaz” Açıklamasında SDG’nin faaliyetlerine de sert tepki gösteren Çelik, örgütün “devlet içinde devlet, ordu içinde ordu” anlayışıyla hareket etmeye çalıştığını söyledi. Bunun Suriye’nin “tek devlet, tek ordu” ilkesine açıkça aykırı olduğunu vurgulayan Çelik, bu tür paralel yapılanmaların Türkiye ve Suriye halkları için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu dile getirdi. “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge birbirinden ayrılamaz” Çelik, “Terörsüz Türkiye” hedefi ile “terörsüz bölge” vizyonunun birbirini tamamlayan süreçler olduğunu belirterek, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uymayarak hem Suriye toplumunu hem de Türkiye’yi hedef alan bir sabotaj girişiminde bulunduğunu savundu. Bu girişimin, Suriye yönetiminin yürüttüğü terörle mücadele operasyonları sayesinde engellendiğini ifade etti. AK Parti Sözcüsü, açıklamasını “SDG’nin aleti olduğu darbe mekanizması işlevsiz hale getirilmiştir” sözleriyle tamamladı. Bu mesaj, Ankara’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölgesel güvenlik konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Oyunlara gelmeyeceğiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Oyunlara gelmeyeceğiz

2 saat 15 dakika süren yılın ilk Kabine toplantısı ardından Millete Sesleniş konuşması yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iç ve dış gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hepimiz 86 milyon olarak kardeşiz, oyunlara gelmeyeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yılın ilk toplantısını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdi. Saat 16.50’de başlayan toplantı, 2 saat 15 dakika sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı ardındna kameralar karşısına geçerek Millete Sesleniş konuşması yaptı. "Bizi coğrafyamızda ayırmak isteyenler asla başarılı olamayacaklar" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılmalıyız. Her kim ortak değerlerimizi aramızdaki rqabıtayı zayıflatmaya çalışıyorsa Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır. Bölgemizde oyunlara gelmeyeceğiz" diye konuştu. Kabine Toplantısı Sonrası Millete Sesleniş https://t.co/tyzv2yPTc6 — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) January 5, 2026 "ÖNEMLİ KARARLAR ALDIK" Yılın ilk kabine toplantısında bir çok kritik konuları görüştüklerini ve önemli kararlar aldıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aralık ayı içerisinde gerçekleştirdiği dış temaslarına yönelik bilgilendirmelerde bulundu. Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız" diye konuştu.

MHP’den sistem mesajı: Başkanlık yapısı anayasa içinde kurumsallaşmalı Haber

MHP’den sistem mesajı: Başkanlık yapısı anayasa içinde kurumsallaşmalı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, MHP’nin hazırladığı 100 maddelik yeni anayasa önerisinin temel yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı. Yıldız, anayasal düzen, devlet yapısı, temel haklar ve başkanlık sistemine ilişkin değerlendirmelerinde, “kurumsallaşma” ve “devlet aklı” vurgusunu öne çıkardı. Devlet aklı vurgusu öne çıktı Yıldız, devletin zaman ve koşullara göre değişebilen bir yapısı olmakla birlikte, değişmeyen bir ruhu bulunduğunu belirterek bu ruhu “devlet aklı” olarak tanımladı. Devlet aklının siyasi davranışta yüksek rasyonalite ve amaca uygunluğu esas aldığını ifade eden Yıldız, bu yapının dinamik olduğunu ve tarihsel tecrübeyi sürekli aktardığını dile getirdi. “Terörsüz Türkiye hedefi geri dönülmez” Açıklamasında terörle mücadeleye de geniş yer ayıran Yıldız, terörün çağdaş devletlerin egemenlik, güvenlik ve toplumsal istikrarını tehdit eden çok boyutlu bir olgu olduğunu söyledi. “Terörsüz Türkiye” hedefinin tartışmaya kapalı, ertelenemez ve geri dönülmez bir devlet meselesi olduğunu belirten Yıldız, bu yaklaşımın MHP açısından net ve süreklilik arz eden bir çizgi olduğunu ifade etti. Kurucu değerler ve üniter yapı vurgulandı Yıldız, anayasal düzenin, milli devlet yapısının ve üniter yönetim modelinin tartışma konusu yapılamayacağını savundu. Kurucu değerlerin tarihsel bir zorunluluk ve hukukun vazgeçilmez unsuru olduğunu belirten Yıldız, bu çerçevenin Türkiye toplumunun ortak paydası olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi. 100 maddelik anayasa önerisinin çerçevesi çizildi MHP’nin yeni anayasa önerisinin “yeni, nitelikli, sivil, milli ve manevi hayatın esaslarını kavramış” bir anlayışla hazırlandığını aktaran Yıldız, başlangıç bölümünde “Allah’ın lütfu, kardeşlik ruhu ve vatan sevgisi” vurgusunun yer aldığını söyledi. Anayasa teklifinde “devletin şekli ve nitelikleri”nin değiştirilemez hükümler arasında korunduğunu, temel haklar alanında ise “hakların bütünlüğü” yaklaşımının benimsendiğini ifade etti. Yıldız, hakları düzenleyen maddelerdeki sınırlama sebeplerinin kaldırıldığını ve hürriyetin esas, sınırlamanın istisna olduğu anlayışın güçlendirildiğini belirtti. TBMM’ye uzlaşma ve denge rolü Anayasa teklifinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milli birliği sağlama misyonunun güçlendirildiğini kaydeden Yıldız, TBMM Başkanı’na tarafsız konumuyla milli uzlaşmanın sağlanması ve siyasi krizlerin çözümünde arabuluculuk görevi verildiğini aktardı. Milletvekili dokunulmazlığı ve milletvekilliğinin düşmesine ilişkin belirsizliklerin de giderildiğini ifade etti. Başkanlık sistemi için kurumsallaşma çağrısı Yıldız, başkanlık sistemine ilişkin düzenlemelerin anayasa bütünlüğü içinde ele alındığını belirterek, sistemin kurumsal bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Buna göre başkanla birlikte iki başkan yardımcısının seçilmesinin öngörüldüğünü, Başkanlık Kabinesi’nin anayasal statüye dahil edildiğini ve Başkanlık Hükümet Programı’nın Meclis’e sunulmasına yönelik bir yöntem getirildiğini ifade etti. Yıldız, üniter devlet ilkesine anayasada açıkça yer verildiğini de vurguladı.

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılına özel yayımladığı mesajda, iş dünyasının büyük fedakarlıklarla dolu bir dönemi geride bıraktığını ifade etti ve "2025 yılı, yüksek maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla büyük bir sınav yılı oldu. Şimdi ise 2026'yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir 'Hasat Yılı' olarak değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, açıklamalarında geçen yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "2025 yılına umutla başlamıştık ancak sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde bu yılı tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun etkisi ve finansal olanaklara erişimin sıkıntılı olması nedeniyle yatırım konusunda temkinli bir yıl geçirdi. Ancak biz devletimize ve ekonomimizin gücüne olan inancımızı koruyoruz. Bu zorlu süreçte karamsarlığa kapılmadan üretmeyi, istihdam yaratmayı sürdürdük. 2026'yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir 'Hasat Yılı' olarak görüyoruz." 2026 yılına yönelik beklentilerini de paylaşan Gülsoy, "Dünya artık 'akıllı' üretiyor ve 'dijital' satıyor. 2026'da şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve özellikle yapay zeka gibi teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluk olmuştur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge üzerine kurduk. Şehrimizi 'Orta Anadolu Üretim Havzası'nın merkezi yapacak adımları atacağız." dedi. Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına çağrıda bulunan Gülsoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "2026'da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25'in altına inmesini ve büyümenin tekrar hız kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele sürecinde üretim gücümüzü kaybetmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken zarara uğratmamalıyız. Finansmana erişim kolaylaşmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; risk alarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır." Mesajının sonunda toplumsal huzura da değinen Başkan Gülsoy; "MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin dile getirdiği 'Terörsüz Türkiye' vizyonuyla desteklenecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük garantisi olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini umut ediyorum." ifadelerini kullandı.

Bahçeli’den Yalova’daki saldırıya sert tepki: DEAŞ’ın üzerimize salınması duruşumuzu sarsamayacaktır Haber

Bahçeli’den Yalova’daki saldırıya sert tepki: DEAŞ’ın üzerimize salınması duruşumuzu sarsamayacaktır

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon sırasında yaşanan çatışmada 3 polis memurunun şehit düşmesi, 8 polis ile 1 bekçinin yaralanması üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Bahçeli, saldırıyı “kanlı bir provokasyon” olarak nitelendirdi. “Aziz vatanda teröre müsaade edilmeyecek” Bahçeli açıklamasında, “Terörsüz Türkiye hedefiyle birlikte iç barış, güvenlik ve huzur ortamının güçlendiği bir dönemde, insanlığın ortak düşmanı DEAŞ’ın Yalova’da yeni bir saldırı sahnelediğini” belirtti. Şehit olan polisler için başsağlığı, yaralılara acil şifa dileklerini ileten Bahçeli, Emniyet Teşkilatı’na ve şehit ailelerine sabır diledi. “Hiçbir saldırı milli azmimizi sarsamaz” MHP lideri, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Hiçbir iç ve dış mahreçli saldırı, suikast ya da sabotaj haklı davamızdan ve ‘Terörsüz Türkiye’ kararlılığımızdan bizi geri döndüremeyecektir. Kiralık katil olarak sahaya sürülen DEAŞ’ın üzerimize salınması ülkemizi yıldıramayacak, milli duruşumuzu sarsamayacaktır.” “Terör hücreleri tavizsiz biçimde temizlenecek” Bahçeli, DEAŞ’ın uyuyan ya da aktif tüm hücrelerinin temizlenmesi konusunda tavizsiz mücadelenin süreceğini vurgulayarak, “Bu aziz vatanda hiçbir teröriste, hiçbir hain ve düşman emeline müsaade edilmeyecektir. Milletimiz müsterih olsun; terör musibetinin kökü her cihetten kazınacaktır” dedi. Açıklama, Yalova’daki saldırının ardından siyasi liderlerden gelen en sert mesajlardan biri olarak kayda geçti.

Alaaddin Aldemir’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Bu iş devlet politikasıdır Haber

Alaaddin Aldemir’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Bu iş devlet politikasıdır

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaaddin Aldemir, 24 Aralık 2025’te Haber Değer’e yaptığı değerlendirmede “Terörsüz Türkiye” hedefini Türkiye’nin yeni yüzyılını belirleyecek stratejik bir hamle olarak tanımladı. Sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla değil, toplumsal rıza, ortak yaşam iradesi, hukuk devleti ve sosyal adalet başlıklarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Aldemir, kutuplaştırıcı dilden kaçınılması çağrısı yaptı. Aldemir: “Terörsüz Türkiye baştan beri bir devlet politikasıydı” Aldemir, sürecin “bugün itibarıyla” devlet politikasına dönüştüğü yönündeki tartışmalara, bunun zaten en baştan böyle olduğunu söyleyerek yanıt verdi. “Bu iş bir devlet politikasıdır” diyen Aldemir, süreci bölgesel gelişmelere karşı tedbir niteliğinde, kaçınılmaz bir hat olarak değerlendirdi. Aldemir, “Terörsüz Türkiye” ifadesini ise 40 yıllık çatışma hafızasına dikkat çeken bir çerçeve olarak yorumladı ve hedefin, yalnızca Türkiye’de değil, bölge ölçeğinde rıza ve yeni bir ittifak zemini üretmesi gerektiğini savundu: “Türkiye’deki yurttaşların hem bölgede yaşayan insanların geleceğini belirleyecek bir stratejik hamle olarak görüyorum.” Öcalan’la temas tartışması: “Affedeceğiz ama unutmayacağız” Devletin Abdullah Öcalan’ı muhatap almasına nasıl baktığı sorulan Aldemir, devletlerin değişen koşullara göre tavır alabileceğini belirterek, “Milletlerin ve devletlerin sürekli dostları ve düşmanları olmaz” dedi. Aldemir, Öcalan’a ilişkin yaklaşımında abartılı okumaların yanlış olacağını savunurken, sürecin ilerlemesi için temasın kaçınılmaz olduğunu dile getirdi: “Abdullah Öcalan’la bu iş görüşülmeden, muhatap alınmadan bitmez.” Bu başlıkta, rahmetli Süleyman Demirel’le yaptığı bir sohbeti de aktararak şu ifadeyi kullandı: “Affedeceğiz ama unutmayacağız.” “Güvensizliklerin esiri olmadan ortak yaşam aklı kurulmalı” Sürecin bir sonraki aşamasına ilişkin Aldemir, tüm taraflar için kaygıların tamamen bitmeyeceğini, ancak bu kaygıların siyaseti ve toplumu rehin almaması gerektiğini söyledi. Kürt kanaat önderleriyle sohbetlerinde “devlet tuzak kurdu” türü bir güvensizlik gördüğünü belirten Aldemir, batıda yaşayan yurttaşlarda da “bölünme” ve “iç çatışma” kaygısı bulunduğunu ifade etti. Aldemir, çözümün dilini tarif ederken şu vurguyu yaptı: “Kimsenin onuru çiğnenmeden ortak bir onur, şeref, haysiyet düzeni kurabilmeliyiz.” “Gazoz milliyetçiliği” eleştirisi: “Toplum buraya düşmemeli” Aldemir, sürece zarar verecek söylemlere ve toplumsal kutuplaşmayı besleyen tutumlara da sert eleştiriler yöneltti. Bazı örneklerin “akıl dışı” olduğunu savunan Aldemir, özellikle linç kültürünü büyüten dilin tehlikeli olduğunu belirterek “Toplumun buraya düşmemesi lazım” dedi. “Önce barışın dilini yüceltelim” çağrısı yapan Aldemir, kendi konumunu da şöyle tarif etti: “Ben yurttaşlarımla… etniği ne olursa olsun çatışmayı değil barış içinde bir arada yaşamayı önceleyen bir Türk milliyetçisiyim.” “Kürt sorunu Türkiye’nin namusudur” sözünü böyle açıkladı Aldemir, daha önce kullandığı “Kürt sorunu Türkiye’nin namusudur” ifadesinin arkasındaki vurgunun; hukuk, demokrasi ve insan haklarının değeri olduğunu belirtti. 12 Eylül dönemine dair deneyimlerinden söz eden Aldemir, insan onurunun korunmasının önemini öne çıkardı ve çatışma dilinin kontrol edilemez sonuçlar üretebileceğini söyledi: “Çatışma kendi kontrolümüzden çıkar ve biz namusumuzu koruyamaz hale geliriz.” Aldemir, meselenin “bir grubun hakkı” diye değil, kapsayıcı biçimde ele alınması gerektiğini de vurguladı: "Türkiye’deki insan hakkı olarak olaya bakmamız gerekiyor.” Aldemir: “En büyük tehlike etnik çatışma; bedel ödenecekse ödenir” Aldemir, Türkiye’nin önündeki en büyük riskin etnik çatışma ihtimali olduğunu söyleyerek, bunun “kapının önündeki tehlike” olduğuna dikkat çekti. Sürecin “polyanacılık” ile yürütülmemesi gerektiğini belirten Aldemir, “Umutsuzluğa gerek yok ama polyanacılık oynamaya da gerek yok” dedi. Sürecin ağır bir maliyete dönüşmemesi için siyaset kurumunun sorumluluğuna işaret eden Aldemir, “Ne bedel ödememiz gerekiyorsa da öderiz” sözleriyle çatışmasızlık hedefini önceleyen bir tutum ortaya koydu.

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı Haber

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı

Hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında yürüttüğü araştırma ve toplantılarla dikkat çeken Hukuk İktisat ve Siyaset Araştırmaları Derneği (HİSAR), bugün Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdi. Akademisyenler, hukukçular ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı buluşmada, Türkiye’nin güvenlik politikaları, toplumsal barış ve “terörsüz bir gelecek” hedefi çok boyutlu olarak ele alındı. Toplantıya eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaaddin Aldemir de katıldı. Alaaddin Aldemir’den “toplumsal mutabakat” vurgusu Toplantıda söz alan Alaaddin Aldemir, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Aldemir, hukuk devleti ilkeleri, demokratik katılım ve toplumsal uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımın kalıcı barış için zorunlu olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin geniş bir toplumsal mutabakatla mümkün olabileceğini söyledi. Hukuk ve siyaset perspektifinden değerlendirmeler Toplantıda yapılan sunumlarda, terörle mücadelenin hukuki zemini, demokratik standartların korunması ve ekonomik-sosyal politikaların rolü ele alındı. Katılımcılar, güvenlik politikalarının insan haklarıyla uyumlu biçimde yürütülmesinin toplumsal güveni güçlendireceği görüşünde birleşti. HİSAR Derneği’nin çalışmaları ve düzenli Çarşamba toplantıları Ankara merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan HİSAR Derneği, eski milletvekili Ayhan Bilgen’in öncülüğünde kuruldu. Dernek, hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında araştırmalar yaparak Türkiye’nin temel meselelerine yönelik nitelikli analizler ve çözüm önerileri üretmeyi amaçlıyor. HİSAR’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ise Vakkas Cebe yürütüyor. Dernek, sivil toplumun siyasete katılımını artırmayı ve farklı toplumsal kesimler arasında diyalog ve uzlaşıyı güçlendirmeyi temel misyonları arasında görüyor. Bu kapsamda HİSAR, her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği Çarşamba toplantılarında “alternatif siyaset”, “adalet”, “demokratikleşme” ve “toplumsal barış” gibi başlıkları ele alıyor. Bu buluşmalarda akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek güncel meseleler üzerine yapıcı tartışmalar yürütüyor. Çalışmalar sürecek mesajı Toplantının ardından HİSAR Derneği yetkilileri, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda akademik çalışmalar, raporlar ve düzenli toplantılarla sürece katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. Bugünkü toplantı, soru-cevap bölümü ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.