SON DAKİKA

#Ti̇p

HABER DEĞER - Ti̇p haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇p haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye İran için tek yumruk oldu! Haber

Türkiye İran için tek yumruk oldu!

28 Şubat 2026 Cumartesi günü İsrail “önleyici saldırı” başlattığını duyururken, Reuters’ın aktardığı gelişmelerde emperyalist ABD’nin de operasyona eşlik ettiği, Tahran’da patlamalar duyulduğu ve bölgede gerilimin hızla tırmandığı bildirildi. Aynı gün içinde Türkiye’de farklı ideolojik çizgilerden siyasi partiler ile parti liderleri, saldırıları kınayan ve “İran’la dayanışma” çağrısı yapan açıklamalar yayımladı; bazı açıklamalar İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere üsler ve Türkiye’nin hava/deniz/kara sahasına ilişkin somut politika talepleriyle dikkat çekti. İsrail “önleyici saldırı” dedi, Reuters ve AP “ABD-İsrail ortak saldırısı” vurgusunu aktardı. Reuters, İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a “pre-emptive” (önleyici) saldırı duyurduğunu, Tahran’da patlamalar duyulduğunu ve ABD’nin askeri eyleminin saldırılara eşlik ettiğinin bildirildiğini yazdı. AP ise Rusya Dışişleri’nin açıklamasını aktarırken, saldırıların “ABD-İsrail” ortaklığıyla yürütüldüğünü ve Moskova’nın bunu “kışkırtılmamış silahlı saldırganlık” olarak nitelediğini bildirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırıları “kışkırtılmamış silahlı saldırganlık” diye niteledi. AP’nin aktardığına göre Rusya Dışişleri Bakanlığı, 28 Şubat tarihli açıklamasında ABD ve İsrail’i hedef alarak saldırıları “unprovoked act of armed aggression” (kışkırtılmamış silahlı saldırganlık) olarak tanımladı ve bölgesel sonuçlar ile “radyolojik felaket” riskine dikkat çekti. ICAN, nükleer tırmanma riskini öne çıkararak “tamamen sorumsuz” dedi. Nükleer silahsızlanma alanında çalışan Uluslararası Nükleer Silahların Kaldırılması Kampanyası (ICAN), 28 Şubat tarihli resmi açıklamasında saldırıları kınadı; İcra Direktörü Melissa Parke imzasıyla paylaşılan metinde, saldırıların “tamamen sorumsuz” olduğu, tırmanmayı ve nükleer tehlikeyi artırdığı, askeri eylemin durması gerektiği vurgulandı. Türkiye Komünist Partisi, “İran halkının yanındayız” diyerek üslerin kapatılmasını istedi. TKP, resmi sitesindeki “Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun siyonizm” başlıklı açıklamada “TKP, bu emperyalist saldırıya karşı İran halkının yanındadır” ifadesini kullandı; metinde “ülkemizdeki ABD üsleri” için kapatma çağrısı yapıldı ve “istihbari desteğin sonlandırılması” talebi yer aldı. Türkiye İşçi Partisi, “hava–deniz–kara sahamız kapatılsın” diyerek NATO üslerinin statüsünü gündeme taşıdı. Cumhuriyet’in aktardığı Türkiye İşçi Partisi açıklamasında “Hava, deniz ve kara sahamız ABD ve İsrail’in doğrudan veya dolaylı kullanımına derhal kapatılmalıdır” denildi; Konya’daki 3. Ana Jet Üssü dahil İran’ı “takip ve tehdit” için kullanıldığı ifade edilen NATO üslerinin statüsünün değiştirilmesi gerektiği savunuldu. HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, “dost ve kardeş İran” vurgusuyla bölge ülkelerine çağrı yaptı. HÜDA PAR’ın resmi sitesinde 28 Şubat 2026 12:00 tarih-saat damgasıyla yayımlanan açıklamada Hüseyin İmir imzası yer aldı; metinde saldırı kınanırken bölge ülkelerinin “zorbalığa karşı dayanışma” içinde hareket etmesi gerektiği belirtildi. Haber aktarımı yapan bazı kaynaklar, açıklamada “İran halkının ve devletinin muvaffak olmasını temenni ediyoruz” ifadesinin de yer aldığını aktardı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Kürecik ve İncirlik kapatılmalı” diyerek iktidara çağrı yaptı. TV5’te yer alan habere göre Mahmut Arıkan, ABD ve İsrail’i hedef alan sert ifadelerle saldırıları kınadı ve “Kürecik ve İncirlik” için kapatma çağrısı yaptı; haberde Arıkan’ın sosyal medya paylaşımına da yer verildi. Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, “İranlı kadınlarla dayanışma” diyerek özellikle Kürecik riskine işaret etti. EMEP’in resmi sitesinde yayımlanan metinde Sevda Karaca imzasıyla “İranlı kadınlara dayanışma duygularımızı iletiyor…” ifadesi yer aldı; açıklamada Türkiye’deki ABD üslerinin rolü tartışılırken “Kürecik Üssü”nün hedef haline gelmesi ihtimali üzerinden bölge halkının tehlike altında olduğu vurgulandı. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “İran’a saldırı Türkiye’ye saldırıdır” diyerek İncirlik-Kürecik için “kontrol altına alma” çağrısı yaptı. Doğu Perinçek’in açıklaması, farklı mecralarda alıntılanarak yayımlandı; “İran’a saldırı Türkiye’ye saldırıdır” cümlesinin yanı sıra (alıntı içinde) “Türk Milleti İran’ın yanındadır” ifadesi ve “İncirlik ve Kürecik” için “derhal kontrol altına alınmalı” çağrısı aktarıldı. KKTC’de Bağımsızlık Yolu, “İran halkıyla dayanışma” mesajı yayımladı. Kıbrıs Postası’nın haberine göre Bağımsızlık Yolu, 28/02/26 13:30 yayın saatli metinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonunu kınadı ve “İran halkıyla dayanışma” vurgusu yaptı; haberde ayrıca artan askeri yığınağın Kıbrıs’ı bölgesel savaşın parçası haline getirdiği savunuldu. İsrail içinden İsrail Komünist Partisi ve Hadaş, saldırıyı “İsrail–ABD saldırganlığı” diye niteleyip karşı çıkış çağrısı yaptı. Haber.sol’un 28 Şubat 2026 15:25 zaman damgalı aktarımında, İsrail Komünist Partisi ile Barış ve Eşitlik için Demokratik Cephe’nin (Hadaş) açıklamasında İsrail ve ABD ortaklığının kınandığı, saldırganlığa karşı ses yükseltme ve mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldığı belirtildi. Pakistan’dan Bilawal Bhutto-Zardari, Maleeha Lodhi, Sirajul Haq, Raja Nasir Abbas ve Fatima Bhutto’dan “egemenlik” ve “meşru müdafaa” eksenli çıkışlar geldi. Dawn’ın 28 Şubat tarihli derlemesinde Pakistan’dan çok sayıda siyasi figür ve aktivistin tepkisi aktarıldı. Haberde Pakistan Peoples Party Başkanı ve eski dışişleri bakanı Bilawal Bhutto-Zardari’nin saldırıyı kınadığı ve İran’ın egemenliği/toprak bütünlüğü vurgusu yaptığı; eski büyükelçi Maleeha Lodhi’nin Pakistan’ın “gecikmeden” kınama ve dayanışma göstermesi gerektiğini belirttiği; Jamaat-e-Islami Pakistan eski emiri Sirajul Haq’un saldırıyı sert ifadelerle eleştirdiği; Majlis Wahdat-i-Muslimeen lideri ve Senato muhalefet lideri Raja Nasir Abbas’ın BM Şartı md. 51 çerçevesinde “meşru müdafaa” değerlendirmesi yaptığı; yazar/aktivist Fatima Bhutto’nun ise İran’ın kendini savunma hakkını öne çıkaran güçlü ifadeler paylaştığı yer aldı. Ortak çizgi, “dayanışma” ile “Türkiye’nin rolü” tartışmasını aynı cümlede buluşturdu. 28 Şubat günündeki Türkiye merkezli açıklamalarda en sık tekrar eden iki başlık öne çıktı: İran halkıyla dayanışma ve saldırıların Türkiye’yi de içine çekebileceği uyarısı. TKP’nin “ABD üsleri kapatılsın” çağrısı, TİP’in “hava–deniz–kara sahası kapatılsın” talebi, HÜDA PAR ve Saadet Partisi’nin “bölge ülkeleri ortak tutum alsın / Kürecik–İncirlik” vurguları, EMEP’in “Kürecik nedeniyle bölge halkı tehlikede” uyarısı ve Vatan Partisi’nin “kontrol altına alma” çıkışı, günün siyasal dilinde aynı eksende birleşti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmralı kararının ardından komisyonda ilk istifa! Haber

İmralı kararının ardından komisyonda ilk istifa!

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere İmralı Adası’na gitmeyi kararlaştırmasının ardından komisyonda ilk istifa geldi. Oylamada “hayır” diyen Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, kararın ardından komisyondan çekilme iradesini açıklayarak bugün TBMM Başkanlığı’na resmi dilekçesini sunacağını duyurdu. Komisyonun İmralı ziyareti kararı siyasette yeni bir kırılma anı yarattı Komisyonun 32 evet, 3 hayır ve 2 çekimser oyla aldığı İmralı kararı, Türkiye toplumunda ve siyasette geniş yankı uyandırdı. CHP ve Yeniden Refah’ın katılmadığı oylamada AK Parti, MHP, DEM Parti, TİP ve EMEP’in onay vermesi dikkat çekerken; Demokrat Parti, DSP ve HÜDA-PAR ret oyu kullandı. Demokrat Parti adına komisyonda bulunan Altıntaş, İmralı ziyaretinin “millet vicdanını yaralayacağını” ifade ederek istifa sürecini başlattı. Altıntaş: ‘İmralı Adası derin acıların mekânı, pazarlığın yeri olamaz’ Sözcü’ye konuşan Altıntaş, İmralı’nın Türkiye toplumunda taşıdığı ağır hafızaya vurgu yaparak, ziyareti sakıncalı bulduklarını belirtti. “Genel Başkanımız Gültekin Uysal ile yaptığımız değerlendirme sonrası komisyondan çekilme kararı aldık” diyen Altıntaş, İmralı’da kurulacak her tür temasın yurttaşların adalet duygusunu zedeleyebileceğini vurguladı. “Biz teröristle pazarlık olmaz diyoruz. Şimdi ne konuşulacak? İmralı’da bir anlaşma masası mı kurulacak?” ifadeleriyle kararı sert sözlerle eleştirdi. ‘Egemenlik tartışmaya açılıyor, talepler akla hayale gelmez boyutta’ Altıntaş, son dönemde süreç etrafında dillendirilen çeşitli siyasi taleplerin Türkiye toplumunda kaygı yarattığını da dile getirdi. Ana dilde eğitimden yerinden yönetime uzanan bazı tartışmaların “egemenlik hakkını tartışmaya açtığını” savunarak, İmralı kararının bu talepleri yeniden canlandırmasından endişe duyduklarını belirtti. Demokrat Parti yönetiminin bu sebeple sürece “net bir mesafe” koyduğunu aktardı. Komisyondaki ilk ayrılık yeni tartışmaların kapısını aralayabilir Komisyonun bu hafta İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan’la görüşmesi öngörülürken, Altıntaş’ın istifasının siyasi dengeler üzerinde nasıl bir etkisi olacağı merak ediliyor. Ziyareti savunan partiler “Terörsüz Türkiye” hedefi çerçevesinde adımı desteklerken; karşı çıkan kesimler sürecin Türkiye toplumunun hassasiyetlerini zedeleyebileceği görüşünde. Demokrat Parti’nin kararı, komisyonda yeni istifaların veya yeni tutum değişikliklerinin de habercisi olabilir.

HD Strateji Genel Seçim Anketini Yayınladı: AKP Geriliyor, CHP Yaklaşıyor, Anahtar Artık Gözüküyor Haber

HD Strateji Genel Seçim Anketini Yayınladı: AKP Geriliyor, CHP Yaklaşıyor, Anahtar Artık Gözüküyor

HD Strateji, 10-12 Kasım tarihleri arasında 33 ilde 2500 yurttaşla gerçekleştirdiği telefon tabanlı “Genel Seçim Anketi”ni yayımladı. Sonuçlar, Türkiye siyasetindeki dengelerin hızla değiştiğine işaret ediyor. Ankete göre AKP hâlâ birinci, ancak oy oranı %33,7’ye gerileyerek dikkat çekici bir erozyon gösteriyor. CHP ise %27,4’e yükselerek farkı kapatıyor. Yerel seçimlerdeki muhalefet başarılarının ulusal tabloya yansımaya başladığı görülüyor. MHP %11,8’le yerini korurken, DEM Parti doğu illerinde oy kayıpları yaşıyor. Yeni partiler ZAFER ve ANAHTAR, milliyetçilik ve göç tartışmalarının etkisiyle oy topluyor.İyi Parti oyları hızla Anahtar Parti'ye akıyor. HD Strateji Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Doğan, sonuçları şu sözlerle değerlendirdi: Bu anket, 2023’ten beri ilk kez muhalefetin ulusal ölçekte anlamlı bir yükseliş ivmesi yakaladığını gösteriyor. Ekonomik kriz, deprem sonrası toparlanma ve yereldeki yönetim performansları, seçmen davranışını kökten değiştiriyor. AKP Lider Ama Zayıflıyor: Fark Tarihin En Dar Seviyesinde HD Strateji’nin ulusal ortalamasına göre: AKP: %33,7 (-1,9 puan) CHP: %27,4 (+2,1 puan) MHP: %11,8 DEM Parti: %8,2 (-0,6 puan) İYİ Parti: %4,7 (-5 puan) ANAHTAR: %4,3 ZAFER: %3,3 Toplamda küçük partilerin oyu %16’ya ulaşıyor. Bu tablo, “oy bölünmesi” riskinin iktidar bloku açısından artığı anlamına geliyor. Analiz 1: AKP’nin ‘Gizli Kayıp’ Tuzağı Anket bulgularına göre AKP’nin yaşadığı düşüşün arka planında: Enflasyon ve işsizlik nedeniyle artan hoşnutsuzluk, Deprem bölgelerinde yerel yönetim performansına yönelik eleştiriler, Yeniden Refah ve Zafer Partisi’nin muhafazakâr oyları çekmesi, gibi faktörler bulunuyor. HD Strateji’ye göre AKP tabanında toplam %5,8’lik bir “muhafazakâr oy göçü” yaşanıyor. İl Bazlı Tablo: İstanbul ve Ankara’da CHP Yükselişi, Doğu’da DEM Çöküşü Araştırmanın il bazlı verileri, siyasal fay hatlarını daha görünür kılıyor: İl AKP CHP DEM Öne Çıkan Değişim İstanbul 32.1 25.1 10.4 CHP, İmamoğlu etkisiyle ivmeleniyor Ankara 36.7 31.3 5.3 Yavaş’ın sosyal ve çevresel projeleri CHP’ye +0.7 getirdi İzmir 35.4 25.7 8.8 CHP -15.2 puan kaybetti, muhafazakârlaşma AK Parti’yi +10.1 büyüttü Konya 34.9 25.3 8.7 AK Parti -5.8 gerilese de destekler tabanı tuttu Diyarbakır 32.2 30.5 9.5 DEM Parti -51.4 puanla tarihî bir çöküş yaşadı Analiz 2: Yerel Yönetimlerin ‘Domino Etkisi’ Batı’da CHP Rüzgârı: İstanbul ve Ankara’da CHP belediyelerinin sosyal yardımlar, altyapı ve şeffaf yönetim yaklaşımı nedeniyle oylarını %3-5 artırdığı görülüyor. İzmir’de Alarm: Deprem sonrası yardım süreçlerine yönelik eleştiriler, CHP’yi beklenmedik biçimde zayıflatıyor. Konya’da AKP Geriliyor Ama Üstünlük Sürüyor: Konya’da AKP’nin oy oranı %34,9’a düşerek -5,8 puanlık bir kayba işaret ediyor. Buna rağmen kent, muhafazakâr seçmen yapısı sayesinde iktidar için hâlâ güçlü bir dayanak noktası. CHP’nin %25,3’e yükselmesi, genç seçmenin ve kent merkezindeki hizmet odaklı beklentilerin muhalefeti görünür kıldığını gösteriyor. Tarım destekleri AKP tabanını büyük ölçüde tutarken, ekonomik sıkışmışlık ve yerel yönetim performansına dair tartışmalar kademeli bir çözülme yaratıyor Doğu’da DEM Parti Krizi: Diyarbakır ve Van’da DEM’in %50’nin üzerinde kayıp yaşaması, Kürt seçmenin CHP ve AKP arasında yeniden dağıldığına işaret ediyor. HD Strateji’ye göre bu çöküş, sol blokta HÜDA-PAR ve TİP’e yeni bir alan açabilir. Yeni Partilerin Yükselişi: Göç ve güvenlik politikaları etrafında şekillenen tartışmalar, ZAFER Partisi’ni İstanbul’da %6’ya, ANAHTAR Partisi’ni Şanlıurfa’da %7,4’e kadar taşıyor. Bu artışın en büyük kaybedeni ise İYİ Parti. “Sıkıntılı Denge” – Siyasette Kartlar Yeniden Dağılıyor HD Strateji anketi, Türkiye’nin siyasal dengelerinde sert bir rekabet dönemine girildiğini gösteriyor: Muhalefetin toplam oy artışı +3,5 puan, İktidar blokunun toplam kaybı -2,8 puan, Yeni partilerin toplam etkisi %12’nin üzerinde, Bu tablo, 2028 seçimlerinin tamamen ekonomik gidişat ve yerel yönetim performansları tarafından belirleneceğini gösteriyor. Aydoğan Doğan, raporun sonunda şu uyarıyı yapıyor: Ekonomik kriz derinleşirse CHP’nin 2028’de birinci parti olma ihtimali güçlenir. Ancak DEM Parti’nin doğuda yaşadığı erozyonun, sol ittifakın bütünlüğünü tehdit ettiğini de görmezden gelemeyiz. Yeniden Refah Partisi'nin 3.bir yol olma çabası ve ittifak arayışlarını,Anahtar Parti 'nin de içinde olduğu bir denklemde düşünmek artık çok da zorlama bir ihtimal değil! Türkiye siyaseti yeni bir döneme mi giriyor? Yanıtı önümüzdeki aylarda ekonomik tablo ve yerel yönetim performansı verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.