SON DAKİKA

#Ticaret Hacmi

HABER DEĞER - Ticaret Hacmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Hacmi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk, güçlü duygusal bağlar üzerine inşa edilmiştir" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk, güçlü duygusal bağlar üzerine inşa edilmiştir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla gerçekleşen forumda, ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılması ve yatırım ortaklıklarının derinleştirilmesi hedefleri öne çıktı. "Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ve Pakistan arasındaki dostluğun tarihsel ve duygusal bağlara dayandığını belirterek, bu kardeşliği ticaret, yatırım, teknoloji ve üretim alanlarına taşıma çağrısında bulundu. Yılmaz, "Kardeşliğimizi fabrikalara, lojistik koridorlarına, teknoloji ortaklıklarına, ortak girişimlere, ihracat platformlarına ve istihdam fırsatlarına dönüştürelim. Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim" ifadelerini kullandı. 5 Milyar Dolarlık ticaret hedefi Yılmaz ve Şerif tarafından mutabık kalınan 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin mevcut 1,2 milyar dolarlık seviyeden çok daha yüksek bir potansiyeli temsil ettiğine vurgu yapıldı. Yılmaz, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve müteahhitlik tecrübesi ile Pakistan’ın genç nüfusu ve reform odaklı ekonomi yaklaşımının, iki ülkeye eşsiz avantajlar sunduğunu belirtti. Ayrıca, "Dünyada reformcu ve yenilikçi olabilen çok fazla ülke yok, Sayın Şahbaz Şerif bunu gerçekleştiriyor" diyerek Pakistan'daki ekonomik dönüşüme dikkat çekti. Yatırımda somut sdımlar: Karaçi Sanayi Parkı Forumun en dikkat çeken gelişmelerinden biri, Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edilmesi önerisi oldu. Bu girişimin ekonomik ortaklığa stratejik bir boyut kazandıracağı ifade edildi. Yılmaz, "Bu çok kıymetli bir model. Bu değerli girişim için Başbakan Şahbaz Şerif'i özellikle tebrik etmek istiyorum" diyerek, projenin yatırımcılara öngörülebilir bir üretim ve lojistik üssü sunacağını belirtti. Türkiye’nin Pakistan’daki doğrudan yatırımları halihazırda 2 milyar doları aşmış durumda. Ticaret Bakanı Bolat: "Türkiye 400 milyar dolarlık rekor ihracat seviyesine ulaştı" Foruma katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ekonomik ilişkilerin ticaretle sınırlı kalmayıp enerji, dijital ekonomi ve savunma sanayii gibi alanlarda çeşitlendiğini belirtti. Bakan Bolat ayrıca Türkiye’nin ekonomik verilerine değinerek: "Hizmet ihracatının da dikkate alınmasıyla Türkiye'nin ilk kez 400 milyar dolarlık rekor ihracat seviyesine ulaştığını" ifade etti. Son 23 yılda kişi başına düşen milli gelirin 6 kat artarak 18 bin dolar seviyesine yükseldiğini belirtti. İşbirliği için stratejik alanlar Forumda, iki ülkenin ortak üretim ve yatırım gerçekleştirebileceği başlıca alanlar otomotiv ve yan sanayi, tarım ve gıda işleme teknolojileri, sağlık teknolojileri ve tıbbi cihazlar, yenilenebilir enerji ve yeşil teknolojiler ve savunma sanayii ile film ve televizyon yapımcılığını içeriyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, hükümetlerin yatırımcıların önünü açmak için "her türlü adımı atmaya hazır" olduklarını belirterek; Orta Koridor, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kalkınma Yolu projelerinin birbirini tamamlayıcı bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri Bakanı Fidan: "NATO Zirvesi Türkiye’nin stratejik önemini pekiştiriyor" Haber

Dışişleri Bakanı Fidan: "NATO Zirvesi Türkiye’nin stratejik önemini pekiştiriyor"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev ile gerçekleştirdiği toplantı sonrasında, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi'ne dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunun Türkiye'de yapılıyor olması Türkiye'nin stratejik önemini, NATO içindeki rolünü de bir kez daha ortaya koyuyor, pekiştiriyor. Bu da gerçekten devletimiz adına, milletimiz adına gurur verici bir husus." Savunma sanayiinde yeni dönem Zirvenin savunma sanayii açısından önemine vurgu yapan Fidan, "Son savaşlar gösterdi ki savunma sanayisindeki üretkenlik, verimlilik, çeşitlilik ve bağımlılık oranı eşit derecede önemli bir husus. Bu da artık hem liderler düzeyinde hem etkinlik düzeyinde kendisini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan ayrıca, zirvede "külfet paylaşımı" başlığının ve "NATO 3.0" olarak tanımlanan yeni küresel güvenlik anlayışının mercek altına alınacağını belirtti. Türkiye-AB İlişkilerinde yapıcı ivme AB ile yürütülen diplomatik süreçlere ilişkin konuşan Fidan, "Türkiye-AB ilişkileri son zamanlarda belli bir ivmeyle daha yapıcı bir rotada ilerliyor" açıklamasında bulundu. Fidan, görüşmelerin kapsamına dair ise "Özellikle ekonomi, ticaret, göç, güvenlik, bilim, araştırma, teknoloji dahil birçok alanda Türkiye-AB yüksek düzeyli diyalog toplantıları yeniden başlatıldı" değerlendirmesini yaptı. Gümrük Birliği güncellemesine dair engellere de değinen Fidan, "AB'nin kahir ekseriyeti Gümrük Birliğinin güncellenmesinden yana" ifadelerini kullandı. Bölgesel krizlerde ortak duruş Rusya-Ukrayna savaşındaki tutumlarına dair Fidan, "İki ülke olarak buna nasıl bakıyoruz, değerlendirmelerimiz nelerdir? Amacımız ve isteğimiz odur ki, bir an önce savaşın durması ve kapsamlı barış görüşmesi için görüşmelerin başlaması ve bu konuda hemfikiriz" dedi. İsrail'in bölgedeki faaliyetlerine yönelik ise Fidan, "Netanyahu'nun yayılmacı politikası bölgede kaosu, istikrarsızlığı, savaşı, gözyaşını, yıkımı ve soykırımı destekleyen bir politika" değerlendirmesinde bulundu. Kırgızistan ile stratejik hedefler Kırgızistan ile kurulan yeni dönem ilişkilerine dair konuşan Fidan, "Aramızdaki işbirliği daha planlı, programlı, yapısal bir şekilde gitmeli" diyerek, ticaret hacmi hedefinin 5 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Fidan ayrıca, bağlantısallık konusunun stratejik önemine değinerek, "Bu son İran olayında da gördük ki, bağlantısallık, kargo ulaşımı, malzemelerin ve ürünlerin iletimi gerçekten stratejik öneme haiz bir konu" ifadesini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Transatlantik gerilim tırmanıyor: AB’den Washington’a “taahhütlere uyun” mesajı Haber

Transatlantik gerilim tırmanıyor: AB’den Washington’a “taahhütlere uyun” mesajı

Avrupa Komisyonu, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Başkan Donald Trump yönetiminin bazı gümrük tarifelerini iptal etmesinin ardından Washington’a çağrıda bulunarak ticaret anlaşmalarına bağlı kalınmasını istedi. Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, öngörülemez tarifelerin küresel piyasalarda güveni zedelediğini ve tedarik zincirlerinde belirsizlik yarattığını vurguladı. AB, ticaret anlaşmalarının korunmasını talep ediyor Komisyon, Ağustos 2025’te yayımlanan AB-ABD Ortak Bildirisi’nde yer alan “adil, dengeli ve karşılıklı fayda sağlayan” ticaret ortamının risk altında olduğunu belirtti. Açıklamada, tarafların uzlaştığı tarife tavanlarının aşılmaması gerektiği vurgulanırken ABD’nin taahhütlerini yerine getirmesi beklendiği ifade edildi. AB adına ticaret politikası, 27 üye ülke için Avrupa Komisyonu tarafından yürütülüyor. Trump’tan tarife artışı sinyali ABD Başkanı Donald Trump, mahkeme kararına tepki göstererek daha önce duyurduğu yüzde 10’luk küresel tarife hedefini yüzde 15’e çıkarma niyetini dile getirdi. Bu açıklama, transatlantik ticaret ilişkilerinde belirsizliği artırırken Avrupa tarafında anlaşmanın onay sürecinin askıya alınabileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı. Avrupa Parlamentosu’ndan sert çıkış Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange, ABD yönetiminin adımlarını “tarife kaosu” olarak nitelendirerek müzakere ekibine anlaşmanın onay sürecinin askıya alınmasını önereceğini açıkladı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarda belirsizliğin hem şirketleri hem yatırım planlarını etkilediği vurgulandı. 1,7 trilyon euroluk ticaret hacmi risk altında Eurostat verilerine göre AB ile ABD arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024’te toplam 1,7 trilyon euroya ulaştı. Bu, günlük ortalama 4,6 milyar euroluk bir ekonomik akış anlamına geliyor. Avrupa’nın ABD’ye ihracatında ilaç, otomotiv, havacılık ve kimya ürünleri öne çıkarken ABD’nin Avrupa’ya ihracatında enerji, dijital hizmetler ve medikal ekipman başı çekiyor. Misilleme araçları masada Avrupa Komisyonu, üye ülkelere veya şirketlere baskı uygulanması halinde devreye alınabilecek “Zorlama Karşıtı Araç” mekanizmasını hatırlattı. Bu kapsamda ticaret ve yatırımların sınırlandırılması, kamu ihalelerine erişimin kısıtlanması veya doğrudan yabancı yatırımların engellenmesi gibi adımlar gündeme gelebilir. Belirsizlik küresel piyasaları etkiliyor Komisyon, öngörülemez tarifelerin yalnızca AB-ABD ilişkilerini değil küresel tedarik zincirlerini de etkilediğini belirterek ticarette şeffaflık çağrısını yineledi. ABD tarafı ise anlaşmalara bağlı kalma niyetinde olduklarını ifade ederken taraflar arasındaki müzakerelerin önümüzdeki dönemde yoğunlaşması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu Haber

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu

Nicolás Maduro, 1962 yılında Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dünyaya geldi. İşçi sınıfı bir aileden gelen Maduro, genç yaşta eğitimini yarıda bırakarak otobüs şoförlüğü yaptı ve sendikal faaliyetler içinde yer aldı. 1990’lı yılların başında Hugo Chávez ile tanışması, siyasi kariyerinin yönünü belirledi. Chávez liderliğindeki Bolivarcı hareketin parçası olan Maduro, kısa sürede rejimin öne çıkan isimlerinden biri haline geldi. Chávez sonrası iktidarın mirasçısı oldu Maduro, 2005–2006 yılları arasında Ulusal Meclis Başkanlığı, 2006–2013 döneminde ise Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlendi. Chávez’in sağlık sorunlarının ağırlaştığı süreçte en yakın siyasi yardımcıları arasına giren Maduro, Chávez’in ölümünün ardından 14 Nisan 2013’te yapılan seçimleri yüzde 50,7 oyla kazanarak devlet başkanı oldu. Bu sonuç, Venezuela siyasetinde uzun süre tartışma konusu edilirken, ülke hızla sert bir kutuplaşma sürecine girdi. Ekonomik çöküş ve otoriterleşme eleştirileri derinleşti Maduro’nun iktidarının ilk yılları, Chávez dönemindeki sosyal politikaların sürdürülmesi vaadiyle başladı. Ancak petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte Venezuela ekonomisi hızla çöktü. 2014’ten itibaren kriz derinleşirken, 2018’de yıllık enflasyonun yüzde 1,3 milyona ulaşmasıyla hiperenflasyon ülke tarihinin en ağır ekonomik yıkımına dönüştü. Asgari ücret artışları ve ücretsiz konut projeleri hayata geçirilse de, kıtlık ve pahalılık kronik hale geldi. 2017’de artan protestoların ardından Maduro’nun Ulusal Meclis’i fiilen devre dışı bırakarak Kurucu Meclis kurması, yönetimin otoriterleştiği yönündeki eleştirileri artırdı. Uluslararası kriz ve Guaidó süreciyle yalnızlaşma 2019 yılında muhalefet lideri Juan Guaidó’nun kendisini geçici devlet başkanı ilan etmesiyle Venezuela krizi uluslararası boyuta taşındı. ABD ve birçok Batı ülkesi Guaidó’yu tanırken, Maduro yönetimiyle diplomatik ilişkiler koptu. Washington, Maduro’yu yolsuzluk ve uyuşturucu suçlamalarıyla hedef alırken, ağır yaptırımlar uygulandı. Maduro ise ekonomik çöküşün sorumlusu olarak ABD’nin “ekonomik savaşını” gösterdi. Türkiye, Maduro’nun yanında duran ülkelerden biri oldu Türkiye-Venezuela ilişkileri resmen 1950 yılında kurulsa da, iki ülke arasındaki yakınlaşma özellikle 2016 sonrasında hız kazandı. Maduro’nun 2016’da İstanbul’da düzenlenen bir enerji kongresine katılmasıyla başlayan süreç, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle derinleşti. Recep Tayyip Erdoğan, 2019 krizinde Guaidó’yu tanımayarak Maduro’ya açık destek veren liderlerden biri oldu. Erdoğan, bu süreci “anayasal bir darbe girişimi” olarak nitelendirirken, Türkiye toplumunun Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Ekonomik işbirliği ve altın ticareti dikkat çekti İki ülke arasındaki ilişkilerde özellikle altın ticareti öne çıktı. 2018 yılında Türkiye, Venezuela’dan çıkarılan altının en büyük alıcılarından biri olurken, bu durum ABD’nin tepkisini çekti. Ankara ise ticaretin uluslararası kurallara uygun olduğunu savundu. Gıda, sağlık ve altyapı alanlarında yapılan anlaşmalarla birlikte, 2025 itibarıyla ikili ticaret hacmi 665 milyon dolara ulaştı ve taraflar orta vadede 3 milyar dolarlık hedef açıkladı. Maduro yönetimi içeride eleştiri, dışarıda destekle ayakta Bugün Maduro yönetimi, ülke içinde otoriterleşme, muhalefetin bastırılması ve derin ekonomik krizle anılırken; uluslararası alanda Rusya, Çin, Küba ve Türkiye gibi aktörlerin desteğiyle varlığını sürdürüyor. Batı ile ilişkiler büyük ölçüde kopmuş olsa da, zaman zaman arabulucular üzerinden yürütülen sınırlı temaslar gündeme geliyor. Venezuela krizinin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini korurken, Maduro’nun siyasi geleceği ve Türkiye’nin bu dosyadaki tutumu, bölgesel ve küresel dengeler açısından yakından izlenmeye devam ediyor.

Erdoğan’dan Barzani cephesine: Bahçeli’ye yönelik bu hadsiz açıklamadan derhal dönülmeli Haber

Erdoğan’dan Barzani cephesine: Bahçeli’ye yönelik bu hadsiz açıklamadan derhal dönülmeli

“Asla tasvip etmiyoruz, diplomatik girişimler başlatıldı” AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Mesud Barzani cephesinden gelen ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi hedef alan açıklamaya sert sözlerle tepki gösterdi. Erdoğan, açıklamayı “kabul edilemez” olarak nitelendirdi; AKP Sözcülüğü ve Dışişleri Bakanlığı üzerinden gerekli diplomatik adımların atıldığını, konuyla ilgili izahat talep edildiğini söyledi. Erdoğan, TBMM kürsüsünden Bahçeli’ye destek verdi Erdoğan, grup konuşmasının siyaset gündemine damga vuran bölümünde, Barzani’nin ofisinden Bahçeli’ye yönelik gelen mesajı doğrudan hedef alarak, “Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim” dedi. Erdoğan, söz konusu açıklama sonrasında parti sözcüsünün ve Dışişleri Bakanlığı’nın devreye girdiğini, Türkiye’nin rahatsızlığının muhataplara açık bir biçimde iletildiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, bu aşamadan sonra atılması gereken adımı da netleştirerek, “Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir” ifadesini kullandı. Böylece Ankara’dan, Barzani cephesine yönelik doğrudan ve sert içerikli bir uyarı mesajı verilmiş oldu. Cumhur İttifakı vurgusu: “Hedef, anlayış ve fikir birliği içindeyiz” Konuşmasında uzun bir bölüm ayırdığı “Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi ile kurulan Cumhur İttifakı’na da özel vurgu yaptı. Erdoğan, “Cumhur İttifakı hedef, anlayış ve fikir birliği içindedir” diyerek ittifakın stratejik birlikteliğinin altını çizdi. Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadelede “yarım asırlık bir prangayı kırma” iddiası taşıdığını, bu süreçte hem kendi partisi hem de ittifak ortaklarının ağır siyasi risk aldığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı, bu riskin Türkiye toplumunun geleceği için göze alındığını belirterek, amaçlarının “evlatlara terör gölgesinden arınmış bir ülke bırakmak” olduğunu söyledi. Muhalefete ve CHP lideri Özgür Özel’e sert eleştiriler yöneltildi Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı konuşmada ana muhalefet partisi CHP ve Genel Başkanı Özgür Özel’i de hedef alan sert ifadeler kullandı. Özel’in açıklamalarını, “hedef saptırma” olarak niteleyen Erdoğan, CHP’nin tarihine atıf yaparak, özellikle Kürt yurttaşlara yönelik geçmiş politikalar üzerinden ağır eleştirilerde bulundu. Erdoğan, CHP’nin “Türkiye toplumunu umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklemeye çalıştığını” savundu; parti içi çekişmelerin ve yolsuzluk iddialarının üzerini örtmek için bu dilin kullanıldığını iddia etti. Cumhurbaşkanı, AKP’nin ise Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz dâhil tüm yurttaşları kapsayan bir siyaset yürüttüğünü, ayrıştırıcı değil bütünleştirici bir çizgide durduklarını dile getirdi. Ekonomi mesajları: “21 çeyrektir büyüme, hedef 1,9 trilyon dolarlık ekonomi” Erdoğan, grup toplantısında yalnızca siyasal tartışmalar ve Barzani cephesinden gelen açıklamaya tepkiyle yetinmedi; ekonomiye dair başlıkları da ayrıntılı şekilde anlattı. Türkiye ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı, 2025’in üçüncü çeyreğinde ekonomik büyümenin yıllık bazda yüzde 3,7 olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında dördüncü, G20 ülkeleri arasında ise beşinci sırada yer aldığını söyleyen Erdoğan, ülkenin yıllıklandırılmış millî gelirinin 1,5 trilyon doları aştığını belirtti. Erdoğan, 2028 hedefini ise “1,9 trilyon dolarlık bir ekonomi ve 375 milyar dolarlık mal ihracatı ile 100 milyar dolarlık turizm geliri” olarak özetledi. Ayrıca KOBİ’lere sağlanan desteklerden söz eden Erdoğan, özellikle emek yoğun sektörlerde çalışan başına verilen desteğin 2026 yılında 3.500 liraya yükseltileceğini, bu yolla 1 milyondan fazla istihdamın korunmasının hedeflendiğini ifade etti. Dış politika ve Afrika vurgusu: “Türkiye alan el değil, veren el konumunda” Konuşmasında G20 Zirvesi ve Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerine de geniş yer ayıran Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası platformlarda “dik ve dirayetli bir duruş” sergilediğini söyledi. Afrika kıtasında Türkiye’nin büyükelçilik sayısının 12’den 44’e çıkmasının, ticaretin ise 5 milyar dolardan 37 milyar dolara yükselmesinin altını çizen Cumhurbaşkanı, hedeflerinin 50 milyar dolarlık ticaret hacmi olduğunu belirtti. Türkiye’nin, Gazze ve Sudan başta olmak üzere pek çok kriz bölgesine insani yardım ulaştırdığını anımsatan Erdoğan, Türkiye’nin artık “alan el değil, veren el” konumunda olmasının, ülkenin son 20 yıldaki dönüşümünün göstergesi olduğunu vurguladı. Savunma sanayii ve KIZILELMA mesajı: “Hava savunmasında tarihi eşik aşıldı” Erdoğan, savunma sanayii alanındaki gelişmelere de değinerek, KIZILELMA insansız savaş uçağının MURAT radarıyla tespit edilen bir hedefi GÖKDOĞAN füzesiyle havadan havaya vurduğunu anımsattı. Bu testle KIZILELMA’nın “görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı” olarak kritik bir eşiği geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin hava savunmasında yeni bir döneme girdiğini kaydetti. Bu testlerin Sinop’ta yapılmasına CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “balıklar rahatsız oluyor” sözleriyle itiraz ettiğini hatırlatan Erdoğan, Sinoplu Diyojen’in “Gölge etme, başka ihsan istemez” sözüyle yanıt verdi ve savunma projelerine yönelik eleştirileri geri püskürttü. “Terörsüz Türkiye” vurgusu ve Meclis’e çağrı: “Elleri taşın altına koyma zamanı” Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde bir kez daha “Terörsüz Türkiye” hedefini yineleyerek, Meclis’te temsil edilen tüm partilere ve milletvekillerine çağrıda bulundu. Türkiye’nin yarım asırdır devam eden terör sarmalından tamamen çıkması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu süreçte “iffetli, sabırlı ve tahriklere kapılmayan” bir siyaset üslubu beklediğini söyledi. Erdoğan, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili olarak “Bu sefer başaracağız” ifadesini kullanırken, Türkiye toplumuna da “umut ve özgüveni koruma” çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı, “İnanıyorsanız üstünsünüz, inanıyorsanız zafer sizindir” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.