SON DAKİKA

#Tmsf

HABER DEĞER - Tmsf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmsf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Papel Elektronik Para’ya büyük operasyon: TMSF kayyum olarak atandı, 41 gözaltı kararı Haber

Papel Elektronik Para’ya büyük operasyon: TMSF kayyum olarak atandı, 41 gözaltı kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, şirket ve yetkilileri hakkında 7258 sayılı kanuna muhalefet ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltildi. MASAK ve TCMB raporları dosyada Soruşturmanın dayanakları arasında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) analizleri ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) denetim raporları yer aldı. Rapolara göre, yasa dışı bahis ile yasa dışı forex/dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerinin, elektronik para ve ödeme kuruluşları üzerinden finansal sisteme sokulduğu ve ardından çok sayıda yurt içi ve yurt dışı şirket aracılığıyla aklanmaya çalışıldığı tespit edildi. Yazılım ve finans altyapısı üzerinden para trafiği Dosyada, örgüt yapılanması içinde yazılım mühendisi, bilgi teknolojileri personeli ve proje yöneticisi olarak görev yapan bazı şüphelilerin; elektronik para altyapıları, yazılımsal sistemler ve finansal yönlendirme mekanizmaları üzerinden suç gelirlerinin transferine ve gizlenmesine aktif rol aldığı belirtildi. Bu kapsamda “para nakline aracılık etme” suçunun işlendiği değerlendirildi. 8 ilde eş zamanlı operasyon İstanbul’un yanı sıra Ankara, Antalya, Balıkesir, Muğla, Tokat, Kocaeli ve Bursa’da düzenlenen operasyonlarda arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Dijital ve finansal delillerin temini amacıyla şüphelilerin adreslerinde incelemeler gerçekleştirilirken, suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlıklarına da el konuldu. Soruşturma kapsamında Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin yönetimi TMSF’ye devredildi. Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğünü ve yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi Haber

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi

Uyuşturucu ve suç örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un hakimlikteki "Bu bana yapılan siyasi bir operasyondur" savunması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ersoy'un bu çıkışına en sert tepki, eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar'dan geldi. Tayyar, "Uçarak zirveye konarken sorgulamayan aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna kulp takması tuhaf" diyerek zehir zemberek ifadeler kullandı. Ersoy: "Gizli tanıkla yapılan siyasi operasyon" "Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla cezaevine gönderilen Ersoy, hakimlik sorgusunda hakkındaki iddiaları reddetti. Yolsuzluğu olmadığını ve kendisine iftira atıldığını savunan Ersoy, "Bu çok net bir şekilde siyasi operasyondur. Elde hiçbir delil olmadan gizli tanık beyanı ile arkadaşlarım dahil edildi" ifadelerini kullandı. Tayyar'dan çok sert yanıt: "Önemli bir figür değilsin" Ersoy'un bu savunması üzerine sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Şamil Tayyar, Ersoy'un "siyasi operasyon" tezini sert bir dille çürüttü. Tayyar, Ersoy'un siyasi bir operasyona hedef olacak kadar önemli bir figür olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: "Uçarak zirveye konarken siyasi sorgulama yapmayan bir aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna 'siyasi kulp' takması çok tuhaf geldi. TMSF bünyesindeki bir yöneticiyi bir saniyede görevden alarak tasfiye etmek mümkünken, neden böyle bir operasyon yapılsın? Cirmi ne ki ne kadarlık alanı yakabilsin? Kendine fazlaca bir anlam yüklemiş." "Hatırlı dostlarına güvendi, şimdi şokta" Tayyar, Ersoy'un "dokunulmazlık" hissiyatına kapıldığını öne sürerek, yaşanan düşüşün nedenini "hatırlı dostlara" güvenmeye bağladı. Eski vekil, "Sanırım, hatırlı dostları sayesinde dokunulmaz olduğunu sanıyordu. Hoyratça tepindiği ilişkilerin tepesinden bu kadar sert düşeceğine ihtimal vermiyordu, şimdi şokta. Umarım yaşadıklarından ders çıkarır" değerlendirmesinde bulundu.

Uyuşturucu soruşturmasında sarsıcı gelişme: Mehmet Akif Ersoy tutuklandı Haber

Uyuşturucu soruşturmasında sarsıcı gelişme: Mehmet Akif Ersoy tutuklandı

Soruşturmanın ilk bulguları tutuklama kararına yol açtı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 9 Aralık’ta gözaltına alınan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki sekiz kişi, emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, gizli tanık ifadeleri, iletişim kayıtları ve şüpheli beyanlarını değerlendirerek Ersoy ile birlikte dört kişi hakkında tutuklama talebinde bulundu. Sulh Ceza Hakimliği gece saatlerinde verdiği kararla Ersoy’un da aralarında bulunduğu dört şüpheliyi cezaevine gönderdi. Savcılık yazısında suçlamalar ayrıntılı şekilde sıralandı Soruşturma dosyasına giren tutuklama talep yazısında, şüphelilerin kendi evlerinde uyuşturucu kullanılmasına yer ve imkân sağladıkları, kadınlara uyuşturucu temin ettikleri ve sonrasında ikiden fazla kişinin yer aldığı cinsel ilişkilerin gerçekleştiği iddia edildi. Mehmet Akif Ersoy hakkında ayrıca bu ortamlar üzerinden “maddi ve sektörel menfaat sağlama” iddiası yer aldı. Savcılık, gizli tanık anlatımları ile şüpheli ifadeleri arasındaki kişi ve mekân uyumuna dikkat çekerek “kuvvetli suç şüphesinin” bulunduğunu vurguladı. Dört kişi tutuklandı, dört kişi adli kontrolle serbest bırakıldı Hakimlik, Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan hakkında tutuklama kararı verdi. Elif Kılınç, Gizem Aybaktı, Dilara Yıldız ve Buse Öztay ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, delillerin tamamen toplanmamış olmasını ve şüphelilerin delillere etki edebileceği ihtimalini tutuklamanın gerekçesi olarak gösterdi. Soruşturmanın geçmişi gözaltı sürecini aydınlatıyor Soruşturma kapsamında ilk olarak televizyon spikerleri Ela Rumeysa Cebeci, Hande Sarıoğlu ve Meltem Acet gözaltına alınmış, ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Ardından 9 Aralık Salı günü gazeteci Mehmet Akif Ersoy, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından evinde gözaltına alınmıştı. Savcılık, toplam sekiz kişi için gözaltı kararı vermişti. Soruşturma, evlerde yapılan aramalar, teknik takipler ve uyuşturucu kullanımına ilişkin deliller doğrultusunda genişletildi. Habertürk görevden uzaklaştırdı ve açıklama yaptı TMSF, Ersoy’un Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevine son verdi. Kanal tarafından yapılan açıklamada soruşturmanın selameti için Ersoy’un görevinden uzaklaştırıldığı belirtildi. Habertürk, soruşturmanın tamamlanmasını beklediklerini ifade ederek kamuoyunu bilgilendirdi. Mehmet Akif Ersoy’un Kariyeri kamuoyundaki etkisini büyütüyor 1985 doğumlu gazeteci, savaş muhabirliğinden uluslararası temsilciliklere uzanan kariyeriyle tanınıyor. Libya’dan Yemen’e, Kahire’den Şam’a uzanan pek çok kritik noktada görev yapan Ersoy, Kaddafi ile ölümünden önce yaptığı röportajla da dünya basınında dikkat çekmişti. 2017’den bu yana Habertürk’te çalışan Ersoy, geçtiğimiz yıl Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilmişti. Hakkındaki iddialar ve tutuklama kararı, Türkiye toplumunda geniş yankı uyandırdı.

TMSF kripto devine el koydu: 32 milyarlık aklama ağı çökertildi! Haber

TMSF kripto devine el koydu: 32 milyarlık aklama ağı çökertildi!

22 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, aralarında COINO A.Ş.’nin de bulunduğu 16 şirkete el konuldu. Yasa dışı bahis paraları kriptoyla aklanmış Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen ay duyurduğu “Yasa Dışı Bahis Eylem Planı” kapsamında dijital ödeme sistemleri ve kripto borsalarına yönelik denetimler hız kazandı. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, MASAK raporlarından yola çıkarak COINO Kripto Platformu’nu mercek altına aldı. Yapılan incelemelerde, yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve kart suistimallerinden elde edilen gelirlerin COINO üzerinden kriptoya çevrilip aklandığı belirlendi. 32 milyar TL’lik kripto hareketi Ekol TV muhabiri Dilek Yaman Demir’in özel haberine göre, şirketin finansal kayıtları çarpıcı detaylar ortaya koydu: 2024 yılında şirket hesaplarına 211 milyon TL, 2025 yılında ise 11,9 milyar TL giriş yapıldığı tespit edildi. Şirket hesaplarından 12,3 milyar TL transfer gerçekleştirildi. Kripto varlık hareketlerinde ise 769 milyon USDT (yaklaşık 32 milyar TL) işlem hacmi saptandı. 13,9 milyar TL’lik kripto, hiçbir platformda kaydı bulunmayan gizli cüzdanlara aktarıldı. Bu veriler, Türkiye’de bugüne kadar tespit edilen en büyük kripto para aklama zinciri olarak kayıtlara geçti. 22 şüpheliye gözaltı kararı Soruşturma kapsamında 802 kişiyle para transferi yapıldığı belirlendi. Bu kişilerden 645’inin yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkla bağlantılı olduğu saptandı. Savcılık, 22 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı; bunlardan 17’si yakalandı. Eşzamanlı düzenlenen operasyonlarda 637 milyon TL değerinde taşınmaz, araç ve 16 şirkete el konuldu. Soruşturmanın merkezinde yer alan Coino A.Ş., Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi. TMSF kayyum atadı Operasyonun ardından COINO Kripto Platformu’na kayyum atanarak yönetim TMSF’ye geçti. Yetkililer, dijital para piyasasındaki kara para aklama ve yasa dışı bahis trafiğine ilişkin denetimlerin genişletileceğini belirtti. MASAK ve savcılıktan geniş çaplı inceleme MASAK uzmanları, COINO A.Ş. hesap hareketlerinin yanı sıra bağlantılı alt şirketler ve ödeme aracı kuruluşlarının da incelendiğini bildirdi. Savcılık kaynakları, soruşturmanın uluslararası dijital cüzdanlara kadar uzandığını ve Interpol ile veri paylaşımı yapıldığını açıkladı. Bu gelişmeyle birlikte Türkiye, son iki yılda kripto para temelli en büyük finansal suç operasyonlarından birine imza atmış oldu.

İki holdinge TMSF kayyumu: Hat Holding ve Investco’nun mal varlıklarına el konuldu Haber

İki holdinge TMSF kayyumu: Hat Holding ve Investco’nun mal varlıklarına el konuldu

İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) iki holdingin yönetimine kayyum sıfatıyla el koymasını resmileştirdi. Soruşturma dosyasında, borsa manipülasyonu, mali tablo ve KAP açıklamalarında yanıltıcı bilgi, piyasa hareketlerini yapay olarak yönlendirme ve haksız kazançları aklama iddiaları yer alıyor. Savcılık: “Piyasa manipülasyonu, örgütlü işlem ve kara para aklama tespit edildi” Başsavcılık açıklamasında, borsada fiyat yükseltici ve düşürücü işlemler yapıldığı, şirket raporlarının manipüle edildiği, geçmişteki yaptırımların gizlenmesi için “saygın görüntü” çalışmaları yürütüldüğü, farklı adlar üzerinden servet gizleme girişimleri bulunduğu belirtildi. Bu kapsamda holdinge ait şirket varlıkları, hisse payları ve şüphelilere ait taşınır-taşınmaz mal varlıklarına el konuldu. Gözaltı sayısı 19’a yükselmişti, 13 kişi tutuklandı Soruşturmanın ilk aşamasında 14 kişi gözaltına alınmış, daha sonra 5 kişi daha yakalanarak sayı 19’a yükselmişti. Şüphelilerden 13’ü tutuklanmış, 6’sı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Dosyada hem MASAK hem de SPK raporları delil olarak yer alıyor. Kayyum süreci ne anlama geliyor? TMSF’nin atanmasıyla iki holdingin tüm yönetim yetkileri donduruluyor, şirket faaliyetleri devlet denetimine geçiyor. İnceleme süreci tamamlanana kadar yönetim, varlık devri, satış, birleşme gibi tüm kritik kararlar TMSF kontrolünde olacak.

Tartışmaların odağındaki hastane Avcılar Hospital Daviva’ya satıldı Haber

Tartışmaların odağındaki hastane Avcılar Hospital Daviva’ya satıldı

TMSF ikinci ihalede satışa onay verdi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), uzun süredir kamuoyunda tartışmalara neden olan Avcılar Hospital’ın ticari ve iktisadi bütünlüğünü 24 Eylül 2025’te gerçekleştirdiği ikinci ihalede 600 milyon TL bedelle Daviva Diyaliz Hizmetleri A.Ş.’ye sattı. Hastane, ilk olarak 25 Mayıs 2025’te 768 milyon 100 bin lira muhammen bedelle satışa çıkarılmıştı. Ancak alıcı çıkmayınca ihalenin tekrarlanmasına karar verilmişti. TMSF, satışın ardından yaptığı açıklamada, “Devir teslim süreci tamamlandı, Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat devri işlemleri sürmektedir” ifadelerini kullandı. “Yenidoğan Çetesi” davasında adı geçmişti Avcılar Hospital, Türkiye gündemine “Yenidoğan Çetesi” olarak bilinen sağlık skandalıyla girmişti. Soruşturma kapsamında, bebek acil hastalarının özel hastanelere yönlendirilerek ihmaller sonucu hayatlarını kaybettikleri iddia edilmişti. Bu kapsamda 13 hastane ve 3 şirkete kayyum atanmış, yönetimler TMSF’ye devredilmişti. Avcılar Hospital da adı geçen kurumlar arasında yer almış ve ruhsatı iptal edilmişti. Daviva Grup: Sağlık sektöründe yükselen oyuncu Yeni sahibi Daviva Diyaliz Hizmetleri A.Ş., 2008 yılında kurulan ve son yıllarda sağlık sektöründeki yatırımlarıyla dikkat çeken bir şirket. Daviva, 19 ilde 53 diyaliz merkeziyle 9 binden fazla hastaya hizmet veriyor. Şirketin 1.300’den fazla çalışanı bulunuyor. Daviva, 2023 ve 2024 yıllarında Alman sağlık devleri D.med Healthcare ve Fresenius Medical Care Nephrocare’in Türkiye’deki diyaliz merkezlerini satın alarak dikkat çekmişti. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Yavuz, aynı zamanda Özel Diyaliz Merkezleri Derneği Başkanı olarak görev yapıyor. Sağlıkta yeni dönem: Devir süreci sürüyor TMSF ve Sağlık Bakanlığı arasında yürütülen ruhsat devri işlemleri tamamlandığında, Avcılar Hospital resmen Daviva çatısı altında faaliyet gösterecek. Uzmanlar, bu satışın Daviva’nın sağlık sektöründeki büyümesini hızlandıracağını ve özel hastane pazarında yeni bir güç dengesi yaratacağını belirtiyor. “Yenidoğan Çetesi” davasının ardından uzun süre kapalı kalan Avcılar Hospital, yeni sahibi Daviva ile birlikte yeniden sağlık hizmetine dönmeye hazırlanıyor. Ancak geçmişte yaşanan skandalın gölgesi, hastanenin yeni dönemine dair kamuoyunda soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.