SON DAKİKA

#Togg

HABER DEĞER - Togg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Togg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlanan "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesinde partinin çeyrek asırlık iktidar dönemini değerlendirdi. Erdoğan makalesinde, "Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirten Erdoğan, o dönemde Türkiye'nin siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu vurguladı. Siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmayı, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmeyi ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini aktaran Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." Demokratik meşruiyetin güçlenmesinin en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadıklarını belirten Erdoğan, milletin o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koyduğunu vurguladı. Bu kararlı duruşun vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasinin kökleşmesinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Kamu yatırımları ve savunma sanayisinde atılımlar Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirilen yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirten Erdoğan, kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini ve kadınlar, gençler ile engelliler dahil toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata katılımını desteklediklerinin altını çizdi. Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide atılan adımların stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, bu süreci şu sözlerle anlattı: "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." Dış politika ve küresel adalet vurgusu Dış politikada Türkiye'nin değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini kaydetti. Türk ve İslam dünyasıyla münasebetleri çok boyutlu geliştirirken mazlumların haklarını savunduklarını belirten Erdoğan, uluslararası sisteme yönelik şu çağrıyı yineledi: "NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz." Deprem süreci ve gelecek hedefleri Çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatan Erdoğan, 6 Şubat depremlerine değinerek, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu dile getiren Erdoğan, önümüzdeki döneme ilişkin şu mesajları verdi: "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır" diyerek, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı. Açıklamasını, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AKP'nin 25. yıl logosu çıktı: Tasarımda hangi simgeler yer alıyor? Haber

AKP'nin 25. yıl logosu çıktı: Tasarımda hangi simgeler yer alıyor?

"Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır" mottosuyla paylaşılan görselde, ülkenin yakın tarihindeki simgesel yapıların yanı sıra yerli üretim ve teknoloji hamlelerine dikkat çekildi. Çeyrek asırlık logoda öne çıkan unsurlar 2001 yılında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde siyaset sahnesine çıkan partinin resmi hesaplarından paylaşılan 25. yıl logosu büyük ilgi gördü. Hazırlanan özel konseptli tasarımda, 25 rakamının içerisine Türkiye'nin hafızasında yer edinen mimari yapılar ve son yıllarda hayata geçirilen stratejik projeler işlendi. Tasarımda yer alan temel figürler ve simgeler başlıklar altında toplandı. Tasarımda tariih ve sembolik yapılar olarak Türk bayrağı, Ayasofya ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi; ulaşım ve altyapı hamleleri, Köprüler, yerli yüksek hızlı tren sistemleri ile ulaştırma sektörünü simgeleyen detaylar; teknoloji ve savunma yerli otomobil Togg ile yerli savunma sanayisinin öncü araçları ve üretim alanları sanayi ve tarım sektörlerindeki gelişmeleri yansıtan çeşitli görsel ögeler yer aldı. Partinin 25 yıllık siyasi serüveni ile Türkiye'nin son dönemdeki altyapısal ve teknolojik dönüşümünü bir arada harmanlayan bu özel logo, parti organları tarafından paylaşım süreçlerinde kullanılmaya başlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Togg şarjlarında yüzde 20 indirim dönemi başladı Haber

Togg şarjlarında yüzde 20 indirim dönemi başladı

Temmuz ve ağustos aylarını kapsayan bu dönemde Togg sahipleri, Trugo’nun ultra hızlı şarj istasyonlarından çok daha avantajlı faydalanacak. Şarj maliyetlerinde avantajlı dönem Togg, yaz tatili sürecinde elektrikli araç kullanımını teşvik etmek ve yolculuk maliyetlerini optimize etmek amacıyla Trugo altyapısı üzerinden yeni bir indirim duyurdu. Trugo’nun autocharge özelliğiyle donatılmış tüm ultra hızlı DC şarj cihazlarında yapılan işlemlerde yüzde 20 indirim uygulanacak.Kampanya, temmuz ve ağustos ayları boyunca devam edecek. Kullanıcılar, autocharge özelliğini destekleyen istasyonların güncel listesine Trugo mobil uygulaması üzerinden kolayca ulaşabiliyor. 81 ilde kesintisiz ve hızlı şarj deneyimi Trugo, Türkiye genelinde 81 ilde yaygınlaştırdığı altyapısı ile elektrikli mobilite ekosistemini güçlendirmeye devam ediyor. 1.500’den fazla ultra hızlı DC şarj istasyonu ve 3.000’i aşkın soket sayısı ile Türkiye'nin her noktasına erişim sağlanıyor. Trugo’nun sunduğu ultra hızlı şarj teknolojisi sayesinde Togg kullanıcıları, bataryalarını 30 dakikadan daha kısa bir sürede yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ulaştırabiliyor. İstasyonlarda kullanılan tüm enerji, sertifikalı ve yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Kullanıcılar, yolculuk planlarını yaparken kendilerine en yakın istasyonları Trugo mobil uygulaması veya resmi web sitesi üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Köprülü Belediye Başkanı Mustafa Yıldırımcı yeni makam aracıyla fotoğraf çektirdi Haber

Köprülü Belediye Başkanı Mustafa Yıldırımcı yeni makam aracıyla fotoğraf çektirdi

Büyük Birlik Partisi’nden belediye başkanı seçildikten sonra AK Parti’ye geçen Mustafa Yıldırımcı’nın makam aracı tercihi beldede gündem oldu. Volkswagen Tayron marka yeni bir araç alan Yıldırımcı, teslimatın ardından belediye personeliyle birlikte binanın önünde bir araya geldi. "Beldemize yakışır bir araç aldık" Yeni makam aracının alım süreciyle ilgili eleştirilere yanıt veren Belediye Başkanı Mustafa Yıldırımcı, harcamanın tamamen belediye bütçesinden karşılandığını ifade etti. Hizmet üretmek adına böyle bir adıma ihtiyaç duyduklarını belirten Yıldırımcı, şu açıklamayı yaptı: “İhtiyaca binaen kendi öz kaynaklarımızla beldemize yakışır bir makam aracı aldık. Rabbim hayırlara vesile kılsın inşallah, beldemize hayırlı olsun.” "Neden TOGG tercih edilmez?" sorusu soruldu Yabancı marka lüks araç tercih edilmesi, tasarruf tedbirleri ve yerli üretim bilinci açısından bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Maliyeti daha düşük olan yerli ve milli üretim TOGG yerine ithal bir modelin seçilmesi, sosyal medya kullanıcıları ve belde sakinleri tarafından eleştirildi. Kamu kaynaklarının kullanımı konusunda yerli sanayiye öncelik verilmesi gerektiğini belirten vatandaşlar, tercihin neden yabancı markadan yana kullanıldığını sorguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Otomotivde dengeler değişiyor! Elektrikli araçların payı hızla arttı Haber

Otomotivde dengeler değişiyor! Elektrikli araçların payı hızla arttı

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 daralarak 369 bin 696 adet olarak gerçekleşti. Buna karşın elektrikli araç satışlarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Elektrikli araçlarda güçlü yükseliş Aynı dönemde elektrikli otomobil satışları 54 bin 892 adede ulaşarak toplam pazardan yüzde 18,9 pay aldı. Bu oran, Türkiye’de elektrikli araçlara olan ilginin hızla arttığını ortaya koydu. Ocak-Nisan döneminde otomobil satışları yüzde 5,93 azalarak 290 bin 870 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 8,83 artışla 78 bin 826 adet seviyesine ulaştı. SUV araçlar zirvede Pazarın büyük bölümünü düşük vergi dilimindeki A, B ve C segment araçlar oluşturdu. C segmenti yüzde 54 pay ile ilk sırada yer alırken, en çok tercih edilen gövde tipi ise yüzde 64 payla SUV araçlar oldu. Sedan ve hatchback modeller ise SUV’ları takip etti. Motor tipine göre dağılımda benzinli araçlar yüzde 42,2 ile ilk sırada yer alırken, hibrit araçlar yüzde 32,5 paya ulaştı. Elektrikli araçlar yüzde 18,9 ile dikkat çekerken, dizel ve otogazlı araçların payı oldukça düşük seviyede kaldı. Yerli otomobil Togg, Nisan ayında 3 bin 821 adetlik satış performansıyla öne çıktı. Aynı dönemde Tesla 880 adet, Çinli markalardan Chery 2 bin 227 adet ve BYD ise 447 adet satış gerçekleştirdi. Pazar 10 yıllık ortalamanın üzerinde Her ne kadar yıllık bazda daralma yaşansa da, otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Nisan ayı ortalamasının üzerinde seyretmeye devam etti. Toplam pazar yüzde 51,2 oranında artış gösterdi. Veriler, Türkiye otomotiv sektöründe elektrikli ve hibrit araçlara yönelimin giderek güçlendiğini ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde bu dönüşümün daha da hızlanması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ÖTV’siz araçta yeni dönem: Şartlar değişti, süre 10 yıla çıktı Haber

ÖTV’siz araçta yeni dönem: Şartlar değişti, süre 10 yıla çıktı

Yeni düzenlemeye göre, ÖTV muafiyetli araç alımında hem teknik süreçler hem de mali yükler daha net hale getirilirken, araçların elde tutulma süresi de uzatıldı. 10 yıl satılamayacak En dikkat çeken değişikliklerden biri, araçların satış süresine ilişkin oldu. Daha önce 5 yıl olan elde tutma zorunluluğu, yeni düzenlemeyle 10 yıla çıkarıldı. Bu değişiklikle birlikte, ÖTV avantajıyla alınan araçların kısa sürede elden çıkarılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Üst limit 2,8 milyon TL’ye yükseldi 2026 yılı için ÖTV muafiyetli araç alımında üst limit 2 milyon 873 bin 900 TL olarak belirlendi. Ayrıca araçların en az yüzde 40 yerli üretim olması şartı getirildi. Bu durum, yerli üretim modellerin daha fazla tercih edilmesine yol açacak. Araç fiyatlarında büyük avantaj Vergi avantajı sayesinde, özellikle motor hacmi 1.6 litreyi aşmayan ve yüzde 80 ÖTV diliminde yer alan araçlarda ciddi indirim oluşuyor. Örneğin bayi liste fiyatı 2 milyon TL olan bir araç, ÖTV muafiyetiyle yaklaşık 1,1 milyon TL seviyesine kadar düşebiliyor. Bu da ortalama yüzde 44,4’lük bir avantaj anlamına geliyor. Süreç 15 gün, maliyet 90 bin TL’ye kadar çıkıyor Araç alım süreci, TSE, TÜVTÜRK ve noter işlemlerini kapsayan çok aşamalı bir yapıdan oluşuyor. Ortalama 15 gün süren bu süreçte toplam maliyet, tercih edilen donanıma göre 35 bin TL ile 90 bin TL arasında değişiyor. Kalem kalem ek masraflar Araç alındıktan sonra yapılan teknik düzenlemeler de önemli bir maliyet oluşturuyor: Fiziksel donanım sistemleri (gaz-fren aparatları) 15 bin TL’den başlayıp 90 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Araç için özel mühendislik projesi 4 bin TL ile 8 bin TL arasında değişiyor. TSE proje onay bedeli yaklaşık 5.280 TL. TÜVTÜRK tadilat muayenesi ortalama 2 bin TL. Noter ruhsat işlemleri ise yaklaşık 1.500 TL tutuyor. Hangi araçlar alınabilecek? Yeni düzenlemeyle birlikte yerli üretim şartını karşılayan birçok model ÖTV muafiyeti kapsamında alınabilecek. Öne çıkan modeller arasında: Togg T10X ve T10F Fiat Egea Sedan ve Egea Cross Renault Clio, Megane Sedan ve Duster Toyota Corolla, Corolla Hybrid ve C-HR Hyundai i20 ve Bayon Yerli üretim vurgusu öne çıkıyor Yeni model, sadece bireysel kullanım kolaylığı değil, aynı zamanda yerli otomotiv üretimini destekleme hedefi de taşıyor. Uzmanlar, getirilen yerlilik şartının özellikle Türkiye’de üretilen araçlara talebi artıracağını ve otomotiv sektöründe dengeleri etkileyebileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekonomi düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlandı Haber

Ekonomi düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlandı

Meclis’te nisan ayı başında kabul edilen ekonomik düzenleme paketi yürürlüğe girdi. Yeni yasayla birlikte bedelli askerlik ücreti 335 bin liradan 417 bin liraya yükseldi. Bedelin hesaplanmasında kullanılan tutar 240 bin liradan 300 bin liraya çıkarılırken, memur aylık katsayısı nedeniyle ödenecek gerçek rakam 417 bin TL oldu. Ortopedik engellilere ÖTV’siz araç hakkı genişletildi Teklifte son anda yapılan değişiklikle, ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzerindeki kişilerin ÖTV muafiyetli araç alabilmesinin önü açıldı. Ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan yurttaşlar da artık 10 yılda bir kez ÖTV’siz araç satın alabilecek. Yeni düzenlemeye göre, ÖTV muafiyeti kapsamında alınacak araçların vergiler dahil fiyatının 2 milyon 873 bin 972 TL’yi aşmaması gerekiyor. Ayrıca tercih edilen aracın en az yüzde 40 oranında yerli üretim olması şartı getirildi. Bu kapsamda Togg T10X, Togg T10F ile Türkiye’de üretilen bazı Fiat, Renault, Toyota ve Hyundai modelleri tercih edilebilecek. İlk konutta yüzde 74 indirim Yasa, depremzedeler için de yeni bir destek içeriyor. Buna göre 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde hak sahibi olan yurttaşlar, 31 Aralık 2026’ya kadar borçlandırma bedelini peşin öderse ilk konut için yüzde 74, ilk iş yeri için ise yüzde 48 indirimden yararlanabilecek. BES ödemelerine prim muafiyeti geldi Yeni düzenlemeyle birlikte işverenlerin çalışanları adına yaptığı Bireysel Emeklilik Sistemi katkı paylarının bir bölümü sosyal güvenlik priminden muaf tutulacak. Ayrıca işyerinde yemek verilmeyen durumlarda günlük 300 TL’ye kadar yemek yardımı da SGK primine esas kazanca dahil edilmeyecek. Bahis reklamı giderleri artık vergiden düşülemeyecek Kanunla birlikte şans ve bahis oyunlarına ilişkin reklam harcamalarının gelir ve kurumlar vergisi matrahından düşülmesi uygulamasına da son verildi. Böylece bahis reklamları için yapılan harcamalar artık vergi indirimi kapsamında değerlendirilemeyecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ÖTV muafiyetinde yeni dönem: 8 otomobil öne çıktı Haber

ÖTV muafiyetinde yeni dönem: 8 otomobil öne çıktı

2026 yılı itibarıyla Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetinde üst limitin yaklaşık 2,8 milyon TL seviyesine çıkarılmasıyla birlikte, bu kapsamda satın alınabilecek araçlar yeniden gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın belirlediği sınır doğrultusunda, liste fiyatı bu limitin altında kalan otomobiller netleşirken, Meclis’e sunulan yeni bir teklif de tartışılıyor. ÖTV muafiyetinde kapsam genişliyor Mevcut uygulamada ÖTV muafiyetinden yalnızca belirli şartları sağlayan engelli yurttaşlar yararlanabiliyor. Engel oranı yüzde 90 ve üzerinde olan, sağlık raporunda uygunluk bulunan ve gerekli durumlarda aracı özel tertibatla kullanan kişiler bu haktan faydalanabiliyor. Üst limitin artırılmasıyla birlikte, farklı segmentlerde daha fazla model bu kapsama dahil oldu. Listede elektrikli araçların yanı sıra sedan ve SUV modeller de yer alıyor. Elektrikli ve yerli modeller dikkat çekiyor ÖTV’siz araç listesinde özellikle elektrikli ve yerli üretim modeller öne çıkıyor. Türkiye’nin yerli otomobili TOGG’un iki farklı modeli listenin üst sıralarında yer alırken, Toyota, Renault, Hyundai ve Fiat gibi markaların modelleri de alternatifler arasında bulunuyor. Fiyatlar incelendiğinde, ÖTV muafiyetiyle en yüksek bedelli aracın yaklaşık 1,7 milyon TL seviyesinde olduğu, en düşük fiyatlı modelin ise 600 bin TL bandına kadar gerilediği görülüyor. Satış ve kullanım şartları sürüyor ÖTV muafiyetiyle alınan araçlarda belirli kurallar uygulanmaya devam ediyor. Araçta yerli üretim oranı aranırken, satın alınan otomobillerin belirli bir süre boyunca satılamaması şartı bulunuyor. Bu süre dolmadan satış yapılması durumunda ise ödenmeyen verginin tahsil edilmesi söz konusu oluyor. Meclis’te yeni teklif: Emekliler için kapı aralanabilir Öte yandan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz tarafından Meclis’e sunulan bir teklif, ÖTV muafiyetinin kapsamını genişletmeyi hedefliyor. Teklifin kabul edilmesi halinde, uzun yıllar tarım sektöründe çalışmış emekli yurttaşların da belirli koşullar dahilinde ÖTV ödemeden araç alabilmesi gündeme gelebilir. Düzenleme yasalaşırsa, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan emekli yurttaşlar için ulaşımın daha erişilebilir hale gelmesi amaçlanıyor. Ancak söz konusu teklif henüz kabul edilmediği için mevcut uygulamada herhangi bir değişiklik bulunmuyor. Gözler yeni düzenlemede Hem artan araç fiyatları hem de ekonomik koşullar nedeniyle ÖTV muafiyeti, araç sahibi olmak isteyenler için önemli bir başlık olmaya devam ediyor. Meclis’teki düzenlemenin akıbeti ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, yeni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor” dedi. İCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.