SON DAKİKA

#Togg

HABER DEĞER - Togg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Togg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖTV’siz araçta yeni dönem: Şartlar değişti, süre 10 yıla çıktı Haber

ÖTV’siz araçta yeni dönem: Şartlar değişti, süre 10 yıla çıktı

Yeni düzenlemeye göre, ÖTV muafiyetli araç alımında hem teknik süreçler hem de mali yükler daha net hale getirilirken, araçların elde tutulma süresi de uzatıldı. 10 yıl satılamayacak En dikkat çeken değişikliklerden biri, araçların satış süresine ilişkin oldu. Daha önce 5 yıl olan elde tutma zorunluluğu, yeni düzenlemeyle 10 yıla çıkarıldı. Bu değişiklikle birlikte, ÖTV avantajıyla alınan araçların kısa sürede elden çıkarılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Üst limit 2,8 milyon TL’ye yükseldi 2026 yılı için ÖTV muafiyetli araç alımında üst limit 2 milyon 873 bin 900 TL olarak belirlendi. Ayrıca araçların en az yüzde 40 yerli üretim olması şartı getirildi. Bu durum, yerli üretim modellerin daha fazla tercih edilmesine yol açacak. Araç fiyatlarında büyük avantaj Vergi avantajı sayesinde, özellikle motor hacmi 1.6 litreyi aşmayan ve yüzde 80 ÖTV diliminde yer alan araçlarda ciddi indirim oluşuyor. Örneğin bayi liste fiyatı 2 milyon TL olan bir araç, ÖTV muafiyetiyle yaklaşık 1,1 milyon TL seviyesine kadar düşebiliyor. Bu da ortalama yüzde 44,4’lük bir avantaj anlamına geliyor. Süreç 15 gün, maliyet 90 bin TL’ye kadar çıkıyor Araç alım süreci, TSE, TÜVTÜRK ve noter işlemlerini kapsayan çok aşamalı bir yapıdan oluşuyor. Ortalama 15 gün süren bu süreçte toplam maliyet, tercih edilen donanıma göre 35 bin TL ile 90 bin TL arasında değişiyor. Kalem kalem ek masraflar Araç alındıktan sonra yapılan teknik düzenlemeler de önemli bir maliyet oluşturuyor: Fiziksel donanım sistemleri (gaz-fren aparatları) 15 bin TL’den başlayıp 90 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Araç için özel mühendislik projesi 4 bin TL ile 8 bin TL arasında değişiyor. TSE proje onay bedeli yaklaşık 5.280 TL. TÜVTÜRK tadilat muayenesi ortalama 2 bin TL. Noter ruhsat işlemleri ise yaklaşık 1.500 TL tutuyor. Hangi araçlar alınabilecek? Yeni düzenlemeyle birlikte yerli üretim şartını karşılayan birçok model ÖTV muafiyeti kapsamında alınabilecek. Öne çıkan modeller arasında: Togg T10X ve T10F Fiat Egea Sedan ve Egea Cross Renault Clio, Megane Sedan ve Duster Toyota Corolla, Corolla Hybrid ve C-HR Hyundai i20 ve Bayon Yerli üretim vurgusu öne çıkıyor Yeni model, sadece bireysel kullanım kolaylığı değil, aynı zamanda yerli otomotiv üretimini destekleme hedefi de taşıyor. Uzmanlar, getirilen yerlilik şartının özellikle Türkiye’de üretilen araçlara talebi artıracağını ve otomotiv sektöründe dengeleri etkileyebileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekonomi düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlandı Haber

Ekonomi düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlandı

Meclis’te nisan ayı başında kabul edilen ekonomik düzenleme paketi yürürlüğe girdi. Yeni yasayla birlikte bedelli askerlik ücreti 335 bin liradan 417 bin liraya yükseldi. Bedelin hesaplanmasında kullanılan tutar 240 bin liradan 300 bin liraya çıkarılırken, memur aylık katsayısı nedeniyle ödenecek gerçek rakam 417 bin TL oldu. Ortopedik engellilere ÖTV’siz araç hakkı genişletildi Teklifte son anda yapılan değişiklikle, ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzerindeki kişilerin ÖTV muafiyetli araç alabilmesinin önü açıldı. Ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan yurttaşlar da artık 10 yılda bir kez ÖTV’siz araç satın alabilecek. Yeni düzenlemeye göre, ÖTV muafiyeti kapsamında alınacak araçların vergiler dahil fiyatının 2 milyon 873 bin 972 TL’yi aşmaması gerekiyor. Ayrıca tercih edilen aracın en az yüzde 40 oranında yerli üretim olması şartı getirildi. Bu kapsamda Togg T10X, Togg T10F ile Türkiye’de üretilen bazı Fiat, Renault, Toyota ve Hyundai modelleri tercih edilebilecek. İlk konutta yüzde 74 indirim Yasa, depremzedeler için de yeni bir destek içeriyor. Buna göre 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde hak sahibi olan yurttaşlar, 31 Aralık 2026’ya kadar borçlandırma bedelini peşin öderse ilk konut için yüzde 74, ilk iş yeri için ise yüzde 48 indirimden yararlanabilecek. BES ödemelerine prim muafiyeti geldi Yeni düzenlemeyle birlikte işverenlerin çalışanları adına yaptığı Bireysel Emeklilik Sistemi katkı paylarının bir bölümü sosyal güvenlik priminden muaf tutulacak. Ayrıca işyerinde yemek verilmeyen durumlarda günlük 300 TL’ye kadar yemek yardımı da SGK primine esas kazanca dahil edilmeyecek. Bahis reklamı giderleri artık vergiden düşülemeyecek Kanunla birlikte şans ve bahis oyunlarına ilişkin reklam harcamalarının gelir ve kurumlar vergisi matrahından düşülmesi uygulamasına da son verildi. Böylece bahis reklamları için yapılan harcamalar artık vergi indirimi kapsamında değerlendirilemeyecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ÖTV muafiyetinde yeni dönem: 8 otomobil öne çıktı Haber

ÖTV muafiyetinde yeni dönem: 8 otomobil öne çıktı

2026 yılı itibarıyla Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetinde üst limitin yaklaşık 2,8 milyon TL seviyesine çıkarılmasıyla birlikte, bu kapsamda satın alınabilecek araçlar yeniden gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın belirlediği sınır doğrultusunda, liste fiyatı bu limitin altında kalan otomobiller netleşirken, Meclis’e sunulan yeni bir teklif de tartışılıyor. ÖTV muafiyetinde kapsam genişliyor Mevcut uygulamada ÖTV muafiyetinden yalnızca belirli şartları sağlayan engelli yurttaşlar yararlanabiliyor. Engel oranı yüzde 90 ve üzerinde olan, sağlık raporunda uygunluk bulunan ve gerekli durumlarda aracı özel tertibatla kullanan kişiler bu haktan faydalanabiliyor. Üst limitin artırılmasıyla birlikte, farklı segmentlerde daha fazla model bu kapsama dahil oldu. Listede elektrikli araçların yanı sıra sedan ve SUV modeller de yer alıyor. Elektrikli ve yerli modeller dikkat çekiyor ÖTV’siz araç listesinde özellikle elektrikli ve yerli üretim modeller öne çıkıyor. Türkiye’nin yerli otomobili TOGG’un iki farklı modeli listenin üst sıralarında yer alırken, Toyota, Renault, Hyundai ve Fiat gibi markaların modelleri de alternatifler arasında bulunuyor. Fiyatlar incelendiğinde, ÖTV muafiyetiyle en yüksek bedelli aracın yaklaşık 1,7 milyon TL seviyesinde olduğu, en düşük fiyatlı modelin ise 600 bin TL bandına kadar gerilediği görülüyor. Satış ve kullanım şartları sürüyor ÖTV muafiyetiyle alınan araçlarda belirli kurallar uygulanmaya devam ediyor. Araçta yerli üretim oranı aranırken, satın alınan otomobillerin belirli bir süre boyunca satılamaması şartı bulunuyor. Bu süre dolmadan satış yapılması durumunda ise ödenmeyen verginin tahsil edilmesi söz konusu oluyor. Meclis’te yeni teklif: Emekliler için kapı aralanabilir Öte yandan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz tarafından Meclis’e sunulan bir teklif, ÖTV muafiyetinin kapsamını genişletmeyi hedefliyor. Teklifin kabul edilmesi halinde, uzun yıllar tarım sektöründe çalışmış emekli yurttaşların da belirli koşullar dahilinde ÖTV ödemeden araç alabilmesi gündeme gelebilir. Düzenleme yasalaşırsa, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan emekli yurttaşlar için ulaşımın daha erişilebilir hale gelmesi amaçlanıyor. Ancak söz konusu teklif henüz kabul edilmediği için mevcut uygulamada herhangi bir değişiklik bulunmuyor. Gözler yeni düzenlemede Hem artan araç fiyatları hem de ekonomik koşullar nedeniyle ÖTV muafiyeti, araç sahibi olmak isteyenler için önemli bir başlık olmaya devam ediyor. Meclis’teki düzenlemenin akıbeti ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, yeni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor” dedi. İCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Togg’un batarya ortağı Farasis iflas sınırında Haber

Togg’un batarya ortağı Farasis iflas sınırında

Togg’un batarya tedarikçisi ve Gemlik’teki Siro ortaklığının ana hissedarı olan Farasis Energy, 2025’in ilk dokuz ayında 386 milyon yuan (54,2 milyon dolar) zarar açıkladı. 2024’te yalnızca 3,94 GWh batarya satışı yapan şirketin pazar payı hızla erirken, en büyük müşterisi hâline gelen Togg dışındaki firmaların alımları neredeyse durdu. Şirketin mali çöküşü üzerine Çin’in Guangzhou yönetimi devlet kurtarma planıyla şirkete fiilen el koydu. Farasis, 2020’de “145 GWh üretim hedefi” vermişti, bugün kapasitesinin yüzde 3’ünde çalışıyor. Batarya pazarında 2021’de dünya listelerinde ilk 10’da yer alan Farasis, son üç yılda hem üretim hem satış hem de kârlılıkta büyük düşüş yaşadı. 2023’te 1,87 milyar yuan zarar eden şirket, 2024’te yeniden eksi bilanço açıkladı. 2025’in ilk üç çeyreğinde de gelirleri yüzde 28,7 düştü ve şirket, Çin’deki büyük batarya üreticileri arasında zarar açıklayan tek firma oldu. Çin hükümeti devreye girdi: Hisseler azınlıkta ama kontrol devlette. Finansal riskin büyümesiyle Ocak–Nisan 2025 arasında Guangzhou Industrial Investment Holding Group (GIIHG) aracılığıyla müdahale gerçekleşti. Devlet, yalnızca yüzde 16,15 hisseye sahip olmasına rağmen, kurucu hissedarların oy haklarından feragat etmesiyle şirketin fiilî kontrolünü ele aldı. Pazar payı eridi: Mercedes, GAC Aion ve diğer devler Farasis’ten uzaklaşırken Togg tek büyük alıcı kaldı. 2025 itibarıyla Farasis, Çin’de ilk 15 üretici listesinin dışına düştü. Bir dönem en büyük müşterisi olan GAC Aion alımlarını büyük oranda kesti; Mercedes-Benz ise 2021’de yaptığı ön ödeme sonrası 107 GWh’lik yeni batarya anlaşmasını LG Energy Solution ile yaptı ve Farasis’i devreden çıkardı. Araştırmalara göre, 2024’te satılan 3,94 GWh bataryanın çoğunu tek başına Togg satın aldı; bu da Farasis’i “küresel tedarikçiden, Togg’a bağımlı tek kaynak” konumuna getirdi. Siro ortaklığı sürüyor ancak Türkiye’deki yerli hücre üretim planı 2026’ya ertelenmiş durumda. Farasis ve Togg’un ortak girişimi olan Siro, Mart 2023’ten bu yana 70 binin üzerinde batarya paketi üretti ancak hücreler hâlâ Çin’den ithal ediliyor. Siro Genel Müdürü Özgür Özel’in Ekim 2025’te görevden ayrılması, projedeki belirsizliği artırdı. 2026’da açılması planlanan yerli hücre fabrikasının takvimi ise henüz netleşmedi. Togg için risk büyüyor: Tek tedarikçiye bağlı üretim modeli tartışılıyor, alternatif arayışı hızlanıyor. Otomotiv analistlerine göre Togg’un, Farasis’in çöküşü nedeniyle CATL, LG Energy Solution, Samsung SDI gibi alternatif tedarikçilere yönelmesi gerekiyor. Uzmanlar, “Togg’un batarya tedarik zinciri tek ayaklı olamaz” uyarısında bulunarak, çoklu tedarikçi stratejisinin acil bir gereklilik olduğunu savunuyor. Farasis’in son umudu: 2025 sonunda katı hâl batarya denemesi, 2026–27 ticari hedefi. Farasis, 0,2 GWh kapasiteli solid-state (katı hâl) batarya üretimi için pilot tesis kuracağını açıkladı. Ancak sektör kaynakları, şirketin mevcut finansal durumuyla bu teknolojiyi ticarileştirme ihtimalinin “yüksek riskli” olduğunu belirtiyor.

Togg, kuralları değiştiriyor: Bayilik, ucuz model ve yeni hedefler Haber

Togg, kuralları değiştiriyor: Bayilik, ucuz model ve yeni hedefler

Türkiye'nin yerli otomobil markası Togg, Münih’te düzenlenen IAA Mobility 2025 Fuarı ile Avrupa pazarına adım atarken, önemli stratejik değişikliklerini de duyurdu. Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ve CEO M. Gürcan Karakaş, hem yeni satış modeli hem de ürün gamına eklenecek modeller hakkında çarpıcı bilgiler paylaştı. Bayilik sistemi başlıyor Togg, satış sonrası hizmetlerde kullanıcıya daha yakın olabilmek adına online satış modelinden vazgeçiyor. Yeni dönemde, Mercedes-Benz’in acentelik sistemine benzer bir bayilik ağı kurulacak. İlk etapta 5-6 noktada pilot uygulama başlatılacak, ardından ülke geneline yayılması hedeflenecek. İkinci ele hazırlık Yeni strateji sadece satışla sınırlı değil. Togg, ikinci el pazarında da aktif olmayı planlıyor. Kullanıcıların araçlarını belirli noktalarda takas edebileceği sistemler üzerinde çalışılıyor. Daha ekonomik model: T8X Togg’un ilk modeli T10X’in ardından, B segmenti ve daha ulaşılabilir fiyatlı T8X modeli için çalışmalar başladı. CEO Karakaş, “Normalde bu model 2.5 yılda çıkar ama biz 2 yıldan önce piyasaya sürmeyi planlıyoruz” dedi. Hibrit seçenek gündemde Yalnızca elektrikli araç üretme vizyonuna sahip olan Togg, PHEV (prizli hibrit) motor seçeneklerini de değerlendirmeye aldı. Karakaş: “Pazarda hala talep gören hibrit çözümleri görmezden gelemeyiz. Uygun model ve yöntem bulunursa bu alanda da adım atabiliriz.” Ortaklığa kapalıyız Togg’un Çinli yatırımcılarla ortaklık kuracağı iddialarına Fuat Tosyalı net yanıt verdi: "Beş ortakla yola çıktık, ortaklığa açık değiliz. Ancak teknoloji geliştirmek adına herkesle görüşebiliriz." Togg, Almanya’dan sonra Fransa ve İtalya’ya açılmayı planlarken, Avrupa'daki varlığını kalıcı ve güçlü hale getirme hedefiyle ilerliyor. Yıllık 175 bin araç üretim kapasitesine ulaşmayı hedefleyen marka, yalnızca ürün değil, ekosistem odaklı bir otomotiv anlayışı inşa ediyor. Fuat Tosyalı’nın Çinli üreticilerle ilgili mesajı ise dikkat çekiciydi: "Bu toplumun bir parçası olacaklarsa rekabete varız. Ama maliyet adaleti olmadan rekabet adil değildir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.