SON DAKİKA

#Tom Barrack

HABER DEĞER - Tom Barrack haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tom Barrack haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Ankara Büyükelçisi açıkladı: Türkiye ve İsrail  gerilimi son anda önlendi Haber

ABD Ankara Büyükelçisi açıkladı: Türkiye ve İsrail gerilimi son anda önlendi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Reuters'a yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na gerçekleştirdiği saldırıya değindi. Barrack, Türkiye'nin bu saldırı konusunda önceden bilgilendirilmediğini, İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırına doğru ilerlediğinin görüldüğünü ve bu durumun Türkiye'nin askeri karşılık verme ihtimalini doğurduğunu belirtti. Tarafların sağduyulu yaklaşımı sayesinde gerilimin tırmanmasının son anda önlendiğini ifade etti. 3'lü mekanizma için çalışma başlatıldı İsrail'in söz konusu saldırısının, Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığını artırabileceği yönündeki İsrail algısından kaynaklandığını belirten Barrack, yaşananların üç ülke arasında doğrudan bir iletişim kurulması gerektiğini açıkça gösterdiğini vurguladı. Washington yönetiminin Türkiye, İsrail ve Suriye arasında olası çatışmaları önlemek amacıyla bir mekanizma kurmak için çalıştığını aktaran Barrack, taraflar arasındaki mevcut bilgi paylaşımı ve diyalog yapısının daha güçlü bir mimariye dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Ebu Zuhur Askeri Havaalanı hedef alınmıştı Öte yandan İsrail savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyinde İdlib'in doğusunda yer alan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na hava saldırısı düzenlemişti. Suriye tarafı, uçakların havaalanına 8 saldırı gerçekleştirdiğini, pist ile hangardaki kullanılmayan bir yapının hedef alındığını duyurmuştu. Gerçekleştirilen saldırıda can kaybı veya yaralanma yaşanıp yaşanmadığına dair ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD'nin en büyük dolandırıcısı Türkiye'de yakalandı Haber

ABD'nin en büyük dolandırıcısı Türkiye'de yakalandı

Yaklaşık bir yıldır firari olan Hilmi'nin yakalanması, ABD yönetiminde geniş yankı uyandırdı. FBI ve Türk güvenlik birimlerinden ortak operasyon FBI Direktörü Kash Patel, operasyonun detaylarını sosyal medya hesabından duyururken, İbrahim Haldun Hilmi'nin Mayıs 2025'ten bu yana arananlar listesinin başında yer aldığını belirtti. Medicare sistemini hedef alan ve 3,7 milyar dolar tutarındaki devasa dolandırıcılık planının kilit organizatörlerinden biri olmakla suçlanan Hilmi, FBI Miami Ofisi, ABD Adalet Bakanlığı ve Türkiye'deki güvenlik birimlerinin koordineli çalışması neticesinde ele geçirildi. Operasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçen tüm birimlere teşekkür eden Patel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın sürece olan katkısına dikkat çekerek, "Bu dosya, onun yorulmak bilmeyen çalışmaları olmadan tamamlanamazdı" ifadelerini kullandı. "Dünyanın hiçbir yerinde güvenli liman yok" Yakalanan Hilmi'nin ABD'ye getirilmesinin ardından sürece ilişkin sert bir açıklama yapan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, adaletin tecelli edeceğini vurguladı. Vance, "Bu dolandırıcı Mayıs 2025'te Türkiye'ye kaçtı ancak ABD'li yetkililer onu Miami'ye geri getirdi. Amerikan halkına karşı işlediği suçlar nedeniyle adalet önüne çıkacak" dedi. Vance'in "Amerikan halkından çalarsanız, dünyanın hiçbir yerinde sizin için güvenli liman olmayacak" sözleri ise Trump yönetiminin finansal suçlarla mücadele konusundaki kararlılığını gözler önüne serdi. Beyaz Saray'dan "Dolandırıcılıkla mücadele" vurgusu İbrahim Haldun Hilmi'nin Miami'de hakim karşısına çıkarılacağı belirtilirken, operasyon FBI'ın dolandırıcılıkla mücadele karnesindeki önemli başarılardan biri olarak kaydedildi. FBI Direktörü Patel, bu sonucun, Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Beyaz Saray görev gücünün vergi mükelleflerinin parasını hedef alan suçlulara karşı yürüttüğü stratejik operasyonların bir parçası olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den İstanbul’daki saldırıya ilk tepki: Türkiye’ye övgü mesajı Haber

ABD’den İstanbul’daki saldırıya ilk tepki: Türkiye’ye övgü mesajı

İstanbul’da İsrail Başkonsolosluğu’nun bulunduğu bölgede yaşanan silahlı saldırıya uluslararası tepkiler gelmeye başladı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada saldırıyı sert sözlerle kınarken, Türkiye’nin hızlı müdahalesini takdir etti. ABD’den sert kınama mesajı Tom Barrack, yaptığı açıklamada ABD’nin saldırıyı “en güçlü şekilde” kınadığını belirtti. Diplomatik temsilciliklere yönelik saldırıların yalnızca hedef ülkeye değil, uluslararası düzene yönelik olduğunu vurgulayan Barrack, bu tür eylemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Türkiye’ye ve emniyete övgü Barrack, açıklamasında Türkiye’nin ve Türk Emniyet güçlerinin hızlı ve kararlı müdahalesine dikkat çekerek, bu müdahale sayesinde daha büyük bir olayın önüne geçildiğini belirtti. ABD’li büyükelçi, güvenlik güçlerine açık şekilde teşekkür etti. Saldırıda 3 kişi etkisiz hale getirildi İstanbul’da İsrail Konsolosluğu’nun bulunduğu bina önünde gerçekleşen olayda, DEAŞ üyesi olduğu belirtilen 3 kişi polisle çatışmaya girdi. Çatışmada 1 saldırgan öldürüldü, 2 saldırgan ise yaralı olarak yakalandı. Soruşturma ve bağlantılar inceleniyor Yetkililer, saldırganların kimliklerinin tespit edildiğini ve aralarındaki dijital iletişimin detaylı şekilde incelendiğini açıkladı. Şüphelilerin geçmiş kayıtları ve olası bağlantıları üzerine çalışmalar sürüyor. Konsolosluk uzun süredir kapalıydı Öte yandan saldırının gerçekleştiği İsrail Konsolosluğu’nun yaklaşık 2,5 yıldır aktif olmadığı ve bölgede yalnızca güvenlik amaçlı polislerin bulunduğu bilgisi paylaşıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor Haber

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor

ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını sona erdirmeye hazırlandığı iddia edildi. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Pentagon, ülkede bulunan yaklaşık bin askerin tamamını iki ay içinde geri çekmeyi hedefliyor. Planın hayata geçmesi halinde ABD’nin Suriye’de yaklaşık on yıldır süren askeri varlığı sona erecek. Stratejik üslerden çekilme başladı Haberde, ABD ordusunun Suriye, Ürdün ve Irak sınırındaki Tenef garnizonundan ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Şedadi Hava Üssü’nden çekilme sürecini büyük ölçüde tamamladığı belirtildi. Bu adımın, kapsamlı geri çekilmenin ilk aşaması olarak değerlendirildiği aktarıldı. Washington güvenlik gerekçesini değiştiriyor ABD’li yetkililerin değerlendirmelerine göre, IŞİD’le mücadelede sahadaki koşulların değişmesi ve ABD’nin yerel ortaklarının askeri yapısının zayıflaması, askeri varlığın yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Bu çerçevede Washington’un Suriye’de doğrudan askeri varlık yerine diplomatik kanalları öne çıkarabileceği ifade edildi. Diplomatik temaslar öne çıkabilir ABD yönetiminin yeni dönemde Suriye geçiş yönetimiyle daha yakın diplomatik ilişkiler kurmayı hedeflediği belirtildi. Bu kapsamda ülke içindeki güvenlik risklerinin askeri yöntemler yerine diplomatik süreçlerle yönetilmesinin planlandığı kaydedildi. Sürecin, Suriye’deki dengeleri ve bölgesel güç ilişkilerini etkileyebileceği değerlendiriliyor. “Görev büyük ölçüde tamamlandı” mesajı ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack daha önce yaptığı açıklamalarda, DEAŞ’la mücadele görevinin büyük ölçüde tamamlandığını belirtmiş, ABD’nin Suriye’deki üs sayısını sekizden üçe düşürdüğünü ve nihai olarak bunu bire indirmeyi planladıklarını söylemişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Barrack’tan Suriye’ye yeni model önerisi Haber

Barrack’tan Suriye’ye yeni model önerisi

ABD’den çarpıcı açıklama ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de artan mezhep çatışmalarının ardından ülkenin geleceğine dair dikkat çeken bir öneri getirdi. Washington Post’un haberine göre Barrack, “Bir federasyon değil ama onun biraz altında, herkesin kendi kültürünü ve dilini koruduğu bir yapı” ifadesini kullandı. Bu açıklama, Trump yönetiminin daha önce güçlü destek verdiği Ahmed eş-Şara’nın merkezi devlet vizyonuna ilk ciddi uluslararası çekince olarak değerlendirildi. Şam’dan sert tepki Suriye lideri Ahmed eş-Şara, devlet medyasında yayımlanan açıklamasında ülkenin bölünmesi ihtimalini kesin bir dille reddetti. “Suriye’yi bölmek isteyenler olabilir, ancak bu mantıken de siyasi olarak da mümkün değil” diyerek merkezi devlet modelinde ısrarını yineledi. Azınlık katliamları baskıyı artırıyor ABD’nin politika değişikliğine işaret eden çıkışın arkasında son aylarda yaşanan kanlı azınlık saldırıları var. Süveyda’da Dürzi sivillere yönelik saldırılarda binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Mart ayında sahil bölgesindeki Alevi azınlığa yönelik saldırılarda ise en az 1.400 sivil ve 200 asker öldürüldü. Bu gelişmeler, merkeziyetçi devlet anlayışının ülkedeki farklı etnik ve dini grupları korumakta yetersiz kaldığı eleştirilerini güçlendirdi. SDG ile anlaşmazlıklar sürüyor Rojava ve doğu Suriye’de geniş bölgeleri kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile hükümet arasında mart ayında imzalanan “entegrasyon anlaşması” hâlâ uygulanamadı. En büyük sorun ise SDG bölgelerinin ne kadar özerklik sahibi olacağı meselesi. Bu durum, ABD’nin önerdiği “federasyona yakın model” tartışmalarını daha da kritik hale getiriyor. Uzmanlar: Merkezi devlet modeli çöktü Chatham House uzmanı Haid Haid, son şiddet olaylarının merkezi devlet projesini çıkmaza soktuğunu belirtti: “Hükümetin tüm Suriye üzerinde kontrol kurma hırsı işe yaramıyor. Ulusal diyalog ve güven inşası şart.” Öte yandan Ceble Belediye Başkanı Diya Heyrbeyk, ülkenin bölünmesinin çözüm getirmeyeceğini savundu: “Haseke’nin buğdayına, sahilin balığına ihtiyaç var. Birbirimize muhtacız.” Suriye için yeni bir yol haritası mı? Barrack’ın çıkışı, ABD’nin Suriye politikasında değişim sinyali olarak görülüyor. Bir yanda Şam’ın merkezi devlet ısrarı, diğer yanda ABD’nin federasyona yakın esnek model önerisi var. Ancak artan şiddet, mezhep çatışmaları ve SDG gerilimi, ülkenin geleceğini her zamankinden daha belirsiz hale getiriyor.

SDG, ABD’nin çekilme ve silah bırakma talebini reddetti Haber

SDG, ABD’nin çekilme ve silah bırakma talebini reddetti

Tom Barrack’ın taleplerine ret: SDG, silah bırakmayacak Suriye Demokratik Güçleri (SDG), ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Rakka, Deyrezzor, Haseke ve Tabka’dan çekilme ve silah bırakma yönündeki taleplerini kabul etmediğini açıkladı. SDG yetkilileri, entegrasyon sürecinde kademeli olarak Suriye ordusuna katılmayı planladıklarını, ancak mevcut koşullarda silah bırakmanın mümkün olmadığını belirtti. “ABD ile anlaşmazlık yok, entegrasyon karşılıklı tanımayı gerektirir” SDG temsilcisi Sihanouk Dibo yaptığı açıklamada, “ABD ile herhangi bir anlaşmazlığımız yok” diyerek, SDG’nin silah bırakmayı düşünmediğini vurguladı. Dibo, entegrasyonun tek taraflı değil, karşılıklı tanımaya dayalı olması gerektiğini belirtti. SDG’nin, Şam ile yapılacak bir mutabakat çerçevesinde Suriye Halk Meclisi seçimlerini olumlu karşıladığını da sözlerine ekledi. Mazlum Abdi aşiretlerle görüştü: “SDG bölgenin güvencesidir” SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Deyr ez Zor'da bölgedeki kanaat önderleri, aşiret liderleri ve sivil-askeri temsilcilerle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda siyasi ve askeri gelişmeleri değerlendiren Abdi, “Toplumsal barış için ortak çalışma şart. Deyr ez Zor halkı ve kurumları, gelecekte Şam’la yapılacak her anlaşmada söz sahibi olmalıdır” dedi. Abdi ayrıca, SDG'nin görevini sürdürmekte kararlı olduğunu vurguladı. Devlet kurumlarının devri gündemde Tesaa World’in aktardığına göre Abdi toplantıda, “Deyr ez Zor’dan başlamak üzere devlet kurumlarının, asker dahil, Şam yönetimine devredilmesi fikrinin” görüşmelerde ele alınabileceğini ifade etti. Bu açıklama, SDG’nin doğrudan değil, kontrollü ve siyasi temelli bir entegrasyon hedeflediği şeklinde yorumlandı. Aşiretler: SDG’ye karşı ayaklanma çağrısına katılmıyoruz Bölgede SDG’ye karşı ayaklanma çağrısı yapan bir bildiride adı geçen 12 Arap aşireti, bu çağrıyla ilgileri olmadığını açıkladı. Aşiretler, SDG’ye desteklerini sürdüreceklerini beyan etti. İlham Ahmed: Bu bir teslimiyet değil, eşit katılım süreci Suriye Demokratik Güçleri’nin Suriye ordusuna entegrasyon sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan SDG Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed, Rudaw’a verdiği röportajda entegrasyonun “karşılıklı tanıma” temelinde olması gerektiğini söyledi. “Silah bırakmak şu an için intihar olur” diyen Ahmed, mevcut diyalog sürecinin müzakere değil, çözüm arayışı olduğunu ifade etti. Amaç bölünme değil adem-i merkeziyetçi Suriye Ahmed, SDG’nin Suriye’yi bölme gibi bir hedefi olmadığını vurgulayarak, adem-i merkeziyetçi bir modelin savunucusu olduklarını belirtti. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesini, sağlık, eğitim ve güvenlik gibi hizmetlerin bölgesel idarelerce yürütülmesini savunan Ahmed, sınır, dış politika ve pasaport gibi konuların ise merkezde kalabileceğini söyledi. Türkiye ile temaslar sürüyor İlham Ahmed, Türkiye ile açık ya da dolaylı temasların sürdüğünü de doğruladı. Çatışma yerine diyaloğu benimsediklerini belirten Ahmed, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin arabuluculuk rolünü olumlu karşıladıklarını ifade etti. Bu açıklamalar, SDG’nin bölgesel uzlaşı ve barış arayışını sürdürdüğüne işaret ediyor.

Fransa'dan DSG–Şam görüşmeleriyle ilgili açıklama Haber

Fransa'dan DSG–Şam görüşmeleriyle ilgili açıklama

Fransa Dışişleri Bakanlığı, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye hükümeti arasında yürütülen görüşmelerin ilerlemesi adına taraflara ev sahipliği yapabileceklerini bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Paris’te Fransa, ABD ve Suriye temsilcilerinin bir araya geldiği ve DSG ile Suriye hükümeti arasında doğrudan bir buluşmanın kısa sürede gerçekleşmesi için mutabakata varıldığı ifade edildi. Fransa’nın, Suriye’de siyasi geçiş sürecinin tamamlanması ve ülkenin birlik, egemenlik, istikrar ve toprak bütünlüğünün korunması için kararlılıkla destek vermeyi sürdüreceği de açıklamada vurgulandı. ABD Temsilcisi Barrack’tan Paris mesajı ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Paris’teki temasları kapsamında Suriye Dışişleri Bakanı Esat Şeybani ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ile buluştukları anlara ilişkin bir fotoğraf paylaştı. Barrack paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Paris, bugün gerçekleştirdiğimiz gibi hayati öneme sahip diplomatik görüşmelerin uzun süredir kalbi konumundadır. İstikrarlı, güvenli ve birleşik bir Suriye; güçlü komşular ve müttefikler temelinde inşa edilebilir. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun sözleriyle, çatışmalar ‘ABD’nin yürütmeye çalıştığı yoğun ve etkin diplomasi’ sayesinde son bulur. Dost ve ortaklarımızla birlikte Suriye’de refahı inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.