SON DAKİKA

#Toplumsal Barış

HABER DEĞER - Toplumsal Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Serkan Torun'dan Azerbaycan’da Türk dünyası vurgusu Haber

Serkan Torun'dan Azerbaycan’da Türk dünyası vurgusu

Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve Tüm Sanayiciler Derneği Genel Başkanı Serkan Torun, Azerbaycan’da Türk dünyasının köklü sivil toplum kuruluşlarından Türk Ağsaqqalları Arasında Əlaqələrin İnkişafı İctimai Birliği’ni ziyaret ederek, kültürel birlik, gençlik ve ortak projeler üzerine önemli temaslarda bulundu. Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve Tüm Sanayiciler Derneği Genel Başkanı Serkan Torun, Azerbaycan’da Türk dünyasının saygın sivil toplum yapılarından Türk Ağsaqqalları Arasında Əlaqələrin İnkişafı İctimai Birliği’ni ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, Türk Ağsaqqalları Birliği Başkan Yardımcıları Eyvaz Qunbatov ve Elnur Ertürk ile samimi ve verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya yazar Vahit Aslan da katılarak Türk tarihi ve kültürü üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede; Türk tarihinin ortak hafızası, kültürel birlik, toplumsal barış ve gençlerin milli bilinçle yetiştirilmesinde ağsaqqalların üstlendiği rol ele alınırken birliğin Türk Cumhuriyetleri genelinde yürüttüğü çalışmalar ve artan etkisi takdirle karşılandı. Türk gençliğinin birlik çatısı altında gösterdiği dinamizme dikkat çekilen toplantıda, gençlere yönelik yeni projeler, kültürel ve ekonomik iş birlikleri de gündeme geldi. Serkan Torun, Türk Ağsaqqalları Birliği’nin Azerbaycan’da ve tüm Türk dünyasında yürüttüğü çalışmaları büyük bir memnuniyetle takip ettiklerini belirterek, iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçlenerek devam edeceğini ifade etti.

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı Haber

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı

Hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında yürüttüğü araştırma ve toplantılarla dikkat çeken Hukuk İktisat ve Siyaset Araştırmaları Derneği (HİSAR), bugün Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdi. Akademisyenler, hukukçular ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı buluşmada, Türkiye’nin güvenlik politikaları, toplumsal barış ve “terörsüz bir gelecek” hedefi çok boyutlu olarak ele alındı. Toplantıya eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaaddin Aldemir de katıldı. Alaaddin Aldemir’den “toplumsal mutabakat” vurgusu Toplantıda söz alan Alaaddin Aldemir, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Aldemir, hukuk devleti ilkeleri, demokratik katılım ve toplumsal uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımın kalıcı barış için zorunlu olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin geniş bir toplumsal mutabakatla mümkün olabileceğini söyledi. Hukuk ve siyaset perspektifinden değerlendirmeler Toplantıda yapılan sunumlarda, terörle mücadelenin hukuki zemini, demokratik standartların korunması ve ekonomik-sosyal politikaların rolü ele alındı. Katılımcılar, güvenlik politikalarının insan haklarıyla uyumlu biçimde yürütülmesinin toplumsal güveni güçlendireceği görüşünde birleşti. HİSAR Derneği’nin çalışmaları ve düzenli Çarşamba toplantıları Ankara merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan HİSAR Derneği, eski milletvekili Ayhan Bilgen’in öncülüğünde kuruldu. Dernek, hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında araştırmalar yaparak Türkiye’nin temel meselelerine yönelik nitelikli analizler ve çözüm önerileri üretmeyi amaçlıyor. HİSAR’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ise Vakkas Cebe yürütüyor. Dernek, sivil toplumun siyasete katılımını artırmayı ve farklı toplumsal kesimler arasında diyalog ve uzlaşıyı güçlendirmeyi temel misyonları arasında görüyor. Bu kapsamda HİSAR, her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği Çarşamba toplantılarında “alternatif siyaset”, “adalet”, “demokratikleşme” ve “toplumsal barış” gibi başlıkları ele alıyor. Bu buluşmalarda akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek güncel meseleler üzerine yapıcı tartışmalar yürütüyor. Çalışmalar sürecek mesajı Toplantının ardından HİSAR Derneği yetkilileri, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda akademik çalışmalar, raporlar ve düzenli toplantılarla sürece katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. Bugünkü toplantı, soru-cevap bölümü ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun Haber

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun

Yeniden Refah Partisi, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kapsamında hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Daha önce Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM Parti tarafından rapor sunulan komisyona iletilen çalışma, terörle mücadele, toplumsal barış ve kalıcı çözüm başlıklarında kapsamlı öneriler içeriyor. Yeniden Refah, silahların tamamen bırakılmasını temel şart olarak vurguladı Sekiz sayfalık raporda, silahlı yapıların tamamen tasfiye edilmesi gerektiği belirtilerek, bırakılacak silahların kime ait olduğunun tespit edilmesi ve seri numaralarının kayıt altına alınması önerildi. Bu adımın, şiddet sürecinin kesin biçimde sona erdirilmesi için zorunlu olduğu ifade edildi. Kayyım uygulamalarının kaldırılması ve hukuki zemin oluşturulması istendi Raporda, belediyelere yapılan kayyım atamalarının iptal edilmesi ve yerel yönetimlere ilişkin hukuki zeminin yeniden düzenlenmesi çağrısı yapıldı. Bu düzenlemenin, demokratik temsil ilkesini güçlendireceği ve yerel düzeyde toplumsal güveni artıracağı savunuldu. Kürtçe dahil tüm diller için seçmeli ders önerisi getirildi Yeniden Refah Partisi’nin raporunda, Türkiye’de yaşayan yurttaşların konuştuğu dillerin devlet okullarında seçmeli ders olarak okutulması önerildi. Ayrıca, mahalli lisanlarda eğitim yapmak isteyen özel kurumların, talebe bağlı olarak açılabilmesinin önünün açılması gerektiği belirtildi. Yapılacak tüm yasal düzenlemeler için referandum çağrısı yapıldı Raporda, çözüm sürecine ilişkin atılacak her türlü yasal adımın doğrudan Türkiye toplumunun onayına sunulması gerektiği vurgulandı. Kalıcı ve istikrarlı bir barışın, ancak çoğunluğun açık desteğiyle mümkün olabileceği ifade edildi. İmralı ziyareti eleştirildi, komisyon sürecine zarar verdiği savunuldu Raporda, milletvekillerinin İmralı’ya yaptığı ziyaretin, terör örgütü liderini siyasi bir figür hâline getirdiği savunularak, bu durumun komisyon çalışmalarının sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir hata olduğu belirtildi. Ziyaret sonrasında paylaşılan özet bilgilendirmenin ise kuşkuları artırdığı ifade edildi. Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşlik vurgusu öne çıkarıldı Yeniden Refah Partisi, çözüm perspektifinin bin yıllık ortak tarih ve birlikte yaşama iradesi temelinde ele alınması gerektiğini savundu. Raporda, İslam kardeşliğini ve Türk-Kürt yurttaşlar arasındaki toplumsal bağları güçlendirecek somut adımların atılması gerektiği ifade edildi. Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetine dikkat çekildi Hazırlanan raporda, atılacak adımların şehit ailelerini ve gazileri incitecek nitelikte olmaması gerektiği vurgulandı. Bu kesimlerin onaylamayacağı düzenlemelerden özellikle kaçınılması çağrısı yapıldı. Irkçılık açık şekilde reddedildi, anayasal vurgu yapıldı Yeniden Refah Partisi, her türlü ırkçılığı kesin olarak reddettiğini belirterek, millet ve laiklik kavramlarının anayasal düzeyde açık biçimde tanımlanmasını önerdi. Bu adımın, toplumsal uzlaşmayı güçlendireceği savunuldu. Rapor, kalıcı barış için geniş toplumsal mutabakat hedefliyor Parti yönetimi, güvenlik tedbirleriyle birlikte ekonomik, sosyal ve siyasi adımların eş zamanlı atılmasının zorunlu olduğunu vurgularken, çözümün yalnızca güvenlik eksenli değil, Türkiye toplumunun tamamını kapsayan bir perspektifle ele alınması gerektiğini ifade etti.

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı Haber

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı

Görüşmenin merkezinde “Terörsüz Türkiye” süreci yer aldı “Kent uzlaşısı” davası kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Ankara’da bir araya geldi. Özer, görüşmede “Terörsüz Türkiye” sürecinin kapsamlı biçimde ele alındığını, sürecin hızlanması ve hukuki zeminin güçlendirilmesi konusunda karşılıklı değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Bahçeli’nin, barışa ilişkin yasal düzenlemelerin mümkünse yılbaşından önce hayata geçirilmesini istediği belirtildi. Silah yakma eylemi “en anlamlı adım” olarak değerlendirildi Özer’in aktardığına göre Bahçeli, PKK’nın silah yakma eylemini sembolik ve politik açıdan en güçlü adım olarak nitelendirdi. Silahların gömülmesinin geleceğe dönük kuşkular yaratabileceğini, teslim edilmesinin ise yeni gerilimler doğurabileceğini belirten Bahçeli’nin, yakmanın “bir daha silaha dönülmeyeceğinin en net göstergesi” olduğu görüşünü dile getirdiği ifade edildi. İBB soruşturmaları ve yargıya güven konusu da konuşuldu Görüşmede İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaların da gündeme geldiğini söyleyen Özer, davalarda olumlu karar veren hâkimlerin sıkça değiştirilmesinin hukuk devletine olan güveni zedelediğini vurguladığını aktardı. Bahçeli’nin de bu değerlendirmeye katıldığını belirten Özer, yargı süreçlerinin öngörülebilir ve şeffaf olması gerektiği konusunda ortak bir hassasiyet oluştuğunu dile getirdi. Gizli tanık ve itirafçı uygulamalarına mesafe vurgusu yapıldı Özer, Bahçeli’nin gizli tanık ve itirafçı beyanları üzerinden yürütülen yargılamalara temkinli yaklaştığını da aktardı. Bu tür uygulamaların adil yargılanma hakkı bakımından sorunlu olabileceği, MHP kurmayları tarafından da daha önce dile getirilen bir eleştiri olarak görüşmede yeniden ifade edildi. Demirtaş için dikkat çeken çıkış: “Türkiye’nin yararına olur” Görüşmenin en çarpıcı başlığının Selahattin Demirtaş olduğunu belirten Özer, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladığını söyledi. Özer’in aktardığına göre Bahçeli, Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının Türkiye toplumunun yararına olacağını ve barış sürecine katkı sunacağını düşündüğünü açıkça ifade etti. Kürt meselesi ve toplumsal barış vurgusu öne çıktı Özer, Bahçeli’nin kendisinin ve Ahmet Türk’ün geçmişte Kürt meselesinin çözümüne yönelik çalışmalarını bildiğini ve bu katkıların önemine dikkat çektiğini de sözlerine ekledi. Görüşmenin genel çerçevesinin, çatışmasızlık, hukukun üstünlüğü ve Türkiye toplumunda kalıcı barışın tesisi üzerine kurulduğu ifade edildi.

Bahçeli’den tarihi çıkış: Öcalan’ın mesajları makul ve muteberdir Haber

Bahçeli’den tarihi çıkış: Öcalan’ın mesajları makul ve muteberdir

İmralı’dan gelen mesajlara tam destek Bahçeli, 4 Aralık’ta toplanan TBMM Komisyonu’nun gündemine gelen İmralı görüşmelerini değerlendirirken, kamuoyundaki tartışmalara son noktayı koydu. Sürecin hedefine aşama aşama ilerlediğini belirten MHP lideri, "PKK’nın kurucu önderliğinin mesajları makul, müspet, muteber ve muayyendir. Bu mesajların hilafına kamuoyunda maksatlı açıklamalar yapılmasının bir anlamı yoktur" ifadelerini kullandı. Bahçeli, bazı çevrelerin komisyon çalışmalarını çarpıtma girişimlerinin süreci etkilemeyeceğini, Türkiye’nin akılla şekillenen bir barış mimarisini hayata geçirdiğini vurguladı. Barış kuşunun ikinci kanadı takılacak Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine olan bağlılığını yineleyen Bahçeli, süreci provoke etmeye çalışanlara karşı sert mesajlar verdi. Kendisine yönelik eleştirilere "Bozkurt" kimliği üzerinden yanıt veren Bahçeli, "Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir" diyerek çözüm sürecindeki kararlılığını metaforik bir dille anlattı. Küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek bulunmadığının altını çizdi. Kürt kardeşlerimizi hürmetle kucaklıyoruz Toplumsal bütünleşme ve kardeşlik hukukuna vurgu yapan Bahçeli, siyaset dilinde rekabet yerine diyalog ve iş birliğinin hakim olması gerektiğini savundu. MHP lideri, "Kürt kardeşlerimizin tamamını muhabbetle, hürmetle kucaklıyoruz. Kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi temel önceliğimizdir" sözleriyle toplumsal barış çağrısında bulundu. Yüzyılın yolsuzluğu hafızalara kazındı Gündeminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddiaları da olan Bahçeli, devam eden yargı süreçlerine değindi. İBB dosyasını "yaygın ve yoğun bir ahlak krizi" olarak tanımlayan Bahçeli, yargı süreçlerine yönelik politik baskı kurulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Bahçeli ayrıca artan sokak şiddeti ve uyuşturucu kullanımı gibi konuları "toplumsal çürüme belirtileri" olarak niteleyerek, aile kurumunun desteklenmesi ve eğitim eksenli bir dayanıklılık programının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Öğretmenler Günü’nde Atatürk’ün eşit eğitim devrimi yeniden hatırlatıldı Haber

Öğretmenler Günü’nde Atatürk’ün eşit eğitim devrimi yeniden hatırlatıldı

Türkiye genelinde 24 Kasım Öğretmenler Günü, bu yıl ekonomik kriz, öğretmen atamaları, güvencesiz çalışma ve eğitimin ticarileşmesi tartışmaları gölgesinde kutlanıyor. Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri, Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür yurttaş” idealine dayanan eşit eğitim anlayışının bugün büyük ölçüde aşındığını belirtti. Açıklamalarda, kamusal eğitimin bir yurttaşlık hakkı olduğu, “parası olanın nitelikli eğitim aldığı, olmayanın dışarıda kaldığı” bir düzenin toplumsal eşitsizliği büyüttüğü ifade edildi. Atatürk’ün yurttaş eşitliğine dayalı eğitim devrimi yeniden gündemde Eğitim örgütleri, Atatürk’ün eğitimi yalnızca bireysel bir ilerleme değil, toplumsal eşitlik için temel bir kamusal hizmet olarak tanımladığına dikkat çekti. Cumhuriyet’in ilk yıllarında uygulanan karma eğitim, parasız yatılı okullar, Köy Enstitüleri ve halk eğitimi politikalarının, Türkiye toplumunu sınıfsal ve bölgesel eşitsizliklerden arındırmayı amaçladığı vurgulandı. Bugün ise eğitimin piyasa kurallarına terk edilmesiyle sınıfsal uçurumların derinleştiği, dezavantajlı mahallelerdeki yurttaşların temel eğitim hakkına erişiminin bile zorlaştığı ifade edildi. “Eğitim bir ticarete dönüşemez” Sendikalar, özel okul ücretlerindeki aşırı artış ve dershane–kurs sisteminin yaygınlaşması nedeniyle eğitimin fiilen özelleştiğini dile getirdi. “Bir ülkenin geleceği, parası olan azınlığın ayrıcalığına bırakılamaz” diyen eğitimciler, sosyal adaletin ancak eşit ve kamusal eğitimle sağlanabileceğini belirtti. Açıklamalarda, öğretmenlerin düşük ücretle çalıştırılması, ek ders bağımlılığı ve güvencesizlik gibi yapısal sorunların da eğitim sistemini niteliksizleştirdiği vurgulandı. ‘Fikri hür yurttaş’ için bilimsel ve laik eğitim talebi Eğitimciler, Atatürk’ün en büyük hedeflerinden birinin bilimsel düşünceye dayalı, özgür bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi olduğunu hatırlattı. Son yıllarda müfredatta yapılan değişiklikler, bilimsel ders saatlerinin azaltılması ve okul türleri arasındaki uçurumlar nedeniyle toplumun bilgiye erişim eşitsizliği arttı. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca eğitim kalitesini değil, Türkiye’de demokrasinin geleceğini de tehdit ediyor. Öğretmenlerin mesleki saygınlığı için kamucu bir model talebi Öğretmenler Günü’nde en çok gündeme gelen konulardan biri de öğretmenlerin ekonomik koşulları oldu. Birçok öğretmen geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı ve güvencesizlik nedeniyle mesleki motivasyonun düştüğünü belirtiyor. Eğitim sendikaları, “Öğretmeni güçlendirmeden, toplumu güçlendiremezsiniz” diyerek kamucu, eşitlikçi ve toplum yararını önceleyen bir eğitim modelinin zorunlu olduğunu savunuyor. Türkiye toplumunun ortak talebi: Eşit, parasız, nitelikli eğitim 24 Kasım vesilesiyle yapılan açıklamalarda ortak vurgu şu oldu: “Eğitim bir yurttaşlık hakkıdır; piyasa malı değildir.” Eğitimciler, Atatürk’ün kamucu ve halkçı vizyonuna yeniden dönülmesi gerektiğini belirterek Türkiye’nin tüm çocuklarına eşit ve nitelikli eğitim sunulmasının toplumsal barış ve demokratikleşme için zorunlu olduğunun altını çizdi.

Mahmut Arıkan: Türkiye’nin sorunları İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür Haber

Mahmut Arıkan: Türkiye’nin sorunları İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür

DEVA, Gelecek ve Saadet partilerinin birleşmesiyle kurulan Yeni Yol Partisi’nin ilk TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, iktidarın gündemini İmralı’ya, ana muhalefetin gündemini Silivri’ye kilitlemesini eleştirerek, “Meseleyi kişilere indirgemek gündem saptırmaktır” dedi. Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, güncel siyasi tartışmalara sert çıktı. Arıkan konuşmasında özetle şu mesajları verdi: “Bugün iktidarın tek gündemi İmralı, ana muhalefetin tek gündemi Silivri’dir. Türkiye’nin sorunları da umutları da İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür. Kimin gideceği, kimin geleceği, kimlerle gidip kimlerle döneceği, neyle gidip neyle geleceği, hangi yolu kullanacağı tartışması gündemi meşgul etme çabasıdır. Bu yaklaşım, meseleyi kişilere indirgemek, sulandırmak ve magazinleştirmekten başka bir şey değildir.” https://twitter.com/mahmutarikansp/status/1991127355297821111 “komisyon mu İmralı’ya gitsin, İmralı mı Komisyon’a gelsin?” İktidara, ortaklarına ve kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na seslenen Mahmut Arıkan, "Bütün bu ‘Komisyon mu İmralı’ya gitsin, İmralı mı Komisyon’a gelsin’ tartışmaları oyalamacadır. Toplumsal barış için tek bir adım değil, hak ve adalet ekseninde gerekli tüm adımlar bir an evvel atılmalıdır. Hak ve özgürlükler üzerindeki tüm kısıtlamalar derhal kaldırılmalıdır”diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.