SON DAKİKA

#Toplumsal Mutabakat

HABER DEĞER - Toplumsal Mutabakat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Mutabakat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Siyasi partiler  ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulundu. CHP'de "mutlak butlan" kararıyla başlayan tartışmaların iç çatışmaya ve ayrışmaya dönüşmesini tasvip etmediklerini ifade eden Bahçeli, birliğin bozulmamasını istediklerini ve yer yer tecrübelerini paylaşıp tavsiyelerde bulunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ancak gelinen noktada Özgür Bey ve arkadaşları 'YENİ Parti'yi kurdular. Yargıtay kayıtlarına göre siyasi parti sayısını bir artırarak 190. parti oldular. CHP'nin bölünmesini tasvip etmesek de kendilerine ve partilerine başarılar diledik. Siyasette ahlaklı, ilkeli ve seviyeli, Türkiye ve Türk milleti için mücadele eden her Türkiye partisini şüphesiz ki kıymetli buluyoruz. Ayrıca CHP'ye siyasi patinaj yaptıran ve Türk kamuoyunu fazlasıyla meşgul eden yolsuzluk ve usulsüzlüklerin, parti içi çatışmanın da son bulmasını ve bu sürecin Türk siyasetinde ihtiyaç duyulan temiz siyasete ve arınmaya katkı sunmasını temenni ediyoruz." "YENİ Parti'de güçlü kurumsallaşma henüz temin edilemedi" Bahçeli, "'Terörsüz Türkiye' gibi Türkiye’nin en önemli meselesine bakışta bir ilkenin, kararlı bir duruşun, çözüm iradesine yönelik parti kurumsallığında ortak bir iradenin ortaya konulamaması, arzu ettiğimiz güçlü siyasi kurumsallaşmanın 'YENİ Parti'de henüz temin edilemediğini göstermiştir" dedi. Parlamenter Sistem'den Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne 2017'de geçildiğini hatırlatan Bahçeli, "Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye, kalkınma seferberliğine dönüşecektir" Terörsüz Türkiye"nin güvenlikten ekonomiye uzanan yeni bir jeopolitik avantaj sağlayacağını belirten Bahçeli, terörün tasfiye edilmesiyle yatırımcı güveninin artacağını, üretim kapasitesinin güçleneceğini ve daha önce terörle anılan bölgelerde ekonomik ve sosyal hayatın canlanacağını kaydetti. Terörle mücadeleye ayrılan kaynakların eğitim, sağlık, tarım, teknoloji, istihdam ve altyapı yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şu görüşleri paylaştı: "Terörsüz Türkiye, yalnızca bugünün değil, yarının da meselesidir. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul, yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti, çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma, gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi, kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah, esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım, şehirlerimize altyapı, köylerimize yol, meralarımıza ıslah, tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz. Terörü milletimizin gündeminden geri dönülmemek üzere çıkarmak, güvenlik mecburiyetiyle tüketilen imkanları kalkınma seferberliğine dönüştürmek 'Terörsüz Türkiye' ile vücut bulacaktır." Terörsüz Türkiye'nin gençlere bırakılacak en büyük miras olduğunu söyleyen Bahçeli, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yön verecek en önemli toplumsal güç, hiç şüphesiz gençlerimizdir. Terörün gölgesinde büyüyen nesiller ile güven, huzur ve istikrar içerisinde yetişen nesiller arasında hem psikolojik hem de sosyolojik açıdan ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle 'Terörsüz Türkiye', yalnızca bugünün güvenlik meselesi değil, geleceğin insan kaynağına, toplumsal düzenine ve kalkınma hedeflerine yapılan en önemli yatırımdır. Hatırlatmak isterim ki, bugün 40'lı yaşlarına gelmiş vatandaşlarımız gençliğinde terörsüz bir dönem görmemiştir. 'Terörsüz Türkiye' hedefine ulaştığımızda ise bundan sonraki nesiller terörün karanlık ve kirli yüzüyle muhatap olmayacak, aynı kaygıları taşımayacak, parlak bir istikbale yürüyecektir" dedi. Kardeşlik iklimini zehirlemeye çalışanlara ve provokasyonlarla siyasi rant peşinde olanlara uyarıda bulunan Bahçeli sözlerini şöyle tamamladı: "Herkesi, Hünkarımız Hacı Bektaş-ı Veli düsturunca eline, beline ve diline sahip olmaya davet ediyorum. En büyük güç, farklılıkları vahdete dönüştürebilmededir. Kardeşliği zaafa uğratan, fitneyi ve ayrışmayı siyasetin aracı haline getiren hiçbir yaklaşım karşılıksız kalmaz, milletimizin ferasetinden de kaçmaz. Kimin ortak akla ve kardeşliğe, kimin ayrıştırmaya hizmet ettiğini görür. Günü geldiğinde yapılan şovlara değil, niyete ve neticeye bakar, hesabı da sandıkta sorar. Ayrıca tek derdi MHP hazımsızlığı olan mahfillerin, içinde bulunduğu şizofrenik durumdan bir an evvel kurtulmaları ülkemizin, milletimizin, hatta kendilerinin de hayrına olacaktır. Türkiye, terörü ve terörizmi bütün unsurlarıyla ülkemizin gündeminden kalıcı bir şekilde çıkarma aşamasındadır. Bu önemli bir fırsat ve kazanımdır, heba edilmeyecektir. Önümüzdeki dönemde, silahsız ve terörsüz Türkiye'de siyaset ve demokratik kurumlar öne çıkacak, toplumsal mutabakat milli birlikle buluşacak ve güçlenecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den 'Çerçeve Yasa' açıklaması: "Mesele siyaset üstü ele alınmalı" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den 'Çerçeve Yasa' açıklaması: "Mesele siyaset üstü ele alınmalı"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen sürecin hukuki altyapısının güçlendirilmesinde kritik bir aşamaya gelindiğini belirtti. Birlik ve kardeşlik vurgusu Toplumsal mutabakatın önemine işaret eden Bahçeli, "Toplumsal mutabakat ile çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesine ihtiyaç duyulmaktadır" ifadelerini kullandı. "Geri dönülmesi mümkün olmayan tarihi bir adım" Terörsüz Türkiye vizyonunun Batı'nın tuzaklarını bozma iradesi barındırdığını kaydeden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir." Hedefe ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirten Bahçeli, "Başarmak için elimizden geleni yapacağız. Hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihi bir sorumluluk" diye konuştu. "Çerçeve yasaya tam destek verilmeli" Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulan komisyonun ayrıntılı bir rapor hazırladığını hatırlatan Bahçeli, yasa yapım sürecine ilişkin şu çağrıyı yaptı: "Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında 'Millî dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' oluşturulması çağrımız karşılık bulmuştur. Burada 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî dayanışma ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanında yapılacak çalışmalar çok boyutlu ele alınmıştır. Bu gelişmeleri müteakip komisyon, detaylı raporunu hazırlamıştır. Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli çerçeve yasaya tam destek verilmelidir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz! Haber

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz!

“Dünya adil değil” Uras, “Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir hesaplaşma” başlığıyla tartışılan döneme dair değerlendirmesinde, kapitalist sistem içinde kaynakların ve pazarların paylaşımı eksenindeki mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası “tarihin sonu” ve “eşit bir dünya” söylemlerinin 11 Eylül sonrasında çöktüğünü savunan Uras, günümüz dünyasının adil olmadığını söyledi. “Karbon mu silikon mu” Uras, yapay zekâ ve “robotlar dünyası” tartışmasına değinerek “karbon varlıklarla silikon varlıkların mücadelesini anlamlandırmak” için hâlâ yoğun bir düşünsel mesai gerektiğini belirtti. Uras, teknolojinin belirleyiciliğinin arttığı yeni dönemde, dünyanın nereye evrileceğinin kolay öngörülemediğini dile getirdi. “Meşru müdafaa” Uras: “Burada Müslüman Müslümana vuruyor okuması yok, meşru müdafaa var” dedi. İran’ın Körfez ülkelerine dönük saldırılarını değerlendiren Uras, ana akım medyada öne çıkan yaklaşımın meseleyi çarpıttığını savundu. “Doğrudan ABD üslerine yönelik bir meşru müdafaa hakkı kullanılıyor” görüşünü dile getiren Uras, müzakereler sürerken İran yönetimine dönük saldırıların kabul edilebilir olmadığını söyledi ve yaşananları uluslararası hukukun aşınması bağlamında değerlendirdi. “Uluslararası hukuk” Uras, Türkiye’nin tutumunu “diplomasi ve eşit mesafe” vurgusuyla olumlu bulduğunu söyledi. Türkiye’nin hem NATO üyesi hem de İran’la sınır komşusu olması nedeniyle hassas bir denklemde bulunduğunu belirten Uras, çatışmanın müzakere zeminiyle sonlandırılması çağrılarının önemli olduğunu ifade etti. “Akıllı bombaların aklı olmuyor” diyen Uras, savaşın sivil yurttaşlar ve tarihî mekânlar açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Öcalan bildirisi” Uras, Abdullah Öcalan’ın son bildirisine de değinerek metnin genel çerçevede devletin açıkladığı perspektifle uyumlu olduğunu söyledi. Bildiride yer alan “demokratik entegrasyon”, “buyurgan dilden uzaklaşma” ve “barış yasaları” vurgularının yeni bir siyasal dil arayışına işaret ettiğini belirten Uras, metni eşitlikçi ve anayasal zeminde bir çözüm çağrısı olarak okuduğunu ifade etti. Öcalan’ın umut hakkı tartışmasını kişisel bir talep zeminine çekmemesini de değerlendiren Uras, sürecin bireysel bir mesele üzerinden değil, toplumsal mutabakat ve Meclis zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Uras, “Senkronize adımlar atılmazsa süreç pazarlığa dönüşür. Eş anlı ilerleme önemli” değerlendirmesinde bulundu. “İsrail’in meşruiyeti yok” Uras, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları sonrası ölçünün kaçtığını, izlenen politikaların uluslararası meşruiyeti olmadığını savundu. “Normalleşme, normal olmayanla olmaz” diyen Uras, bölgesel gerilimlerin Türkiye’de demokratikleşme ve barış gündemini daha kritik hale getirdiğini belirtti. “Adres Meclis” Uras, Meclis zeminini “süreçlerin temel muhatabı” olarak işaret etti. “Şiddetten arındırılmış bir toplum” hedefinin ortak bir yurttaş mutabakatıyla güçlenebileceğini söyleyen Uras, siyasal partilerin tutumlarının Meclis’te sınanacağını vurguladı. “Demokrasilerde asgari müştereklerde buluşulur; azami müştereklerde buluşmak faşizmde olur” ifadelerini kullandı. Ufuk Uras kimdir? Ufuk Uras, siyasetçi ve akademisyendir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 23. Dönem İstanbul milletvekili olarak görev yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kökenlidir ve aynı üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı Haber

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı

Hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında yürüttüğü araştırma ve toplantılarla dikkat çeken Hukuk İktisat ve Siyaset Araştırmaları Derneği (HİSAR), bugün Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdi. Akademisyenler, hukukçular ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı buluşmada, Türkiye’nin güvenlik politikaları, toplumsal barış ve “terörsüz bir gelecek” hedefi çok boyutlu olarak ele alındı. Toplantıya eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaaddin Aldemir de katıldı. Alaaddin Aldemir’den “toplumsal mutabakat” vurgusu Toplantıda söz alan Alaaddin Aldemir, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Aldemir, hukuk devleti ilkeleri, demokratik katılım ve toplumsal uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımın kalıcı barış için zorunlu olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin geniş bir toplumsal mutabakatla mümkün olabileceğini söyledi. Hukuk ve siyaset perspektifinden değerlendirmeler Toplantıda yapılan sunumlarda, terörle mücadelenin hukuki zemini, demokratik standartların korunması ve ekonomik-sosyal politikaların rolü ele alındı. Katılımcılar, güvenlik politikalarının insan haklarıyla uyumlu biçimde yürütülmesinin toplumsal güveni güçlendireceği görüşünde birleşti. HİSAR Derneği’nin çalışmaları ve düzenli Çarşamba toplantıları Ankara merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan HİSAR Derneği, eski milletvekili Ayhan Bilgen’in öncülüğünde kuruldu. Dernek, hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında araştırmalar yaparak Türkiye’nin temel meselelerine yönelik nitelikli analizler ve çözüm önerileri üretmeyi amaçlıyor. HİSAR’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ise Vakkas Cebe yürütüyor. Dernek, sivil toplumun siyasete katılımını artırmayı ve farklı toplumsal kesimler arasında diyalog ve uzlaşıyı güçlendirmeyi temel misyonları arasında görüyor. Bu kapsamda HİSAR, her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği Çarşamba toplantılarında “alternatif siyaset”, “adalet”, “demokratikleşme” ve “toplumsal barış” gibi başlıkları ele alıyor. Bu buluşmalarda akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek güncel meseleler üzerine yapıcı tartışmalar yürütüyor. Çalışmalar sürecek mesajı Toplantının ardından HİSAR Derneği yetkilileri, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda akademik çalışmalar, raporlar ve düzenli toplantılarla sürece katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. Bugünkü toplantı, soru-cevap bölümü ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun Haber

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun

Yeniden Refah Partisi, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kapsamında hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Daha önce Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM Parti tarafından rapor sunulan komisyona iletilen çalışma, terörle mücadele, toplumsal barış ve kalıcı çözüm başlıklarında kapsamlı öneriler içeriyor. Yeniden Refah, silahların tamamen bırakılmasını temel şart olarak vurguladı Sekiz sayfalık raporda, silahlı yapıların tamamen tasfiye edilmesi gerektiği belirtilerek, bırakılacak silahların kime ait olduğunun tespit edilmesi ve seri numaralarının kayıt altına alınması önerildi. Bu adımın, şiddet sürecinin kesin biçimde sona erdirilmesi için zorunlu olduğu ifade edildi. Kayyım uygulamalarının kaldırılması ve hukuki zemin oluşturulması istendi Raporda, belediyelere yapılan kayyım atamalarının iptal edilmesi ve yerel yönetimlere ilişkin hukuki zeminin yeniden düzenlenmesi çağrısı yapıldı. Bu düzenlemenin, demokratik temsil ilkesini güçlendireceği ve yerel düzeyde toplumsal güveni artıracağı savunuldu. Kürtçe dahil tüm diller için seçmeli ders önerisi getirildi Yeniden Refah Partisi’nin raporunda, Türkiye’de yaşayan yurttaşların konuştuğu dillerin devlet okullarında seçmeli ders olarak okutulması önerildi. Ayrıca, mahalli lisanlarda eğitim yapmak isteyen özel kurumların, talebe bağlı olarak açılabilmesinin önünün açılması gerektiği belirtildi. Yapılacak tüm yasal düzenlemeler için referandum çağrısı yapıldı Raporda, çözüm sürecine ilişkin atılacak her türlü yasal adımın doğrudan Türkiye toplumunun onayına sunulması gerektiği vurgulandı. Kalıcı ve istikrarlı bir barışın, ancak çoğunluğun açık desteğiyle mümkün olabileceği ifade edildi. İmralı ziyareti eleştirildi, komisyon sürecine zarar verdiği savunuldu Raporda, milletvekillerinin İmralı’ya yaptığı ziyaretin, terör örgütü liderini siyasi bir figür hâline getirdiği savunularak, bu durumun komisyon çalışmalarının sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir hata olduğu belirtildi. Ziyaret sonrasında paylaşılan özet bilgilendirmenin ise kuşkuları artırdığı ifade edildi. Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşlik vurgusu öne çıkarıldı Yeniden Refah Partisi, çözüm perspektifinin bin yıllık ortak tarih ve birlikte yaşama iradesi temelinde ele alınması gerektiğini savundu. Raporda, İslam kardeşliğini ve Türk-Kürt yurttaşlar arasındaki toplumsal bağları güçlendirecek somut adımların atılması gerektiği ifade edildi. Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetine dikkat çekildi Hazırlanan raporda, atılacak adımların şehit ailelerini ve gazileri incitecek nitelikte olmaması gerektiği vurgulandı. Bu kesimlerin onaylamayacağı düzenlemelerden özellikle kaçınılması çağrısı yapıldı. Irkçılık açık şekilde reddedildi, anayasal vurgu yapıldı Yeniden Refah Partisi, her türlü ırkçılığı kesin olarak reddettiğini belirterek, millet ve laiklik kavramlarının anayasal düzeyde açık biçimde tanımlanmasını önerdi. Bu adımın, toplumsal uzlaşmayı güçlendireceği savunuldu. Rapor, kalıcı barış için geniş toplumsal mutabakat hedefliyor Parti yönetimi, güvenlik tedbirleriyle birlikte ekonomik, sosyal ve siyasi adımların eş zamanlı atılmasının zorunlu olduğunu vurgularken, çözümün yalnızca güvenlik eksenli değil, Türkiye toplumunun tamamını kapsayan bir perspektifle ele alınması gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.