SON DAKİKA

#Tunceli

HABER DEĞER - Tunceli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tunceli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Partili Ensarioğlu'ndan istismar ağı iddiası: "Bunu ispatlarım" Haber

AK Partili Ensarioğlu'ndan istismar ağı iddiası: "Bunu ispatlarım"

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisiyken şüpheli ölümüyle gündeme gelen Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, AK Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu ile Diyarbakır'daki çalışma ofisinde bir görüşme gerçekleştirdi. Eski Devlet Bakanı Ensarioğlu, görüşme sonrası yaptığı açıklamalarda bölge üniversitelerine yönelik iddialarda bulundu. "Olaylar münferit değil, organize bir yapı var" Amida Haber'e konuşan Salim Ensarioğlu, bölgede yürüttüğü çalışmalarda bu durumla sık sık karşılaştığını ve yaşananların kişisel ya da tekil örnekler olmadığını savundu. Durumun arkasında planlı bir hareket tarzı olduğunu öne süren Ensarioğlu, "Burada bir polisin, bir askerin veya iki tane öğrencinin olayı değil bu. Bu organize bir olaydır. Ağlarına düşürdükleri kitleler; puanları düşük olan, fakir ailelerin çocukları... Özellikle 5-6 üniversitede; Kars Kafkas, Elazığ Fırat, Munzur ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitelerinde bu durum yaşanıyor." dedi. "Öğrencileri suçlamalarla tehdit ediyorlar" İstismar iddiasında bulunulan yapının çalışma yöntemine değinen Ensarioğlu, her kurum içerisinde ahlak dışı hareket eden kişilerin çıkabileceğini belirtti. Maddi durumu yetersiz olan öğrencilerin hedef seçildiğini kaydeden Milletvekili, "Ekonomisi iyi olmayan çocukları 'Örgütçüsünüz, bilmem nesiniz' diyerek tehdit ediyorlar. Kamudaki bazı ahlaksız unsurlar ile üniversitedeki birkaç kişinin desteğiyle öğrencileri ağlarına düşürüp istismar etmişler" dedi. "Geçmişteki olaylar iddiamın kanıtıdır" Söz konusu iddialarını ispatlayabileceğini ifade eden Ensarioğlu, geçmiş yıllarda Tunceli'de yaşanan bir darp olayını örnek göstererek, "Biri bana derse ki 'Sen bunu ispatlar mısın?', evet ispatlarım. 4 yıl önce Tunceli'de bir kafede, Munzur Üniversitesinin bir Daire Başkanı gençler tarafından dövüldü. Niye dövüldü? 'Sen buradaki kızların telefonlarını asker ve polise veriyorsun' diye dövüldü." dedi. Dönemin valisine yönelik eleştiriler Olayın yaşandığı dönemde İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak konuyu incelemek amacıyla Tunceli’ye gittiğini belirten Ensarioğlu, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile görüşme talebinin kabul edilmediğini ileri sürdü. Vali ile aralarında geçen süreci eleştiren Ensarioğlu, kente girmeden önce randevu talep ettiğini fakat valinin "operasyondayım" gerekçesiyle kendisiyle bir araya gelmediğini belirtti. Bu tavrı saygısızlık olarak nitelendiren milletvekili, o dönem bu görüşme gerçekleşmiş olsaydı sürecin daha erken aydınlanabileceğini savundu. Rojin Kabaiş davasının hukuki sürecini yakından izleyeceğini belirten Ensarioğlu’nun bu açıklamalarının ardından, iddialara yönelik adli ve idari kurumların atacağı adımlar bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kırmızı bültenle aranan Umut Altaş'tan Gülistan Doku soruşturmasında çarpıcı iddialar Haber

Kırmızı bültenle aranan Umut Altaş'tan Gülistan Doku soruşturmasında çarpıcı iddialar

Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan ve geçtiğimiz aylarda cinayet şüphesiyle yeniden incelemeye alınan Gülistan Doku dosyasında yeni gelişmeler yaşanıyor. Hakkında kırmızı bülten bulunan ve New York'ta sokakta yaşarken ulaşılan firari şüpheli Umut Altaş, 24 TV ve Akşam Gazetesi’ne konuşarak önemli iddialar ortaya attı. Türkiye'ye dönüp teslim olacağını açıklayan Altaş'ın ifadeleri soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Valilik konutundaki görüşme iddiası Olay döneminde valilik konutunda gerçekleştirdiklerini öne sürdüğü bir görüşmeyi aktaran Umut Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in cinayeti kendisine bizzat itiraf ettiğini belirterek, "Türkay bana bu cinayeti işlediğine dair yazılı bir not da bıraktı. Valilik konutundaki görüşmemizde bana, 'Çok bağırıyordu, ben de sıktım' dedi. O dönem yaşananları tam olarak kavrayamamıştım. Hatta bir keresinde araçtayken cinayet silahına da dokundum. Ben artık bu karanlık olayın çözülmesini istiyorum." dedi. Eski valinin korumasına yönelik suçlamalar Cinayetin ardından cesedin ortadan kaldırılması süreciyle ilgili de iddialarda bulunan Altaş, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisine işaret ederek, "Türkay Sonel cinayetten sonra bana 'Şükrü o işi halletti' dedi. Bahsettiği kişi, eski valinin koruması Şükrü'ydü. Daha sonra İstanbul’daki bir ziyaretimizde eski vali beni alnımdan öptü; şimdi geriye dönüp baktığımda bunun, o dönem sustuğum için bir teşekkür öpücüğü olabileceğini düşünüyorum. Olay günü Türkay ile aynı araçtaydık ancak cinayetten haberim yoktu. Beni arabayla aldıktan sonra Tunceli Üniversitesi çevresinde, köprü, viyadük ve dere yatağının olduğu bölgede sürekli tur attı. Sanırım polis gelip gelmediğini kontrol ediyordu." ifadelerini kullandı. Cesedin gömüldüğü yer için iki tahmin Gülistan Doku'nun cansız bedeninin nerede olduğuna dair kesin bir bilgisi olmadığını ancak şüphelendiği noktalar bulunduğunu belirten Altaş, arama çalışmalarına yön verebilecek şu tahminlerde bulundu: "Cesedin gömüldüğü yerle ilgili iki güçlü tahminim var. Bunlar Bayraktepe civarı ile Aktuluk Mahallesi çevresidir. Cesedin, cinayetin işlendiği olay yerine son derece yakın ve araç girişinin kolayca mümkün olduğu kuytu bir noktaya gömülmüş olabileceğini değerlendiriyorum." Şüphelinin geçmişteki davranışları Mustafa Türkay Sonel'in geçmişte çevresine karşı agresif ve şiddet eğilimli davranışlar sergilediğini iddia eden Umut Altaş, şüphelinin nüfuzunu kullanarak olaylardan sıyrıldığını belirterek, "Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla beraber olan ve şiddet eğilimi son derece yüksek biridir. Kendi kız kardeşini ve eski sevgilisi Elif'i de feci şekilde darp etmişti. Bir gün sokakta görevli polislerle tartıştı. Polislerin üstüne yürüyüp onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp yüzlerine okuttu ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun arkasındaki gücü ilk kez orada, o an anladım." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Malatya'da 5,6 büyüklüğünde deprem: Vatandaşlar sokağa döküldü Haber

Malatya'da 5,6 büyüklüğünde deprem: Vatandaşlar sokağa döküldü

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri, sabah saatlerinde şiddetli bir sarsıntıyla güne başladı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilerine göre merkez üssü Malatya’nın Battalgazi ilçesi olan deprem, yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Geniş bir alanda hissedildi Şiddetli sarsıntı sadece Malatya merkezinde değil; başta Kahramanmaraş, Elazığ, Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman, Tunceli, Diyarbakır ve Kayseri olmak üzere çok sayıda çevre il ve ilçede de yoğun şekilde hissedildi. Sabah saatlerinde yaşanan sarsıntıyla büyük panik yaşayan bölge halkı, sarsıntının durmasıyla birlikte ev ve iş yerlerini hızla tahliye ederek açık alanlara, parklara ve meydanlara sığındı. Korku dolu anlar kameralara yansıdı İlçede büyük endişe yaratan depremin meydana geldiği anlar güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde binaların sallanmaya başlamasıyla iç mekanlarda bulunan vatandaşların yaşadığı yoğun korku ve panik hali dikkat çekerken, birçok kişinin hızla sokaklara koştuğu anlar net bir şekilde görüldü. Depremin ardından AFAD ve ilgili yerel ekipler, bölgede herhangi bir can kaybı ya da yıkım olup olmadığını tespit etmek üzere saha tarama çalışmalarına derhal başladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme! Savcılık istihbarat kayıtlarını istedi Haber

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme! Savcılık istihbarat kayıtlarını istedi

Türkiye’nin uzun süredir gündeminde yer alan Gülistan Doku dosyasında soruşturmanın yönü bu kez Emniyet İstihbaratı’na çevrildi. Gazeteci Tolga Şardan’ın T24’te yayımlanan yazısında yer alan bilgilere göre, savcılık kritik teknik verilere ulaşmak amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’ne resmi talepte bulundu. 42 sayfalık rapor yetersiz bulundu Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla hazırlandığı belirtilen ve kamuoyuna yansıyan 42 sayfalık istihbarat raporunun soruşturma açısından yeterli görülmediği ifade edildi. Bunun üzerine savcılık, sadece kaybolduğu günü değil, öncesindeki süreci de kapsayan kapsamlı bir inceleme başlattı. İddiaya göre başsavcılık, Emniyet İstihbaratı’nın sistemine düşen log kayıtlarının ayrıntılı şekilde incelenmesini istedi. Savcılık ayrıca, olayın ardından ilk istihbarat çalışmasının ne zaman yapıldığının belirlenmesini talep etti. Personel isimleri de talep edildi Savcılığın talepleri arasında, yalnızca Tunceli’de değil Türkiye genelindeki istihbarat birimlerinde Gülistan Doku hakkında herhangi bir araştırma yapılıp yapılmadığının tespiti de yer aldı. Bunun yanında, söz konusu işlemleri gerçekleştiren istihbarat personelinin kimlik bilgilerinin de savcılığa bildirilmesi istendi. Tolga Şardan, savcılığın bu taleplerinin sıradan olmadığını ve dosyada yeni ipuçlarına ulaşıldığı ihtimalini gündeme getirdi. Emniyet kaynaklarından alınan bilgilere göre, İstihbarat Başkanlığı’nın savcılığın talepleri üzerinde çalışmayı sürdürdüğü ancak henüz resmi yanıtın gönderilmediği belirtildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Gürlek’ten iade açıklaması: Gülistan Doku davasında yeni dönem Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten iade açıklaması: Gülistan Doku davasında yeni dönem

Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı bir televizyon programında Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili kritik bilgiler paylaştı. Hakkında kırmızı bülten bulunan ve ABD’ye firar eden şüpheli Umut Altaş’ın iadesi için diplomatik ve hukuki kanalların aktif olarak kullanıldığını belirten Bakan Gürlek, iadenin gerçekleşmesiyle birlikte dosyadaki karanlık noktaların aydınlanacağına inandıklarını ifade etti. Soruşturmada kilit isim vurgusu Bakan Gürlek, Umut Altaş’ın soruşturmanın gidişatı açısından hayati bir öneme sahip olduğunu belirterek, "Umut Altaş bence kritik ve kilit bir isim. Türkiye'ye geldiği ve beyanda bulunduğu zaman olayın büyük kısmının çözüleceğine inanıyorum" dedi. Altaş’ın Gülistan Doku ile olan yakın arkadaşlığına ve olay öncesindeki iletişim trafiğine dikkat çeken Gürlek, ABD Adalet Bakanı ile bizzat görüştüğünü ve iade sürecinin ivedilikle takip edildiğini vurguladı. Teknik incelemeler ve yeni deliller Gülistan Doku dosyasında devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini kaydeden Bakan Gürlek, daraltılmış baz istasyonu çalışmaları ve gizli tanık beyanları gibi teknik detayların savcılık makamınca titizlikle incelendiğini belirtti. Adalet Bakanlığı olarak savcılara teknik destek sağladıklarını ifade eden Gürlek, "Bir suç varsa mutlaka bunun bir faili vardır. Biz sonuna kadar bu işin peşindeyiz" diyerek kararlılık mesajı verdi. Ailelerle sürekli istişare süreci Soruşturma sürecinde mağdur ailelerle iletişim kanallarının açık tutulduğunu belirten Bakan Gürlek, Gülistan Doku’nun ailesinin yanı sıra benzer dosyalar kapsamında Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle de görüştüklerini hatırlattı. Yeni bir delil ortaya çıktığında savcılarla anlık paylaşıldığını belirten Gürlek, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararlı bir tutum sergilediğini ve Umut Altaş’ın iadesinin ardından sürecin hızlanacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku dosyasında kritik raporlar savcılığa teslim edildi Haber

Gülistan Doku dosyasında kritik raporlar savcılığa teslim edildi

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, idari, emniyet ve sağlık süreçlerini kapsayan müfettiş çalışmaları sonuçlandı. İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen mülkiye ve polis başmüfettişleri ile Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi. Kamera kayıtları ve soruşturma süreci incelendi İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişlerin, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve emniyet personelinin süreçteki uygulamalarını incelediği öğrenildi. Raporda, 700 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünün dosyaya zamanında girmemesine ilişkin tespitlere yer verildi. Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin incelemelerinde ise Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki hastane kayıtlarına odaklanıldı. Dönemin hastane başhekimi Çağdaş Özdemir’in “resmî belgeyi bozmak” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından hazırlanan raporda, kayıtların silinmesine ilişkin ihmal ve kasıt iddialarının değerlendirildiği belirtildi. Dosya yeni bir aşamaya geçti Müfettiş raporlarının savcılığa ulaşmasıyla birlikte dosyanın soruşturma aşamasında yeni bir sürece girdiği ifade edildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, elde edilen bulgular doğrultusunda incelemeyi sürdüreceği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.