SON DAKİKA

#Turizm

HABER DEĞER - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan Formula 1 mesajı: Türkiye’nin dönüşü şampiyonaya değer katacak Haber

Erdoğan’dan Formula 1 mesajı: Türkiye’nin dönüşü şampiyonaya değer katacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’nda yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yeniden Formula 1 takvimine dahil edilmesinin büyük değer taşıdığını söyledi. “İstanbul Park yeniden sahnede” Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Park’ın 2027-2031 yılları arasında 5 sezon boyunca yarışlara ev sahipliği yapacağını açıkladı. Türkiye’nin geçmişte Formula 1 organizasyonlarında önemli bir tecrübe kazandığını belirten Erdoğan, bu sürecin yeniden başlayacak olmasının heyecan verici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Formula 1 geçmişi vurgulandı 2005-2011 yılları arasında 7 yarışa ev sahipliği yapan Türkiye, pandemi döneminde 2020 ve 2021 yıllarında da takvime dahil edilmişti. Böylece Türkiye toplamda 9 kez Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yaptı. Özellikle 2005 yılındaki ilk yarışın 110 bini aşkın seyirciyle Cumhuriyet tarihinin rekorlarından birine imza attığı hatırlatıldı. “Türkiye güçlü organizasyon kabiliyetine sahip” Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Formula 1’e yeniden dahil edilmesini ülkenin organizasyon gücüne duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Erdoğan, “Türkiye olarak bu güveni boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız” dedi. Motor sporlarında yeni dönem Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğini belirten Erdoğan, motor sporlarına olan ilginin özellikle gençler arasında hızla arttığını ifade etti. Uzmanlara göre, Formula 1’in yeniden Türkiye’ye gelmesi hem turizm hem de spor ekonomisi açısından önemli katkılar sağlayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yöneticiliği bıraktı, arabaları yerinde yıkayıp servet kazanıyor Haber

Yöneticiliği bıraktı, arabaları yerinde yıkayıp servet kazanıyor

Ordu’da alışılmışın dışında bir girişim hikâyesi dikkat çekti. Mesleğini bırakan bir yurttaş, geliştirdiği farklı modelle hem çevreye katkı sağladı hem de gelirini artırmayı başardı. Aslen Sivaslı olan ve uzun yıllar turizm sektöründe yöneticilik yapan Sezgin İğneci, mesleğini bırakarak Ordu’da susuz ve mobil araç yıkama hizmeti başlattı. Küresel ısınmanın etkilerine dikkat çekmek isteyen İğneci, klasik oto yıkama sistemlerinden farklı olarak araçları bulundukları noktada temizliyor. Bu yöntem sayesinde hem su tasarrufu sağlanıyor hem de yoğun çalışan yurttaşlara pratik bir hizmet sunuluyor. Yöneticilikten sahaya indi Turizm sektöründe çalıştığı yıllarda müşterilerin araç yıkama konusunda yaşadığı zorlukları fark ettiğini belirten İğneci, bu ihtiyaca çözüm üretmek için harekete geçti. Minibüsünü mobil bir yıkama istasyonuna dönüştüren girişimci, araçların iç ve dış temizliğini büyük ölçüde su kullanmadan gerçekleştiriyor. Buharlı dezenfeksiyon yöntemiyle hem hijyen sağlanıyor hem de kimyasal kullanımının önüne geçiliyor. Susuz sistemle doğaya katkı sağlıyor Geliştirdiği sistemde yalnızca yoğun çamur gibi durumlarda minimum düzeyde su kullanıldığını ifade eden İğneci, bu yaklaşımın çevre dostu olduğunu vurguluyor. Özellikle küresel ısınma ve su kaynaklarının azalması gibi sorunlara dikkat çeken girişimci, alternatif yöntemlerin yaygınlaşması gerektiğini belirtiyor. Mobil hizmetle kazancını artırdı Araç sahiplerinin bulunduğu konuma giderek hizmet sunmanın büyük avantaj sağladığını söyleyen İğneci, klasik oto yıkamalara göre daha yüksek kazanç elde ettiğini ifade ediyor. Zamanı kısıtlı olan yurttaşlar için pratik bir çözüm sunan bu model, aynı zamanda sektörde fark yaratan bir girişim olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İş arayan sayısı patladı: En büyük başvuru dalgası bu gruptan geldi Haber

İş arayan sayısı patladı: En büyük başvuru dalgası bu gruptan geldi

Türkiye İş Kurumu’nun 2025 yılı verilerine göre iş arayan yurttaş sayısı 2 milyon 331 bine ulaştı. 24 Mart 2026 tarihinde paylaşılan veriler, iş gücü piyasasında dikkat çeken bir yoğunluğu gözler önüne sererken, başvurularda erkeklerin kadınlara göre daha fazla olduğu belirlendi. Aynı dönemde İŞKUR aracılığıyla kamuya 13 bin 715, özel sektöre ise 1 milyon 464 bin 690 kişi yerleştirildi. İşe yerleştirme verilerinde de erkeklerin sayısının daha yüksek olduğu görüldü. Lise mezunları ilk sırada yer aldı Verilere göre işe yerleştirilenler arasında en büyük grubu lise mezunları oluşturdu. Lisans mezunları ise yaklaşık 135 bin kişi ile listenin alt sıralarında yer aldı. Bu durum, eğitim düzeyi ile istihdam arasındaki ilişkiye dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi. En yoğun başvuru gençlerden geldi Yaş gruplarına bakıldığında, en fazla iş arayan kesimin 25-29 yaş aralığında olduğu görüldü. Bu grubu diğer yaş aralıkları takip ederken, 35-39 yaş grubunun daha düşük bir oranla listede yer aldığı belirtildi. Genç işsizlik konusunun, verilerle birlikte yeniden öne çıktığı değerlendiriliyor. En çok bu mesleklerde iş aranıyor İş arayanların meslek dağılımında satış elemanlarının ilk sırada yer aldığı tespit edildi. Bu grubu büro memurları, servis elemanları, konfeksiyon işçileri, turizm ve otelcilik çalışanları ile güvenlik görevlileri izledi. Bu tablo, hizmet ve perakende sektörlerinde yoğun bir iş arayışı olduğunu ortaya koydu. İşsizlik ödeneğine yoğun başvuru İŞKUR verilerine göre 2025 yılında 1 milyon 840 binin üzerinde kişi işsizlik ödeneği için başvuruda bulundu. Yıl sonunda yaklaşık 411 bin kişinin ödenek almaya devam ettiği bildirildi. Ortaya çıkan veriler, Türkiye’de iş gücü piyasasının dinamik yapısını ve istihdam alanındaki rekabetin boyutunu gözler önüne sererken, önümüzdeki dönemde istihdam politikalarının nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan Bayramı tatili 9 gün olacak mı? Milyonlar hükümetten açıklama bekliyor Haber

Ramazan Bayramı tatili 9 gün olacak mı? Milyonlar hükümetten açıklama bekliyor

2026 yılı Ramazan Bayramı yaklaşırken tatil planı yapan yurttaşlar gözlerini hükümetten gelecek açıklamaya çevirdi. Özellikle kamu çalışanları ve öğrenciler, bayram tatilinin hafta sonlarıyla birleştirilerek 9 güne çıkarılıp çıkarılmayacağını araştırıyor. Bayram tatili 9 gün olacak mı? 13 Mart 2026 itibarıyla Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarıldığına dair resmi bir karar açıklanmadı. Hükümetin önümüzdeki günlerde konuyla ilgili bir duyuru yapması bekleniyor. Bayram tatilinin uzatılması halinde, hafta başındaki bazı günlerin idari izin kapsamına alınabileceği konuşuluyor. Ancak şu an için resmi tatil süresi 3,5 gün olarak görünüyor. 2026 Ramazan Bayramı tarihleri 2026 yılı Ramazan Bayramı takvimi şu şekilde: 19 Mart 2026 Perşembe: Arefe günü 20 Mart 2026 Cuma: Ramazan Bayramı 1. gün 21 Mart 2026 Cumartesi: Ramazan Bayramı 2. gün 22 Mart 2026 Pazar: Ramazan Bayramı 3. gün Bu takvime göre bayram, hafta sonuyla birleşerek doğal olarak birkaç günlük tatil imkânı sunuyor. Tatil planları şimdiden yapılmaya başladı Bayram döneminde Türkiye genelinde milyonlarca kişi memleket ziyaretleri ve tatil planları yapıyor. Ulaşım firmaları ve turizm sektörü de yoğun talebe hazırlık yaparken özellikle: şehirler arası otobüs biletleri uçak seferleri turistik konaklama rezervasyonları şimdiden artmaya başladı. Gözler resmi açıklamada Bayram tatilinin uzatılması durumunda kamu çalışanları için 9 günlük bir tatil oluşabileceği ifade ediliyor. Ancak bunun için hükümetin idari izin kararı alması gerekiyor. Vatandaşlar ise “Bayram tatili 9 gün olacak mı?” sorusunun yanıtını bekliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dijital reklamda yoğunlaşma sürüyor Haber

Dijital reklamda yoğunlaşma sürüyor

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı “Dijital Reklamcılık Raporu”, Türkiye’de arama hizmetleri, dijital reklamcılık ve mobil uygulama ekosistemindeki yoğunlaşmanın ekonomik etkilerini rakamlarla ortaya koydu. Rapora göre rekabetin artması halinde milyarlarca dolarlık tasarruf mümkün. Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün hazırladığı “Dijital Reklamcılık Raporu”, Türkiye’de dijital reklamcılık, genel arama hizmetleri ve mobil uygulama ekosistemindeki yoğunlaşmanın ekonomik etkilerini veri temelli analizlerle ortaya koydu. Rapora, Enstitü Başkanı Av. Dr. Yavuz Selim Günay ile Araştırma ve Veri Analizi Programı Direktörü Yağmur Uzunırmak imza attı. DİJİTAL REKLAM YATIRIMLARI HIZLA BÜYÜYOR Rapora göre Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımları 2024 itibarıyla 253,6 milyar liraya ulaştı. Bunun yüzde 72,4’ünü dijital mecralar oluşturdu. Toplam dijital reklam harcamalarının 2022’de 831 milyon dolar seviyesindeyken 2025’te 1,084 milyar dolara çıktığı, 2028’de ise 1,359 milyar dolara ulaşmasının beklendiği belirtildi. Altı yıllık dönemdeki artış oranı yaklaşık yüzde 63. Büyümenin en güçlü olduğu alan ise arama reklamcılığı. 2022’de yaklaşık 430 milyon dolar olan arama reklamı harcamalarının 2025’te 600 milyon doların üzerine çıktığı, 2028’de 800 milyon dolara yaklaşacağı öngörülüyor. PAZAR PAYI ARTTIKÇA TIKLAMA MALİYETİ YÜKSELİYOR Raporda, Google’ın genel arama pazar payı ile tıklama başına maliyet (TBM) arasındaki ilişkiye dikkat çekildi. Google’ın pazar payının görece düşük olduğu Güney Kore ve Rusya gibi ülkelerde TBM 0,26–0,28 dolar bandında seyrederken; pazar payının yüzde 90’lara yaklaştığı ülkelerde maliyetlerin belirgin biçimde arttığı belirtildi. Türkiye’de Google’ın arama pazar payının yüzde 85’in üzerinde olduğu, TBM’nin ise 0,65 dolar ile tabloda yer alan ülkeler arasında en yüksek seviyelerden birine ulaştığı ifade edildi. Dünya ortalaması ise 0,60 dolar. Raporda, yerel veya alternatif arama motorlarının bulunduğu pazarlarda reklamverenler açısından daha rekabetçi bir fiyatlama ortamı oluştuğu vurgulandı. E-TİCARET BÜYÜYOR ANCAK PAY HÂLÂ SINIRLI Türkiye’de e-ticaret kullanım oranı 2019’da yüzde 10 seviyesindeyken 2023’te yüzde 20’ye yükseldi, 2024’te ise yüzde 19’a geriledi. Çevrim içi alışveriş yapan yetişkin nüfus oranı ise 2017’de yüzde 25 iken 2025’te yüzde 56’ya çıktı. Platform bazlı dağılımda ise; Trendyol yaklaşık yüzde 22, Hepsiburada yaklaşık yüzde 12, n11 yaklaşık yüzde 6, Amazon yaklaşık yüzde 6, PttAVM yaklaşık yüzde 5, Getir yaklaşık yüzde 5, Diğerleri yüzde 43 oranında yer aldı. Raporda “diğerleri” kategorisindeki aktörlerin tüketiciye erişimde büyük ölçüde dijital reklama bağımlı olduğu vurgulandı. Türkiye’de akıllı telefon kullanım oranı 2020’de yüzde 65 iken 2026’da yüzde 96’ya ulaştı. 2027 sonrasında yüzde 97 seviyesinde yatay seyir öngörülüyor. Mobil uygulama gelirlerinin 2020’de 954 milyon dolardan 2024’te 1,278 milyar dolara çıktığı, 2029’da 1,652 milyar dolara ulaşmasının beklendiği aktarıldı. Gelirlerin en büyük kısmını oyun uygulamaları oluşturuyor. Uygulama mağazası gelir dağılımında ise Google Play’in yüzde 61, App Store’un yüzde 39 paya sahip olduğu belirtildi. Rapora göre geliştiriciler fiilen bu iki mağazaya bağımlı. TURİZM VE REEL SEKTÖR DE ETKİLENİYOR Türkiye’de turizm ve otel pazarının 2024’te 60 milyar dolara ulaştığı, 2028’de 75 milyar dolara çıkmasının beklendiği ifade edildi. Raporda turizm sektörünün arama motorları ve çevrim içi platformlara yüksek derecede bağımlı olduğuna dikkat çekildi. 4 MİLYAR DOLARLIK TASARRUF SENARYOSU Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de tasarruf potansiyeli oldu. Google’ın arama pazar payının yüzde 70’ler seviyesine gerilemesi halinde TBM’nin yaklaşık yarı yarıya düşebileceği, 2022’den bu yana toplam arama reklam harcamaları dikkate alındığında yaklaşık 4 milyar dolar tasarruf sağlanabileceği hesaplandı. Alternatif ve daha düşük komisyonlu bir uygulama mağazası modelinde ise 2019–2029 döneminde yaklaşık 1,8 milyar dolarlık maliyetten kaçınılabileceği belirtildi. Enstitüye göre dijital reklamcılık ve arama hizmetlerinde rekabetin artması; e-ticaretin derinleşmesi, KOBİ’lerin dijitalleşmesi ve turizm gibi stratejik sektörlerin uluslararası rekabet gücü açısından doğrudan refah artışı sağlayabilir.

Zamanın durduğu köy! Şirince neden herkesin kaçış rotası oldu? Haber

Zamanın durduğu köy! Şirince neden herkesin kaçış rotası oldu?

Ege’nin huzurlu köylerinden biri olan Şirince, mimarisi, tertemiz havası ve yerel lezzetleriyle hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. İzmir merkeze yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunan mahalle, dört mevsim ziyaret edilebilen yapısıyla dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün 2023 yılında verdiği “En İyi Turizm Köyü” unvanını alan Şirince, doğayla baş başa kalmak isteyenler için alternatif bir rota sunuyor. Dört mevsim farklı bir deneyim sunuyor Şirince ilkbaharda çiçek kokuları eşliğinde yürüyüş yapmak isteyenlere hitap ederken, yaz aylarında serin meyve şarapları ve panoramik köy manzarasıyla öne çıkıyor. Daha sakin bir ziyaret arayanlar için sonbahar ve kış ayları öneriliyor. Bu dönemlerde taş evlerin küçük pencerelerinden görülen manzara ve şömine başında geçirilen akşamlar köyün atmosferini daha da etkileyici hale getiriyor. Ulaşımı kolay, keşfi keyifli Selçuk merkezden yaklaşık 8 kilometre uzaklıktaki köye minibüslerle ulaşım sağlanabiliyor. İzmir’den gelmek isteyenler ise İZBAN ile Tepeköy’e ulaştıktan sonra Selçuk yönüne aktarma yaparak yolculuğu tamamlayabiliyor. Özel araçla seyahat edenler için yolculuk ortalama bir saat sürüyor. Tarihi ve kültürel noktalar ziyaretçileri bekliyor Köy meydanından başlayan yürüyüş rotaları ziyaretçilere etkileyici manzaralar sunuyor. Şirince Taş Mektep Müzesi, eğitim tarihine ışık tutan yapısıyla öne çıkarken, St. John Baptist Kilisesi hem mimarisi hem de manzarasıyla dikkat çekiyor. Köy merkezine yaklaşık bir kilometre mesafedeki Nesin Matematik Köyü ise bilim ve eğitim odaklı yapısıyla farklı bir deneyim sunuyor. Bölgeyi ziyaret edenlerin Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Kilisesi’ni de rotalarına eklemesi öneriliyor. El emeği ürünler ve yerel alışveriş kültürü Köy sokaklarında sıralanan küçük dükkânlarda el yapımı oyuncaklardan doğal sabunlara kadar pek çok ürün bulunuyor. Yerel üreticiler tarafından hazırlanan meyve şarapları ise Şirince’den ayrılmadan önce en çok tercih edilen alışverişler arasında yer alıyor. Ege mutfağı köyün ruhunu tamamlıyor Şirince’de restoranlar genellikle tarihi Rum evlerinde hizmet veriyor. Gözleme, mantı, kebap çeşitleri ve saç kavurma gibi geleneksel lezzetler öne çıkarken, kumda pişirilen Türk kahvesi köyün simgelerinden biri olarak görülüyor. Kahveye eşlik eden mürver şerbeti ise ziyaretçilere sunulan yerel ikramlar arasında yer alıyor. Butik otellerde sakin bir konaklama imkânı Taş konaklardan dağ evlerine kadar farklı konaklama seçenekleri bulunan köy, sessiz ve doğayla uyumlu bir tatil arayanlara hitap ediyor. Şömineli odalar, bahçe içinde kurulan sofralar ve manzaraya açılan pencereler Şirince’de konaklamayı deneyimin önemli bir parçası haline getiriyor. Şirince, geçmişte “Çirkince” adıyla anılsa da bugün huzur veren atmosferi ve doğal dokusuyla Ege’nin mutlaka görülmesi gereken destinasyonları arasında gösteriliyor. Uzmanlar, yoğun şehir temposundan uzaklaşmak isteyenlerin bu sakin köyü keşfetmeye devam edeceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AJet’ten yurt dışı hamlesi: Romanya ve Moldova’ya üç yeni hat Haber

AJet’ten yurt dışı hamlesi: Romanya ve Moldova’ya üç yeni hat

Uçuş ağı Romanya ve Moldova’ya genişliyor AJet, dış hatlarda büyüme hedefi doğrultusunda Romanya ve Moldova’da üç yeni destinasyonu daha uçuş ağına dahil etti. Yeni rotalar Romanya’nın başkenti Bükreş, Yaş kenti ile Moldova’nın başkenti Kişinev oldu. Ankara–Bükreş hattı 2 Nisan’da başlıyor AJet’in Ankara çıkışlı yeni hattı Ankara–Bükreş için ilk sefer 2 Nisan’da gerçekleştirilecek. Haftada üç gün düzenlenecek seferlerin biletleri 39 dolardan satışa sunuldu. Bu hatla birlikte Ankara’nın uluslararası uçuş ağına yeni bir Avrupa başkenti daha eklenmiş oldu. İstanbul’dan Yaş ve Kişinev’e yeni seferler Sabiha Gökçen Havalimanı çıkışlı Yaş seferleri 29 Mayıs’ta başlayacak. Haftada iki gün yapılacak uçuşların bilet fiyatı 39 dolar olarak açıklandı. Kişinev hattında ise ilk sefer 5 Haziran’da gerçekleştirilecek. Haftanın her günü düzenlenecek seferlerin biletleri 49 dolardan satışa çıktı. Kerem Sarp: “Yeni hikâyelere kanatlanıyoruz” AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, sosyal medya platformu LinkedIn üzerinden yaptığı paylaşımda, yeni hatlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ankara’nın uçuş ağını genişletmeye yönelik yatırımların 2026’da da devam ettiğini belirten Sarp, kısa süre önce Üsküp, Saraybosna ve Tiran hatlarının açıldığını hatırlattı. Ankara ve İstanbul merkezli büyüme vurgusu Sarp, Ankara–Bükreş hattının yanı sıra İstanbul’dan Kişinev ve Yaş’a açılan seferlerle toplamda üç yeni hattın yolcularla buluşturulduğunu belirterek, “Türkiye’nin en genç hava yolu olarak, başkentimiz Ankara ve İstanbul’dan açtığımız her yeni hatla yepyeni hikâyelere kanatlanmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Yeni hatların, Türkiye ile Romanya ve Moldova arasındaki turizm ve ticari hareketliliğe katkı sağlaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Go Türkiye’de yeni perde açılıyor: Sinem Ünsal ve Ozan Akbaba’dan kapadokya sinyali Haber

Go Türkiye’de yeni perde açılıyor: Sinem Ünsal ve Ozan Akbaba’dan kapadokya sinyali

Ay Yapım imzası taşıyan ve Go Türkiye çatısı altında hayata geçirilen An İstanbul Story, yayınlandığı günden bu yana yüksek izlenme rakamlarına ulaşarak geniş yankı uyandırmıştı. Başrollerinde Sinem Ünsal ve Ozan Akbaba’nın yer aldığı 10 bölümlük tanıtım filmi için şimdi de “devam” ihtimali konuşuluyor. Kulislerde devam filmi konuşuluyor İlk filmiyle hem yurt içinde hem de uluslararası dijital platformlarda ilgi gören yapımın devam projesine dair kulis bilgileri gündeme geldi. Yapım ekibine yakın kaynaklara göre, Go Türkiye tanıtım filminin ikinci ayağı için ön hazırlıklar değerlendiriliyor ve proje masada tutuluyor. Rota bu kez Kapadokya olabilir Ödüllü yönetmen Hilal Saral’ın yönettiği, senaryosunu ise Kemal Hamamcıoğlu’nun kaleme aldığı ilk film İstanbul’da çekilmişti. Devam projesinde ise Türkiye’nin simge turizm merkezlerinden Kapadokya’nın öne çıkması planlanıyor. Peri bacaları, vadiler ve balon manzaralarıyla Kapadokya’nın, yeni filmde görsel anlatımın merkezinde yer alması hedefleniyor. Takvim oyuncuların projelerine bağlı Devam filminin çekim takviminin henüz netleşmediği belirtiliyor. Sinem Ünsal ve Ozan Akbaba’nın yer aldığı mevcut dizi ve projelerin yoğunluğu nedeniyle çekim tarihinin ileri bir döneme kalabileceği ifade ediliyor. Özellikle devam eden dizi çekimlerinin, projenin takvimini doğrudan etkilediği kulislerde konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Go Türkiye serisinin devam edip etmeyeceğine ilişkin nihai kararın önümüzdeki dönemde netleşmesi beklenirken, Kapadokya ihtimali şimdiden izleyicide merak ve heyecan yaratmış durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.