SON DAKİKA

#Türk Ceza Kanunu

HABER DEĞER - Türk Ceza Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Ceza Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Gürlek: Çocuklar da ağırlaşmış müebbet alabilecek Haber

Adalet Bakanı Gürlek: Çocuklar da ağırlaşmış müebbet alabilecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da basın kuruluşlarının temsilcileriyle düzenlenen iftar buluşmasında 12. Yargı Paketi’ne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, son dönemde çocukların karıştığı ağır suçlarda artış yaşandığını belirterek mevcut cezaların yetersiz olduğunu ifade etti. “Çocuklara yönelik cezalar yetersiz” Bakan Gürlek, Türk Ceza Kanunu’nda çocuklar için farklı yaş gruplarına göre uygulanan ceza indirimlerinin bulunduğunu hatırlattı. Mevcut düzenlemelerde 12-15 ve 15-18 yaş aralığındaki çocuklara özel indirimler uygulandığını belirten Gürlek, ayrıca çocuk hükümlüler için infaz sisteminin de farklı işlediğini söyledi. Gürlek, çocukların cezaevinde geçirdiği sürenin farklı hesaplandığını ve “çocuk evi” olarak adlandırılan daha farklı koşullarda infaz uygulandığını hatırlatarak bu konuda yeni düzenlemeler yapılacağını dile getirdi. Ağır suçlarda yetişkinlerle aynı ceza gündemde Yeni yargı paketinde özellikle adam öldürme gibi ağır suçlarda önemli değişiklikler planlandığını söyleyen Gürlek, bazı durumlarda çocukların da yetişkinlerle aynı ağır cezalara çarptırılabileceğini ifade etti. Gürlek, “Çocukların adam öldürme ya da diğer ağır suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası almasını sağlayacağız” dedi. Gündeme öğretmen cinayeti geldi Bakan Gürlek, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde 17 yaşındaki bir öğrencinin biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’i öldürmesini hatırlatarak bu tür olayların toplumda büyük infial yarattığını belirtti. Son dönemde çocukların karıştığı ağır suçların arttığını söyleyen Gürlek, bu nedenle Meclis’te konuyla ilgili bir komisyon kurulduğunu ve yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Gürlek, yapılması planlanan değişikliklerin 12. Yargı Paketi kapsamında yasalaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı Haber

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin vefat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen mevlit programına katıldı, çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarına ilişkin Meclis’te tüm siyasi partilerle mutabakata varıldığını açıkladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi için Sultanahmet Camisi’nde düzenlenen mevlit programına katıldı. Programa Minguzzi ailesi, yakınları ve Adalet Bakanlığı yetkilileri de katıldı. Bakan Tunç, burada yaptığı açıklamada, Minguzzi’nin ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha rahmetle anıldığını ve ailesine sabır dileklerini ilettiğini söyledi. Tunç, dün de Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret ederek taziye dileklerini ilettiklerini ve soruşturma sürecine ilişkin aileyi bilgilendirdiklerini belirtti. Çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarıyla ilgili olarak Meclis’te yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Tunç, "Türk Ceza Kanunu’nda 12 yaşından küçüklerin ceza sorumluluğu bulunmuyor. 12-15 yaş grubunda cezalar yarı oranında, 15-18 yaş grubunda ise üçte bir oranında uygulanıyor. Kasten öldürme gibi ağır suçlarda 12-15 yaş grubuna 15 yıla kadar, 15-18 yaş grubuna ise 24 yıla kadar ceza verilebiliyor" dedi. Bakan Tunç, Meclis’te bütün siyasi parti gruplarıyla çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması, gerekli cezalandırma ve önleyici tedbirlerin değerlendirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını belirterek, elde edilecek rapor doğrultusunda kanun değişiklikleri gündeme geleceğini söyledi. Bakan Tunç, çocukların sosyal medya ve diğer olumsuz etkilerden korunması gerektiğini vurgulayarak, soruşturmaların titizlikle takip edildiğini ve hukuki süreçlerin ailelerin hassasiyetine uygun şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Tunç ayrıca, Ahmet Minguzzi, Atlas Çağlayan ve bu şekilde hunharca katledilen tüm çocuklar için rahmet diledi. Bakan Tunç, açıklamasını, “Ailelerin acısı tarif edilemez. Ancak kanunlar ve tedbirlerle çocuklarımızın korunması için hassasiyetimizi sürdürüyoruz. Meclis’teki çalışmalar tamamlandığında gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelecektir” sözleriyle tamamladı.

Suça sürüklenen çocuklar için kritik adım! Yeni yasa yolda Haber

Suça sürüklenen çocuklar için kritik adım! Yeni yasa yolda

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, suça sürüklenen çocuklara yönelik hazırlanan yasa taslağının siyasi partiler arasında değerlendirildiğini ve belirli bir mutabakata varıldığını duyurdu. Tunç, çocukları suça iten nedenlerin kapsamlı biçimde araştırılması ve elde edilecek sonuçlara göre kanun değişikliğine gidilmesinin planlandığını belirtti. Taslak Meclis sürecine hazırlanıyor Bakan Tunç, Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesini ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan taslağın Meclis grubunda ele alındığını söyledi. Komisyon çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Tunç, düzenlemelerin tamamlanmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yasal değişikliğin gündeme geleceğini dile getirdi. Hakimlere dosya bazlı takdir yetkisi Taslakta, özellikle kasten öldürme gibi ağır suçlarda çocuğun suçu işleme biçimi, geçmiş suç kaydı ve eğilimi gibi unsurların dikkate alınarak hakimlere daha geniş bir takdir hakkı tanınmasının öngörüldüğü aktarıldı. Mevcut düzenlemelerin Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesinde yer aldığını hatırlatan Tunç, gelinen noktada caydırıcılığı artıracak adımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. “Çocukları suça iten nedenler araştırılacak” Tunç, yapılacak çalışmalarda yalnızca cezai boyutun değil, çocukları suça sürükleyen sosyal ve çevresel faktörlerin de inceleneceğini vurguladı. Bu kapsamlı soruşturmanın ardından ortaya çıkacak verilerin yasa değişikliğine temel oluşturmasının hedeflendiğini belirtti. Tehdit soruşturmasında dört kişiye ceza Bakan Tunç, Ahmet Minguzzi’nin ailesine yönelik sosyal medya tehditlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında dört kişinin ceza aldığını açıkladı. Çocukların korunması konusundaki hassasiyetin yüksek olduğunu dile getiren Tunç, evladını kaybeden ailelerin yaşadığı acının farkında olduklarını ve süreci yakından takip ettiklerini söyledi. “Gerekli düzenlemeler gündeme gelecek” Türkiye’de çocukların korunmasına yönelik yasal çerçevenin 2005 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Tunç, anayasal ve yasal düzenlemelerin uygulamaya tam olarak yansıması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Komisyon raporlarının tamamlanmasının ardından gerekli yasal düzenlemelerin Meclis gündemine taşınacağı ifade edildi. Planlanan değişiklikler, çocuk adalet sistemi ile caydırıcılık arasındaki dengeye ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirirken, Türkiye toplumunda hem çocukların korunması hem de suçla mücadele konusunda nasıl bir yol izleneceği merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mehmet Akif Ersoy etkin pişmanlık talebinde bulundu Haber

Mehmet Akif Ersoy etkin pişmanlık talebinde bulundu

Edinilen bilgilere göre, cezaevinden Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Ersoy’un savcılık makamı önünde ifade işlemlerine başlandı. Verilecek ifadenin içeriğinin, soruşturmanın seyri açısından değerlendirmeye alınacağı belirtildi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade verecek Soruşturmaya yakın kaynaklar, Ersoy’un Türk Ceza Kanunu’ndaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini savcılığa ilettiğini aktardı. Savcılık tarafından ifadenin yeterli bulunması halinde, Ersoy’un hukuki durumunun yeniden değerlendirilebileceği ifade edildi. Soruşturmanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 9 Aralık’ta aralarında Mehmet Akif Ersoy’un da bulunduğu 8 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Ersoy’un da aralarında bulunduğu 4 kişi 11 Aralık’ta tutuklanmıştı. Tutuklama gerekçesinde, şüphelilerin “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu belirtilmişti. Sevk yazısında, bazı adreslerde uyuşturucu kullanımına yer ve imkân sağlandığı ile maddi ve sektörel menfaat elde edildiği iddialarına yer verilmişti. İfadesi süreci etkileyecek Savcılık kaynakları, Ersoy’un etkin pişmanlık kapsamında vereceği ifadenin dosyadaki delil durumu ve beyanlarla birlikte değerlendirileceğini, bu sürecin tutukluluk halinin devamı ya da tahliye yönünde etkili olabileceğini belirtiyor. İfade işlemlerinin tamamlanmasının ardından savcılığın nasıl bir karar vereceği merakla bekleniyor.

İstanbul Barosu’ndan Valiliğe ‘besleme yasağı’ davası: Bu bir yetki gaspıdır! Haber

İstanbul Barosu’ndan Valiliğe ‘besleme yasağı’ davası: Bu bir yetki gaspıdır!

"Hayvanları aç bırakmak suçtur" Baro tarafından yapılan başvuruda, Valiliğin 24 Kasım’da duyurduğu genelgenin uygulanması halinde, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. maddesinin ihlal edileceği vurgulandı. Yasaklar başlığı altındaki bu maddede yer alan "hayvanı aç ve susuz bırakmak, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek" fiillerinin, bu genelgeyle doğrudan gerçekleşeceği belirtildi. Baro, besleme faaliyetinin engellenmesinin hayvanların yaşam hakkına müdahale olduğunu öne sürdü. "Valilik tek başına karar alamaz" Dava dilekçesinde usule ilişkin itirazlar da dikkat çekti. İstanbul Barosu, sokak hayvanlarına ilişkin karar alma yetkisinin yasa gereği İl Hayvanları Koruma Kurulu’nda olduğunu hatırlattı. Açıklamada, "Valilik bu konuda tek başına karar alamaz. Bu nedenle valiliğin işlemi yetki gaspıdır ve yok hükmündedir" ifadelerine yer verildi. 150 avukat suç duyurusunda bulunmuştu İstanbul Valiliği’nin; okul, hastane, ibadethane, park, bahçe ve yol kenarları gibi alanlarda "kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi" talimatını içeren genelgesi, hukuk camiasında tepkiyle karşılanmıştı. Dava açılmadan önce 150 avukat, Valilik makamının Türk Ceza Kanunu ve Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında suç işlediğini iddia ederek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmuştu.

Silinen whatsapp konuşmaları mahkemede çıkar mı? Haber

Silinen whatsapp konuşmaları mahkemede çıkar mı?

Avukat Ataol Ertuğrul Gürlek, kamuoyunda merak konusu olan silinen whatsapp konuşmalarının mahkemede karşımıza çıkabileceğini açıkladı. Avukat Ataol Ertuğrul Gürlek, boşanma davalarının en önemli delillerinden olan whatsapp görüşmelerinin telefondan silinmesine karşılık mahkemede karşımıza çıkabileceğini söyledi. Dijital çağda, whatsapp ve benzeri mesajlaşma uygulamaları hayatımızın vazgeçilmez parçası haline geldiğini hatırlatan Gürlek, “Boşanma, alacak, ceza davalarında bu mesajlar çoğu zaman kritik deliller olabilmektedir. Peki, silinen whatsapp konuşmaları mahkemede ortaya çıkabilir mi? Evet, belirli koşullar altında ortaya çıkabilir. Türk hukuk sistemi, dijital delilleri geleneksel delillerle aynı değerde kabul etmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu, Medeni Kanun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında, whatsapp mesajları ve diğer elektronik veriler geçerli delil olarak sunulabilmektedir. Bir whatsapp mesajının mahkemede delil olarak kabul edilebilmesi için şu kriterlerin karşılanması gerekmektedir. Mesajlar orijinal olmalı, değiştirilmemiş olmalıdır. Ekran görüntüsü tek başına yeterli olmayabilir çünkü bu tür görseller kolayca manipüle edilebilmektedir. Sunulan mesajlar, davayla doğrudan ilgili olmalıdır. Konu dışı yazışmalar delil olarak kabul edilmeyecektir. En kritik şart olan bu madde, mesajların hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması gerektiğini ifade etmektedir. İzinsiz olarak birinin cihazına girmek, şifre kırmak veya başkasının özel mesajlarını elde etmek hukuka aykırı sayılmaktadır ve bu şekilde elde edilen deliller mahkemece reddedilmektedir. Hatta bu davranışlar, Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi gereğince "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçunu oluşturabilmektedir.” dedi. SİLİNEN WHATSAPP KONUŞMALARI GERİ GETİRİLEBİLİR Mİ? Silinen whatsapp mesajlarının geri getirilebildiğini ifade eden Avukat Ataol Ertuğrul Gürlek, “Ancak bu işlem teknik bilgi gerektirmektedir ve her durumda başarılı olmayabilmektedir. Whatsapp, varsayılan olarak kullanıcılara sohbetlerini yedekleme imkânı sunmaktadır. Bu yedeklemeler iki yoldan yapılabilmektedir. whatsapp ayarlarından etkinleştirilen yedekleme, belirli aralıklarla (günlük, haftalık veya aylık) Google Drive hesabına otomatik olarak kaydedilmektedir. Apple cihazlarda ise iCloud servisine benzer şekilde yedeklemeler yapılmaktadır. Bir mesaj silindiği tarihinden önce yedeklenmişse, silinmiş mesajlar bu yedeklerden geri yüklenebilmektedir. Pratikte, bir kişi whatsappı sil ve yeniden kur yaptığında, ‘eski sohbetleri geri yüklemek istiyor musunuz?’ sorusuna evet derse, silinmiş mesajlar yeniden görüntülenebilmektedir. Örneğin, boşanma davasında Ayşe, eşinin aldatmasını ispat etmek için eşe yöneltilen bazı mesajları silmiştir. Ancak üç ay önce yapılmış olan yedeklemeler sebebiyle, hukuki işlemler yapıldığında bu mesajlar Google Drive üzerinden geri yüklenebilmiş ve mahkemeye sunulabilmiştir.” ifadelerini kullandı. GÜRLEK’TEN “HAPİS CEZASI ALABİLİRSİNİZ” UYARISI Whatsapp mesajlarının mahkemede delil olarak kabul edilebilmesinin en kritik şartının, mesajların hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması olduğuna dikkat çeken Gürlek, şunları kaydetti; “Kişinin kendi telefonundan aldığı mesajlar (davaya taraf olduğu mesajlaşmaları), başka bir kişinin gönüllü olarak kendisine gösterdiği mesajlar, ortak kullanılan cihazlardan elde edilen mesajlar, mahkeme kararıyla bilirkişi tarafından incelenen telefondan elde edilen mesajlar, başkasının telefonuna izinsiz girmek suretiyle elde edilen mesajlar, şifre kırmak veya özel yazılım kullanarak elde edilen mesajlar, tehdit veya şantaj yoluyla elde edilen mesajlar, başkasının hesabına izinsiz girmek suretiyle elde edilen mesajlar, hukuka aykırı yollardan elde edilen deliller mahkemece reddedileceği gibi, bu davranışlar Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi gereğince özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaktadır ve 1-3 yıl arası hapis cezasını gerektirmektedir.” uyarısında bulundu.

Pazarda hileli satış kameraya yansıdı: Engelli pazarcıya savcılıktan dolandırıcılık soruşturması! Haber

Pazarda hileli satış kameraya yansıdı: Engelli pazarcıya savcılıktan dolandırıcılık soruşturması!

osyal medyada yayılan görüntüler savcılığı harekete geçirdi İstanbul Bahçelievler’de bir pazarcının, yurttaşların seçtiği salatalıkları gizlice değiştirerek hileli satış yaptığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerin milyonlarca kez izlenmesi üzerine kamuoyunda büyük tepki oluştu. Olay sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, satıcı hakkında “ticari faaliyet sırasında dolandırıcılık” suçundan resen soruşturma başlattığını duyurdu. Belediye tezgâhı kapattı, ceza kesti, pankart astı Bahçelievler Belediyesi zabıta ekipleri, tespit edilen hileli satış nedeniyle pazarcının tezgâhını 1 hafta süreyle kapatarak 3 bin 541 TL idari para cezası uyguladı. Denetim sonrası tezgâhın üzerine, “Hileli olarak karışık veya standartlara aykırı mal satmasından dolayı kapatılmıştır” yazılı pankart asıldı. Belediye yetkilileri, benzer vakaların tekrarında süresiz men cezası uygulanacağını belirtti. Savcılık: “Ticari dolandırıcılık kapsamında soruşturma açıldı” Savcılık açıklamasında, satıcının seçilen ürünleri kasada farklı ürünlerle değiştirdiğinin tespit edildiği, Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-h maddesi uyarınca dolandırıcılık kapsamında işlem yapıldığı ifade edildi. Soruşturma, ihbar gerekmeksizin resen başlatıldı. “Tüm pazarcıların itibarını zedeliyor” – Tepki gösteren yurttaşlar denetimlerden memnun Pazar esnafı ve alışveriş yapan yurttaşlar, olaya tepki gösterirken belediyenin hızlı müdahalesini olumlu karşıladı. Pazarcı Zafer P.: “Beş parmağın beşi bir değil. Böyle kişiler hem yurttaşı kandırıyor hem de dürüst esnafın adını lekeler.” Alışveriş yapan Yeliz Çetinkaya ise, “Biz market yerine pazarı destekliyoruz ama hile yapılan ürünün engelli bir satıcıdan gelmesi daha da üzücü.” dedi. Belediye Başkanı Bahadır: “Yurttaşın hakkını korumak görevimiz” Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, denetimlerin artarak devam edeceğini belirterek, “Pazar yerleri güven alanlarıdır. Kim olursa olsun hileli satış yapanın karşısındayız. Dürüst esnafı korumak ve yurttaşın hakkını savunmak bizim sorumluluğumuzdur.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.