SON DAKİKA

#Türk Ceza Kanunu

HABER DEĞER - Türk Ceza Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Ceza Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı'ndan İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusu: "Hedef devlet tüzel kişiliğidir" Haber

Ticaret Bakanlığı'ndan İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusu: "Hedef devlet tüzel kişiliğidir"

Sermaye piyasalarındaki fon tasfiyeleriyle ilgili tartışmalar sürerken, katıldıkları bir televizyon programında ve ardından sosyal medya hesaplarında Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında "hukuka aykırı şekilde fondan para çektiği" yönünde iddialar dile getiren gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel yargıya taşındı. Ticaret Bakanlığı avukatları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına resmi suç duyurusu dilekçesi sundu. "Kasıtlı bir algı ve olumsuz intiba oluşturuldu" Başsavcılığa sunulan dilekçede, şüpheli gazetecilerin kurgusal ve asılsız bilgileri manipülatif bir şekilde bir araya getirerek alenen yaydıkları ifade edildi. Bir televizyon yayınıyla başlayan iddiaların sosyal medya paylaşımlarıyla desteklendiği belirtilerek, kamuoyu nezdinde kasıtlı bir algı oluşturulmaya çalışıldığı vurgulandı. Söz konusu eylemlerin "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "hakaret", "iftira" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu kaydedildi. "Saldırılar doğrudan devlet tüzel kişiliğini hedef alıyor" Suç duyurusunun gerekçe kısmında, yapılan paylaşımların bireysel eleştiri sınırlarını aştığı savunuldu. Dilekçede şu değerlendirmelere yer verildi: "Yapılan paylaşımlar ile bakanlığımızın toplum nezdindeki saygınlığının azaltılması amaçlanmıştır. Ayrıca yapılan bu saldırılar, sayın bakanımızın şahsında esasen devlet tüzel kişiliğini hedef almış açıklamalardır. Devlet ve kurumlarını yıpratmaya yönelik olan ve devlet aleyhine yapılan bu tür saldırıların cezalandırılması anayasal düzen ve demokratik hukuk devletinin korunması için bir gerekliliktir." Bakanlıktan "cezalandırılsınlar" talebi Ticaret Bakanlığı'nın milli yararı gerçekleştiren en üst makamlardan biri ve devlet tüzel kişiliğinin temsil makamı olduğunun altı çizilen başvuruda, adli sürecin kamu düzeni açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. Hem bakanlığın hem de devletin manevi şahsiyetini alenen tahkir eden kişilerin Türk Ceza Kanunu hükümleri gereğince cezalandırılmasının devlet yararına olduğu kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mabel Matiz’in ‘Ha Leylim’ klibine iddianame: 3 yıla kadar hapis istendi Haber

Mabel Matiz’in ‘Ha Leylim’ klibine iddianame: 3 yıla kadar hapis istendi

Müzik dünyasının özgün isimlerinden Mabel Matiz (Fatih Karaca), dijital platformlarda yayınlanan ‘Ha Leylim’ isimli şarkısı ve klibi nedeniyle yargı yolunda. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen re'sen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. klipteki dans sahneleri suçlamaya dayanak yapıldı İddianamede, klibin belirli bölümleri detaylı bir şekilde analiz edildi. Özellikle klibin 3. dakika 51. saniyesinden sonraki sahnelerde yer alan unsurlar suçlamaya dayanak gösterildi. Açık alanda yerde yatar veya oturur vaziyetteki figürlerin yer aldığı sahnede, damat rolündeki bir kişi ile sarı takım elbiseli diğer bir erkeğin karşılıklı dans figürleri odağa alındı. Şahıslardan birinin ceketini çıkardığı, kol ve kalça hareketlerinin belirgin şekilde kullanıldığı bu tekrarlayan figürlerin klibin ana teması haline getirildiği öne sürüldü. "Genel ahlak sınırları zorlandı" iddiası Şarkı sözleri ile video kaydındaki görsel unsurların birbirini tamamlayan bir bütünlük oluşturduğu ileri sürülen iddianamede, bu kompozisyonun Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde yer alan 226. maddesindeki sınırları aştığı savunuldu. Savcılık, "müstehcen görüntülerin basın-yayın yoluyla yayılmasına aracılık etme" suçlamasıyla sanatçının 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Mabel Matiz suçlamaları reddetmişti Soruşturma aşamasında Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek savcılığa ifade veren Mabel Matiz, yöneltilen suçlamalara tepki göstermişti. Sanatçı ifadesinde şu savunmayı yapmıştı: "Şarkım bir sanat eseridir. Klipte müstehcenliğe ilişkin herhangi bir sahne, görüntü ya da gönderme bulunmamaktadır. İki insanın birbirine bakması ve karşılıklı dans etmesi suç değildir. Eserlerimi sürekli açıklamak zorunda bırakılmamın haksızlık olduğunu düşünüyorum." Hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesinin ardından Mabel Matiz’in önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mümtaz'er Türköne: "Borsa soygunu, AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor." Haber

Mümtaz'er Türköne: "Borsa soygunu, AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor."

Yazısına çarpıcı bir tespitle başlayan Türköne, "Aylarca gündemimizi işgal edecek, dallanıp budaklanacak bir hikâyenin henüz başındayız. Düzen tepemize çöktü, yara henüz taze, hissedilmesi zaman alacak. Yeni başlayan karanlık bir televizyon dizisi gibi, her hafta yeni bölümleri şaşkınlıkla ve heyecanla takip edeceksiniz" dedi. Tasarruflarını kaybeden bir yakınının "Devlet zararımızı karşılar mı?" sorusuna "Üzerine bir bardak soğuk su iç, sonra mutluluğu paradan başka şeylerde ara" yanıtını verdiğini aktaran yazar, soygunun pek çok cephede sarsıcı sonuçlar doğuracağını kaydetti. "Nüfuz ticareti" ve hukuki sorumluluklar Olayın hukuki boyutunu ele alan Türköne, finans sektörünü düzenleyen kanunlara karşı suç işleyen yetkililerin tek tek ayıklanacağını belirterek, "Sultanahmet Camii’nin üçer şerefeli altı minaresini çalanlar, kılıfa ihtiyaçları olduğunu hiç düşünmemişler. Peynir büyük, fare ne yapsın? Demek çok sağlam garantilerle iş görmüşler" ifadelerini kullandı. Söz konusu soruşturmanın Türk Ceza Kanunu'nun 255. maddesinde yer alan "nüfuz ticareti" başlığı altında yürütüleceğini vurgulayan Türköne, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ceza maddesi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Suçu işleyen kamu görevlisi ise (politikacılar da bu kategoriye girecek) ceza yarı oranında arttırılıyor ve üç yıldan 7.5 yıla kadar çıkıyor. Hisse tahtasının %1000-2000 arttığı fonlardan Fatma Betül Sayan gibi astronomik kâr edenler, otomatik olarak bu suçu işlemiş sayılacak. Bürokraside ve AKP’de etkili görevlerde bulunanlar 'nüfuz ticareti' suçundan yargılanacak. Göz göre göre gelmekte olan kriz için uyarılarda bulunan eski MASAK başkan yardımcısını gözaltına alan yargı mensupları, el konulan şirketlerdeki usulsüzlükleri haber yapanlara saniyesinde 'yayın yasağı' kararı veren hakimlerin de soruşturulması gerekecek." Mehmet Şimşek'in geçen kasım ayındaki uyarısından sonra SPK'nın ocak ayında durumun farkına vardığını ancak raporların kaldırıldığını hatırlatan yazar, "Ne çare ki geri adım atıyor veya attırılıyor, üç başkan yardımcısı görevden alınıyor ve malumu ilam eden rapor SPK web sitesinden kaldırılıyor. Bu güç kimde var? Kimler araya girmiş? Yetkili ve sorumlular kendi paçalarını kurtarmak için mutlaka ötecek" dedi. AKP için arınma ve siyasi sistem eleştirisi AKP içerisinde dürüst politikacıların başkaldırması için bir fırsat doğduğunu savunan Türköne, "AKP’nin siyasî varlığını devam ettirebilmesi, bu tufeylileri sırtından atıp, bulaşan kirden-pastan arınmasına bağlı" dedi. Hayatı boyunca özel himaye görmüş Fatma Betül Sayan'ın profilinin partinin 24 yıldaki ahlaki çöküşünü özetlediğini belirten yazar, "Güç, bütün ahlaki öncelikleri toprağa gömüyor, sonradan görmelerin çılgın soygunu başlıyor" ifadelerini kullandı. Borsa soygununun doğrudan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yol açtığı siyasi bir skandal olduğunu belirten Türköne, "Bütün yetkiler tek kişinin elinde toplandı. Tekelleşen bu yetkiyi tabasbus ile gücün yanında pozisyon alanlar, doğal olarak kendileri için kullanmaya başlayınca yolsuzluklarda patlamalar yaşandı. Mevcut siyasal sistem bu tür soygunları fiilen önleyecek denetim mekanizmalarını işletemiyor" değerlendirmesinde bulundu. Ekonomik çöküş ve orta sınıfın tasfiyesi Ekonomik sistemin tamamını kilitleyecek bir arıza ile karşı karşıya olunduğunu belirten Türköne, iktidarın geçmişteki politikalarını eleştirdi: "Fakirin geliri artarsa tüketim artar, talep baskısı doğar ve fiyatlar yükselir. Bunun yerine fakirden zengine verirsek, doğal olarak tasarruf edeceği para fazla yatırıma dönüşür ve arz artar, bu da fiyatların düşmesine yol açar. Tuzu kuruların tasarruflarını az biraz yatırıma kanalize eden sistem hisse senetleri ve doğal olarak borsadır. Borsa çökmüş durumda." Devletin hisse sahiplerinin zararlarını karşılamasının veya bu iş için vergi salınmasının imkansız olduğunu vurgulayan yazar, toplumun orta sınıfının aldığı yaraya dikkat çekti: "450 bin hisse sahibinin 50 binini çıkartın, geriye kalan 400 bin kişi küçük tasarruf sahipleri. Aileleri ile birlikte toplumsal dengelerde ağırlıklı bir yerleri var; çünkü bu kesim aynı zamanda toplumun orta sınıfını meydana getiriyor. Orta sınıf, ekonomik-siyasî çalkantı dönemlerinde üst ve alt sınıflar arasında süspansiyon vazifesi görür, darbeleri yumuşatırlar. Şimdi yaşadıkları duygu yoğunluğu yoksullardan farklı değil. Bu zümre, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan yoksul kesimin halini daha yakından tanıyacak." "AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor" İktidarın muhalefete karşı yıldırma ve sindirme taktikleri uyguladığını ancak borsa krizinin bu algı operasyonlarını anlamsız kıldığını belirten Türköne, yazısını şu sözlerle noktaladı: "Borsa soygunu bu algı operasyonlarını bile anlamsız ve işe yaramaz hale getirecek çapta iktidarı dehşetli bir türbülansın içine soktu. 2001 bankacılık krizi ile iktidara gelen AKP’nin, 2026 borsa krizi ile iktidarı halefine devretmekten başka çaresi yok. Toplumdaki infial, siyasetteki çözümsüzlük derinleşiyor. Türkiye’nin nefes almasını sağlayacak yegâne çare, tarafların adaletini içine sindirecekleri bir seçim ve bu yolla iktidarı değiştirme umudu. Toplumun sabrı siyasetin basiretli duruşu bu umuttan besleniyor. Bu ihtimal ortadan kalkarsa düdüklü tencere içinde biriken basıncın hangi şiddette ve ne zaman patlayacağını muhalefet dahil hiç kimse kestiremez. Borsa soygunu, Fatma Betül Sayan’ın siyasî kariyerini noktaladığı gibi, AKP iktidarının da sonunu getirmiş görünüyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Davutoğlu'na "Cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması Haber

Ahmet Davutoğlu'na "Cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması

Eski sözler yıllar sonra soruşturma konusu oldu Geçtiğimiz 29 Temmuz 2026 tarihinde siyasi kariyerini noktalama kararı alan ve başkanı olduğu Gelecek Partisi'ni fesheden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında adli süreç başlatıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında yeniden dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen görüntüler üzerine resen inceleme yaptı. Yapılan inceleme neticesinde, Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçu kapsamında Davutoğlu hakkında soruşturma açıldığı bildirildi. Başsavcılık, “Sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesinde düzenlenen ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ suçu kapsamında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde titizlikle sürdürülmektedir.” dedi. 14 Nisan 2022 tarihli konuşma Soruşturmaya gerekçe gösterilen ifadelerin, Ahmet Davutoğlu tarafından 14 Nisan 2022 tarihinde bir köy meydanında gerçekleştirilen konuşmada sarf edildiği tespit edildi. Söz konusu görüntülerde Davutoğlu'nun, "Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, 5 müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti" şeklinde sert eleştirilerde bulunduğu görüldü. Geçmiş döneme ait bu sözlerin sosyal medyada yeniden yayılması soruşturmanın başlatılmasına yol açtı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.