SON DAKİKA

#Türkiye

HABER DEĞER - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı Haber

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık alanına sürükleyebileceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin özellikle İran sınırına yönelik güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki krizlerin birbirinden kopuk olmadığını söyledi Bahçeli konuşmasında Gazze’den İran’a kadar uzanan krizlerin tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Lübnan, Suriye, Irak ve İran hattında yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmanın parçası olduğunu belirten Bahçeli, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Bahçeli’ye göre Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada enerji hatları, ticaret koridorları ve nüfuz alanları üzerinden yeni bir güç mücadelesi yürütülüyor. Ortadoğu’da çatışmanın yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti Bahçeli, bölgede uzun yıllar vekâlet savaşları üzerinden yürüyen mücadelenin artık daha doğrudan bir çatışma evresine girdiğini söyledi. Gazze’de başlayan gerilimin Lübnan, Suriye ve Irak üzerinden İran’a kadar uzanan bir etki yarattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca askeri hedeflerin değil, devletlerin caydırıcılık kapasitesinin ve bölgesel nüfuz alanlarının da test edildiği bir süreç olduğunu vurguladı. İran’da yaşanabilecek çözülmenin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi Bahçeli konuşmasında İran’da yaşanabilecek olası bir zayıflamanın yalnızca iç politika meselesi olmayacağını ifade etti. Böyle bir durumun düzensiz göç hareketleri, kaçak ekonomi ağları ve silahlı grupların yayılması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bahçeli, Suriye krizinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatarak benzer risklerin İran merkezli gelişmelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi. “Sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir” Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, İran sınırına özel olarak dikkat çekti. Bahçeli, “Her şeyden önce sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir. İran hattında doğabilecek her ihtimal için çok katmanlı bir hazırlık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca muhtemel göç hareketleri, kaçakçılık faaliyetleri ve terör sızmaları gibi risklerin aynı güvenlik perspektifi içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ile koordinasyon çağrısı yaptı Bahçeli konuşmasında Avrupa Birliği ile erken koordinasyon kurulması gerektiğini de ifade etti. Suriye krizinde Avrupa’nın hazırlıksız yakalandığını ve yükün büyük bölümünü Türkiye’nin taşıdığını hatırlatan Bahçeli, yeni bir bölgesel kriz durumunda aynı tablonun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yalnız yük taşıyan bir sınır ülkesi değil, kriz yönetiminde merkezi bir aktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik rolüne dikkat çekti Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik önemine değinerek küresel rekabette ticaret koridorları ve enerji hatlarının belirleyici hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan stratejik bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, bu konumun kriz dönemlerinde stratejik akıl ve güçlü devlet refleksi gerektirdiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail saldırısında hayatını kaybeden TIR şoförü Fırat’ın aracının görüntüleri ortaya çıktı Haber

İsrail saldırısında hayatını kaybeden TIR şoförü Fırat’ın aracının görüntüleri ortaya çıktı

İran’da İsrail tarafından düzenlendiği belirtilen saldırıda hayatını kaybeden Hataylı TIR şoförü Hüseyin Fırat’ın bulunduğu araca ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde füzenin isabet ettiği TIR’ın şoför mahallinin ağır hasar aldığı dikkat çekti. Hüseyin Fırat Türkiye’ye dönmek üzere yola çıkmıştı Hatay’ın Reyhanlı ilçesinden olan TIR şoförü Hüseyin Fırat’ın İstanbul’dan aldığı yükü Afganistan’a teslim ettikten sonra Türkiye’ye dönmek için yola çıktığı öğrenildi. Fırat’ın aralarında babası Coşkun Fırat’ın da bulunduğu 15 Türk TIR’ı ile birlikte 5 Mart’ta İran’a giriş yaptığı belirtildi. İsrail füzesi TIR’a isabet etti Fırat’ın kullandığı TIR’ın Kazvin eyaletini geçerek Zencan kentine doğru ilerlediği sırada saldırıya uğradığı bildirildi. İsrail tarafından atıldığı belirtilen füzenin araca isabet etmesi sonucu TIR’ın alev aldığı ifade edildi. Saldırının ardından ağır yaralanan Hüseyin Fırat’ın hastaneye kaldırıldığı açıklandı. Hastanede hayatını kaybetti Yaralı olarak kurtarılan Hüseyin Fırat’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındığı ancak tüm müdahalelere rağmen 12 Mart’ta hayatını kaybettiği bildirildi. Olayın ardından Fırat’ın cenazesinin Türkiye’ye getirilmesi için Dışişleri Bakanlığı devreye girdi. Cenazesi Hatay’da toprağa verildi Dışişleri Bakanlığı’nın girişimleri sonucu Hüseyin Fırat’ın cenazesi memleketi Hatay’ın Reyhanlı ilçesine getirildi. Fırat, Mezarlık Kompleksi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Saldırının gerçekleştiği anlara ait görüntüler ortaya çıktı Saldırının ardından Hüseyin Fırat’ın kullandığı TIR ile olayın yaşandığı bölgeye ait görüntüler kamuoyuna yansıdı. Görüntülerde TIR’ın şoför kabininin büyük ölçüde hasar gördüğü ve aracın ciddi şekilde zarar aldığı görülüyor. Ortaya çıkan görüntüler saldırının boyutunu gözler önüne sererken olayla ilgili incelemelerin sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi Haber

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi

Dünya üniversitelerini değerlendiren saygın sıralamalardan biri olan Times Higher Education (THE), 2026 yılı tıp fakülteleri performans sonuçlarını yayımladı. Araştırma kalitesi, eğitim ortamı, akademik üretkenlik ve üniversite–sanayi iş birliği gibi kriterlerin dikkate alındığı listede Türkiye’de lider değişti. Zirve Koç Üniversitesi’nin oldu Yayımlanan listede Koç Üniversitesi, aldığı yüksek puanlarla Türkiye’de tıp alanında ilk sıraya yerleşti. Akademik üretkenlik, teknolojik altyapı ve uluslararası saygınlık kriterlerinde elde edilen başarı, Koç Üniversitesi’ni zirveye taşıdı. Uzun yıllardır Türkiye’nin en güçlü tıp fakülteleri arasında gösterilen Hacettepe Üniversitesi ise bu yıl ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin en iyi 10 tıp fakültesi Times Higher Education’ın 2026 verilerine göre Türkiye’de tıp alanında öne çıkan üniversiteler şöyle sıralandı: Koç Üniversitesi Hacettepe Üniversitesi Ankara Üniversitesi Atatürk Üniversitesi İstanbul Medipol Üniversitesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Akdeniz Üniversitesi Bahçeşehir Üniversitesi Sıralama hangi kriterlere göre hazırlanıyor Times Higher Education sıralaması hazırlanırken üniversitelerin performansı çok sayıda kriter üzerinden değerlendiriliyor. Bu kriterler arasında özellikle şu başlıklar öne çıkıyor: Araştırma kalitesi ve akademik yayın sayısı Eğitim ortamı ve akademik kadro gücü Uluslararası iş birlikleri Üniversite–sanayi iş birliği ve endüstri geliri Küresel akademik itibar Bu göstergeler, üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesi ve uluslararası etkisini ölçmek açısından önemli kabul ediliyor. Türkiye’de tıp eğitimi rekabeti artıyor Son yıllarda Türkiye’de tıp fakülteleri arasında akademik rekabetin giderek arttığı görülüyor. Yeni araştırma merkezleri, uluslararası projeler ve teknolojik altyapı yatırımları, üniversitelerin küresel sıralamalarda daha üst basamaklara çıkmasını hedefliyor. THE’nin yayımladığı son liste, Türkiye’de tıp eğitimi alanında dengelerin değişmeye başladığını ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Konut piyasasında yeni alarm: Sıfır konut satışlarının payı düşüyor Haber

Konut piyasasında yeni alarm: Sıfır konut satışlarının payı düşüyor

Türkiye’de konut piyasasında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Toplam konut satışları yüksek seviyelerde devam ederken, yeni yapılan ve ilk kez satılan konutların toplam satışlar içindeki payında belirgin bir gerileme görülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, özellikle son yıllarda sıfır konut satışlarının payının kademeli şekilde düştüğünü ortaya koyuyor. İlk el konut satışlarının payı hızla geriledi TÜİK verilerine göre 2017 yılında Türkiye genelinde 718 bin 104 adet ilk el konut satışı gerçekleşti. Bu satışlar toplam konut satışlarının yüzde 48,10’unu oluşturdu. 2018 yılında ise ilk el konut satışları 715 bin 589 adet olarak kaydedildi ve toplam satışlar içindeki payı yüzde 48,74 seviyesine çıktı. Ancak sonraki yıllarda bu oran kademeli olarak düşmeye başladı. Son 10 yılda düşüş eğilimi 2019 yılında ilk el konut satışları 563 bin 419 adet olurken toplam satışlar içindeki payı yüzde 39,15’e geriledi. 2020 yılında ise 530 bin 37 adet ilk el konut satışı gerçekleşti ve oran yüzde 32,96 seviyesine düştü. Bu düşüş trendi sonraki yıllarda da devam etti. Son yıllardaki tablo Verilere göre: 2021: 527 bin 473 satış – yüzde 32,77 pay 2022: 547 bin 58 satış – yüzde 33,65 pay 2023: 442 bin 484 satış – yüzde 33,27 pay 2024: 517 bin 600 satış – yüzde 33,40 pay 2025: 570 bin 812 satış – yüzde 32,43 pay 2026 yılının Ocak–Şubat döneminde ise 71 bin 854 adet ilk el konut satışı gerçekleşti ve toplam satışlar içindeki payı yüzde 30,44’e kadar geriledi. Konut piyasası için önemli sinyal Gayrimenkul sektöründe ilk el konut satışlarının payının düşmesi, piyasada ikinci el konutların daha fazla tercih edildiğine işaret ediyor. Uzmanlara göre bu durum, hem konut üretim maliyetlerinin yükselmesi hem de finansman koşullarının zorlaşmasıyla bağlantılı olabilir. Yeni konut üretiminin yavaşlaması veya talebin ikinci el konutlara yönelmesi, konut piyasasında üretim ve satış dengesi açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı hayatını kaybetti Haber

Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri olan İlber Ortaylı, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle yoğun bakımda bulunan Ortaylı’nın 78 yaşında hayatını kaybettiği açıklandı. Yoğun bakımda tedavi görüyordu Sağlık sorunları nedeniyle İstanbul’daki Koç Üniversitesi Hastanesinin yoğun bakım servisinde tedavi altında bulunan Ortaylı’nın durumunun son günlerde ağırlaştığı bildirildi. 12 Mart’ta entübe edildiği açıklanan Ortaylı’nın tedavisi yoğun bakımda devam ederken, 13 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybettiği duyuruldu. Vefat haberini ilk olarak gazeteci İzzet Çapa sosyal medya hesabından paylaştı. Ardından Ortaylı’nın ailesi de yazılı bir açıklama yayımladı. Ailesinden duygusal açıklama Ortaylı’nın ailesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Ailemizin büyüğü İlber Ortaylı’yı 13 Mart 2026 gününde kaybettik. Uzun süren ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata duyduğu merakı, insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı ve gücü yettiğince bildiği gibi yaşadı. Okurları, öğrencileri ve sevenleri onu hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla sarmaladılar.” Açıklamada cenaze törenine ilişkin bilgilerin daha sonra paylaşılacağı da belirtildi. Türkiye’den başsağlığı mesajları Ortaylı’nın vefatı sonrası siyaset ve akademi dünyasından çok sayıda taziye mesajı yayımlandı. Kemal Memişoğlu mesajında, “Türkiye büyük bir değerini, bir tarih dâhisini yitirdi” ifadelerini kullanırken, Numan Kurtulmuş Ortaylı’nın “ilim dünyasında silinmez bir iz bıraktığını” söyledi. Ali Babacan ise Ortaylı’nın bir nesile tarihi sevdiren önemli bir isim olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş de yayımladığı mesajda Ortaylı’nın Türkiye için büyük bir değer olduğunu vurguladı. Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biriydi 1947 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde doğan Ortaylı, küçük yaşta ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Akademik eğitimini Ankara’da tamamlayan Ortaylı, tarih alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’nin en tanınan akademisyenlerinden biri haline geldi. Ortaylı özellikle: Osmanlı tarihi Türk modernleşmesi Avrupa–Osmanlı ilişkileri alanındaki çalışmalarıyla tanındı. Akademik kariyeri boyunca Galatasaray ve Bilkent başta olmak üzere birçok üniversitede ders verdi. Topkapı Sarayı’nın müdürlüğünü yaptı Ortaylı, 2005–2012 yılları arasında İstanbul’daki Topkapı Sarayı Müzesi’nin müdürlüğünü üstlendi. Bu dönemde müzenin uluslararası tanıtımı ve bilimsel çalışmalarına önemli katkılar sundu. Ayrıca televizyon programları, konferanslar ve yazılarıyla geniş kitlelere ulaşarak Türkiye’de popüler tarih anlatımının en etkili isimlerinden biri olarak kabul edildi. Türkiye’de geniş bir iz bıraktı Eserleri, akademik çalışmaları ve kamuoyuna yönelik anlatımıyla Ortaylı, yalnızca akademi dünyasında değil geniş toplum kesimlerinde de tarih bilincinin gelişmesine katkı sağladı. Ortaylı’nın vefatı Türkiye’de tarih ve kültür dünyasında büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HSK, Yargıtay’a 8 yeni üye seçti Haber

HSK, Yargıtay’a 8 yeni üye seçti

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu’nda yapılan toplantı sonucunda, boş bulunan 8 üyelik için Yargıtay’a yeni üyeler seçildi. Seçim sonucunda farklı görevlerde bulunan hukukçular Yargıtay üyeliğine getirildi. Yargıtay’a seçilen yeni üyeler belli oldu HSK Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen seçim sonucunda şu isimler Yargıtay üyeliğine seçildi: Eski Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar İstanbul Anadolu İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Kaya Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun Büyükçekmece Aile Mahkemesi Hakimi Çimen Atacan Tuna Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Acarlı Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak Bu isimlerin seçilmesiyle birlikte Yargıtay’daki boş üyeliklerin doldurulduğu bildirildi. Adalet Bakanı Gürlek’ten tebrik mesajı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yeni seçilen Yargıtay üyelerine başarı dileklerinde bulundu. Gürlek paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve ülkemiz halkı için hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Yargıtay’ın yapısında yeni dönem Yapılan seçimle birlikte Yargıtay’ın kadrosunda önemli bir değişim gerçekleşirken, yeni üyelerin yüksek mahkemenin karar süreçlerinde aktif rol alması bekleniyor. Seçimlerin ardından yargı camiasında görev dağılımı ve dairelerdeki düzenlemelerin de yapılacağı ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmat düşürüldü Haber

Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmat düşürüldü

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenen ve Türkiye hava sahasına yönelen bir balistik mühimmatın NATO savunma unsurları tarafından imha edildiğini duyurdu. Bakanlık, Türkiye’nin hava sahasına yönelik tehditlere karşı tüm tedbirlerin kararlılıkla alındığını açıkladı. NATO savunma sistemi devreye girdi Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İran’dan ateşlenen balistik mühimmatın Türk hava sahasına girdikten sonra Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Ülkemizin topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmaktadır.” Bakanlık ayrıca olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili ülkeyle temasların sürdüğünü bildirdi. NATO: Her türlü tehdide karşı hazırız NATO da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada NATO’nun her yönden gelebilecek tehditlere karşı savunmaya hazır olduğu vurgulandı. NATO açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Balistik füze savunma sistemimizi gelişen tehditlere uyarlamaya devam ediyoruz. İttifak, her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunmaya hazır olmaya devam edecektir.” Operasyonel detayların ise güvenlik gerekçesiyle paylaşılmayacağı belirtildi. Mart ayında üçüncü olay Yetkililer, Mart ayı içinde İran’dan ateşlenerek Türkiye hava sahasına yönelen balistik mühimmatların daha önce de iki kez imha edildiğini hatırlattı. 4 ve 9 Mart tarihlerinde gerçekleşen olaylarda da NATO’nun Doğu Akdeniz’deki hava ve füze savunma sistemleri devreye girmiş, mühimmat havada etkisiz hale getirilmişti. Bölgedeki gelişmeler yakından izleniyor MSB, Türkiye’nin milli güvenliğini önceleyen bir yaklaşımla bölgedeki askeri gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti. Yetkililer, hava sahasına yönelik tehditlere karşı savunma sistemlerinin teyakkuz halinde olduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor Haber

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşı, yalnızca bir milli marş değil; emperyalist işgale karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin şiirle ifadesi olarak tarihe geçti. Şair Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı marş, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik döneminde Anadolu’daki direnişe moral veren bir çağrı niteliği taşıyordu. İstiklal Marşı emperyalizme karşı verilen mücadelenin simgesi oldu Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi işgal altındayken, Türkiye halkı bağımsızlık için topyekûn bir direniş başlattı. Bu dönemde açılan yarışmaya gönderilen yüzlerce şiir arasından Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı metin seçildi ve 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edildi. Marş, yalnızca bir şiir değil; emperyalist işgale karşı verilen mücadeleyi, halkın inancını ve özgürlük iradesini anlatan bir manifesto olarak görüldü. Mehmet Akif Ersoy marşı milletine armağan etti Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazarken ödül olarak verilen para teklifini kabul etmedi. Marşın bir “millet eseri” olduğunu vurgulayan Ersoy, bu ödülü almamayı tercih ederek bağımsızlık mücadelesinin maddi değil, ahlaki ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Şairin Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda kaleme aldığı marş, kısa sürede Anadolu’daki direniş ruhunun sembolüne dönüştü. İstiklal Marşı bağımsızlık fikrinin şiirsel ifadesi olarak görülüyor İstiklal Marşı, yalnızca bir döneminin değil, Türkiye toplumunun bağımsızlık ideallerinin de simgesi olarak kabul ediliyor. “Korkma” sözüyle başlayan marş, özgürlüğün, direnişin ve bağımsızlığın halkın iradesiyle mümkün olacağını vurgulayan güçlü bir antiemperyalist anlatı olarak değerlendiriliyor. Bugün 12 Mart, yalnızca bir marşın kabul edildiği gün değil; aynı zamanda Türkiye halkının emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin hafızasını canlı tutan tarihsel bir dönüm noktası olarak anılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye hızla yaşlanıyor: 2060’ta her 4 kişiden biri yaşlı olacak Haber

Türkiye hızla yaşlanıyor: 2060’ta her 4 kişiden biri yaşlı olacak

Türkiye’de nüfus yapısı hızla değişiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Yaşlı İstatistikleri verilerine göre 65 yaş ve üzeri nüfus son beş yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bin kişiye ulaştı. Böylece yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1 seviyesine çıktı. 2060’ta nüfusun dörtte biri yaşlı olacak TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre Türkiye’de yaşlanma süreci önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacak. Mevcut demografik eğilimlerin devam etmesi halinde: 2030’da yaşlı nüfus oranı %13,5 2060’ta %27 2100’de ise %33,6 seviyesine ulaşacak. Bu projeksiyonlara göre 2060 yılında Türkiye’de her dört kişiden biri yaşlı olacak. Kadınlar yaşlı nüfusta çoğunlukta 2025 verilerine göre yaşlı nüfusun %55,3’ünü kadınlar, %44,7’sini erkekler oluşturdu. Uzmanlara göre bunun temel nedeni kadınların ortalama yaşam süresinin erkeklerden daha uzun olması. Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi: Toplam: 77,3 yıl Erkekler: 74,7 yıl Kadınlar: 80 yıl 65 yaşına ulaşan bir kişinin ortalama 17,4 yıl daha yaşaması bekleniyor. En yaşlı il Sinop, en genç il Şırnak İller bazında yapılan incelemede yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il %21,7 ile Sinop oldu. Onu Kastamonu (%21,1) ve Giresun (%20) takip etti. En genç nüfusa sahip iller ise: Şırnak (%3,8) Şanlıurfa (%4,5) Hakkari (%4,7) Türkiye genelinde yaşlı nüfus oranının %10’un üzerinde olduğu il sayısı 60’a ulaştı. Her dört haneden birinde yaşlı birey var Türkiye’de toplam 26,5 milyon hanenin yaklaşık %25,3’ünde en az bir yaşlı birey yaşıyor. Bu hanelerin önemli bir bölümünde yaşlı bireyler tek başına hayatını sürdürüyor. Verilere göre 1 milyon 750 bin yaşlı kişi yalnız yaşıyor ve bu grubun %74’ünü kadınlar oluşturuyor. İnternet kullanan yaşlı sayısı hızla artıyor Teknoloji kullanımında da önemli bir değişim yaşanıyor. 2019 yılında %19,8 olan internet kullanan yaşlı oranı, 2024’te %46,9’a yükseldi. Araştırmaya göre yaşlı bireylerin: %85,7’si telefon kullanabiliyor %76,3’ü tek başına yolculuk yapabiliyor %74’ü parasal işlerini kendisi halledebiliyor. Uzmanlar, Türkiye’nin giderek yaşlanan bir toplum haline geldiğini belirterek sağlık, sosyal güvenlik ve bakım hizmetlerinin bu demografik dönüşüme göre yeniden planlanması gerektiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.