SON DAKİKA

#Türkiye

HABER DEĞER - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fuat Oktay’dan Mekke Anlaşması açıklaması: "Otomatik olarak savaşa dahil olunması söz konusu değil" Haber

Fuat Oktay’dan Mekke Anlaşması açıklaması: "Otomatik olarak savaşa dahil olunması söz konusu değil"

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasını uygun bulan kanun teklifinin TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilmesinin ardından, Komisyon Başkanı ve AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Komisyonda konuşma sürelerine sınırlama getirilmeden kapsamlı bir müzakere yürütüldüğünü belirten Oktay, teklifin komisyonda çoğunlukla kabul edildiğini bildirdi. "Bu bir savunma anlaşması, saldırı değil" Anlaşmanın genel gerekçesi ve maddeleri üzerine değerlendirmeler yapan Oktay, düzenlemenin mahiyetine ilişkin şu ifadeleri kullandı:"Bu bir savunma anlaşması, saldırı anlaşması değil. Aynı şekilde bu herhangi üçüncü bir ülkeye karşı yapılmış bir anlaşma değil. Diğer ülkelerin katılımına açık, çekirdek taraflar diye ifade edilen Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye’nin olduğu üç katılımcı ülke var." Pakistan ve Suudi Arabistan’ın iç onay süreçlerini tamamladığını belirten Oktay, kurulacak genel sekreteryanın merkezinin Suudi Arabistan’da olacağını, ilk genel sekreterin ise anlaşma çerçevesinde belirlenen bir Pakistan vatandaşı tarafından yürütüleceğini kaydetti. "Bölge sorunlarına kendimiz sahip çıkalım" Anlaşmayı bölgesel sahiplenme temelinde önemli bir açılım olarak nitelendiren Oktay, Libya, Suriye ve Azerbaycan örneklerine dikkat çekti. Geçmişte bu tür iş birliklerinden olumlu sonuçlar alındığını belirten Oktay, "Biz bölge ülkeleri olarak bölgedeki sorunlara kendimiz sahip çıkalım ve bu sorunların çıkarları çerçevesinde kendimiz çözüm üretelimBunun da zaten faydalarını göreceğiz. Bunu geçmişte hangi ülkelerle benzer boyutta çalışmalar yaptıysak, birliktelikleri yaptıysak hepsinden de olumlu sonuçlar aldık" dedi. "Otomatik olarak savaşa dahil olunması söz konusu değil" Anlaşmanın Türkiye’yi otomatik olarak bir savaşa veya askeri faaliyete sokup sokmayacağına yönelik tartışmalara net yanıt veren Oktay, şu vurguları yaptı:"Savaşa mı gideceğiz? Bir yere mi katılacağız, otomatik olarak bir yere dahil mi olacağız, müdahil mi olacağız?' Bu sorular tamamen yersiz sorular. Zaten buradaki tartışmalarda da Bakanlığımız ve yetkili kurumlarımızın cevaplarında da bunu net gördük. Çünkü bir oydaşma sonucunda, yani üç ülkenin evet dediği durumda bir harekete geçme mümkün. Öncesinde ciddi bir değerlendirme söz konusu. Yani Türkiye’nin bu boyutta baktığımızda evet demeyeceği hiçbir faaliyette bulunmayacağız" Oktay, anlaşmanın TBMM’nin savaş ilanı ve yurt dışına asker gönderilmesine ilişkin Anayasa’nın 92’nci maddesinden kaynaklanan yetkilerini hiçbir şekilde ortadan kaldırmadığını, Anayasal sürecin tamamen geçerliliğini koruduğunu ifade etti. "NATO’ya alternatif asla değil" Anlaşmanın NATO’ya alternatif oluşturup oluşturmadığı yönündeki sorulara da değinen Oktay, "NATO’ya bir alternatif mi oluşturuluyor? Asla değil" diyerek, düzenlemenin ülkelerin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve mevcut uluslararası anlaşmalarına halel getirmeyecek şekilde tasarlandığını söyledi. Temel amacın caydırıcılık ve bölgesel istikrar olduğunu belirtti. Açıklamada, "“İnşallah bu, bölgemizde istikrarın tekrardan temini noktasında yeni bir başlangıç olur, güçlü bir başlangıç olur. Buradaki amaç caydırıcılıktır. Buradaki amaç saldırı değildir. Ümit ediyoruz ki barışa ve bölgenin refahına, kalkınmasına vesile olan bir anlaşma olsun. Uygulamada bu yönde ilerlesin.” dedi. Muhalefet şerhlerinin iletilmesinin ardından komisyon raporunun tamamlanarak TBMM Başkanlığı’na sunulacağını belirten Oktay, Genel Kurul takviminin ise Meclis Başkanlığı ve Danışma Kurulu değerlendirmeleri sonucunda netleşeceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Dışişleri Komisyonu'ndan Mekke Savunma İttifakı'na onay geldi: Sırada Genel Kurul var Haber

TBMM Dışişleri Komisyonu'ndan Mekke Savunma İttifakı'na onay geldi: Sırada Genel Kurul var

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan 16 maddelik Mekke Savunma İttifakı Anlaşması’nın onaylanmasını uygun bulan üç maddelik kanun teklifi, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında gerçekleştirilen TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Komisyonda, anlaşmanın kapsamı ve Türkiye’ye getireceği yükümlülükler ele alındı. Teklifin resmen yasalaşabilmesi için TBMM Genel Kurulu’nda da kabul edilmesi gerekiyor. Kanun teklifi üç maddeden oluşuyor Komisyonda görüşülen kanun teklifinin üç maddesi ayrı ayrı okunarak oylamaya sunuldu ve kabul edildi. Ardından teklifin tümü üzerinde yapılan oylamada da kabul kararı çıktı. Üç maddeden oluşan kanun teklifi, toplam 16 maddelik Mekke Savunma İttifakı Anlaşması’nın onaylanmasının uygun bulunmasını içeriyor. Anlaşma 7 Ağustos’ta imzalanmıştı Mekke Savunma İttifakı Anlaşması, 7 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından Mekke’de imzalandı. Kanun teklifi 20 Ekim’de TBMM Başkanlığına sunulurken, 21 Ekim’de Dışişleri Komisyonu’na havale edildi. Suudi Arabistan ve Pakistan’ın anlaşmaya ilişkin iç onay süreçlerini tamamladığı belirtildi. Silahlı saldırı ve ortak savunma mükellefiyeti Anlaşmanın ikinci maddesine göre, taraflardan birine yönelik silahlı saldırı tüm taraflara yapılmış kabul edilecek. Taraflar, saldırıya uğrayan ülkeye askeri imkanlar dahil mevcut araçlarla yardım edecek. Anlaşma kapsamında savunma sanayisi iş birliği, istihbarat paylaşımı, lojistik destek ve terörle mücadele alanlarında da ortak çalışmalar yürütülmesi öngörülüyor. Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşacak Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi yılda iki kez toplanacak. Komitenin sekretaryası Suudi Arabistan’da bulunacak, ilk genel sekreter ise Pakistan vatandaşı olacak. Anlaşmaya göre taraflar ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek. Gümrükçü ve Oktay'dan "Savunma odaklılık" vurgusu Komisyonda anlaşma hakkında bilgi veren Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, düzenlemenin tamamen savunma odaklı olduğunu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını söyledi. Anlaşmanın uluslararası hukuka saygı duyan bölge ülkelerine açık olduğunu belirten Gümrükçü, ittifakın NATO başta olmak üzere Türkiye’nin üyesi olduğu çok taraflı yapıları tamamlayıcı nitelik taşıdığını ve Türkiye’nin mevcut ittifak yükümlülüklerinin yerine geçmediğini vurguladı. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise anlaşmanın saldırı, yayılmacılık veya üçüncü ülkelere karşı bloklaşma amacı taşımadığını belirtti. Oktay, ittifakın müşterek savunma, terörle mücadele ve savunma sanayisinde yerli imkanların geliştirilmesi olmak üzere üç temel başlık üzerine kurulduğunu, ortak savunma hükümlerinin otomatik olarak devreye girmeyeceğini ve atılacak her adımın tarafların anayasal ve ulusal prosedürlerine bağlı olacağını ifade etti. Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifinin yasalaşması için süreç TBMM Genel Kurulu ile devam edecek. Anlaşma, son onay belgesinin komite sekretaryasına teslim edilmesiyle yürürlüğe girecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Fuat Uğur duyurdu: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevden mi alındı? Haber

Gazeteci Fuat Uğur duyurdu: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevden mi alındı?

Azerbaycan’da okullarda laiklik gerekçesiyle uygulanan kıyafet düzenlemesi sonrası başlayan kriz, Ankara-Bakü hattında diplomatik yansımalara yol açtı. Bakü yönetiminin tepkisini çeken açıklamalarıyla bilinen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın görevine son verildiği kaydedildi. Fuat Uğur duyurdu Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın görevden alındığına ilişkin iddiayı gazeteci Fuat Uğur sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Üzüntüsünü dile getiren Uğur, devletler arası ilişkilere vurgu yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Sevgili Oktay Saral’ın görevden alındığını duydum. Sempati duyduğum Cumhurbaşkanı danışmanlarından biri kendisi. Çok üzüldüm. Kuşkusuz devletler arası çıkarlar ve ilişkiler, kişi bağlamından uzak değerlendirilmeli ama bu ilişkilerin taraflarından biri de meseleleri kişiselleştirmemeliydi. Eğer devlet içinden biri olduğu için deniyorsa şayet, Azerbaycan Devlet Ajansı’nın yayınladığı o Türkiye yorumunu okuduktan sonra Türkiye’nin de o ajansın başındaki kişinin görevden alınmasını istemek hakkı." Türk Time'dan Talat Atilla, Saral'ı aradığını söyleyerek konuşmalarını aktardı: "Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral Beyefendi’yi aradım. “Görevden alındınız mı?” diye sordum. “Evet. Biz makamlarla kaim değiliz. Sayın Cumhurbaşkanımız göreve getirdi, kendisinin talimatıyla ayrıldım. Kimseye kırgınlığım yok.” dedi. “Azerbaycan’la ilgili açıklamalarınız nedeniyle mi?” diye sordum. “Evet, öyle görünüyor.” karşılığını verdi. Ardından şu ifadeleri kullandı: “Önemli olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Önemli olan Sayın Cumhurbaşkanımızın başarısıdır.”" ÖZEL- OKTAY SARAL’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA: “AZERBAYCAN SÖZLERİM NEDENİYLE GÖREVDEN AYRILDIĞIM GÖRÜNÜYOR” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral Beyefendi’yi aradım. “Görevden alındınız mı?” diye sordum. “Evet. Biz makamlarla kaim değiliz. Sayın Cumhurbaşkanımız göreve getirdi, kendisinin talimatıyla ayrıldım. Kimseye kırgınlığım yok.” dedi. “Azerbaycan’la ilgili açıklamalarınız nedeniyle mi?” diye sordum. “Evet, öyle görünüyor.” karşılığını verdi. Ardından şu ifadeleri kullandı: “Önemli olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Önemli olan Sayın Cumhurbaşkanımızın başarısıdır.” — Talat Atilla (@TalatAtilla) October 25, 2026 Tartışma nasıl başlamıştı? Azerbaycan hükümetinin ilk, orta ve lise düzeyindeki okullarda tek tip üniforma düzenlemesine giderek laiklik ilkesine uyulması gerekçesiyle ek giyim öğelerini yasaklaması; tesettürlü öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmamasıyla sonuçlanmıştı. Yaşanan gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 13 Ekim tarihinde sosyal medya hesabından tepki göstererek şu paylaşımda bulunmuştu: "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!" talepte bulunduğu iddia edilmişti Saral’ın bu açıklamalarının ardından uluslararası basına yansıyan iddialara göre Bakü yönetimi duruma sert tepki gösterdi. Middle East Eye tarafından servis edilen haberde, Azerbaycanlı yetkililerin Ankara ile irtibata geçerek Oktay Saral’ın görevden alınmasını talep ettiği öne sürülmüştü. Söz konusu iddiaların ardından Oktay Saral’ın görevine son verildiğini iddia edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul’da kritik diplomasi trafiği: R4+E3 Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantısı gerçekleşti Haber

İstanbul’da kritik diplomasi trafiği: R4+E3 Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantısı gerçekleşti

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul’da kritik bir diplomasi zirvesi gerçekleştirildi. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın yer aldığı R4 formatındaki görüşmelere; E3 ülkeleri (İngiltere, Almanya, Fransa) ile İtalya Dışişleri Bakanları da katılım sağladı. Zirvenin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Fidan, toplantının son ayların en kritik diplomatik temaslarından biri olduğuna dikkat çekti. "Masadaki bütün ülkeler daha fazla savaş istemiyor" Zirvede ele alınan temel konulara ve küresel güvenlik krizlerine değinen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katılımcı tüm aktörlerin diplomasi masasında buluştuğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bütün konuları masaya yatırdık. Masadaki bütün ülkeler daha fazla savaş istemiyor. Ateşkese taraftarlar. Bütün ülkeler diplomasinin tek yol olduğuna inanıyor. Bu toplantı son aylardaki en önemli diplomatik olaylardan biriydi." Bölgesel gerilimin tırmanması ihtimaline ve Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin mesajlar veren Fidan, askeri müdahalelerin çözüm getirmeyeceğini vurgulayarak açıklamasını şöyle sürdürdü: "Savaşın yayılmasına müsaade etmeden neler yapılabileceğini konuştuk. Hürmüz Boğazı'nın bir an önce açılması ve piyasaların düzelmesi lazım. Ancak İran'a saldırıyı hiçbir ülke onaylamıyor. Diplomatik yollarla çözülmesi gerekiyor." Bölgesel mekanizmalar ve ukrayna tahılı masada Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel sahiplenme modellerinin önemine değinen Bakan Fidan, bu formatların kendi coğrafyalarındaki krizlerin çözümünde kilit rol oynadığını belirtti. R4 ve E3 gruplarının bir araya gelerek sorunlara ortak ve toplu çözümler aradığını kaydeden Fidan, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına güvenle ulaştırılmasına yönelik somut önerilerin de toplantıda kapsamlı biçimde müzakere edildiğini aktardı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik mesajlar: "Barışa giden yolu açmanın gayreti içindeyiz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik mesajlar: "Barışa giden yolu açmanın gayreti içindeyiz"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde, dünya genelinden 200’e yakın üst düzey temsilci, diplomat, akademisyen ve düşünce kuruluşu mensubunu İstanbul’da bir araya getiren 9’uncu İstanbul Arabuluculuk Konferansı başladı. İki gün sürecek organizasyonun açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir video mesaj göndererek katıldı. "İstanbul diplomasinin merkezlerinden biri haline geldi" Konuşmasına konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Dışişleri Bakanlığı’nı tebrik ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel diplomasinin merkez üssü haline gelen İstanbul’un önemine değindi: "Saygıdeğer bakanlar, sayın genel sekreterler, kıymetli katılımcılar, sizleri şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştirdiğimiz İstanbul Arabuluculuk Konferansına hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Dışişleri Bakanlığımızı tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Asırlardır insanları ve kültürleri buluşturan İstanbul'un bugün diplomasinin merkezlerinden biri haline gelmesinden memnuniyet duyuyorum." "Diplomasiden asla vazgeçmemeyi düstur edindik" Tırmanan küresel gerilimler karşısında Türkiye’nin yürüttüğü somut arabuluculuk girişimlerine dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Küresel ölçekte çatışmaların arttığı, gerilimlerin tırmandığı, uluslararası hukuka ve kurumlara duyulan güvenin sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye olarak böyle bir dönemde tarafların birbirleriyle konuşmadığı, umutların azaldığı zamanlarda dahi diplomasiden asla vazgeçmemeyi kendimize düstur edinmiş durumdayız. Rusya ile Ukrayna arasındaki esir takaslarından Afrika kıtasındaki arabuluculuk çabalarımıza, geniş bir coğrafyada elde ettiğimiz kazanımlarla bugün de barışa giden yolu açmanın gayreti içerisindeyiz." "190'dan fazla ülkenin iradesi 5 ülkenin keyfine bağlı olmaz" Mevcut uluslararası sistemin ve Birleşmiş Milletler yapısının yetersizliğini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin, Lübnan ve Sudan gibi kriz coğrafyalarındaki hayal kırıklıklarına işaret etti: "Bundan kısa bir süre önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nu ‘Güveni Yeniden Tesis Etmek’ temasıyla gerçekleştirdik, uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklandık. Bugün Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletler'e bağlamış olan milyonlarca insan derin bir hayal kırıklığı içindedir. Şurası bir gerçek ki, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Türkiye olarak güvensizlik üzerine bina edilen bir uluslararası siyaset anlayışını kabul etmiyoruz. En çetin ihtilaflarda dahi diplomasi için mutlaka bir kapı olduğuna inanıyoruz." "Adil çözümler için sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz" Mesajının son bölümünde barışın tesisi için samimiyet ve irade vurgusu yapan Erdoğan, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Mesele o kapıyı açık tutacak iradeyi, cesareti ve samimiyeti gösterebilmektir. Bu noktada barış için tarafları bir araya getirmeye, adil çözümler için arabuluculuk yapmaya ve sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye Ve Kanada hattında yeni dönem: Serbest ticaret anlaşması müzakereleri başlıyor Haber

Türkiye Ve Kanada hattında yeni dönem: Serbest ticaret anlaşması müzakereleri başlıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığı duyuruldu. Serbest ticaret anlaşması müzakereleri yıl sonundan önce başlıyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayisi gibi stratejik alanlarda yeni projelerin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini kaydetti. İlişkilerin sembolik bir adımın ötesine geçerek stratejik ortaklık düzeyine yükseltildiğini belirtilen Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kanada'yla öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Atacağımız adımlarla yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyar, akabinde 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz. Kanada'yla ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kağıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Uzun yıllara sari Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi Türkiye ve Kanada arasında yeni bir dönemi başlatıyoruz." Kanada'ya yapacağı ilk ziyarette iki ülke iş insanlarını bir araya getireceklerini aktaran Erdoğan, bölgesel ve küresel gelişmelere dair ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Gazze'de Kanada'nın istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükümetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli görüyoruz. Gerek Ukrayna'da gerekse Körfez'de olsun, diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz." Carney: "Türkiye istisnai bir ortak" Kanada Başbakanı Mark Carney ise konuşmasında Türkiye'nin küresel ve bölgesel rolüne dikkat çekerek iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önemine vurgu yaptı. Carney, açıklamasında şu hususları dile getirdi: "Kanada güvenilir ortaklarla derin ortaklıklar kurma peşinde. Türkiye bu açıdan istisnai bir ortak. Türkiye'yle stratejik ortaklığımızı başlatıyoruz. Bu ortaklık gelecek nesiller boyunca gelişerek devam edecektir. Yurtta sulh cihanda sulh. Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci silahlı kuvvetlerine ve en yenilikçi hızla gelişen savunma sanayilerinden birine sahip. Türkiye dünyanın farklı bölgelerinde çetrefilli çatışmaların çözümünde çok önemli bir rol oynuyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.