SON DAKİKA

#Türkiye

HABER DEĞER - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yunanistan'ın "soykırım" iddialarına Dışişleri Bakanlığı’ndan sert tepki: "Aklıselime davet ediyoruz" Haber

Yunanistan'ın "soykırım" iddialarına Dışişleri Bakanlığı’ndan sert tepki: "Aklıselime davet ediyoruz"

"Mesnetsiz açıklamaları reddediyoruz" Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’da yaşayan Rumlara yönelik soykırım uygulandığını savunarak bu dönemde Anadolu’dan Yunanistan’a göç edenleri andığı sosyal medya paylaşımına Ankara’dan resmi yanıt gecikmedi. Yunan yetkilinin 1919-1922 yılları arasında yaşananları "Küçük Asya Rumlarının Soykırımı" olarak nitelendirmesine Dışişleri Bakanlığı tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Yunan makamlarının, Yunanistan’ın Anadolu’yu işgal ve istila çabasında olduğu döneme dair mesnetsiz açıklamalarını reddediyor, Yunan yetkilileri ciddiyete ve aklıselime davet ediyoruz" denildi. "Tazminat ödemeyi Lozan'ın 59. maddesiyle kabul ettiler" Yunanistan’ın söz konusu dönemdeki sorumluluklarına dikkat çekilen açıklamada, tarihi gerçeklerin göz ardı edilemeyeceği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu vesileyle, Yunanistan’ın bu dönemde Anadolu’da sivil halka karşı toplu katliamlar ve yıkımlar gerçekleştirdiğini, sözkonusu suçları ve tazminat ödemeyi Lozan Barış Antlaşması’nın 59’uncu maddesi uyarınca kabul ettiğini hatırlatıyoruz." Lozan Barış Antlaşması’nın 59’uncu maddesi uyarınca Yunanistan, Anadolu’da Yunan ordusu veya yönetiminin savaş yasalarına aykırı eylemlerinden doğan zararları giderme yükümlülüğünü resmen tanımıştı. Türkiye ise o dönemde Yunanistan’ın savaş sonrası mali durumunu ve imkanlarını göz önünde bulundurarak bu zararlar için fiili tazminat talebinden vazgeçmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri Bakanı Fidan'dan Azerbaycan'da kritik temaslar Haber

Dışişleri Bakanı Fidan'dan Azerbaycan'da kritik temaslar

Bakü'de kritik görüşmeler gerçekleştirilecek Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 15-16 Eylül tarihlerinde Azerbaycan'a resmi bir ziyaret düzenleyecek. Ziyaret programı çerçevesinde Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile ikili ve heyetler arası görüşmeler yapacak olan Fidan, ayrıca Savunma Bakanı Zakir Hasanov ile de bir araya gelecek. Bakan Fidan'ın, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından da kabul edilmesi öngörülüyor. Gerçekleştirilecek temaslarda, stratejik düzeyde ilerleyen Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde kaydedilen aşamadan duyulan memnuniyetin dile getirilmesi bekleniyor. Fidan'ın, iki ülke cumhurbaşkanlarının belirlediği 15 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi hedefine ulaşılması için yürütülen çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğine vurgu yapacağı, ayrıca enerji ve ulaştırma alanlarındaki ortak gündem ile projeleri ele alacağı belirtiliyor. Görüşmelerde iki müttefik ülke arasında savunma sanayi, güvenlik ve askeri alanlarda devam eden işbirliğinin değerlendirilmesi de öngörülüyor. Gündemde TDT zirvesi ve Ermenistan ile barış süreci var Bakan Fidan'ın Bakü'deki temaslarında bölgesel ve çok taraflı platformlardaki işbirliğinin de kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor. Bu kapsamda Fidan'ın, Türkiye'nin yakın zamanda ev sahipliği yapacağı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi ve COP31'e ilişkin istişarelerde bulunması öngörülüyor. Ziyarette bölgesel gelişmelerin de detaylı şekilde değerlendirileceği ifade edilirken, Bakan Fidan'ın Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışın tesisi için tarihi bir fırsat yakalandığını dile getirmesi bekleniyor. Türkiye'nin taraflar arasında iyi komşuluk ilişkilerinin tesis edilmesini desteklediğini ve kaydedilen olumlu gelişmeleri memnuniyetle karşıladığını belirtecek olan Fidan, Karabağ topraklarında altyapının iyileştirilmesi, enerji ve ticaret hatlarının işlevsel hale getirilmesi ile bağlantısallığın güçlendirilmesine yönelik çalışmaları desteklediklerini vurgulayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "Komşularımızla  ilişkilerimiz istenen düzeyde" Haber

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "Komşularımızla ilişkilerimiz istenen düzeyde"

"Türkiye ile ilişkilerimiz her alanda özel" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında güncel dış politika gelişmeleri ve bölgesel ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu. ABD'nin "ekonomik savaş" politikaları kapsamında ticari ortaklarına Tahran aleyhine baskı yaptığını ve medyayı bu süreçte araç olarak kullandığını ifade eden Bekayi, komşu ülkelerle ilişkilere dikkat çekti. Medyada yer alan gerilim odaklı haberlerin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Bekayi, "İran'ın komşularıyla özellikle de Türkiye ile ilişkisi istenilen düzeydedir. İran ve Türkiye arasındaki ilişkiler her alanda özeldir. Birçok konuda özellikle İsrail rejiminin tahakküm kurma çabası konusunda ortak kaygılarımız ve bakış açımız mevcut. Diplomasi aygıtı, ABD'nin hedeflerine ulaşmasını engellemek için gayret gösteriyor" ifadelerini kullandı. Basın toplantısının devamında bölgesel başlıklara da değinen Sözcü Bekayi, Suudi Arabistan'daki boru hatlarına yönelik saldırılara ilişkin soruları yanıtlayarak, "İran'ın Yemen'deki meselelere müdahalesi yok. Bölge ülkelerine Yemen konusunda gerçekleri görmelerini tavsiye ediyoruz" dedi. ABD Başkanı Donald Trump'ın da gündeme getirdiği ve İran'ın yer altı nükleer tesisine ev sahipliği yaptığı iddia edilen Kazma Dağı çevresinde gizli bir faaliyet yürütülmediğini öne süren Bekayi, "Kazma Dağı'yla ilgili haberler, ABD'nin yürüttüğü psikolojik savaşın parçasıdır" şeklinde konuştu. Ayrıca Hürmüz Boğazı konusunda Körfez ülkelerinin katılımıyla yapılması planlanan Maskat toplantısının ertelenmesine değinen Bekayi, "Maskat toplantısının ertelenmesini Suudi Arabistan istedi" açıklamasında bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

12 Eylül’ün Sanat Dünyasındaki İzleri Haber

12 Eylül’ün Sanat Dünyasındaki İzleri

Millî Güvenlik Konseyi'nin yönetime el koymasıyla birlikte, ülkedeki tüm özgür düşünce mecraları denetim altına alındı. Darbenin ilk hedef aldığı kesimlerden biri olan sanatçılar, yazarlar, sinemacılar ve müzisyenler; hapis cezaları, sürgünler, kitap yakma eylemleri ve kapsamlı sansür mekanizmalarıyla karşı karşıya kaldı. Basın ve Yayın Dünyasına Yönelik Baskılar Darbe döneminde basın özgürlüğü büyük ölçüde kısıtlandı. Cumhuriyet başta olmak üzere dönemin önde gelen gazeteleri yüzlerce dava ile karşılaştı ve yayınları geçici sürelerle durduruldu. Binlerce gazeteci hakkında hapis cezaları istendi. Basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasal düzenlemelerin yanı sıra, imha edilmek üzere depolanan gazete, dergi ve kitapların ağırlığı resmi rakamlara göre 39 tonu buldu. Birçok eser daha okunmadan sobalarda ve açık arazilerde yakıldı. Bu sürecin en acı örneklerinden biri, Onur Yayınları sahibi İlhan Erdost’un 8 Kasım 1980’de gözaltına alındıktan sonra Mamak Cezaevi’ne nakledilirken hayatını kaybetmesi oldu. Yazar Muzaffer Erdost, kardeşinin ölümünün ardından onun adını kendi adıyla birleştirerek "Muzaffer İlhan Erdost" olarak yazmaya devam etti. Sinemada Sansür ve Yasaklar Darbe yönetimi sinema sektörünü de sıkı bir denetim mekanizmasına tabi tuttu. Dönemde toplam 937 film yasaklandı. Erden Kıral’ın yönettiği, Adana Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yasaklanan Bereketli Topraklar Üzerinde filminin nüshalarının imha edildiği iddia edildi. Doğu bölgesindeki yoksulluğu konu alan Hakkâri’de Bir Mevsim filmi de uzun süre yasaklı kalan yapımlar arasında yer aldı; film uluslararası festivallerde ödüller alsa da gösterimi engellerle karşılaştı. Müzik Dünyası ve Sürgünler Müzik alanı da 12 Eylül rejiminin baskılarından doğrudan etkilendi. TRT repertuvarından yüzlerce şarkı çıkarıldı; Ruhi Su, Selda Bağcan ve Zülfü Livaneli gibi isimlerin eserleri yasaklı listelerine eklendi. Konser izinleri iptal edilen, pasaportlarına el konulan ve yargılanan sanatçılardan Selda Bağcan uzun yıllar yurt dışına çıkamadı, çeşitli davalardan yargılandı ve konser vermesi yasaklandı. Darbe sırasında bir konser için Almanya'da bulunan Cem Karaca, hakkında açılan davalar ve Interpol kararları nedeniyle uzun yıllar yurda dönemedi ve vatandaşlıktan çıkarıldı. Melike Demirağ, Şanar Yurdatapan gibi isimler de ülkeyi terk etmek zorunda kalan sanatçılar arasında yer aldı. Yeni Türkü'nün Buğdayın Türküsü albümü piyasadan çekildi. Bunun yanı sıra, dönemin idari kararları doğrultusunda sanatçıların kimlik hakları ve ifade biçimleri de baskı gördü. Sanatçı Bülent Ersoy’a sahne yasağı getirildi ve hukuki süreçler sonucunda dönemin mahkemeleri ve idari kurumları tarafından cinsiyet kimliğine yönelik kısıtlamalar uygulandı. Kürtçe dilinin kamusal alanda ve eğitimde kullanımı yasaklandı; bu yasaklar daha sonraki yıllarda kaldırılsa da dönemin kültürel hayatta açtığı tahribat kalıcı oldu. Barış Derneği Davası ve Aydınlar 1977 yılında kurulan Türkiye Barış Derneği, darbenin ardından kapatıldı ve yöneticileri ile kurucuları hakkında İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından dava açıldı. Mahkeme süreci yıllarca sürdü; Mahmut Dikerdem, Reha İsvan, Orhan Apaydın, Erdal Atabek, Ataol Behramoğlu, Ali Sirmen gibi çok sayıda aydın, yazar, hukukçu ve bilim insanı tutuklanarak uzun süre cezaevinde yargılandı. Dava, 1991 yılında sanıkların beraatıyla sonuçlandı. 12 Eylül rejimi, edebiyattan sinemaya, müzikten akademiye kadar geniş bir yelpazede yarattığı korku iklimi, otosansür ve yapısal dönüşümlerle Türkiye'nin kültürel hafızasında derin izler bıraktı. Sanatçılar ve aydınlar üzerindeki bu baskı ortamı, sonraki yıllarda da Türk sanat hayatının en çok tartışılan veirdilerini şekillendiren temel kırılma noktalarından biri olmayı sürdürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.