SON DAKİKA

#Tutukluluk

HABER DEĞER - Tutukluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutukluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Silivri’de kritik hafta: Aziz İhsan Aktaş davasında gizli tanıklar dinlenecek Haber

Silivri’de kritik hafta: Aziz İhsan Aktaş davasında gizli tanıklar dinlenecek

İstanbul’da Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davada tansiyon yüksek. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamada, ikinci haftada kritik gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Tutukluluk devam ediyor Davada, aralarında Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Utku Caner Çaykara’nın da bulunduğu 11 kişinin tutukluluğu sürüyor. Geçmiş celselerde bazı isimler hakkında tahliye kararları verilmiş olsa da dosyanın merkezindeki isimler için mahkemenin tutumu değişmiş değil. Daha önce yapılan tutukluluk değerlendirmelerinde, Zeydan Karalar dahil bazı isimler serbest bırakılmış, yine belediye iştiraklerinde çalışan kişiler hakkında da tahliyeler gündeme gelmişti. Ancak dava dosyasının genişliği ve iddiaların kapsamı, yargılamanın sert bir şekilde ilerlediğini gösteriyor. Tahliyeler ve çelişkili tablo Son ara kararda Kadir Aydar ile birlikte bazı belediye yöneticileri ve çalışanları hakkında tahliye kararı verilmişti. Buna rağmen Aydar’ın hâlâ Silivri’de bulunması, dosyadaki süreçlerin karmaşıklığını ve yargılamaya dair tartışmaları artırdı. Gözler gizli tanıklarda Davanın bu haftaki en kritik başlığı ise “Yaprak” ve “XYZ49QP” kod adlı gizli tanıkların dinlenecek olması. Bu ifadelerin dosyanın seyrini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Gizli tanık beyanlarının, Türkiye’de son yıllarda birçok davada belirleyici rol oynaması ise bu süreçte hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Siyasi gölgesi büyüyor Davada adı geçen isimlerin önemli bir kısmının belediye başkanlarından oluşması, yargı sürecinin siyasi boyutuna dair tartışmaları da derinleştiriyor. Muhalefet cephesi davayı “siyasi baskı” olarak yorumlarken, iktidar kanadı ise sürecin tamamen hukuki zeminde yürütüldüğünü savunuyor. Silivri’de süren bu dava, yalnızca bir yargılama olmanın ötesine geçerek Türkiye’de siyaset-yargı ilişkilerinin en tartışmalı başlıklarından biri haline gelmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yalova’daki İkra bebek davasında ilk duruşma: Sanık ve baba karşı karşıya Haber

Yalova’daki İkra bebek davasında ilk duruşma: Sanık ve baba karşı karşıya

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde yaşanan olayda, 14 aylık İkra bebek ile babası Muhammet Baca’nın darbedilmesine ilişkin davada ilk duruşma gerçekleştirildi. Tutuklu sanık Şener Ergin’in yargılandığı davada tarafların ifadeleri dikkat çekti. Sanık: “Sinirle vurduğumda çocuk kucağında değildi” Tutuklu sanık Şener Ergin, duruşmada yaptığı savunmada olayın anlık bir öfkeyle gerçekleştiğini öne sürdü. Ergin, “Skutere ayağım çarpınca onu alıp vurdum. Vurduğumda çocuk kucağında değildi” diyerek kendini savundu. Baba: “Kızım çırpınırken vurdu” Baba Muhammet Baca ise sanığın savunmasını reddederek olayın farklı şekilde gerçekleştiğini söyledi. Baca, “Odunla vurdu, skuter değil. Kızım çırpınırken tekrar vurdu” ifadeleriyle sanığın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. İkra bebek ağır yaralandı Olay sırasında baba ve kızı darp sonucu yaralandı. Muhammet Baca’nın burnunun kırıldığı, İkra bebeğin ise kafatasında çatlaklar ve gözünde yaralanma oluştuğu belirtildi. “Kasten öldürmeye teşebbüs” tartışması Ailenin avukatları, olayın “kasten yaralama” değil “kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Avukatlar, bebeğin hayati tehlike geçirdiğini ve darbenin baş bölgesine gelmesinin bu suçu daha ağır hale getirdiğini belirtti. Mahkeme kararı: Tutukluluk devam Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Dosyanın ağır ceza mahkemesine sevk edilip edilmeyeceği ise ilerleyen süreçte netleşecek. Süreç yakından izleniyor Kamuoyunda büyük tepki çeken olayda, hem sanık hem de mağdur tarafın çelişen ifadeleri yargı sürecinin seyrini belirleyecek. Uzmanlara göre, adli tıp raporları ve ek savunmalar davanın hukuki niteliğini değiştirebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Böcek davasında kritik ara karar: 3 isim tahliye edildi Haber

Böcek davasında kritik ara karar: 3 isim tahliye edildi

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve 41 sanığın yargılandığı davada üçüncü celsede önemli bir ara karar çıktı. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, bazı sanıklar için tahliye kararı verilirken, davanın merkezindeki isimler için tutukluluğun devamına karar verildi. Mahkemeden kısmi tahliye kararı Mahkeme heyeti, Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan’ın tahliyesine hükmetti. Buna karşın Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek’in tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşma boyunca savcılık, tutuklu sanıkların mevcut durumlarının sürdürülmesini talep etmişti. Mahkeme ise bu talebi kısmen kabul ederek yalnızca üç isim hakkında tahliye kararı verdi. Duruşmada dikkat çeken savunmalar Duruşmada söz alan Muhittin Böcek, uzun süredir cezaevinde bulunduğunu ve sağlık sorunları yaşadığını belirterek tahliyesini talep etti. Suçlamaları kabul etmeyen Böcek, belediyeye zarar vermediğini savundu. Gökhan Böcek ise yaptığı savunmada ailesine dikkat çekerek, çocuğunun uzun süredir anne ve babasından ayrı kaldığını ifade etti ve tahliye ya da ev hapsi talebinde bulundu. Diğer sanıklar da suçlamaları reddederken, mahkemeden beraat ve tahliye talebinde bulundu. Salonda dikkat çeken anlar yaşandı Duruşma sırasında teknik aksaklıklar ve kısa süreli gerginlikler yaşanırken, bazı anlar izleyicilerin alkışlarıyla dikkat çekti. Mahkeme başkanının salondaki süreci yönetimine yönelik sözleri üzerine salonda kısa süreli alkış yaşandığı görüldü. Yargı süreci devam ediyor Ara kararın ardından davanın ilerleyen celselerinde yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Dosyada yer alan deliller, tanık beyanları ve savunmalar doğrultusunda yargılama süreci devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis! Haber

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis!

Muğla’nın Milas ilçesinde, kendisini taciz ettiğini iddia ettiği manav Halil İbrahim Mercan’ı (56) sokak ortasında uyuduğu sandalyede bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki Beyza Ö. hakkındaki yargılama tamamlandı. Mahkeme, genç kızın "taciz ve tehdit" iddialarını doğrulayacak herhangi bir somut delil bulunmadığına hükmederek sanığı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. İndirimlerle 20 yıla düştü Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında heyet, sanığın eylemini "Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirdi. Önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, sanığın suç tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle cezayı 24 yıla indirdi. Ardından uygulanan takdiri indirimle birlikte nihai ceza 20 yıl hapis olarak belirlendi. Mahkeme: "Taciz kanıtlanamadı, akıl sağlığı yerinde" Davanın seyrini değiştiren en önemli detay, mahkemenin savunmaya yaklaşımı oldu. Beyza Ö., cinayeti maktulün kendisini taciz ve tehdit etmesi nedeniyle işlediğini öne sürmüştü. Ancak mahkeme gerekçeli kararında şu tespitlere yer verdi: Sanığın "taciz ve tehdit" iddiasını doğrulayacak herhangi bir kanıt veya şahit bulunamadı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan rapora göre sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu belirlendi. Suç aleti bıçak üzerindeki incelemede sanığın DNA'sı ile tam uyum sağlandı. Uyurken 7-8 bıçak darbesi Korkunç olay 2 Şubat 2025 tarihinde sabaha karşı yaşanmıştı. İddianameye göre Halil İbrahim Mercan sokaktaki bir sandalyede uyuduğu sırada, elinde bıçakla gelen Beyza Ö., maktulün omuz, kafa ve göğüs bölgesine 7-8 kez vurduktan sonra kaçmıştı. Güvenlik kameralarına da yansıyan kaçış anları ve babası tarafından teslim edilen suç aleti, cinayeti aydınlatan temel deliller oldu. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vererek sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tarafların karara 2 hafta içinde itiraz etme hakkı bulunuyor.

56 gün sustu, YouTube’a döndü Haber

56 gün sustu, YouTube’a döndü

AKP’li Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan gazeteci Fatih Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Kararın ardından YouTube yayınlarına ara veren Altaylı, 56 gün sonra yeniden kamera karşısına geçti. Yayınında hem kararın gerekçesine hem de dava salonunda elindeki evrakları yere fırlatmasına ilişkin tartışmalara açıklık getirdi. Mahkemede yere atılan kâğıtların gerekçesini ilk kez bu kadar net anlattı Altaylı, savunma metni ve içtihatların yere atılmasını “öfke patlaması” olarak değil, “hukuka tepki” olarak nitelendirdi. “Adaleti yere ben fırlatmadım; adalet yere düşürüldüğü için ben de savunmamı yere fırlattım” diyerek, verilen cezanın kendisine göre “ağır bir hukuksuzluk” olduğunu ifade etti ve kararı doğru bulan kimse görmediğini söyledi. “Yargıya kırgınım, siyasete değilim” dedi Sözlerinin odağını yargıya yönelten Altaylı, siyasete ne kızgın ne de kırgın olduğunu, esas hayal kırıklığının yargı kararında olduğunu dile getirdi. “Bunu vicdanen doğru bularak imzaladılarsa hakkım helal olsun; vicdanlarına sığmayan bir imzayla attılarsa umarım bir gün sevdiklerine hasret kalmanın ne olduğunu anlarlar” sözleriyle sert bir kişisel mesaj verdi. “Karar önceden verilmişti, indirim de Yargıtay yolunu kapatmak içindi” iddiası Altaylı, hükmün daha duruşma bitmeden şekillendiğini savunarak “en ağır cezanın verildiğini” söyledi. Altıda birlik indirimin iyi niyetten değil, dosyanın Yargıtay’a gitmesini engelleme amacı taşıdığını öne sürdü. Kararın henüz yazılmadığını belirten Altaylı, cezaevinde ne kadar kalacağını bilmediğini de ekledi. “Kaçacakmışım… Hem ayıp hem komik” diyerek tutukluluk gerekçesine itiraz etti Tutukluluğun “kaçma şüphesi” gerekçesiyle sürdürülmesine özellikle tepki gösteren Altaylı, “Beni bu ülkeden sürgüne yollasalar bir yolunu bulur geri dönerim. Ne kaçması?” sözleriyle bu değerlendirmeyi incitici bulduğunu ifade etti. Sağlık durumunu ayrıntılarıyla anlattı Yayınında sağlık geçmişine de yer veren Altaylı, kalbinde dört stent bulunduğunu ve aort genişlemesi nedeniyle düzenli kontrole girdiğini aktardı. Beyin zarında iyi huylu bir tümörün takip edildiğini, Silivri’de MR ve kardiyak tetkiklerin yapıldığını ve şimdilik aort genişlemesinin ilerlemediğini söyledi. Cezaevi sağlık ekibi ve Silivri Devlet Hastanesi hekimlerine teşekkür etti. Cezaevinde yaşadığı talihsiz kazayı da paylaştı Açık havada tek başına top oynarken düştüğünü, bileğini burktuğunu, elini çatlattığını ve başını kale direğine çarptığını anlatan Altaylı, elinin alçıya alındığını ancak günlük ihtiyaçlarını karşılamayı zorlaştırdığı için birkaç gün sonra alçıyı çıkarttırdığını ve durumunun iyiye gittiğini belirtti. Sözlerinde son vurgu Altaylı, “Umut az ama mücadele sürecek” diyerek üst mahkemelere başvuracağını duyurdu; izleyicilerine de “adaleti savunma” çağrısını yineledi.

Bahçeli’nin “Demirtaş” çıkışının ardından DEM Parti’den yanıt Haber

Bahçeli’nin “Demirtaş” çıkışının ardından DEM Parti’den yanıt

TBMM’de yapılan DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, AİHM’in dün kesinleşen kararına dikkat çekerek, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğunun hukuki değil siyasi olduğunu söyledi. Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olur” sözlerine teşekkür ederek, “Bu çağrı doğruysa gereği yapılmalı, Demirtaş başta olmak üzere tüm Kobani davası tutukluları bir saniye bile geçirmeden serbest kalmalıdır” dedi. “AİHM kararı kesinleşti, Türkiye bu karara uymak zorunda” Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Demirtaş hakkında üç kez ihlal kararı verdiğini hatırlattı ve “İktidarın itirazı reddedildi, karar kesinleşti. Bu saatten sonra tutukluluk hukuku değil, siyasi keyfiyet olur” ifadelerini kullandı. DEM Parti, 4 Kasım 2016’da başlayan tutuklama sürecini “siyasi tasfiye operasyonu” olarak tanımladı. “Kürt meselesi çözüldükçe Türkiye demokratikleşecek” Bakırhan, Abdullah Öcalan’la görüşme iddialarına da değinerek, “Sayın Öcalan’ın selamı var, demokratik entegrasyon önerisi günceldir” dedi. “Komisyon Öcalan’la da görüşmelidir. Bu 100 yıllık sorunu çözmek istiyorsak muhatabıyla konuşmak en doğal olandır.” Asgari ücret çıkışı: “En az 46 bin TL olmalı” DEM Parti’nin ekonomik önerilerini de açıklayan Bakırhan, asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısı olan 46 bin TL olmasını ve yılda iki kez güncellenmesini talep etti. Bahçeli ne demişti? MHP lideri Devlet Bahçeli, grup toplantısı sonrası sorulan bir soru üzerine “Sayın Selahattin Demirtaş hukuki süreci tamamlamıştır, tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” demişti. Bu açıklama, Cumhur İttifakı içinde tartışma yaratan dengeler açısından “yumuşama sinyali” şeklinde yorumlanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.