SON DAKİKA

#Uluslararası

HABER DEĞER - Uluslararası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu! Haber

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu!

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası 2026 yılı 1. Grup Büyük Temsilci Buluşması kapsamında düzenlenen eğitim seminerine katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Arslan, HAK-İŞ’in Filistin dayanışmasına değinerek, Global SUMUD filosunun Gazze’ye umut taşıdığını ifade etti. Programa, Genel Başkan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, Genel Başkan Yardımcıları İdris Ersoy ve Celal Yıldız, Şube Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, işyeri sendika temsilcileri, komite başkanları ve yardımcıları ile uzmanlar katıldı. Filistin’e yönelik dayanışmanın sadece sözle değil, fiili desteklerle de sürdürüldüğünü belirten Arslan, uluslararası girişimlerle Gazze’ye ulaşmaya çalışan yardım filolarına da değindi. Bu kapsamda, Özgürlük Filosu girişimiyle Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud (Direniş) gemisinin önemine dikkat çeken Arslan, farklı ülkelerden gönüllülerin bu gemide yer alarak büyük bir risk üstlendiğini ifade etti. Arslan, “Gazze’ye ulaşmak için yola çıkan bu gemiler, sadece yardım taşımıyor; aynı zamanda insanlığın vicdanını temsil ediyor. Bu yolculuk, fedakârlık ve adanmışlık gerektiren bir mücadeledir” dedi. Sumud gemisine katılan gönüllülere de değinen Arslan, bu kişilerin canlarını ortaya koyarak Filistin halkının yanında yer aldığını belirterek, bu dayanışmanın tüm dünyaya örnek olması gerektiğini ifade etti. “Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır” Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in yerli ve milli bir duruşa sahip olduğunu ifade eden Genel Başkanımız Mahmut Arslan, aynı zamanda uluslararası sendikal hareketin önemli ve etkin bir parçası olduklarını ifade etti. Arslan, HAK-İŞ/Hizmet-İş’in sendikal mücadelesinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını belirterek, Filistin, Sudan, Suriye, Irak ve Afrika’daki birçok ülkede yaşanan zulümlere dikkat çekti. “Bizim anlayışımıza göre; sadece Türkiye’deki değil, ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır. Bizim de bu mazlumlara karşı bir borcumuz vardır” diyen Arslan, bu anlayışın sendikamızın temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı. Mazlumun yanında duruyoruz” HAK-İŞ’in bu yaklaşımı sözde bırakmadığını ifade eden Arslan, uluslararası platformlarda mazlum coğrafyaların sesi olduklarını, farklı ülkelerden sendikalarla dayanışma içinde hareket ettiklerini ve küresel sendikal yapılarda aktif görevler üstlendiklerini söyledi. Arslan, HAK-İŞ’in yüzlerce ülkede milyonlarca işçiyi temsil eden uluslararası sendikal platformlarda Türkiye’yi temsil ettiğini belirterek, “Biz hem kendi ülkemizde emeğin hakkını savunuyoruz hem de dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun yanında duruyoruz” dedi. Arslan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürdüğünü, bölgede ağır bir yıkım yaşandığını ve temel insani ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar bulunduğunu ifade etti. Yardım girişlerinin büyük ölçüde engellendiğini belirten Arslan, Türkiye başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun farklı yollarla Gazze’ye destek ulaştırmaya çalıştığını söyledi. Gazze düşerse bu sadece oranın meselesi olmaz” Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Arslan, bu sürecin tüm bölgeyi etkilediğini ifade etti. “Gazze düşerse sadece orası değil, tüm bölge etkilenir. Bu mücadele sadece Filistin’in değil, insanlığın mücadelesidir” diyen Arslan, Türkiye’nin bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini dile getirdi. “HAK-İŞ bu davanın yanında olmaya devam edecek” HAK-İŞ’in yıllardır Filistin meselesinde aktif bir duruş sergilediğini belirten Arslan hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Filistin halkının yanında yer almaya devam edeceğimizi söyledi. Arslan, “Bu mücadele bir vicdan meselesidir. Filistin davasına sahip çıkmaya, mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “Kadın üyelerimizin temsiline önem veriyoruz” Kadınların sendikal hayattaki yerine de değinen Mahmut Arslan, kadınların sendikamız içinde yalnızca sayısal bir unsur olarak değil, karar alma süreçlerinin aktif bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların sendikal mücadelede daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini de vurgulayan Arslan, kadın üyelerimizin teşkilat içinde görev almaktan çekinmemesi, sorumluluk üstlenmesi ve hak ettiği yerlere gelmesi için mücadele etmeleri gerektiğini söyledi. “Üyelerimizin işlerine dönmeleri için mücadelemiz sürüyor” Hizmet-İş Sendikamızın temel ilkesinin hak ve adalet olduğunu vurgulayan Mahmut Arslan, siyasi ayrım gözetmeksizin haksızlığa uğrayan tüm emekçilerin yanında olduğumuzu ifade etti. Arslan, Diyarbakır, Van, Altındağ, Bolu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok bölgede yürüttüğümüz eylemlere dikkat çekerek, sendikamızın sahada aktif ve kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Van, Diyarbakır ve Altındağ’daki yaptığımız eylemlerde de sendikamızın kararlı duruş sergilediğini ifade eden Arslan, işten çıkarılan üyelerimizin haklarını alana kadar mücadelemizi sürdüğümüzü söyledi. Demokrasiye sahip çıktık, bedeller ödedik” Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde her zaman net ve kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde darbelere karşı açık şekilde tavır alındığını ifade etti. Arslan, bu dönemlerde HAK-İŞ’in diğer bazı yapılar gibi darbecilerle birlikte hareket etmediğini, aksine millet iradesinin ve demokrasinin yanında durduğunu vurgulayarak, HAK-İŞ’in ve Hizmet-İş’in bu duruşu nedeniyle kapatılma, baskı ve çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. “Biz her zaman demokrasiden yana olduk” diyen Arslan, HAK-İŞ’in zor dönemlerde gösterdiği bu kararlı tavrın bugün de aynı şekilde devam ettiğini belirterek, “Biz her zaman millet iradesinin yanında olduk ve bunun bedelini ödedik. Ama hiçbir zaman geri adım atmadık” ifadelerini kullanarak, HAK-İŞ’in geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğini vurguladı. “Ekonomik ve sosyal haklar için mücadelemiz sürüyor” Arslan, belediye şirket işçilerinin 52 günlük ilave tediye hakkı için yürütülen çalışmalara değinerek, bu sorunun çözümü için girişimlerin sürdüğünü belirtti. KİT’lerde çalışan işçilerin kadro sorununa da dikkat çeken Arslan, bu sorunun çözülmesi için sendika olarak yoğun çaba sarf ettiklerini ifade etti. “Vergi ve emeklilik sisteminin değişmesi gerekli” Vergi sistemi ve emeklilik konularına da değinen Arslan, mevcut sistemin adaletsiz olduğunu belirterek, HAK-İŞ olarak vergi mitingleri düzenledik ve sistemin değişmesi için mücadele ettiğimizi söyledi. Emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için hazırlanan raporların ilgili kurumlarla paylaşıldığını belirten Arslan, çalışanların ve emeklilerin haklarının korunması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti."

ABD ablukasına rağmen Çin tankeri Hürmüz’den geçti Haber

ABD ablukasına rağmen Çin tankeri Hürmüz’den geçti

Denizcilik verilerine göre “Rich Starry” isimli tanker, ablukanın başlamasının ardından Körfez’den çıkış yapan ilk gemi oldu. Yaklaşık 250 bin varil metanol taşıdığı belirtilen geminin, yükünü Hamriyah Limanı’ndan aldığı aktarıldı. Uluslararası veriler doğruladı Geçiş, LSEG, MarineTraffic ve Kpler gibi uluslararası denizcilik veri platformları tarafından doğrulandı. Bu durum, söz konusu hareketin küresel ölçekte yakından izlendiğini ortaya koydu. Çin’den “itidal” çağrısı Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanmasının uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu vurguladı. Guo, tüm taraflara sükunet çağrısı yaparak Çin’in süreçte “olumlu ve yapıcı rol” üstlenmeye devam edeceğini ifade etti. ABD ablukası yürürlükte CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, İran limanlarına giren ve çıkan tüm gemilere yönelik ablukanın “tarafsız şekilde” uygulanacağı duyuruldu. Ablukanın, Basra Körfezi ve Umman Körfezi dahil geniş bir alanı kapsadığı belirtildi. Küresel enerji hattında kritik gerilim Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu gelişme, enerji güvenliği ve uluslararası ticaret açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bölgedeki her hareketin küresel piyasaları doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı Haber

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı

Türk Kızılay, İran’da yaşanan çatışmalar nedeniyle zor durumda kalan siviller için harekete geçti. İran Kızılayı’nın talebi üzerine hazırlanan yardım malzemeleri, Ankara’dan düzenlenen törenle bölgeye gönderildi. 48 tonluk yardım sevkiyatı Ankara Kızılay Lojistik Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Fatma Meriç Yılmaz, barınma, hijyen ve travma kitlerinden oluşan toplam 48 tonluk yardımın 4 tırla yola çıktığını açıkladı. “Bu sadece başlangıç” Yılmaz, bölgedeki insani durumun ciddiyetine dikkat çekerek yardımların süreceğini vurguladı. İran’da yaklaşık 3,6 milyon kişinin yerinden edildiğini, 62 bin konutun ve 20 binden fazla ticari birimin zarar gördüğünü ifade etti. Sivil altyapı da zarar gördü İran Kızılayı’nın da ciddi kayıplar verdiğini belirten Yılmaz, 17 hizmet merkezinin, 94 ambulansın ve 3 helikopterin zarar gördüğünü söyledi. Bu durumun insani yardım kapasitesini doğrudan etkilediği vurgulandı. Uluslararası koordinasyon sürüyor Türk Kızılay’ın yalnızca İran’la sınırlı kalmadığını belirten Yılmaz, Lübnan Kızılhaçı ve diğer ulusal yardım kuruluşlarıyla da temas halinde olduklarını ifade etti. Ayrıca Gazze ve Filistin’de yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında her gün yaklaşık 30 bin kişiye sıcak yemek ulaştırıldığı bilgisi paylaşıldı. Yardım Gürbulak üzerinden ulaştırılacak Sevk edilen yardım tırlarının, Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’a geçerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağı bildirildi. “Savaşın yükünü siviller taşıyor” Yılmaz, konuşmasında çatışmaların en ağır bedelini sivillerin ödediğine dikkat çekerek, kalıcı barış çağrısını yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz krizi tırmanıyor: İran’dan “mayın” resti Haber

Hürmüz krizi tırmanıyor: İran’dan “mayın” resti

Orta Doğu’da gerilim yeni bir aşamaya geçti. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik 48 saatlik ültimatomunun ardından, Tahran yönetiminden dikkat çeken bir açıklama geldi. 23 Mart 2026 itibarıyla İran Savunma Konseyi, olası bir saldırı durumunda Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na mayın döşenebileceğini duyurdu. ABD’nin, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmaması halinde İran’ın enerji altyapısını hedef alabileceği yönündeki açıklamaları sonrası, iki ülke arasındaki gerilim daha da yükseldi. İran tarafı ise bu tehdide karşı “yıkıcı” bir yanıt verileceğini belirtti. “Tüm geçişler durabilir” uyarısı İran Savunma Konseyi tarafından yapılan açıklamada, ülkenin kıyılarına veya adalarına yönelik bir saldırı girişimi olması halinde, yalnızca Hürmüz Boğazı’nın değil, tüm Basra Körfezi’nin deniz mayınlarıyla kapatılabileceği ifade edildi. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, uluslararası deniz ticaretinin büyük ölçüde durabileceği değerlendiriliyor. Küresel enerji hattı risk altında Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Günlük 20 milyon varili aşan petrol ve petrol ürününün geçtiği bu hat, küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak bir kesinti, yalnızca bölgesel değil küresel ekonomik etkiler yaratabilecek potansiyele sahip. Deniz trafiği şimdiden azaldı Bölgede yaşanan gelişmelerin ardından tanker trafiğinde ciddi düşüş yaşandığı bildirildi. Uluslararası denizcilik verilerine göre, birçok tanker ya rotasını değiştirdi ya da açık sularda beklemeye başladı. Sigorta şirketlerinin risk nedeniyle poliçeleri gözden geçirdiği ve prim artışlarına gittiği de aktarıldı. Fiili kapanma tartışması İran tarafı resmi olarak Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatıldığını ilan etmese de, Devrim Muhafızları’nın ticari gemilere geçiş izni vermediği yönünde bilgiler paylaşıldı. Bu durum, boğazın fiilen işlevsiz hale geldiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Yaşanan gelişmeler, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkilerken, bölgedeki gerilimin daha da tırmanıp tırmanmayacağı ise belirsizliğini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı Haber

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı

Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan köpekli timlerin eğitim ve beslenme süreçlerine destek vermeye başlayan Royal Canin, ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen arama kurtarma simülasyonu ile gerçekleştirdi. Royal Canin, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan arama kurtarma köpeklerinin eğitim ve beslenme süreçlerine destek sağlıyor. Derneğin Beslenme ve Eğitim Sponsoru olarak yürütülen iş birliğinin ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen özel bir arama kurtarma simülasyonu ile başladı. İzmir’de bulunan Bulut Köpek Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen üç günlük eğitim programında arama kurtarma köpekleri ve idarecileri zorlu senaryolarla hazırlanan simülasyonlarda birlikte çalıştı. Etkinliğe, Borut Modic de katılarak köpeklerin davranış ve eğitim süreçlerine yönelik uygulamalar gerçekleştirdi. Simülasyon kapsamında katılımcılar, arama kurtarma köpeklerinin afet ortamında nasıl çalıştığını yakından gözlemleme fırsatı bulurken köpeklerle etkileşimli deneyimler de yaşadı. Royal Canin, yıl boyunca eğitim ve mama desteği sağlayarak köpeklerin gelişimini ve sürdürülebilir performansını desteklemeyi hedefliyor. “KÖPEKLER ENKAZ ALTINDA HAYATIN İZİNİ BULUYOR” Uzman eğitmen Borut Modic, arama kurtarma köpeklerinin afetlerde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, köpeklerin insan burnundan yaklaşık 40 kat daha gelişmiş koku alma yeteneğine sahip olduğunu ifade etti. Modic, “Bir köpek enkaz altındaki en küçük kokuyu bile saniyeler içinde algılayabilir. Bu küçük ipucu doğru yorumlandığında bir insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayabilir” dedi. Modic ayrıca ortalama 20 dakikalık bir arama süresinde bir köpeğin, 20–30 kişilik bir ekibin saatler sürebilecek çalışmasını çok daha kısa sürede gerçekleştirebildiğini vurguladı. DÜNYADA BİNLERCE KÖPEK GÖREV YAPIYOR Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkelerde arama kurtarma köpekleri afet müdahalesinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Özellikle 1999 Gölcük Depremi sonrasında geliştirilen köpekli tim sistemi, 2023 Kahramanmaraş Depremleri sırasında da önemli bir rol oynadı. Uluslararası verilere göre Uluslararası Arama Kurtarma Köpekleri Organizasyonu’na bağlı 43 ülkede 137 organizasyonda yaklaşık 3 bin arama kurtarma köpeği görev yapıyor. Türkiye’de ise AFAD koordinasyonunda yaklaşık 100 sertifikalı köpekli tim bulunuyor. AKKD Başkanı Serkan Mamak, arama kurtarma köpeklerinin göreve hazır hale gelmesinin yaklaşık 18 ila 24 ay süren yoğun bir eğitim süreci gerektirdiğini belirtti. Bu süreçte köpeklerin koku algılama, enkaz ve doğa arama eğitimleri ile farklı operasyon senaryolarına hazırlandığını ifade etti. Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İletişim Yöneticisi Murat Altunyuva ise arama kurtarma köpeklerinin yüksek fiziksel ve zihinsel performans sergilediğini belirterek doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Altunyuva, farklı görevlerin köpekler için farklı dayanıklılık gerektirdiğini ve dengeli beslenmenin görev güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: Çok yakında açık ve güvenli hale getireceğiz Haber

Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: Çok yakında açık ve güvenli hale getireceğiz

ABD ve İsrail ile İran arasında devam eden çatışmalar 15’inci gününe girerken Hürmüz Boğazı yeniden gerilimin merkezine oturdu. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın boğazı kapatma girişimlerine karşı uluslararası bir askeri adım atılacağını belirterek, “çok yakında Hürmüz Boğazı’nı açık, güvenli ve özgür hale getireceğiz” ifadelerini kullandı. Trump’tan Hürmüz Boğazı çıkışı Donald Trump yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji ticareti için kritik bir geçiş noktası olduğunu vurgulayarak İran’ın bu bölgedeki hamlelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Trump, boğazın açık tutulması için ABD öncülüğünde bir deniz gücü oluşturulabileceğini belirterek, birçok ülkenin bu girişime destek vereceğini ifade etti. Uluslararası savaş gemileri çağrısı yaptı Trump açıklamasında özellikle İran’ın boğazı kapatma girişiminden etkilenen ülkelerin askeri destek vermesi gerektiğini dile getirdi. Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin de bölgeye savaş gemisi göndermesini istedi. ABD Başkanı, bu ülkelerin katkısıyla Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanabileceğini ve İran’ın bu kritik deniz yolunu tehdit edemeyeceğini savundu. İran’a yönelik sert ifadeler kullandı Trump, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia ederek Tahran yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı. Buna rağmen İran’ın mayın bırakma, drone gönderme veya kısa menzilli füze kullanma gibi hamlelerle boğazı tehdit edebileceğini öne sürdü. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artıracağını belirten Trump, İran’a ait bazı deniz unsurlarının hedef alınabileceğini de söyledi. Hürmüz Boğazı küresel enerji için kritik Basra Körfezi ile Umman Denizi’ni birbirine bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. Bu nedenle bölgede yaşanan gerilim küresel enerji piyasaları açısından yakından takip ediliyor. İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin bölgedeki tansiyonu daha da yükseltebileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz Haber

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Orta Doğu’daki savaşın büyümesine karşı en sert siyasi çıkışlardan birini yaptı. Katıldığı bir etkinlikte konuşan Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını destekleyen sağ ve aşırı sağ çevreleri hedef aldı. İspanya’nın bu savaşı desteklemediğini açık biçimde ortaya koyan Sanchez, yangını çıkaranlarla aynı çizgide duranların sonrasında yaşanan sonuçlardan yakınamayacağını söyledi. Sanchez savaş destekçilerine açık mesaj verdi Pedro Sanchez, Valladolid’de düzenlenen siyasi etkinlikte yaptığı konuşmada, hükümetin halkı İran savaşının etkilerinden korumak için devletin tüm imkânlarını kullanacağını söyledi. Aynı konuşmada sağ ve aşırı sağ partilere seslenen Sanchez, bombalamaları destekleyenlerin daha sonra ortaya çıkan krizden şikâyet etmesinin siyasi tutarsızlık olduğunu savundu. Avrupa basınına yansıyan konuşmasında Sanchez’in, “Bombardımanları başlatanları destekleyip sonra sonuçlarından yakınamazsınız” çizgisinde sert ifadeler kullandığı aktarıldı. “Ateşe körükle gidip sonra yanıyoruz diyemezsiniz” Sanchez’in en dikkat çeken çıkışı, savaş yanlısı tutuma yönelik kullandığı benzetme oldu. İspanya Başbakanı, hem çatışmayı büyüten tarafları destekleyip hem de sonrasında ekonomik ve siyasi sonuçlardan şikâyet etmenin kabul edilemeyeceğini söyledi. Sanchez, en doğru ve en az maliyetli yolun savaşa karşı çıkmak ve çatışmanın bir an önce sona ermesini sağlamak olduğunu vurguladı. Madrid, Washington’ın baskısına rağmen geri adım atmadı Sanchez’in bu çıkışı, Donald Trump ile Madrid yönetimi arasındaki son gerilimin ardından geldi. Reuters’a göre Trump, İspanya’nın İran’a yönelik saldırılarda Endülüs’teki Moron de la Frontera ve Rota üslerinin kullanılmasına izin vermemesine tepki göstermiş, Madrid’i işbirliği yapmamakla suçlamıştı. Buna karşılık İspanya hükümeti, ülkenin ABD-İsrail saldırılarına ortak olmayacağını ve dış baskıyla pozisyon değiştirmeyeceğini duyurmuştu. İspanya’nın çizgisi: Savaşa değil uluslararası hukuka destek Sanchez daha önce de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran savaşı karşısındaki tutumlarının net olduğunu söylemiş, “derhal gerilimin düşürülmesini ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini” talep etmişti. Reuters’ın derlediği uluslararası tepkilere göre İspanya yönetimi, ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından diplomasinin yeniden devreye girmesi gerektiğini savunan başlıca Avrupa hükümetleri arasında yer aldı. Sanchez, Madrid’in değerlerine ve çıkarlarına aykırı bir savaşa yalnızca misilleme korkusuyla ortak olmayacağını da vurguladı. Sanchez’in sözleri Avrupa’daki ayrışmayı da görünür kıldı İspanya Başbakanı’nın açıklamaları, Avrupa’da İran savaşı konusunda oluşan görüş ayrılıklarını da yeniden görünür hale getirdi. Bazı Batılı hükümetler İran’ın misillemelerini öne çıkarırken, Madrid yönetimi çatışmanın bizzat büyütülmesine karşı pozisyon aldı. Sanchez’in sözleri, yalnızca iç politikadaki sağ ve aşırı sağa değil, aynı zamanda savaşı meşrulaştırmaya çalışan Atlantik çizgisine karşı da açık bir siyasi itiraz olarak yorumlandı. Bu çıkış, İspanya’nın mevcut krizde kendisini diplomasi ve uluslararası hukuk ekseninde konumlandırdığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi Haber

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi

Dünya üniversitelerini değerlendiren saygın sıralamalardan biri olan Times Higher Education (THE), 2026 yılı tıp fakülteleri performans sonuçlarını yayımladı. Araştırma kalitesi, eğitim ortamı, akademik üretkenlik ve üniversite–sanayi iş birliği gibi kriterlerin dikkate alındığı listede Türkiye’de lider değişti. Zirve Koç Üniversitesi’nin oldu Yayımlanan listede Koç Üniversitesi, aldığı yüksek puanlarla Türkiye’de tıp alanında ilk sıraya yerleşti. Akademik üretkenlik, teknolojik altyapı ve uluslararası saygınlık kriterlerinde elde edilen başarı, Koç Üniversitesi’ni zirveye taşıdı. Uzun yıllardır Türkiye’nin en güçlü tıp fakülteleri arasında gösterilen Hacettepe Üniversitesi ise bu yıl ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin en iyi 10 tıp fakültesi Times Higher Education’ın 2026 verilerine göre Türkiye’de tıp alanında öne çıkan üniversiteler şöyle sıralandı: Koç Üniversitesi Hacettepe Üniversitesi Ankara Üniversitesi Atatürk Üniversitesi İstanbul Medipol Üniversitesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Akdeniz Üniversitesi Bahçeşehir Üniversitesi Sıralama hangi kriterlere göre hazırlanıyor Times Higher Education sıralaması hazırlanırken üniversitelerin performansı çok sayıda kriter üzerinden değerlendiriliyor. Bu kriterler arasında özellikle şu başlıklar öne çıkıyor: Araştırma kalitesi ve akademik yayın sayısı Eğitim ortamı ve akademik kadro gücü Uluslararası iş birlikleri Üniversite–sanayi iş birliği ve endüstri geliri Küresel akademik itibar Bu göstergeler, üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesi ve uluslararası etkisini ölçmek açısından önemli kabul ediliyor. Türkiye’de tıp eğitimi rekabeti artıyor Son yıllarda Türkiye’de tıp fakülteleri arasında akademik rekabetin giderek arttığı görülüyor. Yeni araştırma merkezleri, uluslararası projeler ve teknolojik altyapı yatırımları, üniversitelerin küresel sıralamalarda daha üst basamaklara çıkmasını hedefliyor. THE’nin yayımladığı son liste, Türkiye’de tıp eğitimi alanında dengelerin değişmeye başladığını ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.