SON DAKİKA

#Uluslararası

HABER DEĞER - Uluslararası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul'da "mal varlığı değerlerini aklama" soruşturmasında yeni safha: 12 şüpheli adliyede Haber

İstanbul'da "mal varlığı değerlerini aklama" soruşturmasında yeni safha: 12 şüpheli adliyede

İstanbul merkezli yürütülen ve uluslararası boyutları bulunan dev kara para aklama soruşturmasında adli süreç hız kesmeden devam ediyor. Yurt içi ve yurt dışında kurulan paravan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz milyarlarca liralık fonun aklandığı iddiaları üzerine derinleştirilen tahkikatta yeni bir aşamaya geçildi. Milyar euroluk fon vaadi ve dev transfer iddiaları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, Almanya vatandaşları K.P. ve M.B.’nin şikayetleri üzerine derinleştirildiği öğrenildi. Soruşturma dosyasında şüphelilerin 80 milyon euroluk sözleşme düzenlemek, 100 milyon euroluk havale gerçekleştirmek, kamu gücü ve nüfuzunu kullanarak 1 milyar euroluk fonu yurt dışına çıkarma vaadinde bulunmak ve 1,5 milyon euroluk tekne satışı yapmakla suçlandığı iddia ediliyor. 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı Soruşturma kapsamında elde edilen yeni deliller ve tespitler doğrultusunda 14 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı çıkarıldı. Eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda yakalanan Sofu Altınbaş, Oktay Özkan, Temel Aygün, Eyüp Ensar Saral, Hulki Şavkın, Seyfettin Tayfun Kahyaoğlu, Eyüp Birgün, Erhan Naci İşözen, Kenan Malkoç, Selami Cengiz, Ramazan Argün ve İbrahim Avcı, emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından kolluk kuvvetleri eşliğinde adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Interpol kırmızı bültenle arıyordu: Valmir Berisha İzmir'de yakalandı Haber

Interpol kırmızı bültenle arıyordu: Valmir Berisha İzmir'de yakalandı

Türkiye’nin uluslararası organize suç örgütlerine ve firari şüphelilere yönelik yürüttüğü operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, Almanya adli makamlarınca aranan üst düzey bir suç örgütü figürünün İzmir’de gerçekleştirilen nokta operasyonla gözaltına alındığı duyuruldu. Emniyet Ve MİT’ten ortak saha çalışması Bakanlık verilerine göre; "Uyuşturucu Madde Ticareti, Tehdit ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma" suçlarından uluslararası seviyede difüzyon mesajı ile aranan Valmir Berisha’nın Türkiye’de olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı koordinesinde düğmeye basıldı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin sahadaki titiz takibi ve ortak operasyonu sonucu şüpheli Valmir Berisha, saklandığı adreste kıskıvrak yakalandı. Bakanlıktan tebrik mesajı Operasyonun başarıyla tamamlanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Almanya adli makamlarınca 'Uyuşturucu Madde Ticareti, Tehdit ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma' suçlarından difüzyonla uluslararası seviyede aranan 'Valmir Berısha' isimli şahıs, İzmir’de yakalandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı ve MİT Başkanlığı koordinesinde; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; Almanya adli makamlarınca “Uyuşturucu Madde Ticareti, Tehdit ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma” suçlarından difüzyon ile uluslararası seviyede aranan 'Valmir Berısha' isimli şahıs, İzmir’de yakalandı. Kahraman Polislerimizi, Interpol Daire Başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz." Yakalanan şüphelinin adli makamlara sevk edildikten sonra iade süreçlerinin başlatılacağı öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu! Haber

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu!

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası 2026 yılı 1. Grup Büyük Temsilci Buluşması kapsamında düzenlenen eğitim seminerine katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Arslan, HAK-İŞ’in Filistin dayanışmasına değinerek, Global SUMUD filosunun Gazze’ye umut taşıdığını ifade etti. Programa, Genel Başkan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, Genel Başkan Yardımcıları İdris Ersoy ve Celal Yıldız, Şube Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, işyeri sendika temsilcileri, komite başkanları ve yardımcıları ile uzmanlar katıldı. Filistin’e yönelik dayanışmanın sadece sözle değil, fiili desteklerle de sürdürüldüğünü belirten Arslan, uluslararası girişimlerle Gazze’ye ulaşmaya çalışan yardım filolarına da değindi. Bu kapsamda, Özgürlük Filosu girişimiyle Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud (Direniş) gemisinin önemine dikkat çeken Arslan, farklı ülkelerden gönüllülerin bu gemide yer alarak büyük bir risk üstlendiğini ifade etti. Arslan, “Gazze’ye ulaşmak için yola çıkan bu gemiler, sadece yardım taşımıyor; aynı zamanda insanlığın vicdanını temsil ediyor. Bu yolculuk, fedakârlık ve adanmışlık gerektiren bir mücadeledir” dedi. Sumud gemisine katılan gönüllülere de değinen Arslan, bu kişilerin canlarını ortaya koyarak Filistin halkının yanında yer aldığını belirterek, bu dayanışmanın tüm dünyaya örnek olması gerektiğini ifade etti. “Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır” Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in yerli ve milli bir duruşa sahip olduğunu ifade eden Genel Başkanımız Mahmut Arslan, aynı zamanda uluslararası sendikal hareketin önemli ve etkin bir parçası olduklarını ifade etti. Arslan, HAK-İŞ/Hizmet-İş’in sendikal mücadelesinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını belirterek, Filistin, Sudan, Suriye, Irak ve Afrika’daki birçok ülkede yaşanan zulümlere dikkat çekti. “Bizim anlayışımıza göre; sadece Türkiye’deki değil, ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır. Bizim de bu mazlumlara karşı bir borcumuz vardır” diyen Arslan, bu anlayışın sendikamızın temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı. Mazlumun yanında duruyoruz” HAK-İŞ’in bu yaklaşımı sözde bırakmadığını ifade eden Arslan, uluslararası platformlarda mazlum coğrafyaların sesi olduklarını, farklı ülkelerden sendikalarla dayanışma içinde hareket ettiklerini ve küresel sendikal yapılarda aktif görevler üstlendiklerini söyledi. Arslan, HAK-İŞ’in yüzlerce ülkede milyonlarca işçiyi temsil eden uluslararası sendikal platformlarda Türkiye’yi temsil ettiğini belirterek, “Biz hem kendi ülkemizde emeğin hakkını savunuyoruz hem de dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun yanında duruyoruz” dedi. Arslan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürdüğünü, bölgede ağır bir yıkım yaşandığını ve temel insani ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar bulunduğunu ifade etti. Yardım girişlerinin büyük ölçüde engellendiğini belirten Arslan, Türkiye başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun farklı yollarla Gazze’ye destek ulaştırmaya çalıştığını söyledi. Gazze düşerse bu sadece oranın meselesi olmaz” Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Arslan, bu sürecin tüm bölgeyi etkilediğini ifade etti. “Gazze düşerse sadece orası değil, tüm bölge etkilenir. Bu mücadele sadece Filistin’in değil, insanlığın mücadelesidir” diyen Arslan, Türkiye’nin bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini dile getirdi. “HAK-İŞ bu davanın yanında olmaya devam edecek” HAK-İŞ’in yıllardır Filistin meselesinde aktif bir duruş sergilediğini belirten Arslan hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Filistin halkının yanında yer almaya devam edeceğimizi söyledi. Arslan, “Bu mücadele bir vicdan meselesidir. Filistin davasına sahip çıkmaya, mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “Kadın üyelerimizin temsiline önem veriyoruz” Kadınların sendikal hayattaki yerine de değinen Mahmut Arslan, kadınların sendikamız içinde yalnızca sayısal bir unsur olarak değil, karar alma süreçlerinin aktif bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların sendikal mücadelede daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini de vurgulayan Arslan, kadın üyelerimizin teşkilat içinde görev almaktan çekinmemesi, sorumluluk üstlenmesi ve hak ettiği yerlere gelmesi için mücadele etmeleri gerektiğini söyledi. “Üyelerimizin işlerine dönmeleri için mücadelemiz sürüyor” Hizmet-İş Sendikamızın temel ilkesinin hak ve adalet olduğunu vurgulayan Mahmut Arslan, siyasi ayrım gözetmeksizin haksızlığa uğrayan tüm emekçilerin yanında olduğumuzu ifade etti. Arslan, Diyarbakır, Van, Altındağ, Bolu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok bölgede yürüttüğümüz eylemlere dikkat çekerek, sendikamızın sahada aktif ve kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Van, Diyarbakır ve Altındağ’daki yaptığımız eylemlerde de sendikamızın kararlı duruş sergilediğini ifade eden Arslan, işten çıkarılan üyelerimizin haklarını alana kadar mücadelemizi sürdüğümüzü söyledi. Demokrasiye sahip çıktık, bedeller ödedik” Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde her zaman net ve kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde darbelere karşı açık şekilde tavır alındığını ifade etti. Arslan, bu dönemlerde HAK-İŞ’in diğer bazı yapılar gibi darbecilerle birlikte hareket etmediğini, aksine millet iradesinin ve demokrasinin yanında durduğunu vurgulayarak, HAK-İŞ’in ve Hizmet-İş’in bu duruşu nedeniyle kapatılma, baskı ve çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. “Biz her zaman demokrasiden yana olduk” diyen Arslan, HAK-İŞ’in zor dönemlerde gösterdiği bu kararlı tavrın bugün de aynı şekilde devam ettiğini belirterek, “Biz her zaman millet iradesinin yanında olduk ve bunun bedelini ödedik. Ama hiçbir zaman geri adım atmadık” ifadelerini kullanarak, HAK-İŞ’in geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğini vurguladı. “Ekonomik ve sosyal haklar için mücadelemiz sürüyor” Arslan, belediye şirket işçilerinin 52 günlük ilave tediye hakkı için yürütülen çalışmalara değinerek, bu sorunun çözümü için girişimlerin sürdüğünü belirtti. KİT’lerde çalışan işçilerin kadro sorununa da dikkat çeken Arslan, bu sorunun çözülmesi için sendika olarak yoğun çaba sarf ettiklerini ifade etti. “Vergi ve emeklilik sisteminin değişmesi gerekli” Vergi sistemi ve emeklilik konularına da değinen Arslan, mevcut sistemin adaletsiz olduğunu belirterek, HAK-İŞ olarak vergi mitingleri düzenledik ve sistemin değişmesi için mücadele ettiğimizi söyledi. Emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için hazırlanan raporların ilgili kurumlarla paylaşıldığını belirten Arslan, çalışanların ve emeklilerin haklarının korunması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti."

ABD ablukasına rağmen Çin tankeri Hürmüz’den geçti Haber

ABD ablukasına rağmen Çin tankeri Hürmüz’den geçti

Denizcilik verilerine göre “Rich Starry” isimli tanker, ablukanın başlamasının ardından Körfez’den çıkış yapan ilk gemi oldu. Yaklaşık 250 bin varil metanol taşıdığı belirtilen geminin, yükünü Hamriyah Limanı’ndan aldığı aktarıldı. Uluslararası veriler doğruladı Geçiş, LSEG, MarineTraffic ve Kpler gibi uluslararası denizcilik veri platformları tarafından doğrulandı. Bu durum, söz konusu hareketin küresel ölçekte yakından izlendiğini ortaya koydu. Çin’den “itidal” çağrısı Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanmasının uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu vurguladı. Guo, tüm taraflara sükunet çağrısı yaparak Çin’in süreçte “olumlu ve yapıcı rol” üstlenmeye devam edeceğini ifade etti. ABD ablukası yürürlükte CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, İran limanlarına giren ve çıkan tüm gemilere yönelik ablukanın “tarafsız şekilde” uygulanacağı duyuruldu. Ablukanın, Basra Körfezi ve Umman Körfezi dahil geniş bir alanı kapsadığı belirtildi. Küresel enerji hattında kritik gerilim Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu gelişme, enerji güvenliği ve uluslararası ticaret açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bölgedeki her hareketin küresel piyasaları doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı Haber

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı

Türk Kızılay, İran’da yaşanan çatışmalar nedeniyle zor durumda kalan siviller için harekete geçti. İran Kızılayı’nın talebi üzerine hazırlanan yardım malzemeleri, Ankara’dan düzenlenen törenle bölgeye gönderildi. 48 tonluk yardım sevkiyatı Ankara Kızılay Lojistik Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Fatma Meriç Yılmaz, barınma, hijyen ve travma kitlerinden oluşan toplam 48 tonluk yardımın 4 tırla yola çıktığını açıkladı. “Bu sadece başlangıç” Yılmaz, bölgedeki insani durumun ciddiyetine dikkat çekerek yardımların süreceğini vurguladı. İran’da yaklaşık 3,6 milyon kişinin yerinden edildiğini, 62 bin konutun ve 20 binden fazla ticari birimin zarar gördüğünü ifade etti. Sivil altyapı da zarar gördü İran Kızılayı’nın da ciddi kayıplar verdiğini belirten Yılmaz, 17 hizmet merkezinin, 94 ambulansın ve 3 helikopterin zarar gördüğünü söyledi. Bu durumun insani yardım kapasitesini doğrudan etkilediği vurgulandı. Uluslararası koordinasyon sürüyor Türk Kızılay’ın yalnızca İran’la sınırlı kalmadığını belirten Yılmaz, Lübnan Kızılhaçı ve diğer ulusal yardım kuruluşlarıyla da temas halinde olduklarını ifade etti. Ayrıca Gazze ve Filistin’de yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında her gün yaklaşık 30 bin kişiye sıcak yemek ulaştırıldığı bilgisi paylaşıldı. Yardım Gürbulak üzerinden ulaştırılacak Sevk edilen yardım tırlarının, Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’a geçerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağı bildirildi. “Savaşın yükünü siviller taşıyor” Yılmaz, konuşmasında çatışmaların en ağır bedelini sivillerin ödediğine dikkat çekerek, kalıcı barış çağrısını yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz krizi tırmanıyor: İran’dan “mayın” resti Haber

Hürmüz krizi tırmanıyor: İran’dan “mayın” resti

Orta Doğu’da gerilim yeni bir aşamaya geçti. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik 48 saatlik ültimatomunun ardından, Tahran yönetiminden dikkat çeken bir açıklama geldi. 23 Mart 2026 itibarıyla İran Savunma Konseyi, olası bir saldırı durumunda Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na mayın döşenebileceğini duyurdu. ABD’nin, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmaması halinde İran’ın enerji altyapısını hedef alabileceği yönündeki açıklamaları sonrası, iki ülke arasındaki gerilim daha da yükseldi. İran tarafı ise bu tehdide karşı “yıkıcı” bir yanıt verileceğini belirtti. “Tüm geçişler durabilir” uyarısı İran Savunma Konseyi tarafından yapılan açıklamada, ülkenin kıyılarına veya adalarına yönelik bir saldırı girişimi olması halinde, yalnızca Hürmüz Boğazı’nın değil, tüm Basra Körfezi’nin deniz mayınlarıyla kapatılabileceği ifade edildi. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, uluslararası deniz ticaretinin büyük ölçüde durabileceği değerlendiriliyor. Küresel enerji hattı risk altında Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Günlük 20 milyon varili aşan petrol ve petrol ürününün geçtiği bu hat, küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak bir kesinti, yalnızca bölgesel değil küresel ekonomik etkiler yaratabilecek potansiyele sahip. Deniz trafiği şimdiden azaldı Bölgede yaşanan gelişmelerin ardından tanker trafiğinde ciddi düşüş yaşandığı bildirildi. Uluslararası denizcilik verilerine göre, birçok tanker ya rotasını değiştirdi ya da açık sularda beklemeye başladı. Sigorta şirketlerinin risk nedeniyle poliçeleri gözden geçirdiği ve prim artışlarına gittiği de aktarıldı. Fiili kapanma tartışması İran tarafı resmi olarak Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatıldığını ilan etmese de, Devrim Muhafızları’nın ticari gemilere geçiş izni vermediği yönünde bilgiler paylaşıldı. Bu durum, boğazın fiilen işlevsiz hale geldiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Yaşanan gelişmeler, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkilerken, bölgedeki gerilimin daha da tırmanıp tırmanmayacağı ise belirsizliğini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı Haber

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı

Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan köpekli timlerin eğitim ve beslenme süreçlerine destek vermeye başlayan Royal Canin, ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen arama kurtarma simülasyonu ile gerçekleştirdi. Royal Canin, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan arama kurtarma köpeklerinin eğitim ve beslenme süreçlerine destek sağlıyor. Derneğin Beslenme ve Eğitim Sponsoru olarak yürütülen iş birliğinin ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen özel bir arama kurtarma simülasyonu ile başladı. İzmir’de bulunan Bulut Köpek Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen üç günlük eğitim programında arama kurtarma köpekleri ve idarecileri zorlu senaryolarla hazırlanan simülasyonlarda birlikte çalıştı. Etkinliğe, Borut Modic de katılarak köpeklerin davranış ve eğitim süreçlerine yönelik uygulamalar gerçekleştirdi. Simülasyon kapsamında katılımcılar, arama kurtarma köpeklerinin afet ortamında nasıl çalıştığını yakından gözlemleme fırsatı bulurken köpeklerle etkileşimli deneyimler de yaşadı. Royal Canin, yıl boyunca eğitim ve mama desteği sağlayarak köpeklerin gelişimini ve sürdürülebilir performansını desteklemeyi hedefliyor. “KÖPEKLER ENKAZ ALTINDA HAYATIN İZİNİ BULUYOR” Uzman eğitmen Borut Modic, arama kurtarma köpeklerinin afetlerde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, köpeklerin insan burnundan yaklaşık 40 kat daha gelişmiş koku alma yeteneğine sahip olduğunu ifade etti. Modic, “Bir köpek enkaz altındaki en küçük kokuyu bile saniyeler içinde algılayabilir. Bu küçük ipucu doğru yorumlandığında bir insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayabilir” dedi. Modic ayrıca ortalama 20 dakikalık bir arama süresinde bir köpeğin, 20–30 kişilik bir ekibin saatler sürebilecek çalışmasını çok daha kısa sürede gerçekleştirebildiğini vurguladı. DÜNYADA BİNLERCE KÖPEK GÖREV YAPIYOR Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkelerde arama kurtarma köpekleri afet müdahalesinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Özellikle 1999 Gölcük Depremi sonrasında geliştirilen köpekli tim sistemi, 2023 Kahramanmaraş Depremleri sırasında da önemli bir rol oynadı. Uluslararası verilere göre Uluslararası Arama Kurtarma Köpekleri Organizasyonu’na bağlı 43 ülkede 137 organizasyonda yaklaşık 3 bin arama kurtarma köpeği görev yapıyor. Türkiye’de ise AFAD koordinasyonunda yaklaşık 100 sertifikalı köpekli tim bulunuyor. AKKD Başkanı Serkan Mamak, arama kurtarma köpeklerinin göreve hazır hale gelmesinin yaklaşık 18 ila 24 ay süren yoğun bir eğitim süreci gerektirdiğini belirtti. Bu süreçte köpeklerin koku algılama, enkaz ve doğa arama eğitimleri ile farklı operasyon senaryolarına hazırlandığını ifade etti. Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İletişim Yöneticisi Murat Altunyuva ise arama kurtarma köpeklerinin yüksek fiziksel ve zihinsel performans sergilediğini belirterek doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Altunyuva, farklı görevlerin köpekler için farklı dayanıklılık gerektirdiğini ve dengeli beslenmenin görev güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.