SON DAKİKA

#Uluslararası Barış

HABER DEĞER - Uluslararası Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürgünden suikasta: Kaddafi’nin veliahtı Saif el-İslam evinde öldürüldü Haber

Sürgünden suikasta: Kaddafi’nin veliahtı Saif el-İslam evinde öldürüldü

Libya’da yıllardır gözlerden uzak yaşayan ve zaman zaman siyasete dönüş sinyali veren Saif el-İslam Kaddafi, dört maskeli saldırganın evine girerek ateş açması sonucu öldürüldü. 53 yaşındaki Kaddafi’nin ölümü, siyasi danışmanı Abdullah Othman ve avukatı Khaled el-Zaydi tarafından doğrulandı. Suikastın arka planı henüz netleşmezken, olay ülkenin devam eden istikrarsızlığını yeniden gündeme taşıdı. Silahlı saldırı evinde gerçekleşti Saif el-İslam’ın siyasi ekibine göre saldırganlar Zintan’daki konuta girerek doğrudan ateş açtı. Olayın faillerine ya da motivasyonuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Yetkililer soruşturmanın sürdüğünü belirtirken, saldırının Libya’daki güç mücadeleleriyle bağlantılı olabileceği yorumları yapılıyor. Bir dönem “veliaht” olarak görülüyordu 2011’de Arap Baharı protestoları iç savaşa dönüşmeden önce Saif el-İslam, babasının en olası halefi ve ülkenin ikinci güçlü figürü olarak değerlendiriliyordu. Ancak ayaklanma sürecinde rejim karşıtlarına yönelik şiddet ve işkence iddiaları nedeniyle Birleşmiş Milletler yaptırım listesine alındı ve hakkında seyahat yasağı getirildi. NATO müdahalesi ve yargı süreci Mart 2011’de NATO’nun Libya’ya müdahalesiyle çatışmalar derinleşti. Aynı yıl Uluslararası Ceza Mahkemesi Saif el-İslam hakkında tutuklama kararı çıkardı. Babası Muammer Kaddafi’nin öldürülmesinin ardından yakalanan Saif el-İslam, 2015’te Trablus’taki bir mahkeme tarafından gıyabında idama mahkûm edildi. 2017’de ise Zintan’daki milis güçlerin kontrolünde bulunduğu sırada çıkarılan genel af kapsamında serbest bırakıldı. Siyasete dönmeye hazırlanıyordu Uzun süre kamuoyundan uzak kalan Kaddafi, 2021’de Libya devlet başkanlığı için adaylık başvurusunda bulunarak yeniden sahneye çıktı. Adaylığı tartışmalı şekilde kabul edilse de ülkedeki iki rakip yönetim arasındaki kriz nedeniyle seçimler yapılamadı. Batı ile ilişkilerin “reformcu yüzü”ydü Londra Ekonomi Okulu’nda doktora yapan Saif el-İslam, yıllarca Kaddafi yönetiminin Batı’ya açılan yüzü olarak tanıtıldı. ABD ve İngiltere ile yürütülen nükleer müzakerelerde rol aldı, geçmiş saldırıların mağdurlarına tazminat ödenmesine yönelik görüşmelerde arabuluculuk yaptı ve çeşitli uluslararası barış girişimlerinde yer aldı. Libya’da belirsizlik derinleşebilir Suikastın ardından gözler, zaten parçalı bir siyasi yapıya sahip olan Libya’da güvenlik dengelerinin nasıl etkileneceğine çevrildi. Analistler, Kaddafi ailesinin hâlâ bazı bölgelerde etkili olduğu düşünüldüğünde, olayın yeni gerilimleri tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan ABD’nin Venezuela saldırısına uluslararası hukuk vurgulu kınama Haber

İran’dan ABD’nin Venezuela saldırısına uluslararası hukuk vurgulu kınama

Saldırının ardından İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinin uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal ettiği ifade edildi. Açıklamada, saldırının bölgesel ve küresel barış açısından ciddi riskler barındırdığı vurgulandı. BM Şartı’na aykırılık vurgusu yapıldı Bakanlık açıklamasında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan amaç ve ilkelere açıkça aykırı olduğu belirtildi. Bu çerçevede BM’ye çağrı yapılarak, söz konusu saldırının net biçimde kınanması istendi. Egemenliğe müdahale istikrarsızlık uyarısı getirdi İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete yönelik askeri müdahalesinin bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceği uyarısında bulundu. Açıklamada, bu tür girişimlerin yalnızca hedef alınan ülkeyi değil, geniş coğrafyayı etkileyen sonuçlar doğuracağı ifade edildi. Uluslararası barış ve güvenlik tehlikede Açıklamanın devamında, söz konusu saldırının bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliğin ihlali anlamına geldiği vurgulandı. İran, uluslararası toplumu egemenlik ilkesine saygı ve çatışmaların diplomatik yollarla çözümü konusunda sorumluluk almaya çağırdı.

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı Haber

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı

Konferans, Türkiye’deki 40 yıllık çatışmanın sona erdirilmesi için kapsamlı bir yol haritası açıkladı İstanbul’da 6–7 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, yayımlanan sonuç bildirgesiyle tamamlandı. 19 ülkeden siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler ve insan hakları savunucularının katıldığı toplantıda, Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışma ortamının nasıl sonlandırılacağı ve kalıcı barışın hangi ilkelerle inşa edilebileceği ele alındı. Bildirge, PKK’nin Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının ardından açıkladığı silahlı mücadeleyi bırakma kararını, “bölge istikrarı için tarihi bir eşik” olarak değerlendirdi. “Öcalan barış sürecinde kritik bir aktör” vurgusu öne çıktı Bildirgede, küresel ölçekte otoriter eğilimlerin arttığı bir dönemde Abdullah Öcalan’ın hem düşünsel hem pratik olarak barış inşasında belirleyici bir rol oynadığı ifade edildi. Metinde şu değerlendirme yer aldı: “PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve kendini feshetme kararı, uzun süreli çatışmaların bitirilmesi için cesur bir adımdır. Bu adım yeni bir toplumsal sözleşmenin kapısını aralamaktadır.” Konferansta kalıcı barış için 6 maddelik yol haritası oluşturuldu Katılımcılar, iki gün süren tartışmaların ardından barış sürecinin ilerleyebilmesi için altı başlık belirledi: 1. Öcalan’ın AİHM kararları doğrultusunda serbest bırakılması için yasal düzenleme yapılması ve İmralı’daki tecrit koşullarının tamamen kaldırılması. 2. Çatışmaların çözümünde tek yöntemin diyalog olduğu ve BM’nin 1325 sayılı kararı gereği kadınların barış süreçlerinde aktif rol alması. 3. Türkiye’nin tüm halklarını eşit yurttaşlık temelinde kapsayan demokratik bir anayasa ihtiyacı. 4. Merkeziyetçiliğin yerine yerel demokrasiyi güçlendiren modellerin geliştirilmesi. 5. Şiddeti besleyen hukuksal ve yapısal sorunların kapsayıcı bir dönüşümle ortadan kaldırılması. 6. Avrupa Birliği’nin, tarafların kabulü halinde arabulucu veya garantör rolü üstlenmesi. “Siyasi tutukluların özgürlüğü lütuf değil, hukuksal zorunluluktur” Bildirgede son olarak, Abdullah Öcalan, Kobani Davası’nda yargılananlar ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Açıklamada, “Siyasi tutukluların özgürlüğü bir lütuf değil, tarihsel ve hukuksal bir zorunluluktur.” ifadesi dikkat çekti. Katılımcılar, Türkiye’yi insan hakları ve insancıl hukuk gereklerini yerine getirmeye çağırırken, sürecin uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleneceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.