SON DAKİKA

#Uluslararası Hukuk

HABER DEĞER - Uluslararası Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Netanyahu'ya: "Kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan küstah dili kabul edilemez" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Netanyahu'ya: "Kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan küstah dili kabul edilemez"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği ve Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan konuşmasına siyasilerden sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kürsünün savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan olmadığını vurguladı. "Küstah dili asla kabul edilemez" Netanyahu'nun Gazze’deki ağır insani tabloyu yok saydığını ve 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalıştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu’nda; Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan, 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalışan ve Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan küstah dili asla kabul edilemez" dedi. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk etmesinin insanlık onuruna verilmiş tarihi bir yanıt olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Netanyahu dün boş kalan salona konuşmuştur. Çünkü kendisi, insanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur" ifadelerini kullandı. "İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun..." Açıklamasında dış politikada milli duruşun önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Açık ve net ifade ediyorum: İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimizin, BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınması kabul edilemez! Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesini sadece bir söylem değil, dış politikasının vazgeçilmez temeli sayar." "Filistin halkı yalnız değildir" Tarafının ezilen ve yaşam hakkı gasp edilen Filistin halkının yanı olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kalıcı çözümün uluslararası hukuk çerçevesinde, 1967 sınırları esas alınarak başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasıyla mümkün olacağını belirtti. Kılıçdaroğlu, "Tarihsel sorumluluğumuzun gereği olarak bir kez daha haykırıyoruz: Filistin halkı yalnız değildir. Bu katliamların failleri ve sessiz kalanlar, günü geldiğinde uluslararası adalet önünde mutlaka hesap verecektir!" sözleriyle çağrısını yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan şart: "ABD taahhütlerine dönerse adım atarız" Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan şart: "ABD taahhütlerine dönerse adım atarız"

Bişkek'teki ŞİÖ Zirvesi'nde ABD ve Bölgesel Güvenlik Mesajları Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'nde kriz ve güvenlik başlıkları ele alındı. Zirvede bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin ülkesine yönelik saldırılarını kınayarak bu hamlelerin ŞİÖ üyesine ve kadim bir medeniyete yöneltilmiş bir saldırı olduğunu vurguladı. Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen üç aylık müzakereler sonucunda "İslamabad Mutabakat Zaptı"na ulaşıldığını hatırlatan Pezeşkiyan, Washington yönetiminin bu belgedeki taahhütlerini ihlal ettiğini belirtti. ABD'nin kendi başkanının imzasını taşıyan anlaşmaya sadakatinin iki haftadan kısa sürdüğünü ve ardından aşırı taleplerde bulunmaya başladığını dile getiren Pezeşkiyan, bu ihlaller karşısında İran'ın "orantılı karşılık" vermek zorunda kaldığını ifade etti. "ABD taahhütlerine dönerse derhal adım atarız" Müzakere ve uzlaşı kapısının tamamen kapanmadığını, ancak topun Washington yönetiminde olduğunu belirten İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, net bir taahhüt çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı: "ABD, taahhütlerine geri dönerse, İran İslam Cumhuriyeti de derhal adım atacaktır." İran, Lübnan, Gazze ve Batı Şeria'da yaşananların uluslararası hukuk kurallarının hiçe sayılmasından kaynaklandığını söyleyen Pezeşkiyan, güce ve baskıya dayalı bu yaklaşımların yalnızca ilgili bölgeleri değil, tüm dünya istikrarını tehdit ettiğini kaydetti. Yeni Güvenlik ve Parlamenter İş Birliği Önerileri Konuşmasında Şanghay İşbirliği Örgütü bünyesindeki kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Pezeşkiyan, "Terörizm, aşırılıkçılık ve yeni ortaya çıkan güvenlik tehditlerine karşı mücadele, örgütün kurumsal ve uzmanlık kapasitesinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. İran, bu doğrultuda, ŞİÖ Stratejik Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nin kurulmasını önermiştir. Bu merkez, üye ülkelerin bilimsel ve uzmanlık kapasitesinden yararlanarak yeni ortaya çıkan tehditlerin belirlenmesine, güvenlik alanındaki gelişmelerin değerlendirilmesine ve bölgesel güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine yönelik uzman tavsiyeleri sunulmasına katkı sağlayacaktır." dedi. Pezeşkiyan, ayrıca parlamentolar arası diyaloğu artırmak, yasama tecrübelerini paylaşmak ve üye ülkeler arasındaki iş birliğini derinleştirmek üzere ŞİÖ Üyesi Ülkelerin Parlamenterler Meclisi'nin oluşturulması girişimini katılımcılara sundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri Bakanı Fidan'dan "Mekke İttifakı" açıklaması: "Genişlemek üzere kurulmuştur" Haber

Dışişleri Bakanı Fidan'dan "Mekke İttifakı" açıklaması: "Genişlemek üzere kurulmuştur"

İstanbul'da kritik güvenlik zirvesi Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Pakistan ve Suudi Arabistan’dan üst düzey yetkililer katıldı. Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar için ortak hareket etmesinin acil bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmeleri ve bu yönde attıkları adımları kurumsal bir nitelik kazandırmaları acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu anlaşmayla bölgemize yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisinin test edilmesi süreci böylece başlamıştır." Üç ülkenin dışişleri, savunma bakanları ve genel kurmay başkanlarından oluşan komiteye Türkiye olarak ev sahipliği yaptıklarını aktaran Fidan, anlaşmanın uygulanmasına yönelik somut adımların ele alındığını ve kurumsal yapının oluşturulması için çalışmaların başlatıldığını bildirdi. Toplantıda ittifakın resmi adı üzerinde mutabık kalındığını açıklayan Fidan, "Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık: Mekke Savunma İttifakı" dedi. "İttifak savunma temellidir ve bölgemizdeki tüm devletlere açıktır" Kurulan yapının tamamen savunma temelli olduğunun altını çizen Hakan Fidan, ittifakın dayandığı temel ilkeleri ve genişleme stratejisini şu sözlerle özetledi: "Bu ittifak savunma temellidir. İttifak, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile içişlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır. İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını aksine bu temel ilkelere yad eden bölgemizdeki tüm devletlere açık olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İttifakın genişlemesi konusunda hemfikiriz ama tabii bu da süreç içerisinde olacaktır. Bu ittifakla bölgede giderek daha büyük bir istikrarın oluşacağını, belirsizliğin azalacağını göreceğiz." "Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır" Konuşmasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu sert sözlerle hedef alan Dışişleri Bakanı Fidan, Netanyahu'nun küresel güvenlik açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu: "İnsanlığın, uluslararası toplumun ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Netanyahu, ciddiye alınacak bir insan değildir. Netanyahu, onun mentalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için bir tehdit oluşturmaktadır. Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır. Benim mesajım bu." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "ABD üslerini kullandıran ülkeler saldırgan eylemlere ortak oluyor" Haber

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "ABD üslerini kullandıran ülkeler saldırgan eylemlere ortak oluyor"

"Saldırgan taraflara imkan tanıyan ülkeler için durum farklı" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bulgaristan'ın ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri faaliyetlerine destek vermesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Bekayi, ABD'ye ait bazı KC-135 tanker uçaklarının bu ülkeden hareket ettiğine dair haberler aldıklarını kaydetti. Bulgaristan halkıyla bir sorunları olmadığını belirten Bekayi, şu ifadeleri kullandı: "Herhangi bir ülkenin bizden endişe etmesi için bir neden yok. Ancak üslerini, imkanlarını ve teçhizatını saldırgan tarafların hukuka aykırı eylemlerinde kullanıma açan ülkeler için durum farklıdır. İran'ın varlığını ve bütünlüğünü savunma konusunda kesinlikle hiçbir müsamaha göstermeyeceğiz. İran, kendisine yönelik her türlü saldırgan eylemin başlangıç ve kaynak noktasını hedef alma hakkına uluslararası hukuk çerçevesinde sahiptir." "ABD'nin ekonomik savaş politikası ekonomik terörizmdir" Washington yönetiminin İran'a uyguladığı ekonomik baskıları sert bir şekilde eleştiren Sözcü Bekayi, bu adımları "ekonomik terörizm" olarak nitelendirdi. İran'a yönelik deniz ablukasının da saldırgan bir eylem olduğunu belirten Bekayi, ABD'nin bu politikalarına destek veren ülkelerin ciddi sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. ABD'nin diğer devletleri İran'la ticari ilişkilerini durdurmaya zorlamasının uluslararası hukuka ve devletlerin egemenlik ilkesine aykırı olduğunu dile getiren Bekayi, bu durumun tüm ülkeler için "alarm zili" niteliği taşıması gerektiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı iddiaları ve bölgesel temaslar Amerikalı yetkililerin Hürmüz Boğazı'ndan günlük 5 milyon ila 17 milyon varil petrol geçtiği yönündeki iddialarını reddeden Bekayi, bu rakamların psikolojik ve medya savaşının bir parçası olduğunu savundu. Boğazdaki sevkiyat düşüşünün temel sebebinin, ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'dan bu yana bölgeye dayattığı güvensizlik ortamı olduğunu kaydetti. Öte yandan Bekayi, bir Umman heyetinin Tahran ziyareti kapsamında iki ülke ilişkilerinin yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve deniz ulaşım güzergahlarının ele alınacağını bildirdi. Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı'nın ziyareti hakkında ise Tahran ile İslamabad arasındaki ilişkilerin en iyi dönemlerinden birini yaşadığını vurguladı. İsrail'in Suriye'deki saldırıları İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına da değinen İranlı Sözcü, toprak bütünlüğünün ihlal edilmesinin hiçbir gerekçeyle mazur görülemeyeceğini belirtti. İsrail'in eylemlerinin bölgesel yayılmacılığın bir ürünü olduğunu savunan Bekayi, "İsrail'in Suriye'deki eylemleri, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve diğer ülkelerde yaptıklarından farklı değildir. Bu, 'Büyük İsrail' projesi çerçevesinde bölge ülkelerini hukuka aykırı şekilde tahakküm altına alma çabasının bir parçasıdır," değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

11 ülkeden ortak bildiri: İsrail’in Suriye saldırısı şiddetle kınandı Haber

11 ülkeden ortak bildiri: İsrail’in Suriye saldırısı şiddetle kınandı

"Son derece tehlikeli bir tırmanış" Dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü hedef alan saldırılarının "son derece tehlikeli bir tırmanış" olduğu vurgulandı. Açıklamada, bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin açık bir ihlali olduğu belirtilirken, şu ifadeler yer aldı: Türkiye Cumhuriyeti, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Katar Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Malezya, Moritanya İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Somali Federal Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanları, İsrail'in, Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef alan hava saldırılarını şiddetle kınamaktadır. Bu saldırılar, son derece tehlikeli bir tırmanışı ve Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin açık bir ihlalini teşkil etmektedir." Bildiride ayrıca, Dışişleri Bakanlarının Suriye topraklarının ve altyapısının sürekli olarak hedef alınmasından ve tahrip edilmesinden derin endişe duydukları ifade edilerek, bu tür eylemlerin Suriye'nin güvenliğini yeniden tesis etme, ulusal kurumlarını yeniden inşa etme ve yıllardır süregelen çatışmanın yarattığı insani sonuçların giderilmesi yönündeki mevcut çabalarını aşındırma riski taşıdığı kaydedildi. Uluslararası topluma "somut adım" çağrısı Dışişleri bakanları, İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi sürdürmesinin gerilimi tırmandırma, bölgesel barış ile istikrarı bozma ve uluslararası hukuka olan saygıyı zedeleme riski barındırdığının altını çizdi. Bildiride yapılan çağrı şu sözlerle aktarıldı: "Dışişleri Bakanları uluslararası topluma; Suriye'ye yönelik devam eden bu saldırganlık karşısında kararlı, net ve ilkeli bir duruş sergilemesi, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca somut adımlar atması, bu ihlallere son verilmesi, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyulmasının sağlanması ve İsrail güçlerinin işgal ettikleri bölgelerden çekilmesi, böylece gerilimin daha da tırmanmasının önlenerek bölgesel barış ile istikrarın korunması için çağrıda bulunmaktadır." Açıklamanın son bölümünde, Dışişleri Bakanlarının Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladığı ve "buna halel getirmeye yönelik her türlü girişimi reddettiklerini" belirttiği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir” Haber

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kazanımlarının İsrail’in planlarını bozduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin sabrını sınamaktan vazgeçilmelidir” İsrail yönetiminin bölge ve dünya için bir tehdit kaynağı haline geldiğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye’ye yönelik tutumun değişmesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi: “İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir.” “Ankara Deklarasyonu ilan edilmelidir" Bölgesel güvenliğin sağlanması adına Türkiye’nin öncü olması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, “Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan ‘Ankara Deklarasyonu’ ilan edilmelidir” dedi. Ayrıca, çözüm sürecine dair somut bir mekanizma önerisinde bulunan Bahçeli, “Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir” şeklinde konuştu. Diplomatik baskı ve caydırıcılık vurgusu Diplomatik çağrıların tek başına yeterli olmadığını belirten MHP Lideri, baskı mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini savundu: “Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak ‘Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması’ oluşturulmalıdır. ‘Barış için İsrail’in Çevrelenmesi’ politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir.” Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki kararlılığını yineleyen Bahçeli, uyarılarını şu net ifadelerle sonlandırdı: “Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan Katar’a “3 pilotu serbest bırakın” çağrısı Haber

İran’dan Katar’a “3 pilotu serbest bırakın” çağrısı

İranlı Tuğgeneral Muhammad Bagherzadeh, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric’e gönderdiği mektupta, İranlı pilotlar Caved Salehi, Abdul Macid Daştiyan ve İmran Behroşiyan’ın yaklaşık altı aydır Katar’da esir tutulduğunu iddia etti. Bagherzadeh, pilotların 2 Mart 2026’da Katar’daki bir askeri üssü hedef alan operasyon sırasında uçaklarından fırladıktan sonra yakalandığını savundu. Aynı operasyonda hayatını kaybettiği belirtilen dördüncü pilot Majid Kazemi’nin cenazesinin ise İran’a teslim edildiğini açıkladı. Katar yönetimi, İran'ın üç pilotun esir tutulduğu yönündeki iddiasını “kesin bir dille” reddetti. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid Muhammed El Ensari, İran uçaklarının Katar hava sahasını ihlal etmesinin ardından uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli savunma önlemlerinin alındığını söyledi. Katar tarafına göre arama-kurtarma ekipleri pilotların bulunması için çalışma yürüttü ve bulunan bir pilotun cenazesinin İran’a teslim edilmesi için Tahran yönetimiyle koordinasyon sağlandı. İran ise olayın araştırılması amacıyla Katar’a bir heyet gönderilmesine izin verilmesini talep ediyor. Katar, nisan ayında İranlı bir ekibi arama-kurtarma çalışmalarının bulgularını incelemeye davet ettiğini ancak Tahran’dan yanıt gelmediğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sekiz ülkeden İsrail'e ortak tepki: "Açık ihlaldir, kabul edilemez" Haber

Sekiz ülkeden İsrail'e ortak tepki: "Açık ihlaldir, kabul edilemez"

Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanlıkları, İsrail'in Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü saldırılara ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerine karşı ortak bir bildiri kaleme aldı. "Siyasi süreci sabote etme girişimidir" İsrail'in özellikle sağlık tesislerini, tıbbi altyapıyı ve sivil yerleşimleri hedef alarak kadınlar ile çocuklar dahil sivil kayıplara yol açmasının en güçlü şekilde kınandığı bildiride, bu durumun uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğu belirtildi. Ortak metinde şu hususların altı çizildi: Bakanlar, bu ihlallerin sürdürülmesinin, İsrail’in uluslararası hukuk ve Gazze İhtilafının Sonlandırılmasına Yönelik Kapsamlı Plan çerçevesindeki yükümlülüklerinin açık bir ihlali olduğunu, bu durumun, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinli grupların silahların bırakılmasına ilişkin hükümler de dahil olmak üzere yol haritasını kabul ettiğini açıklamasının ardından, özellikle Planın ikinci aşamasının uygulanmasını amaçlayan uluslararası ve bölgesel çabaları baltaladığını beyan eder, bu ihlallerin siyasi süreci sabote etme, gerilimi yeniden alevlendirme ve Gazze Şeridi’ndeki insani felaketi daha da derinleştirme tehdidi taşıdığını teyit ederler. Ayrıca sivillerin, sağlık personelinin korunması ve insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılmasının hiçbir koşulda taviz verilemez yasal yükümlülükler olduğu yinelendi. Gazze'deki saldırıların, Batı Şeria'daki yerleşimci eylemlerinden, hukuka aykırı yerleşim genişletmelerinden ve Kudüs'teki statükoyu değiştirmeyi amaçlayan tek taraflı adımlardan bağımsız düşünülemeyeceği kaydedildi. Bu uygulamaların iki devletli çözümün temellerini baltalayan sistematik bir politika teşkil ettiği vurgulandı. Uluslararası topluma çağrı Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olmak üzere uluslararası topluma çağrıda bulunulan bildiride, kalıcı ateşkesin sağlanması ve İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlanması için pratik adımlar atılması istendi. Son olarak, Filistin topraklarını ilhak etme, egemenlik kurma veya zorla yerinden etme girişimlerinin kesin bir dille reddedildiği belirtilerek, adil ve kalıcı barışın ancak 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasıyla mümkün olacağı yinelendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.