SON DAKİKA

#Uluslararası Hukuk

HABER DEĞER - Uluslararası Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milli Savunma Bakanlığı Yunanistan ve GKRY’nin silahlanma adımlarına karşı teyakkuzda Haber

Milli Savunma Bakanlığı Yunanistan ve GKRY’nin silahlanma adımlarına karşı teyakkuzda

Çiğli’deki 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuşan Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye’nin barış ve istikrardan yana olduğunu ancak hak ve menfaatlerini koruma konusundaki kararlılığının sürdüğünü vurguladı. Bölgesel gerginlik yerine diyalog vurgusu Bakanlık, Yunanistan ve GKRY’nin son dönemdeki askeri girişimlerinin dikkatle takip edildiğini belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını ifade etti. Bölgenin silahlanma yarışına değil, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyaloğa ihtiyaç duyduğunu belirten MSB yetkilileri, Yunanistan’ın artan savunma harcamalarının öncelikle Yunan halkının değerlendirmesi gereken bir konu olduğuna dikkat çekti. Terörle mücadele ve sınır güvenliği verileri Toplantıda sınır güvenliğine dair güncel verileri de paylaşan Tuğamiral Aktürk, son iki haftada 6 PKK’lı teröristin teslim olduğunu, yıl başından bu yana teslim olan terörist sayısının 99’a ulaştığını açıkladı. Hudut güvenliği kapsamında son iki haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 kişinin yakalandığını, 4 bin 219 kişinin ise engellendiğini belirten Aktürk, Van hattında 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de sözlerine ekledi. İsrail'in saldırgan tutumu ve bölgesel çağrı MSB, İsrail’in Orta Doğu’daki yayılmacı politikalarının insani durumu ağırlaştırdığını ifade ederek, uluslararası toplumu somut adımlar atmaya çağırdı. Lübnan’daki göçe zorlama faaliyetleri ve Mescid-i Aksa’daki provokasyonların uluslararası hukuku ihlal ettiğini kaydeden Bakanlık, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge istikrarı için kritik önem taşıdığını yineledi. Disiplin ve NATO zirvesi hazırlıkları TSK’daki disiplin vurgusuna da değinen Bakanlık, bir tugayda yaşanan olaya ilişkin soruşturma izninin verildiğini ve rütbesine bakılmaksızın disipline aykırı hareket eden herkes hakkında mevzuat gereği işlem yapılacağını belirtti. Ayrıca, yaklaşan NATO zirvesi ile ilgili tüm güvenlik önlemlerinin NATO makamları ve devletin ilgili kurumlarıyla koordineli şekilde yürütüldüğü kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çingene Kızı mozaiğinin 13. parçası Türkiye’ye iade edildi Haber

Çingene Kızı mozaiğinin 13. parçası Türkiye’ye iade edildi

Gaziantep'in ve dünya arkeoloji tarihinin en önemli simgeleri arasında gösterilen Zeugma Antik Kenti'ne ait "Çingene Kızı" mozaiğiyle ilgili tarihi bir gelişme yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) bir müzayede evinde bulunduğu saptanan mozaik panelinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen yoğun diplomatik temaslar ve bilimsel araştırmalar sonucunda Türkiye'ye iadesi gerçekleştirildi. Böylece, daha önce 2018 yılında ABD'den getirilen 12 panelin ardından, büyük taban mozaiği kompozisyonunun eksik olan 13'üncü parçası da asıl evine kazandırılmış oldu. Bakan Ersoy'dan süreçte emeği geçenlere teşekkür Müjdeli haberi sosyal medya hesapları üzerinden duyuran Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, medeniyet mirasına sahip çıkma kararlılığını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "Gaziantep'imizin gözdesi Zeugma'nın simgesi 'Çingene Kızı' mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha Amerika Birleşik Devletleri'nden ülkemize kazandırdık. Daha önce iadesini sağladığımız 12 panelin ardından, büyük kompozisyonun 13'üncü parçası da bilimsel çalışmalar ve diplomatik girişimler sonucunda yeniden ait olduğu topraklara döndü. Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki eserlerle stil ve kompozisyon açısından önemli benzerlikler taşıyan panel, yürütülen çalışmaların ardından ülkemize teslim edildi. Kültür varlıklarımızın izini dünyanın neresinde olursa olsun sürmeye, medeniyet mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu süreçte, başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi, Chicago Başkonsolosluğumuz, ulusal ve uluslararası bilim insanlarımız, Türk Hava Yolları ve Turkish Cargo ile emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Gaziantep'imizin gözdesi Zeugma’nın simgesi ‘Çingene Kızı’ mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha Amerika Birleşik Devletleri’nden ülkemize kazandırdık. Daha önce iadesini sağladığımız 12 panelin ardından, büyük kompozisyonun 13'üncü parçası da bilimsel çalışmalar ve… pic.twitter.com/X5U1DowHgr — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) May 25, 2026 Yaklaşık 30 yıllık geçmişi olan dev kompozisyon Gaziantep'in Nizip ilçesinde yer alan Zeugma Antik Kenti'nde 1998 senesinde gerçekleştirilen kurtarma kazıları esnasında, yaklaşık 9,25 x 13,50 metre ebatlarında devasa bir taban mozaiği toprak altından çıkarılmıştı. Tüm dünyada "Çingene Kızı" ismiyle ünlenen ve mitolojik Dionysos kültüyle ilişkilendirilen Maenad başı tasviri de bu devasa taban mozaiği kompozisyonunun tam merkezinde yer alıyordu. Uluslararası takip ve kriminolojik deliller sonuç verdi Grenoble Alpes Üniversitesi'nde görev yapan Dr. Djamila Fellague’nin gerçekleştirdiği akademik araştırmalar, söz konusu panelin Zeugma'daki büyük kompozisyona ait olabileceğini ortaya koydu. Eserin internet üzerinden faaliyet gösteren bir müzayede evinde satış listesine konulduğu bilgisi, Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay vasıtasıyla derhal Kültür ve Turizm Bakanlığına ulaştırıldı. Bakanlık uzmanlarının yürüttüğü teknik incelemelerde; panelde kullanılan tessera (mozaik taşı) renkleri, geometrik bordür şeması, kompozisyon detayları ile geçmişteki kesme ve sökülme izleri mercek altına alındı. Bu unsurların "Çingene Kızı" mozaiğinin bütünüyle tam uyum sağladığı belgelenince, vakit kaybetmeden Amerikan İç Güvenlik Birimi ile temasa geçildi. Kamu kaynağı harcanmadan getirildi Türkiye ile ABD arasında yürürlükte olan ikili kültür varlığı anlaşmalarına dayanılarak esere el konulması talep edildi. Zeugma'nın geçmiş dönemlerde kaçak kazılara maruz kaldığına dair hukuki dosyalar ve 2018 yılında Bowling Green Üniversitesi'nden iade alınan diğer 12 parçanın varlığı, Türkiye'nin elini uluslararası hukuk karşısında güçlendirdi. Amerikan makamlarının incelemelerini tamamlamasının ardından mozaik pano, Türkiye'nin Chicago Başkonsolosluğuna teslim edilerek Turkish Cargo aracılığıyla güvenli bir şekilde ülkeye getirildi. Operasyon, geçmişte olduğu gibi herhangi bir kamu kaynağı harcanmadan, tamamen uluslararası adli iş birliği sayesinde başarıyla tamamlandı. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne teslim edilen tarihi panel, gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından asıl sergi yeri olan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki bütününe kavuşacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsrail unsurlarına 'Sumud' soruşturması Haber

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsrail unsurlarına 'Sumud' soruşturması

Gazze Şeridi'ne uygulanan ablukayı delmek ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan çok uluslu Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda İsrail donanmasının engellemesiyle karşılaştı. Gemilere düzenlenen operasyonla alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılarak Türkiye'ye getirilmesinin ardından, adli makamlar İsrail ordusu ve sorumlular hakkında geniş çaplı bir hukuki süreç başlattı. İsrail ordusuna beş ayrı suçlamadan resen soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek yardım filosuna müdahale eden İsrail donanması unsurları hakkında harekete geçti. Savcılık tarafından açılan resen soruşturmada şüphelilere, "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma", "Ulaşım Araçlarının Kaçırılması veya Alıkonulması", "Nitelikli Yağma", "Mala Zarar Verme" ve "Eziyet" suçlamaları yöneltildi. Soruşturma kapsamında hukuki sürecin titizlikle yürütüleceği bildirildi. Kırk bir ülkeden toplam 422 aktivist İstanbul'a getirildi İsrail güçleri tarafından alıkonulan ve aralarında 80 Türk vatandaşının da yer aldığı 41 farklı ülkeye mensup toplam 422 aktivist, Ramon Havalimanı’ndan kalkan özel bir uçakla İstanbul Havalimanı’na nakledildi. Yurda ulaşan yolculardan 406’sı Türkiye’ye VIP terminalini kullanarak giriş yaparken, filoda yer alan 15 İtalyan ve 1 İspanyol vatandaşı ise herhangi bir işlem yapmadan transit yolcu olarak kendi ülkelerine devam etti. Sağlık kontrolleri ve adli tıp süreçleri tamamlandı Türkiye'ye giriş yapan aktivistlerin sağlık durumlarının tespiti ve hukuki delillerin toplanması amacıyla acil bir çalışma yürütüldü. Bu kapsamda yurda giriş yapan aktivistlerden 53’ü doğrudan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan 9 yolcunun yatış işlemlerinin yapıldığı, tedavilerinin tamamlanması ve adli ifadelerinin alınmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi. Geri kalan 353 kişi ise muayene ve raporlama işlemleri için Adli Tıp Kurumu Başkanlığına yönlendirildi. Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen aktivistlerden bir kısmının doktor raporu alınmasını ve ifade işlemlerini reddettiği belirtildi. Yaşanan süreç sonunda adli tıp uzmanları tarafından toplam 222 yolcu hakkında resmi doktor raporu düzenlenirken, 167 aktivistin ise "mağdur/müşteki" sıfatıyla resmi ifadeleri tutanaklara geçirilerek dosyaya eklendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Roma’da NATO zirvesi: Kasapoğlu'ndan "360 derece güvenlik" vurgusu Haber

Roma’da NATO zirvesi: Kasapoğlu'ndan "360 derece güvenlik" vurgusu

AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, NATO Parlamenter Asamblesi Akdeniz ve Orta Doğu Özel Grubu ile Siyasi Komisyon Ortak Toplantıları'na katılmak üzere gittiği Roma'daki temaslarını tamamlayarak yurda döndü. Görüşmeler kapsamında Avrupa-Atlantik güvenliği ile Körfez bölgesinin istikrarı arasındaki stratejik bağlantılar değerlendirilirken, NATO'nun güney kanadındaki ortaklık imkanları da ayrıntılı bir şekilde masaya yatırıldı. Bütüncül güvenlik ve hibrit tehditler Toplantı çerçevesinde söz alan Kasapoğlu, günümüzün karmaşık güvenlik ortamında "360 derece güvenlik yaklaşımının" kritik bir rol oynadığını ifade etti. Terörizm, düzensiz göç, enerji arz güvenliği ve hibrit tehditlerin artık birbirisinden kopuk düşünülemeyeceğine dikkat çeken Kasapoğlu, bölgesel krizlerin ancak bu bütüncül bakış açısıyla aşılabileceğinin altını çizdi. Stratejik rekabet ortamının temel unsurlarının ele alındığı oturumlarda; enerji güvenliği, deniz yollarının korunması, göç rotaları ve siber tehditler gibi başlıkların merkezi bir konuma geldiği vurgulandı. Uluslararası hukuk ve Ukrayna desteği NATO'nun güney kanadında dayanışma ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesinin ön plana çıktığı görüşmelerde, müttefikler arasındaki iş birliğinin önemi bir kez daha tescillendi. Toplantı sonunda yayımlanan mesajlarda müttefikler, Ukrayna'nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne yönelik sarsılmaz desteklerini yinelediler. Katılımcılar, bölgesel istikrarın anahtarı olarak uluslararası hukuka dayalı düzenin korunmasının hayati önem taşıdığı konusunda fikir birliğine vardılar. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’in uzay stratejisinin gerçek amacı ne? Haber

Çin’in uzay stratejisinin gerçek amacı ne?

Küresel rekabet atmosferin ötesine taşınırken, Çin’in uzay politikaları giderek daha fazla mercek altına alınıyor. ABD ile süregelen rekabet, klasik savaş anlayışının ötesine geçerek uydu sistemleri, siber kapasite ve elektronik harp üzerinden şekilleniyor. Uzmanlara göre bugün “uzay savaşı” denildiğinde kastedilen, lazerli çatışmalardan çok, kritik altyapıların kontrolüne dayalı teknolojik üstünlük yarışı. Çin uzayı klasik bir keşif alanı olarak görmüyor Çin Halk Kurtuluş Ordusu bünyesinde oluşturulan Stratejik Destek Gücü, uzay, siber ve elektronik harp alanlarını tek merkezde topluyor. Bu yapı, Çin’in uzayı askeri planlamanın ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Modern orduların iletişim, istihbarat ve navigasyon sistemlerinin büyük ölçüde uydulara bağlı olması, bu alanı son derece kritik hale getiriyor. Bu nedenle uzayda üstünlük, doğrudan yeryüzündeki askeri ve siyasi gücü etkileyen bir faktör olarak değerlendiriliyor. Anti-uydu teknolojileri, sistemleri etkisiz hale getirmeye odaklanıyor Çin, 2007 yılında gerçekleştirdiği testle bir meteoroloji uydusunu imha ederek anti-uydu kapasitesini göstermişti. Bu test uluslararası alanda ciddi endişelere yol açarken, uzayda oluşan enkaz sorunu da gündeme gelmişti. Ancak günümüzde yaklaşım değişmiş durumda. Fiziksel imha yerine; elektronik karıştırma (jamming), sinyal kesme, lazerle sensör körleme ve siber müdahaleler gibi yöntemler ön plana çıkıyor. Bu teknikler hem daha düşük maliyetli hem de saldırının kaynağını gizleme avantajı sağladığı için tercih ediliyor. ABD ile Çin arasındaki rekabet uzay teknolojileri üzerinden yeni bir boyuta taşınıyor United States ile Çin arasındaki rekabet, yalnızca ekonomi ya da kara ve deniz gücüyle sınırlı kalmıyor. NASA ve Çin Ulusal Uzay İdaresi arasındaki dolaylı yarış, Ay görevlerinden uydu ağlarına kadar geniş bir alanda sürüyor. ABD’nin United States Space Force’u kurarak uzayı resmi bir askeri alan olarak tanımlaması, Çin’in de bu alandaki yatırımlarını hızlandırmasına neden oldu. Böylece iki ülke arasında görünmeyen ama sürekli devam eden bir rekabet ortaya çıktı. Mevcut uluslararası hukuk uzaydaki yeni tehditleri düzenlemekte yetersiz kalıyor 1967 tarihli Outer Space Treaty, uzayın barışçıl kullanımını esas alsa da günümüz teknolojik gelişmelerine tam anlamıyla yanıt veremiyor. Antlaşma, kitle imha silahlarını yasaklıyor ancak anti-uydu sistemleri ya da elektronik harp faaliyetleri gibi modern tehditleri açıkça kapsamıyor. Bu boşluk, büyük güçlerin gri alanlarda hareket etmesine ve açık bir çatışma ilan edilmeden rekabet yürütmesine zemin hazırlıyor. Uzayda doğrudan savaş ihtimali düşük olsa da görünmeyen bir mücadele çoktan başlamış durumda Uzmanlara göre kısa vadede uzayda klasik anlamda silahlı çatışmalar beklenmiyor. Ancak bu durum rekabetin olmadığı anlamına gelmiyor. Bugün uzayda yürütülen mücadele; uyduların devre dışı bırakılması, GPS sinyallerinin bozulması ve iletişim ağlarının kesintiye uğratılması gibi yöntemlerle sürdürülüyor. Bu nedenle uzay, sessiz ama son derece etkili bir mücadele alanı haline gelmiş durumda. Çin’in uzay stratejisi, kriz anlarında üstünlük kurmaya dayanıyor Çin’in yaklaşımı, doğrudan bir savaş başlatmaktan ziyade, olası bir küresel kriz durumunda kritik sistemleri kontrol edebilecek kapasiteyi inşa etmeye odaklanıyor. Bu çerçevede uzay, yalnızca bilimsel keşiflerin değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.