SON DAKİKA

#Uluslararası Iş Birliği

HABER DEĞER - Uluslararası Iş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Iş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kedi-köpek maması sektörü ihracatını 11 yılda 33 kat artırdı Haber

Kedi-köpek maması sektörü ihracatını 11 yılda 33 kat artırdı

Evcil hayvan ürünleri ve mamaları sektörünü buluşturan Pet İzmir 2026, 8-11 Ocak tarihleri arasında İzmir’de kapılarını açtı. Fuar, sektörün son 11 yıldaki ihracat başarısını ve uluslararası iş birliği fırsatlarını gözler önüne serdi. Evcil hayvan ürünleri sektörünün önde gelen buluşma noktası 9. Uluslararası İzmir Evcil Hayvan Ürün, Malzeme ve Aksesuar Tedarikçileri Fuarı – Pet İzmir 2026, 8-11 Ocak tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlıyor. Fuar açılışına Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Ticaret Odası temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, PETBİR Başkanı Meltem Akın, Tema Fuarcılık Genel Müdürü Aykut Karslı ve çok sayıda sektör profesyoneli katıldı. Açılışta konuşan Öztürk, evcil hayvan mamaları sektörünün Türkiye’de son 11 yılda ihracatını 4,5 milyon dolardan 150 milyon dolara çıkararak 33 kat büyüdüğünü vurguladı. Öztürk, “2025 yılında 112 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Sektörün gücünü artırmak ve yeni pazarlara açılmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi. Ayrıca Ticaret Bakanlığı destekli URGE projesi kapsamında 14 firmayı kümelenme faaliyetleriyle uluslararası pazarlara hazırladıklarını belirtti. Tema Fuarcılık Genel Müdürü Aykut Karslı ise, “Türkiye’de üretilen kuru mamaların yüzde 80’i Ege Bölgesi’nde üretiliyor. Pet İzmir ile İzmir ve Ege’nin sektör gücünü tüm dünyaya gösteriyoruz” ifadelerini kullandı. PETBİR Başkanı Meltem Akın, fuarın sektörün dış dünyaya açılmasını sağlayacak önemli bir platform olduğunu belirterek, “Sadece ürünlerimizi sergilemekle kalmayacağız, Ar-Ge gücümüzü ve yenilikçi vizyonumuzu da paylaşacağız. Fuar, sektörümüzü ve birliğimizi daha ileriye taşıyacak bir köprü görevi görecek” dedi. Pet İzmir 2026, beş kıtadan sektör temsilcilerini ağırlayarak, evcil hayvan ürünleri ve aksesuarlarının uluslararası pazarlarda tanıtılmasına katkı sağlayacak.

Himalayalar’da su alarmı: Çin’in 168 milyar dolarlık barajı 1,5 milyar insanı tehdit ediyor Haber

Himalayalar’da su alarmı: Çin’in 168 milyar dolarlık barajı 1,5 milyar insanı tehdit ediyor

Çin, Tibet’te yer alan Yarlung Tsangpo Nehri’nin “Büyük Bükülme” olarak bilinen bölümünde, yaklaşık 168 milyar dolarlık dev bir hidroelektrik baraj projesini hayata geçiriyor. Proje, Çin’in enerji kapasitesini artırmayı ve karbon nötr hedeflerine katkı sunmayı amaçlarken, nehrin aşağı havzalarında yaşayan yaklaşık 1,5 milyar insan için ciddi su güvenliği endişeleri doğuruyor. Çin, Himalayalar’daki barajla enerji gücünü küresel ölçekte büyütmeyi hedefliyor Yaklaşık 2 bin metrelik yükseklik farkına sahip “Büyük Bükülme” bölgesi, dünyadaki en yüksek hidroelektrik potansiyellerden biri olarak kabul ediliyor. Çinli yetkililere göre bu proje, Üç Boğaz Barajı’nın yaklaşık üç katı kadar elektrik üretebilecek kapasiteye sahip. Üretilen enerjinin özellikle elektrikli araçlar, yapay zekâ merkezleri ve yüksek enerji tüketen süper bilgisayar tesisleri için kullanılacağı belirtiliyor. Proje yalnızca enerji değil, ulusal güvenlik stratejisinin de parçası olarak görülüyor Uzmanlara göre Tibet’te böylesine büyük bir altyapı yatırımı, Çin’in tartışmalı sınır bölgelerinde kontrolünü güçlendirme politikasının bir uzantısı. Çin yönetimi, Himalayalar boyunca inşa edilen barajlar ve ulaşım projeleriyle hem askeri hem de siyasi nüfuzunu artırmayı amaçlıyor. Bu durum, özellikle Hindistan ile ilişkilerde yeni gerilim başlıkları yaratıyor. Baraj sistemi nehir ekosistemini kökten değiştirecek ölçekte planlanıyor Projeye göre nehrin bir bölümü tünellerle yönlendirilerek beş kademeli hidroelektrik santraline aktarılacak. Her santral, bir öncekinden daha alçak bir noktada konumlanacak ve toplamda yaklaşık 150 kilometrelik bir sistem oluşturacak. Ancak rezervuarların ne kadar alanı sular altında bırakacağı ve tam yerleşim planı hâlâ kamuoyuyla paylaşılmış değil. Deprem, heyelan ve iklim krizi riskleri projenin en kırılgan noktası Yarlung Tsangpo Vadisi, dünyanın en derin kanyonlarından birine ev sahipliği yapıyor ve yoğun sismik hareketlilikle biliniyor. Uzmanlar, buzul gölü taşkınları, artan yağış rejimi ve iklim krizinin etkileri nedeniyle böylesi bir mega projenin tüm risklerinin mühendislik çözümleriyle tamamen ortadan kaldırılamayacağını vurguluyor. Yerel topluluklar yerinden edilme ve kültürel kayıp tehlikesiyle karşı karşıya Baraj inşaatı, bölgede yaşayan on binlerce kişinin, özellikle Monpa ve Lhoba topluluklarının yaşam alanlarını terk etmesine yol açıyor. Çinli yetkililer yeni konut ve ibadet alanları inşa edildiğini açıklasa da yerel halk, sosyal bağların ve kültürel hafızanın geri dönülmez biçimde zarar gördüğünü dile getiriyor. Hindistan ve Bangladeş için susuzluk ve kuraklık riski büyüyor Yarlung Tsangpo Nehri, Hindistan sınırları içinde Brahmaputra adını alarak tarım, balıkçılık ve içme suyu açısından hayati bir rol oynuyor. Hindistanlı yetkililer, Çin’in suyu ne zaman ve ne kadar bırakacağına dair şeffaf veri paylaşmamasının “su güvenliği” açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre bu durum, iklim krizinin de etkisiyle Güney Asya’da kuraklık ve gıda krizlerini derinleştirebilir. Bölgede başlayan baraj yarışı ekolojik riskleri daha da artırıyor Çin’in hamlesine karşılık Hindistan da Brahmaputra üzerinde büyük ölçekli baraj projelerini hızlandırmış durumda. Uzmanlar, iki ülke arasında iş birliği yerine rekabetin hâkim olması halinde, nehir ekosisteminin ve milyonlarca yurttaşın yaşam hakkının daha büyük risk altına gireceği uyarısında bulunuyor. Bilim insanları şeffaflık ve uluslararası iş birliği çağrısı yapıyor Çevre örgütleri ve akademisyenler, projeden önce kapsamlı biyolojik çeşitlilik çalışmaları yapılmasını, su akışına dair verilerin aşağı havza ülkeleriyle paylaşılmasını talep ediyor. Aksi halde, Çin’in temiz enerji hedefiyle başlattığı bu mega proje, Güney Asya için uzun vadeli bir susuzluk ve kuraklık krizinin tetikleyicisi olabilir.

Gürcistan istihbaratından uranyum operasyonu: 3 Çin vatandaşı gözaltına alındı Haber

Gürcistan istihbaratından uranyum operasyonu: 3 Çin vatandaşı gözaltına alındı

Gürcistan Devlet Güvenlik Servisi (SSG) başkent Tiflis’te gerçekleştirilen bir özel operasyonla, nükleer madde kaçakçılığı girişimini engelledi. Servis yetkilileri, üç Çin vatandaşının 2 kilogram uranyumu yasa dışı yollarla temin etmeye çalışırken yakalandığını duyurdu. Radyoaktif madde için 400 bin dolarlık pazarlık yapıldı SSG Başkan Yardımcısı Lasha Maghradze, düzenlediği basın toplantısında operasyonun detaylarını paylaştı. Maghradze, gözaltına alınan kişilerin organize bir suç şebekesine üye olduklarını belirterek şu bilgileri verdi: “Şüpheliler, 400 bin dolar karşılığında uranyumu yasa dışı şekilde temin etmeye çalışıyordu. Maddeyi Tiflis’te satın aldıktan sonra Rusya üzerinden Çin’e kaçırmayı planlamışlardı.” Yetkili, operasyonun Karşı İstihbarat ve Özel Operasyonlar Daireleri tarafından ortak yürütüldüğünü, şüphelilerin suçüstü yakalandığını ve delil olarak nükleer maddeye el konulduğunu bildirdi. Çin’deki suç örgütüyle bağlantı tespit edildi Yapılan incelemelerde, gözaltına alınan zanlıların Gürcistan’da yasa dışı şekilde bulundukları ve Çin’deki başka suç örgütü üyeleriyle doğrudan temas hâlinde oldukları tespit edildi. Maghradze, “Faaliyetleri Çin’deki diğer örgüt üyeleri tarafından koordine edilmiş. Şüpheliler Gürcistan’da nükleer madde arayışı içindeydi. Bunlardan biri, uranyum satın almak için ülkede uzman kişilerle bağlantı kurmaya çalışmış” dedi. Yetkililer, şüphelilerin kimliklerinin iletişim kayıtları ve yapılan görüşmeler üzerinden tespit edildiğini açıkladı. Tiflis ve Batum’da aramalar yapıldı Operasyon kapsamında zanlıların Tiflis ve Batum’daki geçici ikamet yerlerinde aramalar yapıldı. Güvenlik güçlerinin, nükleer maddeye ilişkin izlerin başka bölgelere uzanma ihtimaline karşı soruşturmayı genişlettiği belirtildi. 10 yıla kadar hapis cezası gündemde Gürcistan Ceza Kanunu’nun 230. maddesi uyarınca yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler 10 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya. Yetkililer, soruşturmanın uluslararası iş birliği çerçevesinde sürdüğünü vurgularken, operasyonun “nükleer kaçakçılığa karşı yürütülen en kritik müdahalelerden biri” olduğu değerlendirildi. Tiflis, bölgesel nükleer güvenlikte kilit rol üstleniyor Son yıllarda Gürcistan, nükleer madde kaçakçılığıyla mücadelede stratejik bir hat üzerinde bulunuyor. Tiflis yönetimi, özellikle Kafkasya üzerinden geçen yasa dışı nükleer madde ticaretine karşı uluslararası güvenlik kurumlarıyla yakın iş birliği içinde çalışıyor. Bu son operasyon, hem bölgesel güvenlik açısından hem de uluslararası nükleer denetim politikaları bakımından büyük önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.