SON DAKİKA

#Uluslararası Medya

HABER DEĞER - Uluslararası Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Maduro’ya en yakın halkadan darbe iddiası: ABD operasyonunun perde arkasında neler var? Haber

Maduro’ya en yakın halkadan darbe iddiası: ABD operasyonunun perde arkasında neler var?

ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonunun yankıları sürerken, dış basında yer alan analizler dikkat çekici iddiaları gündeme taşıdı. Bazı uluslararası medya kuruluşlarına dayandırılan değerlendirmelerde, Nicolás Maduro’nun yakalanmasına giden süreçte, rejimin en üst kademelerinde yer alan isimlerin rol oynadığı öne sürüldü. İddialar, operasyonun yalnızca dış müdahaleyle değil, rejim içinden gelen kritik bilgilerle mümkün olduğu yönünde yoğunlaşıyor. En korunaklı noktada gerçekleşen operasyon soru işaretlerini büyüttü ABD basınına yansıyan analizlerde, Maduro’nun en sıkı korunan askeri tesislerden birinde “nokta atışı” bir operasyonla ele geçirildiği iddiası, üst düzey bir sızıntı ihtimalini güçlendirdi. Güvenlik protokollerinin aşılabilmiş olması, Venezuela yönetimi içindeki çatlaklara işaret eden önemli bir detay olarak değerlendiriliyor. Kilit isimler iddiaların merkezinde yer aldı Uluslararası haber ajansları ve televizyon kanallarında yer alan değerlendirmelerde, Venezuela yönetiminin önde gelen isimleri olan Diosdado Cabello, Vladimir Padrino López ve Delcy Rodríguez’in adları bu iddialarla birlikte anıldı. Ancak söz konusu isimlerden ya da Caracas yönetiminden bu iddialara ilişkin resmi bir doğrulama yapılmadı. Cabello için “gelecek pazarlığı” iddiası ortaya atıldı Rejimin en güçlü figürlerinden biri olarak görülen Cabello’nun, Maduro sonrası döneme hazırlık amacıyla ABD istihbaratıyla gizli temaslar yürüttüğü iddiası, dış basında öne çıkan başlıklardan biri oldu. Bu temasların, kişisel siyasi geleceğini ve mal varlığını güvence altına alma hedefi taşıdığı ileri sürüldü. Söz konusu iddialar şu aşamada kanıtlanmış değil. Orduya “pasif kalın” talimatı verildiği öne sürüldü Bir diğer dikkat çekici iddia ise Savunma Bakanı Padrino López’e yönelik. Bazı analizlerde, operasyon sırasında ordunun aktif bir direnç göstermemesi için üst düzey bir “pasif kalma” talimatı verildiği, bunun karşılığında ise belirli güvencelerin gündeme geldiği ileri sürüldü. Bu iddialar da henüz resmi makamlarca teyit edilmedi. Delcy Rodríguez cephesinde belirsizlik sürüyor Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’in de iddiaların merkezinde anılması, rejim içindeki çözülme tartışmalarını derinleştirdi. Ancak Rodríguez’in bu süreçteki rolüne ilişkin bilgiler yorum ve analiz düzeyinde kalırken, somut kanıt paylaşılmadı. Teyit edilmemiş iddialar uluslararası gündemi meşgul ediyor Uzmanlar, Venezuela gibi kapalı ve güvenlikçi bir yönetimde bu tür operasyonların ancak içeriden destekle mümkün olabileceğini belirtirken, ortaya atılan iddiaların şu aşamada teyit edilmemiş olduğunu vurguluyor. Caracas yönetiminden gelecek resmi açıklamaların, operasyonun gerçek boyutlarını netleştirmesi bekleniyor. Şimdilik tablo, Venezuela siyasetinde derin bir iç kriz ve güç mücadelesi yaşandığına işaret ediyor.

En az 2 bin kişiyi öldürdüğünü itiraf eden ‘Ebu Lulu’ kimdir? Haber

En az 2 bin kişiyi öldürdüğünü itiraf eden ‘Ebu Lulu’ kimdir?

Sudan’ın Darfur bölgesi, El-Faşir’de yaşanan kitlesel şiddetin merkezindeki isimlerden biri olarak anılan El-Fatih (al-Fateh) Abdullah İdris —nam-ı diğer “Ebu Lulu” veya “El-Faşir Kasabı”— bir çevrim içi yayında “2 bin kişiyi öldürdüğünü” ve daha fazlasını öldürme niyetinde olduğunu söyledi; sosyal medya videolarında gördüğü ve bazı tanıkların aktardığı görüntüler İdris’in sivillere yönelik infazlara karıştığı iddialarını güçlendiriyor. Bu iddialar hem saha raporları hem de uydu verileriyle birlikte uluslararası alarma yol açtı. Ebu Lulu, Darfur’da savaş başlamadan önce yerel bir savaşçı olarak biliniyordu ve El-Faşir’in HDK/RSF tarafından ele geçirilmesiyle kısa sürede öne çıktı. Uzun yıllara yayılan Darfur çatışma geçmişinde bilinen bir aktör olarak görünmeyen İdris’in ismi, El-Faşir’in paramiliter güçlerin kontrolüne geçmesiyle sosyal medyada yayılan infaz görüntüleriyle geniş yankı buldu; bazı medya analizleri ve bölge uzmanları onun daha önce yerel düzeyde tanındığını, ancak son saldırılarla görünürlüğünün dramatik biçimde arttığını belirtiyor. Sosyal medyada dolaşan videolar ve tanık ifadeleri Ebu Lulu’yu “infaz sembolü” haline getirdi. Çok sayıda kısa klipte, El-Faşir civarında İdris’e atfedilen kişilerin sivillere yönelik şiddet uyguladığı ve bazı kayıtların doğrudan çevrim içi hesaplardan yayıldığı iddia ediliyor; bağımsız doğrulamayı zorlaştıran iletişim kesintilerine karşın uluslararası haber kuruluşları ve insan hakları gözlemcileri söz konusu görüntüleri, tanıklıkları ve sağlık kuruluşu raporlarını karşılaştırarak ciddi insan hakları ihlali iddiaları olduğunu vurguladı. BM ve uluslararası kuruluşlar olayları toplu infaz, tecavüz ve etnik hedefleme bağlamında değerlendiriyor. Birleşmiş Milletler yetkilileri, El-Faşir’de toplu katliam ve sivillere yönelik cinsel şiddet iddialarına dair “güvenilir raporlar” aldıklarını bildirirken, bazı kurumlar ve uzmanlar yaşananları savaş suçu veya etnik temizlik/soykırım riski çerçevesinde ele alıyor; uydu görüntüleri ve saha raporları olayların ölçeğine dair kaygıları artırdı ve bağımsız soruşturma çağrılarını tetikledi. Ebu Lulu tek “suçlu” mu sorusu, HDK/RSF içindeki sorumluluk tartışmasını gündeme getirdi. El-Faşir’den gelen görüntüler ve raporlar İdris’in öne çıkan bir isim olduğunu gösterse de BM ve insan hakları gözlemcileri, benzer eylemlere karışan farklı milis grupların ve yerel komutanların da sorumlu olduğunu belirtiyor; bazı açıklamalarda HDK/RSF yetkilileri başlangıçta bağlantıyı reddetti, ardından gözaltılar ve tutuklama haberleri geldi ancak gözlemciler bunun kapsamlı bir hesap verebilirlikten çok “günah keçisi” gösterimi olabileceği uyarısında bulunuyor. İdris’in iddialarının bağımsız doğrulanması iletişim ve erişim engelleri nedeniyle halen sınırlı; resmi soruşturmalar ve uluslararası incelemeler bekleniyor. Saha erişiminin kısıtlı olması, iletişim hatlarının kopması ve çatışma koşulları nedeniyle çeşitli kaynaklar ölü sayıları ve olay ayrıntıları hakkında farklı rakamlar veriyor; bu nedenle uluslararası medya, insan hakları örgütleri ve uydu analizleri şu aşamada en önemli doğrulama kaynakları olarak takip ediliyor. Bağımsız soruşturmalar tamamlandıkça iddiaların kesin çerçevesi netleşecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.