SON DAKİKA

#Ürdün

HABER DEĞER - Ürdün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürdün haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail basınında dikkat çeken analiz: Asıl stratejik risk Türkiye olabilir Haber

İsrail basınında dikkat çeken analiz: Asıl stratejik risk Türkiye olabilir

İsrail ile İran arasında devam eden savaşın gölgesinde İsrail basınında yayımlanan bir analiz dikkat çekti. İsrailli yazar ve eski general Yitzhak Brick tarafından kaleme alınan değerlendirmede, İsrail’in güvenlik stratejisinin ciddi zafiyetler içerdiği ileri sürülürken, bölgedeki güç dengelerinin değiştiği ve Türkiye’nin giderek daha etkili bir aktöre dönüştüğü ifade edildi. İsrail ordusunun stratejisi eleştirildi İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesindeki analizde, Tel Aviv yönetiminin askeri stratejisinin büyük ölçüde hava gücüne dayandığı belirtildi. Yazıda, İsrail Hava Kuvvetleri’ne aşırı güven duyulduğu, buna karşın kara kuvvetlerinin yeterince güçlendirilmediği savunuldu. Analizde bu yaklaşım için “gönüllü bir körlük” ifadesi kullanılırken, İsrail’in kapısındaki potansiyel tehditleri küçümsediği öne sürüldü. “İran savaşı bir uçak savaşı” Yazıya göre İran ile yaşanan çatışma büyük ölçüde “steril bir uçak savaşı” niteliği taşıyor. İsrail’in İran’a kara birlikleri göndermesinin coğrafi ve askeri nedenlerle mümkün olmadığı belirtilirken, İran’da rejim değişikliğinin ancak iç ayaklanma ile gerçekleşebileceği değerlendirmesine yer verildi. Bu nedenle Tel Aviv yönetiminin hava saldırılarına dayalı bir strateji izlediği ifade edildi. Çok cepheli savaş uyarısı Analizde İsrail’in gelecekte aynı anda birden fazla cephede savaşmak zorunda kalabileceği uyarısı da yapıldı. Kuzeyde Hizbullah, Suriye kaynaklı tehditler, Batı Şeria’daki olası ayaklanmalar ve Ürdün hattından gelebilecek sızmalar gibi senaryoların aynı anda ortaya çıkabileceği ifade edildi. Bu durumda yalnızca hava gücüne dayalı bir savunmanın yeterli olmayacağı savunuldu. Yazıda güçlü bir ordunun hava, kara ve deniz kuvvetlerinden oluşan “çelik üçgen” ile mümkün olduğu hatırlatıldı. “Türkiye giderek daha güçlü bir aktöre dönüşüyor” Maariv’de yayımlanan değerlendirmede, İsrail’in İran’a yoğunlaşırken bölgedeki başka gelişmeleri gözden kaçırdığı öne sürüldü. Analizde Türkiye’nin Orta Doğu’da etkisini artırdığı ve bölgesel güç olarak giderek daha belirgin bir rol üstlendiği ifade edildi. Yazıda Ankara’nın uzun vadede İran’dan daha büyük bir stratejik risk oluşturabilecek potansiyele sahip olabileceği ileri sürüldü. Değerlendirmede, İsrail yönetiminin geleceğin güvenlik tehditlerine karşı daha geniş bir stratejik perspektif geliştirmemesi halinde ülke güvenliğinin ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi Haber

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi

Abdulkadir Uraloğlu, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıların ardından bölgedeki hava sahalarına ilişkin son durumu değerlendirdi. Sürecin anlık takip edildiğini belirten Uraloğlu, gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kesimlerine yönelik hava sahası kapalılık NOTAM’larının sürdüğünü açıkladı. Umman ile Suudi Arabistan’ın bir bölümü ve Lübnan’da ise sivil uçuşların devam ettiğini belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde acil durum kapsamında trafik yönlendirmesi yapıldığını, Emirates ve Etihad Airways seferlerinin ise yeniden başlayacağının bildirildiğini aktardı. Türk taşıyıcıların mevcut durumuna ilişkin bilgi veren Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ait bir uçağın Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini, bunun süreçten etkilenen tek THY uçağı olduğunu söyledi. Pegasus Hava Yolları’na ait bir uçağın da aynı havalimanında bulunduğunu belirten Uraloğlu, AJet’in ise İran, Suriye ve Irak’ta bekleyen herhangi bir uçağının olmadığını kaydetti. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçağın ise Irak’ta bulunduğu bildirildi. Tahran’daki THY ve Pegasus ekiplerinin Türkiye’ye tahliye edildiğini açıklayan Uraloğlu, Tailwind’in Irak’taki kiralık uçağının ekipleri için de Bağdat Büyükelçiliği ile irtibat sağlandığını aktardı. Bahreyn, BAE ve Katar’da bulunan Türk ekipler açısından ise ciddi bir risk bulunmadığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, devam eden güvenlik riskleri nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress’in İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini 6 Mart 2026 tarihine kadar iptal ettiğini duyurdu. Pegasus’un ayrıca İran uçuşlarını 12 Mart’a kadar durdurma kararı aldığı belirtildi. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart 2026 tarihine kadar iptal edildi. Uraloğlu, günlük değerlendirmelere göre kararların güncelleneceğini, mevcut koşullarda iyileşme olmaması halinde iptallerin uzatılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine şehirleri ile Umman’a seferlerin ise bugün itibarıyla gerçekleştirilebileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor? Haber

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor?

Uluslararası bir araştırma, Çin’de geliştirilen yapay zekâ sohbet botlarının siyasi konularda farklı davrandığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bu modeller, devlet politikaları, Tayvan’ın statüsü ve etnik azınlıklar gibi hassas başlıklarda soruları yanıtsız bırakabiliyor ya da sınırlı içerik sunuyor. Çalışma Çinli ve küresel modelleri karşılaştırdı PNAS Nexus dergisinde yayımlanan araştırma, Çin’in önde gelen yapay zekâ sohbet botlarının 100’den fazla politik soruya verdiği yanıtları Çin dışında geliştirilen modellerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, sorunun reddedilmesi, konunun geçiştirilmesi veya hatalı bilgi verilmesini olası sansür göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlara göre Tayvan, demokrasi yanlısı aktivistler ve etnik azınlıklar gibi başlıklarda Çinli modellerin daha sık yanıt vermekten kaçındığı tespit edildi. Yanıtlar daha kısa ve eksik olabiliyor Araştırma, Çinli modeller yanıt verdiğinde ise çoğu zaman sorunun çerçevesini tartıştığını, kritik bilgileri dışarıda bıraktığını ve daha kısa yanıtlar ürettiğini ortaya koydu. Hata oranlarının bazı modellerde Çin dışındaki sistemlere kıyasla daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle bazı sohbet botlarında bu oranın dikkat çekici biçimde arttığı aktarıldı. Düzenlemeler yapay zekâ çıktısını etkileyebilir Uzmanlar, Çin’de yürürlüğe giren yapay zekâ düzenlemelerinin şirketlere “temel sosyalist değerleri” gözetme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede yapay zekâ sistemlerinin ulusal egemenliği zayıflatacak veya devlet sistemini eleştirecek içerik üretmesinin sınırlandırıldığı ifade ediliyor. Araştırmacılara göre bu düzenlemeler, Çin merkezli büyük dil modellerinin verdiği yanıtları doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor. Sansürün etkisi görünmez olabilir Çalışma, sohbet botlarının çoğu zaman doğrudan reddetmek yerine özür dileyerek ya da genel ifadeler kullanarak yanıt vermesinin, kullanıcıların sansürün farkına varmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu durumun bilgiye erişimi, algıları ve karar alma süreçlerini “sessiz biçimde şekillendirebileceği” uyarısı yapıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, tüm farklılıkların yalnızca devlet baskısıyla açıklanamayacağını; veri seti, kültürel bağlam ve dil farklılıklarının da sonuçları etkileyebileceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü Haber

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını son yılların en büyük hava gücü sevkiyatıyla güçlendirdi. ABD’li yetkililer ve eski askerî kaynaklara dayandırılan değerlendirmelerde, söz konusu konuşlandırmanın İran’a karşı olası bir saldırı ihtimaline hazırlık niteliği taşıdığı öne sürüldü. Bölgede hava ve deniz unsurları genişletildi Haberlere göre ABD, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki üsler başta olmak üzere bölgeye F-35, F-15 ve F-16 savaş uçakları ile erken uyarı ve iletişim uçakları konuşlandırdı. Aynı süreçte Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da ABD donanmasına ait çok sayıda geminin görev yaptığı, ikinci bir uçak gemisinin de bölgeye doğru ilerlediği belirtildi. Bu askeri yığınakla Washington yönetiminin, İran’a yönelik kısa süreli bir saldırıdan ziyade haftalar sürebilecek yoğun bir hava harekâtı seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Askeri seçenekler nükleer ve füze tesislerini hedef alabilir Yetkililere sunulan brifinglerde, olası operasyon planlarının İran’ın nükleer programı, balistik füze altyapısı ve bölgesel askeri ağlarını hedef almayı amaçladığı aktarıldı. Bazı seçenekler arasında İranlı siyasi ve askeri liderliğe yönelik hedefli saldırıların da yer aldığı iddia edildi. Buna karşılık İran’ın en önemli caydırıcı gücünün füze kapasitesi olduğu ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalinin de senaryolar arasında değerlendirildiği belirtiliyor. Diplomasi ile askeri hazırlık aynı anda yürütülüyor ABD yönetimi, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda diplomatik çözümün öncelik olduğunu vurgularken askeri hazırlıkların sürdüğünü dile getirdi. Washington’un, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak kapsamlı bir anlaşma istediği, Tahran’ın ise özellikle balistik füze programına yönelik taleplere mesafeli yaklaştığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre tarafların müzakere sürecini sürdürmesi olası bir askeri krizi geciktirebilir ancak gerilimin tamamen ortadan kalktığına dair güçlü bir işaret bulunmuyor. Operasyonun kapsamı ve sonuçları belirsiz Analistler, bölgede geniş hava gücü konuşlandırılmasına rağmen 1991 ve 2003’teki harekâtlardan farklı olarak kara kuvveti desteğinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı müttefik ülkelerin hava sahası konusunda temkinli davranmasının da operasyonun kapsamını etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle birçok eski askeri yetkili, belirsizlikler göz önüne alındığında diplomatik bir anlaşmanın askeri seçenekten daha olası ve tercih edilebilir olduğunu değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor Haber

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor

ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını sona erdirmeye hazırlandığı iddia edildi. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Pentagon, ülkede bulunan yaklaşık bin askerin tamamını iki ay içinde geri çekmeyi hedefliyor. Planın hayata geçmesi halinde ABD’nin Suriye’de yaklaşık on yıldır süren askeri varlığı sona erecek. Stratejik üslerden çekilme başladı Haberde, ABD ordusunun Suriye, Ürdün ve Irak sınırındaki Tenef garnizonundan ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Şedadi Hava Üssü’nden çekilme sürecini büyük ölçüde tamamladığı belirtildi. Bu adımın, kapsamlı geri çekilmenin ilk aşaması olarak değerlendirildiği aktarıldı. Washington güvenlik gerekçesini değiştiriyor ABD’li yetkililerin değerlendirmelerine göre, IŞİD’le mücadelede sahadaki koşulların değişmesi ve ABD’nin yerel ortaklarının askeri yapısının zayıflaması, askeri varlığın yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Bu çerçevede Washington’un Suriye’de doğrudan askeri varlık yerine diplomatik kanalları öne çıkarabileceği ifade edildi. Diplomatik temaslar öne çıkabilir ABD yönetiminin yeni dönemde Suriye geçiş yönetimiyle daha yakın diplomatik ilişkiler kurmayı hedeflediği belirtildi. Bu kapsamda ülke içindeki güvenlik risklerinin askeri yöntemler yerine diplomatik süreçlerle yönetilmesinin planlandığı kaydedildi. Sürecin, Suriye’deki dengeleri ve bölgesel güç ilişkilerini etkileyebileceği değerlendiriliyor. “Görev büyük ölçüde tamamlandı” mesajı ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack daha önce yaptığı açıklamalarda, DEAŞ’la mücadele görevinin büyük ölçüde tamamlandığını belirtmiş, ABD’nin Suriye’deki üs sayısını sekizden üçe düşürdüğünü ve nihai olarak bunu bire indirmeyi planladıklarını söylemişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Filistin’den Pekin’e tam not: 100 milyon dolarlık can suyu ve ‘yapıcı rol’ övgüsü! Haber

Filistin’den Pekin’e tam not: 100 milyon dolarlık can suyu ve ‘yapıcı rol’ övgüsü!

Altyapının yüzde doksanı yok oldu Çin Medya Grubu’na özel açıklamalarda bulunan Büyükelçi Avad, iki yıldır aralıksız süren yıkıcı savaşın bilançosunu gözler önüne serdi. Gazze’deki altyapının yüzde doksanından fazlasının tahrip olduğunu vurgulayan Avad, Çin’den gelen cömert mali yardımın Filistin Devleti ve halkı için tam zamanında gelen hayati bir destek olduğunu belirtti. Pekin’in çatışmaların başından beri uluslararası platformlarda Filistin’in özgürlük mücadelesinin yanında durması ve sorunun çözümü için iki devletli modeli tek gerçekçi yol olarak savunması, diplomatik ilişkilerin seyrini güçlendiren en önemli unsur olarak öne çıktı. Savaş sonrası inşa sürecinde destek Çin’in yardımlarının sadece nakdi destekle sınırlı kalmadığına dikkat çeken Büyükelçi, Pekin’in Birleşmiş Milletler, Mısır ve Ürdün gibi kanallar üzerinden Gazze’ye acil insani yardım malzemeleri ulaştırdığını hatırlattı. Avad ayrıca, Çin’in Gazze’nin savaş sonrası yeniden inşası sürecinde Filistin halkının kendi geleceğinde söz sahibi olması gerektiği yönündeki ilkesel duruşunun kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade etti. Tek Çin ilkesine bağlıyız Diplomatik ilişkilerdeki karşılıklı güvene vurgu yapan Filistinli büyükelçi, ülkesinin "Tek Çin" ilkesine sarsılmaz bir bağlılık göstereceğinin altını çizdi. Avad, Çin Devlet Başkanı tarafından ortaya konulan Küresel Yönetişim İnisiyatifi’nin, uluslararası toplumun Filistin meselesine daha adil ve etkili çözümler üretmesi noktasında kritik bir katkı sunduğunu dile getirdi.

Pekin'den Gazze için dev adım: 100 milyon dolarlık yardım paketi yolda! Haber

Pekin'den Gazze için dev adım: 100 milyon dolarlık yardım paketi yolda!

"Benzeri görülmemiş kriz" vurgusu ve yeniden yapılanma planı Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, yardım paketinin detaylarını ve amacını kamuoyuyla paylaştı. Gazze'deki çatışmaların iki yılı geride bıraktığını ve bölgede benzeri görülmemiş bir insani krizin yaşandığını belirten Lin, Pekin yönetiminin bu durumdan derin endişe duyduğunu ifade etti. 100 milyon dolarlık desteğin, sadece acil insani ihtiyaçların karşılanması için değil, aynı zamanda çatışma sonrası enkaza dönen şehirlerin yeniden inşası için de kullanılacağı açıklandı. Bu hamle, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından memnuniyetle karşılanırken, Abbas gönderdiği mesajla Şi Cinping'e teşekkürlerini iletti. İki devletli çözüm ve kalıcı ateşkes için diplomatik seferberlik Çin'in desteğinin sadece maddi yardımla sınırlı kalmayacağını vurgulayan Sözcü Lin, ülkesinin Filistin halkının meşru ulusal haklarını geri kazanma mücadelesini tutarlı ve kararlı bir şekilde desteklediğinin altını çizdi. Daha önce Birleşmiş Milletler, Mısır ve Ürdün kanalları üzerinden bölgeye defalarca insani yardım malzemesi gönderen Pekin yönetimi, uluslararası toplumla iş birliği içinde diplomatik çabalarını da sürdürüyor. Çin'in nihai hedefinin; Gazze'de kapsamlı ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve "iki devletli çözüm" temelinde Filistin sorununun en kısa sürede siyasi bir çözüme kavuşturulması olduğu bir kez daha teyit edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.