SON DAKİKA

#Ürdün

HABER DEĞER - Ürdün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürdün haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı'nda abluka sürüyor: İki petrol tankeri patladı Haber

Hürmüz Boğazı'nda abluka sürüyor: İki petrol tankeri patladı

ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları ve karşılıklı misillemeler devam ederken, küresel enerji ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişmeler yaşanıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, bölgedeki gemi geçişlerine ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Açıklamada, iki petrol tankerinin ABD'nin baskısıyla güvenli olmayan rotadan geçmeye çalıştığı sırada patladığı ifade edilirken, patlamanın nedenine ilişkin bilgi verilmedi. İran tarafı, kendi belirledikleri rota dışındaki tüm güzergâhların gemi geçişleri için güvenli olmayacağı uyarısında bulundu. İran'dan üslere füze ve İHA saldırısı iddiası Devrim Muhafızları ayrıca Ürdün'ün El-Ezrak bölgesindeki ABD askeri hangarlarını füzelerle hedef aldıklarını ve çok sayıda ABD askerinin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Ürdün'deki Akabe Havalimanı'nın da vurulduğu, C-17 ağır nakliye uçakları ile P-8 kontrol uçaklarının ağır hasar gördüğü iddia edildi. Kuveyt'teki Ali es-Salem Üssü'ne ise "Nasr 2" operasyonunun 22. dalgasında hassas İHA saldırısı düzenlendiği, erken uyarı radar sisteminin tamamen imha edildiği ve çok sayıda MQ-9 İHA'nın kullanılamaz hale geldiği belirtildi. Trump ve CENTCOM'dan "kontrol" ve "abluka" mesajı ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e yaptığı açıklamada İran'ın askeri kapasitesinin büyük bölümünü kaybettiğini savunarak, "Boğazı biz kontrol ediyoruz. Onlar hiçbir şeyi kontrol etmiyor" ifadelerini kullandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'ın ticari gemilere saldırı kapasitesini zayıflatmayı amaçlayan 9. hava saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu. Açıklamada, komuta merkezleri, hava savunma tesisleri ve füze üslerinin vurulduğu bildirilirken; "USS John Finn (DDG 113)" destroyeri öncülüğünde yürütülen deniz ablukası kapsamında 6 ticari geminin farklı rotalara yönlendirildiği ve 1 geminin hizmet dışı bırakıldığı kaydedildi. Bölgede alarm seviyesi üst düzeyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı dünyaya karşı bir koz aracı olarak kullanmak istediğini savunarak diğer ülkelere küresel deniz ticaretinin korunmasına katkı çağrısında bulundu. Çatışmaların çevre ülkelere yansımasıyla birlikte Bahreyn İçişleri Bakanlığı sirenlerin devreye girdiğini duyurarak halka güvenli bölgelere gitmeleri çağrısı yaptı. Tebriz, Urmiye ve Buşehr gibi İran kentleri de gece boyunca hedef alınırken, bölgedeki tansiyon üst seviyede seyrediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran'dan Kuveyt'teki ABD üslerine  misilleme saldırısı Haber

İran'dan Kuveyt'teki ABD üslerine misilleme saldırısı

İran devlet medyasında yer alan resmi bildiride, "Nasr-2 Operasyonu" kapsamında gerçekleştirilen saldırılarda; ABD’ye ait füze savunma radarları, erken uyarı sistemleri, silah depoları ve karadan karaya füze fırlatma rampalarının vurulduğu öne sürüldü. "Sivil hedefler vuruldu" suçlaması Operasyonun gerekçesini ABD'nin son dönemdeki askeri faaliyetlerine dayandıran İran yönetimi, Washington'ı doğrudan sivil yerleşimleri ve altyapıyı hedef almakla itham etti. IRGC tarafından yapılan açıklamada, "Telekomünikasyon ve demir yolu çalışanları ile trafikteki sivil araçlar hedef alındı; çok sayıda sivil hayatını kaybetti" iddialarına yer verildi. Kuveyt hava savunması alarmda Kuveyt ordu kaynakları, ülke hava sahasına yönelik "düşmanca hava hedeflerinin" tespit edildiğini ve hava savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini bildirdi. Bölgeden gelen patlama seslerinin önleme faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtilirken, ABD askeri noktalarında meydana gelen hasara ilişkin henüz tarafsız bir kaynak tarafından doğrulanmış resmi bir bilgi paylaşılmadı. Güvenlik endişeleri enerji piyasasını etkiliyor Hürmüz Boğazı çevresinde günlerdir devam eden karşılıklı operasyonlar, Orta Doğu’daki güvenlik risklerini en üst seviyeye taşıdı. İran'ın Bahreyn ve Ürdün gibi komşu ülkelerdeki ABD üslerini de kapsayan misilleme tehditleri ve bölgedeki tırmanan çatışma ortamı, küresel enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri derinleştirerek piyasalarda büyük dalgalanmalara yol açıyor. Washington yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki Amerikan askeri varlığının yüksek alarm durumuna geçirildiği ve hava savunma tedbirlerinin artırıldığı kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz Boğazı krizi petrole sıçradı Haber

Hürmüz Boğazı krizi petrole sıçradı

Hürmüz Boğazı'nın kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, petrol fiyatlarını hızla yukarı taşıdı. Brent Petrol 80 Dolar sınırında Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilim, küresel arz güvenliğine dair endişeleri derinleştirdi. Dünü 76,01 dolar seviyesinden kapatan Brent petrolün varil fiyatı, bugün sabah saatlerinde yaklaşık yüzde 4,56 oranında değer kazanarak 79,48 dolar seviyesine fırladı. Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise aynı saatlerde 74,78 dolardan işlem gördü. ABD'den 300'den fazla hedefe operasyon ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki operasyonların boyutlarını paylaştı. Kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, İHA'lar ve savaş gemilerinden fırlatılan hassas güdümlü mühimmatlarla İran'a ait füze mevzileri, deniz kuvvetleri kabiliyetleri, mühimmat depoları ve haberleşme ağlarını kapsayan 300'den fazla hedef imha edildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla gerçekleştirilen bu operasyonların, İran'ın bölgedeki ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini zayıflatmayı amaçladığı açıklandı. Tahran'dan bölgeye yayılan misilleme ABD operasyonlarına karşı hamlelerini sürdüren İran ise misilleme olarak Körfez ülkelerini hedef aldı. Tahran yönetimi, Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt topraklarında bulunan ABD üslerine yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini duyurdu. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan enerji sevkiyatının durdurulma tehdidi ve bölgedeki askeri hareketliliğin yoğunluğu, piyasalardaki jeopolitik risk primini en üst seviyeye taşımış durumda. Yatırımcılar, enerji arzının güvenliğine dair belirsizliklerin fiyatlara nasıl yansıyacağını yakından takip ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail basınında dikkat çeken analiz: Asıl stratejik risk Türkiye olabilir Haber

İsrail basınında dikkat çeken analiz: Asıl stratejik risk Türkiye olabilir

İsrail ile İran arasında devam eden savaşın gölgesinde İsrail basınında yayımlanan bir analiz dikkat çekti. İsrailli yazar ve eski general Yitzhak Brick tarafından kaleme alınan değerlendirmede, İsrail’in güvenlik stratejisinin ciddi zafiyetler içerdiği ileri sürülürken, bölgedeki güç dengelerinin değiştiği ve Türkiye’nin giderek daha etkili bir aktöre dönüştüğü ifade edildi. İsrail ordusunun stratejisi eleştirildi İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesindeki analizde, Tel Aviv yönetiminin askeri stratejisinin büyük ölçüde hava gücüne dayandığı belirtildi. Yazıda, İsrail Hava Kuvvetleri’ne aşırı güven duyulduğu, buna karşın kara kuvvetlerinin yeterince güçlendirilmediği savunuldu. Analizde bu yaklaşım için “gönüllü bir körlük” ifadesi kullanılırken, İsrail’in kapısındaki potansiyel tehditleri küçümsediği öne sürüldü. “İran savaşı bir uçak savaşı” Yazıya göre İran ile yaşanan çatışma büyük ölçüde “steril bir uçak savaşı” niteliği taşıyor. İsrail’in İran’a kara birlikleri göndermesinin coğrafi ve askeri nedenlerle mümkün olmadığı belirtilirken, İran’da rejim değişikliğinin ancak iç ayaklanma ile gerçekleşebileceği değerlendirmesine yer verildi. Bu nedenle Tel Aviv yönetiminin hava saldırılarına dayalı bir strateji izlediği ifade edildi. Çok cepheli savaş uyarısı Analizde İsrail’in gelecekte aynı anda birden fazla cephede savaşmak zorunda kalabileceği uyarısı da yapıldı. Kuzeyde Hizbullah, Suriye kaynaklı tehditler, Batı Şeria’daki olası ayaklanmalar ve Ürdün hattından gelebilecek sızmalar gibi senaryoların aynı anda ortaya çıkabileceği ifade edildi. Bu durumda yalnızca hava gücüne dayalı bir savunmanın yeterli olmayacağı savunuldu. Yazıda güçlü bir ordunun hava, kara ve deniz kuvvetlerinden oluşan “çelik üçgen” ile mümkün olduğu hatırlatıldı. “Türkiye giderek daha güçlü bir aktöre dönüşüyor” Maariv’de yayımlanan değerlendirmede, İsrail’in İran’a yoğunlaşırken bölgedeki başka gelişmeleri gözden kaçırdığı öne sürüldü. Analizde Türkiye’nin Orta Doğu’da etkisini artırdığı ve bölgesel güç olarak giderek daha belirgin bir rol üstlendiği ifade edildi. Yazıda Ankara’nın uzun vadede İran’dan daha büyük bir stratejik risk oluşturabilecek potansiyele sahip olabileceği ileri sürüldü. Değerlendirmede, İsrail yönetiminin geleceğin güvenlik tehditlerine karşı daha geniş bir stratejik perspektif geliştirmemesi halinde ülke güvenliğinin ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi Haber

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi

Abdulkadir Uraloğlu, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıların ardından bölgedeki hava sahalarına ilişkin son durumu değerlendirdi. Sürecin anlık takip edildiğini belirten Uraloğlu, gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kesimlerine yönelik hava sahası kapalılık NOTAM’larının sürdüğünü açıkladı. Umman ile Suudi Arabistan’ın bir bölümü ve Lübnan’da ise sivil uçuşların devam ettiğini belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde acil durum kapsamında trafik yönlendirmesi yapıldığını, Emirates ve Etihad Airways seferlerinin ise yeniden başlayacağının bildirildiğini aktardı. Türk taşıyıcıların mevcut durumuna ilişkin bilgi veren Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ait bir uçağın Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini, bunun süreçten etkilenen tek THY uçağı olduğunu söyledi. Pegasus Hava Yolları’na ait bir uçağın da aynı havalimanında bulunduğunu belirten Uraloğlu, AJet’in ise İran, Suriye ve Irak’ta bekleyen herhangi bir uçağının olmadığını kaydetti. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçağın ise Irak’ta bulunduğu bildirildi. Tahran’daki THY ve Pegasus ekiplerinin Türkiye’ye tahliye edildiğini açıklayan Uraloğlu, Tailwind’in Irak’taki kiralık uçağının ekipleri için de Bağdat Büyükelçiliği ile irtibat sağlandığını aktardı. Bahreyn, BAE ve Katar’da bulunan Türk ekipler açısından ise ciddi bir risk bulunmadığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, devam eden güvenlik riskleri nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress’in İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini 6 Mart 2026 tarihine kadar iptal ettiğini duyurdu. Pegasus’un ayrıca İran uçuşlarını 12 Mart’a kadar durdurma kararı aldığı belirtildi. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart 2026 tarihine kadar iptal edildi. Uraloğlu, günlük değerlendirmelere göre kararların güncelleneceğini, mevcut koşullarda iyileşme olmaması halinde iptallerin uzatılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine şehirleri ile Umman’a seferlerin ise bugün itibarıyla gerçekleştirilebileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor? Haber

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor?

Uluslararası bir araştırma, Çin’de geliştirilen yapay zekâ sohbet botlarının siyasi konularda farklı davrandığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bu modeller, devlet politikaları, Tayvan’ın statüsü ve etnik azınlıklar gibi hassas başlıklarda soruları yanıtsız bırakabiliyor ya da sınırlı içerik sunuyor. Çalışma Çinli ve küresel modelleri karşılaştırdı PNAS Nexus dergisinde yayımlanan araştırma, Çin’in önde gelen yapay zekâ sohbet botlarının 100’den fazla politik soruya verdiği yanıtları Çin dışında geliştirilen modellerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, sorunun reddedilmesi, konunun geçiştirilmesi veya hatalı bilgi verilmesini olası sansür göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlara göre Tayvan, demokrasi yanlısı aktivistler ve etnik azınlıklar gibi başlıklarda Çinli modellerin daha sık yanıt vermekten kaçındığı tespit edildi. Yanıtlar daha kısa ve eksik olabiliyor Araştırma, Çinli modeller yanıt verdiğinde ise çoğu zaman sorunun çerçevesini tartıştığını, kritik bilgileri dışarıda bıraktığını ve daha kısa yanıtlar ürettiğini ortaya koydu. Hata oranlarının bazı modellerde Çin dışındaki sistemlere kıyasla daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle bazı sohbet botlarında bu oranın dikkat çekici biçimde arttığı aktarıldı. Düzenlemeler yapay zekâ çıktısını etkileyebilir Uzmanlar, Çin’de yürürlüğe giren yapay zekâ düzenlemelerinin şirketlere “temel sosyalist değerleri” gözetme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede yapay zekâ sistemlerinin ulusal egemenliği zayıflatacak veya devlet sistemini eleştirecek içerik üretmesinin sınırlandırıldığı ifade ediliyor. Araştırmacılara göre bu düzenlemeler, Çin merkezli büyük dil modellerinin verdiği yanıtları doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor. Sansürün etkisi görünmez olabilir Çalışma, sohbet botlarının çoğu zaman doğrudan reddetmek yerine özür dileyerek ya da genel ifadeler kullanarak yanıt vermesinin, kullanıcıların sansürün farkına varmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu durumun bilgiye erişimi, algıları ve karar alma süreçlerini “sessiz biçimde şekillendirebileceği” uyarısı yapıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, tüm farklılıkların yalnızca devlet baskısıyla açıklanamayacağını; veri seti, kültürel bağlam ve dil farklılıklarının da sonuçları etkileyebileceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü Haber

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını son yılların en büyük hava gücü sevkiyatıyla güçlendirdi. ABD’li yetkililer ve eski askerî kaynaklara dayandırılan değerlendirmelerde, söz konusu konuşlandırmanın İran’a karşı olası bir saldırı ihtimaline hazırlık niteliği taşıdığı öne sürüldü. Bölgede hava ve deniz unsurları genişletildi Haberlere göre ABD, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki üsler başta olmak üzere bölgeye F-35, F-15 ve F-16 savaş uçakları ile erken uyarı ve iletişim uçakları konuşlandırdı. Aynı süreçte Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da ABD donanmasına ait çok sayıda geminin görev yaptığı, ikinci bir uçak gemisinin de bölgeye doğru ilerlediği belirtildi. Bu askeri yığınakla Washington yönetiminin, İran’a yönelik kısa süreli bir saldırıdan ziyade haftalar sürebilecek yoğun bir hava harekâtı seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Askeri seçenekler nükleer ve füze tesislerini hedef alabilir Yetkililere sunulan brifinglerde, olası operasyon planlarının İran’ın nükleer programı, balistik füze altyapısı ve bölgesel askeri ağlarını hedef almayı amaçladığı aktarıldı. Bazı seçenekler arasında İranlı siyasi ve askeri liderliğe yönelik hedefli saldırıların da yer aldığı iddia edildi. Buna karşılık İran’ın en önemli caydırıcı gücünün füze kapasitesi olduğu ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalinin de senaryolar arasında değerlendirildiği belirtiliyor. Diplomasi ile askeri hazırlık aynı anda yürütülüyor ABD yönetimi, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda diplomatik çözümün öncelik olduğunu vurgularken askeri hazırlıkların sürdüğünü dile getirdi. Washington’un, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak kapsamlı bir anlaşma istediği, Tahran’ın ise özellikle balistik füze programına yönelik taleplere mesafeli yaklaştığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre tarafların müzakere sürecini sürdürmesi olası bir askeri krizi geciktirebilir ancak gerilimin tamamen ortadan kalktığına dair güçlü bir işaret bulunmuyor. Operasyonun kapsamı ve sonuçları belirsiz Analistler, bölgede geniş hava gücü konuşlandırılmasına rağmen 1991 ve 2003’teki harekâtlardan farklı olarak kara kuvveti desteğinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı müttefik ülkelerin hava sahası konusunda temkinli davranmasının da operasyonun kapsamını etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle birçok eski askeri yetkili, belirsizlikler göz önüne alındığında diplomatik bir anlaşmanın askeri seçenekten daha olası ve tercih edilebilir olduğunu değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor Haber

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor

ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını sona erdirmeye hazırlandığı iddia edildi. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Pentagon, ülkede bulunan yaklaşık bin askerin tamamını iki ay içinde geri çekmeyi hedefliyor. Planın hayata geçmesi halinde ABD’nin Suriye’de yaklaşık on yıldır süren askeri varlığı sona erecek. Stratejik üslerden çekilme başladı Haberde, ABD ordusunun Suriye, Ürdün ve Irak sınırındaki Tenef garnizonundan ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Şedadi Hava Üssü’nden çekilme sürecini büyük ölçüde tamamladığı belirtildi. Bu adımın, kapsamlı geri çekilmenin ilk aşaması olarak değerlendirildiği aktarıldı. Washington güvenlik gerekçesini değiştiriyor ABD’li yetkililerin değerlendirmelerine göre, IŞİD’le mücadelede sahadaki koşulların değişmesi ve ABD’nin yerel ortaklarının askeri yapısının zayıflaması, askeri varlığın yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Bu çerçevede Washington’un Suriye’de doğrudan askeri varlık yerine diplomatik kanalları öne çıkarabileceği ifade edildi. Diplomatik temaslar öne çıkabilir ABD yönetiminin yeni dönemde Suriye geçiş yönetimiyle daha yakın diplomatik ilişkiler kurmayı hedeflediği belirtildi. Bu kapsamda ülke içindeki güvenlik risklerinin askeri yöntemler yerine diplomatik süreçlerle yönetilmesinin planlandığı kaydedildi. Sürecin, Suriye’deki dengeleri ve bölgesel güç ilişkilerini etkileyebileceği değerlendiriliyor. “Görev büyük ölçüde tamamlandı” mesajı ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack daha önce yaptığı açıklamalarda, DEAŞ’la mücadele görevinin büyük ölçüde tamamlandığını belirtmiş, ABD’nin Suriye’deki üs sayısını sekizden üçe düşürdüğünü ve nihai olarak bunu bire indirmeyi planladıklarını söylemişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.