SON DAKİKA

#Üretim

HABER DEĞER - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Faizin olduğu yerde bereket olmaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Faizin olduğu yerde bereket olmaz"

"Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz" Küresel ekonominin mevcut durumuna dair endişelerini paylaşan Erdoğan, küresel borçluluk seviyesinin 350 trilyon dolara ulaştığını ve mevcut sistemin krizleri çözmekte yetersiz kaldığını belirterek, "Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi, 2008 krizi sonrasında krizin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih etmiştir." "Faizin olduğu yerde bereket olmaz" Ekonomide bereket kavramının önemine değinen Cumhurbaşkanı, faizin toplum ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine şu sözlerle vurgu yaptı: "Bizde bereket diye bir kavram vardır. Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi; 1 liralık kazanç, 2 liralık kazançtan üstündür. Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kâr düşüncesinin olduğu yerde bereket kendisine yer bulamaz." İslam ekonomisi ve yeni finansal stratejiler Küresel krizlerin aşılması için adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerinin merkeze alınması gerektiğini belirten Erdoğan, katılım bankacılığına dair önemli adımları da paylaştı: "Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacaktır. Bu 3 katılım bankasının güçlerini birleştirmesiyle ortaya güçlü bir sinerji ortaya çıkacak. Emlak Katılım'ı da halka arz etmeyi planlıyoruz." Bölgesel krizlere dikkat çekti Konuşmasında Orta Doğu ve çevresindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, İsrail’in bölgedeki politikalarının ve İran merkezli gerilimin küresel istikrarı tehdit ettiğini belirtti: "Siyonist katliam şebekesi pervasızca yürüttüğü işgal ve istila politikasını Lübnan’ın güneyinden Beyrut’un içlerine doğru günden güne genişletiyor. İran merkezli savaş, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte yalnızca Körfez’deki kardeş ülkelerimizi değil tüm dünyayı olumsuz etkiliyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Otomotiv devinden veda kararı: Üretim faaliyetleri durduruluyor Haber

Otomotiv devinden veda kararı: Üretim faaliyetleri durduruluyor

Otomotiv güvenlik sistemlerinde dünya lideri konumunda bulunan Autoliv, Avrupa ve Orta Doğu (EMEA) bölgesindeki üretim ağını optimize etme stratejisi kapsamında Türkiye’deki operasyonlarını yeniden yapılandırıyor. Şirketten yapılan resmi açıklamaya göre, ülkemizdeki tesislerde yürütülen direksiyon simidi, hava yastığı ve emniyet kemeri üretim faaliyetleri tamamen durdurularak bölgedeki diğer fabrikalara kaydırılacak. Üretim 2028 yılına kadar kademeli sonlanacak Şirket yönetimi, fabrikaların kapısına kilit vurulması sürecinin bir anda gerçekleşmeyeceğini, üretim hacminin aşamalı olarak azaltılacağını bildirdi. Açıklanan takvime göre, Türkiye’deki üretim operasyonlarının tamamen sona ermesinin 2028 yılının ilk yarısını bulması öngörülüyor. Autoliv, üretim tesislerini kapatsa da Türkiye pazarından tamamen çekilmeyecek; müşteri ilişkilerini yönetmek adına satış ve teknik destek birimlerini ülkede tutmaya devam edecek. Yeniden yapılanmanın faturası 142 milyon dolar Mali tablolara yansıyacak operasyonun detaylarını da paylaşan Autoliv, bu geniş çaplı yeniden yapılandırma süreci için yaklaşık 142 milyon dolarlık bir kaynak ayırdığını duyurdu. Bu tutarın 129 milyon dolarlık kısmının nakit çıkışı şeklinde gerçekleşmesi beklenirken, harcamaların büyük bir bölümünü çalışanların kıdem tazminatları ve süreci yönetme maliyetleri oluşturuyor. Şirket, tazminat hesaplamalarında dolar kurunu ortalama 53 TL seviyesinde baz aldığını açıkladı. Sektörel dönüşüm ve kapasite yönetimi Kararın arkasında yatan temel nedenin, küresel otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşüm ve EMEA bölgesindeki kapasite fazlasını eritme stratejisi olduğu ifade ediliyor. Türkiye’de yaklaşık 2 bin 200 kişinin işsiz kalmasına yol açacak olan bu karar, yan sanayi ve lojistik ağları da dahil edildiğinde otomotiv tedarik zinciri üzerinde geniş bir etki alanı oluşturacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekonomide yeni paket! TBMM’ye dikkat çeken düzenlemeler sunuldu Haber

Ekonomide yeni paket! TBMM’ye dikkat çeken düzenlemeler sunuldu

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, ekonomiye yönelik düzenlemeleri içeren 15 maddelik kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu açıkladı. Teklifte, üretim ve ihracatın desteklenmesinden yatırım teşviklerine kadar birçok başlıkta önemli değişiklikler öngörülüyor. Düzenlemeye göre, imal ettiği ürünleri doğrudan ihraç eden firmalar için kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a indirilecek. Diğer ihracatçı kurumlar için ise bu oran yüzde 14 olarak uygulanacak. Böylece ihracatçılara önemli bir vergi avantajı sağlanması hedefleniyor. Varlık barışına yeni düzenleme Teklifle, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye ekonomisine kazandırılmasının önü açılıyor. Belirli şartların sağlanması halinde bu varlıklara uygulanan vergi oranı yüzde 0’a kadar indirilebilecek. Ayrıca bildirilen varlıklar için vergi incelemesi yapılmaması da güvence altına alınacak. Borçlara 72 ay taksit imkânı Kamu alacaklarının tahsilinde kolaylık sağlanması amacıyla, vergi ve diğer kamu borçlarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılıyor. Teminat aranmaksızın taksitlendirilebilecek borç tutarı da 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltiliyor. Yurt dışı kazançlara uzun süreli muafiyet Düzenleme kapsamında, son üç yılda Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak. Veraset yoluyla gerçekleşen mal intikallerinde ise vergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak. Teknoloji ve girişimcilere destek Teknogirişim şirketlerinde çalışanlara verilen pay senetlerindeki vergi istisnası genişletiliyor. İstisna sınırı iki katına çıkarılırken, elde tutma süresi de kısaltılıyor. Ayrıca “Dijital Şirket” statüsüyle yeni girişimlerin kuruluş maliyetlerinin azaltılması ve 3 yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutulması planlanıyor. İstanbul Finans Merkezi’ne yeni teşvikler İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik teşvikler de genişletiliyor. Finansal hizmet ihracatına sağlanan kurumlar vergisi indiriminin süresi 2047 yılına kadar uzatılırken, finansal faaliyet harç muafiyeti süresi 20 yıla çıkarılıyor. Ayrıca bu merkezde çalışan personele yönelik vergi istisnaları da artırılıyor.Kanun teklifinin yasalaşmasıyla birlikte, ihracatın artırılması, döviz girişinin hızlandırılması ve Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar açısından cazibe merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kocaeli’de çiftçilere sebze fidesi desteği Haber

Kocaeli’de çiftçilere sebze fidesi desteği

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi” üreticilere yüzde 75 hibeli sebze fidesi desteği sağlayacak. Proje kapsamında domates, biber, patlıcan ve salatalık fideleri çiftçilere ulaştırılacak. İşlenmeyen veya nadasa bırakılan tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması, ekilebilir alanların artırılması ve yerli üretimin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen “TAKE Projesi” ile özellikle artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünün hafifletilmesi ve üretimde sürekliliğin sağlanması hedefleniyor. Üreticiye yüzde 75 hibeli destek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle üreticiye maliyet avantajı yüzde 75 hibeli domates, biber, patlıcan ve salatalık fide desteği sayesinde çiftçiler, üretim sezonuna daha düşük maliyetle başlama imkânı bulacak. Bu destek, küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretimde kalmasını teşvik ederken, sebze üretiminde verimliliğin artmasına da katkı sağlayacak. Genç çiftçiler tarıma yönlendiriliyor Yerli üretim ve gıda arzına katkı projesi ile birlikte Kocaeli genelinde sebze üretim alanlarının genişletilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve pazara daha fazla yerli ürün sunulması hedefleniyor. Böylece hem üretici kazanacak hem de tüketici daha uygun fiyatlarla sebzeye ulaşabilecek. Kırsalda kalkınma hedefi “TAKE Projesi”, yalnızca üretimi artırmayı değil, aynı zamanda kırsalda gelir seviyesini yükseltmeyi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor. Genç çiftçilerin tarıma yönlendirilmesi ve kırsal nüfusun yerinde kalkınması da projenin önemli kazanımları arasında yer alıyor. Son başvuru tarihi 15 Nisan Destekten yararlanmak isteyen üreticiler, 2026 yılına ait ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) belgeleri ile birlikte 15 Nisan tarihine kadar mesai saatleri içinde ilçe tarım ve orman müdürlüklerine başvuruda bulunabilecek.

Dev satış kararı: Türkiye’nin dev markası el değiştiriyor Haber

Dev satış kararı: Türkiye’nin dev markası el değiştiriyor

Türkiye’de ekonomi gündemini yakından ilgilendiren önemli bir satış kararı açıklandı. Büyük bir markanın geleceğiyle ilgili süreç resmen başlarken, detaylar dikkat çekti. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Hazine mülkiyetinde bulunan yüzde 100 oranındaki İstikbal Mobilya hisselerini satışa çıkardı. Satışa ilişkin ihale ilanı Resmi Gazete’de yayımlanarak süreç resmen başlatıldı. Milyarlarca liralık ihale süreci başladı İhale kapsamında belirlenen muhammen bedel 16 milyar 500 milyon lira olarak açıklanırken, katılım teminatı 825 milyon lira, şartname bedeli ise 300 bin lira olarak duyuruldu. Bu rakamlar, satışın büyüklüğünü ve stratejik önemini ortaya koydu. Teklifler için son tarih belli oldu İhaleye katılmak isteyen yatırımcıların tekliflerini kapalı zarf yöntemiyle 11 Mayıs 2026 saat 16.30’a kadar TMSF’ye iletmesi gerekiyor. Belirtilen saatten sonra yapılacak başvuruların kabul edilmeyeceği açıklandı. İhale iki aşamalı yapılacak Satış süreci 12 Mayıs 2026 saat 10.00’da gerçekleştirilecek ihale ile devam edecek. İlk aşamada kapalı zarflar açılacak, ardından açık artırma sürecine geçilecek. Bu yöntemle en yüksek teklifin belirlenmesi hedefleniyor. Türkiye toplumunda sanayi ve üretim alanında önemli bir yere sahip olan markanın el değiştirme süreci, ekonomi çevreleri ve yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Asya yükseliyor, Avrupa duraklıyor mu? Hidayet Muslu’dan çarpıcı analiz Haber

Asya yükseliyor, Avrupa duraklıyor mu? Hidayet Muslu’dan çarpıcı analiz

Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in sorularını yanıtlayan Türkiye Ziraatçiler Derneği Genel Başkanı Hidayet Muslu, küresel güç dengelerinin Asya lehine değiştiğini belirtti. Muslu, özellikle son yıllarda bilimsel üretim, patent sayıları ve nüfus avantajı üzerinden Asya’nın öne çıktığını ifade ederken, Türkiye’nin üretim ve eğitim politikalarını yeniden yapılandırması gerektiğine dikkat çekti. Asya bilimsel patlama yaşıyor, patent üretiminde zirveye çıktı Muslu, son 20 yılda özellikle Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya’nın bilimsel üretimde büyük bir sıçrama yaptığını söyledi. 2024 ve 2025 verilerine dikkat çeken Muslu, dünya patent üretiminin yaklaşık yüzde 90’ının Asya tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Avrupa’nın bu alanda ciddi bir gerileme yaşadığını belirten Muslu, bu tabloyu “somut bir bilimsel güç kayması” olarak değerlendirdi. Avrupa’nın zenginliği durağanlığa dönüştü Muslu’ya göre Avrupa, son 300 yılda ekonomik ve kültürel açıdan dünyaya yön veren bir merkezdi. Ancak zamanla elde edilen refahın toplumlarda durağanlığa yol açtığını belirtti. Nüfus artışının sınırlı olması, nitelikli iş gücü kaybı ve üretim dinamiklerinin zayıflaması Avrupa’nın rekabet gücünü düşüren başlıca faktörler arasında gösterildi. Asya’nın avantajı: Nüfus, eğitim ve planlı üretim Asya’nın yükselişinde en önemli etkenlerden birinin nüfus gücü olduğunu vurgulayan Muslu, dünya nüfusunun büyük bölümünün bu kıtada yaşadığını hatırlattı. Bu durumun hem iç pazar hem de üretim gücü açısından büyük avantaj sağladığını ifade etti. Ayrıca Asya’nın ekip çalışmasına dayalı mühendislik anlayışı ve ihtiyaç odaklı eğitim modeliyle fark yarattığını dile getirdi. Türkiye köprü ülke ama yönünü yeniden tanımlamalı Türkiye’nin coğrafi ve doğal kaynaklar açısından büyük avantajlara sahip olduğunu belirten Muslu, buna rağmen ekonomik ve kültürel ilişkilerde ağırlığın Avrupa’ya yöneldiğini söyledi. Türkiye’nin hem Asya hem Avrupa ile dengeli ilişkiler kurarak stratejik konumunu daha etkin kullanması gerektiğini vurguladı. “Türkiye üretim toplumundan tüketim toplumuna kaydı” Muslu, Türkiye’de üretim yerine tüketim odaklı bir yapının öne çıktığını belirterek, bunun en somut örneklerinden birinin tarım ürünlerindeki fiyat farkları olduğunu söyledi. Antalya’da 4 liraya alınan bir ürünün İstanbul’da 44 liraya ulaşmasının, planlama ve lojistik sorunlarını ortaya koyduğunu ifade etti. Çözüm: Eğitim, planlama ve üretim odaklı dönüşüm Türkiye’nin yeniden üretim toplumu haline gelmesi için eğitimin baştan aşağı yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Muslu, eğitim sisteminin doğrudan üretim ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Doğal kaynakların doğru kullanımı, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve merkezi planlama anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gençler için kritik uyarı: “Hayaller üretimle buluşmalı” Muslu, gençlerin geleceğinin eğitim ve üretim politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek, tarım ve üretim alanlarının yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini söyledi. “Bir genç ‘toprakla üretim yaparak mutlu olacağım’ diyorsa, o toplumun geleceği güçlüdür” diyen Muslu, gençlerin hayallerinin doğru politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petrolde alarm zilleri: Yeni tahminler piyasayı sarstı Haber

Petrolde alarm zilleri: Yeni tahminler piyasayı sarstı

Orta Doğu’da artan gerilim ve enerji koridorlarında yaşanan aksamalar, küresel petrol piyasasını doğrudan etkiliyor. 23 Mart 2026 itibarıyla yayımlanan analizlere göre, Hürmüz Boğazı’ndaki akışın sekteye uğramasıyla birlikte petrol fiyatları 100 doların üzerine çıktı. Bu gelişmeler üzerine uluslararası finans kuruluşları 2026 yılına ilişkin fiyat tahminlerini yukarı yönlü güncelledi. ABD merkezli Goldman Sachs, Brent petrol için 2026 tahminini 85 dolar seviyesine, WTI petrol için ise 79 dolar seviyesine yükseltti. Bankanın önceki öngörülerine kıyasla yapılan bu artış, piyasalarda risk algısının büyüdüğünü ortaya koydu. Güncel işlemlerde Brent petrolün 112 dolar seviyelerinde seyrettiği belirtiliyor. Arz şoku uyarısı yapıldı Analistler, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli bir kesintinin küresel ölçekte ciddi bir arz krizi yaratabileceğine dikkat çekiyor. Bu senaryoya göre günlük 17 milyon varile kadar ulaşabilecek bir kayıp ihtimali, enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabilir. Uzman değerlendirmelerinde, böyle bir kesintinin toplamda yüz milyonlarca varillik arz kaybı anlamına gelebileceği ifade ediliyor. Fiyatlar için yeni senaryolar gündemde Piyasa uzmanları, mevcut koşulların devam etmesi halinde Brent petrol fiyatlarının 130 dolar seviyesine kadar yükselebileceğini belirtiyor. Bu seviyeler, son yılların en yüksek değerleri arasında gösteriliyor. Jeopolitik risklerin artması, enerji altyapılarına yönelik tehditler ve üretim bölgelerindeki yoğunlaşma, fiyat tahminlerinde yukarı yönlü revizyonların temel nedenleri arasında yer alıyor. Akaryakıt fiyatlarına yansıma sürüyor Küresel piyasalarda yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına da doğrudan etki ediyor. Döviz kurlarındaki dalgalanmayla birlikte pompa fiyatlarında artış eğilimi sürerken, motorin fiyatlarına yeni bir zam beklentisi oluştu. Sektör kaynaklarına göre önümüzdeki günlerde motorin grubunda yeni bir fiyat artışı gündeme gelebilir. Bu durumun gerçekleşmesi halinde, akaryakıt maliyetlerinin yurttaşlar üzerindeki etkisinin daha da artması bekleniyor. Enerji piyasalarındaki bu hareketlilik, yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel ekonomi ve günlük yaşamı doğrudan etkilemeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dev satış gündemde: Türkiye’nin ünlü markaları el değiştiriyor Haber

Dev satış gündemde: Türkiye’nin ünlü markaları el değiştiriyor

Eczacıbaşı Holding, bünyesinde Selpak ve Solo markalarını barındıran Sanipak’ın tamamının satışı için anlaşmaya vardı. 23 Mart 2026 itibarıyla Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin Malezya merkezli Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri planlanıyor. Anlaşmanın 20 Mart tarihinde imzalandığı belirtilirken, Sanipak için yaklaşık 600 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden mutabakata varıldığı bildirildi. Satış bedelinin ise kapanış aşamasında finansal borç, nakit ve işletme sermayesi gibi kalemlere göre netleşeceği ifade edildi. Süreç onaylara bağlı Pay devir işleminin tamamlanması için hem yurt içi hem de yurt dışındaki rekabet otoritelerinden gerekli izinlerin alınması gerekiyor. Yetkililer, sürecin bu onayların ardından tamamlanacağını belirtti. Anlaşma kapsamında Sanipak’ın tüm hisselerinin alıcı şirkete devredileceği kaydedildi. Küresel oyuncuya devir Açıklamada, Sanipak’ın selüloz ve kağıt üretimi alanında faaliyet gösteren uluslararası bir gruba devredileceği vurgulandı. Bu gelişmenin, sektör dengeleri açısından önemli bir değişime işaret edebileceği değerlendiriliyor. Selpak ve Solo gibi Türkiye’de yaygın kullanıma sahip markaların el değiştirmesi, hem tüketici tarafında hem de sektörde dikkatle takip ediliyor. Ekonomik etkileri merak ediliyor Uzmanlar, satışın yalnızca şirketler arası bir devir olmanın ötesinde, Türkiye’deki temizlik ve kağıt ürünleri pazarında yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğine işaret ediyor. Sürecin tamamlanmasının ardından üretim, fiyat politikaları ve marka stratejilerinde nasıl bir değişim yaşanacağı ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.