SON DAKİKA

#Üretim

HABER DEĞER - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kooperatiflerden dev büyüme: 5 ayda 47 milyon dolar Haber

Kooperatiflerden dev büyüme: 5 ayda 47 milyon dolar

"6 Temmuz Uluslararası Kooperatifler Günü" öncesinde açıklanan verilere göre, bu yılın ilk beş ayında 73 kooperatif, toplam 47 milyon dolarlık ihracata imza atarak ülke ekonomisine önemli bir döviz girdisi sağladı. Stratejik adımlarla kooperatifçilik ekosistemi güçleniyor Türkiye'de kooperatifçilik sektörünü daha etkin, rekabetçi ve sürdürülebilir kılmak adına yürütülen stratejiler meyvelerini veriyor. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan "2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı", sektörün kurumsal ve mali kapasitesinin artırılmasını ve dijital dönüşümün hızlandırılmasını temel hedef olarak belirliyor. Bu plan sayesinde, üreticilerin düşük maliyetle üretim yapabilmeleri ve ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırabilmeleri için sağlam bir ekosistem oluşturulması amaçlanıyor. KOOP-DES ile destekler bir milyon liraya yükseldi Kooperatifleri üretim ve istihdam noktasında destekleyen KOOP-DES programı kapsamında 2020-2025 yılları arasında 848 kooperatifin 907 projesine toplam 151,5 milyon liralık hibe desteği sağlandı. Üretimi ve kadın girişimciliğini teşvik etmek amacıyla bu yıl destek limitlerinde önemli bir artışa gidildi. Makine, ekipman ve kreş/bakımevi gibi tesislerin demirbaş alımlarına yönelik destek üst limiti 400 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıldı. Sergi ve fuar katılımları için destek üst limiti 60 bin liradan 150 bin liraya yükseltildi. Nitelikli personel istihdamı için verilen yıllık destek miktarı, bir personel için 420 bin liraya, iki personel için toplamda 840 bin liraya ulaştı. Dış ticarette rekor yükseliş: 73 kooperatif sınırları aştı Küçük üreticilerin bir araya gelerek güç birliği yapması, dış ticaret rakamlarına da net bir şekilde yansıyor. 2019 yılında sadece 12 kooperatif ihracat yapabilirken, bu sayı 2025 yılında 55'e yükseldi. 2026 yılının sadece ilk beş aylık döneminde ise 73 kooperatifin ihracat yapar hale gelmesi, sektördeki ihracat potansiyelinin ne denli hızlı geliştiğini kanıtlıyor. Toplam ihracat tutarının 2019'da 61,2 milyon dolar seviyesinden, geçen yıl 96,2 milyon dolara çıkması, kooperatiflerin Türkiye'nin dış satım stratejisinde vazgeçilmez bir oyuncu haline geldiğini gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk, güçlü duygusal bağlar üzerine inşa edilmiştir" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk, güçlü duygusal bağlar üzerine inşa edilmiştir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla gerçekleşen forumda, ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılması ve yatırım ortaklıklarının derinleştirilmesi hedefleri öne çıktı. "Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ve Pakistan arasındaki dostluğun tarihsel ve duygusal bağlara dayandığını belirterek, bu kardeşliği ticaret, yatırım, teknoloji ve üretim alanlarına taşıma çağrısında bulundu. Yılmaz, "Kardeşliğimizi fabrikalara, lojistik koridorlarına, teknoloji ortaklıklarına, ortak girişimlere, ihracat platformlarına ve istihdam fırsatlarına dönüştürelim. Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim" ifadelerini kullandı. 5 Milyar Dolarlık ticaret hedefi Yılmaz ve Şerif tarafından mutabık kalınan 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin mevcut 1,2 milyar dolarlık seviyeden çok daha yüksek bir potansiyeli temsil ettiğine vurgu yapıldı. Yılmaz, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve müteahhitlik tecrübesi ile Pakistan’ın genç nüfusu ve reform odaklı ekonomi yaklaşımının, iki ülkeye eşsiz avantajlar sunduğunu belirtti. Ayrıca, "Dünyada reformcu ve yenilikçi olabilen çok fazla ülke yok, Sayın Şahbaz Şerif bunu gerçekleştiriyor" diyerek Pakistan'daki ekonomik dönüşüme dikkat çekti. Yatırımda somut sdımlar: Karaçi Sanayi Parkı Forumun en dikkat çeken gelişmelerinden biri, Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edilmesi önerisi oldu. Bu girişimin ekonomik ortaklığa stratejik bir boyut kazandıracağı ifade edildi. Yılmaz, "Bu çok kıymetli bir model. Bu değerli girişim için Başbakan Şahbaz Şerif'i özellikle tebrik etmek istiyorum" diyerek, projenin yatırımcılara öngörülebilir bir üretim ve lojistik üssü sunacağını belirtti. Türkiye’nin Pakistan’daki doğrudan yatırımları halihazırda 2 milyar doları aşmış durumda. Ticaret Bakanı Bolat: "Türkiye 400 milyar dolarlık rekor ihracat seviyesine ulaştı" Foruma katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ekonomik ilişkilerin ticaretle sınırlı kalmayıp enerji, dijital ekonomi ve savunma sanayii gibi alanlarda çeşitlendiğini belirtti. Bakan Bolat ayrıca Türkiye’nin ekonomik verilerine değinerek: "Hizmet ihracatının da dikkate alınmasıyla Türkiye'nin ilk kez 400 milyar dolarlık rekor ihracat seviyesine ulaştığını" ifade etti. Son 23 yılda kişi başına düşen milli gelirin 6 kat artarak 18 bin dolar seviyesine yükseldiğini belirtti. İşbirliği için stratejik alanlar Forumda, iki ülkenin ortak üretim ve yatırım gerçekleştirebileceği başlıca alanlar otomotiv ve yan sanayi, tarım ve gıda işleme teknolojileri, sağlık teknolojileri ve tıbbi cihazlar, yenilenebilir enerji ve yeşil teknolojiler ve savunma sanayii ile film ve televizyon yapımcılığını içeriyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, hükümetlerin yatırımcıların önünü açmak için "her türlü adımı atmaya hazır" olduklarını belirterek; Orta Koridor, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kalkınma Yolu projelerinin birbirini tamamlayıcı bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi net mesaj: "Türkiye stratejik taşeron değildir" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi net mesaj: "Türkiye stratejik taşeron değildir"

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin küresel güç rekabetinde pasif bir konumda olmaması gerektiğini belirterek, "Türkiye hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacak, hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır" dedi. "NATO'nun ileri karakolu değiliz" Türkiye’nin NATO bünyesindeki konumunu değerlendiren Kılıçdaroğlu, dış politikada ideolojilerden ziyade ulusal çıkarların ve devlet aklının esas alınması gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Avrupa güvenliğinin bir parçası olduğunu ancak Avrupa'nın dış çeperinde bekletilen bir statüde olamayacağını ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye bu masaya kimseden onay almak için değil, kendi tarihinden, coğrafyasından, millet aklından, millet iradesinden ve Cumhuriyetin bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturmaktadır. CHP olarak bakışımız açıktır, Türkiye NATO ülkesidir ancak NATO'nun ileri karakolu değildir." "Dış politika kişisel ilişkilere teslim edilemez" Dış politikanın günlük pazarlıklarla yürütülemeyeceğini savunan CHP Genel Başkanı, kurumların önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye kurumsaldır çünkü dış politikayı kişisel lider ilişkileriyle değil, günlük pazarlıklarla değil, politika hesaplarına teslim ederek değil, kurumsal yapısıyla oluşturur dış politikasını." Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin jeopolitik değerinin ancak üretim ve hukukla taçlandırıldığında bir anlam ifade edeceğini ise şu sözlerle vurguladı: "Türkiye'nin jeopolitik değeri büyüktür, fakat bir ülkenin jeopolitik değeri sürekli başkalarına hatırlatılarak verilmez. Türkiye kurumlarıyla, ekonomisiyle, hukukuyla, üretimiyle, diplomasisiyle ve toplumsal bütünlüğüyle büyür ve saygınlık kazanır." Cumhuriyetçi stratejik özerklik Ankara Zirvesi'ni bir "iktidar başarısı" veya "lider fotoğrafı" olarak görmediğini belirten Kılıçdaroğlu, asıl meselenin Türkiye'nin bağımsız karar alanını güçlendirmek olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu bu yaklaşımını şu şekilde tanımladı: "Mesele bir iktidar başarısı ya da bir lider fotoğrafı değildir. Mesele Türkiye'nin büyük güç rekabetinde, kendisine verilen rolü mü kabul edeceği, yoksa kendi bağımsız karar alanını mı güçlendireceği meseledir. Bu tarafsızlık değildir, bunun adı; Cumhuriyetçi stratejik özekliktir." Açıklamalarına 2 Temmuz Sivas ve Başbağlar katliamlarının derin acısını anımsatarak başlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin güvenliğinin bölünemez olduğunu belirterek zirveye dair CHP'nin "bağımsız, kurumsal ve üretken" bir dış politika çizgisi izlediğini yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Yumaklı'dan çay üreticisine destek ödemesi Haber

Bakan Yumaklı'dan çay üreticisine destek ödemesi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilerin finansal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanan destek paketinin hesaplara yatırıldığını resmen duyurdu. 2,6 milyar lirayı aşan dev destek Bakan Yumaklı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada sektördeki üreticilerin emeğinin karşılığını alabilmesi adına Bakanlık olarak titiz bir çalışma yürüttüklerini vurguladı. Sosyal medya hesabı üzerinden çiftçilere seslenen Bakan Yumaklı, "Çay üreticilerimizin beklediği desteği hesaplara aktardık. Toplam 2 milyar 677 milyon lira tutarındaki tarımsal destek ödemesi çiftçilerimize hayırlı, bereketli olsun" ifadelerini kullanarak üreticilere olan desteğin devam edeceğinin mesajını verdi. Üretimde sürdürülebilirlik öncelikli hedef Bakanlık tarafından sağlanan bu kapsamlı finansman desteği, tarımsal üretimin çarklarının dönmeye devam etmesi adına stratejik bir öneme sahip. Özellikle gübre, mazot ve işçilik gibi kalemlerde yaşanan girdi maliyetlerindeki artışlar karşısında zorlanan üreticilerin üzerindeki finansal baskıyı hafifletmeyi amaçlayan bu ödemeler, aynı zamanda sektörün sürdürülebilirliğini de güvence altına almayı hedefliyor. Tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamak ve üreticinin emeğini korumak adına atılan bu adımlar, çay hasadı döneminde üreticilere nefes aldıracak. Bakanlık yetkilileri, üreticilerin üretim faaliyetlerine doğrudan katkı sağlayacak bu tür destek mekanizmalarının, tarımsal verimliliği artırmak ve çiftçinin refah seviyesini korumak için önümüzdeki dönemde de farklı sektörlere yaygınlaştırılarak devam edeceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Faizin olduğu yerde bereket olmaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Faizin olduğu yerde bereket olmaz"

"Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz" Küresel ekonominin mevcut durumuna dair endişelerini paylaşan Erdoğan, küresel borçluluk seviyesinin 350 trilyon dolara ulaştığını ve mevcut sistemin krizleri çözmekte yetersiz kaldığını belirterek, "Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi, 2008 krizi sonrasında krizin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih etmiştir." "Faizin olduğu yerde bereket olmaz" Ekonomide bereket kavramının önemine değinen Cumhurbaşkanı, faizin toplum ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine şu sözlerle vurgu yaptı: "Bizde bereket diye bir kavram vardır. Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi; 1 liralık kazanç, 2 liralık kazançtan üstündür. Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kâr düşüncesinin olduğu yerde bereket kendisine yer bulamaz." İslam ekonomisi ve yeni finansal stratejiler Küresel krizlerin aşılması için adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerinin merkeze alınması gerektiğini belirten Erdoğan, katılım bankacılığına dair önemli adımları da paylaştı: "Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacaktır. Bu 3 katılım bankasının güçlerini birleştirmesiyle ortaya güçlü bir sinerji ortaya çıkacak. Emlak Katılım'ı da halka arz etmeyi planlıyoruz." Bölgesel krizlere dikkat çekti Konuşmasında Orta Doğu ve çevresindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, İsrail’in bölgedeki politikalarının ve İran merkezli gerilimin küresel istikrarı tehdit ettiğini belirtti: "Siyonist katliam şebekesi pervasızca yürüttüğü işgal ve istila politikasını Lübnan’ın güneyinden Beyrut’un içlerine doğru günden güne genişletiyor. İran merkezli savaş, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte yalnızca Körfez’deki kardeş ülkelerimizi değil tüm dünyayı olumsuz etkiliyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Otomotiv devinden veda kararı: Üretim faaliyetleri durduruluyor Haber

Otomotiv devinden veda kararı: Üretim faaliyetleri durduruluyor

Otomotiv güvenlik sistemlerinde dünya lideri konumunda bulunan Autoliv, Avrupa ve Orta Doğu (EMEA) bölgesindeki üretim ağını optimize etme stratejisi kapsamında Türkiye’deki operasyonlarını yeniden yapılandırıyor. Şirketten yapılan resmi açıklamaya göre, ülkemizdeki tesislerde yürütülen direksiyon simidi, hava yastığı ve emniyet kemeri üretim faaliyetleri tamamen durdurularak bölgedeki diğer fabrikalara kaydırılacak. Üretim 2028 yılına kadar kademeli sonlanacak Şirket yönetimi, fabrikaların kapısına kilit vurulması sürecinin bir anda gerçekleşmeyeceğini, üretim hacminin aşamalı olarak azaltılacağını bildirdi. Açıklanan takvime göre, Türkiye’deki üretim operasyonlarının tamamen sona ermesinin 2028 yılının ilk yarısını bulması öngörülüyor. Autoliv, üretim tesislerini kapatsa da Türkiye pazarından tamamen çekilmeyecek; müşteri ilişkilerini yönetmek adına satış ve teknik destek birimlerini ülkede tutmaya devam edecek. Yeniden yapılanmanın faturası 142 milyon dolar Mali tablolara yansıyacak operasyonun detaylarını da paylaşan Autoliv, bu geniş çaplı yeniden yapılandırma süreci için yaklaşık 142 milyon dolarlık bir kaynak ayırdığını duyurdu. Bu tutarın 129 milyon dolarlık kısmının nakit çıkışı şeklinde gerçekleşmesi beklenirken, harcamaların büyük bir bölümünü çalışanların kıdem tazminatları ve süreci yönetme maliyetleri oluşturuyor. Şirket, tazminat hesaplamalarında dolar kurunu ortalama 53 TL seviyesinde baz aldığını açıkladı. Sektörel dönüşüm ve kapasite yönetimi Kararın arkasında yatan temel nedenin, küresel otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşüm ve EMEA bölgesindeki kapasite fazlasını eritme stratejisi olduğu ifade ediliyor. Türkiye’de yaklaşık 2 bin 200 kişinin işsiz kalmasına yol açacak olan bu karar, yan sanayi ve lojistik ağları da dahil edildiğinde otomotiv tedarik zinciri üzerinde geniş bir etki alanı oluşturacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekonomide yeni paket! TBMM’ye dikkat çeken düzenlemeler sunuldu Haber

Ekonomide yeni paket! TBMM’ye dikkat çeken düzenlemeler sunuldu

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, ekonomiye yönelik düzenlemeleri içeren 15 maddelik kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu açıkladı. Teklifte, üretim ve ihracatın desteklenmesinden yatırım teşviklerine kadar birçok başlıkta önemli değişiklikler öngörülüyor. Düzenlemeye göre, imal ettiği ürünleri doğrudan ihraç eden firmalar için kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a indirilecek. Diğer ihracatçı kurumlar için ise bu oran yüzde 14 olarak uygulanacak. Böylece ihracatçılara önemli bir vergi avantajı sağlanması hedefleniyor. Varlık barışına yeni düzenleme Teklifle, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye ekonomisine kazandırılmasının önü açılıyor. Belirli şartların sağlanması halinde bu varlıklara uygulanan vergi oranı yüzde 0’a kadar indirilebilecek. Ayrıca bildirilen varlıklar için vergi incelemesi yapılmaması da güvence altına alınacak. Borçlara 72 ay taksit imkânı Kamu alacaklarının tahsilinde kolaylık sağlanması amacıyla, vergi ve diğer kamu borçlarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılıyor. Teminat aranmaksızın taksitlendirilebilecek borç tutarı da 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltiliyor. Yurt dışı kazançlara uzun süreli muafiyet Düzenleme kapsamında, son üç yılda Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak. Veraset yoluyla gerçekleşen mal intikallerinde ise vergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak. Teknoloji ve girişimcilere destek Teknogirişim şirketlerinde çalışanlara verilen pay senetlerindeki vergi istisnası genişletiliyor. İstisna sınırı iki katına çıkarılırken, elde tutma süresi de kısaltılıyor. Ayrıca “Dijital Şirket” statüsüyle yeni girişimlerin kuruluş maliyetlerinin azaltılması ve 3 yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutulması planlanıyor. İstanbul Finans Merkezi’ne yeni teşvikler İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik teşvikler de genişletiliyor. Finansal hizmet ihracatına sağlanan kurumlar vergisi indiriminin süresi 2047 yılına kadar uzatılırken, finansal faaliyet harç muafiyeti süresi 20 yıla çıkarılıyor. Ayrıca bu merkezde çalışan personele yönelik vergi istisnaları da artırılıyor.Kanun teklifinin yasalaşmasıyla birlikte, ihracatın artırılması, döviz girişinin hızlandırılması ve Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar açısından cazibe merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kocaeli’de çiftçilere sebze fidesi desteği Haber

Kocaeli’de çiftçilere sebze fidesi desteği

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi” üreticilere yüzde 75 hibeli sebze fidesi desteği sağlayacak. Proje kapsamında domates, biber, patlıcan ve salatalık fideleri çiftçilere ulaştırılacak. İşlenmeyen veya nadasa bırakılan tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması, ekilebilir alanların artırılması ve yerli üretimin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen “TAKE Projesi” ile özellikle artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünün hafifletilmesi ve üretimde sürekliliğin sağlanması hedefleniyor. Üreticiye yüzde 75 hibeli destek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle üreticiye maliyet avantajı yüzde 75 hibeli domates, biber, patlıcan ve salatalık fide desteği sayesinde çiftçiler, üretim sezonuna daha düşük maliyetle başlama imkânı bulacak. Bu destek, küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretimde kalmasını teşvik ederken, sebze üretiminde verimliliğin artmasına da katkı sağlayacak. Genç çiftçiler tarıma yönlendiriliyor Yerli üretim ve gıda arzına katkı projesi ile birlikte Kocaeli genelinde sebze üretim alanlarının genişletilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve pazara daha fazla yerli ürün sunulması hedefleniyor. Böylece hem üretici kazanacak hem de tüketici daha uygun fiyatlarla sebzeye ulaşabilecek. Kırsalda kalkınma hedefi “TAKE Projesi”, yalnızca üretimi artırmayı değil, aynı zamanda kırsalda gelir seviyesini yükseltmeyi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor. Genç çiftçilerin tarıma yönlendirilmesi ve kırsal nüfusun yerinde kalkınması da projenin önemli kazanımları arasında yer alıyor. Son başvuru tarihi 15 Nisan Destekten yararlanmak isteyen üreticiler, 2026 yılına ait ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) belgeleri ile birlikte 15 Nisan tarihine kadar mesai saatleri içinde ilçe tarım ve orman müdürlüklerine başvuruda bulunabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.