SON DAKİKA

#Usulsüzlük Iddiaları

HABER DEĞER - Usulsüzlük Iddiaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Usulsüzlük Iddiaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YÖK'ten 23 vakıf üniversitesine fahiş  zam incelemesi Haber

YÖK'ten 23 vakıf üniversitesine fahiş zam incelemesi

Yasal sınır ve usulsüzlük iddiaları Yükseköğretim Kurulu (YÖK), vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrenim ücretleri ve zam oranlarına ilişkin kuralların 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 9’uncu maddesi doğrultusunda yayımlanan usul ve esaslarla belirlendiğini hatırlattı. Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 8 Temmuz 2026 tarihli kararıyla, 2026-2027 akademik yılında vakıf üniversitelerinin hazırlık ve birinci sınıf dışındaki ara sınıflarında öğrenim gören öğrenciler için uygulanacak ücret artışının yüzde 25’i geçmemesi kararlaştırılmıştı. Son dönemde YÖK Başkanlığına ulaşan ihbar ve şikayetlerde, bazı vakıf üniversitelerinin bu sınırın üzerinde fiyat artışı yaptığı iddialarının yer alması üzerine harekete geçildi. Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından toplam 23 vakıf yükseköğretim kurumu hakkında inceleme başlatıldığı bildirildi. İnceleme sürecinde üniversitelerin yeni akademik yıl için belirlediği ücretlerin ve öğrencilere yansıtılan artışların ilgili mevzuata uygunluğu detaylı bir şekilde değerlendirilecek. Tek ders ve vade farkı düzenlemeleri de denetlenecek YÖK'ün daha önce hayata geçirdiği düzenlemelerde yalnızca ara sınıf ücretlerine getirilen yüzde 25 sınırı değil, öğrencilerin mağduriyet yaşadığı diğer kalemler de güvence altına alınmıştı. Yürütülen incelemede vakıf üniversitelerinin yalnızca zam sınırına uyup uymadığı değil, öğrencilerin mağduriyet yaşadığı diğer usulsüzlükler de denetlenecek. Bu kapsamda tek dersi kalan öğrencilerden tam dönem öğrenim ücreti talep edilip edilmediği, kayıt döneminde açıkça ilan edilmeyen ilave ücretlerin öğrencilere yansıtılıp yansıtılmadığı ve öğrenim ücretinin 9 aya kadar taksitli ödenmesinde vade farkı uygulanıp uygulanmadığı titizlikle incelenecek. YÖK, öğrenci aleyhine sonuç doğurduğu tespit edilen tüm başvuru ve şikayetlerin günlük olarak ve ivedilikle inceleneceğini daha önce duyurmuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet Tiyatroları’nın harcamaları yüzde 115 arttı Haber

Devlet Tiyatroları’nın harcamaları yüzde 115 arttı

“Lale Devri bitti” demişti, harcamalar katlandı 11 Ağustos 2023’te Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak atanan Tamer Karadağlı, göreve geldiğinde yaptığı “Lale Devri bitti. Çalışmayacaksanız istifa edin” açıklamasıyla büyük yankı uyandırmıştı. Ancak Sayıştay denetimlerine yansıyan veriler, Karadağlı döneminde temsil ve tanıtım harcamalarının rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor. BirGün’ün incelediği raporlara göre, Devlet Tiyatroları’nın temsil ve tanıtma giderleri son üç yılda dramatik biçimde arttı: 2022: 3 milyon 304 bin TL 2023: 6 milyon 477 bin TL 2024: 13 milyon 354 bin TL Böylece 2023–2024 arasında yüzde 115’lik bir artış yaşandı. “Tamer Karadağlı, ‘tasarruf dönemi’ dedi ama rakamlar tam tersini söylüyor.” — BirGün araştırma notu Sayıştay raporlarında usulsüzlük iddiaları Devlet Tiyatroları’na ilişkin Sayıştay denetim raporları, Karadağlı döneminde yalnızca harcamaların değil, idari uygulamaların da tartışmalı hale geldiğini ortaya koydu. Raporda, mevzuata aykırı ihaleler ve usulsüz atamalar tespit edildi. Kurumun 2024 bütçesinden “hediye amaçlı alımlar” için 1 milyon 75 bin TL harcandığı belirtildi. Sanat camiası, bu kalemin kamu kaynaklarının “şeffaflıktan uzak biçimde” kullanıldığını savunuyor. “Tasarruf çağrılarının yapıldığı bir dönemde milyonluk hediyeler dağıtmak kamusal etikle bağdaşmaz.” — Bir sanatçı sendikası temsilcisi Sanat çevrelerinden tepki: “Gerileme dönemi yaşanıyor” Birçok tiyatrocu, Karadağlı’nın yönetim anlayışını “otoriter ve popülist” olarak nitelendiriyor. Oyuncu Erdal Beşikçioğlu, daha önce yaptığı açıklamada Devlet Tiyatroları’nın “gerileme dönemi yaşadığını” söylemişti. “Devlet Tiyatroları, sanatı değil yöneticinin imajını büyütme aracı haline getiriliyor.” — Erdal Beşikçioğlu Karadağlı’nın atanması da ilk günden itibaren liyakat tartışmalarına yol açmıştı. Zira Karadağlı, geçmişte Devlet Tiyatrosu sanatçı kadro sınavını kazanamamış, buna rağmen Genel Müdürlük görevine getirilmişti. Tanıtım ve gösteri giderlerinde artışın perde arkası Kültür çevreleri, temsil ve tanıtım giderlerindeki artışın “kurumsal şeffaflık eksikliğinden” kaynaklandığını savunuyor. Bazı uzmanlar, artan giderlerin bir kısmının Kıbrıs ve yurt dışı turnelerine, bir kısmının da medya tanıtım projelerine aktarıldığını iddia ediyor. Tamer Karadağlı ise daha önceki açıklamalarında eleştirileri reddederek, “Devlet Tiyatroları halka açıldı, seyirci rekoru kırıyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Ancak kültür sanat alanında faaliyet gösteren dernekler, bu yaklaşımın “sayısal büyümeyi kalite yerine koyduğunu” belirtiyor. Sanatın değil siyasetin sahnesi mi? Devlet Tiyatroları’ndaki bu harcama artışı, kamu kaynaklarının sanat yerine “gösteri ve propaganda” amacıyla kullanıldığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi. Kültür politikaları uzmanlarına göre, kurumun “bağımsız sanat üretiminden uzaklaştığı” ve “iktidarın kültürel vitrinine dönüştüğü” görüşü yaygınlaşıyor. “Sorun sadece paranın nereye harcandığı değil, sanatın kim için yapıldığıdır.” — Bir tiyatro eleştirmeni “Lale Devri” bitti mi, yoksa yeniden mi başladı? Tamer Karadağlı’nın “Lale Devri bitti” çıkışı, ironik biçimde, harcamaların en fazla arttığı dönemin sloganı haline geldi. Devlet Tiyatroları’nın yalnızca sanatsal değil, mali disiplini ve kamu denetimi açısından da tartışmalı bir döneme girdiği açık. Sanat camiası şimdi şu soruyu soruyor: “Lale Devri gerçekten bitti mi, yoksa sadece sahnesi mi değişti?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.