SON DAKİKA

#Vatandaşlık

HABER DEĞER - Vatandaşlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vatandaşlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj Haber

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj

PKK lideri olarak bilinen Abdullah Öcalan tarafından paylaşıldığı belirtilen yeni mesajda silahlı mücadelenin anlamını yitirdiği, demokratik siyaset ve entegrasyon vurgusunun öne çıktığı ifadeler yer aldı. 27 Şubat 2025 çağrısına atıf yapılan metin, Türkiye toplumunda çözüm, barış ve yeni siyaset tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Silah yerine siyaset vurgusu öne çıktı Mesajda, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağı görüşü dile getirilirken, örgütsel düzeyde fesih ve silahlı mücadele stratejisinin sona erdirilmesinin zihinsel dönüşümü de içerdiği ifade edildi. Şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin mümkün olduğu savunularak yeni dönemin müzakere kapasitesini güçlendirdiği öne sürüldü. Metinde, sürece katkı sunduğu belirtilen siyasi aktörlere atıf yapılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil olmak üzere farklı kesimlerin rolünün önemli olduğu ifade edildi. Ayrıca yaşamını yitiren siyasetçi Sırrı Süreyya Önder anıldı. Birlik ve birlikte yaşam söylemi öne çıkarıldı Mesajda Türkiye toplumunun farklı kimliklerinin tarihsel olarak iç içe olduğu vurgulanarak birlikte yaşamın yeniden tartışılması gerektiği ifade edildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki metinlerde yer alan birlik vurgusuna atıf yapılırken demokratik cumhuriyet talebinin bu ruhun canlandırılması olarak tanımlandığı aktarıldı. Şiddet ve çatışma döngüsünün kırılmasının hedeflendiği belirtilen metinde, kısa vadeli siyasi hesapların sorunun çözümünü zorlaştırabileceği değerlendirmesi yer aldı. Negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş çağrısı yapılarak yeni bir siyaset döneminin kapısının aralandığı savunuldu. Demokratik entegrasyon ve hukuk tartışması Metinde demokratik toplum, uzlaşı ve entegrasyon kavramlarının yeni dönemin temel yapı taşları olduğu ifade edildi. Pozitif inşa sürecinin herhangi bir kurumu ele geçirmekten ziyade toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk almasını hedeflediği belirtilirken, devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması gerektiği vurgulandı. Demokratik entegrasyonun barış yasalarını gerektireceği ve siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları olan bir hukuk mimarisini zorunlu kılacağı ifade edildi. Güncel krizlerin önemli nedenlerinden birinin demokratik hukuk eksikliği olduğu savunularak hukuksal güvencelerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Vatandaşlık ve özgür yurttaşlık tartışması Mesajda vatandaşlık ilişkisinin etnik kimlik yerine devletle kurulan bağ üzerinden tanımlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Din, dil ve düşünce özgürlüğünü temel alan özgür yurttaşlık anlayışının savunulduğu metinde anayasal vatandaşlık kavramının kimliklerin özgürce ifade edilmesini kapsaması gerektiği belirtildi. Ayrıca kadınların demokratik entegrasyonun önemli bir itici gücü olduğu vurgulanarak aile içi şiddet, kadın cinayetleri ve ataerkil yapıya karşı mücadele başlıklarının demokratik dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Mesajın, Türkiye toplumunda çözüm, demokrasi ve birlikte yaşam tartışmalarını yeniden hızlandırması beklenirken, siyasi aktörlerden gelecek olası değerlendirmeler merakla takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaş var mı? Haber

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaş var mı?

Akalın, İsrail Ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye ve diğer ülke vatandaşlarını Meclis Gündemine taşıdı. İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile diğer ülke vatandaşlarının hukuki ve ahlaki sorumluluğunu gündeme taşıdı. Gazze Şeridi’nin uzun süredir yalnızca bombaların değil, hukukun ve insanlığın da hedef alındığı bir coğrafya hâline geldiğini ifade eden Akalın, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, sözde ateşkesten bu yana yaklaşık 600 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının ise 72 bini aştığını belirten Akalın, binlerce sivilin öldürüldüğünü, hastanelerin, okulların ve altyapının sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı. Bu tablo karşısında artık tek tek olayların değil, ortaya çıkan sonucun konuşulması gerektiğini ifade eden Akalın, yaşananların uluslararası hukuk bakımından son derece ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu vurgulayan Akalın, “Emir aldım, üniforma giydim, mecbur kaldım” gibi gerekçelerin bu suçları ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve resmî belgelere dayandığı belirtilen bilgilerin meselenin artık teorik bir tartışma olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Akalın, çok sayıda ülke vatandaşının İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde aktif görev aldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Bu kişiler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve çifte vatandaşlık taşıyanların yanı sıra Özbekistan, Kazakistan ve diğer Müslüman ülkelerden yüzlerce kişinin de yer aldığına ilişkin verilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi. Bu iddiaların görmezden gelinemeyecek bir ciddiyete ulaştığını belirten Akalın, şu sorunun kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti: “Bir devlet, kişilerin vatandaşlık bağını, uluslararası hukukun en ağır suçlarıyla ilgili ciddi şüpheler karşısında sorgulamadan sürdürebilir mi?” Bu yaklaşımın intikamcı değil, hukuk devleti olmanın zorunlu bir sonucu olduğunu vurgulayan Akalın, vatandaşlığın yalnızca bir aidiyet değil, aynı zamanda sorumluluk doğurduğunu dile getirdi. Akalın, bu sorumluluğun yalnızca Türkiye için değil, kendisini ümmet, adalet ve insanlık hakları söylemleriyle tanımlayan tüm Müslüman ülkeler için geçerli olduğunun altını çizdi. Bu aşamadan sonra sessizliğin ve tarafsızlığın hukuki ve ahlaki bir zaaf anlamına geleceğini ifade eden Akalın, söz konusu iddiaların mutlaka araştırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve gerçeklerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

İmralı’dan yeni mesaj: Kürtlerin entegrasyonu Cumhuriyet’in temel ayaklarından biri olacak Haber

İmralı’dan yeni mesaj: Kürtlerin entegrasyonu Cumhuriyet’in temel ayaklarından biri olacak

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, 16 Şubat’ta İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Yaklaşık 3 saat süren temasın ardından yapılan yazılı açıklamada, Öcalan’ın demokratik entegrasyon, özgür yurttaşlık ve yerel demokrasi başlıklarında değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı. “Süreç şiddetten demokratik siyasete geçiştir” Heyetin aktardığına göre Öcalan, geride bırakılan sürecin şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi mümkün kıldığını ifade etti. TBMM’de hazırlanan komisyon raporunun toplumsal gerçeklikle uyumlu olması gerektiğini belirten Öcalan, “Terörü tasfiye mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder” değerlendirmesinde bulundu. Silah ve şiddetin terk edildiğini, bundan sonraki sürecin demokratik siyaset zemininde ilerlemesi gerektiğini söylediği kaydedildi. Cumhuriyet ve Kürtlerin birlikteliği vurgulandı Açıklamada, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde Türkler ve Kürt yurttaşların birlikteliğinin esas alındığına dikkat çekildi. Öcalan’ın, Cumhuriyet’in “Kürtsüz inşa edilmediğini” savunduğu, sonraki hukuksal metinlerde yaşanan dışlayıcı yaklaşımların inkâr ve isyanı beslediğini ifade ettiği aktarıldı. İçinde bulunulan sürecin ise inkârı ve isyanı sona erdirme amacı taşıdığı belirtildi. “Özgür yurttaşlık etnisiteye indirgenemez” Öcalan’ın değerlendirmelerinde vatandaşlık tanımının etnisite, dil ya da inanç üzerinden değil devletle kurulan bağ üzerinden yapılması gerektiği vurgulandı. “Özgür yurttaş” kavramını tercih ettiğini belirttiği aktarılan Öcalan’ın, dinini, mezhebini ve ulusal aidiyetini özgürce ifade edebilen bir yurttaşlık anlayışını savunduğu ifade edildi. Bu çerçevede demokratik sınırlar içinde, devletin bütünlüğünü esas alan bir model önerildiği kaydedildi. Yerel demokrasi ve entegrasyon mesajı verildi Heyetin açıklamasına göre Öcalan, demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olarak yerel demokrasinin kurumsallaşması gerektiğini dile getirdi. Bu yaklaşımın ayrı bir devlet anlamına gelmediğini, demokratik yönetim ilkeleri çerçevesinde yerel yönetimlerin güçlendirilmesini ifade ettiğini söylediği aktarıldı. Kürtlerin entegrasyonunun Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacağı değerlendirmesi de açıklamada yer aldı. Güvenlik ve siyaset dengesi çağrısı yapıldı Öcalan’ın, meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını, siyasi boyutunun daha geniş olduğunu vurguladığı ifade edildi. “Her şey güvenliğe boğulmamalıdır” mesajının paylaşıldığı açıklamada, demokratik toplum ve barış sürecinin birlikte inşa edilmesi gerektiği kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Karadağ’ın vize kararı sonrası Türkler için yeni popüler rota belli oldu! Haber

Karadağ’ın vize kararı sonrası Türkler için yeni popüler rota belli oldu!

Karadağ’ın 2025 Ekim ayı itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize şartı getirmesinin ardından, Balkanlar’da vizesiz seyahat ve kolay oturum arayan Türklerin yönü Kuzey Makedonya’ya döndü. Göç, yatırım ve alternatif yaşam planları üzerine araştırma yapan birçok Türk vatandaşı, artık Üsküp, Ohrid ve Tetovo gibi şehirleri yeni merkez olarak değerlendiriyor. En dikkat çeken nokta ise 90 güne kadar vizesiz giriş, düşük yaşam maliyetleri ve şirket kurarak oturum alma kolaylığı. Neden Kuzey Makedonya? İşte cazip sebepler ???? Vizesiz giriş: Türk vatandaşları pasaportla 90 gün kalabiliyor. ???? Uygun maliyetli yaşam: Kira, market, ulaşım ve sosyal yaşam giderleri Türkiye’den düşük. ???? Kolay şirket kurma: Girişimciler 10–15 gün içinde şirket kurup oturum başvurusu yapabiliyor. ???? Avrupa’ya yakınlık: AB üyesi değil ancak Balkanlar’da stratejik konumda, Schengen’e komşu. ???? Dijital göçmen ve genç yatırımcı ilgisi: Özellikle yazılım, e-ticaret ve freelance çalışanlar ülkeye yerleşiyor. Oturum ve vatandaşlık süreçleri nasıl işliyor? Kuzey Makedonya, şirket üzerinden oturum alma sistemini kolaylaştırmış ülkelerden biri. Yabancıların ülkede yatırım yapması, istihdam yaratması ya da uzun süre kesintisiz ikamet etmesi halinde kalıcı oturum ve vatandaşlığa geçiş imkânı bulunuyor. En çok tercih edilen yollar: Şirket kurarak oturum izni Kira sözleşmesiyle ikamet başvurusu Gayrimenkul yatırımıyla oturum (belirli tutarlar sonrası mümkün) Uzun süreli yasal ikamet sonrası vatandaşlık başvurusu Karadağ neden kaybediyor, Kuzey Makedonya neden yükseliyor? Özellik Karadağ (2025 sonrası) Kuzey Makedonya Vize durumu Türkler için vize zorunlu 90 gün vizesiz Oturum alma Zorlaştı, maliyet arttı Hâlâ kolay ve hızlı Yaşam maliyeti Turistik bölgelerde yüksek Daha düşük Şirket kurma Bürokrasi ve maliyet arttı Hızlı işlem, düşük vergi Türk ilgisi Azalıyor Hızla artıyor Sonuç: Yeni Balkan trendi resmen başladı Karadağ’ın vize kararının ardından, hem kısa süreli turistik plan yapanlar hem de “yurt dışına taşınma – şirket kurma – Avrupa’ya yakın yaşama” hayali kuran Türkler için Kuzey Makedonya yeni cazibe merkezi haline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.