SON DAKİKA

#Vergi Usul

HABER DEĞER - Vergi Usul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vergi Usul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi Haber

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği geniş kapsamlı yolsuzluk davasında yargılama süreci devam ediyor. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 57’si tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı davanın 91’inci duruşmasında, sanıkların ve müdafilerinin tahliye talepleri alındı. Binlerce sayfalık iddianame ve ağır suçlama listesi İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan 11 Kasım 2025 tarihli 3 bin 809 sayfalık dev iddianamede, İmamoğlu “örgüt lideri” sıfatıyla yer almıştı. İddianamede; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi ve ele geçirilmesi, suç delillerini gizleme, rüşvet alma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ile Vergi Usul, Orman ve Maden kanunlarına muhalefet gibi çok sayıda suçlama yöneltiliyor. Bu kapsamda İmamoğlu’nun 142 ayrı eylem nedeniyle toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor. "Neden tutuklu olduğumun cevabını bulamadım" Duruşmada söz alarak savunma yapan tutuklu sanıklardan Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, hakkındaki suçlamalara tepki gösterdi. Mayısta gözaltına alındığını ve 5 aydır cezaevinde bulunduğunu belirten Karaarslan, yaşadığı hukuki belirsizliği şu sözlerle dile getirdi: "Tam 150 gündür neden tutuklu olduğumu her gece kendime soruyorum ama cevabını bulamadım." Mali işler genel müdür yardımcısı olarak temel sorumluluğunun şirketin mali disiplinini sağlamak olduğunu savunan Karaarslan, kendisine yöneltilen "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasına ilişkin dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını ifade etti. Tahmin ve varsayımlarla hareket edildiğini öne süren Karaarslan, HTS ve MASAK raporlarında yer alan tek hususun Şubat 2023'teki Maraş depremlerinin ardından aile birikimleri olan 202 gram altının dijital ortama yatırılması olduğunu belirtti. Savcıdan tutukluluk hali talebi Sanıkların savunmalarının ardından duruşma savcısı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu ve suçların niteliğini gerekçe göstererek, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaasının ardından ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alparslan Kuytul ve eşi de dahil 56 şüpheli adliyeye sevk edildi Haber

Alparslan Kuytul ve eşi de dahil 56 şüpheli adliyeye sevk edildi

"lparslan Kuytul Suç Örgütü'ne karşı Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 19 Ağustos'ta düğmeye basılmıştı. İlk etapta yakalanan 32 şüphelinin ardından yürütülen soruşturmanın derinleştirilmesiyle 24 zanlı daha gözaltına alındı ve toplam şüpheli sayısı 56'ya ulaştı. Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı'nın kurucu genel başkanı Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul'un da aralarında yer aldığı şüphelilere; suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma ile Vergi Usul Kanunu'na muhalefet gibi çeşitli suçlamalar yöneltiliyor. Şifreli odalar ve kaçırılan dijital materyaller Soruşturma dosyasında, yapılanmanın merkez üssü olan Seyhan ilçesi Abidinpaşa Caddesi'ndeki sözde idari binaya ilişkin dikkat çeken detaylar yer aldı. Binada şifreli kapılarla korunan özel odaların bulunduğu, operasyon öncesinde bazı bilgisayar kasalarının kaçırıldığı ve bazılarının ise sabit disklerinin söküldüğü tespit edildi. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, delilleri kaçıran şüphelileri kısa sürede belirleyerek bilgisayar kasalarına ve sabit disklere inceleme yapılmak üzere el koydu. Bakan Gürlek operasyonun perde arkasını açıklamıştı Adalet Bakanı Akın Gürlek, 19 Ağustos'taki açıklamasında Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı baskın düzenlendiğini duyurmuştu. Gürlek; suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından adli işlem başlatıldığını bildirmişti. Ayrıca soruşturma kapsamında örgüt lehine propaganda yaptığı tespit edilen 349 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği ve 5 şirkete yönetim kayyumu atandığı kamuoyuna duyurulmuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mühendislikten Medreseye: Alparslan Kuytul’un Furkan Hareketi ile Şekillenen Hayatı Haber

Mühendislikten Medreseye: Alparslan Kuytul’un Furkan Hareketi ile Şekillenen Hayatı

Fikirlerin Doğuşu Alparslan Kuytul’un dinî ve siyasi görüşlerinin temelleri, üniversite yıllarından çok daha öncesine, Adana’nın Karataş ilçesindeki çocukluk ve ilk gençlik yıllarına kadar uzanmaktadır. 1960’ların sonu ve 70’lerin başında, Türkiye’de İslamcı hareketlerin yeniden şekillenmeye başladığı ve çeşitli cemaatlerin Anadolu’ya yayıldığı dönemde, Kuytul henüz bir çocuk olarak bu atmosferin içerisindeydi. Özellikle ortaokul ve lise yıllarında, Adana’nın köklü eğitim kurumlarında okurken okul çıkışlarında ve hafta sonlarında çevresindeki gençlerle bir araya gelerek Kur'an-ı Kerim üzerine yaptığı tefsir okumaları, onun ilerideki "Hocaefendi" kimliğinin nüvelerini oluşturuyordu. O yıllarda Kuytul’un hedefi sadece dinî bir cemaat oluşturmak değil; siyasal ve toplumsal düzenin İslam'ın hükümlerine göre yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan bütüncül bir dünya görüşünü arkadaşlarının zihnine yerleştirmekti. Kökenler ve Değişim: Mühendislikten El-Ezher’e 20 Ağustos 1965 tarihinde Adana’nın Karataş ilçesinde dünyaya gelen Alparslan Kuytul, dokuz çocuklu bir ailenin en küçüğüdür. 1991 yılında Çukurova Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun olduğunda, önünde teknik bir kariyer yolu vardı. Ancak o, mühendislik yapmayı reddederek hayatının merkezine "İslamcı bir toplumsal hareket" kurma gayesini yerleştirdi. Kuytul’un fikri dünyasını oluşturan en önemli kırılma noktası 1993-1997 yılları arasında Mısır’daki El-Ezher Üniversitesi’nde geçirdiği yıllar oldu. Şeriat Fakültesi İslam Hukuku Bölümü’ndeki bu eğitimi sırasında, İslam hukukuna dair geleneksel metinleri özümsedi ve Orta Doğu’daki siyasi İslamcı hareketlerin organizasyonel modellerini gözlemledi. 1994 yılında, henüz öğrenciliği devam ederken memleketi Adana’da "Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı"nı kurması, bu hareketin kurumsallaşmasının ilk adımıydı. "Furkan Hareketi"nin Temelleri ve Yükselişi Furkan Vakfı, Türkiye'deki birçok cemaat ve tarikatın aksine, klasik bir tarikat silsilesine dayanmıyor. Kuytul, yapısını bir "İslamcı eğitim ve tebliğ hareketi" olarak tanımlayarak, merkeziyetçi bir liderlik modeli üzerine inşa etti. 1980’li yıllarda öğrenci evlerinde başlayan sohbetler, 1988’de açılan "Kardeşler Kitabevi" ile fiziksel bir merkeze kavuşmuş, 1994’te kurulan vakıf ile tam anlamıyla kurumsal bir çehre kazanmıştı. Hareketin üç temel ilkesi olan "Rabbanilik", "ilmîlik" ve "şümullülük"; mensuplarının sadece Kur'an ve hadis değil, dünya siyaseti ve ideolojiler konusunda da eğitilmesini zorunlu kılıyordu. Alparslan Kuytul’un eşi Semra Kuytul ile kurduğu "Hocaefendi" ve "Hocahanım" otoritesi, hareketin kadın ve erkek kolları arasında keskin bir örgütlenme biçimi oluşturdu. Hareketin 2010’lu yıllardan itibaren Furkan TV ve sosyal medya üzerinden dijital alana taşınması, onların Adana yerelinden Türkiye çapına yayılan, görüşleriyle bilinen bir yapı haline gelmesini sağladı. İktidarla Çatışma ve Yargı Süreçleri Kuytul’un kariyerindeki en belirgin özellik, iktidara yönelik sert ve açık eleştirileriydi. Dış politika tercihlerinden bürokratik atamalara kadar geniş bir yelpazede dile getirdiği bu görüşler, onu uzun yıllardır mercek altına alınan bir figür haline getirdi. 2018 yılından bu yana süregelen süreç; gözaltılar, tutuklamalar ve vakfın kapatılması gibi gelişmelerle dolu bir "yargı trafiğine" dönüştü. Özellikle iş insanı Koray Sarısaçlı’nın alıkonulması davası gibi olaylarla adının yan yana gelmesi, hareketin adli boyutuyla da sorgulanmasına yol açtı. Günümüzün Operasyonu ve İddialar Bugün gerçekleşen operasyon ise doğrudan mali usulsüzlük iddialarına odaklanıyor. 6 ilde 49 adrese yönelik yapılan baskınlar; 5 şirkete kayyum atanması ve 349 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesiyle sonuçlandı. Soruşturma kapsamında yöneltilen iddialar arasında "suç örgütü kurma ve yönetme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "nitelikli dolandırıcılık", "resmî belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu’na muhalefet" suçlamaları yer alıyor. Yetkililer, yürütülen sürecin herhangi bir inancı hedef almadığını, doğrudan tespit edilen mali usulsüzlük iddialarına yönelik olduğunu belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek açıkladı: Kuytulcular'a 6 ilde operasyon Haber

Bakan Gürlek açıkladı: Kuytulcular'a 6 ilde operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya yönelik Adana merkezli yürütülen soruşturmada 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Gürlek, operasyon kapsamında 5 şirkete yönetim kayyımı atandığını, 349 sosyal medya hesabı için de erişim engeli kararı verildiğini duyurdu. Akın Gürlek, vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden, kişiler üzerinde baskı kuran ve suçtan haksız kazanç elde eden yapılara karşı mücadelenin hukuk çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. 6 ilde 49 eş zamanlı operasyon Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve Adana İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, yapılanmanın suç teşkil ettiği değerlendirilen faaliyetleri ile bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin incelemeye alındığını ifade etti. Müşteki ve tanık beyanları, mali analizler, banka hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını aktaran Gürlek, Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini kaydetti. Soruşturma kapsamında 5 şirket hakkında yönetim kayyımı atandığını belirten Gürlek, örgüt lehine faaliyet yürüttüğü tespit edilen 349 sosyal medya hesabı için de erişimin engellenmesi kararı verildiğini açıkladı. "Herhangi bir dini grubu hedef almıyoruz" Bakan Gürlek, yürütülen soruşturmaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Özellikle vurgulamak isterim ki bu soruşturma herhangi bir dini grubu, inancı, düşünceyi veya hukuka uygun faaliyeti değil; dosyaya yansıyan somut suç eylemlerini, mağdur ve tanık beyanlarını, örgütsel baskı iddialarını ve mali delilleri konu almaktadır. Soruşturmayı titizlikle yürüten Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza; Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze, Siber Güvenlik Başkanlığımıza ve görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Suç örgütleri ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılık ifadesi  ortaya çıktı Haber

Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Emniyet ve Savcılık ifadesinde suçlamaları reddetti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünün de destek verdiği soruşturma kapsamında; örgüt yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltilen Alihan Kuriş'in ifadeleri tamamlandı. Kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddeden Kuriş, yürütülen soruşturmayı "itibar suikastı" olarak nitelendirdi. Savcılıkta kendisini "Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever, bir kanaat önderiyim" sözleriyle tanıttı. Aktif GSM hattı bulunmuyor Sorgu tutanağında Kuriş'in iletişim yöntemine dair dikkat çekici ayrıntılar yer aldı. Savcılık ifade tutanağının kimlik bilgilerine "Aktif kullandığı herhangi bir GSM numarası yoktur" kaydı geçirildi. Kuriş, kendi adına kayıtlı bir hat bulunmadığını, genellikle ofis telefonunu kullandığını ancak ofis numarasını da net olarak hatırlayamadığını öne sürdü. Kendisini bir "kanaat önderi" olarak tanımlayan Kuriş'e, soruşturma kapsamında yaklaşık 50 kişiden oluşan bir isim listesi yöneltildi. Kuriş, listedeki çok sayıda isim için "tanımam", "ismini duymuşluğum vardır" veya "birkaç kez gördüm" şeklinde yanıtlar verdi. Rüstem Şahin'in, yapının başına geçmesinin ardından cemaat mensuplarına "mutlak itaat" baskısı yapıldığı yönündeki beyanını ise kesinlikle kabul etmediğini belirterek iddiayı "hayal ürünü bir iftira" olarak nitelendirdi. Malvarlığı ve 380 Bin TL aylık gelir beyanı Aylık gelirinin yaklaşık 380 bin TL olduğunu ve bu gelirin şirket maaşı ile kira gelirlerinden oluştuğunu beyan eden Kuriş'in açıkladığı malvarlığına göre babasından miras kalan gayrimenkuller, Sakarya Erenler'de bir ofis binasında hisse, Çamlıca'da kendisine ait 3 katlı ev, Kısıklı'da aile fertleriyle ortak yaklaşık 450 metrekare arsa, 2008 model Mercedes marka otomobil, İş Bankasındaki şahsi hesabında yaklaşık 650 bin TL'si bulunuyor. Kuriş ayrıca Altun Mimarlık İnşaat'ın yüzde 51 hissedarı olduğunu, ELF Yapı'da ise geçmişte yüzde 49 hisseye sahip bulunduğunu belirtti. Soruşturma dosyasında ise Kuriş ailesi adına toplam 191 gayrimenkul kaydı bulunduğu tespitine yer verildi. Arden Gıda'daki milyarlık trafik ve MASAK raporu Kuriş'in eski ortağı olduğu ve hisselerini kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e devrettiği Arden Gıda'nın mali hareketleri sorgulamanın en geniş bölümünü oluşturdu. MASAK verilerine göre Arden Gıda'nın bankacılık işlem hacmi 2017 ile 30 Haziran 2026 arasında 6 milyar 520 milyon 264 bin TL'ye ulaştı. Şirketin yalnızca 2025 yılı brüt satışları ise 1 milyar 575 milyon TL'yi buldu. Ortaklık oranına ilişkin sorulara Kuriş, hissesini yüzde 5 olarak hatırladığını söylerken; GİB kayıtlarında bu oranının farklı dönemlerde yüzde 10, yüzde 2 ve yüzde 5 olduğu, 12 Şubat 2020 ile 28 Temmuz 2021 tarihleri arasında ise yüzde 37,5'e yükseldiği belirlendi. Milyarlık mali tabloya karşılık Kuriş, savunmasının merkezine hisselerini Temmuz 2021'de devretmiş olmasını koyarak MASAK raporundaki verilerin çoğunluğunun 2023 ve sonrası tarihlere ait olduğunu savundu. Çelik kasadan çıkan 3 milyon dolarlık senet 13 Ağustos'ta ikametinde gerçekleştirilen aramada ele geçirilen yüksek miktardaki altın ve ziynet eşyaları sorulan Kuriş, bunların bir kısmının düğünde takılan takılar, bir kısmının ise çocuklarına verilen hediyeler olduğunu belirterek "Tamamı ailemin birikimidir" savunmasını yaptı. Aramada bulunan en dikkat çekici belgelerden birinin ise alacaklısı Alihan Kuriş, borçlusu ise Osman Aslanali olan 29 Ocak 2021 tarihli 3 milyon dolarlık senet olduğu belirtildi. İfadesinin başında Aslanali'yi yalnızca "İstanbul'dan komşum" olarak tanımlayan Kuriş, çelik kasasındaki senedin gayrimenkul satışına ilişkin teminat senedi olduğunu, ancak satışın gerçekleşmemesi nedeniyle senedin kendisinde kaldığını öne sürdü. Yaklaşık 5,5 yıl boyunca kasada muhafaza edilen senet, soruşturmanın dikkat çeken detayları arasında yer aldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş  Haber

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş 

Süleymancılar Cemaatinin Tarihsel Kökleri ve Kuruluş Süreci Süleymancılar cemaatinin temelleri, 1920’li yıllarda Darülhilafetil Aliye Medresesi'nde öğretmenlik yapan ve dönemin koşullarında dini eğitimi farklı metotlarla sürdüren Süleyman Hilmi Tunahan tarafından atılmıştır. Nakşibendiyye tarikatının Müceddidiyye koluna mensup olan Tunahan, 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi ve medrese sisteminin kaldırılmasının ardından öğrencilerine gizli ve farklı yollarla dini bilgiler aktarmaya devam etmiştir. 1940'lı yıllarda devletin sıkı takipleri ve denetimleri altında kalan, bu süreçte soruşturmalar ve gözaltılar yaşayan Tunahan, 1949 yılında Kur’an kurslarının açılmasına sınırlı da olsa izin verilmesinin ardından faaliyetlerini görünür kılabilmiştir. Tunahan, 1951 yılında İstanbul Çamlıca’da cemaatin ilk Kur'an kursunu açmış ve yapı zamanla Türkiye’nin dört bir yanına yayılarak kurumsal bir boyuta evrilmiştir. Tunahan Sonrası Dönem: Liderlik Değişimleri ve Kurumsallaşma Süleyman Hilmi Tunahan’ın ölümünün ardından cemaatin liderliğini damadı Kemal Kaçar üstlendi. Kaçar döneminde yapı kurumsal bir kimlik kazanarak büyüdü ve 1966 yılında Kur'an kursları kurma, koruma ve idame ettirme dernekleri federasyonu kuruldu. 1970’li yıllardan itibaren faaliyetler Türkiye sınırlarını aşarak Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki Türk işçilerine yönelik dini eğitim ve kültür merkezleriyle uluslararası bir nitelik kazandı. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında cemaat bazı hukuki soruşturmalarla ve davalarla karşılaşsa da eğitim ve yurt faaliyetlerini genişletmeye devam etti. Kemal Kaçar’ın 2000 yılında vefat etmesinin ardından cemaat yönetimi, Tunahan ailesinin soy ağacından gelen isimlere devredildi ve liderlik koltuğuna Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun oturdu. Alihan Kuriş Kimdir ve Cemaatin Başına Nasıl Geçti? 21 Kasım 1979 İstanbul doğumlu olan Alihan Kuriş, meslek olarak yüksek mimar ve iş insanıdır. Cemaat içindeki köklü aile bağlarıyla dikkat çeken Kuriş’in annesi Gülderen Kuriş, babası Mahmut Sabri Kuriş, dayısı ise bir önceki lider Arif Ahmet Denizolgun’dur; ayrıca annesinin eniştesi Kemal Kaçar, annesinin dedesi ise cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’dır. Cemaat bünyesindeki okul, yurt ve kurs projelerindeki mimari çalışmalarıyla tanınan Alihan Kuriş, dayısı Arif Ahmet Denizolgun’un 8 Eylül'de yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu ani vefatının ardından Süleymancılar cemaatinin liderliğini üstlendi. Kuriş, liderliği devraldığı günden bu yana yapının hem idari hem de ekonomik organizasyonunu yöneten ana isim konumundadır. Süleymancılara 17 İlde Operasyon Geçmişte daha çok eğitim, yurt ağları ve siyasi-bürokratik ilişkileriyle anılan Süleymancılar cemaati, günümüzde tarihinin en büyük mali soruşturmasıyla karşı karşıya kaldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, faaliyetlerin dini boyutundan ziyade hiyerarşik ve ekonomik çıkar ilişkilerini merkeze alıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı mali suç operasyonu çerçevesinde, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş’in de bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul, Ankara ve İzmir'in de aralarında bulunduğu 17 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda toplam 123 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi; bunlardan 43'ünün doğrudan adres, 80'inin ise 33 şirkete ait farklı lokasyonlar olduğu belirtildi. Başlatılan operasyon neticesinde Alihan Kuriş dahil 30 şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından soruşturma yürütülüyor. MASAK Raporları ve 100 Milyar TL'yi Aşan Para Trafiği Soruşturmanın odağını Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan kapsamlı mali analiz raporları oluşturuyor. MASAK raporlarında yer alan tespitlere göre, örgütle bağlantılı şirketlerin 2020 yılı sonrasında finansal işlem hacimlerinde olağanüstü artışlar yaşandığı, şirketlerin yüksek sermayelerle bölündüğü veya devredildiği belirlendi. Kurulan yeni şirketlerin farklı illerde ve farklı faaliyet alanlarında konumlandırılarak finansal takibin zorlaştırılmasının amaçlandığı tespit edildi. Şirket hesaplarında ticari hayatın olağan akışına aykırı şekilde yüksek nakit sirkülasyonu bulunduğu, ortaklar tarafından şirketlere kaynağı belirsiz yüksek tutarlı nakit girişleri sağlandığı saptandı. Yabancı ödeme kuruluşları ve yurt dışındaki mukim şirketlerden gelen döviz transferleri ile mal alış-satış kayıtları arasındaki uyumsuzluklar, sahte faturalandırma ihtimali ve para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında titizlikle inceleniyor. Soruşturma dosyasında, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan devasa bir para hareketinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı iddiası araştırılıyor. Suç gelirlerinin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararlarının önüne geçilebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki şüpheli şirketlere ve varlıklara tedbir konulurken, adli süreç tüm boyutlarıyla devam etmektedir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avukat Ece Güner: "Haluk Levent'e güvendim, masumum" Haber

Avukat Ece Güner: "Haluk Levent'e güvendim, masumum"

Haluk Levent ile arasındaki mali ilişkinin bir borç meselesinden ibaret olduğunu savunan Güner, Levent tarafından istismar edildiğini öne sürdü. Mesajında, Haluk Levent'in kendisi gibi "hayatında travmalar yaşamış ve duygusal istismara müsait" kişileri hedef aldığını belirten Güner, "Hiç Haluk Levent kadar iyi hikâye anlatan ve inandırıcı olan birine rastlamamıştım. Sanırım zaten büyük dolandırıcıların ortak özelliği budur: en akıllı insanları bile inandırma" ifadelerini kullandı. "Bir kuruş kâr etmedim, mağdurum" Yaşadığı süreci "1 yıl kan kustum" şeklinde tanımlayan Güner, Haluk Levent'e verdiği parayı geri alabilmek için bir yıl boyunca büyük bir mücadele verdiğini ifade etti. Borcun ödenmesinin ardından Levent ile tüm ilişkisini kestiğini belirten Güner, "Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim. Tam tersine 1 yıl kan kustum, stres yaşadım, tekrar antidepresan ilaçlara başlamak zorunda kaldım. Sadece ve sadece o günler kahramanlaştırılmış, 'iyilik meleği' Haluk Levent’e GÜVENDİM!" dedi. "Sokak zekâm yok" Hukukçu kimliğiyle tanınmasına rağmen neden bu tuzağa düştüğünü, geçmişte yaşadığı kanser hastalığı ve travmatik boşanma süreci gibi duygusal kırılganlıklarıyla ilişkilendiren Güner, şunları kaydetti: "Başarılı bir hukukçu olarak biliniyorum... ancak zekâm kurnazlık yönünde çalışmıyor! Ne yazık ki, doğru tabirse eğer, 'Sokak zekâm' yok! Ailemde bu tür yanlış davranışlar hiç görmediğim için; karşılaştığımda anlamadım!" Soruşturmanın arka planı Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahbap Derneği'ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "Vergi Usul ile Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla işlem başlatmıştı. MASAK raporları ve fiziki takip süreçlerinde, dernek hesaplarından bazı şüphelilerin şahsi hesaplarına yüksek tutarlı para transferleri yapıldığı iddiaları inceleniyor. Avukat Ece Güner ise, söz konusu para hareketlerinin tamamen bir borç ilişkisi kapsamında gerçekleştiğini savunarak suçlamaları reddediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.