SON DAKİKA

#Virüs

HABER DEĞER - Virüs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Virüs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kanserle ilişkilendirilen HPV binlerce yıl öncesine uzanıyor Haber

Kanserle ilişkilendirilen HPV binlerce yıl öncesine uzanıyor

Alpler’de 1991 yılında bulunan ve yaklaşık 5 bin 300 yıl önce yaşamış olan Ötzi’nin genomu yeniden incelendi. Son analizler, günümüzde kanserle ilişkilendirilen insan papilloma virüsü (HPV) tip 16’nın, binlerce yıl önce de insanlarla birlikte dolaşımda olduğunu ortaya koydu. Alplerin buzulları arasında doğal olarak mumyalanmış halde korunan Ötzi, keşfinden bu yana bilim dünyasının en çok incelenen insan kalıntılarından biri olmayı sürdürüyor. Daha önce yapılan çalışmalarda Ötzi’nin kalp rahatsızlıkları yaşadığı, bağırsaklarında parazitler bulunduğu ve genetik olarak kalp-damar hastalıklarına yatkın olduğu belirlenmişti. Ancak Brezilya’daki São Paulo Federal Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü son genom analizleri, Ötzi’nin “modern” sayılabilecek bir başka sağlık sorunuyla da karşı karşıya kaldığını gösterdi. Araştırmacılar, Ötzi’nin DNA’sında HPV16 olarak bilinen ve günümüzde rahim ağzı, penis, anüs ve gırtlak kanserleriyle doğrudan ilişkilendirilen yüksek riskli bir virüs tipine ait genetik izler tespit etti. Henüz hakemli dergilerde yayımlanmamış olsa da, çalışma bilim çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Virüslerin binlerce yıllık izi Bilim insanlarına göre bazı virüsler, enfekte ettikleri bireyin genetik materyaline kısmen entegre olabiliyor. Bu durum, binlerce yıl sonra bile enfeksiyonun izlerinin DNA üzerinde saptanabilmesini sağlıyor. Ötzi örneği, HPV gibi virüslerin yalnızca modern çağın bir sorunu olmadığını, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdürdüğünü güçlü biçimde ortaya koyuyor. Araştırma ekibi yalnızca Ötzi ile yetinmedi. Batı Sibirya’da bulunan ve yaklaşık 45 bin yıl önce yaşamış “Ust’-Ishim” adlı bir başka erken dönem insan kalıntısının genomu da yeniden analiz edildi. Sonuçlar, bu bireyde de aynı HPV16 tipine rastlandığını gösterdi. Bu bulgu, HPV ile insan arasındaki ilişkinin sanılandan çok daha eskiye dayandığını ortaya koydu. İnsanlıkla birlikte evrilen bir virüs Uzmanlar, coğrafi ve genetik olarak birbirinden son derece uzak iki bireyde aynı virüs tipinin bulunmasının tesadüf olmadığını vurguluyor. Buna göre HPV16, modern epidemiyolojik kalıplar oluşmadan çok önce insan toplulukları arasında yayılmış ve binlerce yıldır baskın bir hat olarak varlığını korumuş olabilir. Bugün cinsel açıdan aktif yetişkinlerin yaklaşık yüzde 80’inin yaşamlarının bir döneminde HPV ile karşılaştığı biliniyor. Öte yandan, Ötzi’nin vücudunda bu yüksek riskli virüsün bulunması onun ölüm nedeni ile bağlantılı değil. Yapılan incelemeler, buz adamın sol omzundan okla vurulduğunu ve büyük olasılıkla kan kaybı sonucu hayatını kaybettiğini ortaya koymuştu. Ardından bir buzulun içinde donarak korunan bedeni, binlerce yıl sonra modern bilimin elinde insanlık tarihine dair yeni sırlar anlatmaya devam ediyor. Bu son bulgular, virüslerin insanlıkla birlikte nasıl evrimleştiğini anlamak açısından önemli bir pencere açarken, modern hastalıkların kökenlerine dair bakış açısını da köklü biçimde değiştiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bocavirüs alarmı! Haber

Bocavirüs alarmı!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İpek Türktaş, bocavirüs enfeksiyonlarının çoğu zaman soğuk algınlığıyla karıştırıldığını, ancak bazı çocuklarda ağır klinik tablolara yol açabildiğini söyledi. Son dönemde görülen vakaların, özellikle 0-5 yaş arası çocuklarda bu virüsün yakından izlenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Human bocavirus, 2005 yılında tanımlanan ve Parvoviridae ailesine ait bir DNA virüsü. En sık 6 ay – 3 yaş arası bebeklerde, kreş ve anaokuluna giden çocuklarda görülüyor. Bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş çocuklar, hastalık açısından yüksek risk grubunda yer alıyor. Hastalığın belirtileri arasında burun akıntısı, öksürük, ateş, hırıltılı solunum ve nefes almada zorlanma öne çıkıyor. Prof. Dr. Türktaş, bazı vakalarda enfeksiyonun bronşiolit veya zatürreye (pnömoni) ilerleyebildiğini, bu durumda oksijen ihtiyacı ve hastane yatışının gerekebileceğini vurguladı. Bazı çocuklarda ise ishal, kusma ve karın ağrısı gibi sindirim sistemi şikâyetleri de tabloya eşlik edebiliyor. Bocavirüs, öksürük ve hapşırıkla yayılan damlacıklar, kirli eller ve ortak kullanılan yüzeyler yoluyla kolayca bulaşıyor. Bu nedenle okul ve kreş ortamları bulaş açısından en riskli alanlar arasında yer alıyor. Hastalığın ilk günlerinde bulaştırıcılığın daha yüksek olduğu belirtiliyor. Tanı, burun ya da boğazdan alınan örneklerle yapılan PCR testleri ile konuluyor. Bocavirüsün, RSV, rinovirüs ve influenza gibi diğer solunum yolu virüsleriyle birlikte de görülebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Türktaş, bu nedenle klinik tablonun mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bocavirüse karşı özel bir antiviral tedavi bulunmuyor. Tedavi, belirtilere yönelik olarak planlanıyor. Ateşin kontrol altına alınması, solunumun rahatlatılması ve sıvı kaybının önlenmesi temel hedefler arasında yer alıyor. Uzmanlar, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiğinin altını çiziyor. Prof. Dr. Türktaş, özellikle şu belirtilerde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı: Nefes alırken zorlanma veya solunumda hızlanma, dudak çevresinde morarma, beslenememe, sürekli uyku hali, bilinç değişikliği ve yüksek ateşin düşmemesi. Uzmanlara göre el hijyeni, yüzey temizliği ve hasta çocukların kalabalık ortamlardan uzak tutulması, bocavirüsten korunmada en etkili önlemler arasında yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Senegal’de hızla yayılan salgın: Rift Vadisi Ateşi can almaya devam ediyor Haber

Senegal’de hızla yayılan salgın: Rift Vadisi Ateşi can almaya devam ediyor

Senegal’de eylül ayı sonunda ortaya çıkan Rift Vadisi Ateşi salgını hızla yayılmayı sürdürürken, yaşamını yitirenlerin sayısı 29’a yükseldi. Sağlık Bakanlığının açıkladığı son verilere göre, 381 vaka tespit edildi, bunların 312’si iyileşti. Salgın kısa sürede 4 can daha aldı 23 Ekim’de can kaybının 25 olduğu duyurulan salgında, son günlerde 4 kişi daha hayatını kaybetti. Yetkililer, hastalığın özellikle hayvancılıkla uğraşan bölgelerde hızla yayıldığını ve enfekte hayvanlarla temasın yayılımda belirleyici olduğunu vurguluyor. Hastalığın kökeni ve bulaşma şekli Rift Vadisi Ateşi, adını ilk tespit edildiği Doğu Afrika’daki Büyük Rift Vadisi’nden alıyor. 1931’de Kenya’da sığırlar arasında ortaya çıkan virüs, insanlara çoğunlukla sivrisinekler aracılığıyla ya da enfekte hayvanların kanı ve dokusuyla temas sonucu bulaşıyor. Hastalık genellikle yüksek ateş, halsizlik ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle ortaya çıkıyor; fakat bazı vakalarda karaciğer yetmezliği, beyin iltihabı veya görme kaybı gibi ağır komplikasyonlar görülebiliyor. Riskli bölgeler ve yayılma nedeni Uzmanlara göre, salgının özellikle yağış döneminde artan sivrisinek popülasyonu nedeniyle hızlandığı düşünülüyor. Tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu kırsal alanlar virüsün yayılımında en riskli noktalar olarak gösteriliyor. Hastalık hayvanlardan insanlara bulaşırken, insandan insana yayılma göstermiyor. Bu nedenle halk sağlığı önlemleri daha çok hayvancılık faaliyetleri, sivrisinek kontrolü ve halk bilgilendirmesine odaklanıyor.

Çin’de yeni virüs alarmı: Sivrisineklerle bulaşan salgın yayılıyor Haber

Çin’de yeni virüs alarmı: Sivrisineklerle bulaşan salgın yayılıyor

Binlerce vaka, karantina ve ilaçlama Çin’in Guangdong eyaletinde sivrisineklerle yayılan Chikungunya virüsü endişe yaratıyor. Son haftalarda tespit edilen vaka sayısı 7 binin üzerine çıkarken, en çok enfeksiyon Foshan kentinde görüldü. Hastalığa yakalanan kişiler karantinaya alındı; sağlık ekipleri test ve semptom takibi yapıyor. Yerel yönetim, virüs taşıyan sivrisineklerle mücadele için harekete geçti. Durgun su birikintileri denetleniyor, parklara ve sokaklara böcek ilacı (insektisit) sıkılıyor. Ayrıca, sivrisineklerin doğal düşmanları olan özel balık türleri ve "fil sivrisinekleri" gibi biyolojik mücadele yöntemleri de devreye alındı. Chikungunya nedir, nasıl yayılıyor? Chikungunya, özellikle Aedes aegypti ve Aedes albopictus türü dişi sivrisineklerle bulaşıyor. Bu sivrisinekler Zika ve Dang humması gibi diğer virüsleri de taşıyabiliyor. Virüs bulaştıktan sonra genellikle 4 ila 8 gün içinde belirtiler ortaya çıkıyor. DSÖ: Belirtiler ciddi, yaşlılar daha fazla risk altında Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, Chikungunya virüsü şu belirtilerle kendini gösteriyor: Yüksek ateş Şiddetli eklem ağrısı Kas ağrıları Baş ağrısı Mide bulantısı Cilt döküntüsü Bu belirtiler genellikle birkaç gün sürüyor ancak eklem ağrıları haftalarca hatta aylarca devam edebiliyor. Özellikle yaşlılar, bebekler ve kronik rahatsızlığı olan kişiler virüsü daha ağır geçiriyor. Uzmanlar uyarıyor: Erken müdahale hayati Çinli yetkililer, virüsün yayılmasını önlemek için hızlı müdahalenin ve toplumsal farkındalığın kritik olduğunu vurguluyor. Halktan, sivrisinek üremesini engellemek için ev ve çevresinde su birikintisi oluşturmamaları isteniyor. Salgının seyrine dair yeni gelişmelerin önümüzdeki günlerde Dünya Sağlık Örgütü ve Çin sağlık otoriteleri tarafından duyurulması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.