SON DAKİKA

#Washington

HABER DEĞER - Washington haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Washington haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aydoğan Doğan: Kobanê’de çocuklar ölürken siyaset susamaz! Haber

Aydoğan Doğan: Kobanê’de çocuklar ölürken siyaset susamaz!

İnsan hakları savunucusu ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya platformu X üzerinden art arda yaptığı açıklamalarda, komşu ülkede yaşanan sivil katliamlara karşı Ankara’nın izlediği politikayı eleştirdi. Doğan, “denge politikası” söylemiyle sürdürülen sessizliğin ahlaki bir çöküşe işaret ettiğini belirterek, güvenlik merkezli yaklaşımın adalet üretmediğini ifade etti. "Ankara’nın sessizliği tarafsızlık değil, suç ortaklığı" Doğan, “Türkiye bugün susarak tarafsız kalmıyor, susarak suça ortak oluyor” sözleriyle iktidarın tutumunu hedef aldı. Komşu ülkede sivillerin yaşamını yitirdiği bir tabloda seyirci kalmanın ahlaki olarak savunulamayacağını belirten Doğan, adalet üretmeyen güvenlik politikalarının yalnızca daha fazla şiddet yarattığını dile getirdi. "Kürt halkı her kriz anında yalnız bırakılıyor" “Kürtler yine yalnız, yine terk edilmiş” ifadelerini kullanan Doğan, bölgede yaşanan her pazarlık ve kriz sürecinde ilk feda edilenin Kürt halkı olduğunu savundu. Geçmişte IŞİD’e karşı verilen mücadelede yalnız bırakıldıklarını hatırlatan Doğan, bugün ise Şam’a bağlı silahlı yapıların insafına terk edildiklerini ifade etti. "Dış güçlere yaslanan politikaların bedelini halklar ödüyor" Rojava yönetiminin yıllarca ABD’ye bel bağladığını söyleyen Doğan, “Kendi halkına değil, Pentagon’a güvendi” sözleriyle eleştirisini sürdürdü. Washington’un bölgeden çekildiğini, geride ise yıkım ve kan kaldığını dile getiren Doğan, bu coğrafyada gerçek kurtuluşun dış güçlerde değil, halkların dayanışmasında olduğunu kaydetti. "Kobanê’de yaşananlar bütün bölgenin utancı" Doğan, Kobanê’de akan kanın yalnızca Kürt halkının değil, tüm bölgenin utancı olduğunu belirterek, sessiz kalanların tarihe not düştüğünü söyledi. “Susmak, zulmün yanında durmaktır” diyen Doğan, “bize ne” diyenlerin de bu sorumluluktan kaçamayacağını vurguladı. "Vicdan sesini yükseltmeli" Kürt halkının sahipsiz olmadığını ifade eden Doğan, bu ülkede hâlâ vicdan ve adalet talebinin bulunduğunu söyledi. Doğan, “Kobanê yalnız değildir, yalnız bırakılmamalıdır” sözleriyle siyaset kurumunu ve toplumu sessizliği bozarak insani ve ahlaki sorumluluk almaya çağırdı. Kobanê’de Katliam Var, Ankara Seyrediyor!Bugün Kobanê kuşatma altındadır.Bugün Rojava’da siviller hedef alınmaktadır.Bugün Kürt halkı, Şam’ın himayesindeki HTŞ artığı çetelerin insafına terk edilmiştir.Bu yaşananlar “çatışma” değildir.Bu, açık bir insanlık suçudur.Ve bu…— Aydoğan Doğan (@Aydogan0658) January 27, 2026

İran’dan ABD’ye billboardlu mesaj: Rüzgâr eken, fırtına biçer Haber

İran’dan ABD’ye billboardlu mesaj: Rüzgâr eken, fırtına biçer

İran, başkent Tahran’da yer alan Enghelab (Devrim) Meydanı’na yerleştirilen dikkat çekici bir reklam panosuyla ABD’ye sert bir mesaj verdi. Billboardda, güvertesi hasar görmüş, patlayan savaş uçaklarıyla dolu bir uçak gemisi, etrafa saçılmış cesetler ve kan izleriyle birlikte resmedildi. Geminin arkasından akan kanın, ABD bayrağının çizgilerini andıracak biçimde tasvir edilmesi dikkat çekti. Görselde yer alan “Rüzgâr eken, fırtına biçer” sloganı, olası bir askeri müdahaleden kaçınılması çağrısı olarak değerlendirildi. Gelişme, Donald Trump’ın geçen hafta Air Force One’da yaptığı açıklamaların ardından geldi. Trump, ABD’nin İran’ı “izlediğini” ve “her ihtimale karşı” bölgeye savaş gemileri sevk edildiğini söylemiş, olası bir müdahalenin haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD saldırılarını “çerez gibi” göstereceğini iddia etmişti. Enghelab Meydanı, İran’da genellikle devlet tarafından organize edilen etkinliklere ve ulusal gündeme paralel olarak değiştirilen duvar görsellerine ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Bu nedenle söz konusu billboardun, resmi söylemle uyumlu sembolik bir mesaj taşıdığı belirtiliyor. Öte yandan İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarından biri cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’e “yanlış bir hesap yapmaktan kaçınmaları” çağrısında bulundu; İran’ın askeri kapasitesinin “her zamankinden daha hazır” olduğunu ve “parmağın tetikte” bulunduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de geçtiğimiz günlerde ABD’ye yönelik en net uyarılarından birini yaptı. Arakçi, ülkesinin yeniden bir saldırıya uğraması halinde “eldeki tüm imkânlarla karşılık vereceğini” belirterek, haziran ayında İsrail ile yaşanan ve 12 gün süren çatışmada gösterilen itidalin bu kez geçerli olmayacağını vurguladı. Tahran ile Washington arasındaki bu son gerilim, İran genelinde 28 Aralık’ta başlayan ve halen süren protestoların gölgesinde yaşanıyor. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 5 bin 2’ye, gözaltına alınanların sayısı ise 41 bin 280’in üzerine çıktı. Ülkede devam eden internet kesintileri nedeniyle gerçek bilanço hakkında ciddi belirsizlikler bulunduğu ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den Washington’a: ABD ile ilişkiler büyük bir darbe aldı Haber

AB’den Washington’a: ABD ile ilişkiler büyük bir darbe aldı

vrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel’de düzenlenen acil AB zirvesinde yaptığı açıklamada, ABD ile transatlantik ilişkilerin son günlerde ciddi bir sarsıntı yaşadığını belirtti. Kallas, “Son bir haftada ilişkiler kesinlikle büyük bir darbe aldı” ifadelerini kullandı. AB: İlişkilerde belirsizlik derinleşti Kallas, Avrupa ile ABD arasındaki ilişkilerin giderek öngörülemez bir hâl aldığını vurgulayarak, “Bir gün her şey bir yönde ilerliyor, ertesi gün tamamen değişebiliyor” dedi. Buna rağmen Avrupalı liderlerin, “80 yıllık ilişkileri çöpe atma niyetinde olmadığını” özellikle vurguladı. Grönland gerilimi acil zirveyi tetikledi Acil zirve, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ın ABD kontrolüne geçmesine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine yüzde 10 gümrük vergisi uygulanacağını açıklamasının ardından toplandı. Trump’ın daha sonra vergilerden vazgeçtiğini duyurmasına rağmen, AB yetkilileri zirvenin “kaçınılmaz” olduğunu savundu. Macron: Avrupa hazırlıklı olmalı Zirvede söz alan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın yeni tehditler karşısında “son derece dikkatli” olması gerektiğini belirterek, gerekirse Birliğin elindeki tüm araçları kullanmaya hazır olması çağrısında bulundu. AB-ABD ticaret anlaşması yeniden masada Öte yandan Avrupa Parlamentosu, Trump’ın gümrük vergisi tehdidini geri çekmesinin ardından AB-ABD ticaret anlaşmasının onay sürecini yeniden değerlendirmeye hazır olduğunu açıkladı. Parlamento, daha önce bu anlaşmanın onayını ABD’ye karşı bir baskı aracı olarak askıya almıştı. Brüksel’den gelen açıklamalar, transatlantik ilişkilerde derin bir güvensizlik dönemine girildiğine işaret ederken, AB’nin Washington karşısında daha temkinli ve hazırlıklı bir çizgiye yöneldiğini ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump yeni Fed başkanını belirledi: Çok saygın bir isim Haber

Trump yeni Fed başkanını belirledi: Çok saygın bir isim

Mevcut Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresi mayıs ayında doluyor. Yeni başkanın bu tarihte görevi devralması bekleniyor. Dört kişilik kısa liste Trump’ın değerlendirdiği kısa listede şu isimler yer aldı: Kevin Hassett (Ulusal Ekonomik Konsey Direktörü), Rick Rieder (BlackRock yöneticisi), Christopher Waller (Mevcut Fed Guvernörü), Kevin Warsh (Eski Fed Guvernörü). Hazine Bakanı Scott Bessent, kararın ay sonundan önce açıklanabileceğini belirtirken; Trump, Davos’taki temasları sırasında zihnindeki aday sayısını “bire kadar düşürdüğünü” ima etti. Başlangıçta Hassett favori olarak gösterilse de, Trump’ın onu Beyaz Saray’daki mevcut görevinde tutmayı tercih edebileceği ve son aşamada bazı kararsızlıklar yaşandığı kulislerde konuşuluyor. Powell’a eleştiriler sürüyor Trump, görevdeki başkan Powell’a yönelik eleştirilerini yineledi. Powell’ı faiz indirimlerinde “her zaman geç kalmakla” suçlayan Trump yönetimi, Fed’in Washington’daki genel merkez tadilatına ilişkin olası bir soruşturmayı gündeme getirerek baskıyı artırdı. Powell ise bu adımların para politikası kararları nedeniyle kendisini sindirme girişimi olduğunu savunuyor. Powell’ın başkanlık süresi dolsa da 2028’e kadar Fed Yönetim Kurulu’nda kalma hakkı bulunuyor ve kurulda kalmayı tercih edebileceği belirtiliyor. Diğer gelişmeler Trump, Fed Guvernörü Lisa Cook hakkında da ipotek dolandırıcılığı iddiaları nedeniyle görevden alma girişiminde bulunuyor. Cook iddiaları reddederken, süreç ABD Yüksek Mahkemesi’nde devam ediyor. Trump, mahkemenin tutumunu yakından izlediğini ifade etti. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nobel’i emperyalizme sunmak: María Corina Machado’nun iki yüzlü gösterisi Haber

Nobel’i emperyalizme sunmak: María Corina Machado’nun iki yüzlü gösterisi

Barış ödülü mü, müdahale madalyası mı? Venezuela’da yıllardır uygulanan yaptırımların, ekonomik kuşatmanın ve dış müdahale tehditlerinin mimarı olan Donald Trump’a Nobel madalyası uzatmak; barıştan değil, güçten yana saf tutmaktır. Machado’nun bu hamlesi, Nobel’in evrensel değerlerini ayaklar altına alırken, emperyalist ABD’nin müdahaleci sicilini aklamaya dönük bir propaganda numarasına dönüştü. Halkını baypas eden muhalefet Kendi ülkesinin geleceğini Washington koridorlarında pazarlayan María Corina Machado, Venezuela toplumunun iradesini değil, ABD’nin jeopolitik beklentilerini temsil ettiğini bir kez daha kanıtladı. Yaptırımların bedelini ödeyen yurttaşlar yok sayılırken, Beyaz Saray’da poz vermek “özgürlük” diye sunuldu. Nobel Komitesi’ne rağmen siyasi tiyatro Nobel Barış Ödülü’nün devredilemeyeceği bilinirken yapılan bu gösteri, kuralları hiçe sayan bir siyasi şova dönüştü. Madalyanın el değiştirmesi, ödülün ruhunu değiştirmediği gibi; onu, emperyalizmin vitrin aksesuarına çevirdi. Barış ödülü, bombaların ve yaptırımların gölgesinde parlatılmaya çalışıldı. Emperyalizme meşruiyet çabası Machado’nun jesti, ABD’nin Latin Amerika’daki müdahaleci geçmişine “ahlaki” bir makyaj sürme girişimidir. Halkların kendi kaderini tayin hakkı yerine, büyük güçlerin onayı esas alındı. Bu, muhalefet değil; açık bir siyasal taşeronluktur. Bu tablo, Nobel’in barış idealine değil; emperyalist politikalara hizmet etti. Machado’nun Trump’a uzattığı madalya, Venezuela halkının değil, Washington’un çıkarlarının sembolü oldu. Barış, saraylarda değil; halkların iradesinde filizlenir. Bu jest, tarihe bir iki yüzlülük belgesi olarak geçmiştir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit Haber

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit

Petro’nun açıklamalarının detayları Petro, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kolombiya’ya yönelik askeri operasyon ihtimaline dair sözlerini ciddiye aldığını belirtti ve bu tür açıklamaların artık “somut bir tehdit” algısı yarattığını söyledi. BBC röportajında Petro, ABD’nin Latin Amerika’daki politikalarını eleştirerek Washington’un bölgeyi kendi “imparatorluğunun parçası” gibi gördüğünü savundu. Petro’nun ifadesine göre bu tehdidin ortadan kalkması, Trump yönetimiyle yürütülen diplomasi ve görüşmelere bağlı. Ayrıca Petro ve Trump’ın yaklaşık bir saat süren telefon görüşmesinde uyuşturucu kaçakçılığı, Venezuela ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Arka plan: Diplomasiden gerilime Bu açıklamalar, Trump’ın Latin Amerika’daki askeri hamleler ve politik söylemleri bağlamında değerlendiriliyor. Örneğin Trump, Venezuela’daki askeri operasyonun ardından Kolombiya’ya da benzer müdahale olasılığını gündeme getirmişti. Bu durum, bölgesel güvenlik ve egemenlik tartışmalarını derinleştirdi. Petro’nun savunma yaklaşımı Bir saldırı ihtimali söz konusu olduğunda hükümetin diyalog yolunu tercih ettiğini söyleyen Petro, Kolombiya’nın zorlu coğrafi koşullarına ve halk desteğine vurgu yaptı. Kısaca: Kolombiya lideri Petro, ABD’nin askeri müdahale söylemlerini artık “gerçek bir tehdit” olarak gördüğünü açıkladı ve bu tehdidin sadece diplomatik süreçlerle bertaraf edilebileceğini belirtti.

Trump’ın Venezuela planında kilit isim ortaya çıktı: “Başa çıkılması en zor kişi” karar aşamasında Haber

Trump’ın Venezuela planında kilit isim ortaya çıktı: “Başa çıkılması en zor kişi” karar aşamasında

ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu hedef alan askeri operasyonu ve ardından gelen açıklamaları, ülkede yeni bir güç mücadelesini tetikledi. The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre Washington’un Venezuela’daki hesaplarını zorlaştıran asıl isim ise İçişleri Bakanı Diosdado Cabello. Maduro sonrası boşlukta gözler Cabello’ya çevrildi ABD ordusunun düzenlediği operasyonun ardından Nicolas Maduro ve eşinin etkisiz hale getirilmesi, Venezuela’da ciddi bir iktidar boşluğu yarattı. Bu süreçte eski petrol bakanı Delcy Rodríguez geçici başkan olarak öne çıkarken, Trump yönetiminin bu geçişi nasıl yöneteceği belirsizliğini koruyor. Rodríguez’in “Kimsenin sömürgesi olmayacağız” açıklamasına Trump’ın “Bizimle iş birliği yapıyor” yanıtı, Washington–Caracas hattındaki gerilimi daha da artırdı. WSJ: En büyük engel Diosdado Cabello WSJ, Trump yönetiminin hedefleri önündeki en büyük engelin, güvenlik güçleri ve “colectivos” olarak bilinen silahlı milis gruplar üzerindeki etkisiyle tanınan İçişleri Bakanı Diosdado Cabello olduğunu yazdı. Gazeteye göre Cabello, Venezuela’nın geleceğinde “en büyük bilinmez” konumunda. Uzun süredir Maduro yönetiminin en sert savunucularından biri olan Cabello, Maduro’ya yönelik açılması planlanan davaların iddianamelerinde de adı geçen kilit figürlerden biri olarak öne çıkıyor. Devlet televizyonundan sokaklara uzanan etki alanı 62 yaşındaki Cabello, “İçişleri, Adalet ve Barış Bakanı” sıfatıyla devlet televizyonunda 10 yılı aşkın süredir yayımlanan “Balyozu İndirmek” adlı programın sunuculuğunu yapıyor. Saatler süren yayınlarda muhalefeti ve ABD’yi hedef alan sert söylemleriyle bilinen Cabello, bu program aracılığıyla hem tabanını konsolide ediyor hem de gözdağı veriyor. İki ihtimal: Uzlaşma ya da doğrudan çatışma WSJ’ye göre Cabello şu anda kritik bir yol ayrımında. Ya geçici Başkan Rodríguez liderliğindeki yeni hükümeti destekleyecek ya da bu yönetimi devirmeye yönelik bir hamleyle ABD ordusuyla doğrudan karşı karşıya gelme riskini üstlenecek. Aurora Macro Strategies’den Daniel Lansberg-Rodriguez, Cabello’nun konumunu şu sözlerle değerlendirdi: “Cabello’nun kaybedecek çok şeyi var. Washington’un er ya da geç kendisinin tasfiyesini isteyeceğini biliyor.” Birlik mesajları ve milis çağrıları Cabello’nun son günlerde kamuoyuna birlik mesajları verdiği, Rodríguez’in yemin töreninde ön sıralarda yer aldığı ve aynı gün milislere “Şüphe etmek vatana ihanettir” çağrısıyla sokaklara çıkma talimatı verdiği bildirildi. Chavez’den bugüne uzanan siyasi hat Venezuela ordusunda yüzbaşı rütbesine kadar yükselen Cabello’nun siyasi kariyeri, Hugo Chavez ile askeri akademi yıllarında kurduğu bağlara dayanıyor. Bu ilişki, zamanla ülkenin iktidardaki sosyalist hareketinin en güçlü figürlerinden biri haline gelmesini sağladı.

Pekin’den Washington’a net mesaj Haber

Pekin’den Washington’a net mesaj

Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin ile Venezuela arasındaki işbirliğinin iki egemen devlet arasında yürütüldüğünü ve uluslararası hukukla güvence altında olduğunu açıkladı. Pekin yönetimi, özellikle enerji alanındaki ortaklıkların hukuki zemine dayandığını vurgularken, Venezuela’daki siyasi gelişmelerin bu işbirliğini etkilemeyeceği mesajını verdi. İşbirliği egemen devletler arasında yürütülüyor Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, düzenlenen olağan basın toplantısında Çin–Venezuela petrol işbirliğine ilişkin soruları yanıtladı. Lin, iki ülke arasındaki ilişkilerin egemenlik ilkesi temelinde sürdürüldüğünü belirterek, bu işbirliğinin hem uluslararası hukuk hem de taraf ülkelerin ulusal yasaları tarafından korunduğunu ifade etti. Siyasi değişimler işbirliğini etkilemeyecek Lin Jian, Venezuela’daki iç siyasi dengeler nasıl şekillenirse şekillensin, Çin’in iki ülke arasında her alandaki pragmatik işbirliğini derinleştirme iradesinin değişmeyeceğini söyledi. Çin’in Venezuela’daki meşru hak ve çıkarlarının da hukuka uygun şekilde korunmaya devam edeceğini vurguladı. ABD müdahalesine açık eleştiri Çin yönetimi, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini zorla alıkoyarak ülke dışına çıkarmasına da sert tepki gösterdi. Lin Jian, bu gelişmelerden derin endişe duyduklarını belirterek, söz konusu eylemin uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal ettiğini söyledi. BM Şartı vurgusu yapıldı Pekin yönetimi, ABD’nin tutumunun Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkeleriyle açıkça çeliştiğini ifade etti. Çin, Washington’u Maduro ve eşinin can güvenliğini sağlamaya, onları derhal serbest bırakmaya ve Venezuela’da rejim değişikliğine yönelik girişimlere son vermeye çağırdı. Çözüm için diyalog çağrısı Açıklamanın sonunda Çin, Venezuela’daki krizin askeri ve zorlayıcı yöntemlerle değil, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Pekin, uluslararası toplumun da bu süreçte yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiği mesajını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.