SON DAKİKA

#Washington

HABER DEĞER - Washington haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Washington haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zelenski’den Trump hakkında dikkat çeken sözler: Ona bir babaya bakar gibi yaklaşıyorum Haber

Zelenski’den Trump hakkında dikkat çeken sözler: Ona bir babaya bakar gibi yaklaşıyorum

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Fransa merkezli France Inter radyosuna verdiği röportajda ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkisine dair dikkat çeken ifadeler kullandı. İki lider arasındaki yaş farkına değinen Zelenski, Trump’a bir babaya bakar gibi yaklaştığını belirterek esprili açıklamalarda bulundu. Zelenski Trump ile ilişkisini yaş farkıyla anlattı Zelenski, ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerinin farklı bir dinamiğe sahip olduğunu söyledi. Aralarındaki yaş farkının bu durumu etkilediğini ifade eden Ukrayna lideri, Trump’a yaklaşımını “bir babaya bakar gibi” sözleriyle anlattı. Zelenski açıklamasında Trump’ın da kendisini bir oğul gibi görüyor olabileceğini dile getirdi. “Belki de beni oğlu gibi görüyordur” dedi Röportaj sırasında Zelenski, Trump ile ilişkisini esprili bir dille değerlendirdi. Ukrayna lideri, “Ona bir babaya bakar gibi yaklaşıyorum. Belki de yaş farkından dolayı o da beni oğlu gibi görüyordur” ifadelerini kullandı. Sunucunun bu sözlere gülerek tepki vermesi üzerine Zelenski de gülümseyerek yanıt verdi. Ukrayna lideri, Trump’ın kendisini “en sevdiği oğlu” olarak görmeyebileceğini ancak böyle bir benzetmenin mümkün olabileceğini söyledi. “Ben bir devlet başkanıyım” vurgusu yaptı Zelenski açıklamalarında zaman zaman Trump’ın bazı sözlerinden rahatsız olabileceğini de ima etti. Ancak buna rağmen ülkesinin çıkarlarını savunmak zorunda olduğunu vurguladı. Ukrayna lideri, “Belki bazı sert çıkışlarım hoşuna gitmeyebilir ama ben bir devlet başkanıyım ve ülkemin çıkarlarını savunuyorum” dedi. Yaş farkı dikkat çekti 25 Ocak 1978 doğumlu olan Zelenski 48 yaşında bulunurken, 14 Haziran 1946 doğumlu olan Donald Trump ise 80 yaşına yaklaşmış durumda. İki lider arasındaki yaklaşık 32 yıllık yaş farkı sık sık gündeme geliyor. Beyaz Saray’daki tartışma yeniden hatırlandı Zelenski’nin açıklamaları, geçen yıl Beyaz Saray’da iki lider arasında yaşanan gergin görüşmeyi yeniden gündeme getirdi. 28 Şubat’ta Washington’da gerçekleşen görüşmede Ukrayna ile ABD arasında planlanan mineral anlaşması ele alınmış ancak taraflar anlaşmaya varamamıştı. Toplantı sırasında yaşanan tartışmanın ardından planlanan ortak basın toplantısı iptal edilmiş, Ukrayna heyeti görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrılmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin Haber

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin

Orta Doğu’daki savaşın 12. gününde tansiyon daha da yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemu’l-Enbiya Merkez Karargahı, ABD ve İsrail’e yönelik sert bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bölgedeki çatışmaların genişlemesi halinde küresel petrol fiyatlarının hızla yükselebileceği ve varil fiyatının 200 dolara kadar çıkabileceği ifade edildi. Hürmüz Boğazı üzerinden açık mesaj verildi İran tarafından yapılan açıklamada, petrol ve enerji fiyatlarının “yapay yollarla düşük tutulamayacağı” vurgulanırken, bölgedeki güvenliğin bozulmasının doğrudan enerji piyasalarını etkileyeceği belirtildi. İranlı yetkililer, özellikle dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden güçlü mesajlar verdi. Açıklamada, İran’ın boğazda inisiyatifi elinde bulundurduğu ifade edilerek ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol taşıyan gemilerin “meşru hedef” olarak görülebileceği öne sürüldü. Tahran yönetimi ayrıca, çatışmanın genişlemesi durumunda enerji piyasalarında büyük bir şok yaşanabileceğini savundu. “Tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyiz” İran Devrim Muhafızları açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “ABD, siyonist rejim ve ortaklarının çıkarına olacak şekilde Hürmüz Boğazı’ndan tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyeceğiz. ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol yükü taşıyan her gemi meşru hedefimiz olacaktır.” Açıklamada ayrıca ABD’nin bölgedeki askeri varlığı da hedef alınarak Washington yönetiminin askeri üslerinin İran’ın füze kapasitesi karşısında güvende olmadığı iddia edildi. Enerji piyasaları için kritik uyarı İran tarafı, bölgedeki savaşın genişlemesi halinde petrol fiyatlarının ciddi şekilde yükselebileceğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Petrol ve enerji fiyatlarını yapay yollarla düşük tutamayacağınızı bilmelisiniz. Bölgedeki savaşın genişlemesi halinde varil başına 200 dolarlık fiyatları bekleyin.” Uzmanlar ise Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kriz veya kapanma ihtimalinin dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünü etkileyebileceğini ve küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’ın İran planını sarsan gizli rapor ortaya çıktı Haber

Trump’ın İran planını sarsan gizli rapor ortaya çıktı

ABD’de istihbarat kurumları tarafından hazırlanan ve kamuoyuna sızdığı öne sürülen bir rapor, İran’a yönelik askeri saldırıların sonuçlarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler içeriyor. ABD Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan raporun, ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a yönelik operasyonlardan yaklaşık bir hafta önce sunulduğu iddia edildi. Raporda, İran’a karşı dar kapsamlı ya da geniş çaplı askeri saldırıların ülkenin mevcut yönetim yapısını devirmeye yetmeyeceği yönünde güçlü analizler bulunduğu öne sürüldü. Raporda olası senaryolar değerlendirildi ABD basınında yer alan bilgilere göre raporda, İran liderliği ve devlet kurumlarına yönelik farklı saldırı senaryoları detaylı biçimde incelendi. Buna göre İran’ın dini ve askeri kurumlarının, en üst düzey liderlik kadrosu hedef alınsa bile devlet yönetiminin sürekliliğini sağlayacak kriz protokollerine sahip olduğu belirtildi. İstihbarat analizlerinde, İran’ın siyasi ve askeri sisteminin liderlik kaybı yaşansa bile hızlı şekilde yeniden organize olabileceği değerlendirmesine yer verildi. Muhalefetin iktidarı ele geçirmesi “olası değil” Raporda ayrıca İran’daki muhalif yapıların parçalı ve dağınık durumda olduğu vurgulandı. ABD ve İsrail’in askeri saldırıları sonrasında dahi muhalefetin ülke yönetimini ele geçirmesinin kısa vadede mümkün olmadığı sonucuna varıldığı ifade edildi. Söz konusu değerlendirme, Washington yönetiminde İran’a yönelik askeri operasyonların siyasi sonuçları konusunda ciddi tartışmaların yaşandığını da ortaya koydu. İstihbarat raporu Trump’ın planlarını tartışmaya açtı Washington Post’un raporun içeriğine aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre söz konusu analiz, Trump yönetiminin İran’da ABD yanlısı bir yönetim oluşturma planlarının gerçekçi olup olmadığı konusunda soru işaretleri doğurdu. ABD Ulusal İstihbarat Konseyi, ABD’deki 18 farklı istihbarat kurumunun analizlerini bir araya getirerek stratejik değerlendirmeler hazırlayan üst düzey bir yapı olarak biliniyor. Bölgede gerilim hızla tırmanıyor ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik geniş kapsamlı askeri operasyon başlatmıştı. İran yönetimi ise saldırılara karşılık olarak İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu bazı bölge ülkelerini hedef aldığını duyurdu. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, saldırılarda en az 926 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ortadoğu’da savaşın giderek genişlediği bir dönemde ortaya çıkan bu istihbarat raporu, bölgedeki güç dengelerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı Haber

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı

Kim Jong-un, iktidardaki Kore İşçi Partisi kongresinde yaptığı konuşmada dış politikaya ilişkin sert ve çelişkili mesajlar verdi. Kuzey Kore lideri, Washington’a diyalog sinyali gönderirken Seul yönetimiyle temas ihtimalini bir kez daha dışladı. Washington’a koşullu diyalog mesajı Kim, ABD’nin Kuzey Kore’yi nükleer güç olarak tanıması ve “düşmanca politikalarını” geri çekmesi halinde iki ülke arasında ilişkilerin normalleşebileceğini söyledi. Devlet ajansı KCNA’nın aktardığı açıklamalarda Kim, ABD ile “iyi geçinmemek için bir neden olmadığını” ifade ederek müzakere kapısını tamamen kapatmadı. Uzmanlar bu mesajı, Pyongyang’ın diplomatik seçeneklerini açık tutma stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. Seul’e sert ret: “Hiçbir işimiz yok” Kuzey Kore lideri, Güney Kore’yi “en düşmanca varlık” olarak tanımlayarak iki ülke arasındaki diyaloğun gündemlerinde olmadığını vurguladı. Kim, Seul’ün artık “aynı ulusun parçası” olarak görülmediğini ifade ederken güvenliğin tehdit edilmesi halinde Güney Kore’ye karşı askeri güç kullanabileceklerini öne sürdü. Bu söylem, son yıllarda Koreler arası ilişkilerde artan gerilimin sürdüğüne işaret ediyor. Nükleer ve askeri kapasiteyi büyütme çağrısı Kim konuşmasında, nükleer silahlı ordunun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek denizaltından fırlatılabilen kıtalararası balistik füzeler, kısa menzilli taktik nükleer silahlar ve Güney Kore’yi hedef alan topçu sistemleri üzerinde çalışılması talimatı verdi. Pyongyang yönetiminin bu adımlarının, bölgesel caydırıcılık stratejisinin merkezinde yer aldığı değerlendiriliyor. Rusya ve Çin dengesi, ABD ile temas ihtimali Kuzey Kore’nin son dönemde Moskova ve Pekin ile ilişkilerini derinleştirdiği, özellikle Rusya’ya askeri destek karşılığında teknoloji ve ekonomik yardım beklentisi içinde olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sırasında Kim ile olası bir görüşme ihtimaline dair spekülasyonlar da artmış durumda. Analistler, Pyongyang’ın hem askeri güç gösterisi hem de diplomatik manevra alanını genişletmeye çalıştığını ifade ediyor. Diplomasi hâlâ belirsiz Kuzey Kore, nükleer programın sınırlandırılmasına yönelik çağrıları reddetmeyi sürdürürken 2019’daki başarısız ABD-Kuzey Kore zirvesinden sonra kesilen diplomatik sürecin yeniden başlayıp başlamayacağı belirsizliğini koruyor. Kim, ülkesinin hem barışçıl birlikte yaşama hem de kalıcı çatışma senaryolarına hazır olduğunu söyleyerek kararın Washington’ın tutumuna bağlı olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan İran mesajı: Anlaşma olmazsa kötü bir gün olacak Haber

Trump’tan İran mesajı: Anlaşma olmazsa kötü bir gün olacak

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen gerilime ilişkin yaptığı açıklamada diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak anlaşma sağlanamaması halinde İran ve halkı için “kötü bir gün” yaşanabileceğini ifade etti. Trump, İran politikası konusunda son kararın kendisine ait olduğunu vurguladı. Trump, Genelkurmay Başkanı hakkındaki iddiaları yalanladı Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in İran’la savaşa karşı olduğu yönündeki haberleri “yalan” olarak nitelendirdi. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Trump, Caine’in olası bir askeri kararda ordunun başında görevini yerine getireceğini söyledi. “Kararı ben veririm” mesajı İran’a yönelik olası askeri adım konusunda nihai kararın başkanlık makamında olduğunu dile getiren Trump, bir saldırı kararı alınması halinde bunun uygulanacağını ifade etti. Trump, Caine’in savaş görmek istemediğini ancak askeri bir karar alınırsa ordunun bunu yönetebileceğini düşündüğünü aktardı. Diplomasi vurgusu, askeri seçenek uyarısı Trump açıklamasında diplomasiye öncelik verdiğini belirterek, İran’la anlaşma sağlanmasının tercih edilen yol olduğunu söyledi. Ancak anlaşma olmaması halinde İran ve halkı açısından ağır sonuçlar doğabileceği uyarısında bulundu. Gerilim yeniden gündemde Trump’ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasındaki nükleer program ve bölgesel güvenlik başlıklarında süren gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde geldi. ABD yönetiminin hem diplomatik temasları hem de askeri seçenekleri birlikte değerlendirdiği yorumları yapılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor? Haber

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor?

Uluslararası bir araştırma, Çin’de geliştirilen yapay zekâ sohbet botlarının siyasi konularda farklı davrandığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bu modeller, devlet politikaları, Tayvan’ın statüsü ve etnik azınlıklar gibi hassas başlıklarda soruları yanıtsız bırakabiliyor ya da sınırlı içerik sunuyor. Çalışma Çinli ve küresel modelleri karşılaştırdı PNAS Nexus dergisinde yayımlanan araştırma, Çin’in önde gelen yapay zekâ sohbet botlarının 100’den fazla politik soruya verdiği yanıtları Çin dışında geliştirilen modellerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, sorunun reddedilmesi, konunun geçiştirilmesi veya hatalı bilgi verilmesini olası sansür göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlara göre Tayvan, demokrasi yanlısı aktivistler ve etnik azınlıklar gibi başlıklarda Çinli modellerin daha sık yanıt vermekten kaçındığı tespit edildi. Yanıtlar daha kısa ve eksik olabiliyor Araştırma, Çinli modeller yanıt verdiğinde ise çoğu zaman sorunun çerçevesini tartıştığını, kritik bilgileri dışarıda bıraktığını ve daha kısa yanıtlar ürettiğini ortaya koydu. Hata oranlarının bazı modellerde Çin dışındaki sistemlere kıyasla daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle bazı sohbet botlarında bu oranın dikkat çekici biçimde arttığı aktarıldı. Düzenlemeler yapay zekâ çıktısını etkileyebilir Uzmanlar, Çin’de yürürlüğe giren yapay zekâ düzenlemelerinin şirketlere “temel sosyalist değerleri” gözetme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede yapay zekâ sistemlerinin ulusal egemenliği zayıflatacak veya devlet sistemini eleştirecek içerik üretmesinin sınırlandırıldığı ifade ediliyor. Araştırmacılara göre bu düzenlemeler, Çin merkezli büyük dil modellerinin verdiği yanıtları doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor. Sansürün etkisi görünmez olabilir Çalışma, sohbet botlarının çoğu zaman doğrudan reddetmek yerine özür dileyerek ya da genel ifadeler kullanarak yanıt vermesinin, kullanıcıların sansürün farkına varmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu durumun bilgiye erişimi, algıları ve karar alma süreçlerini “sessiz biçimde şekillendirebileceği” uyarısı yapıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, tüm farklılıkların yalnızca devlet baskısıyla açıklanamayacağını; veri seti, kültürel bağlam ve dil farklılıklarının da sonuçları etkileyebileceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor Haber

Suriye’de yeni sayfa: ABD askerlerini tamamen çekmeye hazırlanıyor

ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını sona erdirmeye hazırlandığı iddia edildi. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Pentagon, ülkede bulunan yaklaşık bin askerin tamamını iki ay içinde geri çekmeyi hedefliyor. Planın hayata geçmesi halinde ABD’nin Suriye’de yaklaşık on yıldır süren askeri varlığı sona erecek. Stratejik üslerden çekilme başladı Haberde, ABD ordusunun Suriye, Ürdün ve Irak sınırındaki Tenef garnizonundan ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Şedadi Hava Üssü’nden çekilme sürecini büyük ölçüde tamamladığı belirtildi. Bu adımın, kapsamlı geri çekilmenin ilk aşaması olarak değerlendirildiği aktarıldı. Washington güvenlik gerekçesini değiştiriyor ABD’li yetkililerin değerlendirmelerine göre, IŞİD’le mücadelede sahadaki koşulların değişmesi ve ABD’nin yerel ortaklarının askeri yapısının zayıflaması, askeri varlığın yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Bu çerçevede Washington’un Suriye’de doğrudan askeri varlık yerine diplomatik kanalları öne çıkarabileceği ifade edildi. Diplomatik temaslar öne çıkabilir ABD yönetiminin yeni dönemde Suriye geçiş yönetimiyle daha yakın diplomatik ilişkiler kurmayı hedeflediği belirtildi. Bu kapsamda ülke içindeki güvenlik risklerinin askeri yöntemler yerine diplomatik süreçlerle yönetilmesinin planlandığı kaydedildi. Sürecin, Suriye’deki dengeleri ve bölgesel güç ilişkilerini etkileyebileceği değerlendiriliyor. “Görev büyük ölçüde tamamlandı” mesajı ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack daha önce yaptığı açıklamalarda, DEAŞ’la mücadele görevinin büyük ölçüde tamamlandığını belirtmiş, ABD’nin Suriye’deki üs sayısını sekizden üçe düşürdüğünü ve nihai olarak bunu bire indirmeyi planladıklarını söylemişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa’nın gizli planı mı ortaya çıktı: Nükleer silah iddiası dünyayı alarma geçirdi Haber

Avrupa’nın gizli planı mı ortaya çıktı: Nükleer silah iddiası dünyayı alarma geçirdi

Münih Güvenlik Konferansı öncesinde uluslararası kamuoyunu sarsan bir iddia ortaya atıldı. Batı medyasına göre Avrupa liderleri, ABD ile ilişkilerde yaşanan gerilimler ve güvenlik garantilerine yönelik artan belirsizlik nedeniyle kendi nükleer caydırıcılık kapasitesini oluşturma seçeneğini tartışıyor. Henüz resmi bir karar bulunmasa da kulis bilgileri, küresel güvenlik dengelerinin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor. Nükleer caydırıcılık masada Uluslararası basında yer alan haberlere göre Münih Güvenlik Konferansı’nda ele alınacak başlıklardan biri nükleer caydırıcılık olacak. İddiaya göre Avrupa ülkeleri, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana ilk kez ortak bir nükleer savunma hattının nasıl kurulabileceğini değerlendiriyor. Bu tartışmaların temelinde ise ABD’nin güvenlik taahhütlerine yönelik artan şüpheler bulunuyor. ABD’ye bağımlılık sorgulanıyor Avrupa’nın uzun yıllardır “nükleer şemsiye” olarak tanımlanan ABD korumasına dayandığı hatırlatılırken, Washington yönetiminin güvenilir bir ortak olmaktan uzaklaşması ihtimalinin kıta için ciddi bir risk oluşturabileceği ifade ediliyor. Olası bir güvenlik boşluğunda Avrupa ülkelerinin kendilerini savunmasız hissedebileceği değerlendirmesi yapılıyor. Fransa’dan dikkat çeken hamle hazırlığı Kulis bilgilerine göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın geri kalanına nükleer caydırıcılık konusunda yeni öneriler sunmayı planlıyor. Bu planın, Fransa’nın mevcut nükleer kapasitesinin Avrupa’yı kapsayacak şekilde genişletilmesi ihtimalini de içerdiği belirtiliyor. Maliyet ve kapasite tartışması büyüyor Uzmanlar, ABD’nin sağladığı nükleer korumanın yerini tamamen Avrupa silahlarının almasının birçok ülke için ekonomik ve askeri açıdan karşılanması zor bir adım olabileceğine dikkat çekiyor. Avrupa ülkelerinin halihazırda konvansiyonel askeri güçlerini artırmaya odaklandığı, buna rağmen yeni bir nükleer stratejinin kıta siyasetinde uzun süre tartışılacağı öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rubio’dan Münih öncesi kritik mesaj: Artık eski dünya yok Haber

Rubio’dan Münih öncesi kritik mesaj: Artık eski dünya yok

“Dünya gözlerimizin önünde değişiyor” ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Cumartesi günü yapacağı Münih Güvenlik Konferansı konuşmasının ana temasını kamuoyuyla paylaştı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Rubio, küresel dengelerin hızla dönüşüm geçirdiğini vurgulayarak, “Büyüdüğüm eski dünya artık yok” ifadelerini kullandı. Rubio, jeopolitik açıdan yeni bir döneme girildiğini belirterek bu çağın nasıl şekilleneceğinin ve ABD’nin bu süreçteki rolünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklama, Washington yönetiminin dış politika yaklaşımında stratejik bir güncelleme sinyali olarak yorumlandı. Münih’te “dürüst mesaj” beklentisi Konferansı önemli bir platform olarak nitelendiren Rubio, katılımcıların ABD’nin yönü ve müttefikleriyle kuracağı ilişkiler hakkında açık bir mesaj beklediğini ifade etti. Avrupa liderleriyle çok sayıda özel görüşme gerçekleştirdiğini belirten Rubio’nun konuşmasının, transatlantik ilişkilerin geleceğine dair ipuçları vermesi bekleniyor. Avrupa-ABD hattında güvenlik tartışmaları sürüyor Geçen yıl düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Trump yönetiminin Avrupa’ya ilişkin güvenlik kaygılarına dikkat çekmişti. Vance, Ukrayna’daki savaş için “makul bir çözüm” bulunabileceğini belirtirken, Avrupa’nın ABD ile paylaşılan bazı temel değerlerden uzaklaştığını da savunmuştu. Rubio’nun “yeni çağ” vurgusu, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde ABD ile Avrupa arasındaki stratejik ortaklığın nasıl evrileceğine dair tartışmaları daha da alevlendirecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.