SON DAKİKA

#Yağmur Suyu

HABER DEĞER - Yağmur Suyu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yağmur Suyu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir için sert tablo: Trafik kilit, körfez alarmda, su denize akıyor Haber

İzmir için sert tablo: Trafik kilit, körfez alarmda, su denize akıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Burhan Özfatura, kentin yıllardır çözülemeyen sorunlarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu heyetini kabul eden Özfatura, ulaşımdan Körfez’e, liman politikalarından su ve çevre yönetimine kadar birçok alanda İzmir’in ağır bedel ödediğini söyledi. Platform Başkanı Yunus Karakaya başkanlığındaki heyet, Özfatura’nın başkanlığını yürüttüğü Konak Engelsiz Yaşam Köyü Vakfı’nda gerçekleşen görüşmede, İzmir’in kronikleşen problemleri ve çözüm yollarını masaya yatırdı. “Bu Trafik Mevcut Yollarla Çözülemez” Özfatura, İzmir’deki trafik sorununa ilişkin değerlendirmesinde, klasik yol anlayışının artık iflas ettiğini belirtti. Dünya kentlerinde yaygınlaşan çok katlı yol sistemlerinin İzmir için zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Özfatura, havalimanı, Bornova ve Altınyol akslarında çift katlı yolların projelerinin yıllar önce hazırlandığını, ancak uygulanmadığını ifade etti. Karşıyaka–Konak hattı için ise araç trafiğini tamamen dışlayan, yalnızca insan taşımaya dayalı tünel/feniküler sisteminin hem maliyet hem çevre açısından en doğru çözüm olduğunu dile getirdi. Körfez ve Liman Uyarısı: “Fonksiyon Ayrımı Yapılmadı, Bedeli Ağır Oldu” Görüşmenin en kritik başlıklarından biri İzmir Körfezi oldu. Özfatura, Alsancak Limanı’nın yolcu ve turizme, konteyner taşımacılığının ise Çiğli–Tuzla hattına taşınması gerektiğini belirterek, bu ayrımın yapılmamasının Körfez üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Yanlış liman politikalarının: Körfez trafiğini kilitlediği, Çevresel riskleri büyüttüğü, İzmir’in denizle bağını zayıflattığı ifade edildi. Su Yönetiminde Çarpıcı Tespit: “Milyonlarca Metreküp Su Denize Akıtılıyor” Özfatura, su yönetimine ilişkin değerlendirmesinde ise daha sert ifadeler kullandı. Yağmur suyu ile atık suyun ayrı sistemler üzerinden taşınması için hazırlanan projelerin sonradan değiştirildiğini hatırlatan Özfatura, bunun sonucunda temiz yağmur sularının denize karıştığını söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist Bu durumun: Yeraltı sularında tuzlanmaya, Tarım alanlarının zarar görmesine, Körfez ekosisteminin bozulmasına yol açtığı vurgulandı. “Bir damla suyun bile hayati olduğu bir dönemde bu tablo kabul edilemez” değerlendirmesi yapıldı. Çevre ve Yeşil Alan Eleştirisi: “Körfez Betonlaşma Baskısı Altında” Körfez çevresinde yapılan düzenlemelerde yeşil alan ve rekreasyon dengesinin gözetilmediğini belirten Özfatura, dolgu alanlarının büyük bölümünün betonlaşmaya açıldığını söyledi. Yeşildere Havzası başta olmak üzere, çevre odaklı kentsel dönüşüm ve kent ormanları projelerinin yeniden gündeme alınması gerektiği ifade edildi. Yunus Karakaya: “İzmir Günü Kurtarmıyor, Sorun Biriktiriyor” Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “İzmir’in yaşadığı sorunlar günübirlik kararların sonucudur. Trafikten Körfez’e, limanlardan su yönetimine kadar her alanda planlama eksikliği görülüyor. Yıllar önce hazırlanan projelerin bugün hâlâ konuşuluyor olması, sorunun ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Platform olarak İzmir’in geleceğini ilgilendiren bu başlıkların takipçisi olacağız.” Ziyarete Platform Başkanı Yunus Karakaya’nın yanı sıra Oktay Karaçelik, Tekin Alptekin, Cem Şeker ve Bora Koçu da katıldı. Görüşme, İzmir’in geleceği için bilimsel planlama, şeffaf yönetim ve çevre duyarlılığı vurgusuyla sona erdi.

Antalya için korkutan uyarı: Yağmur suyu zemini eritiyor, sahil şeridi büyük risk altında! Haber

Antalya için korkutan uyarı: Yağmur suyu zemini eritiyor, sahil şeridi büyük risk altında!

"Yerin altında büyük boşluklar oluşuyor" Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Antalya'nın zemin yapısındaki gizli tehlikeyi "erime" olarak tanımladı. Bölgedeki karbonatlı kayaçların (kalker/kireçtaşı gibi yapılar) yağmur suyu ile temasa girdiğinde kimyasal olarak eridiğini belirten Özmen, bu durumun yeraltında devasa boşluklar ve mağaralar oluşturduğunu vurguladı. Özmen tehlikeyi şu sözlerle anlattı: "Bu boşlukların depremin etkisi ile çökme olasılığı vardır. Yağmur suyu sadece heyelana değil, zeminde deformasyona neden oluyor. Devasa kayalar olarak görülen bu malzemeler, zamana ve doğaya yenik düşebilir." Sahil şeridi ve ovalar tehlikede Özmen, özellikle sahil bandındaki alüvyon zeminler üzerine kurulu yerleşim yerlerinin en riskli alanlar olduğunu belirtti. Geniş ovalar üzerine, zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan binaların hasar görme olasılığının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken uzman isim, "Uygun zemine doğru yapı" ilkesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Artçı sarsıntılar sürebilir Antalya'da Konyaaltı ve Serik açıklarında meydana gelen depremleri de değerlendiren Özmen, bu sarsıntıların bölgedeki diri fayların varlığını gösterdiğini söyledi. Tarihsel verilere bakıldığında bu spesifik noktalarda çok büyük, yıkıcı bir deprem üretme potansiyelinin düşük olduğunu belirten Özmen, "Ancak 4.0 büyüklüğüne kadar erişebilecek artçı sarsıntıların olma olasılığı var" diyerek vatandaşları uyardı.

Bakanlıktan yeni düzenleme! 1 Ocak’ta musluklar değişiyor: Yağmur ve gri su artık zorunlu Haber

Bakanlıktan yeni düzenleme! 1 Ocak’ta musluklar değişiyor: Yağmur ve gri su artık zorunlu

Bakanlık 1 Ocak için düğmeye bastı, binalarda su devri başlıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 11 Mart’ta Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle yeni bir dönemi başlattı. Düzenleme, yağmur suyunun toplanmasını ve atık suların geri kazanımını yapı standartlarının parçası hâline getirerek kentlerdeki su tüketimini düşürmeyi hedefliyor. Bakanlık, uygulamanın yıllık toplam tasarrufu milyonlarca metreküp seviyesine çıkaracağını vurguluyor. Yağmur suyu hasadı büyük yapılarda mecburi oluyor. Yeni kuralla birlikte depo hacmi 7 metreküpü aşan yapılar, parsel alanı 2 bin metrekareyi geçen projeler, çatı izdüşüm alanı 1000 metrekarenin üzerindeki özel yapılar ve kamu binaları yağmur suyu hasadı kurmak zorunda kalacak. Toplanan suyun depolanması, çatının niteliği ve ilin yıllık yağış ortalamasına göre belirlenecek; kapasite, toplanabilir su miktarının en az yüzde 6’sını karşılayacak şekilde planlanacak. Gri su sistemi belirli tesislerde zorunlu, tasarruf hedefi milyon metreküp. Düzenleme, gri suyu da bazı ölçeklerde mecbur kılıyor. Yatak kapasitesi 200’ü aşan konaklama tesisleri, inşaat alanı 10 bin metrekareyi geçen AVM’ler ve 30 bin metrekare üzerindeki kamu binalarında gri su sistemi kurulacak. Arıtılan gri su yalnızca tuvalet rezervuarlarında kullanılacak ve depolama kapasitesi, rezervuarlarda tüketilen suyun en az yarısını karşılayacak biçimde projelendirilecek. Bakanlık, bu başlığın tek başına yıllık yaklaşık 4 milyon metreküp tasarruf yaratmasını öngörüyor. Depolama tankları bahçelere iniyor, yerleşim kuralları netleşti. Yağmur suyu ve gri su tanklarının arka ve yan bahçelerde yer altına konuşlandırılması esası benimsendi. Ön bahçeye yerleştirilecek depolar için ise yoldan en az 2 metre mesafe şartı getirildi. Amaç, güvenlik ve estetiği korurken şehir dokusunu da gözetmek. Hedef yalnız tasarruf değil, iklim uyumu. Bakanlık, regulasyonun yalnızca “su kısıtı”na yanıt olmadığını; şehirleri iklim değişikliğine daha dayanıklı kılacak bir uyum programı olduğunun altını çiziyor. Yağış rejimlerindeki belirsizlikler ve kuraklık riskleri karşısında, yerinde depolama ve yeniden kullanımın şehir altyapısında kalıcı bir standart hâline gelmesi amaçlanıyor. Yurttaşa yansıması: Fatura düşecek, rezervler nefes alacak. Uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte binaların şebekeden çekeceği su miktarının azalması, yurttaşın faturalarına dolaylı indirim olarak yansıyacak. Aynı zamanda yeraltı ve yüzey sularına binen yük hafifleyecek; kent rezervleri daha sürdürülebilir yönetilecek. Takvim kesin: 2026 başında başlıyor. 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek zorunluluk için proje ve ruhsat süreçleri de buna göre şekillenecek. Büyük ölçekli yatırımcılar ve kamu idareleri şimdiden proje revizyonlarına başladı. Gözler, uygulamanın sahada nasıl denetleneceği ve yaptırımların nasıl işletileceğinde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.