SON DAKİKA

#Yaptığı

HABER DEĞER - Yaptığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaptığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran’dan Ukrayna’ya sert uyarı: “Artık meşru hedef” Haber

İran’dan Ukrayna’ya sert uyarı: “Artık meşru hedef”

İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden savaşın bölgesel etkileri genişlemeye devam ediyor. Tahran yönetimi bu kez Ukrayna’ya yönelik sert açıklamalarda bulundu. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Ukrayna’nın İsrail’e askeri destek vermesi nedeniyle İran için “meşru hedef” haline geldiğini ifade etti. “Ukrayna savaşa fiilen dahil oldu” İbrahim Azizi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Ukrayna’nın İsrail’e insansız hava aracı desteği sağladığını ileri sürdü. Azizi, bu desteğin İran’a karşı doğrudan bir müdahale anlamına geldiğini savundu. Açıklamasında Ukrayna’nın bu hamleyle savaşa fiilen dahil olduğunu iddia eden Azizi, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesine atıfta bulunarak Ukrayna’nın İran açısından hedef haline geldiğini söyledi. “Toprakları meşru hedef haline geldi” Azizi paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Başarısız Ukrayna, İsrail rejimine insansız hava aracı desteği sağlayarak fiilen savaşa dahil olmuş ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca tüm topraklarını İran için meşru bir hedef haline getirmiştir.” Zelenskiy İHA desteğini açıklamıştı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise daha önce yaptığı açıklamada İran’a karşı yürütülen operasyonlar kapsamında bölgeye insansız hava araçları ve uzman ekip gönderildiğini duyurmuştu. İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden çatışmaların ardından yapılan bu açıklamalar, savaşın uluslararası boyutunun daha da genişleyebileceği yönündeki tartışmaları artırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı! Haber

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı!

Moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan’ın evinde ölü bulunması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ölümünden kısa süre önce sosyal medya hesabından kanlı olduğu görülen bir veda notu paylaşması üzerine olay ilk etapta intihar şüphesiyle değerlendirilirken, Eraslan’ın yakın çevresinden gelen açıklamalar olayın cinayet olabileceği iddialarını gündeme taşıdı. Sosyal medyada kanlı not paylaşmıştı Ayşegül Eraslan’ın Instagram hesabından yaptığı son paylaşımlarda dikkat çeken ifadeler yer aldı. Paylaşımda “Paylaşmadığım şeyler olacaktır, sizin bilmediğiniz, size anlatmadığım. Tek bildiğim ben çok iyi bir insandım. Kimseye kötülüğüm olmadı” sözlerinin yer aldığı bir not paylaşıldı. Ardından paylaşılan ve kanlı olduğu görülen ikinci notta ise Eraslan’ın köpeklerine iyi bakılmasını istediği ve babasından özür dilediği ifadeleri yer aldı. Yakın arkadaşından dikkat çeken iddia Eraslan’ın yakın arkadaşı olan fotoğrafçı Semih Palancı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada paylaşılan nottaki el yazısının Eraslan’a ait olmadığını öne sürdü. Palancı, bu nedenle durumu polise bildirdiklerini söyledi. Palancı ayrıca otopsi raporuna ilişkin bazı iddialar dile getirerek Eraslan’ın ölümünün intihar değil cinayet olabileceğini savundu. “İntihar süsü verilmiş olabilir” iddiası Palancı yayınladığı videoda, Eraslan’ın ölümünün cinayet olabileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Değerli arkadaşım Ayşegül Eraslan evinde ölü olarak bulundu. Gece attığı story ve kendisine ait olmayan el yazısı bizi şüphelendirdi. Polise bilgi verdik. Otopsi raporunu bekledik. Otopsi raporunda bilekleri kesilerek ve boğazı sıkılarak asılmış pozisyonu verilerek intihar etmiş gibi gösterildiğini düşünüyoruz.” Adalet çağrısı yaptı Palancı açıklamasının devamında olayın bir kadın cinayeti olabileceğini iddia ederek sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Açıklamasında “Ayşegül intihar etmemiştir. Ayşegül bir kadın cinayetinin kurbanı olmuştur. Bu olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkacak ve sorumlular adalet önünde hesap verecek” ifadelerine yer verdi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan bölge ülkelerine çağrı: ABD’ye güvenmeyin, birleşelim Haber

İran’dan bölge ülkelerine çağrı: ABD’ye güvenmeyin, birleşelim

İran Silahlı Kuvvetleri Kıdemli Sözcüsü Ebulfezl Şikarçi, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada bölge ülkelerinin ABD’ye güvenmemesi gerektiğini savundu. Müslüman ülke liderlerine seslenen Şikarçi, bölgesel güvenliğin dış güçlere bırakılmaması gerektiğini belirterek İslam dünyasını ortak hareket etmeye davet etti. İslam dünyasına birlik çağrısı Şikarçi yaptığı açıklamada bölgedeki Müslüman ülke liderlerini ortak bir duruş sergilemeye çağırdı. İran’a ve bölgedeki Müslüman halklara güvenilmesi gerektiğini savunan Şikarçi, İslam dünyasının birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Şikarçi mesajında, ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını hedef alarak Müslüman ülkelerin kendi güçleriyle güvenliklerini sağlayabileceklerini ileri sürdü. “Amerika’nın sahte gücüne güvenmeyin” ABD’nin bölgesel güvenlik sağlayamayacağını öne süren Şikarçi, bölge liderlerine yönelik uyarılarda bulundu. Şikarçi, Amerika’nın askeri gücünün abartıldığını iddia ederek Müslüman ülkelerin güvenliğini sağlayamayacağını savundu. Açıklamasında, ABD’nin kendi ordusunu dahi korumakta zorlandığını öne süren İranlı yetkili, bu nedenle bölge ülkelerinin güvenlik konusunda dış aktörlere bel bağlamaması gerektiğini dile getirdi. ABD savaş gemisi üzerinden mesaj Şikarçi, ABD’ye ait Abraham Lincoln savaş gemisinin geri çekilmesini de değerlendirdi. İranlı yetkili, bu gelişmenin İran’ın askeri gücünü gösterdiğini ve ABD açısından bir yenilgi olarak tarihe geçtiğini iddia etti. İranlı sözcü, bölge ülkelerinin dış müdahalelere karşı ortak bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgulayarak açıklamasını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan nükleer program açıklaması Haber

İran’dan nükleer program açıklaması

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezzekian, İran Atom Enerjisi Örgütü’nü ziyaretinde yaptığı açıklamada, ülkenin nükleer sanayiyi geliştirme hedefinin nükleer silah üretimi değil, “halkın ihtiyaçlarını karşılamak ve ekonomik refahı artırmak” olduğunu belirtti. Pezzekian, nükleer endüstrinin yalnızca küçük bir kısmının askeri amaçlarla ilişkilendirildiğini, geri kalanının sağlık, tarım, enerji ve çevre gibi alanlara hizmet ettiğini vurguladı. Pezzekian: “Nükleer endüstriyi büyütme kararlılığımız bomba üretmeye değil, refah sağlamaya yöneliktir.” Cumhurbaşkanı, radyofarmasötik üretimi ve tıbbi tedavi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi gezdikten sonra yaptığı konuşmada, İran’ın nükleer bilim insanlarının çalışmalarını “bilimsel cihat” olarak nitelendirdi. Pezzekian, ülkenin radyofarmasötik üretiminde bölgesel bir güç olma potansiyeline işaret ederek, “Bu teknoloji yalnızca tedavi için değil, aynı zamanda ulusal zenginlik üretimi için stratejik bir değere sahip” dedi. “Nükleer silah üretmek gündemimizde yok” vurgusu bir kez daha tekrarlandı. Pezzekian, Batılı ülkeleri İran’ın nükleer ilerleyişini engellemek için “asılsız silah iddialarını” kullanmakla eleştirdi ve “Bu iddiaların onlar için bahane olduğunu kendileri de biliyor” dedi. İranlı nükleer bilim insanlarına yönelik suikastların, ülkenin teknoloji bağımsızlığını hedef alan bir baskı aracı olduğunu savundu. İran, radyofarmasötikler, tarım teknolojileri, su arıtma ve enerji üretiminde nükleer uygulamaları genişletmeyi hedefliyor. Cumhurbaşkanı, nükleer teknolojinin yalnızca savunma değil, sağlık, tarım, su yönetimi ve çevre koruma gibi alanlarda kullanıldığını belirterek, bu teknolojinin tanıtım ve ihracatında daha etkili bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. “Ulusal kaynaklarımızı kullanırken bilimsel potansiyeli değerlendirmekte yavaş kaldık” diyerek iç eleştiri de yaptı. 8 yeni nükleer santral planı: İran, Rusya ile yeni elektrik üretim projeleri yürütüyor. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed Eslami, ülkenin güney ve kuzey kıyılarında 8 yeni nükleer santral kurulacağını açıkladı. Bu projelerin bir kısmı Rusya ile yürütülen anlaşmalara dayanıyor. Eslami, “20 bin megavat nükleer elektrik üretimi hedefini gerçekleştirmek için çalışıyoruz” dedi. Nükleer santrallerle birlikte tuzdan arındırma tesisleri ve yerli teknoloji altyapısı da kurulacak. Eslami, Buşehr'de devam eden nükleer santral projesiyle entegre 70 bin metreküp kapasiteli su arıtma tesisi kurulacağını duyurdu. Ayrıca kuantum, lazer ve füzyon teknolojilerinde de üniversitelerle işbirliği yapılacağını açıkladı. “Nükleer endüstri İran’ın bilimsel bağımsızlığının sembolü olacak.” Pezzekian, nükleer projelerin yalnızca teknolojik değil, jeopolitik bir bağımsızlık meselesi olduğunu belirterek, “Bu başarıları hızlandırmak için devlet tüm desteği verecek. Ülkenin geleceği bilgide, inovasyonda ve kendi teknolojimizi üretmekte” dedi.

Li Qiang: Üst düzey açılım kararlılıkla teşvik edilecek Haber

Li Qiang: Üst düzey açılım kararlılıkla teşvik edilecek

Çin Başbakanı Li Qiang, ülkesinin ekonomik vizyonuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Çin üst düzey açılımı kararlılıkla teşvik edecek, pazara erişimi kolaylaştıracak ve iş ortamını sürekli olarak iyileştirecek” dedi. “Açılım politikamız kararlılıkla sürecek” Li Qiang, resmi ziyareti kapsamında katıldığı Çin-Singapur İş Dünyası Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, Çin’in dışa açılım politikasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda “küresel barış ve refahın sürdürülebilirliği için bir zorunluluk” olduğunu belirtti. “Çin üst düzey açılımı kararlılıkla destekleyecek, pazar girişini daha da kolaylaştıracak ve yabancı yatırımcılar için adil, şeffaf bir iş ortamı oluşturacaktır. Ülkemiz, işletmelerin makul endişelerini aktif biçimde ele alacaktır.” Çin Başbakanı, açıklamasında “piyasa güveninin güçlendirilmesi” ve “uluslararası iş birliğinin derinleştirilmesi” vurgularını öne çıkardı. “İş ortamı sürekli olarak iyileştirilecek” Li Qiang, Asya ekonomilerinin birbirine bağlılığının her zamankinden daha güçlü hale geldiğini belirterek, Çin’in yatırımcı dostu politikalarını sürdürme kararlılığında olduğunu dile getirdi: “Çin ekonomisi küresel tedarik zincirinin ayrılmaz bir parçasıdır. Biz, reformları derinleştirerek, şeffaflığı artırarak ve uluslararası standartlara uyum sağlayarak iş ortamını daha da iyileştireceğiz.” Li, ayrıca Çin’de faaliyet gösteren yabancı firmalara yönelik yasal korumaların güçlendirileceğini, “adil rekabet” ilkesinin ekonomi politikalarının merkezinde yer alacağını ifade etti. “Singapur’la ekonomik bağlarımız örnek nitelikte” Sempozyuma Singapur Başbakan Yardımcısı Gan Kim Yong ile birlikte katılan Li Qiang, iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın “bölgesel istikrarın modeli” olduğunu söyledi. “Çin ve Singapur arasındaki karşılıklı güven, Güneydoğu Asya’nın ekonomik kalkınması için önemli bir dayanak oluşturmaktadır. Ortak projelerimiz dijital dönüşüm, yeşil enerji ve finansal entegrasyon alanlarında genişliyor.” Li Qiang, Singapur’un Asya-Pasifik bölgesinde Çin yatırımları açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, bu ortaklığın APEC çerçevesinde daha da güçlendirileceğini açıkladı. “Açılım Çin’in kalkınma modelinin temelidir” Ekonomik gözlemciler, Li Qiang’ın açıklamalarını, Çin yönetiminin küresel belirsizliklere rağmen reform ve dışa açıklık politikasında geri adım atmayacağı mesajı olarak değerlendirdi. Çin yönetimi, son dönemde hem APEC ülkeleriyle hem de Avrupa ve Güneydoğu Asya ekonomileriyle yeni yatırım anlaşmaları üzerinde çalışıyor. Li’nin sözleri, Pekin’in “korumacılığa karşı serbest ticareti savunan” tutumunu bir kez daha teyit etti. “Açılım, Çin’in kalkınma modelinin temelidir. Dünyaya kapalı bir Çin değil, dünya ile birlikte büyüyen bir Çin istiyoruz.” Başbakan Li Qiang’ın açıklamaları, Çin’in küresel ekonomiyle entegrasyonunu sürdürme ve uluslararası sermayeye güven verme yönündeki iradesini yeniden ortaya koydu. Çin yönetimi, reform ve açıklık politikasını “sürdürülebilir büyüme ve istikrarın garantisi” olarak görüyor.

Sığınmacı kadınları istismar ettiği iddia edilen Sadettin Karagöz tutuklandı Haber

Sığınmacı kadınları istismar ettiği iddia edilen Sadettin Karagöz tutuklandı

Cinsel istismar soruşturması başlatıldı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, BBC Türkçe’nin ortaya çıkardığı haber sonrası Karagöz hakkında resmî soruşturma başlattı. Savcılık, mağazada çalışan eski personellerin ve mağdurların ifadelerini aldı. Soruşturma kapsamında, Karagöz’ün iki farklı kadına yardım vaadiyle cinsel istismarda bulunduğu belirlendi. Karagöz, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklandı. Mağazada yıllardır süren taciz iddiaları Altındağ’da faaliyet gösteren “Umut Hayır Mağazası”, 2014 yılından bu yana sığınmacılara kıyafet, gıda ve eşya yardımı sağladığını iddia ediyordu. Ancak mağazanın eski çalışanları, yıllardır süregelen cinsel taciz ve istismar vakalarına tanık olduklarını öne sürdü. Bir eski çalışan, BBC’ye yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullandı: “Artık şaşırmıyorduk. Tacizlerine alışmıştık. Herkes biliyordu ama kimse konuşamıyordu.” BBC Türkçe’nin araştırması yankı uyandırmıştı BBC Türkçe’nin Ekim ayında yayımladığı haberde, üç Suriyeli kadının yardım almak için gittikleri mağazada Karagöz tarafından cinsel saldırıya maruz kaldıkları anlatılmıştı. Ayrıca, aralarında mağaza çalışanlarının da bulunduğu yedi tanık, Karagöz’ün 2016–2024 yılları arasında kadınları istismar ettiğini söyledi. Haberde, mağdurlardan biri şu ifadeyi kullanmıştı: “Yardım için gitmiştim, bana yardım değil, kabus verdi.” İddiaları reddetmişti Sadettin Karagöz ise BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, hakkındaki tüm iddiaları reddetmiş, “yıllardır yardım yapan bir insan olarak iftiraya uğradığını” savunmuştu. Ancak savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında toplanan ifadeler ve delillerin ardından Karagöz hakkında tutuklama kararı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.