SON DAKİKA

#Yargı

HABER DEĞER - Yargı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erkan Baş'tan iktidara yargı tepkisi: "Hukuk siyasetin sopasına dönüştü" Haber

Erkan Baş'tan iktidara yargı tepkisi: "Hukuk siyasetin sopasına dönüştü"

İktidarın uygulamalarını ve yargı süreçlerini eleştiren Baş, Türkiye'de hukukun siyasi iktidarın talimatları doğrultusunda şekillendiğini savundu. "Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor" Türkiye’de yargının siyasi iktidarın baskısı altında olduğunu öne süren Erkan Baş, “Türkiye'de hukuk, siyasetin basit bir sopasına dönmüş durumda. Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor” dedi. Konuşmasında tutuklu siyasetçilere de değinen Baş, "Selahattin'in de, Ekrem'in de, Can'ın da, bütün siyasetçilerin de, belediye başkanlarının da tutuklanmasının siyasi kararlar olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı. "Trump'ın ziyareti sırasında yaşananlar utanç verici" ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyaretine ve bu süreçte yaşananlara tepki gösteren TİP Genel Başkanı, şunları söyledi: "Geçen hafta Trump geldi. Bakın arkadaşlar, yemin ediyorum, hayatta bu kadar utandığım başka bir şey hatırlamıyorum. Bilmiyorum televizyon izliyor musunuz, ben mecburum, dönüp bakmak zorunda kalıyorum. Yani affedersiniz, Trump'ın helasının haberini yaptılar. Ben hayatımda bu kadar aşağılanmış, bu kadar onursuzlaşmış bir şey görmedim. Adam geliyor diye Ankara'da yoksulların yaşadığı yerlerin önüne billboardlar koydular, yoksulluk gözükmesin diye. Vatandaşı sokağa çıkartmadılar arkadaşlar. İnsanlara dediler ki, ‘İzinlisiniz, evden dışarı çıkmayın.’" "Brunson" mesajı değerlendirmesi Trump'ın ziyareti sırasında Rahip Andrew Brunson konusunu yeniden gündeme getirdiğini belirten Baş, bu konunun bugüne verilmiş bir mesaj içerdiğini savunarak, "Şimdi niye? Ne demek istedi biliyor musunuz? Bugün yaptığı hukuksuzlukların da arkasındayım, demek istiyor. Oradaki mesaj o. Oradaki mesaj 10 yıl öncesini anlatmıyor" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek" Haber

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek"

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde yaşamını yitirdiği helikopter kazasına yönelik soruşturma sürecine geniş yer veren Destici, dosyanın 12 Haziran'da Kahramanmaraş'tan Ankara'ya gelmesinin soruşturma sürecinde tarihi bir olay ve yeni bir süreç olduğunu belirtti. Adalet Bakanlığı'nın kararlılığına teşekkür eden Destici, soruşturma kapsamında ulaşılan aşamayı şu sözlerle aktardı: "Adalet Bakanımız, ki kendisine teşekkür ediyoruz bu konudaki kararlılığı için, Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklama; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarının işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş ve bunlarla ilgili operasyonlar düzenlenerek gözaltı kararı uygulanmıştır. Buradaki en dikkat çekici cümle; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürmek. Bu, 17 yıllık süreçte çok net ifade edilen bir açıklama, çok önemli bu açıklama." "FETÖ'nün karanlık izleri araştırılıyor" Bu dosyanın yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosya olduğunu vurgulayan Destici, yargı makamlarının maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın devletin hukuk içinde sonuna kadar gideceğini belirten Destici, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü: "Bu dosya yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim, soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir kutsal yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmez. Bu soruşturmanın hangi ciddiyetle yapıldığı bizzat Adalet Bakanımız tarafından kamuoyuna net bir şekilde açıklanmıştır. Onun için hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu sefer mutlaka ama mutlaka kastı, kusuru olanlar bedelini ödeyecek." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

DEM Parti Eş Genel Başkanı'ndan çerçeve yasa çağrısı: "Demokratikleşme süreci başlamalıdır" Haber

DEM Parti Eş Genel Başkanı'ndan çerçeve yasa çağrısı: "Demokratikleşme süreci başlamalıdır"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis'te düzenlenen grup toplantısında iç politika, bölgesel gelişmeler ve devam eden siyasi sulh arayışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suruç Katliamı'nda hayatını kaybedenleri anarak konuşmasına başlayan Bakırhan, adaletin sağlanana kadar konunun takipçisi olacaklarını vurguladı. "İran öfkesini Kürtlerden çıkarmaya çalışıyor" Orta Doğu'daki çatışmalara değinen Bakırhan, İran'ın ABD ve İsrail saldırılarına karşı Kürt coğrafyasını hedef aldığını savundu. Federal Kürdistan Bölgesi'ne yönelik saldırıları kınayan Bakırhan, "İran bu saldırılara karşı güçlü tepki verme yerine Kürt halkına saldırarak ABD'ye cevap veriyor. Kürtler ne İran'a ne başka bir ülkeye düşman değil. Kürtler demokratik, siyasi toplumsal haklarını istiyor" dedi. "Mutfak yangını sulh arayışlarına zarar veriyor" Türkiye'deki ekonomik krizin derinleştiğine dikkat çeken Bakırhan, açlık sınırının 36 bin liraya, yoksulluk sınırının ise 117 bin liraya ulaştığını belirtti. Milyonlarca emekli ve emekçinin düşük ücretlerle geçinmeye çalıştığını ifade eden Bakırhan, "Orta Doğu yangın yeriyken, Türkiye'de siyasi sulh arayışları devam ediyor. Ama bu sulh arayışlarına zarar verecek şekilde bir mutfak yangını var. Aç karna barışı konuşmak zor. İktisadi barış ve sosyal adalet, siyasi barışın tacıdır" diye konuştu. Çatışmasızlık döneminde harcanmayan kaynakların emeklilere ve çalışanlara aktarılması gerektiğini söyleyen Bakırhan, "İki yıldır bu çatışmaya harcanmayan kaynağı emeklilere verelim, asgari ücrete verelim. Hem emekli kazansın, hem barış umudu büyüsün" ifadelerini kullandı. "Kalkış noktası çerçeve yasadır" Türkiye'nin Kürt meselesinin çözümünde tarihsel bir eşikte olduğunu belirten Bakırhan, "Demokratik Türkiye'nin inşası için kalkış noktası çerçeve yasadır. Çerçeve yasa bir bitiş değil, esaslı bir başlangıçtır" dedi. İmralı heyetinin dün PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüştüğünü hatırlatan Bakırhan, Öcalan'ın sürecin ilerlemesi için radikal adımlar attığını ancak siyasi ve hukuki düzenlemelerde gecikmeler yaşandığını savundu. Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması gerektiğini dile getiren Bakırhan, "Sayın Öcalan'ın statüsü artık düzenlenmelidir. Çerçeve yasa silahsızlanma süreci için mekanizmalar içermelidir" çağrısında bulundu. Yargı vurgusu yaptı Nusaybin-Kamışlı ile Türkiye-Ermenistan sınır kapılarının açılmasının bölgesel istikrara katkı sunacağını belirten Bakırhan, Barış Akademisyenleri, KHK'lılar ile Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş dahil tüm siyasi tutsakların haklarına kavuşması gerektiğini kaydetti. Konuşmasının sonunda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bugün bir görüşme gerçekleştireceklerini bildiren Bakırhan, Kurtulmuş'un çerçeve yasanın çıkarılmasında olumlu bir rol üstleneceğine inandıklarını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ?

Akademisyen kimliğini bir "kamuflaj" olarak kullanan Öksüz, darbe sürecini Ankara'daki gizli bir villada yöneterek kalkışmanın onayını Fetullah Gülen'den aldı. Akademik Maske Altında Gizli İhanet 1967 yılında Kahramanmaraş Andırın'da doğan Adil Öksüz, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Sakarya Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yaptı. Çevresine "kendi halinde bir akademisyen" imajı çizen Öksüz, arka planda örgüt hiyerarşisinde çift kimlikli bir hayat sürdürüyordu. İdari ve akademik görevlerini, yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temasları için birer "paravan" olarak kullanan Öksüz, FETÖ hiyerarşisinde de yer almayı sürdürdü. "Hava Kuvvetleri İmamı" ve Gizli Villa FETÖ'nün kamu kurumlarına sızdırdığı "mahrem imamlar" yapılanmasının en kritik ismi olan Öksüz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Hava Kuvvetleri yapılanmasından doğrudan sorumluydu.İstihbarat raporlarına göre Öksüz, doğrudan örgüt elebaşı Fetullah Gülen'den talimat alan ve Hava Kuvvetleri unsurlarını yöneten en üst düzey sivil yönetici konumundaydı.2016 Haziran ayından itibaren Ankara'da "danışmanlık merkezi" adı altında kullanılan 3 katlı bir villayı karargah haline getirdi ve Haziran ayı sonunda darbe hazırlıklarını başlattı. "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle de doğrulanan süreçte, örgüt mensubu askerlerle burada darbe planlarını olgunlaştıran Öksüz, sürekli villanın katları arasında mekik dokuyarak darbeyi planlayan askerlerle kritik toplantılar düzenledi. Pensilvanya'dan Onaylı Darbe Öksüz'ün darbe öncesi seyahat trafiği, eylemin merkeziyle olan bağlantısını net bir şekilde ortaya koydu. 2016'nın Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçan Öksüz'ün, darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016'da Ankara Esenboğa'dan ABD'ye gitti. Darbeden sadece iki gün önce 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü HTS kayıtları ve havalimanı verileri belgelenerek "Namık" kod adlı hainin bu trafiği, yargı dosyalarına darbe hazırlığının en somut delillerinden biri olarak girdi. Adliye Kapısından Yürüyerek Kaçtı 15 Temmuz gecesi darbenin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'nde jandarma ekiplerince yakalanan Öksüz, üzerindeki GPS cihazına rağmen "tarla bakmaya gelmiştim" savunmasını sundu. Ancak yargı içindeki FETÖ yapılanması devreye girdi ve FETÖ yapılanması sayesinde 18 Temmuz 2016'da çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kalan Öksüz, savcılığın itirazı da reddedilince, darbenin sivil anahtarı adliye kapısından elini kolunu sallayarak ayrıldı. Ardından Sakarya'ya geçerek kayınpederinin evinde bıraktığı aracıyla izini kaybettirdi. İhanet Zincirinde Algı Operasyonu: "Timsah" Projesi Örgüt, Öksüz'ün kaçış sürecini korumak için devasa bir algı operasyonuna imza attı. İtirafçı beyanlarına göre, MİT'ten sızdırılan şablonlarla sahte belgeler üretilerek Öksüz, "Timsah" kod adıyla MİT ajanı gibi gösterilmeye çalışılarak devletin terörle mücadelesi bulandırılmak istendi. Bu dezenformasyon faaliyetiyle, örgüt kendi militanını korumaya çalışırken, aynı zamanda devletin güvenlik birimlerine karşı algı operasyonu yürüttü. Örgüt medyası ve sosyal medya üzerinden bu sahte belgeler sistematik şekilde dolaşıma sokuldu. Firari Hainin İzinde Serbest bırakıldıktan sonra Sakarya'ya geçerek "34 SIR 49" plakalı aracını kayınpederinin garajına bırakan ve izini kaybettiren Öksüz, 10 yıldan beri beri kırmızı bültenle aranıyor. 2019'da dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülen yapılanmasının Hava Kuvvetleri imamı hakkında "Nerede olduğunu biliyoruz ancak açıklayamayız" demişti. Almanya'da olduğu iddia edildi ancak bilgi doğrulanmadı. Kaçmasına yardım eden kişiler ise yargılandı. 24 Ekim 2024 Perşembe günü Gülen'in cenazesinde tabutun arkasında duran bir kişi Öksüz'e benzetildi, ancak kimse emin olamadı. On yıl geçti, Adil Öksüz'le ilgili gizem hala çözülemedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çankaya Belediye Başkanı adliyeye sevk edildi Haber

Çankaya Belediye Başkanı adliyeye sevk edildi

"Suç örgütü" ve "ihaleye fesat" iddiası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda; aralarında Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve bazı belediye bürokratlarının da bulunduğu 30 kişi gözaltına alınmıştı. Şüpheliler; "Suç örgütü kurma", "Suç örgütüne üye olma", "Rüşvet alma", "Rüşvet verme" ve "İhaleye fesat karıştırma" iddialarıyla yargı önüne çıkarılıyor. Güner'den mal varlığı açıklamaları Adliyeye sevk edilmeden önce emniyetteki ifadesi ortaya çıkan Hüseyin Can Güner, hakkındaki iddialara ve mal varlığına ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu.Mal varlığına dair Güner, gelirlerinin belediye başkanlığı maaşı ve meclis huzur hakkından ibaret olduğunu belirterek, söz konusu mal varlığının göreve gelmeden önce edinildiğini vurguladı: "İzmir Seferihisar’da 500 metrekare arsa, 06 plakalı Hyundai Bayon marka araç ve ailemden intikal eden taşınmazlar mevcuttur. Bu gayrimenkullerin ve taşınır malların tamamı belediye başkanı olarak seçilmemden önce olan mal varlıklarıdır. Kişisel birikim ve miras yoluyla edinilmiştir." "İhaleye fesat karıştırma" suçlamasını reddeden Güner, belediyedeki ihale usulünün kendisinden bağımsız işlediğini iddia ederek, "Görev sürem boyunca görev ve sorumluluğum itibarıyla ihale ve alım işlemleri benim belirlediğim süreçler değildir. İlgili müdürlüklerce hazırlıklar yapıldıktan sonra ihaleleri Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından yapılır. İhalelerin hazırlanışı ve yapılmasından bilgim ve ilgim yoktur." dedi. Başkan Güner ve beraberindeki şüphelilerin adliyedeki işlemleri devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek duyurdu: 48 ilde 841 şüpheli yakalandı Haber

Bakan Gürlek duyurdu: 48 ilde 841 şüpheli yakalandı

Pazartesi günü 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" genelgesi doğrultusunda, bu sabah ülke genelinde eş zamanlı 48 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 841 şüpheli hakkında işlem Bakan Gürlek’in açıklamalarına göre, Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda emniyet ve jandarma birimleri tarafından yürütülen operasyonlar iki ana başlık altında toplandı. 31 Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda, 24 ilde düzenlenen 35 operasyonda, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220. maddesi kapsamında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçuna yönelik 711 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Örgütlü suç kapsamında olmamakla birlikte kamu düzenini bozan benzer nitelikteki diğer suçlara yönelik ise 10 Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda, 10 ilde gerçekleştirilen 13 operasyonda 130 şüpheli hakkında daha işlem başlatıldı. "Tüm unsurlarıyla hedef alacağız" Operasyonların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve 18 Haziran tarihli Milli Güvenlik Kurulu'nda ortaya konulan kararlı irade doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Bakan Gürlek, mücadelenin kapsamını şu sözlerle ifade etti: "Şehirlerimizin huzurunu bozmaya, gençlerimizi suça bulaştırmaya, esnafımızı tehdit ve haraçla sindirmeye çalışan hiçbir yapıya izin vermeyeceğiz. Bu suç örgütlerini; yöneticilerinden finans ağlarına, tetikçilerinden dijital propaganda kanallarına kadar tüm unsurlarıyla hedef almaya devam edeceğiz." Yargı ve kolluk birimlerinden tam koordinasyon Bakan Gürlek, operasyonların başarısını devlet kurumları arasındaki "güçlü koordinasyona" ve yargı teşkilatının "süratli refleksine" bağladı. Sahada fedakârca görev yapan emniyet ve jandarma ekiplerine teşekkür eden Gürlek, kamu düzeninden ve vatandaş güvenliğinden taviz vermeden mücadelenin süreceğini yineledi. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini, esnafımızın emeğini ve kamu düzenini hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. 18 Haziran 2026 tarihli Millî Güvenlik Kurulu… — Akın Gürlek (@abakingurlek) June 26, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

4 şirket için kayyum iptali kararı! Haber

4 şirket için kayyum iptali kararı!

Sektörün önde gelen üreticilerinden Gedik Piliç, Erpiliç, Keskinoğlu ve Lezita, haklarında uygulanan "denetim kayyumu" tedbirine karşı mahkemeye başvurmuştu. Söz konusu itirazları değerlendiren mahkeme, dört dev şirket hakkındaki kayyum kararının durdurulmasına hükmetti. Sektörde "kayyum" uygulamasına son İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, aralarında Banvit, Akpiliç, Bakpiliç, Aspiliç, Bupiliç, Erpiliç, Gedik Pazarlama, Hastavuk, Keskinoğlu, Şenpiliç, Orvital, Aypi ve Lezita'nın da bulunduğu birçok şirkete "denetim kayyumu" atanmıştı. Ancak mahkemenin bu son kararıyla birlikte, söz konusu dört şirket için denetim kayyumluğu uygulaması resmen sona erdi. Gözler diğer başvurularda Hukuk çevreleri, bu kararın diğer şirketlerin itiraz süreçleri için de emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Soruşturma kapsamındaki diğer firmaların da benzer başvurular yaptığı öğrenilirken, mahkemenin önümüzdeki günlerde tüm başvuruları sonuçlandırması bekleniyor. 17 Haziran itibarıyla, denetim kayyumluğu tedbirlerinin sektör genelinden tümüyle kaldırılacağına dair güçlü beklentiler mevcut. Geçmişteki ceza süreci hatırlatıldı Beyaz et üreticileri uzun süredir rekabet otoritelerinin takibindeydi. Daha önce 2025 yılında Rekabet Kurulu tarafından tamamlanan kapsamlı bir soruşturmada, piyasa kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle 13 farklı şirkete toplamda yaklaşık 3,7 milyar lira tutarında idari para cezası kesilmişti. Sektördeki fiyatlandırma politikaları ve rekabet ihlalleri iddiaları, yargı ve idari kurumların yakın markajında kalmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

20 yıllık cinayet aydınlatıldı Haber

20 yıllık cinayet aydınlatıldı

Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın 1000 kişilik kayıp dosyasını incelemesiyle ortaya çıkan gerçek, yıllardır süren belirsizliği sonlandırdı. DNA eşleşmesiyle ortaya çıktı Daire başkanlığının titiz çalışmaları sonucunda yürütülen DNA incelemeleri, mezarlıktaki cenazenin yıllardır haber alınamayan Gülcan Yazıcı olduğunu doğruladı. Bu gelişmenin ardından Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı derinleştirerek olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Bakan Gürlek: "Hiçbir dosya karanlıkta kalmayacak" Konuyla ilgili açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, olayın aydınlatılmasının devletin faili meçhul dosyalar konusundaki kararlılığını gösterdiğini belirtti. Bakan Gürlek, "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın yürüttüğü çalışmalar; devletimizin hiçbir dosyayı karanlıkta bırakmayacağının en somut kanıtıdır. Failler yargı önünde hesap verene kadar her dosyanın takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü çalışmalar neticesinde 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan ve kimliği tespit edilemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen bir kadın cesedinin, yıllardır kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı kardeşimize ait olduğu kesin olarak… — Akın Gürlek (@abakingurlek) June 3, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Babacan’dan CHP’deki gelişmelere dair "temiz siyaset" çağrısı Haber

Babacan’dan CHP’deki gelişmelere dair "temiz siyaset" çağrısı

Türkiye'nin hukuki güvenlik ve demokratik rekabete ihtiyaç duyduğunu belirten Babacan, yargının siyasi süreçleri şekillendirmek için kullanılmasına karşı çıktı. "Siyasi partiler kendi iç denetimini kurmalı" Yargı süreçlerine yönelik mevcut güvensizliğe işaret eden Babacan, siyasi partilerin etik değerlerini korumak için kendi mekanizmalarını işletmesi gerektiğinin altını çizdi. Babacan, "Madem şu anda yargı baskı altında, madem yargı araç olarak kullanılıyor, madem yargı süreçlerine güvenmiyoruz; o halde siyasi partiler kendi mensuplarıyla ilgili iddiaları sonuna kadar incelemeli ve kendi yaptırım mekanizmalarını devreye sokmalıdır. Varsa yanlışı olan ağır yaptırımlarla karşılaşmalı. Partiler isterse ekipler kurar, denetimi yapar. O zaman partiler kendi içinde sistem kurup işi yargıya bırakmamalı" ifadelerini kullandı. "Kısır döngüye sessiz kalamayız" Mevcut siyasi tablonun vatandaşın demokrasiden umudunu kesmesine ve gençlerin siyasetten soğumasına neden olduğunu vurgulayan DEVA Partisi lideri, iki kutuplu siyaset yapısının ülkenin gerçek sorunlarını perdelediğini ifade etti. Yaşanan krizlerden üzüntü duyduğunu belirten Babacan, sözlerini şu şekilde tamamladı: "İki kutuplu bu yapı, milletin asıl sorunlarını bir sis perdesi gibi örtmekten başka bir işe yaramıyor artık. Sonuçta olan yine ekonomik sıkıntı içinde geçim mücadelesi veren milyonlara oluyor. Biz bu düzene, bu kısır döngüye sessiz kalamayız. Mevcut düzenin tamamına alternatif olarak milletin karşısındayız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.