SON DAKİKA

#Yargı

HABER DEĞER - Yargı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Grup Başkan Vekili açıkladı: YENİ Parti, Üsküdar Belediyesi seçimine itiraz edecek Haber

Grup Başkan Vekili açıkladı: YENİ Parti, Üsküdar Belediyesi seçimine itiraz edecek

"8 Eylül Türkiye'nin demokratik yaşamı için kara leke" YENİ Parti Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Üsküdar Belediyesi'nde gerçekleştirilen başkan vekilliği seçimine sert sözlerle tepki gösterdi. 8 Eylül'de yapılan seçimin Türkiye'nin demokratik hayatına vurulmuş bir darbe olduğunu savunan Günaydın, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi: "Bugün 9 Eylül'ü nasıl gururla anıyorsak dün 8 Eylül tarihini de Türkiye'nin seçimli demokratik yaşamı için bir kara leke olarak görmek zorundayız. Dün Üsküdar'da yapılanlar ilçe ile sınırlı olmayan bir skandalın ve adeta bir utanç vesikasının tarihe geçirilmiş şeklidir. Sistemli, planlı, eşgüdümlü, örgütlenmiş bir kumpas sahneye konuldu. Üstelik araçsallaştırılmış yargı, yedeklenmiş kamu idaresiyle ve tek parti devletine dönüştürülmüş yapısı ile birlikte büyük bir utanmazlığı ibretle izledik." "Yerel seçim tarihini ergene çekin" çağrısı Kumpas sonucunda belediye başkan vekilliğine bir AK Partilinin oturtulduğunu belirten Günaydın, Üsküdar'daki kamu mallarının ve ecdat yadigarı alanların geçmişte peşkeş çekildiğini, kendi dönemlerinde ise bu yapıların hukuki yollarla geri alındığını vurguladı. Üsküdar halkının Sinem Dedetaş'ın dürüst ve kararlı yönetiminden memnun olduğunu dile getiren Günaydın, iktidara meydan okuyarak şu çağrıda bulundu: "Tersini söylüyorsanız, utanmadan televizyonlarda bu utanç vesikasını dahi savunabilecek kadar aymazlığa düştüyseniz sizin sözlerinizle sizi sahaya çağıralım; Üsküdar'da vatandaşın iradesinin sizden yana olduğunu düşünüyorsanız, Türkiye genelinde yerel seçim tarihini öne çekin. Üsküdar'ı da tekrar edelim ve bakalım kumpaslarla düşürdüğünüz belediyeyi vatandaşlar size verecek mi? Bakalım kumpaslarla yürümeye çalıştığınız İstanbul'da yediğiniz 1 milyon oy farkının daha da açıldığını vatandaş tescil edecek mi?" "Seçimlere itiraz edeceğiz" Türkiye'de seçimli demokrasiyi rafa kaldırma girişimlerine asla geçit vermeyeceklerini ifade eden Günaydın, yurttaşa umutsuzluk yayılmak istendiğini ancak bunu başaramayacaklarını belirtti. Açıklamasının sonunda hukuki süreçle ilgili net konuşan Günaydın, "Hiç kuşkusuz Üsküdar’daki seçimlere itiraz edeceğiz. Ancak hakkıyla yapılmış seçimleri iptal eden yargının kumpasla yapılmış seçim konusunda ne diyeceğini hep beraber göreceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'u İzmir'de: "Siyaset vurgun yeri değildir" Haber

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'u İzmir'de: "Siyaset vurgun yeri değildir"

"Adaleti sağladığımız zaman huzuru da sağlamış oluruz" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Karşıyaka Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu'nda adalet ve hak arayışını sürdüren ailelerin katılımıyla gerçekleştirilen "Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye Buluşması"nda önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında adaletin evrensel niteliğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Adaleti sağladığımız zaman bu ülkede kardeşliği de huzuru da barışı da her şeyi sağlamış oluruz. Bizim temel hedefimizde adaleti sağlamak. Sizden isteğim, nerede bir adaletsizlikle karşılaşırsanız bana mutlaka haber verin. Mücadele adalet, hak, erdem, kişilik mücadelesidir." Yargı süreçlerine ve adalet mekanizmasının işleyişine değinen Kılıçdaroğlu, devletin temel işlevine dair şunları söyledi: "Onların görevi adaleti sağlamak, haksızlıklarla mücadele etmek, eğer bunlar olayları kapatmak gibi bir rol üstleniyorlarsa devlet büyük yara alır. Devlet dediğimiz kurum, adaleti sağlayan bir kurumdur. Onun liyakatli kadroları adalet için mücadele ederler." Tutuklu eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer için de adalet aradıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Herkes için aradığımız gibi onun için de adalet arıyoruz. Umarız kısa süre içerisinde adalet gerçekleşir" dedi. Milli bilincin geçmişi ezberlemek değil, geleceğe karşı sorumluluk taşımak demek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünü hatırlatarak makul, vicdanlı ve adaletli insanı yaşatmanın devletin varlığı için şart olduğunu kaydetti. "Uyuşturucu baronları ile mücadele etmek zorundayız" Türkiye'nin en büyük sorunlarından birinin uyuşturucu bağımlılığı ve ticareti olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, ailelerin yaşadığı dramlara dikkat çekti. Siyasi iktidarın uyuşturucuyla mücadele politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Uyuşturucu baronları kol gezerken, ilk halkayı yakalamak yerine son halkaya bakıyoruz. Son halka ki evladımız dakikalar içinde uyuşturucu satanı bulabiliyor. Peki ilk halkada kimler var? Kimler getiriyor bunu? Afganistan'dan, Güney Amerika'dan karaları, denizleri, ülkeleri aşarak nasıl uyuşturucu Türkiye'ye geliyor? Kimler bunları koruyor? Eğer bir siyasi otorite bunları korumuyorsa bunlar hiçbir şey yapamazlar. Uyuşturucu baronlarını kulaklarından tutup mahkemeye verecek, hapislere atacağız." "Siyaset vurgun yeri seğildir" Siyasetin ahlaki temeller üzerine kurulması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, siyasetçinin temel görevinin halka hizmet etmek ve adaleti sağlamak olduğunu belirtti. Siyasetin zenginleşme ya da dosyaları kapatma alanı olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Siyasetçinin görevi adaleti sağlamaktır. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyaset dosyaları kapatma alanı değildir. Siyaset vurgun yeri değildir. Siyaset halka hizmet etme alanıdır. Eğer adalet dediğimiz kurum temelden büyük bir yara alırsa, ülkenin birliği de bozulmuş olur. Ben de söz veriyorum, adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede bedeli ne olursa olsun bu kardeşiniz o bedeli ödeyecektir. Adalet için bedel ödemekten asla kaçınmayacağız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alparslan Kuytul soruşturmasında kritik ifadeler: Furkan'ı akla, senetleri imzala, servetini teslim et!" Haber

Alparslan Kuytul soruşturmasında kritik ifadeler: Furkan'ı akla, senetleri imzala, servetini teslim et!"

Toprak banyoda elektroşoklu işkence İş insanı Koray Sarısaçlı, 2021 yılının eylül ayında iş yerinden çıktıktan sonra maskeli ve silahlı kişilerce kaçırıldığını anlattı. Günlerce elleri ve ayakları bağlı şekilde, zemini toprak olan banyo benzeri gizli bölmelerde tutulduğunu belirten Sarısaçlı, kafasına ve vücuduna defalarca vurulduğunu, kafasının arkasından ve bileklerimden elektroşokla elektrik verildiğini ifade ederek gördüğü ağır işkenceyi aktardı. İşkence altında önüne konulan kağıtları imzalamak zorunda kaldığını belirten iş insanı, üzerine kendi el yazısıyla "hamiline" ibaresi ekletilen yaklaşık 30 ayrı senede imza attığını söyledi. Dolar cinsinden düzenlenen bu senetlerin toplam tutarının 6 ila 7 milyon dolar arasında olduğunu kaydeden müşteki, itiraz ettiği her an ailesinin canıyla tehdit edildiğini vurguladı. "Hoca Efendi’nin talimatı: Hastane ve villanın vekaletini ver!" Sarısaçlı, serbest bırakılmasının hemen ardından Alparslan Kuytul’un kendisini bizzat çağırarak doğrudan malvarlığını hedef aldığını anlattı. İfadesine göre Kuytul; Sarısaçlı’ya ait olan Özel Korupark Hastanesi, Kabasakal'daki lüks villa ve Yumurtalık'taki deniz evinin tüm satış yetkilerini içeren genel bir vekaletname talep etti. Kuytul'un "Sen notere git, ben sana birini göndereceğim" talimatıyla Adana 5. Noterliği'ne giden aile, mülkleri korumak amacıyla daha sonra bu vekaleti azletmek zorunda kaldı. Yargı tehditleri ve can güvenliği endişesi Sarısaçlı, savcılığa çıkarılmadan önce adliye otoparkında bir araç içinde örgüt avukatlarınca ablukaya alındığını ve "Olayın Furkan Vakfı ile ilgisi olmadığını söyleyeceksin" talimatı verildiğini itiraf etti. İlk ifadesini bu korku ikliminde veren iş insanı, adliye çıkışında ise örgüt yöneticilerinden İzzet Daş tarafından cep telefonuyla kayda alındığını, ardından Furkan Nesli Dergisi binasına götürülerek bir YouTube kanalında canlı yayına çıkmaya zorlandığını söyledi. Sarısaçlı, canlı yayındaki konuşma metninin Alparslan Kuytul tarafından satır satır belirlendiğini ve beğenilmeyerek 3-4 kez yeniden çektirildiğini beyan etti. Örgütün sindirme politikasını yargı tehditleriyle sürdürdüğünü belirten Sarısaçlı, "İstediğimizi yapmazsan sana davada ceza aldırırız" denilerek tehdit edildiğini vurguladı. Alparslan Kuytul’un işkenceyi kanıtlayan kaburga kırığı sağlık raporları için kamuoyunda sahte algısı yaratmaya çalıştığını ifade eden Sarısaçlı, "Beni yalancı çıkarıp suçu saptırmaya çalışıyorlar" dedi. Kendi resmi nikahlı eşinin dahi yapılanmayla iş birliği içinde olduğundan şüphelendiğini belirten iş insanı, "Benim, annemin, kız kardeşimin ve çocuklarımın can güvenliği yok" diyerek devlete sığındı ve koruma talep etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erkan Baş'tan iktidara yargı tepkisi: "Hukuk siyasetin sopasına dönüştü" Haber

Erkan Baş'tan iktidara yargı tepkisi: "Hukuk siyasetin sopasına dönüştü"

İktidarın uygulamalarını ve yargı süreçlerini eleştiren Baş, Türkiye'de hukukun siyasi iktidarın talimatları doğrultusunda şekillendiğini savundu. "Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor" Türkiye’de yargının siyasi iktidarın baskısı altında olduğunu öne süren Erkan Baş, “Türkiye'de hukuk, siyasetin basit bir sopasına dönmüş durumda. Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor” dedi. Konuşmasında tutuklu siyasetçilere de değinen Baş, "Selahattin'in de, Ekrem'in de, Can'ın da, bütün siyasetçilerin de, belediye başkanlarının da tutuklanmasının siyasi kararlar olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı. "Trump'ın ziyareti sırasında yaşananlar utanç verici" ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyaretine ve bu süreçte yaşananlara tepki gösteren TİP Genel Başkanı, şunları söyledi: "Geçen hafta Trump geldi. Bakın arkadaşlar, yemin ediyorum, hayatta bu kadar utandığım başka bir şey hatırlamıyorum. Bilmiyorum televizyon izliyor musunuz, ben mecburum, dönüp bakmak zorunda kalıyorum. Yani affedersiniz, Trump'ın helasının haberini yaptılar. Ben hayatımda bu kadar aşağılanmış, bu kadar onursuzlaşmış bir şey görmedim. Adam geliyor diye Ankara'da yoksulların yaşadığı yerlerin önüne billboardlar koydular, yoksulluk gözükmesin diye. Vatandaşı sokağa çıkartmadılar arkadaşlar. İnsanlara dediler ki, ‘İzinlisiniz, evden dışarı çıkmayın.’" "Brunson" mesajı değerlendirmesi Trump'ın ziyareti sırasında Rahip Andrew Brunson konusunu yeniden gündeme getirdiğini belirten Baş, bu konunun bugüne verilmiş bir mesaj içerdiğini savunarak, "Şimdi niye? Ne demek istedi biliyor musunuz? Bugün yaptığı hukuksuzlukların da arkasındayım, demek istiyor. Oradaki mesaj o. Oradaki mesaj 10 yıl öncesini anlatmıyor" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek" Haber

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek"

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde yaşamını yitirdiği helikopter kazasına yönelik soruşturma sürecine geniş yer veren Destici, dosyanın 12 Haziran'da Kahramanmaraş'tan Ankara'ya gelmesinin soruşturma sürecinde tarihi bir olay ve yeni bir süreç olduğunu belirtti. Adalet Bakanlığı'nın kararlılığına teşekkür eden Destici, soruşturma kapsamında ulaşılan aşamayı şu sözlerle aktardı: "Adalet Bakanımız, ki kendisine teşekkür ediyoruz bu konudaki kararlılığı için, Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklama; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarının işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş ve bunlarla ilgili operasyonlar düzenlenerek gözaltı kararı uygulanmıştır. Buradaki en dikkat çekici cümle; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürmek. Bu, 17 yıllık süreçte çok net ifade edilen bir açıklama, çok önemli bu açıklama." "FETÖ'nün karanlık izleri araştırılıyor" Bu dosyanın yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosya olduğunu vurgulayan Destici, yargı makamlarının maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın devletin hukuk içinde sonuna kadar gideceğini belirten Destici, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü: "Bu dosya yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim, soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir kutsal yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmez. Bu soruşturmanın hangi ciddiyetle yapıldığı bizzat Adalet Bakanımız tarafından kamuoyuna net bir şekilde açıklanmıştır. Onun için hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu sefer mutlaka ama mutlaka kastı, kusuru olanlar bedelini ödeyecek." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.