SON DAKİKA

#Yargı

HABER DEĞER - Yargı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakkında soruşturma açılan Kanadoğlu: "Açıklamalarım ifade özgürlüğü kapsamındadır" Haber

Hakkında soruşturma açılan Kanadoğlu: "Açıklamalarım ifade özgürlüğü kapsamındadır"

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği başkanlık adaylığı konuşması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma açılan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Soruşturmayı sosyal medya üzerinden öğrendiğini belirten Kanadoğlu, yaptığı açıklamaların yargı organlarının Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uymamasına yönelik eleştiri ve hatırlatmalardan ibaret olduğunu vurguladı. "Ortada herhangi bir suçtan söz edilemez" Konuşmasının hiçbir yerinde suç unsuru bulunmadığının altını çizen Kanadoğlu, bir hukukçu ve akademisyen sorumluluğuyla konuştuğunu vurgulayarak yaptığı bu konuşma tamamen ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söyledi. Açıklamasında, "Otada herhangi bir suçtan söz edile söz edilemez” Kanadoğlu, genel kuruldaki konuşmasında, "Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hâkimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz. İki elimiz yakalarında olacak" sözlerini sarf etmişti. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan adli sürece ülke genelindeki barolardan da tepki geldi. Türkiye'nin farklı illerinden 79 baro ortak bir açıklama yayımlamıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında İstanbul Barosu Genel Kurulu'ndaki sözleri nedeniyle soruşturma başlatıldı Haber

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında İstanbul Barosu Genel Kurulu'ndaki sözleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği 128. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı sert eleştiriler ve açıklamalar yargı tacibine uğradı. İktidar medyası tarafından hedef gösterilen Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun konuşması, adli makamların da harekete geçmesine neden oldu. "sizi tek tek not ediyoruz" çıkışı soruşturma konusu oldu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, genel kurul sırasında sarf edilen sözlerin içeriği ve bağlamının dikkate alınarak resen soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İstanbul Barosu'nun 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurulu sırasında, Avukat Hakları Grubu'nun İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu tarafından sarf edilen sözler nedeniyle, söz konusu ifadelerin içeriği ve bağlamı dikkate alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır." Kanadoğlu Genel Kurulda ne demişti? Seçimlerde Avukat Hakları Grubu adına yarışarak 2 bin 543 oy alan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, kürsüden yaptığı konuşmada yargı içerisindeki hukuksuzluklara ve keyfi uygulamalara şu sözlerle tepki göstermişti: “Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz. Bu yargıçlar ve savcılar, ‘Ben yasaya uymayacağım, ben avukata ve yurttaşa eziyet çektireceğim ve bundan da hiçbir sorumluluk taşımayacağım’ diye düşünüyorlarsa, bilsinler ki iki elimiz yakalarında olacak." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması

Mahkeme kararı doğrultusunda CHP Genel Başkanlığı makamında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki Bilkent Otel'de televizyon kanallarının temsilcileriyle kahvaltılı basın toplantısında buluştu. Kılıçdaroğlu, Türkiye gündemini meşgul eden siyasi gelişmeler, belediye başkanlarının durumu, medya üzerindeki baskılar ve seçim tartışmalarına dair merak edilen soruları yanıtladı. Mansur Yavaş ve ihraç süreçlerine ilişkin değerlendirme Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın partiden ayrılışına dair soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Mansur Bey Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini yapıyor. Belediye başkanı bir yerde sorun varsa o sorunu götürür, çözer. Kendisi ekibi, kadrosuyla sorunları çözmekle yükümlü zaten. Mansur Bey'in istifası üzdü mü? Elbette üzülürüz." CHP’den istifa etmeyip YENİ Parti ile hareket eden isimler, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ihraç mekanizmalarına dair sorular üzerine ise adalet vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Sadece CHP'li belediyelere yönelik operasyon yapılması doğru değil. Yolsuzluk yapma iddiasıyla eğer yargı ya da güvenlik güçleri hareket ediyorsa burada parti ayrımı yapmaması lazım. Parti ayrımı yaparsa yolsuzluk olsa dahi en azından belli bir kitlenin kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Neden buraya dokunulmuyor diye. Yolsuzluk yapanlar, yolsuzluk yapmayı sürdürenler Cumhuriyet Halk Partisi'nden derhal istifa etsinler, AK Parti'ye katılsınlar. Yolsuzluğu kim yaparsa üzerine gidilmeli. Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Ekrem Bey ile ilgili sordunuz, kişinin mahkumiyeti kesinleşmedikçe onu, ben seni partiden atıyorum demek doğru değil. O nedenle biz mahkumiyetin kesinleşmesini bekledik." "Kapatılmasını ve tutuklamaları doğru bulmam" Geçmişte KRT yayınında Halk TV'nin kanal yayın politikasına yönelik eleştirileri ve RTÜK'e yapılan başvurular hatırlatılarak sorulan kayyum kararı hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, kendi eleştirilerinin kayyum gerekçesi yapılmasını reddetti: "Şimdi bir siyasetçinin elbette ki televizyonları eleştirme hakkı var, eleştirebiliriz yani. Bir soru üzerine oldu, çok iyi niyetle düşüncelerimi ifade ettim. Diğer televizyon kanalları içinde yeri zamanı gelince bize soru sorulduğunda onu da eleştiriyoruz, bizim istediğimiz doğru haber. Ama benim o eleştirimi esas alıp 'Vay efendim siz Halk TV'nin kapanmasına yol açtınız' demek, ne diyeyim yani şimdi? Aklı olan bunu söylemez, çünkü kaç sayfalık iddianame çıkmış, Allah aşkına üç günde bunlar hazırlanır mı? Halk TV'ye sahip olan kişinin ne mal varlığı ile ne de diğer konularla ilgili hiçbir açıklama da yapmadım, iddianamede bunlar da var. Bir siyasi partinin Halk TV'nin yapmış olduğu bir yayını eleştirmesi kadar doğal bir şey yok. Aynı şekilde gazetecilerin, beni en sert eleştiren gazeteciler de dahil olmak üzere gazetecilerin tutuklanmalarını doğru bulmuyorum. Yargılanabilirler, dava açılabilir ama tutuklanmaları, televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmam." Erken seçim ve cumhur ittifakı yakınlaşması iddiaları Siyasetteki erken seçim tartışmaları ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarına ilişkin soruya yanıt veren Kılıçdaroğlu, mevcut ekonomik tabloya dikkat çekti: "Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız? Erken seçim eğer gelirse Türkiye'nin gündemine, elbette ki biz erken seçim olmasın diye bir özel çabamız olmayacak yani. Ama biz her şeyden önce Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu tablonun mutlaka düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu tablo mutlaka düzelmek zorunda. Yapamazlarsa, beceremezlerse zaten doğal olarak seçim kendiliğinden gelecektir, doğal olarak." CHP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında konumlandığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanlayan CHP Lideri, şu değerlendirmeyi yaptı: "Efendim bu algıyı yaratan medya ve belli çevreler, yani özel olarak Cumhur İttifakı ile bir görüşmemiz olmadı. Eleştiri gelince en sert eleştiriyi yapıyoruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı esnasında basın mensuplarının karşısına geçti. Çelik, fon soruşturmalarından yeni kanun tekliflerine, Türkiye-Irak ilişkilerinden Mekke Savunma Anlaşması'na kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu. "Siyasi himayeyle iddiaların örtbas edilmesine müsaade etmeyiz" Fon soruşturmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı bir irade ortaya koyduğunu belirten Ömer Çelik, meşru yatırımcı ile usulsüzlük yapanların titizlikle ayrıldığını ifade etti: "Fon meselesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyle birlikte çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bizim fon dolandırıcıları, 'fon şeytanları' dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Bu ‘fon şeytanları’ dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye'nin bu konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşımların, değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra bu fon şeytanlarının, üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı, bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz. Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum ettirmeyiz ama herhangi bir siyasi himaye ile de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz." Çelik, devletin tüm denetim kurumları, maliye ve yargı organlarıyla görevinin başında olduğunu, hem çalınan paraların geri alınması hem de sorumluların cezalandırılması için sürecin titizlikle yürütüldüğünü aktardı. Sermaye piyasaları için yeni düzenleme komisyonda kabul edildi Fon mağduriyetlerinin giderilmesi ve caydırıcılığın artırılması için yasal adımların atıldığını duyuran Çelik, Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı değişiklikler öngören taslak çalışmaların sürdüğünü söyledi: "Ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması önemli. Bu çerçevede teklif edilen kanun, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Görüşülecek muhtemelen bu hafta. Aynı zamanda yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılmasına dönük ve sermaye piyasası kanununda kalıcı ve kapsamlı değişiklikleri öngören bir taslak çalışması üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Birinci olarak kanun teklifi ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanların adil, şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiyesi amaçlanıyor. Ayrıca bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor ve geri kazanılan değerlerin bu fon payı sahibine ödenmesi şeklindeki usul ve esasları düzenleyecek. Bu fon şeytanlığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak." Irak hükümetindeki Türkmen Bakan gelişmesine dair açıklama Irak'ın toprak bütünlüğü ve Türkmenlerin yönetimdeki temsili konusuna değinen AK Parti Sözcüsü, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin kapsayıcı tutumunu takdir ettiklerini dile getirdi: "Irak'ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanımızın yıllardır verdiği bir mücadele var. Buradaki önemli başlıklardan bir tanesi Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmeleriydi. Sayın Irak Başbakanı Ali Zeydi bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyuyor. Hem terörsüz bölge konusunda Sayın Başbakanın çok doğru yaklaşımları olduğunu görüyoruz hem de bütünsel, herkesi kapsayan hükümet modelinin ortaya çıkması konusunda son derece doğru yaklaşımları var. Bu çerçevede Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Saman Ağa'nın Irak hükümetinde devlet bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz." Bölgesel krizler Ve "Terörsüz Türkiye" süreci Orta Doğu'da tırmanan gerilime dikkat çeken Çelik, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik adımları, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'deki askeri hareketliliklerin arkasında büyük bir siyasi projenin olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye" ve terörsüz bölge hedefinde kararlı olduklarını belirten Çelik, süreçteki dalgalanmalara ilişkin şu açıklamada bulundu: "Zaman zaman ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge ile ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir, doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda gidemediğiniz ilerlemeyi, bir günde elde edersiniz. Bazen tersi olur. O sebeple önemli olan buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz çok sayıda olumsuz cümle, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölgenin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız." "Mekke İttifakı NATO'ya alternatif değildir" TBMM'ye sevk edilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kamuoyunda yürütülen tartışmalara ve eleştirilere yanıt veren Çelik, anayasal süreçlerin tam olarak işletileceğini vurguladı: "Anlaşma, Meclis’e sevk edildi. Fakat şimdiye kadar bu konuda bir çok provokasyon yapıldı ve yalan söylendi. Önce bunun NATO’ya alternatif olup olmadığı sorgulandı. Bu anlaşmanın NATO’ya alternatif olmadığını, tam tersine uluslararası güvenlik mimarisinin tamamlayıcı bir mekanizması olduğunu ifade ettik. NATO üyesi pek çok ülkenin de güvenlik mimarisinin tamamlayıcısı olarak içinde bulunduğu başka anlaşmalar var. Anlaşmayı da aynı şekilde düşünmek lazım. Anlaşma kapsamında askeri destek, kuvvet konuşlandırması ve diğer unsurların Meclis’in onayı olmadan hükümetimiz tarafından hayata geçirilmeye çalışıldığına dair bir yalan siyaseti de dolaşıma sokuldu. Böyle bir şey söz konusu değil. Meclis’in onayı ve anayasal süreçler dahilinde bu anlaşma Türkiye tarafından işletilecektir. Başka ülkelerin de anlaşmaya katılması, bu anlaşmanın prensipleri açısından kıymetli olacaktır. Bazı çevreler henüz bilgi sahibi olmadan bunu eksen kayması, kontrolsüz ve onaysız asker gönderme mekanizması olarak değerlendirdiler. Bunlar asılsızdır, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin her türlü yurt dışı görevi Meclis’in iradesine, Anayasamızın 92'nci maddesine ve milli egemenlik ilkelerimize tam bir bağlılıkla gerçekleşmektedir. Bundan sonra da böyle olacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Osman Kavala yeniden yargılanma talebinin reddedilmesi hakkında konuştu: "Karar yargının itibarına zarar veriyor" Haber

Osman Kavala yeniden yargılanma talebinin reddedilmesi hakkında konuştu: "Karar yargının itibarına zarar veriyor"

Gezi Parkı davası kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan ve yaklaşık 9 yıldır cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala, yeniden yargılanması yönündeki başvurusunun reddedilmesinin ardından bir mesaj yayımladı. Yayımladığı yazılı açıklamada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) hakkında verdiği ihlal kararlarına dikkat çeken Kavala, yargı sürecine dair değerlendirmelerde bulundu. "Adaletin inkârı olarak nitelendirilmişti" AİHM kararlarına atıfta bulunarak hukuki sürecin özgürlüğünü kısıtladığını belirten Osman Kavala, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "25 Ağustos tarihli AİHM kararında maruz kaldığım yargısal işlemler, adaletin inkârı olarak nitelendirilmişti. Bunun ana nedeni suç işlemiş olduğuma dair bir bulgu olmadan ve olmadığının bilinmesine rağmen hukukun özünü zedeleyen işlemlerle özgürlüğümün kısıtlanmasının sürdürülmesi oldu. 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vahim bir insan hakları ihlaline son vermek yerine AİHM’e bireysel başvuru hakkı ve CMK maddelerini keyfi biçimde yorumlayarak yeniden yargılamayı reddetmesi yargının itibarına da zarar veriyor." Osman Kavala'nın avukatları aracılığıyla yeniden yargılanma istemiyle yaptığı başvuru, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanmıştı. Mahkeme heyeti, AİHM Büyük Dairesi’nin Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararına dayanılarak yapılan yeniden yargılama başvurusunu kabul etmeyerek reddetmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Halk TV’ye kayyım atanmasına Özel’den tepki gecikmedi: "Millet kazanacak" Haber

Halk TV’ye kayyım atanmasına Özel’den tepki gecikmedi: "Millet kazanacak"

Halk TV’nin İstanbul’da bulunan genel merkez binasında sabah saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı. Emniyet güçlerinin binaya girmesinin ardından kanalın yayın faaliyeti durdurulurken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kuruma kayyım atandığını kamuoyuna açıkladı. Özgür Özel'den dayanışma mesajı ve sert eleştiriler Polis baskını ve kayyım atamasının ardından YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunarak Halk TV çalışanları ve yönetimiyle dayanışma içinde olduklarını belirtti. Yaşananları basın özgürlüğü ve milli irade açısından değerlendiren Özel, şu ifadeleri kullandı: "Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken… Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar." "Halkımızı bu mücadeleye sahip çıkmaya davet ediyoruz" İktidarın yargı ve kolluk gücü üzerinden basın ve siyaset alanını şekillendirmeye çalıştığını öne süren Özel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"İzmir daha önce de işgal edildi" demişti: Oyuncu Berna Laçin hakkında soruşturma başlatıldı Haber

"İzmir daha önce de işgal edildi" demişti: Oyuncu Berna Laçin hakkında soruşturma başlatıldı

Siyaset gündeminin en önemli başlıklarından biri olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti saflarına katılım süreci, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Tugay'ın AK Parti Genel Merkezi'ne gelerek rozet taktığı ve resmi katılımın gerçekleştiği saatlerde oyuncu Berna Laçin'in yaptığı paylaşım, hukuki süreci beraberinde getirdi. Laçin'in sanal medya hesabından paylaştığı ifadelerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı resen harekete geçerek inceleme başlattı. Tugay'ın partiye katılımı Gündemdeki bu kritik siyasi transfer, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen törenle kamuoyuna duyuruldu. Tören sırasında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın ardından kürsüye gelen Cemil Tugay ise yeni döneme dair hedeflerini paylaşarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz" sözleriyle kararlılığını dile getirdi. Laçin'in geçmişteki soruşturma dosyaları Başlatılan bu son soruşturma, oyuncu Berna Laçin'in sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargı mercileriyle karşı karşıya kaldığı ilk olay olma özelliği taşımıyor. Geçmiş yıllarda da yaptığı bazı paylaşımlar nedeniyle hakkında çeşitli adli işlemler başlatılmıştı. Laçin hakkında 2018 yılında Medine'ye ilişkin yaptığı paylaşımlar sebebiyle "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan soruşturma açılmıştı. 1 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı bu davada 2019 yılında mahkeme suç unsurlarının oluşmadığına hükmederek beraat kararı vermiş, savcılığın itirazı üzerine dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi de beraat kararını onamıştı. Öte yandan, 2024 yılında sahipsiz hayvanlara ilişkin yasal düzenlemenin TBMM'de kabul edilmesinin ardından milletvekillerini hedef alan paylaşımı nedeniyle de hakkında "Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama" suçundan resen soruşturma başlatılmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cemil Tugay'la yan yana: "İzmir bugün bir başka" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cemil Tugay'la yan yana: "İzmir bugün bir başka"

Ankara'da siyasetin kalbinin attığı AK Parti Kongre Merkezi, geniş katılımlı Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na ev sahipliği yaptı. Programın en dikkat çeken anlarından biri, CHP'den ayrılarak AK Parti saflarına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın salonda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yan yana yer alması oldu. Yoğun tezahüratlar eşliğinde kürsüye çıkan Erdoğan, salondaki coşku karşısında memnuniyetini dile getirdi. "İzmir bugün bir başka" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İzmir bugün bir başka. Çok coşkulu. Toplantımıza teşrif eden tüm kardeşlerime yeni yasama yılının heyecanını bizlerle paylaştıkları için teşekkür ediyor, kendilerine hoş geldiniz diyorum. 1 Ekim Perşembe günü itibaren başlayan Yeni Yasama Yılının hayırlı olmasını diliyorum. Aynı şekilde parlamentomuza siyasi partilere hiçbir ayrım yapmadan herkese başarılar diliyorum. Meclis Genel Kurulu hitabımda altını çizdiğim bir hususu bugün tekrar hatırlatmak isterim. Gazi Meclisimiz tatile, siyasi tarihimizde görülmemiş bir mutabakat örneği sergileyerek girmişti. Çerçeve yasaya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var." dedi. "Çabalarımıza muhalefet destek olmalı" Muhalefetin çabalarına destek olması gerketiğini söyleyen Erdoğan, "İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığı da çok önemlidir. Bunlar karşı yakamı göz tepemin, bizim çabalarımıza muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere milletin hayrına olacak hiçbir meselede uzlaşmadan, diyalogdan, mutabakat arayışından kaçınmadık. Bundan sonra da kaçınmayız." dedi. Bahçeli'ye teşekkür etti Erdoğan Bahçeli'Nin dün yaptığı açıklmalara teşekkür ederek, "Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyorum. En azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye olmak üzere milletin hayrına olacak hiçbir meselede diyalogdan kaçınmadık, kaçınmayız. Diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak, genel kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız. İyi niyet yaklaşımımıza karşılık görmezsek şikayeti edeceğimiz yer yine milletimiz olacaktır. Türkiye buluşmalarıyla her kesim insanımızın sesine kulak verdik, eleştirilerini not ettik, tavsiyelerini aldık. Ak Kadrolar olarak milletimize hizmet ettiğimiz için mutluyuz. " ifadelerini kullandı. "Enflasyonda arzu ettiğimiz yerde değiliz" Ekonomi verilerini de paylaşan Erdoğan, "36 milyar dolarla aldığımız ihracatımızı 284 milyar seviyesine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Bundan taviz vermemekte kararlıyız. Pazartesi günü Eylül ayına ait enflasyon verileri açıklandı. Maalesef bölgemizdeki çatışmalar nedeniyle tırmanan petrol fiyatlarının olumsuz etkilerini en fazla hissettiğimiz alan enflasyondur. Milletimizi zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatlarındaki enflasyon ateşinin düşmesinden memnuniyet duyuyoruz. Ama enflasyonda arzu ettiğimiz yerde değiliz. Disiplinli duruşumuzdan ödün vermeden hedeflerimize ulaşacağız." açıklamasını yaptı. "Kamuya yük getirmeden birikimlerin ödenmesi için adımları atıyoruz" Fon soruşturması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Reel ekonomi ile ilgili süreçleri yakından takip ederken Fon piyasasındaki ortaya çıkan soruna da kararlılıkla adımlar atıyoruz. Yargı meselenin hukuki yönüne dair, anayasalarımız yasalarımız çerçevesinde yapılması gerekeni zaten yapıyor. Milletin hakkına girenler haksız kazanç sağlayanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da yaradana verecekti. Kamuya yük getirmeden, vatandaşlarımızın birikimlerinin biran önce ödenmesi için gerekli adımları atıyoruz. İlgili birimlerimiz fon soruşturmasını takip ediyor. Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak. Türkiye'ye yatırım ve sermaye girişi daha da hızlanacaktır. Türk ekonomisini yıpratmaya çalışanlar kaybedecek, ülkemiz ve milletimiz kazanacaktır. Fon soruşturmasında ödemeler için yasal süreçleri işletiyoruz. Bağımsız yargı kendi işini yapar, orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Meselenin siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Sorunun idari yönleri ile ilgili kurumlarımızı görevlendirdik. Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir. Biz bu partiyi kurarken çok temel bir ilkeyi hareketi unsurumuz yaptık. Siyasetin tek limanı ahlaktır dedik. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? "İktidar yozlaştırır" dediler. "Bunlar da çözülecek" dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık. Gençler, ne vicdanımızla yüzleşmekten taviz verdik, ne nefis muhasebesinden vazgeçtik, ne ahlaki değerlerimizi esnettik, ne de inancımızın sarsılmasına müsaade ettik. Çok sınamayla karşılaştık. Çok teste tabi tutulduk ama Allah'a hamdolsun, dünyaya sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık." dedi. "Para kulesi yapanlardan ders almayız" Erdoğan son olarak "Siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç liman almamıştır. Asla almayacaktır. Şimdi bakıyoruz kürsüden konuşmayı milletinin içine çıkmayacak tipler ahkam kesiyor. Düne kadar hırsızlara arsızlara milletin malını yağmayanlar bizlere ahlak dersi vermeye çalışıyor. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlarca kişiye hadsizce dil uzatıyorlar. Biz baklava kutusunda rüşvet alanlara para kuleleri yapanlardan ders almayız. Yan kesicilere buradan ekmek çıkmaz. Boşuna hevesleniyorlar. Partimiz bu kadro hepsinin hevesini kursağında bırakır, bırakacaktır. Tayyip Erdoğan söylenti ile medyanın rüzgarıyla iş yapmaz. Bunu anlaşmışlardır. Biz milletin çizdiği istikamette iş tutarız." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.