SON DAKİKA

#Yargı Bağımsızlığı

HABER DEĞER - Yargı Bağımsızlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı Bağımsızlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep temasları çerçevesinde Karkamış ilçesine bağlı Suriye Cerablus sınırında yer alan Karanfil Mahallesi'ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu; iç siyasetten dış politikaya, erken seçim tartışmalarından yeni anayasa söylemlerine kadar pek çok konuda kritik mesajlar verdi. "Mekke Anlaşması'na 'evet' diyeceğiz" TBMM gündemine sunulan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına dair kanun teklifine ilişkin partinin tutumunu açıklayan Kılıçdaroğlu, başlangıçta taşıdığı kaygıları ve süreçteki değişimi şu sözlerle dile getirdi: "Mekke Anlaşması ile ilgili ilk aklıma gelen şuydu: Bu anlaşma acaba ileride İran'la bizim çatışmaya ortam hazırlar mı? Bu endişemi Bolu'da yaptığımız toplantıda dile getirdim. Bu endişeyi besleyen temel unsur şuydu: Müslüman dünyasında bir Şii-Sünni kavgasının başlangıcı da olabilir miydi? Yani İran'la çatışmamız acaba buna bir hazırlık şeklinde olabilir mi diye endişelerim vardı. Tabii bunu bu kadar net dillendirmedim. Dillendirmeyi de doğru bulmadım. Fakat daha sonra İran bir açıklama yaptı ve Mekke Anlaşması'nın uygun olduğunu söyledi. Bilgim yok ama tahminim, Türkiye bu konuda İran'a bir güvence verdi. Yani 'meraklanmayın biz bu anlaşmayı yapıyoruz ama bu sizinle çatışacağımız anlamında değil'. Çünkü Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan bu yana İran'la hiçbir çatışmamız olmamış. Ve bu bizim açımızdan önemli. Çünkü İran da bölgede önemli bir güç, Türkiye de önemli bir güç. Bu iki gücün çatışması bölgeye zarar verir, dünyaya da zarar verir. O nedenle barış eksenli ilerlemesi lazım. Mekke Anlaşması'nı bu çerçevede İran, ‘Ben de olabilirim’ diye düşündü. Mısır ‘Ben olabilirim’ diye. Çekirdek üyeler dediğimiz üç ülke. Üç çekirdek üyenin ortak kabulüyle birlikte yeni üyeler de gelebilir buraya. Sözleşme geldi. Gerekçeleri geldi. Açıklamaları geldi. Eleştirilerimiz var ama Mekke Anlaşması’na ‘evet’ diyeceğiz." Bahçeli görüşmesi ve kürt sorunu değerlendirmesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis’te gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarına değinen Kılıçdaroğlu, buluşmanın bir tesadüf sonucu gerçekleştiğini kaydetti. Görüşmede temel ülke sorunlarının kapsamlı olarak ele alınmadığını belirten CHP Lideri, MHP Lideri Bahçeli'nin tutumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bahçeli ile buluşmamız tam bir tesadüf. Kısa bir görüşme oldu. Kahve içtik. Çok böyle Türkiye'nin temel sorunlarına değinme gibi bir şey olmadı. Ama görüşebiliriz de Sayın Bahçeli ile. Şu anda Türkiye'nin huzura kavuşması için, Türkiye'de var olan Kürt sorununun çözümü için en büyük fedakarlığı yapan bir lider, kabul etmek lazım. MHP Genel Başkanı'nın bu sorunun çözümünde öncülük yapması sorunun aşılmasına büyük ölçüde kolaylık sağladı. Bunu da kabul etmek gerekiyor." "Yarı Başkanlık Sistemi de tartışılabilir" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis açılışındaki anayasa değişikliği çağrısını değerlendiren Kılıçdaroğlu, yönetim sistemine ilişkin tartışmalara açık oldukları mesajını verdi. Devlette liyakat, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğünün belirleyici ilkeler olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları aktardı: "Sayın Erdoğan Meclis’in açış konuşmasında anayasa değişikliğinden söz etti. İlk dört maddenin de değişmeyeceğinden söz etti. Tabii anayasa değişikliğinden kastedilen olay nedir tam bilmiyoruz onu. Ama biz daha önce 6 parti bir araya gelmiştik ve anayasa değişikliği ile ilgili değiştireceğimiz maddeleri ve nasıl değiştireceğimizi yazmıştık ve bunları gerekçeleriyle beraber kamuoyunu açıklamıştık. Şimdi Sayın Erdoğan'ın söylediği anayasa değişikliğinden kastedilen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi mi yoksa yarı başkanlık sistemi mi onu bilmiyoruz. Ama bu konuda bir düşünce beyan ederlerse biz de kendi düşüncelerimizi açıklarız. Evet, bu anayasayla Türkiye yönetilemez. Dolayısıyla parlamenter sistem diyorsa nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız. Yani illa her gelen öneriye başlangıçta ‘hayır’ bu olmaz, biz bunu reddediyoruz diye bir düşüncemiz yok." "Parlamenter sistem kırmızı çizgimiz değil, yarı başkanlığı da konuşabiliriz diyor musunuz?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Biz 6 lider o zaman ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ demiştik. ‘Bu olmalıdır’ demiştik. Ama önemli olan şu, devlete liyakati sağlayacak ve karar mekanizmalarının sağlıklı işleyeceği, yargının bağımsız olduğu, medyanın özgür olduğu bir yapıyı savunuyoruz. Bu yapının adı ne olursa olsun. Yani bir demokrasi bütün kurallarıyla, bütün kurumlarıyla oluşmalı" ifadelerini kullandı. Erken seçim ve adaylık tartışmaları Erken seçim olasılığına dair açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, mevcut ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçime gitmeyeceğini öngördüğünü belirtti. "Nisan 2028 teklifi gelirse varız" diyen Kılıçdaroğlu, erken seçimden kaçmanın mantığı olmadığını ifade etti. Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusundaki soru üzerine, "Onun aday olacağını nereden düşünüyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakılır. Ben Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmüyorum bu yapı içerisinde" değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu; CHP’nin cumhurbaşkanı adayına ilişkin tartışmalar için ise "Bugünden cumhurbaşkanlığı adaylarını tartışmak asla ve asla doğru değil. Ülkenin bu kadar sorunu varken cumhurbaşkanlığı tartışmak kendisine post arayanların işidir" ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu ayrıca, düşünce özgürlüğü kapsamındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduklarını, ancak yolsuzluk iddiaları içeren dosyalarda dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savundu. İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile görüştüğünü de belirten Kılıçdaroğlu, belediyelerdeki irade gaspı ve siyasi transfer iddialarını eleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Canlı yayındaki "referans" itirafı istifa getirdi: Ankara 2 No'lu Baro Başkanı adaylıktan çekildi Haber

Canlı yayındaki "referans" itirafı istifa getirdi: Ankara 2 No'lu Baro Başkanı adaylıktan çekildi

Ankara 2 No'lu Baro Başkanı Avukat Gökhan Ağdemir, katıldığı bir televizyon programında yargı atamalarına ilişkin sarf ettiği sözlerin kamuoyunda ve hukuk camiasında geniş çaplı tepkiye yol açmasının ardından baro başkanlığı adaylığından çekilme kararı aldı. Yargı bağımsızlığı tartışması başlatan sözler Bengü Türk TV ekranlarında baronun faaliyetlerini değerlendiren Gökhan Ağdemir, Adalet Bakanlığı ile yürütülen süreçleri anlatırken sarf ettiği ifadelerle liyakat ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirmişti. Ağdemir programda şu sözleri kullanmıştı: "Hakim ve savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Bakanlık da bize bir ayrıcalık tanıdı; 2 yıllık çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim savcı yaptık." Açıklamalarının ardından yükselen tepkiler üzerine yazılı bir kamuoyu duyurusu paylaşan Ağdemir, ifadelerinin bağlamından koparılarak Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığını öne sürdü. Kurumun itibarını korumayı amaçladığını belirten Ağdemir, kararını şu sözlerle ilan etti: "Katıldığım canlı yayında kullandığım bazı ifadelerin bağlamından koparılarak kamuoyuna yansıtıldığını ve Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığı bir tartışma sürecine çekildiğini üzülerek görüyorum. Kurumumuzun itibarının korunması ve avukatlık mesleğinin etik değerlerinin siyaset malzemesi haline gelmemesi adına Ankara 2 No’lu Barosu Başkan adaylığından çekilme kararı aldım." Yargı mesleğinde liyakat, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerinin önemine dikkat çeken Ağdemir, görev süresi boyunca kendisine destek veren meslektaşlarına teşekkür ederek adaylık sürecini noktalandırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Akın Gürlek HSK’da ilk toplantısını yaptı: Geciken yargı süreçlerini kısaltacağız Haber

Akın Gürlek HSK’da ilk toplantısını yaptı: Geciken yargı süreçlerini kısaltacağız

Adalet Bakanı Akın Gürlek, HSK üyeleriyle ilk toplantısını gerçekleştirerek kurulun yeni dönemine ilişkin mesajlar verdi. Basına kapalı yapılan toplantıda Gürlek, yargı reformlarının devam edeceğini ve adalet hizmetlerinin daha erişilebilir hale getirilmesinin öncelikli hedefler arasında olduğunu vurguladı. “Yargı teşkilatı son 23 yılda güçlendirildi” Toplantıda konuşan Gürlek, Cumhurbaşkanı liderliğinde yargı alanında önemli reformların hayata geçirildiğini belirtti. Mevzuat altyapısının geliştirildiğini, insan kaynağının hem nitelik hem nicelik açısından güçlendirildiğini ve fiziki ile teknolojik imkanların artırıldığını ifade etti. Bu adımların, adalet hizmetlerinin daha hızlı sunulmasını amaçladığını dile getirdi. Liyakat ve şeffaf yönetim vurgusu HSK’nın yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının teminatı olan kurumlardan biri olduğunu söyleyen Gürlek, yeni dönemde liyakat, ehliyet ve mesleki yeterliliği esas alan şeffaf ve öngörülebilir bir yönetim anlayışının sürdürüleceğini kaydetti. Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve güven tesis eden bir adalet sistemi oluşturma hedefini yineledi. “Geciken davalar daha kısa sürede sonuçlanacak” Hakim ve savcı kökenli olduğunu hatırlatan Gürlek, teşkilatın ihtiyaçlarını yakından bildiğini belirterek özellikle uzun süren yargı süreçlerinin hızlandırılması için önemli adımlar atılacağını söyledi. İlk kurul toplantısının yargı camiası ve ülke için hayırlı olmasını temenni etti. Toplantı basına kapalı yapıldı HSK toplantısı Gürlek başkanlığında basına kapalı olarak gerçekleştirildi. Bakan, toplantı sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, görevi “milletin adalet beklentisini gözeterek” yürüteceklerini ve adalet duygusunu güçlendiren bir anlayışla çalışacaklarını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstifa eden Furkan Torlak hakkında çarpıcı suçlamalar Haber

İstifa eden Furkan Torlak hakkında çarpıcı suçlamalar

İstifanın ardından iddialar büyüyor Sabah gazetesinin Mehmet Akif Ersoy hakkında yayımladığı haber sonrası Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü görevinden istifa eden Furkan Torlak, bu kez çok daha ağır iddialarla gündemde. Torlak hakkında, kamu gücünü aşan biçimde kişisel verilere eriştiği ve bir hâkime talimat verdiği ileri sürüldü. İddiaların kaynağı eski bir rapor BirGün gazetesinin haberine göre söz konusu iddialar, 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Turaş Turizm ve Ticaret A.Ş. hakkında hazırlanan bir iç raporda yer aldı. Raporda, şirketin işleyişine yönelik ciddi usulsüzlükler sıralanırken Furkan Torlak’ın adı da doğrudan anıldı. “Kişisel verilere bir telefonla ulaşıldı” iddiası Raporda yer alan ifadelerde, Torlak’ın bakanlıkla ilişkisini kullanarak bazı yurttaşların ve kamu çalışanlarının kapsamlı kişisel verilerine tek bir telefonla erişebildiği öne sürüldü. İddiaya göre bu erişimler yalnızca şirket çalışanlarıyla sınırlı kalmadı; işe alınması planlanan kişilerin aile bilgilerine kadar uzandı. “Hakime talimat verdi” suçlaması dikkat çekti Raporda en dikkat çeken bölüm ise yargıya müdahale iddiası oldu. Belgede, Torlak için “kişisel verilere ulaşan ve hakime talimat veren” ifadelerinin kullanıldığı aktarıldı. Aynı raporda, Torlak’ın kendisini “bakan müşaviri” olarak tanıtarak kurum içinde etkili olduğu öne sürüldü. Raporu hazırlayan bürokrat istifa etmişti İddiaların yer aldığı raporu hazırlayan Turaş Genel Müdürü Tayhan Şimşek’in, hazırladığı dosyanın ardından baskı gördüğü ve görevde yalnızca beş ay kalabildiği belirtildi. Şimşek, Aralık 2022’de görevinden istifa etmişti. Raporda, kamunun uğradığı zararlar ve şirketin sistematik biçimde boşaltıldığına dair tespitler de yer aldı. Resmi bir soruşturma var mı? Şu ana kadar Furkan Torlak hakkında iddialara ilişkin resmi bir adli soruşturma başlatıldığına dair kamuoyuna yansıyan bir açıklama yapılmadı. Ancak ortaya çıkan belgeler ve istifanın zamanlaması, Türkiye toplumunda kamu gücü, kişisel verilerin korunması ve yargı bağımsızlığı başlıklarında yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Gözler yetkili kurumlarda Kamuoyunda yankı uyandıran bu iddiaların ardından, ilgili kurumların nasıl bir adım atacağı merak konusu. Türkiye toplumunda adalet ve şeffaflık beklentisi güçlenirken, sürecin yalnızca siyasi değil, hukuki boyutuyla da ele alınması çağrıları yükseliyor.

CHP lideri Özgür Özel: Derhal Türkiye’ye dönüyorum! Haber

CHP lideri Özgür Özel: Derhal Türkiye’ye dönüyorum!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yürütülen “casusluk soruşturması” kapsamında yarın saat 11.00’de Çağlayan Adliyesi’nde ifade verecek. İmamoğlu’nun tutuklu bulunduğu Marmara Cezaevi’nden sabah saatlerinde adliyeye götürülmesi bekleniyor. CHP lideri Özgür Özel: “Derhal Türkiye’ye dönüyorum” Gelişme üzerine, İsviçre’nin Luzern kentinde Sosyal Demokrat Parti’nin kongresinde bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, programını iptal ederek Türkiye’ye dönme kararı aldı. Özel, sosyal medya ve basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ben derhal Türkiye’ye dönüyorum. Yarın sabah 11.00’de Çağlayan Adliyesi’nde olacağım. Cumhurbaşkanı adayımın arkasında olacağım, yanında olacağım. Tüm İstanbulluları seçtikleri belediye başkanına, iradelerine ve demokrasilerine sahip çıkmak için Çağlayan Adliyesi’nin önüne davet ediyorum.” “Bu casusluk iftirası, demokrasiye yönelik bir darbe girişiminin son aşamasıdır” Özel, açıklamasında sert ifadeler kullanarak, İmamoğlu’na yöneltilen casusluk suçlamasını “iftira” olarak nitelendirdi: “Bu, Türkiye’nin demokrasisine yönelik bir darbe girişiminin son aşamasıdır. Halkın iradesine sahip çıkmak hepimizin görevidir. Yurttaşlarımızı dayanışmaya, seslerini yükseltmeye davet ediyorum.” Özel’in çağrısı üzerine, CHP örgütleri ve demokratik kitle örgütlerinin yarın sabah erken saatlerden itibaren Çağlayan Adliyesi önünde toplanması bekleniyor. İmamoğlu casusluk iddiasıyla ifade verecek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, “devlet sırlarını ifşa etmek” ve “yabancı istihbarat bağlantısı” iddialarıyla başlatılan süreçte İmamoğlu’nun tanık ve şüpheli sıfatları arasında geçiş yapan bir konumda ifade vereceği bildirildi. İBB kaynakları ise soruşturmanın “tamamen siyasi” olduğunu belirterek, “Bu dava, halk iradesine karşı bir yargı operasyonudur” açıklamasında bulundu. CHP tabanı demokrasi nöbetine hazırlanıyor CHP Genel Merkezi, il ve ilçe örgütlerine gönderdiği mesajla tüm üyeleri “barışçıl, demokratik dayanışma” çerçevesinde Çağlayan’a davet etti. Partililer, sabah saatlerinden itibaren adliye çevresinde nöbet tutmayı planlıyor. Gözler şimdi yarın sabah 11.00’e çevrildi: Türkiye toplumu, hem yerel demokrasi hem de yargı bağımsızlığı açısından kritik bir güne hazırlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.