SON DAKİKA

#Yargı Süreci

HABER DEĞER - Yargı Süreci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı Süreci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 17 kişi adliyeye sevk edildi Haber

Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 17 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 17 kişi, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Operasyonun ünlü isimleri de kapsaması dikkat çekti. Ünlü isimler de listede Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de bulunduğu öğrenildi. Şüphelilerin, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolü için hastaneye götürüldüğü bildirildi. Savcılık süreci başladı Şüpheliler, sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından adli süreçte nasıl bir karar verileceği merak konusu. Adli kontrol ve tutuklama gündemde Soruşturma kapsamında bazı şüpheliler hakkında tutuklama talebi gündeme gelebileceği, bazıları için ise adli kontrol uygulanabileceği değerlendiriliyor. Operasyon genişleyebilir Yetkililer, dosyanın kapsamının genişleyebileceğine işaret ederken, yeni gözaltıların olabileceği belirtiliyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni isimlerin dosyaya dahil edilmesi bekleniyor. Gözler yargı sürecinde Kamuoyunda geniş yankı uyandıran operasyonun yargı süreci yakından takip edilirken, dosyaya ilişkin gelişmelerin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bolu’da kurban bağışı iddiası: Kesilmedi ama mesaj gönderildi Haber

Bolu’da kurban bağışı iddiası: Kesilmedi ama mesaj gönderildi

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, BolSev Vakfı hakkında kurban bağışlarına ilişkin ciddi iddialar üzerine soruşturma başlattı. Farklı şehirlerden bağış yapan yurttaşlar, ibadetlerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek şikayetçi oldu. “Kurbanınız kesildi” mesajı iddiası İddialara göre bağış yapan bazı yurttaşlara, kurban kesimi gerçekleşmemesine rağmen “Kurbanınız kesildi” ve “Allah kabul etsin” şeklinde mesajlar gönderildi. Bazı bağışçılar ise hiçbir geri dönüş alamadıklarını belirtti. Mağdurlar savcılığa başvurdu Edinilen bilgilere göre en az 10 kişi savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. Bağışçıların bir kısmı sosyal medya ilanları ve tanıdık tavsiyeleriyle vakfa ulaştıklarını ifade etti. “Hakkımı helal etmiyorum” tepkisi Kurbanlarının kesilmediğini sonradan öğrendiklerini belirten yurttaşlar, duruma sert tepki gösterdi. Mağdurlar, ibadetlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle mağdur olduklarını dile getirdi. Soruşturma genişleyebilir Savcılık kaynakları, dosyada mağdur sayısının artabileceğini ve özellikle sosyal medya üzerinden yapılan bağış çağrılarının detaylı şekilde incelendiğini belirtiyor. Soruşturmada tutuklamalar var Soruşturma kapsamında daha önce Tanju Özcan dahil bazı isimler hakkında işlem yapıldığı ve çeşitli suçlamalarla tutuklamalar gerçekleştiği aktarıldı. Son olarak bazı belediye yöneticileri ve vakıf üyeleri de gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin, kurban bağışlarını kesim yerine farklı alanlarda kullandıkları iddiasıyla “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla yargı süreciyle karşı karşıya olduğu öğrenildi. Yargı süreci devam ediyor Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü ve tüm iddiaların detaylı şekilde incelendiğini belirtirken, kamuoyu gelişmeleri yakından takip ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Böcek davasında kritik ara karar: 3 isim tahliye edildi Haber

Böcek davasında kritik ara karar: 3 isim tahliye edildi

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve 41 sanığın yargılandığı davada üçüncü celsede önemli bir ara karar çıktı. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, bazı sanıklar için tahliye kararı verilirken, davanın merkezindeki isimler için tutukluluğun devamına karar verildi. Mahkemeden kısmi tahliye kararı Mahkeme heyeti, Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan’ın tahliyesine hükmetti. Buna karşın Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek’in tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşma boyunca savcılık, tutuklu sanıkların mevcut durumlarının sürdürülmesini talep etmişti. Mahkeme ise bu talebi kısmen kabul ederek yalnızca üç isim hakkında tahliye kararı verdi. Duruşmada dikkat çeken savunmalar Duruşmada söz alan Muhittin Böcek, uzun süredir cezaevinde bulunduğunu ve sağlık sorunları yaşadığını belirterek tahliyesini talep etti. Suçlamaları kabul etmeyen Böcek, belediyeye zarar vermediğini savundu. Gökhan Böcek ise yaptığı savunmada ailesine dikkat çekerek, çocuğunun uzun süredir anne ve babasından ayrı kaldığını ifade etti ve tahliye ya da ev hapsi talebinde bulundu. Diğer sanıklar da suçlamaları reddederken, mahkemeden beraat ve tahliye talebinde bulundu. Salonda dikkat çeken anlar yaşandı Duruşma sırasında teknik aksaklıklar ve kısa süreli gerginlikler yaşanırken, bazı anlar izleyicilerin alkışlarıyla dikkat çekti. Mahkeme başkanının salondaki süreci yönetimine yönelik sözleri üzerine salonda kısa süreli alkış yaşandığı görüldü. Yargı süreci devam ediyor Ara kararın ardından davanın ilerleyen celselerinde yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Dosyada yer alan deliller, tanık beyanları ve savunmalar doğrultusunda yargılama süreci devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Diploma” davasında takvim netleşti Haber

“Diploma” davasında takvim netleşti

Dava tarihi resmen açıklandı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline yönelik idari işleme karşı açtığı davada yargı süreci yeni bir aşamaya geçti. Edinilen bilgilere göre dava, 15 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Bölge 5. İdare Mahkemesi’nde görülecek. Yargı süreci neden kritik görülüyor? Diploma iptaline ilişkin işlem, yalnızca bireysel bir hukuki ihtilaf olarak değil, aynı zamanda kamuoyunda geniş yankı uyandıran siyasal ve hukuki bir başlık olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle mahkemenin vereceği kararın, hem idari hukuk açısından hem de Türkiye toplumunda hukukun işleyişine dair tartışmalar bakımından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. İmamoğlu’nun itirazı hangi gerekçeye dayanıyor? İmamoğlu cephesi, diploma iptaline ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ve idari yetkinin sınırlarının aşıldığı iddiasıyla yargıya başvurmuştu. Açılan dava, söz konusu işlemin iptali talebiyle görülüyor ve mahkemenin usul ve esas yönünden kapsamlı bir değerlendirme yapması bekleniyor. Gözler 15 Ocak’taki duruşmada 15 Ocak 2026’da yapılacak duruşma, davanın seyrini belirleyecek ilk kritik aşama olacak. Duruşmada tarafların beyanları alınacak, dosya kapsamı değerlendirilecek ve sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin yol haritası netleşecek. Kamuoyunda yakından izlenen bir dosya İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin dava, yalnızca hukuki değil, toplumsal ve siyasal etkileri nedeniyle de yakından takip ediliyor. Türkiye toplumunda adalet, liyakat ve idari kararların denetlenebilirliği başlıkları bu dava üzerinden yeniden tartışma konusu haline gelmiş durumda. Ayrıntılar geldikçe kamuoyuyla paylaşılacak.

“BAE yok” düzeltmesi: Casusluk dosyasında devletin sözü değişti Haber

“BAE yok” düzeltmesi: Casusluk dosyasında devletin sözü değişti

“BAE bağlantısı yok” Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü casusluk soruşturmasında şüpheliler arasında Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı bulunmadığını ve bu ülke ile irtibat tespit edilmediğini bildirdi. Tunç, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine karşı “bilgilendirme ihtiyacı” doğduğunu vurguladı. Savcılığın ilk metni BAE’yi işaret etti İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25 Kasım’da yayımladığı ilk basın metninde Birleşik Arap Emirlikleri istihbarat servisine atıf yapılmış, soruşturma “siyasal veya askerî casusluk” kapsamında tanımlanmıştı. Aynı gün yayımlanan ikinci metinde ise ülke ismi, “siyasal veya askerî” nitelemesi ve bazı operasyon ayrıntıları çıkarıldı; dosya yalnızca “casusluk faaliyetlerinin deşifre edilmesi” olarak ifade edildi. Bakanlık, teknik sürecin çerçevesini çizdi Tunç’un açıklamasına göre şüphelilerin, Türkiye’de bir GSM operatörü üzerinden temin ettikleri hatlarla sahte profiller oluşturduğu ve bu hatlar üzerinden temaslar kurduğu tespit edildi. Söz konusu hatların daha sonra yurt dışına çıkarıldığı ve “casus yazılım destekli bilgi toplama” amacıyla kullanıldığı iddia edildi. Savcılık, “BAE ile ilişki yok” diyerek son noktayı koydu Başsavcılık, ek duyurusunda güvenlik kaynaklarına dayandırarak şüphelilerin Birleşik Arap Emirlikleri ile herhangi bir irtibatının bulunmadığını açıkladı. Dosyanın, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatı koordinesiyle yürütüldüğü belirtildi. Operasyonda üç gözaltı, bir firari kararı çıktı Soruşturma kapsamında 25 Kasım’da düzenlenen operasyonda üç şüpheli yakalanırken, yurt dışında olduğu belirtilen bir kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Dosyada savunma sanayii başta olmak üzere kritik alanlara yönelik biyografik veri derleme faaliyetlerine ilişkin bulgular bulunduğu aktarıldı. Kamuoyuna yansıyan çelişki güven sorusunu gündeme getirdi Aynı dosya için aynı gün iki ayrı metnin yayımlanması ve ülke isminin metinden çıkarılması, “devletin iletişim dili” açısından tartışma yarattı. Bakanlığın son açıklamasıyla birlikte dosyanın dış bağlantılar bölümünde Birleşik Arap Emirlikleri başlığının kapatıldığı ilan edilirken, soruşturmanın içeriği ve kapsamı yargı süreci içinde netleşecek.

19 çocuğa cinsel istismarda bulunan sapık öğretmene indirimsiz 500 yıl hapis Haber

19 çocuğa cinsel istismarda bulunan sapık öğretmene indirimsiz 500 yıl hapis

Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada mahkeme, Köksar’ın 19 çocuğa yönelik “nitelikli cinsel istismar” suçunu işlediğini kesin buldu ve hakkında indirimsiz 500 yıl hapis cezası verdi. Yıllar süren yargı süreci Kepez’deki bir ilkokulda görev yapan Mahmut Aydın Köksar, 2017 yılında çok sayıda öğrenciyi istismar ettiği iddiasıyla tutuklanmış ve Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmıştı. Mahkeme, ilk yargılamada sanığı 27 çocuk için toplam 621 yıl, bir başka çocuk için ise 15 yıl olmak üzere 636 yıl hapis cezasına çarptırmış, sanık ayrıca öğretmenlikten men edilmişti. Yargıtay bozdu, dosya geri döndü Ancak dosya, 6 çocuğun raporundaki eksiklikler nedeniyle istinaftan dönmüş; ardından Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, 12 çocuğa ilişkin verilen mahkûmiyet kararını “hukuka aykırılıklar” ve “delil yetersizliği” gerekçesiyle bozmuştu. Böylece dava, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderildi ve eksik raporların olduğu dosya ile birleştirildi. Son karar: 500 yıl hapis, sıfır indirim Yeniden yapılan yargılamada sanık Mahmut Aydın Köksar önceki savunmalarını tekrar etti ancak mahkeme, 19 çocuğa yönelik istismar eylemlerinin sabit olduğu kanaatine vardı. Heyet, sanığı toplam 500 yıl hapse mahkûm ederek hiçbir indirim uygulamadı. Öğretmenlikten men edildi Köksar hakkında verilen meslekten men kararı da geçerliliğini korurken, mahkeme kararının ardından süreç yeniden temyize açık olacak.

Rezan Epözdemir’in davası, eski savcı Cengiz Çallı’nın dosyasıyla birleştirildi Haber

Rezan Epözdemir’in davası, eski savcı Cengiz Çallı’nın dosyasıyla birleştirildi

Rüşvet iddialarına ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Avukat Rezan Epözdemir’in İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası, eski savcı Cengiz Çallı’nın sanıkları arasında bulunduğu Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi’ndeki dosyayla birleştirildi. Daire, suçun “iki taraflı bir karşılaşma suçu” olduğu gerekçesiyle dosyaların birleştirilmesini uygun buldu. Yargıtay 3 yıldır süren davada yeni kararlar aldı Halk TV’den Dinçer Gökçe’nin haberine göre, Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi’nde yaklaşık üç yıldır süren davanın son oturumu 21 Ekim’de yapıldı. Daire, davada önemli kararlar aldı. Eski savcı Cengiz Çallı hakkında yurtdışına çıkış yasağı getirilirken, aynı dosyada yer alan sanıklar arasında makaron kaçakçılığı yapmakla suçlanan Selahattin Yurtçak, Ahmet Mesut Yurtçak, Selahattin Gündüz, eski polis memuru Hakan Kabaca, Gökhan Aydeniz, Atalay Demirbaş ve Uğur Olgun gibi isimlerin bulunduğu belirtildi. Bakırköy’deki dosya da Yargıtay’a taşındı Daire, Avukat Yakup Aybakan hakkında Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyanın da mevcut dava ile birleştirilmesine karar verdi. Bu kararla birlikte rüşvet iddialarına ilişkin tüm bağlantılı dosyalar tek elde toplanmış oldu. Bir diğer birleşme kararı, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Rezan Epözdemir hakkında açılan dava için geldi. Mahkemenin talebini değerlendiren Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi, Epözdemir dosyasının da Çallı davasıyla birleştirilmesini onayladı. “Rüşvet iki taraflı bir suçtur” vurgusu Yargıtay kararında, rüşvet suçunun doğası gereği “iki taraflı bir karşılaşma suçu” olduğu belirtilerek, davaların birlikte görülmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Daire, dosyaların birleştirilmesinin ardından bir sonraki duruşma için 17 Aralık 2025 tarihine gün verdi. Yargı süreci genişliyor: dikkatler Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi’nde Dosyaların birleştirilmesiyle birlikte hem Rezan Epözdemir hem de eski savcı Cengiz Çallı hakkındaki iddialar artık aynı yargılama kapsamında ele alınacak. Karar, yargı kamuoyunda “rüşvet soruşturmalarında bütünlüklü bir inceleme” adımı olarak yorumlandı. Türkiye toplumunun yakından izlediği bu dava, hem hukuk camiası hem de kamu yönetimi açısından önemli bir emsal niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.