SON DAKİKA

#Yargılama

HABER DEĞER - Yargılama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargılama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe  karar duruşmasında hakim karşısına çıktı Haber

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe karar duruşmasında hakim karşısına çıktı

Tutuklu Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, hakkında yürütülen yargılama kapsamında karar duruşmasında hakim karşısına çıktı. Dosyada, 24 yıla kadar hapsi istenen Bahçetepe ile örgüt lideri olarak yargılanan ve tutuksuz bulunan Aziz İhsan Aktaş dahil toplam 9 sanık yer alıyor. Hakkında “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” suçlamaları yöneltilen Bahçetepe, tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Cezaevi’nden Çağlayan Adliyesi’ne getirildi. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin davası, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda görüldü. Savcı tahliyesini talep etmişti Savcı, 20 Ekim’de açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında, Hakan Bahçetepe’nin “rüşvet alma” suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak hükümle birlikte tahliye edilmesini istemişti. Bahçetepe hakkında “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarından beraat talep edilirken, eşi Gözde Bahçetepe ile kayınpederi Aziz Lal’in de aklama suçlamasından beraatleri istenmişti. Mütalaada ayrıca, Aziz İhsan Aktaş’ın iki ayrı “rüşvet verme” eylemi nedeniyle cezalandırılması, ancak etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edildi. Gürkan Dölekli ve Özer Ayık’ın “rüşvet verme”, Erdal Celal Aksoy’un “rüşvet alma”, Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha’nın ise “rüşvete aracılık etme” suçlarından cezalandırılmaları istendi. "Tek bir somut delil yok" Karar duruşmasında söz alan Hakan Bahçetepe, "Mütalaayı okudum ifadelerimi tekrar ediyorum. Eşimin ve kayınpederimin beraatini talep ediyorum. Dosyada hakkımda tek bir somut delil yok. 17 ay boyunca tek bir mağdur ifadesi yoktur. 17 aydır tutukluyum tahliyemi talep ediyorum" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme heyeti, duruşmayı 6 Kasım tarihine ertelerken; Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe'nin tutuklu yargılanmasına devam edilmesine hükmetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

44 kişinin hayatını kaybettiği  Said Bey Sitesi davasında karar çıktı Haber

44 kişinin hayatını kaybettiği Said Bey Sitesi davasında karar çıktı

Kahramanmaraş'ta asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve büyük bir trajediye sahne olan Said Bey Sitesi'nin davasında adalet arayışında önemli bir aşama geride kaldı. Yapımında ihmal ve kusuru bulunan sorumluların yargılandığı davada karar gününe ulaşıldı. Müteahhit Hasan Çam’a 11 yıl 1 ay hapis cezası Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanık müteahhit Hasan Çam hâkim karşısına çıktı. Son savunmasında teknik bilgisinin olmadığını savunarak, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ben sadece ücretini ödeyerek bina yaptırdım. Teknik işlerden anlamam" diyerek beraatini talep etti. Ancak mahkeme heyeti, sanığın savunmasını itibar etmeyerek Çam'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına mahkum etti ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. 5 sanığa hapis ve meslekten men kararı Davanın tutuksuz yargılanan sanıkları H.Y., Y.K., M.Y., H.İ.U. ve M.K. de duruşmadaki savunmalarında suçlamaları reddetti. Toplanan deliller ve bilirkişi raporlarını değerlendiren mahkeme heyeti, bu 5 sanığı da aynı suç kapsamında ayrı ayrı 8 yıl 10 ay 20'şer gün hapis cezasına çarptırdı. Söz konusu sanıkların ayrıca 2 yıl süreyle mesleklerini icra etmeleri yasaklandı. Belediye görevlileri de cezalandırıldı Yargılama kapsamında dönemin Dulkadiroğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili A.Ö. ile belediyede görev yapan mimar S.B. de cezadan kaçamadı. İki belediye görevlisi, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 5'er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan mahkeme heyeti; statik proje ve uygulama denetçisi İ.K. ile yapı denetim şirketi yetkilileri Z.B.K. ve S.A.'nın dosyalarının, eksik hususların giderilmesi amacıyla ana davadan tefrik edilmesine (ayrılmasına) hükmetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım" Haber

Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım"

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi kompleksinde yürütülen ve 53’ü tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı İBB Davası’nın 98. oturumunda kritik bir aşamaya geçildi. 19 Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu, geniş güvenlik önlemleri altında getirildiği salonda ilk savunmasını yaptı. İmamoğlu ve avukatlarının savunma sürecinin 4 gün boyunca devam etmesi öngörülüyor. Duruşmayı İmamoğlu’nun ailesinin yanı sıra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tiyatro oyuncusu İlyas Salman ve yazar Sunay Akın ile çok sayıda partili takip etti. "Böyle bir yargılama fiziti Türk yargısı adına üzücü" Duruşma salonunun fiziki yapısına ve yargılama koşullarına tepki göstererek savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, adil bir yargılama ortamının tesis edilmediğini savundu. İmamoğlu, mahkeme salonunda şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle bugün burada, Silivri’de, hiç de arzu etmediğimiz bir ortamda, ülkemizin de asla ve asla hak etmediği bir pozisyonda ve insanlarımızın yüzde 75’inin, 80’inin şiddetle reddettiği bir yargılamanın içerisindeyiz. Yargılamanın adil bir ortamda olması gerekirken, Silivri’de bir kampüste, 'Avrupa’nın en büyük salonu' diye lanse edilen duruşma salonundayız. Gerçekten mimarisiyle bir mahkeme salonu değil; mahkemenin bu şekilde tasarlanmasının, hepimizin sırtını yaslayacağı yargının, yargıcın bu şekilde bir kürsü nizamında olmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Böyle bir ortamda bulunmak gerçekten üzücü. Türk yargısı adına da üzücü." "Demokrasi adına herkesi selamlıyorum" Her zamanki gibi Silivri’deki cezaevinden duruşma salonuna nakledildiğini belirten İmamoğlu, şunları kaydetti: "Halkımıza, insanlarımıza sesleneceğim. Kıymetli halkıma, başta İstanbul hemşehrilerim olmak üzere bütün ülkemize, hatta dünyada demokrasiyi, adaleti takip eden ve dünyada demokrasinin, adaletin yaşaması için mücadele edenlere; ona, o duygulara, o evrensel değerlere kendini bağlı hissedenlere sesleneceğim. Bu yönüyle hem 87 milyon yurttaşımızı hem de dünyada bu şekilde düşünen bütün insanlığı sevgiyle, saygıyla, demokrasi adına, adalet adına selamlıyorum. Sözlerime başlarken, benimle birlikte bu salonda haksız yere tutsak edilmiş kıymetli yol arkadaşlarım var, dostlarım var, birlikte kaderdaşlık yaptığım insanlar var. Her birinin aylardır gözünün içine bakarak bir kader birliği yapıyoruz ve o insanlarla gerçekten tarifsiz bir tarihî dönemin içerisindeyiz. Burada bulunan ve çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. Her birisinin yaşamı bir kitaptır. Her birisinin yaşamı gerçekten bir zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların tarifsiz duygularla kaleme alınması ve geleceğe aktarılması gereken hikayelerini barındırmaktadır" Sanık aileleri ve "ADA" vurgusu Aylardır birlikte yargılandığı mesai arkadaşlarına ve tutuklu yakınlarının oluşturduğu Aile Dayanışma Ağı’na (ADA) özel olarak teşekkür eden İmamoğlu, cezaevi sürecinde ailelerin ve çocukların büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Duruşma salonundaki yol arkadaşlarına duyduğu güveni ifade eden İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Buradaki arkadaşların büyük bir kısmıyla da burada tanıştım. Elbet aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul’a, Beylikdüzü’ne hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Onları da diğerlerini de kucaklıyorum. Her birine birer kahraman gibi baktığımın altını çiziyorum tekrar. Onlarla da gurur duyuyorum açıkçası. Sadece ben değil, bence milletimiz de milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor. Tarihi bir mücadele hattı kurdular: Aile Dayanışma Ağı (ADA). Burada yaşanan şey normal bir yargılama süreci olmadı, olmuyor. Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle, işkencelerle muhatap oldular. 500-600 kilometre, Türkiye’nin farklı noktalarına gönderildiler, baskı altında kaldılar. Allah bana ömür verdikçe, özgür günlerimde hangi yetkiye, hangi imkana sahip olursam, elimdeki ekmeğimle, aşımla o ailelerin yanında olacağımı; sadece onların değil, bu ülkede hapislerdeki kader mahkumlarının da yanında olup onların yaşadıkları sıkıntıları hayat boyu gözeteceğimi, bu ülkenin adaletli bir ülke olması için bir nefer gibi çalışacağımı belirtmek istiyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Derya Apartmanı davasında bilirkişi raporları çelişti: Duruşma 2027’ye ertelendi Haber

Derya Apartmanı davasında bilirkişi raporları çelişti: Duruşma 2027’ye ertelendi

Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Küçükdalyan Mahallesi’nde 6 Şubat depremlerinde yıkılan Derya Apartmanı'na ilişkin adli süreç devam ediyor. 16 kişinin hayatını kaybettiği bina ile ilgili davanın 10’uncu duruşması Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Müteahhit, şantiye şefi, statik proje müellifi ve yapı denetim yetkililerinin "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme" suçlamasıyla yargılandığı davada, heyet değişikliği sebebiyle önceki duruşma tutanakları okundu. "Asli kusur" ile "tali kusur" raporları çelişti Duruşmada öne çıkan temel konu, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde hazırlanan bilirkişi raporları arasındaki farklar oldu. Müşteki avukatlarından Cansu Bilgin, soruşturma aşamasındaki raporda sanıklara "asli kusur" yüklendiğini, ancak yargılama aşamasında dosyaya giren yeni raporda kusur durumunun "tali kusura" düşürüldüğünü belirterek duruma itiraz etti. Gerek müşteki gerekse sanık avukatlarının yeni rapor düzenlenmesi yönündeki taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın resen seçilecek üçüncü bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verdi. Sanıkların yurt dışına çıkış yasaklarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 14 Ocak 2027 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde sanıklar, avukatlar, mağdurlar ve tanıklar hakim karşısına çıktı. "Nitelikli cinsel saldırı", "suç örgütü kurma", "uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma" iddialarıyla yargılanan sanıklar suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Mağdur ve tanıkların beyanları duruşmaya damga vurdu Duruşmada dinlenen mağdur Elif Kılınç, uyuşturucu testinin negatif çıktığını belirterek dosyada adı geçen şahıslar tarafından herhangi bir cinsel saldırıya uğramadığını ve kimseden şikayetçi olmadığını ifade etti. Süreç boyunca işini ve sağlığını kaybettiğini söyleyen Kılınç, "Ne bu dosyada ismi geçenler ne de başkaları tarafından mağdur edilmedim. Cinsel bir saldırıya maruz kalmadım, kalsaydım o gün şikayetçi olurdum. Ama bu süreçte mağdur edildim, işimden oldum, sağlığımı kaybettim" dedi. Spiker Meltem Acet ise soruşturma sürecinin tüm hayatını altüst ettiğini vurgulayarak, dosyada mağdur veya şikayetçi olmadığını belirtti. Acet, "52 yaşındayım, bütün hayatım altüst oldu. İsmim bir kurguyla bu soruşturmaya dahil edildi. Ben bu dosyada mağdur değilim, şikayetçi de değilim. Ama yaşadıklarımdan dolayı mağdurum, ismim bu dosyada geçtiği için mağdurum" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Kişisel bilgilerinin sosyal medyada paylaşıldığını belirten Acet, adının dosyadan çıkarılmasını talep etti. Tanık olarak dinlenen gazeteci Tuğçe Özçelik de Ersoy'u tanıdığını ancak kendisinin neden bu dosyada tanık yer aldığını anlamadığını söyledi. Öte yandan, önceki duruşmayı salonda dinlediği ortaya çıkan bir gizli tanık, mahkeme başkanının tespiti üzerine tanıklıktan çıkarıldı. Sanıkların savunmaları Hakim karşısında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaları ve örgüt liderliği iddialarını reddederek tahliyesini istedi. Duruşmada bazı isimlerden daha önce özür dilediğini hatırlatan Ersoy, Elif Kılınç ve Meltem Acet'ten de yaşananlar nedeniyle özür diledi. Ersoy, "Ortada bir örgüt yok, ben örgüt lideri falan değilim. Herkes başta şüpheliydi. Herkes mağdur burada. Tahliyemi talep ediyorum" diyerek kamuoyu baskısına dikkat çekti ve "Adımı internete yazarsanız iftira, hakaret, çirkin iddiaları görürsünüz, benim bu halde bırakın kaçmayı evden dışarı çıkamayacağıma bile emin olabilirsiniz" dedi. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz da suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Soruşturma süreci nedeniyle şirketine haciz konulduğunu ve banka hesaplarının bloke edildiğini belirten Manaz, "Masumiyet karinesi hiçe sayıldı. Çok ağrıma gidiyor, kaldıramıyorum. Onurum ve şerefim için yaşadım ben. Dosyada somut hiçbir şey yok, söylenti ve laf hepsi" diye konuştu. Mahkemeden ara karar çıktı Cumhuriyet savcısının tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep ettiği duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluk halinin devamına karar verirken, diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulanmasına hükmetti. Davadaki yargılama süreci önümüzdeki celselerde devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mahkemeden Kılıçdaroğlu davasında ara karar: Yakalama ve zorla getirilme ihtarı Haber

Mahkemeden Kılıçdaroğlu davasında ara karar: Yakalama ve zorla getirilme ihtarı

Mahkeme, 5 celsedir duruşmalara katılmayan Kılıçdaroğlu'nun mazeretini son kez kabul ederek, bir sonraki duruşmaya gelmemesi durumunda hakkında zorla getirilme veya yakalama kararı çıkarılacağını ihtar etti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2016-2019 yıllarındaki bazı sosyal medya paylaşımları ve konuşmalarında "FETÖ ve PKK terör örgütleri mensuplarını övdüğü" iddiasıyla açılan dava, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyaların devredilmesi sonrasında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada Kılıçdaroğlu'nu avukatı temsil etti. Birleştirme ve beraat talepleri reddedildi Duruşmada söz alan Kılıçdaroğlu’nun avukatı Uğur Çelik, müvekkilinin siyasi programının yoğunluğu nedeniyle hazır edilemediğini belirterek suç unsurlarının oluşmadığını savundu. Derhal beraat talebinde bulunan avukat, aksi takdirde dosyanın Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilgili davayla birleştirilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı ise 5 duruşmadır celsenin ertelendiğini hatırlatarak, "Kendisi de uymak zorundadır ve diğer tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi gelmek zorundadır duruşmaya. Bir sonraki celse hazır edilmeli" diyerek birleştirme talebini reddetti. Mahkemeden açık ihtar: Sonraki celse 19 Kasım'da Savcılığın eksik hususların giderilmesini talep etmesinin ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Kılıçdaroğlu'nun bir sonraki celse mahkeme huzurunda hazır edilmesine hükmetti. Heyet, aksi takdirde hakkında zorla getirilme ya da ifade almaya yönelik yakalama kararı çıkartılacağını bildirdi. Davanın bir sonraki duruşması 19 Kasım tarihine ertelendi. MHP Genel Başkan Yardımcıları Feti Yıldız, İzzet Ulvi Yönter ve İsmail Faruk Aksu'nun şikayet dilekçesi üzerine hazırlanan iddianamede; Kılıçdaroğlu'nun 2016-2019 yıllarındaki paylaşımlarında terör örgütleri mensuplarını ve PKK propagandasından hüküm giyen Selahattin Demirtaş'ı övdüğü öne sürülüyor. Yürütülen soruşturma sonucunda Kılıçdaroğlu hakkında "zincirleme şekilde suçu ve suçluyu övme" suçundan yargılama talep edilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran cinayeti davasında dezenformasyon operasyonu: 99 hesaba erişim engeli Haber

Narin Güran cinayeti davasında dezenformasyon operasyonu: 99 hesaba erişim engeli

Yargı sürecinde karar ve Yargıtay aşaması Türkiye'yi yasa boğan 8 yaşındaki Narin Güran'ın, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe mahallesinde 21 Ağustos 2024'te kaybolmasının ardından cansız bedeni 19 Eylül'de Eğertutmaz Deresi'nde bulunmuştu. Olayın üzerinden 2 yıl geçerken, cinayete ilişkin 28 Aralık 2024'te karara bağlanan davada Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Narin’in cansız bedenini dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası almıştı. Yargıtay, Güran ailesine verilen cezaları onarken, sanık Bahtiyar'ın kasten öldürmeye yardım suçundan yargılanmasını talep ederek kararı bozmuştu. Bozma kararının ardından yeniden görülen davada Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Yargılama ve karar süreçlerinin ardından, Diyarbakır Sulh Ceza Hakimliği tarafından yeni bir adım atıldı. Yargıtay’ın kesinleşmiş yargı kararlarına rağmen kararlar aleyhine kamu kurumları hedef alınarak sistemli dezenformasyon yapıldığı tespit edilen 99 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aleyna Çakır davasında karar: Ümitcan Uygun'a 4 yıl hapis cezası Haber

Aleyna Çakır davasında karar: Ümitcan Uygun'a 4 yıl hapis cezası

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı Ankara’da "Aleyna Çakır" adıyla tanınan Sema Esen’in evinde ölü bulunmasıyla ilgili açılan davada mahkeme kararını verdi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanık Ümitcan Uygun hakim karşısına çıktı. Yargılama sonucunda mahkeme heyeti, sanık Uygun’u "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirmek" suçundan 4 yıl hapis cezasına mahkum etti. Sanık hakkında "eziyet etme" suçlamasından ise suçun işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verildi. Savcılık 15 yıla kadar hapis istemişti Davanın 8 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan esas hakkındaki mütalaasında cumhuriyet savcısı, sanık Ümitcan Uygun'un "intihara teşvik etme" ve "eziyet etme" suçlarından toplamda 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etmişti. Yargılama süreci boyunca üzerindeki suçlamaları reddeden sanık Uygun ise beraatini istemişti. Olayın geçmişi Gerçek adı Sema Esen olan 21 yaşındaki genç kadın, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde ölü bulunmuş, Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün ası sonucu meydana geldiği belirtilmişti. Esen’in ölümünün ardından, Ümitcan Uygun’un daha önce Esen’e şiddet uyguladığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı. Söz konusu görüntülerin Esen’in ölümünden yaklaşık bir buçuk ay önce kaydedildiği belirlenmişti. Yıllar sonra hazırlanan iddianamenin ardından davanın ilk duruşması Mart 2025’te Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. 22 Eylül 2026 tarihinde karara bağlanan davada sanığa "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme" suçundan 4 yıl hapis cezası verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.