SON DAKİKA

#Yargılama

HABER DEĞER - Yargılama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargılama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmamoğlu davası düştü: Siyasi yasak talebi içeren dosya kapandı Haber

İmamoğlu davası düştü: Siyasi yasak talebi içeren dosya kapandı

Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkında kamuoyunda “çirkin davası” olarak bilinen ve siyasi yasak talebini de içeren dosya, ilk duruşma yapılmadan kapandı. Mahkemenin belirlediği ön ödeme tutarının yatırılması üzerine dava düşürüldü. Hakaret suçlamasıyla açılmıştı Dava, Beykoz Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Serkan Şahin’in açıklamalarına verilen yanıt sonrası açılmıştı. İmamoğlu’nun kullandığı ifadeler nedeniyle “hakaret” suçlaması yöneltilmiş, 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile birlikte siyasi yasak uygulanması talep edilmişti. Ön ödeme kararıyla dosya kapandı Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan davanın ilk duruşması öncesinde sanık tarafından ön ödeme yapılmasıyla dosya esasa girilmeden düşürüldü. Böylece siyasi yasak ihtimali de bu dosya açısından gündemden çıktı. Benzer dosya da aynı şekilde kapanmıştı İmamoğlu hakkında daha önce açılan bir başka hakaret davası da ön ödeme hükümleri kapsamında sonuçlanmıştı. Adliyede görevli savcılara hakaret iddiasıyla açılan dosya, ödeme yapılması sonrası düşürülmüştü. İBB davasında süreç devam ediyor Öte yandan İmamoğlu hakkında yolsuzluk suçlamaları kapsamında yürütülen ve kamuoyunda “İBB davası” olarak anılan ana dosyada yargı süreci sürüyor. Binlerce sayfalık iddianamede çok sayıda suç isnadı yer alırken, ilk duruşmanın mart ayında yapılması planlanıyor. Diploma soruşturması ve siyasi tartışma sürüyor İmamoğlu hakkında yürütülen bir diğer süreç ise üniversite diplomasına ilişkin soruşturma oldu. Diploma iptali kararına karşı açılan davada yargılama devam ederken, muhalefet partileri ve bazı hukukçular sürecin siyasi nitelik taşıdığı görüşünü dile getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaçış planı iddianamede: Eylem Tok ve Bülent Cihantimur’a 10 yıla kadar hapis istemi Haber

Kaçış planı iddianamede: Eylem Tok ve Bülent Cihantimur’a 10 yıla kadar hapis istemi

İstanbul Eyüpsultan’da 2024 yılında Oğuz Murat Aci’nin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. Savcılık, Timur Cihantimur’un kazanın ardından yurt dışına çıkarılmasına ilişkin süreçte rol aldıkları gerekçesiyle anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur dahil beş şüpheli hakkında 10’ar yıla kadar hapis cezası istedi. İddianamede “delil gizleme ve suçluyu kayırma” suçlaması Hazırlanan iddianamede şüphelilerin “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “suçluyu kayırma” suçlarından yargılanması talep edildi. Savcılık, kazanın ardından yürütülen kaçış sürecinin planlı olduğuna ilişkin bulgulara yer vererek aile bireylerinin birlikte hareket ettiğini vurguladı. Savunma kabul edilmedi Bülent Cihantimur’un “kaçış planından haberim yoktu” yönündeki savunması iddianamede yeterli bulunmadı. Savcılık, tarafların aynı ikamette hazırlık yaptığı, birlikte yola çıktığı ve valiz aktarımı gerçekleştirdiğine dair tespitlerin bu savunmayla çeliştiğini belirtti. Eylem Tok hakkında yakalama kararı İddianamede Eylem Tok hakkında tutuklama talebiyle yakalama kararı çıkarıldığı ve kırmızı bültenle arandığı bilgisine yer verildi. Dosyada yer alan diğer şüphelilerle birlikte yargılama sürecinin önümüzdeki dönemde başlaması bekleniyor. Kazanın ardından yurt dışına çıkmışlardı Olay, 1 Mart 2024’te Eyüpsultan’da meydana geldi. O dönem 16 yaşında olan Timur Cihantimur’un kullandığı araç, arıza nedeniyle yol kenarında park halinde bulunan ATV’ye çarptı; kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci yaşamını yitirirken dört kişi yaralandı. Kazanın ardından anne Eylem Tok’un oğlunu önce Mısır’a, ardından ABD’ye götürdüğü ortaya çıkmıştı. ABD’de tutuklanmış, iade kararı verilmişti Tok ve Timur Cihantimur, Haziran 2024’te ABD’de çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı. Türkiye’nin iade talebinin görüşüldüğü süreçte Massachusetts Bölge Mahkemesi Şubat 2025’te ikilinin Türkiye’ye iadesine karar verdi. Dosyada yargı sürecinin hem Türkiye’de hem uluslararası hukuk boyutuyla devam ettiği belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meclis’te istismar iddiası davasında flaş karar! Tutuklu sanıklar tahliye edildi Haber

Meclis’te istismar iddiası davasında flaş karar! Tutuklu sanıklar tahliye edildi

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında görev yapan bazı çalışanların stajyer kız öğrencilere tacizde bulunduğu iddiasına ilişkin yargılama sürdü. Mahkeme, tutuklu bulundukları süreyi ve kaçma şüphesi bulunmadığını gerekçe göstererek sanıkların tahliyesine hükmetti. Duruşmayı mağdur aileleri ve bazı milletvekilleri de takip etti. Mağdur ailelerinden tahliye kararına tepki Duruşmada söz alan mağdur annelerinden biri, sanıkların serbest bırakılmasından endişe duyduğunu belirterek elektronik kelepçe ya da uzaklaştırma tedbiri talep etti. Bir başka anne ise çocuklarını “güvenli” olduğu düşüncesiyle Meclis’e gönderdiklerini ifade ederek, taciz iddialarına ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesini istedi. Avukat: “Rıza olduğunu söylemek hayatın olağan akışına aykırı” Mağdur tarafının avukatı, iddianamede yer alan mesaj içeriklerine dikkat çekerek, 18 yaşından küçük bir çocuğun rızasından söz edilemeyeceğini ve mağdur üzerinde baskı kurulduğunun açık olduğunu savundu. Duruşmaların gizli yapılması gerektiğini de vurguladı. Savcılık tutukluluğun devamını istedi Cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep ederek suçlamaların niteliği nedeniyle sanıkların tutukluluk halinin sürmesini istedi. Ancak mahkeme heyeti bu talebi kabul etmeyerek tahliye kararı verdi. Sanıklar suçlamaları reddetti Sanıklar mahkemede yaptıkları savunmalarda suçlamaları kabul etmedi. Bazıları uzun yıllardır kurumda görev yaptıklarını ve işlemedikleri bir suç nedeniyle mağdur olduklarını öne sürerken, avukatları da müvekkillerinin medya baskısıyla zan altında bırakıldığını savundu. 16 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyorlar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük dört mağdurun staj dönemlerinde tacize uğradıkları iddia edildi. Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasının 15 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. Olay, kamuoyunda çocukların korunmasına yönelik tedbirlerin yeniden tartışılmasına neden oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

407 sanıklı dev dava için 1 milyarlık salon iddiası! CHP’den sert çıkış Haber

407 sanıklı dev dava için 1 milyarlık salon iddiası! CHP’den sert çıkış

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin Güngören İlçe Başkanlığı’nda yaptığı basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 407 sanıklı davaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Emre, yargılamanın gelecek ay başlayacağını belirterek davanın büyüklüğü nedeniyle yeni bir duruşma salonu inşa edildiğini ve proje bedelinin yaklaşık 992 milyon lira olduğunu söyledi. “Yeni salon inşa ediliyor” iddiası Emre, davanın Türk yargı tarihinde benzerine az rastlanır ölçekte olduğunu savunarak, mevcut salonların yetersiz kalması nedeniyle özel bir düzenleme yapıldığını ifade etti. Yargılamanın yapılacağı yeni salonun 120 gün içinde tamamlanmasının planlandığını aktaran Emre, ihaleyi CENT Yapı İnşaat’ın aldığını belirtti. İhale üzerinden eleştiri Söz konusu davada bazı sanıkların “ihaleye fesat” ve usulsüzlük iddialarıyla yargılandığını hatırlatan Emre, salon yapım ihalesini alan firmanın daha önce de kamu projelerinde yer aldığını öne sürdü. Bu projeler arasında deprem konutları, kentsel dönüşüm ve toplu konut çalışmalarının bulunduğunu dile getiren Emre, ihalelerin “adrese teslim” olduğu iddiasını gündeme taşıdı. Casusluk soruşturmasına da değindi Emre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “casusluk” suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bazı isimler hakkında iddianame hazırlandığını hatırlattı. Dosyadaki iddiaları eleştiren Emre, yargılamaların açık ve herkesin gözü önünde yapılması gerektiğini belirterek tutuksuz yargılama çağrısında bulundu. Özelleştirme ve ekonomi eleştirisi Basın toplantısında ekonomik politikaları da değerlendiren Emre, Türkiye’de 1986–2002 döneminde yaklaşık 8 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığını, sonraki yıllarda ise bu tutarın 60 milyar doların üzerine çıktığını savundu. Bazı kamu varlıklarının değerinin altında satıldığını öne süren Emre, ekonomik yönetimi de eleştirdi. “Asgari ücret daha cebe girmeden eridi” 2026 Ocak ayı enflasyonunun yüzde 4,84 olarak açıklandığını hatırlatan Emre, bu artışın asgari ücrette önemli bir kayba yol açtığını iddia etti. Açıklanan rakamların güvenilirliğini tartışmaya açan Emre, yüksek hayat pahalılığının Türkiye toplumunun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Tarım, eğitim ve çocuklar hakkında uyarılar Emre ayrıca son yıllarda milyonlarca hektar tarım alanının üretim dışına çıkarıldığını öne sürerek bunun gıda fiyatları üzerinde baskı yarattığını savundu. Zorunlu eğitim çağında olduğu halde okul dışında kalan çocuklara dikkat çeken Emre, çocuk işçiliği ve istismar iddialarının da yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. CHP Sözcüsü, partisinin çocukların korunması, eğitime erişimin artırılması ve adalet süreçlerinin hızlandırılması yönünde politikalar geliştireceğini belirtti. İBB davasına ilişkin tartışmalar sürerken, söz konusu salonun yapımına dair iddialar ve yargılama süreci kamuoyunda yakından izlenmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis! Haber

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis!

Muğla’nın Milas ilçesinde, kendisini taciz ettiğini iddia ettiği manav Halil İbrahim Mercan’ı (56) sokak ortasında uyuduğu sandalyede bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki Beyza Ö. hakkındaki yargılama tamamlandı. Mahkeme, genç kızın "taciz ve tehdit" iddialarını doğrulayacak herhangi bir somut delil bulunmadığına hükmederek sanığı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. İndirimlerle 20 yıla düştü Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında heyet, sanığın eylemini "Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirdi. Önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, sanığın suç tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle cezayı 24 yıla indirdi. Ardından uygulanan takdiri indirimle birlikte nihai ceza 20 yıl hapis olarak belirlendi. Mahkeme: "Taciz kanıtlanamadı, akıl sağlığı yerinde" Davanın seyrini değiştiren en önemli detay, mahkemenin savunmaya yaklaşımı oldu. Beyza Ö., cinayeti maktulün kendisini taciz ve tehdit etmesi nedeniyle işlediğini öne sürmüştü. Ancak mahkeme gerekçeli kararında şu tespitlere yer verdi: Sanığın "taciz ve tehdit" iddiasını doğrulayacak herhangi bir kanıt veya şahit bulunamadı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan rapora göre sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu belirlendi. Suç aleti bıçak üzerindeki incelemede sanığın DNA'sı ile tam uyum sağlandı. Uyurken 7-8 bıçak darbesi Korkunç olay 2 Şubat 2025 tarihinde sabaha karşı yaşanmıştı. İddianameye göre Halil İbrahim Mercan sokaktaki bir sandalyede uyuduğu sırada, elinde bıçakla gelen Beyza Ö., maktulün omuz, kafa ve göğüs bölgesine 7-8 kez vurduktan sonra kaçmıştı. Güvenlik kameralarına da yansıyan kaçış anları ve babası tarafından teslim edilen suç aleti, cinayeti aydınlatan temel deliller oldu. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vererek sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tarafların karara 2 hafta içinde itiraz etme hakkı bulunuyor.

Özel hastanede skandal ölüm: Ahsen bebek için 6 sağlık çalışanına dava açıldı Haber

Özel hastanede skandal ölüm: Ahsen bebek için 6 sağlık çalışanına dava açıldı

Ankara’da özel bir hastanede dünyaya gelen Ahsen Meva bebeğin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada çarpıcı gelişme yaşandı. Adli Tıp Kurumu’nun, bebeğin kafa travmasına bağlı kafa tası kırıkları nedeniyle öldüğünü tespit etmesi üzerine, hastanede görev yapan 6 sağlık çalışanı hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı. Travma zamanı raporla belirlendi: “Doğumdan 3 gün sonra, gece 00.00 ile 07.00 arasında” Hazırlanan raporda, bebeğin kafa travmasının 31 Mart 2023 gecesi, yani doğumundan 3 gün sonra meydana geldiği bilgisine yer verildi. Dosyaya giren belgelere göre, olayın yaşandığı saatlerde bebeğin takibinden sorumlu sağlık personeli travmayı fark etmedi ya da kayıt altına almadı. Aile: “Sağlam bıraktık, kafası şişmiş halde teslim aldık” Anne Hacer Ersoy Çetiner, ilk gün her şeyin normal olduğunu ancak 3’üncü günün sabahında “kafası şişmiş, gözünde morluk olan” bir bebekle karşılaştıklarını söyledi. Bebeğin sevk edildiği Ankara Üniversitesi Hastanesi’nde beyin tomografisi çekildi, kırıklar ortaya çıktı ve Ahsen bebek 17 günlükken yaşamını yitirdi. “Ben bebeğimi kucağıma bile alamadım. Bir annenin yaşayabileceği en ağır acıyı yaşattılar.” diyerek sorumluların hâlâ görevde olmasına tepki gösterdi. Hastanede o gece çalışan doktorun ‘kadrolu olmadığı’ ortaya çıktı Baba Ahmet Çetiner, bebeğe bakan hekimin hastanenin personeli değil, dışarıdan ücretle nöbete gelen bir doktor olduğunu belirterek, “Tek hastaydı, tek bebekti. Buna rağmen kafasında iki kırık oluştu. Açıklanmasını istiyoruz” dedi. Savcılık: “Yeterli delil var” – Yargılama sürüyor Başhekim, başhekim yardımcısı, 2 doktor ve 2 hemşirenin sanık olduğu dava Ankara 75. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Aile avukatı, olayın “taksir” değil, ihmali aşan bir kast niteliğinde olduğunu belirterek ceza talebinin yükseltilmesini isteyeceklerini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.