SON DAKİKA

#Yargıtay

HABER DEĞER - Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar Haber

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar

Çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren emsal bir karara imza atan Yargıtay, iş yerinde yeterli ısınma sağlanmaması nedeniyle sağlığı tehlikeye giren çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine karar verdi. Kararla birlikte, bu koşullarda işten ayrılan emekçilerin kıdem tazminatı talep edebilmesinin yolu açıldı. Isınma sorunu haklı fesih nedeni sayıldı Yargıtay kararında, iş yerinde insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanmasının işverenin anayasal ve yasal yükümlülüğü olduğu vurgulandı. Isınmayan, fiziki koşulları yetersiz ortamlarda çalışmaya zorlanan yurttaşların sağlıklarının riske atılamayacağı belirtilirken, bu durumun basit bir memnuniyetsizlik değil, doğrudan iş sağlığı ve güvenliği ihlali olduğu ifade edildi. Yerel mahkemenin kararı bozuldu Davaya konu olayda, iş yerinin devrinden sonra artan iş yükü ve yetersiz fiziki koşullar nedeniyle sağlık sorunları yaşayan bir çalışanın işten ayrılması, yerel mahkeme tarafından “istifa” olarak değerlendirilmişti. Ancak Yargıtay, tanık beyanları ve dosyadaki sağlık risklerini dikkate alarak bu kararı bozdu. Yüksek Mahkeme, çalışanın ayrılışını istifa değil, haklı fesih olarak nitelendirdi. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler vurgulandı Kararda Anayasa, İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Türkiye’nin taraf olduğu ILO’nun 155 sayılı sözleşmesine atıf yapıldı. Yargıtay, ekonomik faaliyetin ve üretimin, çalışanın beden bütünlüğü ve sağlığı pahasına sürdürülemeyeceğinin altını çizdi. Uzmandan dikkat çeken değerlendirme geldi SGK Başuzmanı İsa Karakaş, kararın iş hukuku açısından yeni bir dönemi başlattığını belirtti. Karakaş, ısınmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, işverenlerin “şartlar böyle” gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti. Çalışanlar için güvence, işverenler için açık uyarı Emsal karar, sağlıksız çalışma koşullarına maruz kalan emekçiler için önemli bir hukuki güvence olarak değerlendirilirken, işverenler açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Isınma ve temel fiziki koşulların sağlanmamasının, ileride çok daha ağır tazminat yüklerine yol açabileceği mesajı net biçimde verilmiş oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir Haber

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir

Yargıtay’da “rüşvete aracılık etme” suçlamasıyla yargılanan avukat Rezan Epözdemir, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dinlenen mağdur ve tanık beyanları ile dosyaya giren HTS ve baz kayıtlarının hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu. “İsnatlar iftira çıktı” açıklaması yaptı Rezan Epözdemir, tahliye sonrası yaptığı paylaşımda, suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek, destek mesajları için ailesine, sevdiklerine ve dostlarına teşekkür etti. Epözdemir, çok sayıda mesaj aldığı için herkese tek tek dönüş yapamadığını ifade etti. Ali Çağatay: Tahliye dosyanın seyrini değiştirir Gazeteci Ali Çağatay, Seyir Hali programında tahliye kararını değerlendirdi. Çağatay, Türkiye’de bazı avukatların yargı mensuplarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden müvekkillerini koruyabildiğini öne sürerek, Rezan Epözdemir’in de bu çerçevede anılan bir isim olduğunu iddia etti. “Bu iddialarla ömür boyu hapis ihtimali vardı” Çağatay, dosyada yer alan iddiaların son derece ağır olduğuna dikkat çekerek, yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen rüşvet ilişkilerinin, Epözdemir açısından çok uzun süreli bir hapis ihtimali doğurabileceğini söyledi. Tahliye kararının bu nedenle sıradan bir adli işlem olmadığını vurgulayan Çağatay, “Bu tahliye, soruşturmanın bambaşka bir boyuta evrilmesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı. Soruşturma yeni bir aşamaya mı giriyor? Rezan Epözdemir hakkında verilen tahliye kararı, yargı–siyaset–hukuk ilişkileri bağlamında Türkiye toplumunda yargı süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın bundan sonraki aşamasında hangi iddiaların derinleştirileceği ve soruşturmanın nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Yargıtay’dan emekli maaşı haczinde kritik emsal karar Haber

Yargıtay’dan emekli maaşı haczinde kritik emsal karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra takibi süreçlerinde emekli yurttaşların haklarını yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karar verdi. Kurul, borçlunun ödeme emrini aldığı gün hem borcu kabul edip hem de maaşının haczedilmesine izin vermesinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Haciz için önce takibin kesinleşmesi şart Yüksek Mahkeme, haczin ancak icra takibinin kesinleşmesinden sonra talep edilebileceğini vurguladı. Kararda, takip kesinleşmeden verilen haciz muvafakatinin “önceden verilmiş izin” niteliğinde olduğu ve bu nedenle geçerli sayılamayacağı belirtildi. Uyuşmazlık nasıl başladı? Alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçlu emekli yurttaş ödeme emrini aldığı gün icra müdürlüğüne başvurarak borcu kabul ettiğini ve emekli maaşının tamamının haczedilmesine rıza gösterdiğini beyan etti. Ancak borçlu vekili, bu muvafakatin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etti. Mahkemeler arasında görüş ayrılığı yaşandı İlk derece mahkemesi, takibin henüz kesinleşmediği gerekçesiyle emekli maaşı üzerindeki haczi kaldırdı. Bölge Adliye Mahkemesi ise borçlunun muvafakatini geçerli sayarak haczin uygulanabileceğine hükmetti. Dosya bu aşamadan sonra Yargıtay’a taşındı. Yargıtay’dan net bozma ve son söz Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borcun kabulü ile hacze muvafakatin aynı dilekçede ve aynı tarihte verilmesini hukuka aykırı buldu ve kararı bozdu. Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldi. Hukuk Genel Kurulu: Muvafakat geçersizdir 25 üyenin katılımıyla toplanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, “Borçlunun aynı dilekçe ile borcu kabul edip hacze muvafakat etmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan geçersizdir” diyerek emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verdi. Karar ne anlama geliyor? Bu emsal kararla birlikte, emekli yurttaşların icra baskısı altında verdikleri erken muvafakatlerin hukuki sonuç doğurmayacağı netleşmiş oldu. Yargıtay’ın kararı, emekli maaşlarının korunması açısından icra uygulamalarında önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.

Yargıtay’dan Narin Güran davasında kritik karar Haber

Yargıtay’dan Narin Güran davasında kritik karar

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin davada en üst yargı merciinin kararı açıklandı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını hukuka uygun buldu. Anne, amca ve ağabey için ağırlaştırılmış müebbet onandı Yargıtay, amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını oybirliğiyle onadı. Böylece üç sanık yönünden hüküm kesinleşmiş oldu. Nevzat Bahtiyar için hüküm bozuldu Dosyada itirafçı sanık olarak yer alan Nevzat Bahtiyar hakkında ise önemli bir ayrım yapıldı. Yerel mahkemenin “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan verdiği 4 yıl 6 ay hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, Bahtiyar’ın eyleminin “öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek yeniden yargılanmasının yolunu açtı. Cinayetin geçmişi Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmuş, 19 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında çuval içinde, üzeri taşlarla kapatılmış halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında dört kişi hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Yan dosyada da bozma kararı Öte yandan cinayetle bağlantılı olarak açılan ve 15 sanığın yargılandığı “suçluyu kayırma” davası da, ana dosya Yargıtay incelemesinde olduğu gerekçesiyle daha önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay’ın son kararıyla birlikte Narin Güran cinayetinde üç sanık için cezalar kesinleşirken, Nevzat Bahtiyar yönünden yargı süreci yeniden başlayacak.

TBMM Genel Kurulu'nda bütçe maratonu... 14 gün sürecek görüşmeler 8 Aralık'ta başlıyor Haber

TBMM Genel Kurulu'nda bütçe maratonu... 14 gün sürecek görüşmeler 8 Aralık'ta başlıyor

TBMM Genel Kurulu, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin kesintisiz 14 gün sürecek görüşmelerine 8 Aralık'ta başlayacak. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yarın Cumhurbaşkanlığının 2026 yılı bütçesinin yanı sıra 2026 Yılı Gelir Bütçesi, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmeleri tamamlanacak. "Bütçe maratonu" daha sonra TBMM Genel Kurulunda 8 Aralık'ta başlayacak. Genel Kurul, bütçenin ilk ve son günü saat 12.00'de, resmi tatil günleri dahil diğer günler ise saat 11.00'de toplanacak. Bütçe takvimine göre, görüşmeler kesintisiz 14 gün sürecek. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan takvime göre bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler, 8 Aralık Pazartesi yapılacak. Kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesapları üzerindeki müzakereler 9 turda ele alınacak. 2026 YILI BÜTÇESİNİN GENEL KURUL'DAKİ GÖRÜŞME TAKVİMİ ŞÖYLE: 9 Aralık Salı: TBMM, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Avrupa Birliği Başkanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu. 10 Aralık Çarşamba: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Helal Akreditasyon Kurumu, Rekabet Kurumu. 11 Aralık Perşembe: Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Uzay Ajansı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı. 12 Aralık Cuma: Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Kapadokya Alan Başkanlığı, Uludağ Alan Başkanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu. 13 Aralık Cumartesi: Sağlık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu. 14 Aralık Pazar: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu, 127 üniversite. 15 Aralık Pazartesi: İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. 16 Aralık Salı: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 17 Aralık Çarşamba: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, İletişim Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı. 18 Aralık Perşembe günü, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin ilk 8 maddesi oylanacak, 19 Aralık Cuma günü ise 7 maddesi görüşülerek oylamaya sunulacak. 20 Aralık Cumartesi günü, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin oylanmamış maddeleri oylanacak. Bütçe maratonu, TBMM Genel Kurulunda, 21 Aralık Pazar günü bütçenin tümü üzerinde yapılacak konuşmalarla ve oylamayla tamamlanacak.

56 gün sustu, YouTube’a döndü Haber

56 gün sustu, YouTube’a döndü

AKP’li Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan gazeteci Fatih Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Kararın ardından YouTube yayınlarına ara veren Altaylı, 56 gün sonra yeniden kamera karşısına geçti. Yayınında hem kararın gerekçesine hem de dava salonunda elindeki evrakları yere fırlatmasına ilişkin tartışmalara açıklık getirdi. Mahkemede yere atılan kâğıtların gerekçesini ilk kez bu kadar net anlattı Altaylı, savunma metni ve içtihatların yere atılmasını “öfke patlaması” olarak değil, “hukuka tepki” olarak nitelendirdi. “Adaleti yere ben fırlatmadım; adalet yere düşürüldüğü için ben de savunmamı yere fırlattım” diyerek, verilen cezanın kendisine göre “ağır bir hukuksuzluk” olduğunu ifade etti ve kararı doğru bulan kimse görmediğini söyledi. “Yargıya kırgınım, siyasete değilim” dedi Sözlerinin odağını yargıya yönelten Altaylı, siyasete ne kızgın ne de kırgın olduğunu, esas hayal kırıklığının yargı kararında olduğunu dile getirdi. “Bunu vicdanen doğru bularak imzaladılarsa hakkım helal olsun; vicdanlarına sığmayan bir imzayla attılarsa umarım bir gün sevdiklerine hasret kalmanın ne olduğunu anlarlar” sözleriyle sert bir kişisel mesaj verdi. “Karar önceden verilmişti, indirim de Yargıtay yolunu kapatmak içindi” iddiası Altaylı, hükmün daha duruşma bitmeden şekillendiğini savunarak “en ağır cezanın verildiğini” söyledi. Altıda birlik indirimin iyi niyetten değil, dosyanın Yargıtay’a gitmesini engelleme amacı taşıdığını öne sürdü. Kararın henüz yazılmadığını belirten Altaylı, cezaevinde ne kadar kalacağını bilmediğini de ekledi. “Kaçacakmışım… Hem ayıp hem komik” diyerek tutukluluk gerekçesine itiraz etti Tutukluluğun “kaçma şüphesi” gerekçesiyle sürdürülmesine özellikle tepki gösteren Altaylı, “Beni bu ülkeden sürgüne yollasalar bir yolunu bulur geri dönerim. Ne kaçması?” sözleriyle bu değerlendirmeyi incitici bulduğunu ifade etti. Sağlık durumunu ayrıntılarıyla anlattı Yayınında sağlık geçmişine de yer veren Altaylı, kalbinde dört stent bulunduğunu ve aort genişlemesi nedeniyle düzenli kontrole girdiğini aktardı. Beyin zarında iyi huylu bir tümörün takip edildiğini, Silivri’de MR ve kardiyak tetkiklerin yapıldığını ve şimdilik aort genişlemesinin ilerlemediğini söyledi. Cezaevi sağlık ekibi ve Silivri Devlet Hastanesi hekimlerine teşekkür etti. Cezaevinde yaşadığı talihsiz kazayı da paylaştı Açık havada tek başına top oynarken düştüğünü, bileğini burktuğunu, elini çatlattığını ve başını kale direğine çarptığını anlatan Altaylı, elinin alçıya alındığını ancak günlük ihtiyaçlarını karşılamayı zorlaştırdığı için birkaç gün sonra alçıyı çıkarttırdığını ve durumunun iyiye gittiğini belirtti. Sözlerinde son vurgu Altaylı, “Umut az ama mücadele sürecek” diyerek üst mahkemelere başvuracağını duyurdu; izleyicilerine de “adaleti savunma” çağrısını yineledi.

19 çocuğa cinsel istismarda bulunan sapık öğretmene indirimsiz 500 yıl hapis Haber

19 çocuğa cinsel istismarda bulunan sapık öğretmene indirimsiz 500 yıl hapis

Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada mahkeme, Köksar’ın 19 çocuğa yönelik “nitelikli cinsel istismar” suçunu işlediğini kesin buldu ve hakkında indirimsiz 500 yıl hapis cezası verdi. Yıllar süren yargı süreci Kepez’deki bir ilkokulda görev yapan Mahmut Aydın Köksar, 2017 yılında çok sayıda öğrenciyi istismar ettiği iddiasıyla tutuklanmış ve Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmıştı. Mahkeme, ilk yargılamada sanığı 27 çocuk için toplam 621 yıl, bir başka çocuk için ise 15 yıl olmak üzere 636 yıl hapis cezasına çarptırmış, sanık ayrıca öğretmenlikten men edilmişti. Yargıtay bozdu, dosya geri döndü Ancak dosya, 6 çocuğun raporundaki eksiklikler nedeniyle istinaftan dönmüş; ardından Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, 12 çocuğa ilişkin verilen mahkûmiyet kararını “hukuka aykırılıklar” ve “delil yetersizliği” gerekçesiyle bozmuştu. Böylece dava, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderildi ve eksik raporların olduğu dosya ile birleştirildi. Son karar: 500 yıl hapis, sıfır indirim Yeniden yapılan yargılamada sanık Mahmut Aydın Köksar önceki savunmalarını tekrar etti ancak mahkeme, 19 çocuğa yönelik istismar eylemlerinin sabit olduğu kanaatine vardı. Heyet, sanığı toplam 500 yıl hapse mahkûm ederek hiçbir indirim uygulamadı. Öğretmenlikten men edildi Köksar hakkında verilen meslekten men kararı da geçerliliğini korurken, mahkeme kararının ardından süreç yeniden temyize açık olacak.

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti! Haber

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti!

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 2024 yılında kaybolduktan sonra cansız bedeni derede bulunan 9 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetine ilişkin davada verilen ağırlaştırılmış müebbet cezaları Yargıtay’a taşınırken, cezaevinde bulunan amca Salim Güran ilk kez konuştu. Güran, kardeşi aracılığıyla yayınladığı mesajda “Bu dava bitmedi, katil bellidir” diyerek Nevzat Bahtiyar’ı işaret etti. Dava Yargıtay aşamasında: Ağırlaştırılmış müebbet kararları masada Narin Güran cinayetinde anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran, “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştı. Sanıklardan Nevzat Bahtiyar’a ise “delilleri yok etme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis verilmişti. Mahkeme, olayın planlı şekilde işlendiğini ve sanıkların birlikte hareket ettiğini karara bağlamıştı. Ailelerin ve avukatların itirazı üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Cezaevinden gelen mesaj: “Susmayacağız, gerçek ortaya çıkacak” Eski muhtar olan ve olay tarihinde tutuklanan amca Salim Güran, sessizliğini bozarak cezaevinden mesaj gönderdi. Güran, paylaşımında “Bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim. Deliller katilin kim olduğunu kabak gibi ortaya koyuyor. Biz kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz, susmayacağız” ifadelerini kullandı. Mesaj, kardeşi tarafından sosyal medya üzerinden paylaşıldı. Nevzat Bahtiyar iddiası: ‘Deliller ona işaret ediyor’ çıkışı Güran, olayda suçlandığı iddiaları reddederken tüm okları Nevzat Bahtiyar’a çevirdi. Mahkeme gerekçeli kararında tüm sanıkların birlikte hareket ettiği belirtilmişti ancak Salim Güran, “asıl failin saklandığını” ve dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini savunuyor. Aile, hem adli tıp raporları hem de telefon kayıtlarının yeniden araştırılmasını talep ediyor. Ailenin çağrısı: ‘Narin için adalet bitmedi’ Güran ailesi, Yargıtay sürecine dair “Son nefesimize kadar adalet arayacağız” açıklamasında bulundu. Dava sürecini yakından takip eden yurttaşlar ve kadın örgütleri de “çocuk cinayetlerinde cezasızlık kabul edilemez” diyerek sürecin kamuoyu baskısıyla takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Narin Güran cinayeti, Türkiye toplumunda infial yaratan çocuk cinayetleri arasında yer almaya devam ederken, Yargıtay’ın vereceği karar davanın seyrini belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.