SON DAKİKA

#Yargıtay

HABER DEĞER - Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis Haber

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis

Narin Güran cinayetine ilişkin davada kamuoyunun merakla beklediği ara karar açıklandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıkan itirafçı Nevzat Bahtiyar, “cinayete yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılandı Mahkeme, daha önce Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 4 yıl 6 aylık “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” cezasının ardından dosyayı yeniden ele aldı. Daha önceki karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay, Bahtiyar’ın eyleminin yalnızca delilleri gizlemekle sınırlı olmadığını, “nitelikli kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. “Cesedi götüreceksin dedi” savunmasını yineledi Duruşmada savunma yapan Nevzat Bahtiyar, olay günü amca Salim Güran tarafından çağrıldığını, eve gittiğinde Narin’in cansız bedeniyle karşılaştığını öne sürdü. Bahtiyar, Salim Güran’ın kendisini silahla tehdit ederek “Cesedi götüreceksin” dediğini, oğluyla birlikte öldürülmekle tehdit edildiği için cesedi dereye götürdüğünü söyledi. Bahtiyar savunmasında, “Beni ve annesini birlikte gördü, ben de onu öldürdüm. Cesedi sen götüreceksin dedi. Tehdit edince mecbur kaldım” ifadelerini de tekrar etti. Baba Arif Güran: “Bu adamın ifadeleri çelişkili” Mahkemede söz alan baba Arif Güran ise Nevzat Bahtiyar’ın daha önce altı kez ifade verdiğini ve tüm ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini söyledi. Arif Güran, “Benim kızım katledildi. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin” diyerek olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını istedi. Anne, ağabey ve amcaya verilen ağırlaştırılmış müebbet kararı korunmuştu Daha önce görülen davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Bu karar daha sonra Yargıtay tarafından da onanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Duruşma ertelendi Haber

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Duruşma ertelendi

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir davasında yeni bir gelişme yaşandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, biri tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edilirken, mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Mahkeme 11 Haziran’a erteledi Duruşmaya tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve tanıklar katılırken, tutuklu sanık Yusuf Aydemir SEGBİS üzerinden bağlandı. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve yeni tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı 11 Haziran tarihine erteledi. Tutuklu sanığın savunması: “Suçsuzum” Sanık Yusuf Aydemir savunmasında, olay günü bölgeye sonradan gittiğini belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti. Telefonunun o dönem arızalı olduğunu ve farklı bir cihaz kullandığını ifade eden Aydemir, suçsuz olduğunu savundu. Tanık ifadeleri ve ses kayıtları incelendi Duruşmada tanık beyanları ve dosyaya giren WhatsApp ses kayıtlarının bilirkişi çözümlemeleri de ele alındı. Bir tanık, ses kaydını “gerçeklerin ortaya çıkması” amacıyla aldığını belirtirken, olayla doğrudan bir bağlantısının olmadığını söyledi. Mahkeme: Tutukluluk devam edecek Cumhuriyet savcısının mütalaası doğrultusunda mahkeme, kuvvetli suç şüphesi ve kaçma ihtimali gerekçesiyle sanık Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına karar verdi. Diğer sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirleri de sürdürülecek. Anne bir sonraki duruşmada dinlenecek Mahkeme heyeti, Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in bir sonraki duruşmada dinlenmesine hükmetti. Bu karar, davanın seyrinde yeni ifadelerin belirleyici olabileceği şeklinde değerlendiriliyor. Davanın geçmişi: Yargı süreci defalarca değişti 2018 yılında kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir’in ölümü, Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştı. İlk yargılamada amca Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmış, ancak istinaf ve temyiz süreçlerinde karar bozulmuştu. Yargıtay’ın bozma kararının ardından dava yeniden görülmeye başlanmış, süreç içinde sanıklar hakkında farklı kararlar verilmişti. Son gelişmeyle birlikte dosya yeniden değerlendirme aşamasında ilerliyor. Soruşturma süreci devam ediyor Dosyada hem yeni delillerin hem de tanık ifadelerinin değerlendirilmesi sürerken, kamuoyu uzun süredir aydınlatılamayan olayın netleşmesini bekliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devrimciye son veda: Gazi Yalçın Küçük’e askeri tören Haber

Devrimciye son veda: Gazi Yalçın Küçük’e askeri tören

6 Nisan’da hayatını kaybeden devrimci bilim insanı ve yazar Prof. Dr. Yalçın Küçük için Ankara’da cenaze töreni düzenlendi. Küçük, Cebeci Asri Mezarlığı’nda gerçekleştirilen törenin ardından toprağa verildi. Törene farklı siyasi çevrelerden, akademiden ve basın dünyasından çok sayıda isim katıldı. Cebeci’de son yolculuk Yalçın Küçük’ün naaşı, Ankara Cebeci Asri Mezarlığı içerisinde bulunan İsmet Oğultürk Camisi’ne getirildi. Burada kılınan cenaze namazının ardından Küçük, Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Tören boyunca yoğun bir katılım gözlemlendi. Kalabalık bir katılım gerçekleşti Cenaze törenine başta ailesi olmak üzere akademisyen dostları, eski öğrencileri ve sosyalist siyasetin farklı kesimlerinden temsilciler katıldı. Küçük’ün uzun yıllar birlikte çalıştığı gazeteciler ve yayıncılar da törende yer aldı. Ergenekon-Balyoz süreçlerinde birlikte yargılanan isimler de cenazede hazır bulundu. Eski 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek, eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez, eski milletvekili Oğuz Oyan, eski Yargıtay üyesi Hamdi Yaver Aktan ve TKP Parti Meclisi üyesi Aydemir Güler törende yer alan isimler arasında dikkat çekti. Gazetecilerden ise Soner Yalçın, Murat Yetkin, Zihni Erdem ve Mehmet Ali Güller başta olmak üzere çok sayıda isim son görev için hazır bulundu. Askeri tören düzenlendi Kıbrıs Gazisi olan Yalçın Küçük için askeri tören de gerçekleştirildi. Türk bayrağına sarılı naaş, askerlerin omuzlarında taşındı. Tören sırasında duygusal anlar yaşanırken, kalabalık zaman zaman sloganlarla Küçük’e veda etti. Bir yurttaşın “Devrimi yapacağız Yalçın Hoca, sana söz” sözleri dikkat çekti. Ailesi taziyeleri kabul etti Cenaze töreninde Küçük’ün eşi Temren Küçük ve oğlu Ömer Devrim Küçük taziyeleri kabul etti. Cami avlusunda toplanan kalabalık, Küçük’ü entelektüel mirasına atıf yapan sloganlarla uğurladı. Çelenk gönderenler Yalçın Küçük için birçok kurum ve isim çelenk gönderdi. Çelenk gönderenler arasında Odatv ve gazeteci Soner Yalçın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Arslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Şule Perinçek, Prof. Dr. Mehmet Haberal yer aldı. Ayrıca Türkiye Komünist Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Birleşik Komünist Parti, Devrim Partisi ve Kırmızı Kedi Yayınevi de çelenk gönderen kurumlar arasında bulundu. Fikir dünyasında iz bıraktı Akademik çalışmaları ve siyasi yazılarıyla uzun yıllar Türkiye’de tartışmaların merkezinde yer alan Yalçın Küçük, ardında geniş bir düşünsel miras bırakarak son yolculuğuna uğurlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Cesedi parçaladım” ifadesi gündemde: Davada çarpıcı savunma Haber

“Cesedi parçaladım” ifadesi gündemde: Davada çarpıcı savunma

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın yaşamını yitirdiği davada sanık Nevzat Bahtiyar’ın mahkemedeki ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada dile getirilen sözler, davanın seyrine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Sanıktan dikkat çeken ifade Sanık Nevzat Bahtiyar, mahkeme salonunda verdiği ifadede, cesedi parçalayarak iyilik yaptığını düşündüğünü söyledi. Bu sözler, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken davanın hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Olayın geçmişi yeniden gündemde Diyarbakır’da kaybolduktan sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran’a ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Bahtiyar’ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında dava açılmıştı. Soruşturma sürecinde elde edilen bulgular ve tanık ifadeleri doğrultusunda yargılama devam ediyor. Aileden tepki geldi Duruşmada ortaya çıkan ifadeler sonrası Güran ailesinin tepkisi dikkat çekti. Aile üyeleri, sanığın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak adalet talebini yineledi. Yargıtay süreci ve hukuki değerlendirme Dava sürecine ilişkin alınan kararlar ve Yargıtay değerlendirmeleri de kamuoyunun yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, dosyanın hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor. Türkiye toplumunda büyük hassasiyet yaratan bu tür davaların, adalet mekanizması ve toplumsal vicdan açısından yakından izlenmeye devam ettiği görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HSK, Yargıtay’a 8 yeni üye seçti Haber

HSK, Yargıtay’a 8 yeni üye seçti

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu’nda yapılan toplantı sonucunda, boş bulunan 8 üyelik için Yargıtay’a yeni üyeler seçildi. Seçim sonucunda farklı görevlerde bulunan hukukçular Yargıtay üyeliğine getirildi. Yargıtay’a seçilen yeni üyeler belli oldu HSK Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen seçim sonucunda şu isimler Yargıtay üyeliğine seçildi: Eski Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar İstanbul Anadolu İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Kaya Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun Büyükçekmece Aile Mahkemesi Hakimi Çimen Atacan Tuna Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Acarlı Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak Bu isimlerin seçilmesiyle birlikte Yargıtay’daki boş üyeliklerin doldurulduğu bildirildi. Adalet Bakanı Gürlek’ten tebrik mesajı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yeni seçilen Yargıtay üyelerine başarı dileklerinde bulundu. Gürlek paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve ülkemiz halkı için hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Yargıtay’ın yapısında yeni dönem Yapılan seçimle birlikte Yargıtay’ın kadrosunda önemli bir değişim gerçekleşirken, yeni üyelerin yüksek mahkemenin karar süreçlerinde aktif rol alması bekleniyor. Seçimlerin ardından yargı camiasında görev dağılımı ve dairelerdeki düzenlemelerin de yapılacağı ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AYM’de dengeler değişiyor: Yeni atamayla Cumhurbaşkanı kontenjanı güçlenecek Haber

AYM’de dengeler değişiyor: Yeni atamayla Cumhurbaşkanı kontenjanı güçlenecek

Anayasa Mahkemesi’nde görev süresi 17 Mart’ta dolacak AYM Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan’ın yerine seçilecek üye için süreç başladı. Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından belirlenen üç aday Cumhurbaşkanlığına gönderilecek ve atamayı Recep Tayyip Erdoğan yapacak. Bu atama gerçekleştiğinde 15 üyeli mahkemede Cumhurbaşkanı tarafından atanan üye sayısı 11’e çıkacak. Üç aday Cumhurbaşkanlığına sunuldu Seçimde 11 aday yarıştı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız 58 oyla ilk sırada yer aldı. Aynı daireden Oğuz Dik 45 oy alırken, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Üyesi Şaban Kazdal 44 oyla aday listesine giren isimler oldu. Bu üç aday arasından yapılacak tercih, AYM’nin yeni üyesini belirleyecek. Yargı tartışmalarındaki rol dikkat çekiyor Yargı kulislerinde en yüksek oyu alan Mustafa Karayıldız’ın atanabileceği konuşuluyor. Karayıldız, AYM’nin Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararlarının uygulanmaması sürecinde eleştirel tutum alan Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri arasında yer almıştı. Bu nedenle olası atamanın yargı içi tartışmalar açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor. Gül döneminden kalan tek isim AYM’de TBMM tarafından seçilmiş üç üye bulunurken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde atanıp görevini sürdüren tek üye Engin Yıldırım olarak öne çıkıyor. Yıldırım, 2010 anayasa değişikliği öncesinde seçildiği için 12 yıllık süre sınırlamasına tabi olmayan tek üye konumunda. Başkanlık süreci de yaklaşırken kritik takvim Yeni üyenin belirlenmesinin ardından Gökcan’dan boşalacak başkanvekilliği için seçim yapılacak. Aralık 2026’da ise AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın görev süresi dolacak. Danıştay kontenjanından belirlenecek adaylar arasından yapılacak yeni atama, mahkeme başkanlığı seçim sürecini de başlatacak. AYM üyeleri nasıl belirleniyor 15 üyeden oluşan Anayasa Mahkemesi’nde üç üye TBMM tarafından seçilirken 12 üye Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor. TBMM; Sayıştay ve baroların gösterdiği adaylar arasından seçim yaparken, Cumhurbaşkanı Yargıtay, Danıştay, YÖK kontenjanları ile üst kademe yöneticiler ve hukukçular arasından atama gerçekleştiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi Haber

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi

Sivas’ta açılan bir boşanma davasında ziynet eşyalarının iadesine ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin reddettiği talep, Yargıtay incelemesi sonrası kabul edildi. Yüksek Mahkeme, erkeğin gönderdiği mesajın altınların kendisinde olduğunu gösterdiğine kanaat getirerek kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Boşanma davasında karşılıklı suçlamalar Sivas 1. Aile Mahkemesi’nde görülen davada kadın, evlilik sürecinde baskı ve şiddete maruz kaldığını, düğünde takılan altınların alındığını ve geri verilmediğini belirterek nafaka, tazminat ve ziynet eşyalarının iadesini talep etti. Erkek ise eşinin ailesine karşı olumsuz tutum sergilediğini, ev ve çocukla ilgilenmediğini ve evi terk ederken ziynetleri yanında götürdüğünü savundu. Mahkeme tarafları eşit kusurlu bularak boşanmaya karar verdi; velayet anneye verildi ve nafaka bağlandı, ancak ziynet talebi reddedildi. Dosya istinaftan da döndü Kadının karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı, fakat bu mahkeme de yerel kararın yerinde olduğuna hükmetti. Bunun üzerine dosya Yargıtay’a götürüldü. “Söz getireceğim” mesajı delil sayıldı Yargıtay incelemesinde ziynet eşyalarının kişisel mal niteliği taşıdığı vurgulandı. Daire, erkeğin gönderdiği “Söz getireceğim, bıktım artık bu konudan yeter” mesajını, altınların erkek tarafından alındığını gösteren önemli bir delil olarak değerlendirdi. Bu gerekçeyle yerel mahkemenin kararı bozuldu ve ziynet eşyalarının kadına ait olduğuna hükmedildi. Karar emsal olabilir Uzmanlara göre karar, boşanma davalarında dijital yazışmaların delil niteliğini bir kez daha ortaya koyarken, düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu konusundaki içtihatlara da yön verebilecek nitelik taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar Haber

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar

Çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren emsal bir karara imza atan Yargıtay, iş yerinde yeterli ısınma sağlanmaması nedeniyle sağlığı tehlikeye giren çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine karar verdi. Kararla birlikte, bu koşullarda işten ayrılan emekçilerin kıdem tazminatı talep edebilmesinin yolu açıldı. Isınma sorunu haklı fesih nedeni sayıldı Yargıtay kararında, iş yerinde insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanmasının işverenin anayasal ve yasal yükümlülüğü olduğu vurgulandı. Isınmayan, fiziki koşulları yetersiz ortamlarda çalışmaya zorlanan yurttaşların sağlıklarının riske atılamayacağı belirtilirken, bu durumun basit bir memnuniyetsizlik değil, doğrudan iş sağlığı ve güvenliği ihlali olduğu ifade edildi. Yerel mahkemenin kararı bozuldu Davaya konu olayda, iş yerinin devrinden sonra artan iş yükü ve yetersiz fiziki koşullar nedeniyle sağlık sorunları yaşayan bir çalışanın işten ayrılması, yerel mahkeme tarafından “istifa” olarak değerlendirilmişti. Ancak Yargıtay, tanık beyanları ve dosyadaki sağlık risklerini dikkate alarak bu kararı bozdu. Yüksek Mahkeme, çalışanın ayrılışını istifa değil, haklı fesih olarak nitelendirdi. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler vurgulandı Kararda Anayasa, İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Türkiye’nin taraf olduğu ILO’nun 155 sayılı sözleşmesine atıf yapıldı. Yargıtay, ekonomik faaliyetin ve üretimin, çalışanın beden bütünlüğü ve sağlığı pahasına sürdürülemeyeceğinin altını çizdi. Uzmandan dikkat çeken değerlendirme geldi SGK Başuzmanı İsa Karakaş, kararın iş hukuku açısından yeni bir dönemi başlattığını belirtti. Karakaş, ısınmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, işverenlerin “şartlar böyle” gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti. Çalışanlar için güvence, işverenler için açık uyarı Emsal karar, sağlıksız çalışma koşullarına maruz kalan emekçiler için önemli bir hukuki güvence olarak değerlendirilirken, işverenler açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Isınma ve temel fiziki koşulların sağlanmamasının, ileride çok daha ağır tazminat yüklerine yol açabileceği mesajı net biçimde verilmiş oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.