SON DAKİKA

#Yargıtay

HABER DEĞER - Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HSK, Yargıtay’a 8 yeni üye seçti Haber

HSK, Yargıtay’a 8 yeni üye seçti

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu’nda yapılan toplantı sonucunda, boş bulunan 8 üyelik için Yargıtay’a yeni üyeler seçildi. Seçim sonucunda farklı görevlerde bulunan hukukçular Yargıtay üyeliğine getirildi. Yargıtay’a seçilen yeni üyeler belli oldu HSK Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen seçim sonucunda şu isimler Yargıtay üyeliğine seçildi: Eski Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar İstanbul Anadolu İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Kaya Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun Büyükçekmece Aile Mahkemesi Hakimi Çimen Atacan Tuna Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Acarlı Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak Bu isimlerin seçilmesiyle birlikte Yargıtay’daki boş üyeliklerin doldurulduğu bildirildi. Adalet Bakanı Gürlek’ten tebrik mesajı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yeni seçilen Yargıtay üyelerine başarı dileklerinde bulundu. Gürlek paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve ülkemiz halkı için hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Yargıtay’ın yapısında yeni dönem Yapılan seçimle birlikte Yargıtay’ın kadrosunda önemli bir değişim gerçekleşirken, yeni üyelerin yüksek mahkemenin karar süreçlerinde aktif rol alması bekleniyor. Seçimlerin ardından yargı camiasında görev dağılımı ve dairelerdeki düzenlemelerin de yapılacağı ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AYM’de dengeler değişiyor: Yeni atamayla Cumhurbaşkanı kontenjanı güçlenecek Haber

AYM’de dengeler değişiyor: Yeni atamayla Cumhurbaşkanı kontenjanı güçlenecek

Anayasa Mahkemesi’nde görev süresi 17 Mart’ta dolacak AYM Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan’ın yerine seçilecek üye için süreç başladı. Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından belirlenen üç aday Cumhurbaşkanlığına gönderilecek ve atamayı Recep Tayyip Erdoğan yapacak. Bu atama gerçekleştiğinde 15 üyeli mahkemede Cumhurbaşkanı tarafından atanan üye sayısı 11’e çıkacak. Üç aday Cumhurbaşkanlığına sunuldu Seçimde 11 aday yarıştı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız 58 oyla ilk sırada yer aldı. Aynı daireden Oğuz Dik 45 oy alırken, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Üyesi Şaban Kazdal 44 oyla aday listesine giren isimler oldu. Bu üç aday arasından yapılacak tercih, AYM’nin yeni üyesini belirleyecek. Yargı tartışmalarındaki rol dikkat çekiyor Yargı kulislerinde en yüksek oyu alan Mustafa Karayıldız’ın atanabileceği konuşuluyor. Karayıldız, AYM’nin Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararlarının uygulanmaması sürecinde eleştirel tutum alan Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri arasında yer almıştı. Bu nedenle olası atamanın yargı içi tartışmalar açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor. Gül döneminden kalan tek isim AYM’de TBMM tarafından seçilmiş üç üye bulunurken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde atanıp görevini sürdüren tek üye Engin Yıldırım olarak öne çıkıyor. Yıldırım, 2010 anayasa değişikliği öncesinde seçildiği için 12 yıllık süre sınırlamasına tabi olmayan tek üye konumunda. Başkanlık süreci de yaklaşırken kritik takvim Yeni üyenin belirlenmesinin ardından Gökcan’dan boşalacak başkanvekilliği için seçim yapılacak. Aralık 2026’da ise AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın görev süresi dolacak. Danıştay kontenjanından belirlenecek adaylar arasından yapılacak yeni atama, mahkeme başkanlığı seçim sürecini de başlatacak. AYM üyeleri nasıl belirleniyor 15 üyeden oluşan Anayasa Mahkemesi’nde üç üye TBMM tarafından seçilirken 12 üye Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor. TBMM; Sayıştay ve baroların gösterdiği adaylar arasından seçim yaparken, Cumhurbaşkanı Yargıtay, Danıştay, YÖK kontenjanları ile üst kademe yöneticiler ve hukukçular arasından atama gerçekleştiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi Haber

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi

Sivas’ta açılan bir boşanma davasında ziynet eşyalarının iadesine ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin reddettiği talep, Yargıtay incelemesi sonrası kabul edildi. Yüksek Mahkeme, erkeğin gönderdiği mesajın altınların kendisinde olduğunu gösterdiğine kanaat getirerek kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Boşanma davasında karşılıklı suçlamalar Sivas 1. Aile Mahkemesi’nde görülen davada kadın, evlilik sürecinde baskı ve şiddete maruz kaldığını, düğünde takılan altınların alındığını ve geri verilmediğini belirterek nafaka, tazminat ve ziynet eşyalarının iadesini talep etti. Erkek ise eşinin ailesine karşı olumsuz tutum sergilediğini, ev ve çocukla ilgilenmediğini ve evi terk ederken ziynetleri yanında götürdüğünü savundu. Mahkeme tarafları eşit kusurlu bularak boşanmaya karar verdi; velayet anneye verildi ve nafaka bağlandı, ancak ziynet talebi reddedildi. Dosya istinaftan da döndü Kadının karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı, fakat bu mahkeme de yerel kararın yerinde olduğuna hükmetti. Bunun üzerine dosya Yargıtay’a götürüldü. “Söz getireceğim” mesajı delil sayıldı Yargıtay incelemesinde ziynet eşyalarının kişisel mal niteliği taşıdığı vurgulandı. Daire, erkeğin gönderdiği “Söz getireceğim, bıktım artık bu konudan yeter” mesajını, altınların erkek tarafından alındığını gösteren önemli bir delil olarak değerlendirdi. Bu gerekçeyle yerel mahkemenin kararı bozuldu ve ziynet eşyalarının kadına ait olduğuna hükmedildi. Karar emsal olabilir Uzmanlara göre karar, boşanma davalarında dijital yazışmaların delil niteliğini bir kez daha ortaya koyarken, düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu konusundaki içtihatlara da yön verebilecek nitelik taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar Haber

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar

Çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren emsal bir karara imza atan Yargıtay, iş yerinde yeterli ısınma sağlanmaması nedeniyle sağlığı tehlikeye giren çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine karar verdi. Kararla birlikte, bu koşullarda işten ayrılan emekçilerin kıdem tazminatı talep edebilmesinin yolu açıldı. Isınma sorunu haklı fesih nedeni sayıldı Yargıtay kararında, iş yerinde insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanmasının işverenin anayasal ve yasal yükümlülüğü olduğu vurgulandı. Isınmayan, fiziki koşulları yetersiz ortamlarda çalışmaya zorlanan yurttaşların sağlıklarının riske atılamayacağı belirtilirken, bu durumun basit bir memnuniyetsizlik değil, doğrudan iş sağlığı ve güvenliği ihlali olduğu ifade edildi. Yerel mahkemenin kararı bozuldu Davaya konu olayda, iş yerinin devrinden sonra artan iş yükü ve yetersiz fiziki koşullar nedeniyle sağlık sorunları yaşayan bir çalışanın işten ayrılması, yerel mahkeme tarafından “istifa” olarak değerlendirilmişti. Ancak Yargıtay, tanık beyanları ve dosyadaki sağlık risklerini dikkate alarak bu kararı bozdu. Yüksek Mahkeme, çalışanın ayrılışını istifa değil, haklı fesih olarak nitelendirdi. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler vurgulandı Kararda Anayasa, İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Türkiye’nin taraf olduğu ILO’nun 155 sayılı sözleşmesine atıf yapıldı. Yargıtay, ekonomik faaliyetin ve üretimin, çalışanın beden bütünlüğü ve sağlığı pahasına sürdürülemeyeceğinin altını çizdi. Uzmandan dikkat çeken değerlendirme geldi SGK Başuzmanı İsa Karakaş, kararın iş hukuku açısından yeni bir dönemi başlattığını belirtti. Karakaş, ısınmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, işverenlerin “şartlar böyle” gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti. Çalışanlar için güvence, işverenler için açık uyarı Emsal karar, sağlıksız çalışma koşullarına maruz kalan emekçiler için önemli bir hukuki güvence olarak değerlendirilirken, işverenler açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Isınma ve temel fiziki koşulların sağlanmamasının, ileride çok daha ağır tazminat yüklerine yol açabileceği mesajı net biçimde verilmiş oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir Haber

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir

Yargıtay’da “rüşvete aracılık etme” suçlamasıyla yargılanan avukat Rezan Epözdemir, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dinlenen mağdur ve tanık beyanları ile dosyaya giren HTS ve baz kayıtlarının hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu. “İsnatlar iftira çıktı” açıklaması yaptı Rezan Epözdemir, tahliye sonrası yaptığı paylaşımda, suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek, destek mesajları için ailesine, sevdiklerine ve dostlarına teşekkür etti. Epözdemir, çok sayıda mesaj aldığı için herkese tek tek dönüş yapamadığını ifade etti. Ali Çağatay: Tahliye dosyanın seyrini değiştirir Gazeteci Ali Çağatay, Seyir Hali programında tahliye kararını değerlendirdi. Çağatay, Türkiye’de bazı avukatların yargı mensuplarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden müvekkillerini koruyabildiğini öne sürerek, Rezan Epözdemir’in de bu çerçevede anılan bir isim olduğunu iddia etti. “Bu iddialarla ömür boyu hapis ihtimali vardı” Çağatay, dosyada yer alan iddiaların son derece ağır olduğuna dikkat çekerek, yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen rüşvet ilişkilerinin, Epözdemir açısından çok uzun süreli bir hapis ihtimali doğurabileceğini söyledi. Tahliye kararının bu nedenle sıradan bir adli işlem olmadığını vurgulayan Çağatay, “Bu tahliye, soruşturmanın bambaşka bir boyuta evrilmesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı. Soruşturma yeni bir aşamaya mı giriyor? Rezan Epözdemir hakkında verilen tahliye kararı, yargı–siyaset–hukuk ilişkileri bağlamında Türkiye toplumunda yargı süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın bundan sonraki aşamasında hangi iddiaların derinleştirileceği ve soruşturmanın nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Yargıtay’dan emekli maaşı haczinde kritik emsal karar Haber

Yargıtay’dan emekli maaşı haczinde kritik emsal karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra takibi süreçlerinde emekli yurttaşların haklarını yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karar verdi. Kurul, borçlunun ödeme emrini aldığı gün hem borcu kabul edip hem de maaşının haczedilmesine izin vermesinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Haciz için önce takibin kesinleşmesi şart Yüksek Mahkeme, haczin ancak icra takibinin kesinleşmesinden sonra talep edilebileceğini vurguladı. Kararda, takip kesinleşmeden verilen haciz muvafakatinin “önceden verilmiş izin” niteliğinde olduğu ve bu nedenle geçerli sayılamayacağı belirtildi. Uyuşmazlık nasıl başladı? Alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçlu emekli yurttaş ödeme emrini aldığı gün icra müdürlüğüne başvurarak borcu kabul ettiğini ve emekli maaşının tamamının haczedilmesine rıza gösterdiğini beyan etti. Ancak borçlu vekili, bu muvafakatin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etti. Mahkemeler arasında görüş ayrılığı yaşandı İlk derece mahkemesi, takibin henüz kesinleşmediği gerekçesiyle emekli maaşı üzerindeki haczi kaldırdı. Bölge Adliye Mahkemesi ise borçlunun muvafakatini geçerli sayarak haczin uygulanabileceğine hükmetti. Dosya bu aşamadan sonra Yargıtay’a taşındı. Yargıtay’dan net bozma ve son söz Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borcun kabulü ile hacze muvafakatin aynı dilekçede ve aynı tarihte verilmesini hukuka aykırı buldu ve kararı bozdu. Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldi. Hukuk Genel Kurulu: Muvafakat geçersizdir 25 üyenin katılımıyla toplanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, “Borçlunun aynı dilekçe ile borcu kabul edip hacze muvafakat etmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan geçersizdir” diyerek emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verdi. Karar ne anlama geliyor? Bu emsal kararla birlikte, emekli yurttaşların icra baskısı altında verdikleri erken muvafakatlerin hukuki sonuç doğurmayacağı netleşmiş oldu. Yargıtay’ın kararı, emekli maaşlarının korunması açısından icra uygulamalarında önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.

Yargıtay’dan Narin Güran davasında kritik karar Haber

Yargıtay’dan Narin Güran davasında kritik karar

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin davada en üst yargı merciinin kararı açıklandı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını hukuka uygun buldu. Anne, amca ve ağabey için ağırlaştırılmış müebbet onandı Yargıtay, amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını oybirliğiyle onadı. Böylece üç sanık yönünden hüküm kesinleşmiş oldu. Nevzat Bahtiyar için hüküm bozuldu Dosyada itirafçı sanık olarak yer alan Nevzat Bahtiyar hakkında ise önemli bir ayrım yapıldı. Yerel mahkemenin “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan verdiği 4 yıl 6 ay hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, Bahtiyar’ın eyleminin “öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek yeniden yargılanmasının yolunu açtı. Cinayetin geçmişi Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmuş, 19 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında çuval içinde, üzeri taşlarla kapatılmış halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında dört kişi hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Yan dosyada da bozma kararı Öte yandan cinayetle bağlantılı olarak açılan ve 15 sanığın yargılandığı “suçluyu kayırma” davası da, ana dosya Yargıtay incelemesinde olduğu gerekçesiyle daha önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay’ın son kararıyla birlikte Narin Güran cinayetinde üç sanık için cezalar kesinleşirken, Nevzat Bahtiyar yönünden yargı süreci yeniden başlayacak.

TBMM Genel Kurulu'nda bütçe maratonu... 14 gün sürecek görüşmeler 8 Aralık'ta başlıyor Haber

TBMM Genel Kurulu'nda bütçe maratonu... 14 gün sürecek görüşmeler 8 Aralık'ta başlıyor

TBMM Genel Kurulu, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin kesintisiz 14 gün sürecek görüşmelerine 8 Aralık'ta başlayacak. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yarın Cumhurbaşkanlığının 2026 yılı bütçesinin yanı sıra 2026 Yılı Gelir Bütçesi, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmeleri tamamlanacak. "Bütçe maratonu" daha sonra TBMM Genel Kurulunda 8 Aralık'ta başlayacak. Genel Kurul, bütçenin ilk ve son günü saat 12.00'de, resmi tatil günleri dahil diğer günler ise saat 11.00'de toplanacak. Bütçe takvimine göre, görüşmeler kesintisiz 14 gün sürecek. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan takvime göre bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler, 8 Aralık Pazartesi yapılacak. Kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesapları üzerindeki müzakereler 9 turda ele alınacak. 2026 YILI BÜTÇESİNİN GENEL KURUL'DAKİ GÖRÜŞME TAKVİMİ ŞÖYLE: 9 Aralık Salı: TBMM, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Avrupa Birliği Başkanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu. 10 Aralık Çarşamba: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Helal Akreditasyon Kurumu, Rekabet Kurumu. 11 Aralık Perşembe: Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Uzay Ajansı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı. 12 Aralık Cuma: Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Kapadokya Alan Başkanlığı, Uludağ Alan Başkanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu. 13 Aralık Cumartesi: Sağlık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu. 14 Aralık Pazar: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu, 127 üniversite. 15 Aralık Pazartesi: İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. 16 Aralık Salı: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 17 Aralık Çarşamba: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, İletişim Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı. 18 Aralık Perşembe günü, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin ilk 8 maddesi oylanacak, 19 Aralık Cuma günü ise 7 maddesi görüşülerek oylamaya sunulacak. 20 Aralık Cumartesi günü, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin oylanmamış maddeleri oylanacak. Bütçe maratonu, TBMM Genel Kurulunda, 21 Aralık Pazar günü bütçenin tümü üzerinde yapılacak konuşmalarla ve oylamayla tamamlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.