SON DAKİKA

#Yargıtay

HABER DEĞER - Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'de kurultay davası 56 gün  sonra Yargıtay’a taşındı Haber

CHP'de kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay’a taşındı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 21 Mayıs tarihli kararının ardından, dosya 56 günlük beklemenin sonunda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne sevk edildi. Ana muhalefet partisinin liderlik koltuğunu yakından ilgilendiren hukuki süreçte, yüksek mahkemenin vereceği karar bekleniyor. İstinaf mahkemesinin kurultaydaki usulsüzlük iddialarını gerekçe göstererek aldığı "mutlak butlan" hükmü, parti yönetimini doğrudan etkileyecek tedbirleri içeriyor. Yönetimde "tedbiren uzaklaştırma" süreci İstinaf mahkemesinin kararı, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve ekibinin kurultay sürecindeki iddialar nedeniyle tedbiren görevden uzaklaştırılmasını öngörüyor. Yargı kararı, Yargıtay’ın nihai incelemesi neticelenene kadar, kurultay öncesindeki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve dönemi yöneten kadronun görevlerine geri dönmesini hüküm altına alıyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi son sözü söyleyecek Dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne ulaşmasıyla birlikte Türkiye’nin siyasi gündeminde gözler yüksek yargıya çevrildi. Daire üyelerinin gerçekleştireceği temyiz incelemesi sonucu iki ihtimal üzerinde duruluyor: Karar onanırsa, istinafın Özgür Özel yönetimini görevden alan ve Kılıçdaroğlu'nu göreve iade eden kararı kesinleşebilir. Yargıtay kararı bozduğu takdirde dosya yeniden yerel mahkemeye iade edilecek ve hukuki süreç sil baştan başlayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında Haber

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında

Ali İsmail Korkmaz, yüreği doğa, insan ve hayvan sevgisiyle çarpan, 1994 Hatay doğumlu pırıl pırıl bir üniversite öğrencisiydi. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail, sadece akademik başarısıyla değil, bitmek bilmeyen yardımseverliği ve vefasıyla çevresinin sevgisini kazanmıştı. Henüz 17 yaşındayken arkadaşlarıyla birlikte "Toplum İçin Gençlik" hareketini başlatacak kadar idealistti. Bu inisiyatifle kütüphanesi olmayan okullara kitaplar toplamış, huzurevlerinde yaşlıları ziyaret etmiş, engelliler için kapaklar biriktirmiş ve sokak hayvanlarına yardım eli uzatmıştı. Fotoğraf merakından film tutkusuna kadar hayata dair her şeye ilgi duyan, yaptıklarını "insanlara faydalı olma" gayesiyle ajandasına not eden, aklı ve yüreği yaşından büyük, paylaşmaktan mutluluk duyan bir toplum gönüllüsüydü. Karanlık sokaklarda yaşam mücadelesi 2 Haziran 2013 günü Eskişehir’de, Gezi Parkı protestolarına destek vermek amacıyla düzenlenen yürüyüşe katıldığında, henüz birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail’in yaşamı trajik bir şekilde kesintiye uğradı. Polisin yoğun gaz bombası ve sert müdahalesiyle ara sokaklara kaçmak zorunda kalan Ali İsmail, burada pusu kuran polis ve sivil giyimli eli sopalı grupların hedefi oldu. Savunmasız durumdayken maruz kaldığı şiddetli darbeler sonucu beyin kanaması geçirdi. Saldırıdan hemen sonra gittiği hastanede yeterli müdahale yapılamadı; ilk tıbbi destek ancak 20 saatlik kritik bir gecikmenin ardından sağlanabildi. 38 gün boyunca süren yaşam mücadelesini 10 Temmuz 2013 tarihinde kaybeden 19 yaşındaki Ali İsmail, arkasında yarım kalmış hayallerini gerçekleştirmek üzere ant içmiş bir halk ve silinmez bir acı bıraktı. Dava sürecinde tartışmalı kararlar Ali İsmail Korkmaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen yargı süreci, Türkiye hukuk tarihinin en uzun ve kamu vicdanını en çok zorlayan davalarından biri oldu. Soruşturma kapsamında biri polis beş tutuklu ve üç tutuksuz polis olmak üzere toplam sekiz sanık yargılandı. 21 Ocak 2015 tarihinde açıklanan ilk kararda mahkeme, sanıkları "kasten öldürme" suçundan değil, "kasten yaralayarak ölüme sebebiyet verme" suçundan cezalandırdı ve iyi hal indirimleri uyguladı; polis Mevlüt Saldoğan’a 13 yıl ceza verilip indirimle 10 yıl 10 aya düşürülürken, tutuklu dört kişi üç yıl dört ay hapis cezası aldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016'daki bozma kararları sonrası süreç, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Nihai olarak Yargıtay; Mevlüt Saldoğan'a verilen 10 yıl 10 ay, polis Yalçın Akbulut'a verilen 10 yıl ve üç fırıncıya verilen altı yıl sekizer aylık cezaları onarken, beraat ettirilen polis Hüseyin Engin'e daha sonra 7 ay 15 gün hapis cezası verip hükmü erteledi, Ebubekir Harlar'a ise 6 yıl 8 ay ceza hükmetti. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı’nı ailenin açtığı tazminat davasında mahkûm ederek, maddi ve manevi toplam 707 bin 180 lira tazminata hükmetti. Ancak yıllara yayılan bu süreçte verilen cezalar, "kasten yaralama" sınırlarına hapsedilmesi ve uygulanan indirimler nedeniyle, adalet beklentisiyle davayı takip eden kitleler tarafından uzun süre tartışıldı ve vicdanlarda tam bir karşılık bulamadığı yönünde eleştirildi. Bir Parktan Bir Vakfa: Yaşayan Miras Ali İsmail Korkmaz'ın ölümü, Türkiye genelinde büyük protestolara yol açtı. Adalet yürüyüşleri düzenlendi, heykelleri dikildi, Fenerbahçe taraftarları onun adına marşlar besteledi. Kadıköy’de bir parka adı verilirken, ailesi tarafından kurulan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) aracılığıyla, onun yarım kalan hayalleri olan burslar, sanatsal projeler ve sosyal yardımlar binlerce gence ulaştırıldı. Ancak ailesi ve onu sevenler için en büyük miras, İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı "Ali İsmail-Emri Kim Verdi?" kitabında da sorgulandığı gibi, bu karanlığın tam anlamıyla aydınlatılması ve adalet talebinin hiç sönmemesi oldu. O, sevgiyi yüreklerinde taşıyan dostları için hayatın içinden geçip giden, unutulmaz bir toplum gönüllüsü olarak kalmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Her Hafta Parti Kuruyorlar Haber

Her Hafta Parti Kuruyorlar

Sürekli bir ayrılık tehdidiyle gündeme gelen isimlerden biri olan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yine benzer bir "tehdit" içerikli açıklamaya imza atarak, yargı kararlarını bahane edip parti içinde yeni bir yol ayrımına gidebileceklerinin sinyalini verdi. Yeni tehdit 21 Temmuz CHP Karacasu İlçe Yönetimi'nin toplantısında konuşan Bülbül, Yargıtay’daki "mutlak butlan" davasını kullanarak partiyi bölme restini yineledi. Partinin iç dengelerini göz ardı eden ve sık sık kurultay baskısıyla gündeme gelen muhalif kanadın temsilcisi Bülbül, Özgür Özel yönetimi aleyhine bir yargı kararı çıkması durumunda, yaklaşık 100 milletvekiliyle partiden ayrılarak "yeni bir oluşum" başlatacaklarını ilan etti. Hukukçu kimliğine rağmen, sürekli olarak yargı kararlarını siyasi bir sopa olarak kullanan Bülbül'ün bu çıkışı, "CHP'de koltuk kavgası bitmiyor, sıra bu sefer hangi partide?" yorumlarına neden oldu. İşgal İddiaları gündemde Parti tüzüğünün 48. maddesini gerekçe gösteren Bülbül, 1003 delegenin imzasının Genel Merkez'de bekletildiğini iddia ederek mevcut yönetimi "partiyi işgal etmekle" suçladı. 26 Temmuz öncesi kurultay yapılmaması durumunda Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuracaklarını belirten Bülbül'ün, partinin kurumsal yapısından ziyade kendi siyasi ajandalarını ön plana çıkaran açıklamaları, parti içindeki "karışıklık" havasını pekiştiriyor. Kendi anketleriyle kendi hayallerini yarattılar Bülbül'ün son dört günde yaptırdığını iddia ettiği anketler ise ilginç bir çelişkiyi gözler önüne serdi. Kendi sunduğu verilere göre Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin oy oranı yüzde 32-35 bandındayken, eski yönetimi arzulayan oluşumun oy potansiyelinin yüzde 2-5'te kaldığını itiraf etti. Buna rağmen "yeni oluşum" hayalleri kuran Bülbül'ün, "21 Temmuz'da yeni bir güneş doğacak" şeklindeki ifadeleri, parti tabanında karşılık bulmaktan ziyade, "yine bildik senaryolar" olarak karşılandı. Sürekli "yeni parti kuracağız" tehditleriyle siyaset yapan bu kesimin, partinin birlik ve beraberliğini sarsma pahasına giriştikleri bu strateji, kamuoyunda "Her hafta parti kuruyorlar" tepkilerini beraberinde getirdi. Bülbül'ün, İsmet İnönü’den yaptığı alıntıyla süslediği konuşması, CHP içindeki "değişim" karşıtı kanadın, demokratik yolları tüketip her fırsatta partiden ayrılma kartını masaya sürmesi olarak kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz Haber

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz

CHP'nin, isim ve amblem benzerliği nedeniyle seçmen nezdinde karışıklık yaratıldığı gerekçesiyle yaptığı başvuruyu değerlendiren yüksek mahkeme, isim konusunda reddedilen talebi amblem açısından kabul etti. İsim benzerliği iddiasına "Cumhuriyet" vurgusu Başvuruyu değerlendiren AYM, parti isimlerinde kullanılan "cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi" gibi temel kavramların siyasi partilerin kendi değerlerini yansıtmak amacıyla kullanabileceğine dikkat çekti. Kararda, söz konusu kelimelerin başka partilerce de kullanılabileceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Siyasi partilerin seçmenlere verecekleri mesajları daha anlamlı kılmak ve hitap ettikleri seçmen kitlesinin önemsediği değerlere sahip çıktıklarını göstermek için 'cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi, özgürlük, milli ve hak' gibi kelimeleri, söz konusu kelimeler siyasi parti siciline kayıtlı başka bir siyasi parti isminde yer alsa dahi, parti isimlerinde karışıklığa yol açmamak kaydıyla kullanabilecekleri kabul edilmelidir." Bu gerekçeyle, CMP isminin CHP ile karışıklığa yol açacak bir benzerlik taşımadığına hükmeden mahkeme, isim yönünden hükümsüzlük talebini reddetti. "Altı ok" benzerliği amblemi geçersiz kıldı Amblem açısından yapılan incelemede ise CHP'nin iddialarını haklı bulan AYM, her iki parti logosunda da merkezi figür olarak "altı ok" unsurunun öne çıktığını tespit etti. "CHP" ve "CMP" rumuzlarının yarattığı benzerlik ve amblemin seçmen nezdinde yanılgıya açık olması nedeniyle şu sonuca varıldı: "Her iki logoda da öne çıkan unsurun 'altı ok' figürü olduğuna dikkat çekilerek, CHP ve CMP rumuzlarının da benzerlik taşıması sebebiyle amblemin seçmende yanılgıya yol açabileceği sonucuna varılmıştır." Bu tespitler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyetçi Milletin Partisi'nin ambleminin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkin edilmesine karar verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise daha önce taraflar arasında karışıklığa yol açacak bir benzerlik bulunmadığı yönünde görüş bildirdiği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te Haber

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te

Yargılamaları hızlandırmayı, kamu kaynaklarını verimli kullanmayı ve dijitalleşmeyi hedefleyen pakette, hukuk sistemini doğrudan etkileyecek önemli düzenlemeler yer alıyor. "Duruşmalar arasında 3 ay sınırı" Paketin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik atılan adım oldu. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağı hükme bağlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, "Yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak" dedi. Ancak, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçesini belirterek daha uzun süre tayin edebilecek. İcrada yeni dönem: Yazılı başvuru zorunluluğu İcra sisteminde de önemli bir değişikliğe gidiliyor. Yargı kararıyla idare aleyhine hükmedilen para alacakları için doğrudan icra takibi yapılması dönemi sona eriyor. Yeni düzenlemeye göre, vatandaşların icra takibi başlatmadan önce idareye yazılı başvuru yapması ve hesap numarasını bildirmesi zorunlu hale getiriliyor. Akbaşoğlu, "Böylece devletimizin üzerindeki gereksiz mali külfetler ortadan kaldırılırken vatandaşlarımızın alacaklarını çok daha hızlı tahsil edebilmelerine imkân sağlıyoruz. İdareye tanınan bir aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilmesi imkânı da devam edecek" ifadelerini kullandı. Dijitalleşme ve E-Duruşma adımları Yargı süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla dijital altyapı güçlendiriliyor. Bu kapsamda e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilerek ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile gerçekleştirilecek. Aynı zamanda noterlik işlemlerinde de dijital bir dönüşüm sağlanıyor. Noterlik evraklarının mahkemelere gönderilmesinde kağıt süreçleri azaltılarak, evrakların güvenli elektronik imza ile saniyeler içerisinde ilgili merciye ulaştırılmasına olanak tanınacak. Ayrıca idari mahkemelerin kapsamı genişletilerek, uyuşmazlıkların tek hakim tarafından karara bağlanması süreci yaygınlaştırılacak. Yeni suç tanımı: Hesap bilgilerini paylaşmak Türk Ceza Kanunu'na eklenen düzenleme ile hesap bilgilerinin başkalarıyla paylaşılması müstakil bir suç haline getiriliyor. Haksız menfaat sağlamak amacıyla hesap bilgilerini başkalarına devredenler veya bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasına olanak tanıyanlar, artık "nitelikli dolandırıcılık" yerine bu yeni ve özel suç kapsamında hapis cezası ile yargılanacaklar. Yargıtay'ın bozma yetkisine sınır Paketle birlikte, yargılamaların gereksiz uzamasının önüne geçmek için Yargıtay'ın bozma yetkisine sınırlama getiriliyor. İlk derece mahkemelerinin sadece "görevsizlik" veya "yetkisizlik" gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasının önü kapatılıyor. Ayrıca Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel kapasitesinin güçlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda hukuki boşlukların doldurulması da paket içerisinde yer alan diğer önemli başlıklar arasında. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HSK kararnamesi yayımlandı: 33 ilin başsavcısı değişti Haber

HSK kararnamesi yayımlandı: 33 ilin başsavcısı değişti

Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi yayımlandı. Kararname kapsamında 4 bin 608 adli yargı ve 359 idari yargı mensubu olmak üzere toplam 4 bin 967 kişinin görev yeri değişti. Kararnameyle Adıyaman, Aydın, Batman, Denizli, Eskişehir, Konya, Mersin, Muğla, Samsun, Tekirdağ, Şanlıurfa dahil toplam 33 ilin cumhuriyet başsavcısı değişti. Dikkat çeken atamalar arasında, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Habip Korkmaz'ın Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ferhat Kapıcı'nın Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına ve Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ali Yeldan'ın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına getirilmesi yer aldı. Ayrıca Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal Konya Cumhuriyet Başsavcılığına, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zafer Koç ise Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına atandı. Kararnameyle birlikte İstanbul'da görev yapan 11 savcı ve başsavcı vekili ilk kez il cumhuriyet başsavcısı olarak görevlendirildi. Öte yandan 74 ilçe ve bölge başsavcısının görev yeri değiştirildi. Kararnamede kadın başsavcılara ilişkin atamalar da dikkat çekti. Sinop Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına, Beyşehir Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver ise Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığına atanırken, böylece kadın il başsavcısı sayısı 2'ye yükseldi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda kritik görev değişimi Haber

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda kritik görev değişimi

Yargıtay üyeliğine seçilen Gökhan Karaköse'den boşalan koltuğa, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aykut Çelik atandı. Yargı Teşkilatında Kritik Atama HSK Birinci Dairesi’nin hazırladığı kararname kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yürüten Gökhan Karaköse’nin dün Yargıtay üyeliğine seçilmesinin ardından yerine yeni bir isim getirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yapan Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirildi. Kararnameyle birlikte Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevlerine ise HSK Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Örücü ve Ankara Cumhuriyet Savcısı Ahmet Akdeniz getirildi. Aykut Çelik'in Deneyimi Yeni Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik, uzun yıllardır yargı camiasında yürüttüğü çalışmalarla tanınan bir isim. Özellikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde çeşitli soruşturma bürolarını koordine eden Çelik; örgütlü suçlar, ekonomik suçlar, sahtecilik ve vergi kaçakçılığı gibi kritik alanlarda önemli bir mesleki deneyime sahip. Çelik'in, bu kapsamlı tecrübesini başkentteki yeni görevinde de sürdürmesi bekleniyor. Gökhan Karaköse'den Veda Yargıtay üyeliğine seçilerek Ankara'daki görevine veda eden Gökhan Karaköse, görev süresi boyunca kendisine destek verenlere teşekkür ederek, "Başkentimizde Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yaptığım süre boyunca şahsıma güvenini ve desteğini her zaman hissettiğim sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de yaptığı açıklamada, Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine yeni seçilen isimleri tebrik ederek görevlerinde başarılar diledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.