SON DAKİKA

#Yaşam Hakkı

HABER DEĞER - Yaşam Hakkı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Hakkı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

20 bin liralık emekli maaşına tepkiler sürerken AKP’den savunma Haber

20 bin liralık emekli maaşına tepkiler sürerken AKP’den savunma

Tepki çeken teklif Meclis’te AKP Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından TBMM’ye sunulan kanun teklifine göre, 2026 yılı için en düşük emekli maaşı 20 bin lira olarak belirlendi. Ancak bu rakam, 28 bin 75 lira olan asgari ücretin oldukça altında kaldı. Artan hayat pahalılığı, kira ve temel gıda fiyatları karşısında teklif, emekli yurttaşlar tarafından yetersiz bulundu. Muhalefet cephesinde ise tepkiler sert oldu. CHP, emekli maaşlarının yeniden düzenlenmesi talebiyle Meclis’te “terk etmeme eylemi” başlattı. AKP’den savunma: “Popülizm yapmıyoruz” Tepkiler sürerken AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, partisinin emekliler için “her zaman en iyisini düşündüğünü” savundu. Büyükgümüş, eleştirileri “popülist siyaset” olarak nitelendirerek, emeklilerin hassasiyetlerinin siyasi malzeme yapılmaması gerektiğini öne sürdü. Büyükgümüş, “Emekli büyüklerimizin duyguları üzerinden bir aldı-kaçtı siyaseti yürütmüyoruz. Hesabımızı kitabımızı yaparak, Türkiye’nin imkânları çerçevesinde en makul çözümü üretmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Dezenflasyon var” iddiası Ekonomi politikalarına da değinen Büyükgümüş, hükümetin hedeflerine “adım adım ulaştığını” savundu. Güçlü bir dezenflasyon sürecinden söz eden Büyükgümüş, enflasyonun kalıcı biçimde düşeceğini iddia etti. Ancak emekli yurttaşlar açısından tablo farklı. Artan temel ihtiyaç fiyatları karşısında 20 bin liralık maaş, milyonlarca emekliyi yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm ediyor. Geçim gerçeği ile söylem arasındaki uçurum Ekonomistler ve sendikalar, emekli maaşlarının yalnızca “bütçe dengesi” üzerinden değil, yaşam maliyetleri ve insanca yaşam hakkı temelinde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Açıklanan rakam ise hükümetin söylemleri ile emekli yurttaşların gündelik yaşamı arasındaki uçurumu bir kez daha görünür kıldı.

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz Haber

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz

Dünya Hava Kalitesi Endeksi verilerine göre PM 2.5 kirliliğinde Türkiye birincisi olan Keşan’da halk isyanda. Vatandaşlar, artan hava kirliliğine rağmen kamu kurumları ve siyasi partilerin sessizliğini “ihmal ve sorumsuzluk” olarak nitelendiriyor. Keşan’da hava kirliliği artık çevresel bir sorun olmaktan çıkarak açık bir halk sağlığı krizine dönüştü. Dünya Hava Kalitesi Endeksi’nin son verilerine göre Keşan, PM 2.5 partikül madde kirliliğinde 158 değerine ulaşarak Türkiye genelinde ilk sıraya yerleşti. Bu değer; İstanbul, İzmir ve Hatay gibi büyük ve sanayileşmiş kentleri dahi geride bıraktı. Ortaya çıkan tablo, Keşanlıların uzun süredir dile getirdiği “nefes alamıyoruz” şikâyetlerini doğruladı. Vatandaşlar, özellikle sonbaharda anız yangınları, kış aylarında ise kömürlü kalorifer ve soba kullanımının hava kirliliğini dayanılmaz seviyelere çıkardığını belirtiyor. Uzmanlara göre PM 2.5 partikülleri doğrudan akciğerlere ulaşıyor, kana karışıyor ve kalp-damar hastalıkları, astım ve kanser riskini ciddi biçimde artırıyor. Keşan’da ölçülen değerlerin “sağlıksız” sınırların çok üzerinde olması, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için büyük tehlike oluşturuyor. Vatandaş soruyor: Sorumlu kim, denetim nerede? Keşan halkı, hava kirliliğinin nedenlerinin açıkça ortaya konulmasını ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını istiyor. Vatandaşlar, “Bu kirlilik neden her yıl artıyor? Denetimler neden yetersiz? Hangi kaynaklar bu havayı kirletiyor ve neden açıklanmıyor?” sorularına yanıt bekliyor. Sabah ve akşam saatlerinde ağır koku, boğaz yanması ve gözlerde sızı yaşandığını belirten Keşanlılar, açık havada vakit geçirmenin neredeyse imkânsız hâle geldiğini söylüyor. Kamu kurumlarına açık çağrı Vatandaşlar, Keşan Kaymakamlığı, Keşan Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile sağlık birimlerine çağrıda bulunarak, hava kirliliğinin kaynağının derhal açıklanmasını, ölçümlerin düzenli ve şeffaf şekilde paylaşılmasını, denetimlerin artırılmasını ve kalıcı önlemlerin acilen hayata geçirilmesini istiyor. “Bu kentte yaşayan insanlar denek değil, vatandaştır” diyen Keşanlılar, sessizliğin halk sağlığını hiçe saymak anlamına geldiğini vurguluyor. Siyaset de sessiz Keşan’daki siyasi partilerin de konuya ilişkin sessiz kalması tepki çekiyor. Vatandaşlar, çevre ve sağlık gibi siyaset üstü bir konuda iktidar ve muhalefetin ortak bir duruş sergilememesini eleştirerek, “Bu bir sağ-sol meselesi değil, yaşam hakkı meselesi” ifadelerini kullanıyor. Kömür, denetim ve doğalgaz sorusu Hava kirliliğinin başlıca nedenleri arasında kalitesiz kömür kullanımı, doğalgaza geçmeyen apartmanlar, eski tip sobalar ve denetimsiz iş yerleri gösteriliyor. Vatandaşlar, kömür satan firmaların ve kömür kullanılan binaların denetlenip denetlenmediğinin açıklanmasını istiyor. “Doğalgaz faturası ödeyen vatandaş, yan binanın kömür dumanını solumak zorunda kalıyorsa burada ciddi bir kamusal adaletsizlik vardır” diyen Keşanlılar, yapılan kömür yardımlarının da standartlara uygunluğunun sorgulanmasını talep ediyor. Keşan halkı tepkisini, “Konuşmayan siyasetçi, denetlemeyen kurum, açıklama yapmayan yetkili bu kirliliğe ortak olur. Keşan zehir soluyor ve artık bu sessizliğin hiçbir mazereti yok. Keşan halkı cevap değil, çözüm bekliyor” diyerek net bir mesajla dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.