SON DAKİKA

#Yatırım

HABER DEĞER - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CIA belgeleri ortaya çıktı: ABD’nin “hava kontrolü” planları mı vardı? Haber

CIA belgeleri ortaya çıktı: ABD’nin “hava kontrolü” planları mı vardı?

Gizliliği kaldırılan CIA belgeleri, ABD’nin geçmişte hava durumunu değiştirmeye yönelik kapsamlı araştırmalar yürüttüğünü gözler önüne serdi. Belgelerde yer alan ifadeler, özellikle 1960’lı yıllarda bu alana ciddi devlet desteği sağlandığını ortaya koyarken, uluslararası kamuoyunda “hava üzerinden kontrol” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. ABD’nin hava modifikasyonu ilgisi belgelerde yer aldı 1965 tarihli memorandumda, “weather modification” yani hava modifikasyonu çalışmalarına ABD’nin yoğun ilgi gösterdiği açık şekilde ifade ediliyor. Belgede, bu alandaki federal desteğin kısa sürede katlanarak arttığı ve Beyaz Saray’ın da programı desteklediği vurgulanıyor. Başkanlık düzeyinde verilen bu destek, çalışmaların yalnızca bilimsel değil aynı zamanda stratejik bir boyut taşıdığına işaret ediyor. Soğuk Savaş rekabeti dikkat çekiyor Belgelerde, ABD’nin yalnızca kendi araştırmalarına odaklanmadığı, aynı zamanda Sovyetler Birliği’nin hava modifikasyonu çalışmalarını da yakından takip ettiği görülüyor. İstihbarat birimlerinin bu alandaki gelişmeleri analiz ettiği ve Sovyet programlarının gizliliği nedeniyle değerlendirme yapmanın zor olduğu ifade ediliyor. Bu durum, hava modifikasyonu çalışmalarının Soğuk Savaş döneminde bir rekabet alanı haline geldiğini ortaya koyuyor. “Kimyasal salım” iddiası yeniden gündemde Daily Mail’de yer alan habere göre, söz konusu çalışmalar kapsamında uçaklarla atmosfere kimyasal maddeler salındığı iddia ediliyor. Bu iddia, geçmişte de tartışmalara neden olan “hava müdahalesi” ve “iklim mühendisliği” konularını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle sosyal medyada hızla yayılan bu tür iddialar, kamuoyunda endişe ve merak uyandırdı. Küresel kontrol tartışması sürüyor Uzmanlar, hava modifikasyonu çalışmalarının varlığının bilindiğini ancak bunların kapsamı ve etkisi konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Belgeler, ABD’nin bu alana yatırım yaptığını ortaya koysa da, “küresel hava kontrolü” iddialarının bilimsel olarak tartışmalı olduğu ifade ediliyor. Buna rağmen ortaya çıkan belgeler, devletlerin doğa üzerindeki müdahale kapasitesine dair yeni soruları beraberinde getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BDDK’dan kritik karar: İki yatırım bankasının kuruluş izni iptal edildi Haber

BDDK’dan kritik karar: İki yatırım bankasının kuruluş izni iptal edildi

BDDK iki banka için iptal kararı aldı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), yatırım bankacılığı alanında faaliyet göstermesi planlanan iki banka hakkında dikkat çeken bir karar aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre SLM Yatırım Bankası A.Ş. ile Asır Yatırım Bankası A.Ş.’nin kuruluş izinleri iptal edildi. SLM Yatırım Bankası’nın izni Bankacılık Kanunu kapsamında kaldırıldı BDDK’nın kararında, SLM Yatırım Bankası A.Ş.’ne daha önce verilen kuruluş izninin yapılan değerlendirmeler sonucunda iptal edildiği belirtildi. Kurulun 12 Mart 2026 tarihli toplantısında alınan kararın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesinin (d) bendi kapsamında verildiği ifade edildi. Asır Yatırım Bankası için de benzer karar çıktı Benzer bir karar Asır Yatırım Bankası A.Ş. için de alındı. BDDK’nın yayımladığı kararda, söz konusu bankaya 2023 yılında verilen kuruluş izninin yapılan incelemeler sonucunda iptal edildiği duyuruldu. İptal kararının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesinin (c) bendi uyarınca alındığı aktarıldı. Bankacılık faaliyetine başlamaları engellenmiş oldu Alınan karar ile birlikte iki yatırım bankasının bankacılık faaliyetine başlamasının önü kesilmiş oldu. BDDK, söz konusu kararın ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda alındığını kamuoyuna duyurdu. haberdeger.com — Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doğa kazandı mı: Muğla’da iki maden projesi iptal edildi Haber

Doğa kazandı mı: Muğla’da iki maden projesi iptal edildi

Muğla’nın Seydikemer ve Milas ilçelerinde ormanlık alanlarda yapılması planlanan iki maden projesi için ÇED süreçleri sonlandırıldı. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün doğa koruma gerekçesiyle verdiği olumsuz görüşler sonrası projelerin hayata geçirilmesinin önü kesildi. Orman statüsü projeleri durdurdu Seydikemer ilçesi Çayan Mahallesi’nde Hedef Zirve Gayrimenkul Turizm İnşaat Enerji Yatırım AŞ tarafından planlanan “Duvartaşı Ocağı” projesi için yürütülen ÇED Ön İnceleme ve Değerlendirme sürecinde, alanın “Doğayı Koruma İşletme Sınıfı” içinde kaldığı belirtildi. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, bu statü nedeniyle ÇED olumlu kararı verilmesinin uygun olmayacağını bildirirken süreç bu görüş doğrultusunda sonlandırıldı. Kararın, orman alanlarının korunmasına yönelik mevzuatın maden projeleri üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdığı değerlendirildi. Milas’ta mermer ocağına da ret geldi Benzer bir karar Milas ilçesi Karacaağaç Mahallesi’nde planlanan mermer ocağı projesi için alındı. Natürelmar Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından yaklaşık 99,59 hektarlık sahanın bir bölümünde yıllık 300 bin metreküp kapasiteli mermer ocağı kurulması hedefleniyordu. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, alanın Orman Kanunu’na göre orman sayılan yerler arasında bulunduğunu, kapalı verimli devlet ormanı niteliği taşıdığını ve madencilik faaliyetinin orman bütünlüğünü bozabileceğini belirterek olumsuz görüş verdi. Bu değerlendirme sonrası ÇED süreci sonlandırıldı. Çevre politikaları ve madencilik dengesi tartışılıyor Kararlar, Türkiye’de madencilik faaliyetleri ile doğa koruma politikaları arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Çevre savunucuları orman ekosistemlerinin korunmasının önemine dikkat çekerken, madencilik sektöründe ise yatırım süreçlerinin mevzuat nedeniyle zorlaştığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Muğla’da iki proje için verilen iptal kararı, özellikle orman alanlarında planlanan yeni projelerin değerlendirme süreçlerinin daha sıkı yürütüleceği beklentisini güçlendirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı Haber

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı şubat ayı Hanehalkı Beklenti Anketi, enflasyon algısındaki katılığı ortaya koydu. Yurttaşların 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 seviyesinde kaldı. Veriler, fiyat artışlarına ilişkin endişenin sürdüğünü gösterdi. Gıda ve enerji fiyatları beklentiyi belirliyor Ankete göre katılımcılar, son bir yılda fiyatı en fazla artan ve önümüzdeki dönemde de en çok artmasını bekledikleri kalemler olarak gıda ile yakıt-enerji grubunu öne çıkardı. Gıda fiyatlarının en fazla artacağını düşünenlerin oranı sınırlı bir gerilemeyle yüzde 41,1’e inse de bu kalem beklentilerin merkezinde yer almaya devam etti. Konut beklentisi geriledi, kur tahmini düştü Gelecek 12 ayda konut fiyatlarındaki artış beklentisi 3,82 puan düşerek yüzde 35,41’e geriledi. Aynı döneme ilişkin dolar/TL beklentisi de sınırlı bir düşüş gösterdi ve 51,56 TL olarak kaydedildi. Bu tablo, bazı varlık fiyatlarına ilişkin beklentilerde yavaşlama sinyali verirken genel enflasyon algısında değişim yaşanmadığını ortaya koydu. Yatırım tercihlerinde altın öne çıktı Hanehalkının yatırım eğilimlerinde ilk sırada altın yer aldı. “Altın alırım” diyenlerin oranı 2,7 puan artarak yüzde 55,5’e yükseldi. Gayrimenkul tercih edenlerin oranı ise yüzde 30’a geriledi. Bu sonuçlar, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman arayışının sürdüğüne işaret etti. Piyasa ve reel sektörde beklenti daha düşük Sektörel enflasyon beklentileri verilerine göre piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon tahmini yüzde 22,10’a, reel sektörün beklentisi ise yüzde 32’ye geriledi. Böylece hanehalkı ile piyasa beklentileri arasındaki farkın devam ettiği görüldü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Transatlantik gerilim tırmanıyor: AB’den Washington’a “taahhütlere uyun” mesajı Haber

Transatlantik gerilim tırmanıyor: AB’den Washington’a “taahhütlere uyun” mesajı

Avrupa Komisyonu, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Başkan Donald Trump yönetiminin bazı gümrük tarifelerini iptal etmesinin ardından Washington’a çağrıda bulunarak ticaret anlaşmalarına bağlı kalınmasını istedi. Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, öngörülemez tarifelerin küresel piyasalarda güveni zedelediğini ve tedarik zincirlerinde belirsizlik yarattığını vurguladı. AB, ticaret anlaşmalarının korunmasını talep ediyor Komisyon, Ağustos 2025’te yayımlanan AB-ABD Ortak Bildirisi’nde yer alan “adil, dengeli ve karşılıklı fayda sağlayan” ticaret ortamının risk altında olduğunu belirtti. Açıklamada, tarafların uzlaştığı tarife tavanlarının aşılmaması gerektiği vurgulanırken ABD’nin taahhütlerini yerine getirmesi beklendiği ifade edildi. AB adına ticaret politikası, 27 üye ülke için Avrupa Komisyonu tarafından yürütülüyor. Trump’tan tarife artışı sinyali ABD Başkanı Donald Trump, mahkeme kararına tepki göstererek daha önce duyurduğu yüzde 10’luk küresel tarife hedefini yüzde 15’e çıkarma niyetini dile getirdi. Bu açıklama, transatlantik ticaret ilişkilerinde belirsizliği artırırken Avrupa tarafında anlaşmanın onay sürecinin askıya alınabileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı. Avrupa Parlamentosu’ndan sert çıkış Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange, ABD yönetiminin adımlarını “tarife kaosu” olarak nitelendirerek müzakere ekibine anlaşmanın onay sürecinin askıya alınmasını önereceğini açıkladı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarda belirsizliğin hem şirketleri hem yatırım planlarını etkilediği vurgulandı. 1,7 trilyon euroluk ticaret hacmi risk altında Eurostat verilerine göre AB ile ABD arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024’te toplam 1,7 trilyon euroya ulaştı. Bu, günlük ortalama 4,6 milyar euroluk bir ekonomik akış anlamına geliyor. Avrupa’nın ABD’ye ihracatında ilaç, otomotiv, havacılık ve kimya ürünleri öne çıkarken ABD’nin Avrupa’ya ihracatında enerji, dijital hizmetler ve medikal ekipman başı çekiyor. Misilleme araçları masada Avrupa Komisyonu, üye ülkelere veya şirketlere baskı uygulanması halinde devreye alınabilecek “Zorlama Karşıtı Araç” mekanizmasını hatırlattı. Bu kapsamda ticaret ve yatırımların sınırlandırılması, kamu ihalelerine erişimin kısıtlanması veya doğrudan yabancı yatırımların engellenmesi gibi adımlar gündeme gelebilir. Belirsizlik küresel piyasaları etkiliyor Komisyon, öngörülemez tarifelerin yalnızca AB-ABD ilişkilerini değil küresel tedarik zincirlerini de etkilediğini belirterek ticarette şeffaflık çağrısını yineledi. ABD tarafı ise anlaşmalara bağlı kalma niyetinde olduklarını ifade ederken taraflar arasındaki müzakerelerin önümüzdeki dönemde yoğunlaşması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kanal İstanbul hattında yeni imar hamlesi resmileşti. Haber

Kanal İstanbul hattında yeni imar hamlesi resmileşti.

rnavutköy’deki üç kritik plan değişikliği Bakanlık onayıyla askıya çıktı. Kanal İstanbul güzergahında yer alan Arnavutköy ilçesindeki üç ayrı imar planı değişikliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak askıya çıkarıldı. 3, 5 ve 9 Şubat tarihli duyurularla ilan edilen planların, Yenişehir Rezerv Yapı Alanı ve çevresindeki parselleri kapsadığı bildirildi. Söz konusu düzenlemeler Boyalık, Baklalı, Türkköşe ve Dursunköy mahallelerini içine alıyor. Yenişehir Rezerv Yapı Alanı’nda konut alanı azaltıldı. 3 Şubat tarihli duyuruya göre Arnavutköy ilçesi Boyalık ve Baklalı mahallelerinde yer alan Yenişehir Rezerv Yapı Alanı’nın bir bölümüne ilişkin imar planı değişikliği 26 Ocak’ta onaylandı. Yaklaşık 333 bin metrekarelik alanı kapsayan düzenlemenin nüfus ve yoğunluk azaltıcı etki taşıdığı belirtildi. Plan değişikliği kapsamında konut alanı azaltılırken ibadet alanının artırıldığı kaydedildi. Bu adımın, Kanal İstanbul çevresindeki planlama sürecinin sürdüğünü gösterdiği ifade ediliyor. Türkköşe Deresi çevresinde belediye hizmet alanı eklendi. 5 Şubat tarihli duyuruda ise Türkköşe Deresi ve çevresine ilişkin uygulama imar planı değişikliğinin 28 Ocak’ta onaylandığı açıklandı. 72 bin 478 metrekarelik alanda yapılan düzenlemeyle belediye hizmet alanı eklendi, konut alanı ise azaltıldı. Bu değişikliğin, Kanal İstanbul hattına yakın bölgelerde kamusal alan kullanımının yeniden şekillendirildiğine işaret ettiği değerlendiriliyor. Dursunköy’de imar uygulaması 3194 sayılı kanuna göre hazırlandı. 9 Şubat tarihli duyuruda Arnavutköy ilçesi Dursunköy Mahallesi’nde belirli ada ve parselleri kapsayan imar uygulamasının Bakanlık tarafından onaylandığı bildirildi. Uygulamanın, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi hükümleri doğrultusunda hazırlandığı belirtildi. Dursunköy Mahallesi, daha önce Yenişehir Evleri’nin inşa edildiği bölge olarak kamuoyunda gündeme gelmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile merkezi yönetim arasında su temini konusunda tartışmalara konu olmuştu. Finansman ve yatırım başvuruları dikkat çekiyor. Projenin milyarlarca dolarlık yatırım hacmine sahip olduğu belirtilirken, çok sayıda şirketin başvuruda bulunduğu ifade ediliyor. Ayrıca Avrupa başta olmak üzere Körfez ülkeleri, İspanya ve Çin merkezli büyük bankaların da finansman planları sunduğu bildiriliyor. Bu gelişmeler, projenin uluslararası finans çevrelerinde de yakından takip edildiğini gösteriyor. Askıya çıkarılan imar planlarına ilişkin itiraz süreci başlarken, yapılacak hukuki ve teknik değerlendirmelerin ardından bölgedeki yapılaşma ve altyapı planlamasının çerçevesi daha netleşecek. Kanal İstanbul hattındaki düzenlemelerin, İstanbul’un kuzey aksındaki kentsel gelişimi uzun vadede doğrudan etkilemesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi Haber

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz (Ph.D.), Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından yayımlanan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” başlıklı raporu resmi X hesabından değerlendirdi. Korkmaz, raporun yapay zekâyı 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi olarak konumlandırdığını ve küresel ölçekte yeni bir “Büyük Ayrışma” sürecinin başladığını iddia ettiğini aktardı. Raporun girişinde, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın “The Great Divergence” adlı eserine atıf yapıldığına dikkat çekildi. Sanayi Devrimi’nin ardından sanayileşen ülkeler ile geri kalan dünya arasındaki ekonomik makasın açıldığı hatırlatılarak, benzer bir sürecin bu kez yapay zekâ üzerinden yaşanabileceği savunuldu. ABD’nin yatırım üstünlüğü vurgusu Raporda yer verilen verilere göre ABD’de kümülatif özel sektör yapay zekâ yatırımları 470 milyar doları aşarken, Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yatırımı yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca ABD’nin küresel hesaplama kapasitesinin yüzde 74’ünü elinde bulundurduğu belirtildi. Raporda, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelir artış hızlarının geçmişteki büyük teknoloji firmalarının büyüme dönemlerini geride bıraktığı ifade edildi. Sektörde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığı, buna karşın model yeteneklerinin hızla geliştiği kaydedildi. Çin’in konumu ve donanım bağımlılığı tartışması Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Çin’in yapay zekâ modellerinin büyük ölçüde Amerikan donanımı üzerinden eğitildiği iddiası oldu. Çin’in bu alanda önemli bir aktör olmakla birlikte ileri düzey hesaplama altyapısında ABD’ye bağımlı olduğu öne sürüldü. Dr. Korkmaz ise bu değerlendirmeye temkinli yaklaştı. Çin’in yüksek kamu yatırımları ve asimetrik kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, rapordaki bazı çıkarımların politik bir çerçeve taşıdığı izlenimi verdiğini ifade etti. Enerji arzı kritik eşik olarak gösterildi Raporda, yapay zekâ veri merkezlerinin 2028 yılına kadar ABD’de toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine ulaşabileceği öngörüldü. Bu durumun enerji arzını yapay zekâ rekabetinin en önemli belirleyicilerinden biri haline getirdiği vurgulandı. Nükleer enerji ve doğal gaz erişiminin stratejik önem kazandığı belirtilirken, enerji hâkimiyeti ile yapay zekâ hâkimiyeti arasında doğrudan bir ilişki kuruldu. “Pax Silica” ve yeni bloklaşma Raporda ABD’nin Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefikleriyle birlikte tedarik zincirlerini kontrol etmeye yönelik bir blok oluşturduğu ve bunun “Pax Silica” olarak adlandırıldığı ifade edildi. Bu yapının, teknoloji alanında yeni bir bloklaşmayı beraberinde getirebileceği değerlendirildi. Dr. Korkmaz, bu kavramın özellikle Çin’e yönelik teknolojik bir tecrit anlamı taşıyabileceğini belirterek, sürecin yeni ve hibrit bir soğuk savaş dinamiğine evrilebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından değerlendirme Korkmaz, Türkiye açısından en büyük riskin teknolojiyi üreten değil tüketen bir ekonomi konumunda kalmak olduğunu ifade etti. Yapay zekânın üretim ve enerji altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, ulusal stratejinin üretken yapay zekâ ve enerji yatırımları üzerine inşa edilmesinin önemine işaret etti. Beyaz Saray’ın raporu, yapay zekâyı yalnızca ekonomik bir büyüme aracı değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir unsur olarak konumlandırırken; Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmeleri, bu sürecin ekonomik olduğu kadar jeopolitik boyutlar taşıdığına dikkat çekti. ????Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. ????Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. ????Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️ pic.twitter.com/xZJUlpjzGa — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 13, 2026

Serbest Bölgelere dijital devrim! Tüm süreçler tek platformda toplanıyor Haber

Serbest Bölgelere dijital devrim! Tüm süreçler tek platformda toplanıyor

Ticaret Bakanlığı, serbest bölgelerdeki tüm iş ve işlemleri hızlandıracak kapsamlı dijital dönüşümü hayata geçiriyor. Yenilenen Serbest Bölgeler Platformu ile başvurular, izinler ve izleme süreçleri tamamen dijital ortamda yürütülecek. Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin ihracata dönük üretim ve yatırım üsleri olan serbest bölgelerde kapsamlı bir dijital modernizasyon süreci başlattığını duyurdu. Yenilenen altyapı ile serbest bölgelerdeki tüm iş ve işlemler tek bir dijital platform üzerinden yürütülecek. 2025 yılı itibarıyla Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 5’ini gerçekleştiren serbest bölgelerde, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 58,3’e ulaştı. Son 10 yılda serbest bölgelerden yapılan ihracat yüzde 70 artarak 2025’te yüzde 4,5’lik yıllık artışla 12,5 milyar dolara yükseldi. Bölgelerde istihdam ise 100 bin sınırına dayandı. Artan ekonomik hacme paralel olarak Serbest Bölgeler Bilgisayar Uygulamaları Programı (SBBUP) baştan sona yenilenerek Serbest Bölgeler Platformu (SBP) oluşturuldu. Yeni platform, Serbest Bölgelerin Mekânsal Yönetimi Otomasyonu (SEB-ATLAS) başta olmak üzere iç ve dış paydaş sistemleriyle entegre çalışacak şekilde tasarlandı. Yeni sistemle birlikte tüm uygulamalara tek girişle erişim sağlanacak, faaliyet ruhsatı başvuruları ve onay süreçleri tamamen dijital ortamda yürütülecek. Manuel işlemler büyük ölçüde kaldırılarak süreçlerin hız ve doğruluğu artırılacak. Ayrıca takip modülü sayesinde kamu gelirleri gerçek zamanlı izlenebilecek, gösterge panoları ile performans anlık olarak takip edilebilecek. Dijital dönüşüm kapsamında serbest bölgelerin “dijital ikizleri” oluşturulacak. Üç boyutlu bina modelleri ve mekânsal verilerin entegre edilmesiyle bölgeler sayısal ortamda birebir izlenebilecek; planlama, denetim ve yatırım kararları güncel verilerle desteklenecek. Serbest Bölgeler Platformu; MAKS, SEBİS, MERSİS, Türkiye Noterler Birliği, SGK, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Ticaret Bakanlığı Elektronik Belge Yönetim Sistemi gibi kritik kamu altyapılarıyla da entegre çalışacak. Böylece şirket bilgileri, mal akışı ve istihdam verilerine güvenli ve doğrudan erişim sağlanacak. Bakanlık açıklamasında, dijital altyapıyı merkeze alan bu dönüşümle serbest bölgelerde daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir bir yönetim modelinin hedeflendiği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin ve Kanada başbakanları Beijing’de bir araya geldi Haber

Çin ve Kanada başbakanları Beijing’de bir araya geldi

Çin Başbakanı Li Qiang, başkent Beijing’de Kanada Başbakanı Mark Carney ile bir araya geldi. Görüşmede Çin-Kanada ilişkilerinin mevcut durumu, ekonomik işbirliği ve küresel platformlarda ortak hareket etme imkanları masaya yatırıldı. Li Qiang: İlişkiler istikrarlı şekilde gelişmeli Başbakan Li Qiang, iki tarafın ortak çabaları sayesinde ikili ilişkilerde son dönemde iyileşme yaşandığını belirterek, Çin-Kanada ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı biçimde gelişmesinin her iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi. Li, Çin’in Kanada ile siyasi güveni artırmaya, diyalog ve temasları güçlendirmeye, fikir ayrılıklarını yöneterek ortak noktalara odaklanmaya hazır olduğunu vurguladı. Çin ve Kanada ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğuna dikkat çeken Li Qiang, hükümetler arası diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılmasıyla ticaret hacminin artırılabileceğini ifade etti. Çinli lider ayrıca Kanadalı şirketleri Çin’e yatırım yapmaya davet ederken, Kanada’dan da Çinli firmalara adil ve ayrımcı olmayan bir ticaret ortamı sunulması beklentisini dile getirdi. Çin’in Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, G20 ve APEC gibi platformlarda Kanada ile işbirliğini güçlendirmeye kararlı olduğunu söyledi. Carney: Tek Çin ilkesine bağlıyız Kanada Başbakanı Mark Carney ise Kanada’nın, Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk Batılı ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, Ottawa yönetiminin “Tek Çin” ilkesine bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı. Carney, Kanada’nın Çin ile karşılıklı saygı temelinde diyaloğu artırmaya; ticaret, enerji, yeşil ekonomi, tarım ve kültür gibi alanlarda işbirliğini geliştirmeye hazır olduğunu belirtti. Çinli şirketlerin Kanada’ya yatırım yapmasını memnuniyetle karşılayacaklarını ifade eden Carney, çok taraflı ticaret sistemi ve küresel barışın korunması konusunda Çin ile eşgüdümü artırmak istediklerini söyledi. İşbirliği anlaşmaları imzalandı Görüşmenin ardından iki ülke arasında ticaret, gümrük, enerji, mühendislik, kültür ve kamu güvenliği başta olmak üzere çeşitli alanları kapsayan bir dizi işbirliği anlaşması imzalandı. Mark Carney, Beijing temasları kapsamında ayrıca Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi Başkanı Zhao Leji ile de bir görüşme gerçekleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.