SON DAKİKA

#Yeni Dönem

HABER DEĞER - Yeni Dönem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeni Dönem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜSİAD’da güç dengesi değişiyor: Yeni liste kulisleri hareketlendirdi Haber

TÜSİAD’da güç dengesi değişiyor: Yeni liste kulisleri hareketlendirdi

TÜSİAD’da yeni dönem için hazırlanan aday yönetim kurulu listesi kamuoyuna yansıdı. Başkanlık için tek aday olarak Ozan Diren’in öne çıktığı süreçte, asıl ve yedek listelerde yer alan isimler dikkat çekerken, kurucu ailelerden temsilin sınırlı kalması iş dünyasında yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Başkanlıkta tek aday, listede profesyonel ağırlık Dünya’dan Recep Erçin’in haberine göre, başkanlık için tek aday olan Ozan Diren’in asıl yönetim kurulu listesinde, Meltem Akol, Elif Çoban, Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Azmi Gümüşoğlu, Aslıhan Güreşçier, Perihan İnci, Şerafettin Karakış, Ömer Mert, İbrahim İzzet Özilhan, Ahu Serter ve Feyyaz Ünal yer alıyor. Listede üst düzey profesyonellerin ağırlığı, yeni dönemde TÜSİAD’ın yönetim anlayışında farklı bir yönelime işaret ediyor. Kurucu aile temsili dikkat çekici biçimde azalıyor Aday listede Emre Eczacıbaşı dışında kurucu ailelerden isimlerin yer almaması, TÜSİAD’ın geleneksel yapısından uzaklaşarak daha kurumsal ve profesyonel bir çizgiye yöneldiği yorumlarına neden oldu. Bu tablo, Türkiye iş dünyasında kuşak değişimi ve temsil tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Yedek listede geniş ve dengeli bir yapı Muhtemel yönetim kurulu yedek listesinde ise Serter Akçalı, Ali Necati Başman, Emre Eczacıbaşı, Aydın Buğra İlter, Şebnem Kalyoncuoğlu Ünlü, Levent Kömür, Feyza Narlı, Cevher Özyavuz, Merve Tolan, Aysu Yavuz, Zeynep Yenel Onursal ve Ayşegül Yılmaz yer aldı. Yedek listede farklı sektörlerden isimlerin bulunması, yönetimde çeşitliliğin korunmak istendiğini gösteriyor. Kurucu aileler sahneden çekiliyor mu? 2 Nisan 1971’de kurulan TÜSİAD’ın kurucu isimleri arasında Vehbi Koç, Selçuk Yaşar, Feyyaz Berker, Hikmet Erenyol, Nejat F. Eczacıbaşı, Raşit Özsaruhan, Melih Özakat, Osman Boyner, Sakıp Sabancı, Ahmet Sapmaz, İbrahim Bodur ve Muzaffer Gazioğlu bulunuyor. Bugünkü aday listede bu mirasın sınırlı ölçüde temsil edilmesi, Türkiye toplumunda iş dünyasının dönüşen yapısına dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. 15 Ocak’ta yapılacak Genel Kurul’un ardından TÜSİAD’da yeni dönemin yönetim anlayışının nasıl şekilleneceği, Türkiye halkı açısından da yakından izlenen başlıklardan biri olmaya devam edecek.

Yurtdışından ucuza alışveriş dönemi kapandı! Haber

Yurtdışından ucuza alışveriş dönemi kapandı!

Uzun süredir tartışılan düzenleme resmiyet kazandı, gözler yürürlük tarihine çevrildi. İnternet üzerinden yurt dışından yapılan alışverişlere ilişkin önemli bir değişiklik Resmi Gazete’de yayımlanan kararla hayata geçirildi. Alınan karar doğrultusunda, belirli bir tutarın altındaki alışverişlerde uygulanan gümrük muafiyeti kaldırıldı ve gümrüksüz alışveriş uygulaması sona erdi. Cumhurbaşkanlığı kararıyla muafiyet hükmü yürürlükten kaldırıldı Resmi Gazete’nin 7 Ocak 2026 tarihli sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’na dayanan ve yurt dışından 30 euroya kadar olan ürünlerin posta ya da kargo yoluyla gümrüksüz şekilde Türkiye’ye getirilmesine imkân tanıyan düzenleme yürürlükten kaldırıldı. Böylece bireysel online alışverişlerde uzun süredir uygulanan muafiyet tamamen sona ermiş oldu. Düzenleme 30 gün sonra uygulanmaya başlayacak Karara göre yeni uygulama, yayımlanmasının ardından 30 gün sonra yürürlüğe girecek. Bu sürenin dolmasıyla birlikte yurt dışından eşya getirmek isteyen yurttaşların, gümrük işlemleri için gümrük müşavirliği hizmeti alması gerekecek. Uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte bireysel alışveriş süreçlerinde hem maliyet hem de prosedür açısından yeni bir dönem başlayacak. Gümrüksüz alışveriş uzun süredir tartışma konusuydu Yurt dışı kaynaklı online alışverişlerde gümrük muafiyetinin kaldırılacağı iddiası son dönemde sıkça gündeme gelmişti. Avrupa Birliği’nin de benzer şekilde 150 euroluk muafiyeti 2028 yılına kadar tamamen kaldırmayı planladığı bilinirken, Türkiye’deki 30 euroluk sınırın da sıfırlanacağı öngörülüyordu. Alınan son kararla bu beklenti resmiyet kazandı. Limit önce düşürülmüş, ardından fiilen işlevsiz hale gelmişti 6 Ağustos 2024’te yapılan düzenlemeyle gümrüksüz alışveriş limiti 150 eurodan 30 euroya düşürülmüş, ardından kargo bedellerinin de toplam tutara dahil edilmesiyle fiili sınır 27 euroya kadar gerilemişti. Bu uygulama, özellikle düşük bedelli alışverişlerde dahi gümrük sürecinin devreye girmesine yol açmıştı. Yeni dönem maliyet ve prosedürleri artıracak Son düzenlemeyle birlikte yurt dışından yapılan bireysel alışverişlerde yalnızca ürün bedeli değil, kargo masrafları ve gümrük işlemleri de belirleyici olacak. Uzmanlar, bu adımın internet alışverişi alışkanlıklarını önemli ölçüde etkileyeceğini ve yurt dışı kaynaklı e-ticarette belirgin bir daralma yaratabileceğini değerlendiriyor.

Google Türkiye, Nano Banana Pro’nun neler yapabildiğini adım adım gösterdi Haber

Google Türkiye, Nano Banana Pro’nun neler yapabildiğini adım adım gösterdi

Google Türkiye, yeni görsel araçlarını sosyal medyada tanıttı Google Türkiye, Nano Banana Pro’nun görseller üzerinde sunduğu yapay zekâ destekli özellikleri bir flood ile kullanıcıların dikkatine sundu. 25 Kasım’da yapılan paylaşım, kısa sürede milyonlarca görüntülenmeye ulaşarak dijital içerik üreticilerinin ilgisini çekti. Nano Banana Pro ile görseller bilgi kartına dönüşüyor Nano Banana Pro’nun öne çıkan özelliklerinden biri, yüklenen görselleri bilgilendirici kartlara dönüştürebilmesi oldu. Paylaşımda yer alan örnek promptta, bir mekân görselinin açıklayıcı ve öğretici bir formatta yeniden üretilebildiği gösterildi. Bu özelliğin özellikle eğitim, turizm ve medya alanlarında kullanılabileceği vurgulandı. Gündüz-gece dönüşümü tek komutla yapılıyor Google Türkiye’nin tanıttığı bir diğer özellikte, fotoğrafların gündüzden geceye ya da geceden gündüze çevrilebildiği görüldü. Kullanıcının yalnızca “Geceye çevir” gibi basit bir komut vermesi, görselin ışık ve atmosferinin tamamen yeniden kurgulanmasına yetiyor. Kadraj ve açı ayarları yapay zekâya bırakılıyor Nano Banana Pro, fotoğrafların daha geniş ya da daha yakın açıdan gösterilmesini de mümkün kılıyor. Paylaşımda yer alan örneklerde, tek bir komutla kadrajın genişletildiği ve fotoğrafın farklı bir perspektiften yeniden sunulduğu dikkat çekti. Işık ve efekt düzenlemeleri içerik üreticilerini hedefliyor Tanıtımda ayrıca, gün batımı ışığı gibi efektlerin görsellere sonradan eklenebildiği gösterildi. Bu özelliklerin, sosyal medya içerikleri ve dijital tasarımlar üreten yurttaşlar için pratik ve hızlı çözümler sunmayı amaçladığı ifade edildi. Yapay zekâ destekli görsel üretimde yeni dönem Google Türkiye’nin paylaşımları, yapay zekâ destekli görsel düzenleme araçlarının artık yalnızca profesyonellere değil, geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ettiğini ortaya koydu. Nano Banana Pro’nun sunduğu bu özellikler, dijital içerik üretiminde hız ve erişilebilirliğin öne çıktığı yeni bir döneme işaret ediyor.

Magazin gündemini sarsan iddialar sonrası Evrim Akın’la yollar ayrıldı Haber

Magazin gündemini sarsan iddialar sonrası Evrim Akın’la yollar ayrıldı

Polemiklerin gölgesinde gelen ayrılık Kanal D ekranlarının uzun soluklu yapımlarından “Evrim Akın ile Ev Gezmesi”, yaşanan tartışmaların ardından önemli bir kırılma yaşadı. Programın sunuculuğunu yıllardır üstlenen Evrim Akın, yapımla yollarını ayırdı. Ayrılık kararı, son haftalarda magazin gündemini meşgul eden iddiaların hemen sonrasında geldi. İddiaların kaynağı yıllar öncesine uzandı Tartışmaların fitilini, Akın’ın 2007–2010 yılları arasında rol aldığı Bez Bebek dizisindeki eski rol arkadaşı Asena Keskinci ateşledi. Keskinci, çocuk oyuncu olduğu dönemde Evrim Akın’ın kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını öne sürdü. Açıklamalarında aile içi sorunlar ve boşanma sürecine dair iddiaları da dile getirmesi, tartışmayı daha da büyüttü. Evrim Akın’dan sert tepki ve hukuki adım Hakkındaki suçlamalar sonrası sessizliğini bozan Evrim Akın, iddiaları kesin bir dille reddetti. Keskinci’nin babasıyla son üç yıldır bir ilişki yaşadığını kabul eden Akın, buna rağmen yöneltilen suçlamaları “itibar suikasti” olarak nitelendirdi. Hem hukuki yollara başvuran hem de kamuoyuna açıklama yapan Akın, duygusal anlar yaşayarak iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Kanal D’den format değişikliği kararı Yaşanan gelişmelerin ardından Kanal D yönetimi, programda köklü bir değişikliğe gitti. “Ev Gezmesi”nin isminden Evrim Akın çıkarılırken, sunucu koltuğu yeni bir isme emanet edildi. Programın yeni yüzü, magazin dünyasında tanınan Asiye Acar oldu. Yeni dönem başlıyor Böylece “Ev Gezmesi”, hem isim hem de sunucu değişikliğiyle yoluna devam etme kararı aldı. Evrim Akın’ın ekrana veda etmesi, uzun yıllardır özdeşleştiği programda bir dönemin kapandığı şeklinde yorumlanırken, yeni formatın izleyici nezdinde nasıl karşılanacağı merak konusu oldu.

“Eski Zara nerede?” sorusu gündemi sardı Haber

“Eski Zara nerede?” sorusu gündemi sardı

Son aylarda hızlı kilo kaybıyla gündeme gelen ve paylaşımlarıyla konuşulan Zara, bu kez yalnızca bedenindeki değişimle değil sahne stilindeki dönüşümle de tartışmaların odağına yerleşti. Sanatçının son pozları dijital mecralarda geniş yankı buldu. Üç ayda 16 kiloluk değişim sahne stiline de yansıdı Sanatçı, uyguladığı beslenme rutiniyle kısa sürede ciddi bir dönüşüm yaşadığını vurgularken, yeni görünümünün sahneye de yansıdığını gösterdi. Paylaşımlarında derin dekolteli kıyafetler ve daha iddialı kombinler tercih eden Zara, bu değişimin bilinçli bir stil güncellemesi olduğunu ifade eden notlar düştü. Diyet süreci uzman eşliğinde yürütüldü Zara, kilo verme sürecini açıklarken “tek öğün, protein ve sebze ağırlıklı program” uyguladığını, yağ yakımına odaklandığını ve süreci uzman kontrolünde götürdüğünü söyledi. “Zayıflama iğnesi kullanmadım” vurgusu da paylaşımların dikkat çeken satır başlıkları arasında yer aldı. Yorum yağmuru beğeniyle eleştiriyi aynı çatı altında topladı Sosyal medya kullanıcıları ikiye bölündü. Bir kesim “yenilenen özgüven” ve “sağlıklı dönüşüm” vurgusuyla destek mesajları paylaşırken, diğer kesim “Eski Zara nerede?” ve “Bu kadar açılmak gerekli mi?” gibi yorumlarla değişimi sorguladı. Tartışma, kısa sürede trend başlıklar arasına girdi. Sanatçıdan mesaj: Dönüşüm bedende değil, sınırları aşmada Yakın çevresine göre Zara, yapılan yorumların farkında ve sahne stilini kişisel bir ifade alanı olarak görüyor. Fiziksel dönüşümün, sanatçının kendini ifade biçimindeki değişimle birlikte okunması gerektiğini düşünen Zara, eleştirilerin de sanat yolculuğunun parçası olduğunu dile getiriyor. Sosyal medyada yeni dönem Tartışmalar, ünlü isimlerin estetik ve tarz tercihleri üzerinden yürüyen “beden politikaları” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Zara’nın paylaşımı, yalnızca bir stile değil “dönüşüm” kavramına bakışı da gündeme taşıdı.

Mehmet Uçum: Terörsüz Türkiye bir sonuç değil,  başlangıçtır! Haber

Mehmet Uçum: Terörsüz Türkiye bir sonuç değil, başlangıçtır!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, pazar günleri düzenli olarak paylaştığı değerlendirme metinlerinin sonuncusunda Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefine giden süreci ayrıntılı bir çerçevede ele aldı. Resmî X hesabında yayımlanan yazı, hem sürecin kronolojisini ortaya koyması hem de yakın dönemde beklenen yeni hamleleri içermesi açısından dikkat çekici oldu. Uçum’un ifadesiyle bu süreç, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ve Devlet Bahçeli’nin cesur girişimleriyle bir devlet politikası olarak resmen başlatıldı.” “Geçiş süreci 1 Ekim 2024’te başladı” Uçum’un analizinde yer alan kronolojiye göre süreç, 1 Ekim 2024’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM açılış konuşmasıyla ve aynı gün Devlet Bahçeli’nin diyalog hamlesiyle resmen başladı. Bu tarih, devlet aklının çözüm iradesinde yeniden buluştuğu eşik olarak görülüyor. Ardından gelen en kritik kırılma noktası, 22 Ekim 2024’te Bahçeli’nin Öcalan’a yönelik “tarihi çağrısı” oldu. Uçum’a göre bu çağrı, “geçiş sürecinde ezber bozan ve sonraki adımları somutlaştıran büyük bir hamle” niteliği taşıyordu. Öcalan’ın çağrısı ve “fesih – silah bırakma” dönemeçleri Uçum’un vurguladığı en önemli aşamalardan biri, 27 Şubat 2025’te Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile terör örgütüne açık bir “fesih ve silah bırakma” yönlendirmesi yapmasıydı. Uçum bu çağrıda yer alan ideolojik dönüşüm mesajına özellikle dikkat çekiyor: “Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.” – Abdullah Öcalan Bu alıntı, örgütün tarihsel tezlerinden vazgeçtiğini, “devletle ve toplumla bütünleşmeyi” yeni hedef olarak belirlediğini ifade eden en net kırılma olarak sunuluyor. Milat niteliğinde tarihler Mehmet Uçum, yazısında geçiş sürecini olgunlaştıran kritik aşamaları tarih tarih sıralıyor: 12 Mayıs 2025: Fesih kararının resmen ilanı 11 Temmuz 2025: Sembolik silah yakma töreni 1 Ekim 2025: Erdoğan’ın “geçişin güvenceleri”ni açıkladığı TBMM konuşması 26 Ekim 2025: Münfesih örgütün geri çekilme kararını duyurması 30 Ekim 2025: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İmralı heyetini yeniden kabul etmesi Bu görüşmeye dair Erdoğan’ın sözleri Uçum’un yazısında özellikle öne çıkarılıyor: “Kendileriyle son derece yapıcı, verimli ve geleceğe dair umut verici bir görüşme gerçekleştirdik.” – Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’deki komisyon ve yeni aşama Uçum, sürecin artık yeni bir safhaya geçtiğini belirterek gözlerin TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”na çevrildiğini ifade ediyor. Komisyonun, dinleme faaliyetini tamamlamadan önce İmralı’da Öcalan’ı dinlemesinin beklendiğini yazıyor. Komisyonun hazırlayacağı iki olası rapor da yazıda netleşiyor: Geçiş Süreci Hukuku Raporu Demokrasiyi Geliştirme Perspektif Raporu Uçum, bu raporların ayrı veya birleşik şekilde yazılabileceğini ancak demokrasi başlığının işlenmemesi durumunda bunun “tarihi bir eksiklik” olacağını vurguluyor. “Terörsüz Türkiye sonuç değil, başlangıçtır” Mehmet Uçum’un yazısında en güçlü siyasi mesajlardan biri şu cümlede yer alıyor: “Terörsüz Türkiye bir sonuç değil, başlangıçtır.” Bu vurgu, sürecin yalnızca silahsızlanma ve fesihle sınırlı olmadığı; yeni siyasal, toplumsal ve bölgesel bir dönemi işaret ettiği şeklinde okunuyor. Uçum’a göre hem Türkiye içinde hem de bölgede yeni dengeler kurulacak ve bu sürecin ana aktörü artık TBMM olacaktır. Erdoğan’ın vizyonu ve “yeni dönem” mesajı Yazı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleriyle sonlanıyor ve bu sözler aynı zamanda sürecin devlet adına bağlayıcı çerçevesini oluşturuyor: “Hassas, yapıcı, kucaklayıcı bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Milletimizin ödediği bedellerin boşa gitmediği, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımızın ötesinde de barışın, güvenliğin, huzurun ve kardeşliğin egemen olduğu yeni bir dönemi mutlaka başlatacağız.” Uçum ise yazısını şu cümleyle noktalıyor: “Bu inanç ve güvenle başaracağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.