SON DAKİKA

#Yeni Parti

HABER DEĞER - Yeni Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeni Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özel Seçmeninde Büyük Çelişki: İsimlere Antipati, Yeni Oluşuma Destek! Haber

Özel Seçmeninde Büyük Çelişki: İsimlere Antipati, Yeni Oluşuma Destek!

1040 "Özgür Özel destekçisi" ile CATI yöntemiyle yapılan araştırmada, Cemal Enginyurt, Adnan Beker ve Ümit Dikbayır üçlüsünün seçmen nezdindeki yansımaları adeta bir turnusol kağıdı görevi gördü. Sonuçlar, seçmen kitlesindeki "ilkesel çelişkiyi" tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İsimlere Karşı "Zararlı" Damgası Araştırmanın ilk ayağında katılımcılara bu üç ismin partiye fayda sağlayıp sağlamadığı soruldu. Veriler, seçmenin bu isimlere bakışının oldukça mesafeli olduğunu kanıtlıyor: Özgür Özel destekçilerinin %79'u bu isimlerin partiye "zararlı" olduğunu düşünürken, sadece %21'lik bir kesim bu isimleri "faydalı" buluyor. Seçmenin büyük çoğunluğu, söz konusu siyasi aktörlerin partiye bir katma değer katmayacağı görüşünde adeta birleşiyor! "Antipati" Şampiyonu Belli Oldu Araştırmada bir de "en antipatik gelen isim" sorgulandı. Seçmenlerin gönlünde yer edemeyen bu isimler arasında zirveyi %48 ile Cemal Enginyurt çekerken, onu %31 ile Adnan Beker ve %21 ile Ümit Dikbayır takip ediyor. İsimlerin partiye etkisine yönelik antipati oranları: Büyük Çelişki: "Zararlı" Ama "Desteklerim" Anketin belki de en şaşırtıcı ve tartışma yaratacak kısmı ise "yeni parti senaryosu" oldu! Katılımcılara, "Cemal Enginyurt, Adnan Beker ve Ümit Dikbayır kurulması olası yeni partide bulunurlarsa destek verir misiniz?" sorusu yöneltildi. İşte tam bu noktada oldukça şaşırtan bir tablo ortaya çıktı: %79'luk "zararlı" algısına rağmen, katılımcıların %52'si olası bir yeni oluşuma "Evet, desteklerim" yanıtını verdi. Seçmen Aidiyetle mi Hareket Ediyor? Bu devasa çelişki "ilkesel bir kırılma" olarak nitelendiriliyor. Verilerin Özgür Özel destekçilerinin liyakat veya kişisel özelliklerden ziyade, "parti aidiyeti" odaklı bir refleksle hareket ettiğini gösterdiğini belirtiliyor. Seçmenlerin, isimlere yönelik kişisel itirazlarını bir kenara bırakıp, "oluşuma duyulan aidiyetle" hareket etmesi, siyasetin yeni dönemindeki en büyük sürprizlerden biri olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’de Kurultay takvimi şekilleniyor: Gözler Eylül ayında Haber

CHP’de Kurultay takvimi şekilleniyor: Gözler Eylül ayında

İstinaf Mahkemesi’nin tedbir kararı sonrası olağanüstü kurultay ihtimalinin zorlaşması üzerine, parti içinde "delege yapısını yenileme" hedefiyle olağan kongre takviminin startı veriliyor. Eylül ayında başlıyor, baharda tamamlanıyor Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın kanat, delegasyonun yeniden belirlenmesi amacıyla olağan kurultay sürecini başlatmaya hazırlanıyor. Parti kurmaylarının paylaştığı bilgilere göre, mahalle delege seçimlerinin eylül ayında başlaması, ardından ilçe ve il kongrelerinin tamamlanması planlanıyor. Sürecin gelecek yılın ilkbahar aylarına kadar yayılması öngörülürken, bu dönem boyunca devam eden mahkeme süreçleri de yakından takip edilecek. İhraç tartışmaları ve "mutlak butlan" süreci CHP’deki hukuki tartışmaların merkezinde, 38. Olağan Kurultay’ın "mutlak butlan" (yok hükmünde) gerekçesiyle iptali talebi yer alıyor. Mevcut yönetim sürecin hukuka uygun olduğunu savunurken, muhalif kanat mahkemeden çıkacak olası bir iptal kararının yönetimi eski yapıya döndürebileceğini öne sürüyor. Bu gerilimli süreçte, parti içindeki ayrışmanın derinleştiği ve il-ilçe örgütleri ile milletvekilleri nezdinde ihraç süreçlerinin devam edebileceği konuşuluyor. Siyasi kulislerde "yeni parti" senaryosu Parti içindeki bu belirsizlik ortamı, "yeni parti" iddialarını da gündemde tutuyor. Özgür Özel ve yakın ekibinin, süreçte yaşanabilecek olası bir tıkanıklıkta CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi oluşuma yönelebileceği iddiası kulislerde sıkça dile getiriliyor. Özel’e yakın kaynaklar; çok sayıda milletvekili ve belediye başkanının bu olasılığa hazır olduğunu savunurken, CHP yönetiminde ise henüz resmi bir bölünme ya da ayrılma sinyali bulunmuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP Genel Merkezinde Aslında Ne Yaşandı? Haber

CHP Genel Merkezinde Aslında Ne Yaşandı?

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 21 Mayıs günü açıklanan Mutlak Butlan kararı, Söğütözü’ndeki genel merkez binasında tansiyonun yükselmesine neden oldu. Pazar günü olayların bizzat tanığı olan Mehmet Anıl Korkmaz, yaşananların bir "algı yönetimi" üzerinden kamuoyuna yanlış aktarıldığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun "suhuletle devir teslim" talep etmesine rağmen sürecin kaosa sürüklendiğini belirten Korkmaz, özellikle bina önündeki kalabalığın kimliği ve içeride yaşanan hakaretler konusunda çok konuşulacak iddialar gündeme getirdi. "Genel merkez önündekiler partili değil miydi?" Özgür Özel yönetiminin, genel merkez önünde toplanan kalabalığı "partili olmayan yabancı unsurlar" ve "mafyatik tipler" olarak nitelendirmesine sert tepki gösteren Korkmaz, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirtti. Korkmaz, alandaki profili şu sözlerle anlattı: "Partili olmayan tiplerden bir tanesi 15 yıllık CHP üyesi çıktı. Kırkpınar güreşlerinde şampiyonluk yapmış olan bir güreşçi ve CHP'li. Bu beyefendiyle alakalı 'mafyatik bir tip getirdiler' dediler" Korkmaz, kapı önünde bekleyenlerin aslında mevcut yönetim tarafından dışlanan "gerçek CHP’liler" olduğunu vurgulayarak, "Özgür Özel yönetimi bu süreçte kaç tane CHP'liyi ihraç ettiyse, partiden çıkarttıysa onlar oraya gelmişlerdi. Özgür Özel'in görev vermediği, parti teşkilatlarının dışında tuttuğu kişiler oradaydı" dedi. Alanda tanıştığı emektarlardan örnekler veren Korkmaz, "Türkiye'nin en uzun adalet yürüyüşünü yapmış, Kemal Bey ile beraber 450 kilometre yol yürümüş Bornova Teşkilatı'nın efsanevi başkanları oradaydı. Şişli örgütünde yıllarca babadan hizmet etmiş fakat son süreçte partiye sokulmaz olmuş emektarlar oradaydı" ifadelerini kullandı. Korkmaz, asıl çarpıcı durumun mevcut milletvekillerinin binaya alınmaması olduğunu belirterek, "Müslüm Sarı oradaydı, Orhan Sarıbal oradaydı. Mevcut vekillerden birkaçı oradaydı. CHP'nin milletvekilleri dün CHP parti binasına sokulmadı" dedi. Buna karşılık bina içerisinde "nispet yapar gibi" bekletilen gruplar olduğunu iddia eden Korkmaz, asıl yabancılaşmanın içeride yaşandığını savundu: "Belediye işçileri parti binasının içerisindeydi ve bahçedeydi. Bunlar Kemal Kılıçdaroğlu'na, ailesine ve şahsına yönelik insan onuruna yakışmayan galis küfürler ediyorlardı". Korkmaz, partinin öz evlatlarının kapı dışarı edildiği bir ortamda, Ekrem İmamoğlu’nun ve ona yakın isimlerin yanında yer almayan herkesin "partili değil" damgasıyla dışlandığını iddia etti. "Heyetler arası görüşme neden gerçekleşmedi?" Kamuoyuna yansıyan "saat 14.00’te heyetler görüşecek" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını savunan Mehmet Anıl Korkmaz, bu durumun bir zaman kazanma stratejisi olduğunu öne sürdü. Görüşme iddiasının ortaya atıldığı sırada binanın karşısında CHP milletvekili Orhan Sarıbal ile birlikte olduğunu belirten Korkmaz, basında Sarıbal’ın da heyette yer aldığına dair haberler geçmesi üzerine aralarında geçen diyaloğu şu sözlerle aktardı: "Orhan Bey'e döndüm, 'Hayırlı olsun, ikide toplantımız varmış' dedim. Herkes kahkaha attı. Sarıbal yanımda ve böyle bir görüşmeden haberi dahi olmadığını, bunun mümkün olmadığını söyledi." Korkmaz, bu asılsız haberlerin genel merkezi boşaltmamak ve kalabalık toplamak amacıyla kurgulandığını iddia ederek, "Bu görüşme hikayesi tamamen CHP genel merkez trollerinin uydurması ve basını kullanmasıydı; öyle bir durum söz konusu bile değildi" dedi. Görüşme beklentisi sürerken bina içerisinde büyük bir kaosun hakim olduğunu belirten Korkmaz, mülkiyeti kamuya ait olan bilgisayarların camlardan aşağı fırlatıldığına şahit olduklarını da sözlerine ekledi. Polis müdahalesi ve barikat krizinin gerçek yüzü Korkmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi Murat Emir’in İçişleri Bakanı ile görüşmesinin ardından yaptığı "müdahaleyi tasvip etmiyoruz" açıklamasının gerçeği tam olarak yansıtmadığını ve bir algı çalışması olduğunu ileri sürdü. Müdahale sırasında TOMA ve biber gazı kullanıldığı iddialarına değinen Korkmaz, asıl gerginliğin bina içerisinden polise yönelik yapılan tahrik edici eylemlerle tırmandığını belirtti. İcra memurlarının içeri alınmayarak kapı kapı dolaştırıldığını söyleyen Korkmaz, sürecin uzatılmaya çalışıldığını ifade ederek, "Dünkü yönetilemeyen krizin kaynağı Ekrem İmamoğlu'dur; talimatlar Silivri’den avukatlar aracılığıyla geliyor, o talimatlara göre hareket ediliyordu" dedi.Binanın girişine kurulan barikatların detaylarını anlatan Korkmaz, içerideki manzara karşısında üzüntü duyduğunu belirterek, "Ne kadar bank, sandalye, masa varsa merdivenlerin arkasına yığmışlar. En acısı da o emek verilen çiçek saksılarını devirip kırıp bariyer yapmışlar; polise mi direneceksiniz?" ifadelerini kullandı. Çevik kuvvet ekiplerinin merdivenlerden çıkışı esnasında üzerlerine meşrubat kutuları atıldığını ve yangın tüplerinin sıkıldığını vurgulayan Korkmaz, süreci şu sözlerle anlattı: "Silivri'den gelen talimatla yangın tüplerini polise karşı patlattılar, içeriden beyaz dumanlar yükseliyordu. Polis ise tüm bunlara rağmen gayet sakin ve profesyonel davrandı". Özgür Özel’in tebligatı yırtma sahnesini de bir "şov" olarak nitelendiren Korkmaz, polisin Özel’e ve ekibine son açıklamalarını yapabilmeleri için fazlasıyla yardımcı olduğunu ve alanı boşalttığını sözlerine ekledi. Yeni parti sinyalleri Özgür Özel’in genel merkezden tahliye edilmesinin ardından bir TOMA’nın üzerine çıkarak TBMM’ye doğru gerçekleştirdiği yürüyüş, Ankara kulislerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bu anları değerlendiren Siyaset Bilimci Mehmet Anıl Korkmaz, yaşananların yeni bir parti kurma hazırlığına işaret ettiğini belirterek, "TOMA’ya çıkmak Türkiye’de parti kurma alametidir; eğer oraya çıkmasaydı belki kurmazlardı demezdim ama bu görüntü net bir mesajdır" dedi. Yürüyüşün iddia edildiği gibi o anlık bir tepkiyle değil, emniyet güçlerinin koruması altında ve önceden belirlenen bir güzergâh üzerinden yapıldığını ifade eden Korkmaz, sürecin tamamen kurgusal bir zeminde ilerlediğini savundu. Parti içerisindeki makam odalarının isimlerinin "Grup Başkanı" olarak değiştirilmesini eleştiren Korkmaz, mevcut yönetimin hukuki yetkilerini kaybettiğini ancak "odaya çökerek" durumu çocuk oyununa çevirdiğini iddia etti. Korkmaz, olası bir yeni parti kuruluşunun CHP için bir fırsat olabileceğini dile getirerek, "CHP’nin gerçekten bir arınmaya ihtiyacı var; parti kurarlarsa bu arınma daha kolay gerçekleşir ve CHP ruhuna aykırı hareket edenler o partiye giderler" ifadelerini kullandı. Ayrıca partinin mali yönetimindeki şaibelere dikkat çeken Korkmaz, Ocak ayındaki 1,5 milyar liralık hazine yardımının ve sosyal medya trolleri ile bazı televizyon kanallarına aktarıldığı iddia edilen milyonların hesabının hukuk önünde sorulacağını vurguladı,. Alaattin Aldemir ile paylaşılan fotoğraf neden tepki çekti? Programın son bölümünde, Korkmaz’ın sosyal medya hesabından eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Alaattin Aldemir ile paylaştığı fotoğrafın yarattığı tepkiler ele alındı. Aldemir’e duyduğu saygıyı dile getiren Korkmaz, "Sayın Alaattin Aldemir çok kıymetli bir büyüğümdür; biz bir terbiyeyle büyüdük ve insanlığından ötürü kendisi saygı duyduğum bir isimdir" dedi. Fotoğrafın genel merkez önünde, Kılıçdaroğlu’na destek amacıyla bir araya geldikleri sırada çekildiğini belirten Korkmaz, gelen tepkilerin ardında organize bir yapı olduğunu savundu. Tepkilerin kaynağını "trol operasyonları" ve yerel seçim sürecindeki kutuplaşmalara bağlayan Korkmaz, beklemediği isimlerden gelen eleştirilere dair şu sert ifadeleri kullandı: "Troller işin içindeydi ama hiç ummadığım şahıslar da tepki mesajı yazdı; ben bunların tamamının yerel seçimlerde neler yaptıklarına, nasıl hizibe giriştiklerine birebir şahidim". Eleştiri yapan bazı kesimlerin "satın alınmış" olabileceğini iddia eden Korkmaz, "Demek ki 20-30 yıllık CHP'liyim diyen kişiler de şu hengamede bir hülyaya kapılmışlar ve satın alınmışlar diye düşünüyorum" diyerek tepkisini dile getirdi. Korkmaz, tepki gösterenlerin aslında partideki etik dışı durumlara göz yumduğunu ileri sürerek eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Bunlar hırsızların, ahlaksızlıkların, beş sevgilisini beş ayrı CHP belediyesine işe sokanların yanında olmaz diye düşünüyordum. Hazine yardımını iç etmeye karşı alkış tutmazlar sanıyordum ama demek ki olabiliyormuş". Yaşanan tüm bu gerginliklere rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’nun "helalleşme" vizyonunu örnek aldıklarını belirten Korkmaz, "Kemal Bey'den affetmeyi öğrendik, bu tarz basit şeyleri artık içimize sindiriyoruz ve yok sayabiliyoruz" dedi. Yayının sonunda genel bir sağduyu çağrısında bulunan Korkmaz, günlük siyasetin kalıcı dostluklara zarar vermemesi gerektiğini vurgulayarak, "Siyaset içinde kimse kimseyi kırmasın; bugün kırdıklarınızla yarın bayramlaşacaksınız. Önümüz bayram; aynı yerde saf tutacağınız insanlara karşı gündelik siyaseti sokarak dönüşü olmayan yaralar açmayın" ifadeleriyle yayını noktaladı. Siyaset Bilimci Mehmet Anıl Korkmaz’ın açıklamalarının ve analizlerinin tamamına HaberDeğer farkıyla buradan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/live/bWzJbZQ02hM?si=d5MyJUNsxWEILXEN haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bülent Arınç’tan dikkat çeken çıkış: “Ayrı parti kurmam” Haber

Bülent Arınç’tan dikkat çeken çıkış: “Ayrı parti kurmam”

Suriçi Grubu’nun “Siyaset, ekonomi, medeniyet buluşmaları” kapsamında düzenlediği toplantıya katılan eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. AKP’ye yönelik eleştirileri ve “yeni parti” iddiaları hakkında konuşan Arınç, bu yöndeki tartışmalara kesin bir dille yanıt verdi. “Ayrı parti kurup partime taarruz edemem” Kendisinin partinin kurucularından olduğunu vurgulayan Bülent Arınç, “Ben bu evin sahibiyim, partinin kurucusuyum. Ben muhalif olmam ama eleştiririm” dedi. Daha önce de siyasi liderleri eleştirdiğini belirten Arınç, “Ayrı parti kurup partime taarruz edemem. Troller, troliçeler ne derlerse desinler” ifadelerini kullandı. RTÜK eleştirisi: İdeolojik bir yapıya dönüştü Görevde olduğu dönemde alınan kararları da hatırlatan Arınç, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) geçmişte muhalefetin de desteğiyle oy birliğiyle kararlar aldığını söyledi. Ancak bugün gelinen noktada kurumun ideolojik bir yapıya dönüştüğünü savundu. Ayrıca, bir yerel seçim öncesinde TRT’de uzun süreli yayınlanan propaganda içeriklerine müdahale ettiğini anlatan Arınç, gelen şikayetler üzerine bu uygulamanın sonlandırıldığını ifade etti. Tutuklamalara tepki Bülent Arınç, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında yapılan tutuklamalara da tepki gösterdi. Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık üzerinden değerlendirmede bulunan Arınç, sağlık sorunlarına rağmen tutuksuz yargılama yapılmamasını eleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HD STRATEJİ ANKARA SEÇİM ANALİZİ: DİP DALGA EFSANESİ DOĞRU OLABİLİR Mİ? Haber

HD STRATEJİ ANKARA SEÇİM ANALİZİ: DİP DALGA EFSANESİ DOĞRU OLABİLİR Mİ?

Ankara’da siyaset dengesi değişiyor: Yeni aktör %15 ile sahneye çıktı HD STRATEJİ’nin Ankara genelinde CATI yöntemiyle yaptığı 4000 kişilik kapsamlı anket çalışması, başkentteki siyasi tabloyu belirgin biçimde değiştiren sonuçlar ortaya koydu. Anketin genel seçim anketi olmasına rağmen ortaya çıkan sonuç ANAHTAR PARTİ’nin beklenmedik yükselişini gözler önüne serdi. Araştırmaya göre AKP ile CHP %28’de başa baş kalırken, yeni parti %15 oy oranına ulaşarak özellikle sağ-milliyetçi tabanda sert bir çözülme olduğunu gösterdi. ANAHTAR PARTİ’nin yükselişi sağ bloktaki çözülmenin merkezinde yer alıyor Ankara genelinde ANAHTAR PARTİ’nin %15’e ulaşması, AKP’den 5 puan, İYİ Parti’den 7 puanlık oy kaymasıyla açıklanıyor. AKP’nin %28’e gerilemesi, özellikle muhafazakâr çevre ilçelerdeki kayıpla bağlantılı. CHP ise oy oranını koruyan tek büyük parti konumunda. Öne çıkan oranlar: AKP: %28 (–5) CHP: %28 (±0) ANAHTAR PARTİ: %15 (Yeni) İYİ Parti: %5 (–7) MHP: %5 (–3) HDP/Yeşil Sol: %5 (±0) Sincan ve Keçiören’deki sıçrama “dip dalga” iddialarını güçlendiriyor İlçe bazlı ölçümlerde ANAHTAR PARTİ’nin en çarpıcı çıkışı, muhafazakâr tabanın güçlü olduğu SİNCAN ve KEÇİÖREN’de gerçekleşti. Sincan: %25 Bu oran, AKP’nin en sert oy kaybının burada yaşandığını ve yeni partinin muhafazakâr seçmen tarafından hızla benimsendiğini gösteriyor. Keçiören: %20 Metropol ölçeğinde güçlü bir sağ seçmenin bulunduğu ilçede %20’ye ulaşması, partiyi Ankara’nın kilit aktörlerinden biri haline getiriyor. İlçe ilçe detaylı tablo: 25 ilçede görünür bir yayılım Anket sonuçları, ANAHTAR PARTİ’nin yalnızca birkaç ilçede değil, Ankara’nın tamamında ölçülebilir bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Ana ilçeler: Sincan: %25 – Muhafazakâr tabanda kopuşun merkezi. Keçiören: %20 – Sağ seçmenin metropol desteği. Mamak: %18 – Karma seçmen yapısında yüksek karşılık. Etimesgut: %16 – Milliyetçi–merkez sağ tabanda güçlü karşılık. Yenimahalle: %12 – CHP kalesinde dikkat çekici varlık. Altındağ: %10 – Çekirdek muhafazakâr bölgede çift haneli destek. Gölbaşı: %10 – Çevre ilçelerde başlangıç düzeyi etki. Pursaklar: %9 – AKP’nin güçlü olduğu alanda sınırlı kırılma. Çankaya: %8 – Kentsel-seküler tabanda düşük teveccüh. Tüm çevre ilçeler (ortalama %15): Akyurt, Polatlı, Ayaş, Bala, Çubuk, Elmadağ, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Şereflikoçhisar — Bu ilçelerde destek Ankara genel ortalamasıyla uyumlu bir şekilde %15 civarında seyrediyor. Bu geniş yayılım, ANAHTAR PARTİ’nin yalnızca “tepkisel” değil, coğrafi olarak dengeli bir yükseliş yaşadığını gösteriyor. Ankara’da meclis dengeleri yeniden yazılabilir HD STRATEJİ'nin değerlendirmesine göre %15’lik yeni bir güç, Ankara’da yalnızca oy dağılımını değil, milletvekili dağılımını ve parti stratejilerini de kökten değiştirebilir. Anket, ANAHTAR PARTİ’nin özellikle metropol çevresi ilçelerinde milliyetçi-muhafazakâr oyu mobilize ettiğini, bunun da başkent siyasetinde denge bozucu bir etki yarattığını gösteriyor. İttifak senaryoları başkentin kaderini değiştirebilir HD STRATEJİ, 2026’nın ilk haftasında yayınlanacak ittifak simülasyonlarında ANAHTAR PARTİ’nin farklı partilerle yapacağı işbirliklerinin Ankara’da sürpriz sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. “Dip dalga” yalnızca bir ihtimal değil, ölçülmüş bir veri olabilir Sincan ve Keçiören’deki sert yükseliş, Yenimahalle’deki görünürlük ve çevre ilçelerdeki istikrarlı oy oranları, Ankara’da sessiz fakat hızlı büyüyen bir seçmen hareketinin doğduğunu gösteriyor. Bu bulgular, başkentte siyasal iklimin yeniden şekilmeye başladığına işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.