SON DAKİKA

#Yenilenebilir Enerji

HABER DEĞER - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa’nın en kirli havası Türkiye’de mi: Liste gündem yarattı Haber

Avrupa’nın en kirli havası Türkiye’de mi: Liste gündem yarattı

2025 yılına ait Dünya Hava Kalitesi Raporu, Avrupa’daki hava kirliliği tablosunu yeniden gündeme taşıdı. IQAir tarafından yayımlanan verilerde, Avrupa’nın en kirli 10 kentinin 5’inin Türkiye’de yer aldığı ortaya kondu. Araştırma, 43 ülkeden 2 bini aşkın kentin hava kalitesi verileri üzerinden hazırlandı. Türkiye listede üst sıralarda yer aldı Rapora göre Türkiye’den Iğdır, metreküp başına 64,4 mikrogram PM2.5 değeriyle Avrupa’nın en kirli havasına sahip kenti oldu. İzmir Buca ikinci sırada yer alırken, Gödekli dördüncü, Konya altıncı ve Düzce sekizinci sırada listede yer buldu. Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye’de özellikle büyükşehirler ve sanayi bölgelerinde hava kirliliğinin ciddi bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Kirliliğin temel nedenleri açıklandı Araştırmada hava kirliliğinin başlıca nedenleri arasında fosil yakıt kullanımı, yoğun trafik, sanayi emisyonları ve meteorolojik koşullar öne çıktı. Özellikle kirleticilerin atmosferde dağılmasını engelleyen hava koşullarının, kirliliği yer seviyesinde tutarak etkisini artırdığı vurgulandı. Avrupa genelinde tablo alarm veriyor Raporda yalnızca 104 Avrupa kentinin Dünya Sağlık Örgütü’nün güvenli PM2.5 sınırının altında kaldığı belirtildi. Bu sınırın metreküp başına 5 mikrogram olduğu hatırlatılırken, birçok ülkenin bu değerin oldukça üzerinde kaldığı ifade edildi. Bosna Hersek, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Türkiye gibi ülkeler, yüksek kirlilik oranlarıyla öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. En temiz hava kuzey ülkelerinde Öte yandan Avrupa’nın en temiz havasına sahip kentlerinin büyük bölümünün Finlandiya’da bulunduğu kaydedildi. Utö, Muonio ve Kittilä gibi kentler düşük kirlilik seviyeleriyle dikkat çekerken, bu durumun sıkı çevre politikaları, düşük nüfus yoğunluğu ve yenilenebilir enerji kullanımıyla ilişkili olduğu belirtildi. Sağlık açısından ciddi risk uyarısı Uzmanlar, PM2.5 olarak adlandırılan ince partiküllerin solunum yoluyla akciğerlere ulaşıp kana karışabildiğini belirterek, uzun vadede kalp-damar hastalıkları ve solunum rahatsızlıkları riskini artırdığı uyarısında bulunuyor. Yüksek kirliliğe maruz kalan yurttaşların, hava kalitesi uygulamalarını takip etmesi, kapalı alanlarda kalması ve gerekli durumlarda koruyucu ekipman kullanması öneriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

IPARD III’te yeni takvim açıklandı: Kırsala 241 milyon avroluk dev hibe Haber

IPARD III’te yeni takvim açıklandı: Kırsala 241 milyon avroluk dev hibe

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Avrupa Birliği tarafından finanse edilen IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. 241 milyon avroluk hibe desteğiyle kırsalda yaklaşık 400 milyon avroluk yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından uygulanan ve Avrupa Birliği ile ortak finanse edilen IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. Takvim kapsamında toplam 241 milyon avro hibe desteği sağlanacak ve kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulamaya alınan IPARD III Programı ile başvuru süreçlerini hızlandırmak ve girişimcilere kolaylık sağlamak amacıyla yıllık çağrı takvimi uygulamasının sürdürüldüğünü belirtti. Yumaklı, 2026 yılında açılacak çağrı dönemleri sayesinde kırsal alanlarda önemli yatırımların hayata geçirilmesinin ve binlerce kişiye yeni istihdam oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti. DÖRT FARKLI BAŞLIKTA DESTEK Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan takvime göre Nisan ayında 25 milyon avro bütçeli “Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme”, mayıs ayında 30 milyon avro bütçeli “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar” çağrıları yayımlanacak. Haziran ayında 30 milyon avro bütçeli “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar” tedbiri için ilana çıkılacak. Temmuz ayında ise Avrupa Komisyonu’ndan yetki devrinin ardından ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin yararlanabileceği 156 milyon avro bütçeli “Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları” çağrısı yayımlanacak. Program kapsamında desteklenen projelerin bütçesi 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişirken, yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği sağlanacak. Özellikle içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsal altyapıyı güçlendirecek projeler desteklenecek. KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE DESTEK TKDK tarafından 2011’den bu yana uygulanan IPARD programları kapsamında bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar TL hibe desteği verildiğini belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu desteklerle yaklaşık 273 milyar TL yatırımın ülke ekonomisine kazandırıldığını ve 107 binden fazla kişiye istihdam sağlandığını ifade etti. Kırsal kalkınmada kadınlar ve gençlerin önemli rol oynadığını vurgulayan Bakan Yumaklı, proje değerlendirmelerinde kadın ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek puan ve ilave hibe oranları verildiğini belirtti. Bu kapsamda bugüne kadar 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar TL, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar TL hibe desteği sağlandığını aktardı. Bakan Yumaklı, 2026 yılı için açıklanan IPARD III çağrı takviminin yatırımcılar ve tarım sektörü için hayırlı olmasını diledi.

Resmî Gazete’de Diyarbakır kararı: 5 mahalle için acele kamulaştırma Haber

Resmî Gazete’de Diyarbakır kararı: 5 mahalle için acele kamulaştırma

Diyarbakır ve çevresinde enerji iletim kapasitesini artırmaya yönelik önemli bir karar Resmî Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Kararı ile “Diyarbakır–Lice Enerji İletim Hattı Projesi” kapsamında belirlenen güzergâhta bulunan taşınmazlar için acele kamulaştırma süreci başlatıldı. Projenin yürütülmesi için Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) Genel Müdürlüğü yetkilendirildi. Enerji hattı için acele kamulaştırma kararı alındı Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda Diyarbakır’ın bazı mahallelerinde enerji iletim hattı kurulması planlanıyor. Proje kapsamında hattın geçeceği güzergâhta bulunan taşınmazların hızlı şekilde kamulaştırılması için acele kamulaştırma yöntemi uygulanacak. Bu adımın bölgedeki enerji iletim kapasitesini artırmayı ve elektrik altyapısını güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor. Beş mahalledeki taşınmazlar projeye dahil edildi Enerji iletim hattının geçeceği güzergâhta Diyarbakır’ın Duruköy, Daralan, Dernek, Delvan ve Karahasan mahallelerinde bulunan bazı taşınmazlar kamulaştırma kapsamına alındı. Karar doğrultusunda söz konusu taşınmazların kamulaştırılması ve proje çalışmalarının yürütülmesi için TEİAŞ Genel Müdürlüğü görevlendirildi. Enerji arz güvenliği hedefleniyor Yetkililere göre proje, bölgedeki enerji arz güvenliğini güçlendirmeyi ve elektrik iletim altyapısını daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyor. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik şebekesine entegrasyonunun hızlandırılması da projenin hedefleri arasında yer alıyor. Enerji iletim hattı projesinin tamamlanmasıyla Diyarbakır ve çevresinde enerji dağıtım kapasitesinin artırılması planlanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan kritik mesaj: Bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz Haber

Erdoğan’dan kritik mesaj: Bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinin ardından gazetecilere yaptığı değerlendirmede, bölgedeki gerilimin çatışmaya dönüşmemesi için yoğun diplomasi yürüttüklerini belirtti. Erdoğan, “Amerika ve İran arasındaki gerilimin yeni bir kaosa sürüklenmeden düşürülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İran’a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu muhataplarımıza ilettik” dedi. Diplomasi vurgusu: “Çözüm müzakereyle mümkün” Tarafların diplomasiye alan açmak istediğini gördüğünü ifade eden Erdoğan, sorunların çözüm yolunun çatışma değil uzlaşma olduğunu söyledi. Liderler düzeyinde yapılacak görüşmelerin faydalı olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı, askeri gerilimin arttığı bir dönemde müzakere masasının kurulmasının önemine dikkat çekti. Suudi Arabistan ve Mısır’la stratejik temaslar Erdoğan, Riyad ve Kahire’de yapılan görüşmelerde ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını, çok sayıda anlaşma ve ortak bildiriye imza atıldığını açıkladı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır’ın bölgesel konularda yakın diyalog içinde olduğunu belirten Erdoğan, Gazze başta olmak üzere birçok başlıkta iş birliğinin sürdüğünü ifade etti. Enerjide dev yatırım planı Ziyaret kapsamında yenilenebilir enerji alanında önemli bir anlaşma imzalandığını duyuran Erdoğan, Suudi Arabistan şirketlerinin Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri kuracağını söyledi. İlk etapta Sivas ve Karaman’da kurulacak santrallerin yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması hedefleniyor. Savunma sanayiinde iş birliği mesajı Türkiye’nin yerli muharip uçağı KAAN’a uluslararası ilginin arttığını belirten Erdoğan, Suudi Arabistan ile savunma sanayii alanındaki ortak yatırımların her an hayata geçirilebileceğini dile getirdi. KAAN’ın Türkiye’nin mühendislik kapasitesinin ve bağımsız savunma iradesinin sembolü olduğunu vurguladı. Gazze için kalıcı barış çağrısı Gazze’de ateşkes, insani yardım ve sivillerin korunması için çabaların sürdüğünü belirten Erdoğan, Türkiye’nin Filistinlilerin “onurlu bir geleceğe” kavuşması için aktif rol üstleneceğini söyledi. İsrail’in saldırılarının kabul edilemez olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumu ateşkese uyum konusunda baskı yapmaya çağırdı. Suriye mesajı: “Tek ve bütün bir yapıdan yanayız” Suriye’nin kuzeyinde istikrarın Türkiye için doğrudan önem taşıdığını belirten Erdoğan, ülkenin “tek devlet, tek ordu” anlayışıyla bütünleşmesini istediklerini söyledi. Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bölgesel istikrarla güçleneceğini ifade etti. Deprem konutları ve muhalefete eleştiri Asrın felaketinin üçüncü yıl dönümü yaklaşırken yapılan çalışmalara değinen Erdoğan, 455 bin konutun teslim edilmesinin büyük bir başarı olduğunu belirtti. Muhalefeti yapılanları görmezden gelmekle eleştiren Cumhurbaşkanı, deprem bölgesinin yeniden inşasında önemli mesafe kat edildiğini söyledi. Su uyarısı: “Su zengini bir ülke değiliz” Türkiye’nin su stresi yaşayan bir ülke olduğuna dikkat çeken Erdoğan, tasarrufun önemine vurgu yaptı. Devlet Su İşleri ile belediyelerin su temini konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirten Cumhurbaşkanı, kaynakların korunmasının hayati olduğunu ifade etti. Belediyeler için reform sinyali 2026’yı reform yılı olarak tanımlayan Erdoğan, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yapının modernize edilmesi gerektiğini söyledi. Mali disiplinin artırılacağı, şeffaf ve hizmet odaklı bir belediyecilik sisteminin hedeflendiğini belirtti. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan kritik mesaj: Bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz Haber

Erdoğan’dan kritik mesaj: Bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinin ardından gazetecilere yaptığı değerlendirmede, bölgedeki gerilimin çatışmaya dönüşmemesi için yoğun diplomasi yürüttüklerini belirtti. Erdoğan, “Amerika ve İran arasındaki gerilimin yeni bir kaosa sürüklenmeden düşürülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İran’a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu muhataplarımıza ilettik” dedi. Diplomasi vurgusu: “Çözüm müzakereyle mümkün” Tarafların diplomasiye alan açmak istediğini gördüğünü ifade eden Erdoğan, sorunların çözüm yolunun çatışma değil uzlaşma olduğunu söyledi. Liderler düzeyinde yapılacak görüşmelerin faydalı olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı, askeri gerilimin arttığı bir dönemde müzakere masasının kurulmasının önemine dikkat çekti. Suudi Arabistan ve Mısır’la stratejik temaslar Erdoğan, Riyad ve Kahire’de yapılan görüşmelerde ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını, çok sayıda anlaşma ve ortak bildiriye imza atıldığını açıkladı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır’ın bölgesel konularda yakın diyalog içinde olduğunu belirten Erdoğan, Gazze başta olmak üzere birçok başlıkta iş birliğinin sürdüğünü ifade etti. Enerjide dev yatırım planı Ziyaret kapsamında yenilenebilir enerji alanında önemli bir anlaşma imzalandığını duyuran Erdoğan, Suudi Arabistan şirketlerinin Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri kuracağını söyledi. İlk etapta Sivas ve Karaman’da kurulacak santrallerin yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması hedefleniyor. Savunma sanayiinde iş birliği mesajı Türkiye’nin yerli muharip uçağı KAAN’a uluslararası ilginin arttığını belirten Erdoğan, Suudi Arabistan ile savunma sanayii alanındaki ortak yatırımların her an hayata geçirilebileceğini dile getirdi. KAAN’ın Türkiye’nin mühendislik kapasitesinin ve bağımsız savunma iradesinin sembolü olduğunu vurguladı. Gazze için kalıcı barış çağrısı Gazze’de ateşkes, insani yardım ve sivillerin korunması için çabaların sürdüğünü belirten Erdoğan, Türkiye’nin Filistinlilerin “onurlu bir geleceğe” kavuşması için aktif rol üstleneceğini söyledi. İsrail’in saldırılarının kabul edilemez olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumu ateşkese uyum konusunda baskı yapmaya çağırdı. Suriye mesajı: “Tek ve bütün bir yapıdan yanayız” Suriye’nin kuzeyinde istikrarın Türkiye için doğrudan önem taşıdığını belirten Erdoğan, ülkenin “tek devlet, tek ordu” anlayışıyla bütünleşmesini istediklerini söyledi. Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bölgesel istikrarla güçleneceğini ifade etti. Deprem konutları ve muhalefete eleştiri Asrın felaketinin üçüncü yıl dönümü yaklaşırken yapılan çalışmalara değinen Erdoğan, 455 bin konutun teslim edilmesinin büyük bir başarı olduğunu belirtti. Muhalefeti yapılanları görmezden gelmekle eleştiren Cumhurbaşkanı, deprem bölgesinin yeniden inşasında önemli mesafe kat edildiğini söyledi. Su uyarısı: “Su zengini bir ülke değiliz” Türkiye’nin su stresi yaşayan bir ülke olduğuna dikkat çeken Erdoğan, tasarrufun önemine vurgu yaptı. Devlet Su İşleri ile belediyelerin su temini konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirten Cumhurbaşkanı, kaynakların korunmasının hayati olduğunu ifade etti. Belediyeler için reform sinyali 2026’yı reform yılı olarak tanımlayan Erdoğan, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yapının modernize edilmesi gerektiğini söyledi. Mali disiplinin artırılacağı, şeffaf ve hizmet odaklı bir belediyecilik sisteminin hedeflendiğini belirtti. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dış finansmanda rekor: 16,5 milyar dolar tek yılda bulundu Haber

Dış finansmanda rekor: 16,5 milyar dolar tek yılda bulundu

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2025 yılı içinde sağlanan uygun koşullu ve uzun vadeli dış finansmanın 16,5 milyar dolara çıktığını duyurdu. Açıklamaya göre kaynaklar; depremden etkilenen bölgelerin yeniden imarı, ekonomik faaliyetlerin canlandırılması ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla kullanılacak. Deprem sonrası yeniden imar için uluslararası kaynaklar devreye alındı 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin ardından bölgenin toparlanması için uluslararası kuruluşlarla temaslar hızlandı. Bu kapsamda, ihracatçıların finansman ihtiyacını karşılamak üzere Türkiye İhracat Kredi Bankası aracılığıyla 500 milyon avro kaynak temin edildi. Kalkınma ve enerji yatırımlarına ek finansman sağlandı Toparlanma sürecinin desteklenmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanı ve kapasite artışı için Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankasına 150 milyon avro ve 150 milyon dolar tutarında ek finansman aktarıldı. Bu kaynaklar, uzun vadeli ve uygun maliyetli yapılarıyla öne çıkıyor. AKB kaynakları 1 milyar dolara yaklaştı 12 Kasım 2025’te İller Bankasına sağlanan 150 milyon avroluk finansman da dâhil olmak üzere, Avrupa Kalkınma Bankası kaynaklı toplam finansman Bakanlık aracılığıyla yaklaşık 1 milyar dolara ulaştı. Deprem bölgesi için toplam dış finansman 8,4 milyar doları aştı Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller için 2023’ten bu yana sağlanan dış finansmanın toplamı 8,4 milyar dolara çıktı. Yetkililer, bu tutarın bölgesel ekonomik faaliyetleri hızlandırmada kritik rol oynadığını vurguluyor. “Ekonomi programına güven rekoru getirdi" Bakan Şimşek, 2025’te temin edilen 16,5 milyar dolarlık uygun koşullu dış finansmanın, ekonomi programına duyulan güvenin bir sonucu olduğunu belirterek, bu seviyenin Türkiye tarihinde tüm zamanların en yüksek dış finansman tutarı olduğunu söyledi. Açıklamaya göre kaynaklar, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesine ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sunacak. Uzun vadeli ve uygun koşullu kaynak arayışı sürecek Bakanlık, depremden etkilenen işletmelerin desteklenmesi ve bölgenin kalkınması için uzun vadeli, düşük maliyetli dış kaynak temin etmeyi sürdüreceğini açıkladı. Hükümet, Türkiye toplumunun yeniden imar sürecinde bu finansmanların belirleyici olacağını ifade ediyor.

Çin’in devasa pazarı küresel fırsatlar sunuyor Haber

Çin’in devasa pazarı küresel fırsatlar sunuyor

Çin, dünyanın en büyük iç pazarını küresel ekonomiye açma hedefiyle her yıl düzenlediği Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) ile ticaretin geleceğini şekillendirmeye devam ediyor. Fuar, sadece Çin’in dışa açılma politikasının bir sembolü değil; aynı zamanda küresel ticaretin “kazan-kazan” ilkesiyle yeniden dengelenmesine katkı sunan stratejik bir platform olarak görülüyor. Bu yılki etkinlikte Türkiye’yi temsil eden iş dünyası liderlerinden Ata Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve TFI TAB Gıda CEO’su, aynı zamanda DEİK Türkiye–Çin İş Konseyi Başkanı ve TÜSİAD Çin Çalışma Grubu Başkanı Korhan Kurdoğlu, CGTN TÜRK’e yaptığı açıklamalarda Türk şirketlerinin Çin pazarına yönelik büyüyen ilgisini değerlendirdi. “CIIE küresel ticaretin dengelenmesine katkı sağlıyor” Kurdoğlu, CIIE’nin sadece bir tanıtım vitrini olmadığını, yatırım bağlantılarının ve uzun vadeli ortaklıkların kurulduğu bir platform haline geldiğini vurguladı: “CIIE, Çin’in dışa açılma kararlılığının en güçlü göstergelerinden biri. Türk şirketleri açısından hem devasa tüketici kitlesine erişim hem de sürdürülebilir işbirlikleri açısından çok değerli bir fırsat. Gıda, teknoloji, medikal ürünler ve sanayi çözümleri alanlarındaki Türk katılımı, iki ülke arasındaki ekonomik bağları daha da güçlendiriyor.” “Çin’in açık politikası Türk iş dünyasına güven veriyor” Çin’in yüksek standartlı dışa açılma politikalarının Türk şirketleri için güven ortamı oluşturduğunu belirten Kurdoğlu, şeffaflık ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti: “Çin’in ‘15. Beş Yıllık Planı’ kapsamında artan şeffaflık ve piyasa erişimi, Türk firmalarına öngörülebilir bir iş ortamı sağlıyor. Ayrıca ‘karşılıklı başarı içinde açık bağlantı’ ilkesi, Türkiye’nin yalnızca ticari değil, stratejik bir ortak olarak görüldüğünü gösteriyor.” Kurdoğlu, Türk firmalarının Çin’de showroom açtığını, dijital ticarette aktifleştiğini ve yeni yatırım arayışlarına girdiğini de belirterek, bu sürecin Türkiye–Çin ekonomik ilişkilerinde güven temelli bir büyüme modeli yarattığını söyledi. “Enerji, teknoloji ve dijital ekonomi işbirliğinde büyük potansiyel var” Kurdoğlu’na göre, iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin geleceği özellikle enerji ve dijital ekonomi alanlarında şekilleniyor: “Türkiye’nin Orta Koridor vizyonu ile Çin’in Kuşak-Yol Girişimi birbiriyle uyumlu iki kalkınma çerçevesidir. Bu sinerji, yenilenebilir enerji, batarya sistemleri, e-ticaret, akıllı lojistik ve şehir teknolojileri gibi alanlarda güçlü ortaklık fırsatları yaratıyor. Çin’in teknoloji gücüyle Türkiye’nin mühendislik yeteneği birleştiğinde, ortak Ar-Ge merkezleri ve inovasyon projeleri doğuyor.” “Türkiye–Çin İş Konferansı kalıcı bir köprü olacak” DEİK ve TÜSİAD olarak iki ülke arasındaki ekonomik bağları kalıcı bir yapıya kavuşturmak istediklerini belirten Kurdoğlu, “Türkiye–China Business Conference (TCBC)” platformunun bu hedefin temel taşı olduğunu ifade etti: “Amacımız, Türkiye–Çin ilişkilerini daha dengeli, sürdürülebilir ve kurumsal bir zeminde ilerletmek. Kuşak-Yol ile Orta Koridor’un entegrasyonunu güçlendirerek, Afrika, Orta Asya ve Balkanlar gibi üçüncü pazarlarda ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz.” Sonuç olarak, Çin’in yüksek standartlı dışa açılma politikalarıyla birlikte Türk şirketleri, Asya pazarında hem üretim hem de teknoloji alanlarında yeni fırsatlar keşfediyor. CIIE, sadece bir ticaret fuarı değil, Türkiye–Çin ekonomik ilişkilerinin geleceğe uzanan en dinamik köprüsü olarak konumlanıyor.

Çin’in yeni kalkınma yol haritası ve Türkiye için stratejik fırsatlar: 15. beş yıllık plan ne anlama geliyor? Haber

Çin’in yeni kalkınma yol haritası ve Türkiye için stratejik fırsatlar: 15. beş yıllık plan ne anlama geliyor?

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin’in açıklamaları, Pekin’in yeni kalkınma planının yalnızca iç politika değil, aynı zamanda küresel ekonomi ve jeopolitik dengeler açısından da stratejik bir belge olduğunu gösteriyor. 2026’da yürürlüğe girecek 15. Beş Yıllık Plan, Çin’in ekonomik modelini “üretim ağırlıklı sanayi ekonomisinden, inovasyon ve yüksek teknoloji merkezli bir yapıya” dönüştürmeyi hedefliyor. Bu dönüşüm, Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) çerçevesinde Türkiye’ye doğrudan yansıyan alanları da beraberinde getiriyor: enerji, finans, lojistik, 5G altyapısı, biyoteknoloji ve nadir maden tedarik zincirleri. Çin yüksek teknoloji, yapay zekâ ve yeşil enerji yatırımlarını ulusal öncelik ilan etti Pekin yönetimi, 14. Plan döneminde (2021–2025) entegre devreler, kuantum teknolojisi, biyolojik ilaç ve yeni nesil enerji sistemlerinde kritik ilerleme kaydetti. Yeni plan bu süreci “özerk teknoloji üretimi” seviyesine taşımayı hedefliyor. Bu, Çin’in ABD ile süren teknoloji rekabetinde dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin resmileşmiş hali olarak okunuyor. Yenilenebilir enerji yatırımları planın omurgasını oluşturuyor. 2030’a kadar güneş ve rüzgâr kapasitesinin, mevcut seviyenin iki katına çıkarılması hedefleniyor. Bu durum, enerji ekipmanları, şebeke sistemleri ve lityum-iyon pil tedarik zincirinde Çin merkezli bir küresel hakimiyet olacağını gösteriyor. Kuşak ve Yol Girişimi’nin ikinci fazı, Türkiye’yi lojistik merkez olmaya zorluyor Çin'in 15. Planı, Kuşak ve Yol Girişimi’ni "yüksek kaliteli iş birliği" aşamasına taşıyor. Bu kapsamda, yalnızca altyapı değil; finans, veri akışı, e-ticaret ve dijital gümrük entegrasyonu gibi alanlar sürece dahil ediliyor. Türkiye, Orta Koridor’un en kritik kara hattı olması nedeniyle bu dönüşümün dışında kalması mümkün olmayan ülkelerden biri. Çin-Türkiye ilişkilerinde en hızlı büyüyen alanlardan biri olan demir yolu taşımacılığı, gelecek yıllarda sadece yük taşımakla kalmayacak; dijital ticaret, blockchain tabanlı gümrükleme ve 5G destekli lojistik altyapılar için de merkez işlevi görebilecek. Çin, Türkiye ile enerji, 5G ve biyoteknoloji alanlarında “yeni iş birliği kulvarı” açmaya hazırlanıyor Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin’in açıklamasındaki en kritik unsur, iki ülke arasındaki iş birliğinin “geleneksel ticaretten teknolojik ortaklığa” evrilme niyetiydi. Bu kapsamda öne çıkan üç başlık dikkat çekiyor: Yeni Enerji: Lityum piller, güneş paneli teknolojileri, elektrikli araç şebekeleri 5G ve Dijital Dönüşüm: Huawei'nin Türkiye’deki Ar-Ge ısrarı, yerli üretim şartı ile yeniden konuşulabilir Biyoteknoloji ve İlaç: mRNA tabanlı ilaç Ar-Ge’si, klinik test altyapıları, sağlık turizmi bağlantılı yatırımlar Bu alanlar, yalnızca dış ticareti değil; Türkiye’de doğrudan teknoloji transferi ve ortak üretim modelleri açısından da kritik eşik oluşturuyor. Çin, Türk ekonomisinde üç alana özellikle odaklanıyor: finansal altyapı, turizm, liman yatırımları Çin’in Türkiye’de yürüttüğü somut projeler üzerinden bakıldığında tablo netleşiyor. ICBC Türkiye, resmî RMB takas bankası olarak çalışıyor; bu, Türkiye’de Çin Yuanı ile ticaret hacminin büyümesini destekleyecek. Kumport Limanı, Çinli konsorsiyumun devralmasından sonra Doğu Akdeniz’in Asya bağlantılı transit limanlarından biri hâline geldi. Hunutlu Termik Santrali, Çin’in Türkiye’de gerçekleştirdiği en büyük tekil enerji yatırımı olarak öne çıkıyor. Turizmde 410 bin Çinli ziyaretçi, 2025’te Çin’i Türkiye için en hızlı büyüyen pazar hâline getirdi. Bu tablo, iki ülke arasındaki ekonomik bağların artık “ticaret hacminden” çok, “altyapı ve uzun vadeli sermaye transferi” boyutuna taşındığını gösteriyor. Türkiye için fırsatlar kadar stratejik riskler de var Çin’in yüksek teknoloji ve enerji alanındaki küresel etkisi, Türkiye’ye büyük fırsatlar sunarken, ekonomik bağımlılık, dış ticaret açığı ve veri güvenliği gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Türkiye’nin Çin’den ithalatı ihracatından yaklaşık dört kat fazla; bu dengesizlik, teknoloji ortaklığı ile giderilmediği sürece derinleşebilir. Aynı şekilde, 5G ve dijital altyapıda Çin teknolojisinin payı arttıkça ABD ve AB ile siyasi gerilimler artabilir. Bu nedenle Türkiye’nin önünde kritik bir denklem bulunuyor: Çin ile iş birliği, Batı ile ilişkilerden kopmadan nasıl derinleştirilir? Çin’in yeni kalkınma dönemi, Türkiye için bir yol ayrımı niteliğinde Çin, 15. Beş Yıllık Plan ile küresel ekonomide yalnızca üretici değil, teknoloji ve sermaye ihraç eden bir “sistem kurucu güç” hâline gelmeye hazırlanıyor. Bu dönüşümün dışında kalmak Türkiye için ekonomik kayıp, içinde konumlanmak ise uzun vadeli yatırım ve teknoloji edinimi anlamına geliyor. 2026 sonrası dönem, Çin–Türkiye ilişkilerini “stratejik ortaklık mı, yoksa tek yönlü ticaret bağı mı” sorusuna verecek yanıt üzerinden şekillendirecek.

Pezizkian’dan sert mesaj: Zorba ve hain düşmanın elini keseceğiz Haber

Pezizkian’dan sert mesaj: Zorba ve hain düşmanın elini keseceğiz

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezizkian, 24,5 milyon hematlık yatırımla hayata geçirilen dört büyük enerji projesinin açılış törenine video konferansla katıldı. Konuşmasında hem ekonomik krize hem de dış tehditlere değinen Pezizkian, “Bu süreç öyle ilerlemeli ki zorba ve hain düşmanın eli bu topraklardan tamamen kesilsin” ifadeleriyle dikkat çekti. “Su, elektrik ve gazda baskı altındayız ama üretimden vazgeçmeyeceğiz” Pezizkian, ülkede 8 yıldır yağışların ortalamanın altında seyrettiğini hatırlatarak, enerji krizinin yönetimi için tüketim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini vurguladı. “Hükümetin sanayiye su, elektrik ya da gaz kesme gibi bir niyeti yok. Üretim çarkını durdurmamak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı, konutlarda doğalgaz kullanımının elektrikle ikame edilmesi gerektiğini belirterek, “Temiz enerjiye geçiş hem daha ekonomik hem daha yönetilebilir bir sistem yaratır” açıklamasını yaptı. “Güneş enerjisinde kimse inanmadı ama başardık” 745 MW’lık güneş enerjisi santralinin devreye alınmasıyla birlikte İran’ın yenilenebilir enerji hamlesinin hızlandığını söyleyen Pezizkian, “7 bin MW üretim hedefinden söz ettiğimizde çoğu kişi bunun hayal olduğunu düşündü. Bugün ise bunun mümkün olduğunu gösterdik” dedi. “Bir toplumun en büyük gücü birliktir” Konuşmasının en dikkat çeken kısmında iç bütünlüğe vurgu yapan Pezizkian, “Hiçbir şey bir topluma birlik kadar güç vermez. Düşmanın hırsını uyandıran, iç ayrılıklardır. Eğer yurttaşlarımız bizim halk için çalıştığımızı görürse, geçmişte olduğu gibi yine yanımızda duracaktır” diyerek ulusal birlik mesajı verdi. “Su kaynakları güvence altına alınmazsa kalkınmanın anlamı yoktur” Cumhurbaşkanı, iklim krizine bağlı su kıtlığını ülkenin en kritik güvenlik sorunu olarak tanımladı: “Su kaynaklarını korumazsak istikrar da kalkınma da mümkün olmaz. Ülkemizin onurlu ve güçlü bir şekilde ayakta kalması, suyun doğru yönetilmesine bağlıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.