SON DAKİKA

#Yerel Yönetimler

HABER DEĞER - Yerel Yönetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zübeyir Gülabi: Türkiye’nin temel sorunu hukuksuzluk ve örgütsüzlük Haber

Zübeyir Gülabi: Türkiye’nin temel sorunu hukuksuzluk ve örgütsüzlük

Gülabi, özellikle KHK’lılar, sivil toplumun çöküşü, Kürt meselesi, eğitim sistemi ve ekonomik kriz başlıklarında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “Türkiye’de sivil toplum çökertildi” Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, Türkiye’de toplumun yalnızlaştığını ve devlet karşısında kendisini ifade edecek mekanizmaları kaybettiğini söyledi. Gülabi’ye göre modern demokrasilerde insanların yalnızlaşmasını önleyen sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, Türkiye’de özellikle 2016’dan sonra işlevsiz hale getirildi. Gülabi, “Sivil toplum kuruluşları artık toplumun değil, devletin ve hükümetin uzantısı gibi çalışıyor. İnsanlar bağış yaptıkları için, bir yardım kuruluşuna destek oldukları için cezalandırıldı. Bu yüzden toplum artık örgütlenmekten korkuyor” dedi. Sendikaların da aynı süreçte zayıflatıldığını savunan Gülabi, “Bir dönem Türkiye’nin en güçlü kurumları olan sendikalar bugün dişi çekilmiş, tırnakları sökülmüş bir aslana dönüştürüldü. İşçiler ve yurttaşlar taleplerini dile getiremez hale geldi” ifadelerini kullandı. “Toplum konuşamıyor, çünkü korkuyor” Zübeyir Gülabi, Türkiye’de insanların yaşadıkları sorunları açıkça dile getiremediğini söyledi. “Geçinemiyorum” diyen yurttaşların bile baskıyla karşılaştığını savunan Gülabi, toplumun suskunluğunun nedeninin korku olduğunu ifade etti. “Bir pazarda ‘geçinemiyorum’ diyen teyzenin kapısına ertesi gün polis gidiyor. İnsanlara ‘bilginize başvuracağız’ deniyor ama aslında korkutuluyorlar. Böyle bir yerde toplum konuşamaz” diyen Gülabi, Türkiye’nin giderek bir “polis devleti” görünümü kazandığını söyledi. “Liberalizm ekonomiden önce özgürlüğü savunur” Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, liberalizmin yalnızca ekonomiyle ilgili bir görüş olmadığını, esas olarak özgürlük fikrine dayandığını söyledi. Gülabi, “Liberal teori özgürlüğün teorisidir. Asıl mesele serbest piyasa değil; temel haklar, hürriyetler ve bireyin özgürlüğüdür” dedi. Gülabi, liberal düşüncenin Türkiye toplumunun tarihsel karakterine de uygun olduğunu savunarak, “Mustafa Kemal Atatürk ‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir’ diyordu. Türk toplumunun karakteri de budur” ifadelerini kullandı. “3 milyon kişi hakkında işlem yapıldı” Canlı yayının en dikkat çeken bölümlerinden biri KHK’lılar ve “KHK mağdurları” başlığı oldu. Gülabi, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon 200 bin kişi hakkında işlem yapıldığını, yüz binlerce kişinin kamu görevinden çıkarıldığını söyledi. “Yaklaşık 400 bin kişi kamudan ihraç edildi. Sivil meslekleri de kattığınızda 1 milyona yakın KHK mağduru var. 3 milyon kişi hakkında soruşturma açıldı, 600 bin kişi ceza aldı” diyen Gülabi, bu cezaların çoğunun gazeteye abone olmak, sendikaya üye olmak, bankaya para yatırmak ya da bir okulda çalışmak gibi nedenlerle verildiğini savundu. Gülabi, “Bugün insanlar suçlarını öğrenmek isteyen mahkûmlar haline geldi. Ceza alıyorlar ama hangi suçu işlediklerini bilmiyorlar” ifadelerini kullandı. “Kürt meselesi hukukla çözülmeli” Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, sorunun güvenlik değil, hukuk meselesi olduğunu söyledi. “Kürtlere bakış açımız diye bir şey yok. Herkes eşit yurttaştır. Devletin görevi bütün yurttaşlarına eşit hak ve özgürlük sağlamaktır” diyen Gülabi, dil yasağı ve inanç yasağı gibi uygulamaların kabul edilemeyeceğini söyledi. Gülabi, Kürt meselesinin yıllardır güvenlik eksenli ele alındığını savunarak, “Önce hukuk konuşulmalıydı. Kürt hakları ile PKK meselesi birbirine bağlandı. Bu nedenle sorun çözülemedi” ifadelerini kullandı. “Türkiye’de eğitim sistemi çöktü” Zübeyir Gülabi, Türkiye’de eğitim sisteminin de büyük bir kriz içinde olduğunu söyledi. Özellikle öğretmenlerin ve okulların giderek değersizleştirildiğini savunan Gülabi, 50 bin öğretmenin görevden alınmasının eğitim sistemini çökerttiğini öne sürdü. “Öğretmen artık öğrencinin hayatına dokunan, rehberlik eden kişi olmaktan çıkarıldı. Öğretmenler yalnızca mesaiye gidip gelen memurlara dönüştürüldü” diyen Gülabi, okullarda yaşanan şiddet olaylarının da bu süreçle bağlantılı olduğunu savundu. Gülabi ayrıca okulların merkezi yönetim yerine yerel yönetimler tarafından yönetilmesi gerektiğini belirterek, “Bir ilkokulla bakanın ne işi olur? Sorunlar belediyeler ve okul aile birlikleri eliyle yerelde çözülmeli” dedi. “Türkiye fakir değil, kötü yönetiliyor” Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gülabi, Türkiye’nin kaynakları olan bir ülke olduğunu ancak kötü yönetildiğini söyledi. “Türkiye fakir bir ülke değil. Ama bütün yetki tek bir kişide toplandı. Bu yüzden ekonomi kötü yönetiliyor” diyen Gülabi, ülkede büyük bir israf düzeni oluştuğunu savundu. Zübeyir Gülabi, kamu ihaleleri ve yandaş şirketler üzerinden oluşan ekonomik yapıyı eleştirerek, “Dünya ekonomisinin yalnızca yüzde 1’ini oluşturan Türkiye’den, devletten en fazla ihale alan müteahhitlerin çıkması normal değil” dedi. “Hukukun üstünlüğü olmadan hiçbir sorun çözülmez” Canlı yayının sonunda Ankara’da düzenledikleri sempozyuma da değinen Gülabi, Liberal Parti’nin temel hedefinin “korku duvarını yıkmak” olduğunu söyledi. “Biz özgürlüğün buz kırıcılarıyız” diyen Gülabi, sempozyumun sonuç bildirgesinde hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü ve seçme-seçilme hakkının öne çıktığını söyledi. Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, Türkiye’de yaşanan bütün sorunların temelinde hukuksuzluk olduğunu savunarak, “Hukukun üstünlüğüne dönmeden ne ekonomi düzelir ne eğitim ne de toplumsal barış sağlanabilir” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verildi Haber

Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verildi

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında, 2023 yılında Karabük’te gerçekleştirilen bir seçim mitingi kapsamında belediyeye ait araçların kullanıldığı iddiasıyla soruşturma izni verildiği açıklandı. Gelişme, CHP’li belediyelere yönelik tartışmaların sürdüğü bir dönemde kamuoyuna yansıdı. Soruşturma izni hangi iddiaya dayanıyor? Soruşturma izninin, Karabük’te düzenlenen bir seçim etkinliği sırasında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı araçların kullanıldığı yönündeki iddialar üzerine verildiği öğrenildi. Ancak karar metninde, Yavaş’ın doğrudan emir ya da talimat verdiğine dair herhangi bir somut bulguya rastlanmadığı ifade edildi. Buna rağmen, “bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği” yönündeki değerlendirme üzerinden sorumluluk atfedildiği belirtildi. ABB’den sert açıklama: “Somut delil yok, varsayım var” Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, soruşturma izninin hukuki dayanağının zayıf olduğu savunuldu. Açıklamada, belediye kaynaklarının seçim faaliyetlerinde kullanılmaması konusunda hassasiyet gösterildiği, hatta Mansur Yavaş’ın kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almadığı vurgulandı. ABB ayrıca, iddiaların daha önce incelendiğini ve herhangi bir bulguya ulaşılamadığını hatırlatarak, yeni kararın “varsayıma dayalı” olduğunu ifade etti. “Bu karar siyasi bir baskı aracı” tartışması Belediye yönetimi, somut bir talimat veya doğrudan fiil ortaya konulmadan soruşturma izni verilmesini “itibarsızlaştırma ve sindirme girişimi” olarak nitelendirdi. Açıklamada, geçmiş dönemlere ilişkin benzer iddialar hakkında işlem yapılmadığına dikkat çekilerek, mevcut kararın çifte standart içerdiği ileri sürüldü. İtiraz süreci başlıyor ABB, verilen soruşturma iznine itiraz edileceğini duyurdu. Ayrıca sürece ilişkin detaylı bir bilgilendirmenin yapılacağı bir basın toplantısının da düzenleneceği belirtildi. Gelişmenin, yerel yönetimler ve merkezi idare arasındaki gerilimi daha da artırabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mahmut Arıkan’dan Erdoğan’a: En büyük tehdit Amerika Haber

Mahmut Arıkan’dan Erdoğan’a: En büyük tehdit Amerika

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’yi hedef alan açıklamalarına yanıt verdi. Arıkan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin CHP değil, ABD olduğunu belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Bu coğrafya için en büyük tehdit ABD’dir” Arıkan, Erdoğan’ın “CHP, bu coğrafya için en büyük tehdittir” sözlerine karşı çıkarak, “Tam 47 kez CHP dedi, 1 kez bile Amerika demedi. Bu coğrafya için en büyük tehdit CHP değil, ABD’dir” ifadelerini kullandı. Bu çıkış, siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yerel yönetimler üzerinden eleştiri Konuşmasında yerel yönetimlere de değinen Arıkan, belediyelere yönelik baskıların arttığını savundu. Özellikle sosyal yardımlar ve yerel hizmetler üzerinden iktidarın müdahalede bulunduğunu öne sürdü. Ekonomi politikalarına tepki Arıkan, hükümetin ekonomi politikalarını da eleştirerek yüksek enflasyon ve hayat pahalılığına dikkat çekti. Vatandaşın geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Arıkan, mevcut ekonomik yönetimin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Siyasi tartışma büyüyor Arıkan’ın açıklamaları, iktidar ve muhalefet arasındaki söylem gerilimini yeniden gündeme taşıdı. Önümüzdeki günlerde siyasi aktörlerden gelecek yeni açıklamaların tartışmayı daha da büyütmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Muğla’da toplandı Haber

UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Muğla’da toplandı

Dünya Belediyeler Birliği Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kültür ve Turizm Komitesi Başkanlık Divanı ve Komite Toplantısı, Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde uluslararası katılımla gerçekleştirildi. Dünya Belediyeler Birliği Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kültür ve Turizm Komitesi Başkanlık Divanı ve Komite Toplantısı, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Komite Başkanı sıfatıyla başkanlık etti. Toplantıya Türkiye’nin yanı sıra Filistin, İran ve farklı ülkelerden yerel yönetim temsilcileri ile uluslararası kuruluşların üst düzey yetkilileri katıldı. Filistin Beit Jala Belediyesi Başkan Yardımcısı Issa Nazzal, Tahran Belediyesi’nden Mehdi Fallahi Panah, Meisam Fekri ve Seyedmohammadmahdi Hosseini yabancı konuklar arasında yer aldı. UCLG Bilgi ve Ortak Üretim Genel Sekreter Yardımcısı ve Kültür Komitesi Koordinatörü Jordi Pascual toplantıya Barselona’dan çevrim içi katılırken, toplantı aynı zamanda çevrim içi olarak da takip edilebildi. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Eş Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ile Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul da toplantıda hazır bulundu. KÜLTÜR VE TURİZM POLİTİKALARI MASAYA YATIRILDI Toplantıda, kültür ve turizm politikalarının yerel yönetimler düzeyinde bilimsel temellere dayandırılması, sürdürülebilir ve kapsayıcı yaklaşımların güçlendirilmesi ve bölgesel iş birliklerinin artırılması ele alındı. İstanbul Bilgi Üniversitesi UNESCO Kürsüsü Başkanı Doç. Dr. Serhan Ada, kültür politikaları, sürdürülebilir turizm ve kültürel diplomasinin yerel kalkınmaya etkilerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Ayrıca toplantıda 2022–2025 dönemi faaliyetleri değerlendirilirken, 2026 sonrası için kültür, sürdürülebilir kalkınma, dijitalleşme ve mavi ekonomi odaklı stratejik öncelikler belirlendi. UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, toplantının güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirterek, kültür ve turizmin yerel yönetimler açısından belirleyici bir role sahip olduğunun net şekilde görüldüğünü ifade etti. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Karatay’ın kültürel, tarihi ve turistik değerlerini uluslararası katılımcılarla paylaştı. Hz. Mevlânâ’ya ev sahipliği yapan Karatay’ın her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırladığını belirten Kılca, Savatra Antik Kenti kazıları, Obruk Kervansaray Müze Oteli, kentsel yenileme projeleri, gastronomi çalışmaları ve doğa turizmi yatırımları hakkında bilgi verdi. Toplantının kapanışında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi’nin iş birliği ve ortak üretimi esas alan bir yapı olduğunu vurgulayarak, önümüzdeki dönemde kentlerin kültürel birikimlerinden güç alan, sürdürülebilir ve kapsayıcı turizm politikaları geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kamu yönetiminde gece yarısı revizyonu: Atama kararları Resmî Gazete’de yayımlandı Haber

Kamu yönetiminde gece yarısı revizyonu: Atama kararları Resmî Gazete’de yayımlandı

Adli tıptan yerel yönetime, askeri kanattan sağlığa kadar geniş bir alanda değişiklik yapıldı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla adli tıp, yerel yönetimler, çevre ve şehircilik, kültür-turizm, savunma, sağlık ve ticaret alanlarında kritik görev değişikleri resmileşti. Kamu yönetiminde çok başlı bir güncelleme olarak yorumlanan kararlar, hem görevden almaları hem de yeni atamaları içeriyor. Adli Tıp Kurumu’na yeni üye atanırken, müfettişlik kadroları genişletildi. Adli Tıp Kurumu Yedinci İhtisas Kurulu üyeliğine Uzm. Dr. Humman Şen atanırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda görev yapan müfettişlerin “başmüfettişlik” kadrolarına yükseltildiği bildirildi. Düzenleme, denetim kapasitesinin artırılması hedefiyle yapıldı. İller Bankası’nda yönetim değişti, çevre biriminde yeni atamalar yapıldı. İller Bankası A.Ş. Genel Müdürü Recep Türk görevden alındı; boşalan göreve Eyyüp Karahan getirildi. Aynı tarihte Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne de Fatih Ekmekçi atandı. Değişikliklerin, belediyelerle ilişkiler ve çevresel izin süreçlerinde hız kazandırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor. Kültür ve turizmde görevden alma, savunmada bakan yardımcılığı ataması. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda Bilecik İl Müdürü Serkan Bircan görevden alınırken, Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine Salih Ayhan atandı. Atamanın, savunma idaresinde yeni bir organizasyonel yapı hedefiyle yapıldığı ifade ediliyor. Sağlık ve ticarette kritik bölgeler için yeni isimler görev başında. Sağlık Bakanlığı’nda yeterlikte başarı gösteren Davut Çağlar ve Sedat Dinç müfettiş kadrolarına atanırken, Ticaret Bakanlığı’nda Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü görevine Mehmet Enver Kök getirildi. Karar, dış ticaret ve gümrük hizmetlerinde etkinliğin artırılmasına dönük bir adım olarak yorumlandı. Kararlar Cumhurbaşkanı imzasıyla yürürlüğe girdi. Atama ve görevden almalar, Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye toplumu açısından anlamı: İdari kadrolarda hız ve koordinasyon vurgusu. Branşlar arası bu kapsamlı değişiklik, yurttaşların kamu hizmetlerine erişiminde hız ve koordinasyon hedefinin altını çiziyor. Yeni kadroların, denetimden çevre yönetimine, sağlıktan ticarete kadar geniş bir yelpazede uygulama kapasitesini artırması bekleniyor.

Aydın’da cenaze hizmetleri krizi: İlçe belediyelerinin yetkisi meclis kararıyla değişti Haber

Aydın’da cenaze hizmetleri krizi: İlçe belediyelerinin yetkisi meclis kararıyla değişti

Meclis kararıyla yetki dağılımı yeniden çizildi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi, cenaze ve defin hizmetlerinin ilçe belediyelerinden alınmasına yönelik önergeyi kabul etti. Karar sonrası Aydın genelinde hizmetlerin hangi kurumlar eliyle ve hangi modelle yürütüleceği tartışılmaya başlandı. Gerekçe “maliyet yükü”, sonuç “yetki devri” olarak açıklandı CHP’li ilçe belediyeleri, hizmetlerin ekonomik yük oluşturduğunu belirterek cenaze ve defin işlerini Büyükşehir’e devretmek üzere önerge verdi. Kabul edilen önergeyle birlikte bazı ilçelerde bu hizmetlerin artık ilçe belediyeleri bünyesinde yürütülmeyeceği bildirildi. Başkan Erol: “Hizmet boşluğu oluşmamalı” Kararın ardından açıklama yapan Mehmet Erol, cenaze ve defin hizmetlerinin kent yaşamının en hassas alanlarından biri olduğuna işaret ederek uygulamanın yurttaşları mağdur etmemesi gerektiğini söyledi. Erol, belediyenin kendi ilçesinde bu hizmetleri sürdürmeye kararlı olduğunu vurguladı. “Yetki devri” kentte siyasi tartışmayı büyüttü Kararın, yerel yönetimler arasında sorumluluğun paylaşımı ve kamu hizmetlerinin sürekliliği başlıklarında yeni bir tartışma doğurduğu görülüyor. Bazı çevreler, hizmetlerin tek elde toplanmasının koordinasyonu artırabileceğini savunurken; bazıları da yerinden yönetim ilkesinin zedelendiğini ileri sürüyor. Yurttaşlar cenaze hizmetlerinin aksamamasını istiyor Kentteki yurttaşların temel talebi, ideolojik polemiklerden bağımsız olarak cenaze ve defin hizmetlerinin kesintisiz ve eşit biçimde sürdürülmesi. Özellikle kırsal ilçelerde lojistik ve personel planlamasının nasıl yapılacağı merak konusu. Uygulamanın ayrıntıları netleşmeyi bekliyor Kararın yürürlüğe giriş takvimi, hangi ilçelerin kapsamda olduğu ve hizmetlerin fiilen hangi kurumlarca yürütüleceğine ilişkin ayrıntıların önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Gözler, Büyükşehir yönetiminin sahadaki geçiş sürecini nasıl yöneteceğinde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.