SON DAKİKA

#Yıkım

HABER DEĞER - Yıkım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıkım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Venezuela’da acı tablo: Binlerce kişi için toplu definler düzenlendi Haber

Venezuela’da acı tablo: Binlerce kişi için toplu definler düzenlendi

Felaketin 17. gününde bilanço ağırlaşırken, hayatını kaybeden binlerce kişi için "acil durum" koduyla toplu mezarlar oluşturuldu. Can kaybı 4 bini aştı Venezuela İletişim ve Enformasyon Bakanlığı’ndan yapılan son açıklamaya göre, deprem felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 118’e yükseldi. Yaralı sayısı 16 bin 740 olarak açıklanırken, arama-kurtarma ekipleri şimdiye kadar 6 bin 462 kişiyi enkaz altından sağ çıkarmayı başardı. Depremin yarattığı maddi hasar da devasa boyutlarda. 190 bina tamamen yerle bir olurken, 856 bina ağır hasar aldı. 17 bin 907 vatandaş evsiz kaldı. 86 bin 794 aileye insani yardım ulaştırılırken, 29 bin 966 kişiye tıbbi destek sağlandı.Bölgede depremden bu yana tam 1.171 artçı sarsıntı kaydedildi, bu durum arama-kurtarma çalışmalarını zorlaştırmaya devam ediyor. Acil durum koduyla toplu mezarlar Felaketin en yürek burkan tablosu ise La Guaira kentindeki La Esperanza Mezarlığı'ndan geldi. Depremde yaşamını yitiren ancak yakınlarına ulaşılamayan veya kimlik tespiti yapılamayan yüzlerce kurban için devlet eliyle acil durum koduyla toplu mezarlar açıldı. Catia La Mar ile Carayaca arasındaki ana arter üzerinde bulunan mezarlıkta, kimliği belirlenen depremzedelerin yanı sıra teşhis edilemeyen yüzlerce kişinin cenazesi aynı alana defnedildi. Bölgeden yansıyan havadan görüntüler, depremin yarattığı insani yıkımın ne denli büyük olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 39 saniye arayla gelen yıkım 24 Haziran'da gerçekleşen felaket, sadece 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki büyük sarsıntıyla tarihe geçti. Toplamda 3 bin 454’ü uluslararası olmak üzere, 60 binden fazla görevli ve gönüllü enkaz altında kalanları kurtarmak için zamana karşı yarışıyor. Yetkililer, bölgedeki insani krizin boyutunun ciddiyetini koruduğunu ve yardım çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtirken, Venezuela hükümeti tarafından ilan edilen acil durum önlemleri ile depremzedelerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasına öncelik veriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze’de 1000 Gün Haber

Gazze’de 1000 Gün

"İran'ın vekillerini vurma" gerekçesiyle başlayan süreç, bölgedeki devletlerin altyapılarının yok edildiği ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği tarihi bir felakete evrildi. Etnik temizlik(!) ve yıkım Ekim 2023’ten bu yana geçen 1000 günde Gazze’de tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden biri yaşandı. 21 bin 500’den fazlası çocuk ve 12 bin 500’den fazlası kadın olmak üzere toplam 73 bin 66 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’ndeki yapıların en az yüzde 90’ı yerle bir edildi. Yaklaşık 2 milyon 400 bin Filistinli, defalarca zorla yerinden edilerek etnik temizliğe maruz bırakıldı. İsrail’in Gazze’deki soykırım operasyonlarının yarattığı yıkımın bilançosu en az 80 milyar dolara ulaştı. Bölgesel yayılma sürüyor: Lübnan, Yemen ve Suriye İsrail ordusu, Gazze dışındaki hedeflere yönelik saldırılarını sistematik bir şekilde genişletti: 2 Mart 2026’da yoğunlaşan saldırılarla Lübnan’ın güneyinde yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı "tampon bölge" bahanesiyle işgal etti. Husileri hedef alan hava saldırıları, 28 Ağustos 2025’te Başbakan Ahmet Galib er-Rehavi ve bazı bakanların ölümüyle sonuçlanan bir krize dönüştü. 8 Aralık 2024’te Baas rejiminin devrilmesinin ardından İsrail, "gelecek tehdit" bahanesiyle yüzlerce hava saldırısı düzenledi ve güneydeki tampon bölgeyi işgal etti. Doğrudan hesaplaşma İsrail ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikastlar ve küçük çaplı saldırıların ardından 13 Haziran 2025’te "doğrudan savaşa" evrildi. 12 gün süren bu ilk safhada nükleer tesisler ve askeri altyapı hedef alındı. 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in başlattığı ortak "ikinci raunt" saldırıları ise Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ve Körfez’deki ABD üslerinin vurulmasına kadar uzanan, tüm dünyayı ekonomik krize sürükleyen küresel bir boyuta ulaştı. Bu çatışmalarda İran kaynaklarına göre 3 bin 500, uluslararası kaynaklara göre ise 6 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Uzun süren savaş, 17 Haziran 2026’da devlet başkanlarının imzaladığı Mutabakat Zaptı ile resmi olarak sona erdirilmeye çalışılırken, bölgedeki derin siyasi ve ekonomik hasarın etkileri hala hissediliyor. Diplomasi ve hukuk süreç yetersiz kaldı İsrail yönetimi, bu süreçte ağır uluslararası baskıyla karşı karşıya kaldı: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkardı. İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla yargılandı. 9 Eylül 2025’te Katar’da müzakere heyetine yönelik düzenlenen saldırı, uluslararası toplumda "kırılma anı" olarak kabul edildi ve İsrail’i Ekim 2025’teki ateşkese razı eden dış baskının fitilini ateşledi. Bugün 1000. gününe giren süreçte İsrail, Batı Şeria’daki işgalini de 1967’den bu yana görülen en yüksek seviyeye taşıyarak "vaadedilmiş topraklar" iddiasıyla bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze'de Kurban Bayramı: Namazlar ibadethane enkazlarında eda edildi Haber

Gazze'de Kurban Bayramı: Namazlar ibadethane enkazlarında eda edildi

Ekim 2023 döneminden bu yana aralıksız süren askeri operasyonların gölgesindeki topraklarda, halk bayram sabahına yine savaşın bıraktığı derin izlerle uyandı. Şehirdeki okulların, hastanelerin, sivil yerleşim alanlarının ve mabetlerin çok büyük zarar görmesi nedeniyle Gazzeliler, ibadetlerini gerçekleştirebilmek için yıkıntıları musallaya çevirdi. Beton yığınları üzerinde saf tuttular Gazze Şeridi’nin güney kesiminde yer alan Han Yunus şehri, hüzünlü anlara ev sahipliği yaptı. Bölge sakinleri, hava bombardımanlarıyla yerle bir edilen Huda Camisi'nin enkazına akın etti. Küçük çocuklardan yaşlılara kadar her yaştan binlerce Filistinli, molozların ve bükülmüş demirlerin üzerinde yan yana durarak bayram namazını yerine getirdi ve bombardımanlarda can veren akrabalarını dualarla andı. Çadırların arasında buruk bayram sabahı Evlerini kaybettikten sonra mülteci kamplarındaki çadırlara yerleşen yüz binlerce sivil için de bayram oldukça hüzünlü başladı. Gazze'nin orta bölgesinde bulunan Nusayrat Mülteci Kampı’nda sağlam ibadethane kalmaması sebebiyle kitleler, sokakları ve yıkım alanlarını doldurdu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tekbir getiren Filistinliler, çadır aralarında oluşturulan geçici ibadet alanlarında ve boş arazilerde zor şartlar altında namazlarını kıldı. Saraya Meydanı'nda kitlesel buluşma Gazze kent merkezinde ise halkın adresi Saraya Meydanı oldu. Ağır hasar görmüş binaların ve enkaza dönmüş mahallelerin ortasında kalan bu geniş alanda binlerce kişi toplandı. Camilerin kullanılamaz durumda olmasının, cuma ve vakit namazlarında olduğu gibi bayram namazında da insanları açık alanlarda buluşmaya mecbur bıraktığı aktarıldı. Ateşkes mutabakatına rağmen tacizler sürüyor Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre, taraflar arasında 10 Ekim 2025 tarihinde resmi bir ateşkes anlaşması imzalanmış ve yürürlüğe girmişti. Ancak bu resmi mutabakata karşılık, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin pek çok noktasına yönelik askeri operasyonlarına ve saldırılarına yer yer devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Malatya'da 5,6 büyüklüğünde deprem: Vatandaşlar sokağa döküldü Haber

Malatya'da 5,6 büyüklüğünde deprem: Vatandaşlar sokağa döküldü

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri, sabah saatlerinde şiddetli bir sarsıntıyla güne başladı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilerine göre merkez üssü Malatya’nın Battalgazi ilçesi olan deprem, yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Geniş bir alanda hissedildi Şiddetli sarsıntı sadece Malatya merkezinde değil; başta Kahramanmaraş, Elazığ, Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman, Tunceli, Diyarbakır ve Kayseri olmak üzere çok sayıda çevre il ve ilçede de yoğun şekilde hissedildi. Sabah saatlerinde yaşanan sarsıntıyla büyük panik yaşayan bölge halkı, sarsıntının durmasıyla birlikte ev ve iş yerlerini hızla tahliye ederek açık alanlara, parklara ve meydanlara sığındı. Korku dolu anlar kameralara yansıdı İlçede büyük endişe yaratan depremin meydana geldiği anlar güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde binaların sallanmaya başlamasıyla iç mekanlarda bulunan vatandaşların yaşadığı yoğun korku ve panik hali dikkat çekerken, birçok kişinin hızla sokaklara koştuğu anlar net bir şekilde görüldü. Depremin ardından AFAD ve ilgili yerel ekipler, bölgede herhangi bir can kaybı ya da yıkım olup olmadığını tespit etmek üzere saha tarama çalışmalarına derhal başladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar! Haber

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, silah ve mühimmatın “transit geçiş” kapsamında ülke topraklarından geçirilmesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu uygulamanın bir yönetmelik meselesi değil, savaşın lojistik zincirine dolaylı katılım anlamına geldiğini ifade etti. “‘Transit’ diyerek sorumluluktan kaçılmaz” Doğan, paylaşımında “Topraklarından geçen silah, mühimmat ve patlayıcıların denetimini gevşetip bunu ‘transit’ diyerek sorumluluktan kaçmanın bir yolu haline getiren bir irade…” sözleriyle mevcut yaklaşımı eleştirdi. Bu ifadelere göre, “transit” kavramı, etik ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bir kalkan olarak kullanılıyor. “Bu bir tercih: Tarafsızlık değil, konum alış” Paylaşımda en dikkat çeken vurgulardan biri de sürecin “teknik” değil “politik” olduğuna dair değerlendirme oldu. Doğan, “Bu bir teknik düzenleme değildir. Bu, açıkça taraf olmaktır” sözleriyle, bu tür uygulamaların tarafsızlık iddiasıyla bağdaşmadığını ifade etti. “Savaşın lojistiğine açılan her kapı, yıkıma çıkar” Doğan, silah taşımacılığının yalnızca bir nakliye süreci olmadığını, doğrudan insani sonuçlar doğurduğunu belirtti. “Savaşın, kanın ve yıkımın lojistiğine göz yummaktır” ifadesiyle bu zincirin görünmeyen ama belirleyici halkasına işaret etti. “Vebal yalnızca ateş edende değil” Paylaşımın en güçlü bölümlerinden birinde Doğan, sorumluluğun sınırlarını genişleterek “O kanın vebali, sadece tetiği çekenin değil; o yolu açanın da omuzlarındadır” dedi. Bu ifade, savaşın dolaylı aktörlerine yönelik etik sorumluluk tartışmasını öne çıkarıyor. “Bir ülke, savaş tüccarlarının geçiş hattı olmamalı” Doğan, açıklamasının sonunda doğrudan bir çağrıda bulunarak, “Bu ülkeyi savaş tüccarlarının koridoruna çevirmeyin. İnsanlığın değil, çıkarın ve silahın yanında durmayın” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerinden yürütülen silah ticareti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. “Bugün geçiş dediğiniz, yarın yıkım olur” Doğan’ın “Bugün ‘transit geçiş’ dediğiniz şey, yarın bir halkın yıkımı olur” sözleri ise paylaşımın en çarpıcı uyarılarından biri olarak öne çıktı. Bu ifade, savaşın yalnızca cephede değil, karar ve izin mekanizmalarında da şekillendiğini hatırlatıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mazıcı Apartmanı davasında 10 sanığa hapis Haber

Mazıcı Apartmanı davasında 10 sanığa hapis

Malatya’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Mazıcı Apartmanı’na ilişkin davada karar çıktı. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında belediye görevlileri ile proje ve denetim sorumlularının da bulunduğu 10 sanığı, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan 9 yıl 5 ay 10 gün ile 12 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. 12 yurttaşın hayatını kaybettiği yıkım yargı önündeydi 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde Mazıcı Apartmanı’nın yıkılması sonucu 12 kişi yaşamını yitirirken, 9 kişi de yaralandı. Yaşanan yıkımın ardından yürütülen soruşturma kapsamında yapıdaki statik proje, denetim ve ruhsat süreçleri mercek altına alındı. Savcılık, kusurun yalnızca yapım aşamasıyla sınırlı olmadığını, kamu denetim zincirinde de ciddi ihlaller bulunduğunu ortaya koydu. Savcılık bilinçli taksir vurgusu yaptı Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, statik proje müellifleri Muzaffer Doğan ve Vahap Kırmızıbayrak, fenni mesul Ahmet Turan Üzmez ile belediye görevlileri Bayram Başer Zelcek, Furkan Kayhan, Haluk Tozkoparan, Latif Oktay, Mustafa Bingöl, Ümit Erenler ve Mehmet Çetin hakkında cezalandırma talep etti. İddia makamı, sanıkların öngörülebilir risklere rağmen gerekli önlemleri almadığını belirtti. Mahkeme istifa değil sorumluluk dedi Duruşmada tutuksuz sanıklar ve avukatları beraat talebinde bulundu. Ancak mahkeme heyeti, dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarını dikkate alarak sanıkların sorumluluğuna hükmetti. Belediyede görevli 6 sanığa 10 yıl 8 ay 20 gün, Mustafa Bingöl’e 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verilirken, tutuklamanın sonraya bırakılmasına karar verildi. Proje ve denetim sorumlularına en ağır ceza Statik proje müellifleri Muzaffer Doğan ve Vahap Kırmızıbayrak ile fenni mesul Ahmet Turan Üzmez hakkında ise 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, bu üç sanık hakkında ayrıca arama celbi çıkarılmasına hükmetti. Karar deprem davaları için emsal niteliğinde Mazıcı Apartmanı davasında verilen karar, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binalara ilişkin süren yargılamalar açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Karar, yapı güvenliği, kamu denetimi ve sorumluluk zincirine dair “cezasızlık algısına” karşı yargının tutumunu ortaya koyarken, depremde yaşamını yitiren yurttaşların yakınları için de adalet arayışında kritik bir adım olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.