SON DAKİKA

#Yıkım

HABER DEĞER - Yıkım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıkım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazze'de Kurban Bayramı: Namazlar ibadethane enkazlarında eda edildi Haber

Gazze'de Kurban Bayramı: Namazlar ibadethane enkazlarında eda edildi

Ekim 2023 döneminden bu yana aralıksız süren askeri operasyonların gölgesindeki topraklarda, halk bayram sabahına yine savaşın bıraktığı derin izlerle uyandı. Şehirdeki okulların, hastanelerin, sivil yerleşim alanlarının ve mabetlerin çok büyük zarar görmesi nedeniyle Gazzeliler, ibadetlerini gerçekleştirebilmek için yıkıntıları musallaya çevirdi. Beton yığınları üzerinde saf tuttular Gazze Şeridi’nin güney kesiminde yer alan Han Yunus şehri, hüzünlü anlara ev sahipliği yaptı. Bölge sakinleri, hava bombardımanlarıyla yerle bir edilen Huda Camisi'nin enkazına akın etti. Küçük çocuklardan yaşlılara kadar her yaştan binlerce Filistinli, molozların ve bükülmüş demirlerin üzerinde yan yana durarak bayram namazını yerine getirdi ve bombardımanlarda can veren akrabalarını dualarla andı. Çadırların arasında buruk bayram sabahı Evlerini kaybettikten sonra mülteci kamplarındaki çadırlara yerleşen yüz binlerce sivil için de bayram oldukça hüzünlü başladı. Gazze'nin orta bölgesinde bulunan Nusayrat Mülteci Kampı’nda sağlam ibadethane kalmaması sebebiyle kitleler, sokakları ve yıkım alanlarını doldurdu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tekbir getiren Filistinliler, çadır aralarında oluşturulan geçici ibadet alanlarında ve boş arazilerde zor şartlar altında namazlarını kıldı. Saraya Meydanı'nda kitlesel buluşma Gazze kent merkezinde ise halkın adresi Saraya Meydanı oldu. Ağır hasar görmüş binaların ve enkaza dönmüş mahallelerin ortasında kalan bu geniş alanda binlerce kişi toplandı. Camilerin kullanılamaz durumda olmasının, cuma ve vakit namazlarında olduğu gibi bayram namazında da insanları açık alanlarda buluşmaya mecbur bıraktığı aktarıldı. Ateşkes mutabakatına rağmen tacizler sürüyor Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre, taraflar arasında 10 Ekim 2025 tarihinde resmi bir ateşkes anlaşması imzalanmış ve yürürlüğe girmişti. Ancak bu resmi mutabakata karşılık, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin pek çok noktasına yönelik askeri operasyonlarına ve saldırılarına yer yer devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Malatya'da 5,6 büyüklüğünde deprem: Vatandaşlar sokağa döküldü Haber

Malatya'da 5,6 büyüklüğünde deprem: Vatandaşlar sokağa döküldü

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri, sabah saatlerinde şiddetli bir sarsıntıyla güne başladı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilerine göre merkez üssü Malatya’nın Battalgazi ilçesi olan deprem, yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Geniş bir alanda hissedildi Şiddetli sarsıntı sadece Malatya merkezinde değil; başta Kahramanmaraş, Elazığ, Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman, Tunceli, Diyarbakır ve Kayseri olmak üzere çok sayıda çevre il ve ilçede de yoğun şekilde hissedildi. Sabah saatlerinde yaşanan sarsıntıyla büyük panik yaşayan bölge halkı, sarsıntının durmasıyla birlikte ev ve iş yerlerini hızla tahliye ederek açık alanlara, parklara ve meydanlara sığındı. Korku dolu anlar kameralara yansıdı İlçede büyük endişe yaratan depremin meydana geldiği anlar güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde binaların sallanmaya başlamasıyla iç mekanlarda bulunan vatandaşların yaşadığı yoğun korku ve panik hali dikkat çekerken, birçok kişinin hızla sokaklara koştuğu anlar net bir şekilde görüldü. Depremin ardından AFAD ve ilgili yerel ekipler, bölgede herhangi bir can kaybı ya da yıkım olup olmadığını tespit etmek üzere saha tarama çalışmalarına derhal başladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar! Haber

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, silah ve mühimmatın “transit geçiş” kapsamında ülke topraklarından geçirilmesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu uygulamanın bir yönetmelik meselesi değil, savaşın lojistik zincirine dolaylı katılım anlamına geldiğini ifade etti. “‘Transit’ diyerek sorumluluktan kaçılmaz” Doğan, paylaşımında “Topraklarından geçen silah, mühimmat ve patlayıcıların denetimini gevşetip bunu ‘transit’ diyerek sorumluluktan kaçmanın bir yolu haline getiren bir irade…” sözleriyle mevcut yaklaşımı eleştirdi. Bu ifadelere göre, “transit” kavramı, etik ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bir kalkan olarak kullanılıyor. “Bu bir tercih: Tarafsızlık değil, konum alış” Paylaşımda en dikkat çeken vurgulardan biri de sürecin “teknik” değil “politik” olduğuna dair değerlendirme oldu. Doğan, “Bu bir teknik düzenleme değildir. Bu, açıkça taraf olmaktır” sözleriyle, bu tür uygulamaların tarafsızlık iddiasıyla bağdaşmadığını ifade etti. “Savaşın lojistiğine açılan her kapı, yıkıma çıkar” Doğan, silah taşımacılığının yalnızca bir nakliye süreci olmadığını, doğrudan insani sonuçlar doğurduğunu belirtti. “Savaşın, kanın ve yıkımın lojistiğine göz yummaktır” ifadesiyle bu zincirin görünmeyen ama belirleyici halkasına işaret etti. “Vebal yalnızca ateş edende değil” Paylaşımın en güçlü bölümlerinden birinde Doğan, sorumluluğun sınırlarını genişleterek “O kanın vebali, sadece tetiği çekenin değil; o yolu açanın da omuzlarındadır” dedi. Bu ifade, savaşın dolaylı aktörlerine yönelik etik sorumluluk tartışmasını öne çıkarıyor. “Bir ülke, savaş tüccarlarının geçiş hattı olmamalı” Doğan, açıklamasının sonunda doğrudan bir çağrıda bulunarak, “Bu ülkeyi savaş tüccarlarının koridoruna çevirmeyin. İnsanlığın değil, çıkarın ve silahın yanında durmayın” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerinden yürütülen silah ticareti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. “Bugün geçiş dediğiniz, yarın yıkım olur” Doğan’ın “Bugün ‘transit geçiş’ dediğiniz şey, yarın bir halkın yıkımı olur” sözleri ise paylaşımın en çarpıcı uyarılarından biri olarak öne çıktı. Bu ifade, savaşın yalnızca cephede değil, karar ve izin mekanizmalarında da şekillendiğini hatırlatıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mazıcı Apartmanı davasında 10 sanığa hapis Haber

Mazıcı Apartmanı davasında 10 sanığa hapis

Malatya’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Mazıcı Apartmanı’na ilişkin davada karar çıktı. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında belediye görevlileri ile proje ve denetim sorumlularının da bulunduğu 10 sanığı, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan 9 yıl 5 ay 10 gün ile 12 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. 12 yurttaşın hayatını kaybettiği yıkım yargı önündeydi 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde Mazıcı Apartmanı’nın yıkılması sonucu 12 kişi yaşamını yitirirken, 9 kişi de yaralandı. Yaşanan yıkımın ardından yürütülen soruşturma kapsamında yapıdaki statik proje, denetim ve ruhsat süreçleri mercek altına alındı. Savcılık, kusurun yalnızca yapım aşamasıyla sınırlı olmadığını, kamu denetim zincirinde de ciddi ihlaller bulunduğunu ortaya koydu. Savcılık bilinçli taksir vurgusu yaptı Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, statik proje müellifleri Muzaffer Doğan ve Vahap Kırmızıbayrak, fenni mesul Ahmet Turan Üzmez ile belediye görevlileri Bayram Başer Zelcek, Furkan Kayhan, Haluk Tozkoparan, Latif Oktay, Mustafa Bingöl, Ümit Erenler ve Mehmet Çetin hakkında cezalandırma talep etti. İddia makamı, sanıkların öngörülebilir risklere rağmen gerekli önlemleri almadığını belirtti. Mahkeme istifa değil sorumluluk dedi Duruşmada tutuksuz sanıklar ve avukatları beraat talebinde bulundu. Ancak mahkeme heyeti, dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarını dikkate alarak sanıkların sorumluluğuna hükmetti. Belediyede görevli 6 sanığa 10 yıl 8 ay 20 gün, Mustafa Bingöl’e 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verilirken, tutuklamanın sonraya bırakılmasına karar verildi. Proje ve denetim sorumlularına en ağır ceza Statik proje müellifleri Muzaffer Doğan ve Vahap Kırmızıbayrak ile fenni mesul Ahmet Turan Üzmez hakkında ise 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, bu üç sanık hakkında ayrıca arama celbi çıkarılmasına hükmetti. Karar deprem davaları için emsal niteliğinde Mazıcı Apartmanı davasında verilen karar, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binalara ilişkin süren yargılamalar açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Karar, yapı güvenliği, kamu denetimi ve sorumluluk zincirine dair “cezasızlık algısına” karşı yargının tutumunu ortaya koyarken, depremde yaşamını yitiren yurttaşların yakınları için de adalet arayışında kritik bir adım olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İtfaiye meydanı esnafı: Burası Ankara’nın hafızasıydı, şimdi ranta kurban ediliyor! Haber

İtfaiye meydanı esnafı: Burası Ankara’nın hafızasıydı, şimdi ranta kurban ediliyor!

Yıkım kararı geldi ama esnafın haberi olmadı: “Bize hiçbir bildirim sunulmadı” Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan İtfaiye Meydanı, onlarca yıldır binlerce yurttaşın alışveriş yaptığı, küçük esnafın geçimini sağladığı tarihi bir ticaret noktasıydı. Ancak bölgede başlatılan kentsel dönüşüm ve yıkım çalışmaları, esnafı belirsizliğe sürükledi. Murat Kaya adlı esnaf, “Ne belediyeden ne de devletten kimse gelmedi. Elektrik, su kesilmedi ama yıkımın ne zaman olacağını da bilmiyoruz. Sadece söylenti var” diyerek sürecin tamamen bilgi eksikliğiyle yürütüldüğünü ifade etti. Esnaf, ellerine resmi bir tebligat ulaşmadığını, “Kendilerine göre yapıyorlar, biz kaderimize terk edildik” sözleriyle dile getirdi. “Bize sahip çıkan yok, sadece gövde gösterisi için geliyorlar” Esnafın iddiasına göre bölgede hiçbir resmi bilgilendirme yapılmadan ekipler zaman zaman yıkım hazırlıkları için geliyor, sonra ortadan kayboluyor. Kaya, bu durumu şöyle özetliyor: “Bir gün geliyorlar, iki dükkân yıkıp gidiyorlar. Sonra 15 gün ortada yoklar. Bu tamamen yıldırma politikası. Ne belediye, ne esnaflar derneği, ne de bir bakanlık sahip çıkıyor bize.” Bir diğer esnaf ise, “Biz burada 50 yıldır ticaret yapıyoruz. Vergimizi verdik, kimseye yük olmadık ama kimse yanımızda değil” diyerek çaresizliğini vurguladı. “Hükümet esnafın yanında diyorlar ama biz görmedik” İtfaiye Meydanı esnafı, devlet yetkililerinden herhangi bir destek ya da bilgilendirme almadıklarını da söyledi. Murat Kaya, “Ne bakanlıktan ne belediyeden kimse gelmedi. Hükümet ‘esnafın yanındayız’ diyor ama biz burada kimseyi görmedik. Devletin dışında işler dönüyor gibi” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Bir başka esnaf ise, “Burada 400-500 esnaf var. Hepimiz vergi verdik, yıllarca bu ülkenin ekonomisine katkı sunduk. Şimdi kimse bizi duymuyor” diyerek sosyal devlet anlayışının işletilmediğini savundu. “Burası Ankara’nın hafızasıydı, şimdi ranta kurban ediliyor” İtfaiye Meydanı esnafı, bölgedeki yıkımın “kentsel dönüşüm” adı altında rant amaçlı olduğunu iddia ediyor. Kaya, “Buradan milyar dolarlar dönecek ama biz faydalanmayacağız. Üç-beş para babası kazanacak, küçük esnaf yok olacak” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Bir başka esnaf ise, “Eskiden bakkallar vardı, şimdi her yer AVM oldu. Küçük esnafı bitirdiler. Şimdi sıra bizde” diyerek ekonomik dönüşümün yarattığı adaletsizliğe dikkat çekti. Esnaflar, “Bakkalın kokusunu özledik, burası bir kültürdü. O kültürü yok ediyorlar” ifadeleriyle İtfaiye Meydanı’nın Ankara için taşıdığı sosyal hafıza değerinin de yok edilmemesi gerektiğini belirtti. “Malımızı gasp ediyorlar, metrekaresi 10 liraya geliyor” Bazı esnaflar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan istimlâk sürecinde hak ettikleri bedellerin çok altında teklifler aldıklarını iddia etti. Bir esnaf, “Benim 50 milyon lira değerindeki dükkânıma 300 bin lira teklif ediyorlar. Bu gasp değil de nedir?” diyerek tepki gösterdi. Aynı yurttaş, sosyal devletin görevini hatırlatarak şunları söyledi: “Devlet esnafını korur. 20 yıl faizsiz ödeme imkânı sunsun, oraya alkışlarla gideriz. Ama şimdi resmen malımıza el koyuyorlar.” “Yeni çarşı sözü verdiler ama kiralar uçtu” Esnaflar, kendilerine “örnek mahallelerde yeni iş yerleri” vaat edildiğini, ancak bu yerlerde uygulanan yüksek TEFE-TÜFE oranları nedeniyle birçok kişinin sözleşmeden çekilmek zorunda kaldığını söyledi. Bir esnaf, “Ayda 40 bin lira kira, bir yılda yüzde 62 zam. Nasıl ödeyelim? 87 esnaf parasını geri çekti çünkü dayanamadı” diyerek ekonomik koşulların altından kalkamadıklarını anlattı. Bir başka esnaf ise, “Bize yeni yer değil, borç veriyorlar. Bizim yaşımız 60, 10 yıl yaşayacağımızı kim garanti eder? Evimize borç değil, huzur bırakmak istiyoruz” sözleriyle isyan etti. “Bizi denizden çıkarılmış balık gibi öldürmeyin” İtfaiye Meydanı esnafı, yıkımın yalnızca ekonomik değil, insani bir yıkım olduğunu vurguladı. Murat Kaya, duygusal sözlerle şunları söyledi: “Biz buradan çıkarsak denizden çıkarılmış balık gibi ölürüz. Burası bizim suyumuz, havamız. Bu sadece dükkân değil, bir yaşam alanı. Burada insanlık var, dostluk var.” Esnaflar, “Yıkmak kolay, yaşatmak zor. Ama biz yaşatılmak istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi. “Güzelliği yok etmeyin, insanlığı bitirmeyin” Yıkım süreci ilerlerken, esnaflar belediyeye ve hükümete tek bir çağrıda bulunuyor: “Bu güzelliği yok etmeyin. Burası sadece bir çarşı değil, bir insanlık hikâyesi. Bizi yok saymayın.” İtfaiye Meydanı’nın onlarca yıldır Ankara halkının ortak hafızası olduğunu belirten esnaflar, “Yıkım kararıyla birlikte sadece dükkânlar değil, bir dönemin anıları da yok olacak” diyor. İtfaiye Meydanı’nda yıkım süreci devam ederken, yüzlerce esnafın ve onların geçimini sağladığı binlerce yurttaşın akıbeti belirsizliğini koruyor. Ankara’nın kalbinde yaşanan bu dönüşüm, yalnızca bir kentsel proje değil; “bir kentin belleğiyle hesaplaşması” olarak da yorumlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.