SON DAKİKA

#Yıl

HABER DEĞER - Yıl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıl haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

1900 yıllık İskit mezarlarında zehirli pigment keşfi: Bilim insanlarını şaşırtan bulgu Haber

1900 yıllık İskit mezarlarında zehirli pigment keşfi: Bilim insanlarını şaşırtan bulgu

Ukrayna’da gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1900 yıl öncesine ait İskit mezarlarında dikkat çekici bir keşif yapıldı. İki kadına ait mezarda bulunan kırmızı pigment topaklarının, kimyasal analizler sonucunda zencefre (civa sülfür) olduğu tespit edildi. Oldukça zehirli bir madde olan bu pigmentin, antik toplumlarda farklı amaçlarla kullanılmış olabileceği düşünülüyor. Kırmızı pigment zencefre olduğu ortaya çıktı Araştırmayı yürüten bilim insanları, mezarda bulunan kırmızı mineral parçalarının zencefre olduğunu doğruladı. Vermilyon olarak da bilinen bu pigment, cıva sülfürün doğal mineral formudur ve yoğun kırmızı rengi nedeniyle tarih boyunca boya ve pigment olarak kullanılmıştır. Bilim insanları, pigmentin cesetlerin üzerine serpilmiş olabileceğini ve bunun ölülerin solgun tenine daha canlı bir görünüm vermek amacı taşıyabileceğini belirtiyor. Çürümeyi yavaşlatmak için kullanılmış olabilir Araştırmacılar, zencefrenin yalnızca ritüel amaçlı kullanılmadığını, aynı zamanda pratik bir işlevinin de olabileceğini düşünüyor. Bu mineralin bakterilere karşı belirli bir direnç gösterdiği ve cesetlerin çürümesini yavaşlatmak amacıyla kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor. İskit mezarlarının çoğu zaman tekrar açılarak yeni definler için kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle çürümeyi yavaşlatan maddelerin kullanılması, mezarların uzun süre kullanılmasını kolaylaştırmış olabilir. Mezarda iki kadının kalıntıları bulundu Söz konusu mezar, Ukrayna’nın güneyinde Dinyeper Nehri kıyısındaki Chervony Mayak adlı Geç İskit mezarlığında keşfedildi. Mezarın içinde iki kadına ait kalıntılar yer alıyordu. Araştırmacılar, ilk gömülen kadının öldüğünde 35–45 yaşlarında, daha sonra aynı mezara defnedilen diğer kadının ise 18–20 yaşlarında olduğunu belirledi. Kadınların yanında boncuklar, çanak çömlekler ve metal eşyalar gibi çeşitli mezar hediyeleri de bulundu. Zencefre oldukça zehirli bir madde Zencefre insanlar için son derece zehirli bir mineraldir. Özellikle ısıtıldığında ortaya çıkan cıva gazı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlara göre bu maddeye uzun süre maruz kalmak: titreme solunum problemleri sinir sistemi hasarı hatta ölüm gibi sonuçlara neden olabilir. Ancak araştırmacılar, antik dönem insanlarının bu toksik etkilerin farkında olmadığını düşünüyor. Kozmetik amaçlı kullanılmış olabilir Araştırmacılar, zencefrenin kozmetik amaçlarla kullanılmış olabileceği ihtimalini de değerlendiriyor. Çünkü pigment bulunan mezarların tamamı kadınlara ait. İskit toplumunda mezar eşyalarının kadın ve erkek arasında belirgin biçimde farklılaştığı biliniyor. Bu nedenle kırmızı pigmentin kadınlara özgü bir kozmetik veya ritüel objesi olabileceği düşünülüyor. Tarih öncesi toplumlarda pigment kullanımı Bilim insanlarına göre zencefre ve benzeri pigmentler tarih öncesi toplumlarda oldukça yaygındı. Avrupa’da 15 bin yıl öncesine ait bazı mezarlarda da kırmızı pigment kullanımına rastlanıyor. Bu pigmentler genellikle: vücut boyası ritüel süsleme mağara resimleri defin törenleri gibi alanlarda kullanılıyordu. Ukrayna’daki keşif ise, Geç İskit döneminde bu pigmentin kullanımını bilimsel olarak doğrulayan ilk çalışma olması açısından büyük önem taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya’da gizemli hayırsever geleneği: Ramazan boyunca binlerce pide ücretsiz dağıtılıyor Haber

Antalya’da gizemli hayırsever geleneği: Ramazan boyunca binlerce pide ücretsiz dağıtılıyor

Antalya’da Ramazan ayının dikkat çeken dayanışma örneklerinden biri bu yıl da tekrarlandı. Muratpaşa ilçesine bağlı Haşim İşcan Mahallesi’nde kimliğini gizli tutan bir hayırsever, mahalle sakinlerine ücretsiz pide dağıtılması için tüm masrafları üstlendi. Mahalle muhtarı Halil Ay’ın koordinasyonunda yürütülen yardım organizasyonu Ramazan boyunca devam edecek. Her gün yüzlerce pide ücretsiz dağıtılıyor Mahallede kurulan organizasyon kapsamında her gün iftar saatine yakın mahalle sakinlerine taze pide dağıtılıyor. Hayırseverin desteğiyle günlük 750 ile 1000 arasında pide ücretsiz olarak vatandaşlara ulaştırılıyor. İftar saatine yaklaşırken fırın önlerinde oluşan yoğunluk, mahalledeki dayanışma atmosferini gözler önüne seriyor. Mahalle sakinleri, ismini açıklamak istemeyen bağışçı için sık sık hayır dualarında bulunuyor. “Süper Muhtar” dağıtımı organize ediyor Mahalle sakinleri arasında “Süper Muhtar” lakabıyla tanınan Haşim İşcan Mahallesi Muhtarı Halil Ay, organizasyonun koordinasyonunu üstleniyor. Halil Ay, hayırseverin kendisiyle iletişime geçerek Ramazan geleneğini bu yıl da sürdürmek istediğini söylediğini belirtti. Muhtar Ay, dağıtımların Ramazan ayı boyunca düzenli şekilde devam edeceğini ifade etti. Mahallede dayanışma kültürü güçleniyor Mahalle sakinleri, yıllardır süren bu yardım geleneğinin mahalledeki dayanışma kültürünü güçlendirdiğini dile getiriyor. İsmini gizli tutan hayırseverin bu tavrı, mahallede “isimsiz kahramanlık” örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ramazan ayı boyunca devam edecek organizasyonla binlerce kişinin sofrasına sıcak pide ulaşması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

80 bin tapu için yeni düzenleme: İptal tapuların iadesi Meclis gündeminde Haber

80 bin tapu için yeni düzenleme: İptal tapuların iadesi Meclis gündeminde

AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 29 maddelik torba kanun teklifi, orman kadastrosu nedeniyle iptal edilen tapularla ilgili uzun süredir devam eden mülkiyet sorunlarını çözmeyi amaçlıyor. Teklif yasalaşırsa orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilen binlerce tapunun hak sahiplerine iade edilmesinin önü açılacak. 80 bin taşınmazı kapsayan düzenleme Teklifin kabul edilmesi halinde yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaz üzerindeki kısıtlamalar kaldırılacak. Bu taşınmazların toplam büyüklüğünün yaklaşık 129 bin hektar olduğu belirtiliyor. Mirasçılar dahil yaklaşık 3 milyon yurttaşın bu düzenlemeden dolaylı olarak etkileneceği ve mülkiyet sorunlarının önemli ölçüde çözülebileceği ifade ediliyor. İptal edilen tapular eski sahiplerine iade edilecek Geçmiş yıllarda yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında bazı tarla, bağ, bahçe ve evler orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle “Devlet Ormanı” olarak kaydedilmiş ve tapular iptal edilerek Hazine adına tescil edilmişti. Yeni düzenlemeyle bu taşınmazların eski hak sahiplerine veya mirasçılarına bedelsiz iade edilmesi planlanıyor. Daha önce tazminat ödenmişse, vatandaşın aldığı tazminatı geri ödeyerek tapusunu yeniden alabilmesi mümkün olacak. Başvuru için iki yıl süre tanınacak Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından tapusu iptal edilen taşınmaz sahiplerine iki yıl içinde başvuru yapma hakkı verilecek. Başvuru süresinde işlem yapılması halinde taşınmazların yeniden hak sahiplerine devredilmesi mümkün olacak. 3 hektardan küçük alanlar orman sayılmayacak Teklifte yer alan önemli maddelerden biri de orman tanımına ilişkin düzenleme oldu. Buna göre 3 hektardan küçük ağaçlık alanlar artık orman statüsünde değerlendirilmeyecek. Bu alanların tapuları üzerindeki orman şerhleri kaldırılacak. 3 hektar ve üzerindeki alanlar ise “özel orman” statüsünde değerlendirilecek. Tarım arazileri için yeni uygulamalar geliyor Kanun teklifi yalnızca tapu sorununu değil tarım ve arazi kullanımını da kapsayan düzenlemeler içeriyor. Buna göre: Üst üste iki yıl ekilmeyen tarım arazileri kiraya verilerek üretime kazandırılacak. Hangi bölgede hangi ürünlerin ekileceğini belirleyen planlı tarım modeli güçlendirilecek. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına yönelik denetim ve cezalar artırılacak. Amaç: mülkiyet sorunlarını ve tazminat yükünü azaltmak Mevcut uygulamada devlet ormanı sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilen tapular nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılmıştı. Yeni düzenlemeyle hem yurttaşların mağduriyetinin giderilmesi hem de devletin 516 milyar liraya ulaşabileceği öngörülen tazminat yükünün azaltılması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

7 yıl boyunca saklandı: 8 yaşındaki çocuk çöp yığınları arasında bulundu Haber

7 yıl boyunca saklandı: 8 yaşındaki çocuk çöp yığınları arasında bulundu

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 7 yıl önce babası tarafından kaçırıldığı iddia edilen 8 yaşındaki N.S., polisin düzenlediği operasyonla bulundu. Özel ekip tarafından yapılan baskında çocuğun harabe bir evde çöp ve kıyafet yığınları arasında tutulduğu ortaya çıktı. Yıllarca evden çıkarılmadığı belirtilen çocuk devlet korumasına alınırken, olayla ilgili iki kişi tutuklandı. 1 yaşındayken annesinden kaçırıldığı iddia edildi İddiaya göre Mustafakemalpaşa’da yaşayan Umut K., Almanya’da birlikte yaşadığı Rebecca S. ile ilişkisi sırasında 2018 yılında dünyaya gelen oğulları N.S. ile Türkiye’ye geldi. Bir süre sonra taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından Umut K.’nin 1 yaşındaki oğlunu annesi Hanife S.’ye bırakarak kaçırdığı öne sürüldü. Çocuğunu bulamayan Rebecca S., polise başvurarak şikayetçi oldu ve daha sonra ülkesine geri döndü. Açılan dava sürecinde çocuğun yıllarca saklandığı ileri sürüldü. Özel ekip babaannenin izini sürdü Olayın aydınlatılması için Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri özel bir çalışma yürüttü. Baba Umut K.’nin iki yıl önce kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından hakkında arama kararı bulunan babaanne Hanife S. takibe alındı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın izniyle kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir polis merkezine imza vermeye gelen babaanneyi adım adım izledi. Harabe evde operasyon düzenlendi Polis ekipleri, 10 Mart’ta imza attıktan sonra ayrılan babaannenin şüpheli hareketlerle harabe bir eve girdiğini tespit etti. Bunun üzerine operasyon düzenleyen ekipler, evde yaptıkları aramada N.S.’yi kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde buldu. 7 yıl boyunca evden çıkarılmadığı ve hiç okula gitmediği belirtilen çocuk polis ekipleri tarafından kurtarıldı. Kurtarma anları ise kameraya yansıdı. İki kişi tutuklandı Sağlık kontrolünden geçirilen N.S., daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilerek koruma altına alındı. Gözaltına alınan babaanne Hanife S. ile kuzeni Recai M., emniyetteki işlemlerinin ardından “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan tutuklandı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünya Diyabet Günü’nde tarama seferberliği Haber

Dünya Diyabet Günü’nde tarama seferberliği

Ankara Üniversitesi Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı öğretim elemanları ve öğrencileri, “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” kapsamında Kızılcahamam’da dikkat çeken bir diyabet farkındalık etkinliğine imza attı. Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı ve İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle bu yıl 2.’si düzenlenen etkinlikte, Kızılcahamam Belediyesine ait Emekliler Lokali ve Büyük Kaplıca’da kurulan sağlık noktalarında yüzlerce vatandaşa tansiyon ve glukoz ölçümünden ayak muayenesine, oksijen seviyesi ölçümü, monofilament ve diapazon testlerinden diyabetik ayak sağlığı eğitimine kadar kapsamlı taramalar yapıldı. 2 gün boyunca yoğun ilgi gören etkinlikte, her yaştan Kızılcahamamlı hem tarama hizmetlerinden yararlandı hem de diyabetle ilgili bilinçlendirildi. Şikâyeti tespit edilen vatandaşlar ilgili sağlık birimlerine yönlendirilirken, özellikle ilk kez diyabetik ayak eğitimi alan katılımcılar programdan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinlik kapsamında, “Diyabet Farkındalık Slogan Yarışması”nı kazanan Podoloji Programı 2. sınıf öğrencisi Kardelen Baysal’a ödülü takdim edildi. “Şekerin değil, yaşam kaliten yüksek olsun”, “Diyabetin gözü ayakta, işin çözümü podologta”, “Diyabetin gölgesi ayağına düşmesin”, “Şeker yüksekse risk ayakta, tedbir podologta” sloganları yarışmada dikkat çeken sloganlar arasında yer aldı. Etkinliğe video mesaj gönderen Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, diyabetin hem Türkiye’de hem dünyada giderek büyüyen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Konfora dayalı yaşantı sebebiyle kiloların arttığını, kalp ve diğer kronik hastalıkların da artış gösterdiğini ifade eden Ünüvar, bunların başında diyabet hastalığının geldiğini söyledi. Bu konuda 14 Kasım Dünya Diyabet Günü vesilesiyle düzenlenen etkinliklerin son derece kıymetli olduğunu belirten Ünüvar, “Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuzu bu etkinlik için gönülden tebrik ediyorum. Birlikte hareket edersek, en önemlisi hareket edersek diyabeti yenebileceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Yusuf Yaylı da etkinliğin bu yıl 2.’sinin düzenlendiğine işaret ederek, “Podoloji Programımızın uygulamalarının bu kadar ilgi görmesi bizi çok mutlu etti. Emeği geçen hocalarımıza, öğrencilerimize ve destek sağlayan yetkililere teşekkür ediyorum. Bu etkinlik artık bir gelenek haline geldi, bundan sonraki yıllarda daha da geliştirerek sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.